2021-10-21 - 23:59
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Nimetullah Erdoğmuş başkanlığında toplandı. Kooperatiflere düzenlemeler getiren "Kooperatifler Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi" Meclis Genel Kurulunda kabul edilerek yasalaştı.
Başkanvekili Erdoğmuş, Genel Kurulda 3 milletvekiline gündem dışı söz verdi.
AK Parti Mersin Milletvekili Hacı Özkan, "Ahilik Haftası" nedeniyle yaptığı gündem dışı konuşmada, zamana yenik düşmeyen, rengi olmayan, değerlerinden bir şey kaybetmeyen ahiliğin, bugünün ihtiyaçlarına da derman olacak düsturlarıyla en kıymetli hazinelerden biri olduğunu söyledi.
İYİ Parti Konya Milletvekili Fahrettin Yokuş ise "Çin'in Başkenti Pekin'de yapılacak 2022 Olimpiyatlarına" ilişkin yaptığı konuşmada, Çin'in dünyada insan hakları ihlallerinin en yoğun şekilde yaşanan ülkelerin başında geldiğini belirterek, "Çin'in, özellikle Doğu Türkistan Bölgesi'nde yaşayan Müslüman Türk toplumuna yönelik insanlık dışı uygulamaları bir soykırıma dönüşmüştür." ifadesini kullandı.
Organizasyonun iptal edilerek başka bir ülkede yapılması için bugüne kadar 180'i aşkın insan hakları örgütünün bildiri yayımladığını ve girişimde bulunduğunu anımsatan Yokuş, "Türkiye, bu olimpiyatlara katılmamalıdır. Türkiye, bu olimpiyatların başka bir ülkede yapılması için çaba sarf etmelidir." diye konuştu.
Saadet Partisi Konya Milletvekili Abdülkadir Karaduman da "döviz kuru ve artan hayat pahalılığı" hakkında yaptığı konuşmada, Türkiye'nin bugün bir krizle karşı karşıya olduğunu savunarak, "Bu yaşanan kriz, 20 yıllık olağanüstü sürecin olağan sonuçlarıdır. Bu krizi ortaya çıkaran zihniyette devam edildiği müddetçe ülkemizin düzlüğe çıkarılması mümkün olmayacaktır." dedi.
TBMM Genel Kurulu'nda grup başkanvekilleri yerlerinden söz alarak, değerlendirmelerde bulundu.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu, İstanbul Başakşehir'deki Kanuni Sultan Süleyman KYK Yurdu'nda bir hafta içerisinde üç kez bıçaklı gasp olayının yaşandığını söyleyen öğrencilerin barınma koşullarının iyileştirilmesi için bir protesto gösteresi düzenlediğini belirterek, "İYİ Parti olarak öğrencilerin bu sorunlarının çözümüne katkı sağlamak ve hız kazandırmak amacıyla konuyu Meclisin gündemine taşımaya karar verdik. Hükümeti de zaman kaybetmeden konuya el atmaya ve çözüm üretmeye davet ediyoruz." diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın üç yıl önce "ver yetkiyi, gör etkiyi" diyerek millete bir söz verdiğini ifade eden Dervişoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Faizle, enflasyonla, dolarla nasıl mücadele edilir gösterecekti. Üç yıl sonra bugün Türkiye'de devletin bankaları Sayın Cumhurbaşkanının yetkisinde, medyanın büyük çoğunluğu, Hazine, Maliye hatta bağımsız olması gereken Merkez Bankası bile Sayın Cumhurbaşkanımızın yetki alanında. Yani millet Sayın Cumhurbaşkanımıza, Recep Tayyip Erdoğan'a yetkiyi verdi. Peki, ya etki ne oldu? Onu da ifade edeyim: Faizler yükseldi, enflasyon yükseldi, dolar 9,45 seviyesine yükseldi. Dolardaki her 10 kuruşluk artış borç stokumuza 45 milyarlık bir artı yük getirmektedir. İşsizlik rekor seviyelere yükselmiştir. Çiftçinin, işçinin, memurun, esnafın, emeklinin yani toplumun her kesiminin alım gücü azalmıştır. İşte, Cumhurbaşkanlığı Hükümet sistemiyle uçan Türkiye de budur. İşte, tam yetkili Sayın Erdoğan'ın üç yılda ülkemize olan etkisi de budur. Esnaf kepenk kapatıyor, firmalarımız yabancılara satılıyor, milletimiz günden güne fakirleşiyor. Maliye Bakanı ortada yok, Merkez Bankası Başkanı ise palyatif tedbirler getiriyor ve her müdahalesi döviz kurunda olumsuz etkilere neden oluyor."
MHP Grup Başkanvekili Muhammed Levent Bülbül ise "Avrupa Komisyonu tarafından 19 Ekim 2021 tarihinde yayınlanmış olan Genişleme Strateji Belgesi veya aday olabilecek ülkeler için hazırlanan ülke raporlarında Türkiye'ye karşı çifte standartlı, şaşı bakışın halen devam ettiği görülmüştür." ifadesini kullandı.
Raporda AB'nin Türkiye'ye karşı sorumluluklarına dair tek bir cümlenin yer almadığını vurgulayan Bülbül, "Aday ülke statüsünde olmamıza rağmen mezkur raporda Türkiye bir defa dahi aday ülke statüsünde ifade edilmemiştir. Düzensiz göç konusunda tampon veya bir bariyer olarak görüldüğü anlaşılan Türkiye'nin son dönemde karşılaştığı risk, tehdit ve saldırıların açıkça görmezden gelindiği anlaşılmaktadır. Yapılan değerlendirmelerde terör odaklarının ve destekçilerinin 'masum ve mağdur' kabul edilerek gerçek mağdur ve mazlum olan halkımızın, insanımızın hukukunun yok sayılması vicdanları kanatan, kahredici bir durumdur. Özellikle Adalar Denizi, Doğu Akdeniz ve Kıbrıs'ta yaşanan gelişmelerde yetkili ve sorumlu olmamasına rağmen Rum-Yunan politikalarına ve tezlerine müzahir tutum takınan Avrupa Birliği ve Avrupa Komisyonu bu yaptığıyla bölgede istikrarsızlığa ve huzursuzluğa negatif yönde büyük katkı sağlamaktadır." ifadesini kullandı.
Bülbül, Avrupa Birliği'nin bu bakış açısıyla yoluna devam etmesinin ne bölgeye ne dünya siyasetine ne de AB-Türkiye ilişkilerine fayda sağlayacağını belirterek, "Bilinmelidir ki Türkiye, gelişen ve büyüyen ekonomisi, dinamik nüfusu, güçlü ordusu ve insan merkezli dış politikasıyla dünyanın başına dert değil insanlık adına yüz akı olacak bir yönde ilerlemektedir." dedi.
HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, bugünün "Dünya Gazeteciler Günü" olduğunu belirterek, "Bugün Türkiye'de gazetecilik büyük bir baskı altında, basın özgür değil ağır bir sansür ortamı var. Bugün vesilesiyle hakikatlerin peşinde koşan gerçek gazetecilerin günlerini kutluyorum ve özgür günlerde işlerini güvenle yapacakları demokratik bir ortamı hep birlikte yaratacağımızın sözünü de veriyorum." dedi.
Doların 9,50'ye dayandığını ifade Beştaş, "Merkez Bankasının faiz kararı öncesinde düşürülüyor sonrasında dolar fırlıyor. Bu çok tanıdık bir manzara. Merkez Bankasının faiz kararı öncesi satışların artması çok çarpıcı tabii ki. Faiz kararları kimlere sızdırıldı, kimler kur zengini yapılıyor? Bunu 84 milyon adına buradan soruyorum." ifadesini kullandı.
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, gazeteci-yazar Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı'yı, suikast sonucu ölümünün 21. yılında saygı, rahmet ve minnetle andı. Bugünün "Dünya Gazeteciler Günü" olduğunu ifade eden Altay, "Tüm gazetecilere, patronundan muhabirine, editöründen köşe yazarına kadar özgürce yazabildikleri, konuşabildikleri bir çalışma yaşamını temenni ediyoruz." dedi.
Merkez Bankası kararıyla birlikte dövizde hızlı bir tırmanışın olduğunu ifade eden Altay, "Merkez Bankası, 23 Eylül gününde de politika faizinde yüzde 19'dan 18'e bir düşme gerçekleştirmişti. Yalnız, Hazine 21 Eylül günü yüzde 19,69 faiz oranıyla borçlandı, aynı tahville 19 Ekim de yüzde 20,27 faizle borçlandı. Ağustos sonunda yüzde 19,9 olan bankaların ticari kredi faizi, ekim ayı başında yüzde 20'ye çıktı. Yani Merkez Bankasının bu kararlarının bir yansımasını, hayatın gerçeğinde zaten insanlar, tüketiciler göremiyor. Merkez Bankasının emir komutayla faiz indirmesine rağmen Hazine'nin borçlanma, bankaların kredi faizlerinin yükselmesinin gerçek nedeni devletin içinde bulunduğu haldir, borç sarmalıdır; yükümüz ağır, işimiz zor." şeklinde konuştu.
Devletin borcunun yüzde 56'sının döviz cinsinden olduğunu belirten Altay, "Yani bu 137 milyar demek. Bugünkü karardan sonra dövizdeki tırmanışla sadece bu son iki saatte devletin borcu 45 milyar TL arttı. Borcun yüzde 56'sı dövizle olduğu için Sayın Elitaş, siz bunları çok daha iyi bilirsiniz, bu dolardaki 30 kuruşluk artış hepimize 46 milyar TL yük getirdi, hayırlı olsun." dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, geçen hafta hayatını kaybeden AK Parti İstanbul Milletvekili İsmet Uçma'ya Allah'tan rahmet diledi.
Elitaş, tüm gazetecilerin, "Dünya Gazeteciler Günü'nü" de kutladı.
Merkez Bankası kararına ilişkin açıklamalara değinen Elitaş, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Sayın Altay da eğer ekonomi haberlerini takip etmiş olsaydı beklentinin ne kadar olduğunu, piyasa beklentisinin ne kadar olduğuyla ilgili bir kanaat ortaya çıkmıştı. Önceki gün itibarıyla '50 baz puan gerçekleşecek' diye ifade edilen piyasa beklentisi bugün sabah itibarıyla 100 baz puana çıktı. Önceki gün '50 baz puan faiz düşecek' diye ifade edilirken döviz fiyatları 9,45-9,50 civarındaydı. Sayın Altay şimdi bir hesap yaptı ya biraz önce; 50 baz puan düşecekken buydu, 100 baz puan beklentisi olurken gece yarısı bankaların internet sitesine girdiğinizde 9,25 ile 9,30 civarında döviz fiyatları vardı. Bugün 200 baz puanlık bir düşmeyle birlikte önce 9,45 oldu, şimdi gördüğüm kadarıyla da 9,40 civarında.
Bu sistemde, yapılan işlemlerde politika faiziyle birlikte ortaya çıkacak. Az önce Sayın Beştaş bir şey ifade ettiler 'Bunlardan kim faydalandı, kim aldı?' diye. İnternet sitelerinde sabaha kadar bankalardan elektronik sistemle döviz alıp satabilmeniz mümkün. Ne kadar miktarda alınıp satılabiliyor, tam bilmiyorum ama bir elektronik bankacılık sisteminiz varsa belki bin dolar, belki 10 bin dolar veya 1 milyon dolar, onun ölçüsü de nedir? Onu bilmiyorum, sabaha kadar alınıp satılabilmesi mümkün ama şunun altını iyi çizmemiz lazım: Yani Türkiye'deki döviz dalgalanmalarından dolayı ortaya çıkan fiyat farklılıklarından şu grubun, şu kişinin şu kadar miktar nemalandığını, faydalandığını iddia etmek mümkün değil. Eğer böyle bir şey iddia ediliyorsa tamamen abesle iştigaldir."
Genel Kurulda, gündem dışı konuşmaların ardından grupların gündeme ilişkin önerileri ele alındı.
İYİ Parti'nin "Türk basınında yaşanan sorunlar", HDP?nin "SADAT" ve CHP'nin "Kamu görevlilerine yönelik baskıların önlenmesi ve memurların tarafsızlığı" ile ilgili grup önerilerinin ön görüşmelerinin bugün yapılması önerileri kabul edilmedi.
Daha sonra Kooperatifler Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi?nin görüşmelerine geçildi. Teklifin 5. maddesi üzerinden görüşüldü.
Kooperatifler Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Genel Kurulunda kabul edildi.
Kanuna göre, ortaklık başvurusu yapıldıktan sonra kooperatif yönetim kurulu, başvuruyu bir ay içinde sonuçlandıracak ve başvuru sahibine bildirecek. Yönetim kurulu, ana sözleşmede belirtilen şartları taşıyanları ortaklığa kabulden kaçınamayacak.
Ortaklık payının değeri, kooperatiflerin amaç ve faaliyet konularına göre ilgili bakanlıkça artırılabilecek.
Sigortacılık Kanunu kapsamında sigortacılık faaliyetinde bulunacak kooperatifler için en çok pay taahhüt sınırı uygulanmayacak ve ortaklık payının değeri ilgili kurumun görüşü alınarak belirlenecek.
Yönetim kurulu yıllık faaliyet raporu, gelir gider farkı hesapları, bilanço ve denetçi raporları, ortaklar tarafından elektronik ortamda da incelenebilecek.
Seçimlerde aday olan kişilere, genel kurul toplantısına katılma hakkını haiz ortakları gösterir listeye erişme imkanı sağlanacak.
Genel kurul toplantılarını birleştirebilme süresi, yönetim ve denetim kurulu görev süresinin üst sınırıyla uyumlu hale getirilerek 3 yıldan 2 yıla indirilecek.
Genel kurul toplantısı, ana sözleşmede hüküm bulunması şartıyla elektronik ortamda da yapılabilecek.
Çalışma konusu, ortak sayısı ve ciro gibi kıstaslara göre belirlenen kooperatiflerin yönetim kurulu ile denetleme organı üyeleri ve yedekleri, seçilmelerini takiben en geç 9 ay içinde kooperatifçilik eğitim programını tamamlayacak.
Yönetim kurulu kendi tutanakları, genel kurul tutanakları, ortak listeleri, gelir-gider hesapları ve yıllık bilançonun usulüne uygun olarak hazırlanması ve saklanmasından, tetkik olunmak üzere denetçilere verilmesinden sorumlu olacak. Ayrıca görevi sona eren yönetim kurulu üyeleri tarafından sorumlulukları altında bulunan para, mal, defter, belge ve diğer kooperatif varlıkları seçimlerin yapıldığı genel kurul toplantı tarihinden itibaren 3 iş günü içinde tutanakla yeni seçilenlere teslim edecek.
Genel kurul tarafından, denetleme organı olarak görev yapmak üzere en fazla 4 yıl için en az bir veya daha fazla denetçi seçilecek.
Denetçi, genel kurul namına kooperatifin bütün işlem ve hesaplarını tetkik edecek.
Denetçi raporu genel kurula sunulmayan kooperatiflerde, finansal tablolar, yönetim kurulu yıllık faaliyet raporu ve ibra hakkında alınan kararlar geçersiz olacak.
Kamu kaynaklarından desteklenen kredilere kefil olan kooperatifler ile kamu kaynaklı tarımsal desteklemelere aracılık yapan kooperatiflerin yönetim kurulu üyeleri, bunların ortağı olduğu üst kuruluşlarda görev alsalar dahi yalnızca bir ücret veya huzur hakkı alabilecek.
Kooperatiflerin dış denetim sisteminin yeniden düzenlenmesi ve etkin denetim sistemi kurulması hedefleniyor.
Buna göre, bakanlıkça çalışma konusu, ortak sayısı ve ciro gibi kıstaslar dikkate alınarak belirlenen kooperatif ve üst kuruluşları dış denetime tabi olacak. Dış denetim, finansal tabloların denetimi şeklinde olacak. Yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu içinde yer alan finansal bilgilerin, denetlenen finansal tablolar ile tutarlı olup olmadığı ve gerçeği yansıtıp yansıtmadığı da dış denetimin kapsamı içinde yer alacak.
Dış denetim, genel kurulca alınan karar doğrultusunda Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumunca yetkilendirilen bağımsız denetçiler, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu'na tabi meslek mensupları, ilgili bakanlıkça dış denetimle yetkilendirilen, bağlı olunan merkez birlikleri veya merkez birliği kurulamamışsa bağlı olunan birliklerce yapılabilecek.
İlgili bakanlıkça dış denetimle yetkilendirilen birlik ve merkez birlikleri, Türk Ticaret Kanunu'nun ilgili hükümlerine göre bağımsız denetime tabi olacak. Dış denetim yapacak denetçiler ile denetim yetkisi verilen birlik ve merkez birliğinin denetimle görevlendirilen personeli, görevleri sebebiyle işledikleri suçlardan dolayı fiillerinin niteliğine göre Türk Ceza Kanunu'nun kamu görevlilerine ait hükümleri uyarınca cezalandırılacak.
Kooperatifler, kooperatif birliklerine, kooperatif birlikleri de merkez birliğine ortak olmadığı takdirde kamu kaynaklarından desteklenen kredilere kefalet sağlayamayacak, kamu kaynaklı tarımsal desteklemelere aracılık yapamayacak, bu kapsamdaki başvurularda birlikler kooperatifleri, merkez birliği de birlikleri ortaklığa kabulden kaçınamayacak.
Yapı kooperatifleri, ana sözleşmede gösterilen işlerin tamamlanması ve ferdi mülkiyete geçilip konutların veya iş yerlerinin ortaklar adına tescil edilmesiyle amacına ulaşmış sayılacak ve dağıtılacak ancak tescil işleminden sonra usulüne uygun şekilde ana sözleşme değişikliği yapılarak kooperatifin amacının değiştirilmesi halinde dağılmaya ilişkin hüküm uygulanmayacak.
Kooperatifler, kooperatif birlikleri, merkez birlikleri ve Türkiye Milli Kooperatifler Birliği, genel kurul toplantılarından en az 15 gün önce ilgili bakanlıktan temsilci talebinde bulunacak. Genel kurul toplantıları, bakanlık temsilcisinin huzurunda açılacak ve devam edecek. Temsilci, toplantının kanunlara, ana sözleşmeye ve gündeme göre yürütülmesine nezaret edecek.
****HABERİN DEVAMINA "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDEN ULAŞABİLİRSİNİZ.****
AK Parti Mersin Milletvekili Hacı Özkan, "Ahilik Haftası" nedeniyle yaptığı gündem dışı konuşmada, zamana yenik düşmeyen, rengi olmayan, değerlerinden bir şey kaybetmeyen ahiliğin, bugünün ihtiyaçlarına da derman olacak düsturlarıyla en kıymetli hazinelerden biri olduğunu söyledi.
İYİ Parti Konya Milletvekili Fahrettin Yokuş ise "Çin'in Başkenti Pekin'de yapılacak 2022 Olimpiyatlarına" ilişkin yaptığı konuşmada, Çin'in dünyada insan hakları ihlallerinin en yoğun şekilde yaşanan ülkelerin başında geldiğini belirterek, "Çin'in, özellikle Doğu Türkistan Bölgesi'nde yaşayan Müslüman Türk toplumuna yönelik insanlık dışı uygulamaları bir soykırıma dönüşmüştür." ifadesini kullandı.
Organizasyonun iptal edilerek başka bir ülkede yapılması için bugüne kadar 180'i aşkın insan hakları örgütünün bildiri yayımladığını ve girişimde bulunduğunu anımsatan Yokuş, "Türkiye, bu olimpiyatlara katılmamalıdır. Türkiye, bu olimpiyatların başka bir ülkede yapılması için çaba sarf etmelidir." diye konuştu.
Saadet Partisi Konya Milletvekili Abdülkadir Karaduman da "döviz kuru ve artan hayat pahalılığı" hakkında yaptığı konuşmada, Türkiye'nin bugün bir krizle karşı karşıya olduğunu savunarak, "Bu yaşanan kriz, 20 yıllık olağanüstü sürecin olağan sonuçlarıdır. Bu krizi ortaya çıkaran zihniyette devam edildiği müddetçe ülkemizin düzlüğe çıkarılması mümkün olmayacaktır." dedi.
TBMM Genel Kurulu'nda grup başkanvekilleri yerlerinden söz alarak, değerlendirmelerde bulundu.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu, İstanbul Başakşehir'deki Kanuni Sultan Süleyman KYK Yurdu'nda bir hafta içerisinde üç kez bıçaklı gasp olayının yaşandığını söyleyen öğrencilerin barınma koşullarının iyileştirilmesi için bir protesto gösteresi düzenlediğini belirterek, "İYİ Parti olarak öğrencilerin bu sorunlarının çözümüne katkı sağlamak ve hız kazandırmak amacıyla konuyu Meclisin gündemine taşımaya karar verdik. Hükümeti de zaman kaybetmeden konuya el atmaya ve çözüm üretmeye davet ediyoruz." diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın üç yıl önce "ver yetkiyi, gör etkiyi" diyerek millete bir söz verdiğini ifade eden Dervişoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Faizle, enflasyonla, dolarla nasıl mücadele edilir gösterecekti. Üç yıl sonra bugün Türkiye'de devletin bankaları Sayın Cumhurbaşkanının yetkisinde, medyanın büyük çoğunluğu, Hazine, Maliye hatta bağımsız olması gereken Merkez Bankası bile Sayın Cumhurbaşkanımızın yetki alanında. Yani millet Sayın Cumhurbaşkanımıza, Recep Tayyip Erdoğan'a yetkiyi verdi. Peki, ya etki ne oldu? Onu da ifade edeyim: Faizler yükseldi, enflasyon yükseldi, dolar 9,45 seviyesine yükseldi. Dolardaki her 10 kuruşluk artış borç stokumuza 45 milyarlık bir artı yük getirmektedir. İşsizlik rekor seviyelere yükselmiştir. Çiftçinin, işçinin, memurun, esnafın, emeklinin yani toplumun her kesiminin alım gücü azalmıştır. İşte, Cumhurbaşkanlığı Hükümet sistemiyle uçan Türkiye de budur. İşte, tam yetkili Sayın Erdoğan'ın üç yılda ülkemize olan etkisi de budur. Esnaf kepenk kapatıyor, firmalarımız yabancılara satılıyor, milletimiz günden güne fakirleşiyor. Maliye Bakanı ortada yok, Merkez Bankası Başkanı ise palyatif tedbirler getiriyor ve her müdahalesi döviz kurunda olumsuz etkilere neden oluyor."
MHP Grup Başkanvekili Muhammed Levent Bülbül ise "Avrupa Komisyonu tarafından 19 Ekim 2021 tarihinde yayınlanmış olan Genişleme Strateji Belgesi veya aday olabilecek ülkeler için hazırlanan ülke raporlarında Türkiye'ye karşı çifte standartlı, şaşı bakışın halen devam ettiği görülmüştür." ifadesini kullandı.
Raporda AB'nin Türkiye'ye karşı sorumluluklarına dair tek bir cümlenin yer almadığını vurgulayan Bülbül, "Aday ülke statüsünde olmamıza rağmen mezkur raporda Türkiye bir defa dahi aday ülke statüsünde ifade edilmemiştir. Düzensiz göç konusunda tampon veya bir bariyer olarak görüldüğü anlaşılan Türkiye'nin son dönemde karşılaştığı risk, tehdit ve saldırıların açıkça görmezden gelindiği anlaşılmaktadır. Yapılan değerlendirmelerde terör odaklarının ve destekçilerinin 'masum ve mağdur' kabul edilerek gerçek mağdur ve mazlum olan halkımızın, insanımızın hukukunun yok sayılması vicdanları kanatan, kahredici bir durumdur. Özellikle Adalar Denizi, Doğu Akdeniz ve Kıbrıs'ta yaşanan gelişmelerde yetkili ve sorumlu olmamasına rağmen Rum-Yunan politikalarına ve tezlerine müzahir tutum takınan Avrupa Birliği ve Avrupa Komisyonu bu yaptığıyla bölgede istikrarsızlığa ve huzursuzluğa negatif yönde büyük katkı sağlamaktadır." ifadesini kullandı.
Bülbül, Avrupa Birliği'nin bu bakış açısıyla yoluna devam etmesinin ne bölgeye ne dünya siyasetine ne de AB-Türkiye ilişkilerine fayda sağlayacağını belirterek, "Bilinmelidir ki Türkiye, gelişen ve büyüyen ekonomisi, dinamik nüfusu, güçlü ordusu ve insan merkezli dış politikasıyla dünyanın başına dert değil insanlık adına yüz akı olacak bir yönde ilerlemektedir." dedi.
HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, bugünün "Dünya Gazeteciler Günü" olduğunu belirterek, "Bugün Türkiye'de gazetecilik büyük bir baskı altında, basın özgür değil ağır bir sansür ortamı var. Bugün vesilesiyle hakikatlerin peşinde koşan gerçek gazetecilerin günlerini kutluyorum ve özgür günlerde işlerini güvenle yapacakları demokratik bir ortamı hep birlikte yaratacağımızın sözünü de veriyorum." dedi.
Doların 9,50'ye dayandığını ifade Beştaş, "Merkez Bankasının faiz kararı öncesinde düşürülüyor sonrasında dolar fırlıyor. Bu çok tanıdık bir manzara. Merkez Bankasının faiz kararı öncesi satışların artması çok çarpıcı tabii ki. Faiz kararları kimlere sızdırıldı, kimler kur zengini yapılıyor? Bunu 84 milyon adına buradan soruyorum." ifadesini kullandı.
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, gazeteci-yazar Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı'yı, suikast sonucu ölümünün 21. yılında saygı, rahmet ve minnetle andı. Bugünün "Dünya Gazeteciler Günü" olduğunu ifade eden Altay, "Tüm gazetecilere, patronundan muhabirine, editöründen köşe yazarına kadar özgürce yazabildikleri, konuşabildikleri bir çalışma yaşamını temenni ediyoruz." dedi.
Merkez Bankası kararıyla birlikte dövizde hızlı bir tırmanışın olduğunu ifade eden Altay, "Merkez Bankası, 23 Eylül gününde de politika faizinde yüzde 19'dan 18'e bir düşme gerçekleştirmişti. Yalnız, Hazine 21 Eylül günü yüzde 19,69 faiz oranıyla borçlandı, aynı tahville 19 Ekim de yüzde 20,27 faizle borçlandı. Ağustos sonunda yüzde 19,9 olan bankaların ticari kredi faizi, ekim ayı başında yüzde 20'ye çıktı. Yani Merkez Bankasının bu kararlarının bir yansımasını, hayatın gerçeğinde zaten insanlar, tüketiciler göremiyor. Merkez Bankasının emir komutayla faiz indirmesine rağmen Hazine'nin borçlanma, bankaların kredi faizlerinin yükselmesinin gerçek nedeni devletin içinde bulunduğu haldir, borç sarmalıdır; yükümüz ağır, işimiz zor." şeklinde konuştu.
Devletin borcunun yüzde 56'sının döviz cinsinden olduğunu belirten Altay, "Yani bu 137 milyar demek. Bugünkü karardan sonra dövizdeki tırmanışla sadece bu son iki saatte devletin borcu 45 milyar TL arttı. Borcun yüzde 56'sı dövizle olduğu için Sayın Elitaş, siz bunları çok daha iyi bilirsiniz, bu dolardaki 30 kuruşluk artış hepimize 46 milyar TL yük getirdi, hayırlı olsun." dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, geçen hafta hayatını kaybeden AK Parti İstanbul Milletvekili İsmet Uçma'ya Allah'tan rahmet diledi.
Elitaş, tüm gazetecilerin, "Dünya Gazeteciler Günü'nü" de kutladı.
Merkez Bankası kararına ilişkin açıklamalara değinen Elitaş, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Sayın Altay da eğer ekonomi haberlerini takip etmiş olsaydı beklentinin ne kadar olduğunu, piyasa beklentisinin ne kadar olduğuyla ilgili bir kanaat ortaya çıkmıştı. Önceki gün itibarıyla '50 baz puan gerçekleşecek' diye ifade edilen piyasa beklentisi bugün sabah itibarıyla 100 baz puana çıktı. Önceki gün '50 baz puan faiz düşecek' diye ifade edilirken döviz fiyatları 9,45-9,50 civarındaydı. Sayın Altay şimdi bir hesap yaptı ya biraz önce; 50 baz puan düşecekken buydu, 100 baz puan beklentisi olurken gece yarısı bankaların internet sitesine girdiğinizde 9,25 ile 9,30 civarında döviz fiyatları vardı. Bugün 200 baz puanlık bir düşmeyle birlikte önce 9,45 oldu, şimdi gördüğüm kadarıyla da 9,40 civarında.
Bu sistemde, yapılan işlemlerde politika faiziyle birlikte ortaya çıkacak. Az önce Sayın Beştaş bir şey ifade ettiler 'Bunlardan kim faydalandı, kim aldı?' diye. İnternet sitelerinde sabaha kadar bankalardan elektronik sistemle döviz alıp satabilmeniz mümkün. Ne kadar miktarda alınıp satılabiliyor, tam bilmiyorum ama bir elektronik bankacılık sisteminiz varsa belki bin dolar, belki 10 bin dolar veya 1 milyon dolar, onun ölçüsü de nedir? Onu bilmiyorum, sabaha kadar alınıp satılabilmesi mümkün ama şunun altını iyi çizmemiz lazım: Yani Türkiye'deki döviz dalgalanmalarından dolayı ortaya çıkan fiyat farklılıklarından şu grubun, şu kişinin şu kadar miktar nemalandığını, faydalandığını iddia etmek mümkün değil. Eğer böyle bir şey iddia ediliyorsa tamamen abesle iştigaldir."
Genel Kurulda, gündem dışı konuşmaların ardından grupların gündeme ilişkin önerileri ele alındı.
İYİ Parti'nin "Türk basınında yaşanan sorunlar", HDP?nin "SADAT" ve CHP'nin "Kamu görevlilerine yönelik baskıların önlenmesi ve memurların tarafsızlığı" ile ilgili grup önerilerinin ön görüşmelerinin bugün yapılması önerileri kabul edilmedi.
Daha sonra Kooperatifler Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi?nin görüşmelerine geçildi. Teklifin 5. maddesi üzerinden görüşüldü.
Kooperatifler Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Genel Kurulunda kabul edildi.
Kanuna göre, ortaklık başvurusu yapıldıktan sonra kooperatif yönetim kurulu, başvuruyu bir ay içinde sonuçlandıracak ve başvuru sahibine bildirecek. Yönetim kurulu, ana sözleşmede belirtilen şartları taşıyanları ortaklığa kabulden kaçınamayacak.
Ortaklık payının değeri, kooperatiflerin amaç ve faaliyet konularına göre ilgili bakanlıkça artırılabilecek.
Sigortacılık Kanunu kapsamında sigortacılık faaliyetinde bulunacak kooperatifler için en çok pay taahhüt sınırı uygulanmayacak ve ortaklık payının değeri ilgili kurumun görüşü alınarak belirlenecek.
Yönetim kurulu yıllık faaliyet raporu, gelir gider farkı hesapları, bilanço ve denetçi raporları, ortaklar tarafından elektronik ortamda da incelenebilecek.
Seçimlerde aday olan kişilere, genel kurul toplantısına katılma hakkını haiz ortakları gösterir listeye erişme imkanı sağlanacak.
Genel kurul toplantılarını birleştirebilme süresi, yönetim ve denetim kurulu görev süresinin üst sınırıyla uyumlu hale getirilerek 3 yıldan 2 yıla indirilecek.
Genel kurul toplantısı, ana sözleşmede hüküm bulunması şartıyla elektronik ortamda da yapılabilecek.
Çalışma konusu, ortak sayısı ve ciro gibi kıstaslara göre belirlenen kooperatiflerin yönetim kurulu ile denetleme organı üyeleri ve yedekleri, seçilmelerini takiben en geç 9 ay içinde kooperatifçilik eğitim programını tamamlayacak.
Yönetim kurulu kendi tutanakları, genel kurul tutanakları, ortak listeleri, gelir-gider hesapları ve yıllık bilançonun usulüne uygun olarak hazırlanması ve saklanmasından, tetkik olunmak üzere denetçilere verilmesinden sorumlu olacak. Ayrıca görevi sona eren yönetim kurulu üyeleri tarafından sorumlulukları altında bulunan para, mal, defter, belge ve diğer kooperatif varlıkları seçimlerin yapıldığı genel kurul toplantı tarihinden itibaren 3 iş günü içinde tutanakla yeni seçilenlere teslim edecek.
Genel kurul tarafından, denetleme organı olarak görev yapmak üzere en fazla 4 yıl için en az bir veya daha fazla denetçi seçilecek.
Denetçi, genel kurul namına kooperatifin bütün işlem ve hesaplarını tetkik edecek.
Denetçi raporu genel kurula sunulmayan kooperatiflerde, finansal tablolar, yönetim kurulu yıllık faaliyet raporu ve ibra hakkında alınan kararlar geçersiz olacak.
Kamu kaynaklarından desteklenen kredilere kefil olan kooperatifler ile kamu kaynaklı tarımsal desteklemelere aracılık yapan kooperatiflerin yönetim kurulu üyeleri, bunların ortağı olduğu üst kuruluşlarda görev alsalar dahi yalnızca bir ücret veya huzur hakkı alabilecek.
Kooperatiflerin dış denetim sisteminin yeniden düzenlenmesi ve etkin denetim sistemi kurulması hedefleniyor.
Buna göre, bakanlıkça çalışma konusu, ortak sayısı ve ciro gibi kıstaslar dikkate alınarak belirlenen kooperatif ve üst kuruluşları dış denetime tabi olacak. Dış denetim, finansal tabloların denetimi şeklinde olacak. Yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu içinde yer alan finansal bilgilerin, denetlenen finansal tablolar ile tutarlı olup olmadığı ve gerçeği yansıtıp yansıtmadığı da dış denetimin kapsamı içinde yer alacak.
Dış denetim, genel kurulca alınan karar doğrultusunda Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumunca yetkilendirilen bağımsız denetçiler, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu'na tabi meslek mensupları, ilgili bakanlıkça dış denetimle yetkilendirilen, bağlı olunan merkez birlikleri veya merkez birliği kurulamamışsa bağlı olunan birliklerce yapılabilecek.
İlgili bakanlıkça dış denetimle yetkilendirilen birlik ve merkez birlikleri, Türk Ticaret Kanunu'nun ilgili hükümlerine göre bağımsız denetime tabi olacak. Dış denetim yapacak denetçiler ile denetim yetkisi verilen birlik ve merkez birliğinin denetimle görevlendirilen personeli, görevleri sebebiyle işledikleri suçlardan dolayı fiillerinin niteliğine göre Türk Ceza Kanunu'nun kamu görevlilerine ait hükümleri uyarınca cezalandırılacak.
Kooperatifler, kooperatif birliklerine, kooperatif birlikleri de merkez birliğine ortak olmadığı takdirde kamu kaynaklarından desteklenen kredilere kefalet sağlayamayacak, kamu kaynaklı tarımsal desteklemelere aracılık yapamayacak, bu kapsamdaki başvurularda birlikler kooperatifleri, merkez birliği de birlikleri ortaklığa kabulden kaçınamayacak.
Yapı kooperatifleri, ana sözleşmede gösterilen işlerin tamamlanması ve ferdi mülkiyete geçilip konutların veya iş yerlerinin ortaklar adına tescil edilmesiyle amacına ulaşmış sayılacak ve dağıtılacak ancak tescil işleminden sonra usulüne uygun şekilde ana sözleşme değişikliği yapılarak kooperatifin amacının değiştirilmesi halinde dağılmaya ilişkin hüküm uygulanmayacak.
Kooperatifler, kooperatif birlikleri, merkez birlikleri ve Türkiye Milli Kooperatifler Birliği, genel kurul toplantılarından en az 15 gün önce ilgili bakanlıktan temsilci talebinde bulunacak. Genel kurul toplantıları, bakanlık temsilcisinin huzurunda açılacak ve devam edecek. Temsilci, toplantının kanunlara, ana sözleşmeye ve gündeme göre yürütülmesine nezaret edecek.
****HABERİN DEVAMINA "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDEN ULAŞABİLİRSİNİZ.****
