2016-02-11 - 15:05
TBMM Genel Kurulu'nda, AR-GE'nin yanı sıra tasarımı da teşvik kapsamına alan Araştırma Geliştirme Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun Tasarısı'nın birinci bölümü kabul edildi. Görüşmelerde, ikinci bölümün ilk maddesi olan 15. maddenin kabul edilmesinin ardından TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın, birleşime ara verdi.
Aradan sonra, Genel Kurul'un yarın toplanmaması, çalışmalara salı günü devam edilmesine ilişkin Danışma Kurulu kararı oylandı. Kararın kabul edilmesinin ardından Aydın, 16 Şubat Salı günü saat 15.00'te toplanmak üzere birlemişi kapattı.
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı başkanlığında toplandı.
HDP Mardin Milletvekili Erol Dora, sokağa çıkma yasaklarıyla ilgili gündem dışı söz alarak, temmuz ayından bu yana sürdürülen yasaklarla bölge halkının yaşam hakkının yok sayıldığı, eğitim, sağlık gibi hizmetlere erişimin ortadan kalktığı bir süreç yaşandığını savundu.
Başbakan Ahmet Davutoğlu tarafından açıklanan terörle mücadeleye ilişkin yeni kararları da eleştiren Dora, "Sorunları ötelemekten artık vazgeçmek, sorunlarımızı demokrasi düzlemine yükseltmek zorundayız" dedi.
Dora, sorunların çözümü için yeniden müzakere ortamına dönülmesi çağrısında da bulundu.
AK Parti Erzincan Milletvekili Serkan Bayram, Erzincan'ın Kurtuluşunun 98. yıldönümü dolayısıyla gündem dışı konuşma yaptı. Bayram konuşması sırasında kürsüye 15 gün önce Erzincan'da şehit olan Tamer Meriç'in fotoğrafını koydu.
Tarih şuuru bulunmayanların geleceklerini de inşa edemeyeceğini belirten Bayram, dünyanın birlik, dirlik ve birlikte yaşama kültürü açısından Türkiye'den öğreneceği çok şeyler olduğunu söyledi.
CHP Ankara Milletvekili Ayşe Gülsün Bilgehan, Avrupa Konseyi Gündeminde Türkiye konulu gündem dışı konuşmasında, Konseyin 2016 Ocak oturumuyla ilgili bilgi verdi.
Avrupa kapılarını kapatırken Türkiye'nin 2,5 milyon göçmene ev sahipliği yaptığını ve buna ilişkin bilgileri konsey toplantısında paylaştıklarını aktaran Bilgehan, gazetecilere ilişkin ihlaller denildiğinde de herkesin dönüp Türkiye'nin temsilcilerine baktığını söyledi.
Daha sonra yerinden söz alan CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, 13 Şubat Erzincan'ın düşman işgalinden kurtuluşunu kutladı.
Güneydoğu'dan gelen şehit haberleri nedeniyle başsağlığı dileyen Altay, TBMM'nin başsağlığı dileme yeri değil, çözüm yeri olduğunu vurgulayarak, Meclis Başkanı'nı sorunların çözümü noktasında inisiyatif almak üzere girişimde bulunmaya çağırdı.
HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, sokağa çıkma yasaklarının yaşandığı bölgede yaralıların olduğu binaya ambulans gönderilmediğini, ağır silahlarla saldırılarda bulunulduğunu ileri sürdü. Bu konuda resmi makamlara yaptıkları girişimlerinin sonuçsuz kaldığını söyleyen Baluken, insanlık suçu işleyenlerin tarih ve insanlık önünde hesap vereceklerini kaydetti.
Baluken, ülkenin bir bölümündeki ateşin söndürülmemesi halinde ülkenin diğer yerlerinde söndürülmesi mümkün olmayan daha büyük bir ateşe dönüşebileceğini ifade ederek, gerekli duyarlılığın bir an önce gösterilmesini istedi.
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, toprakları vatan yapan şehitleri andı.
Her gün bir ilin kurtuluş günün kutlandığını belirten, bunların ibret alınması gereken günler olduğunu belirten Vural, "Bunlar bizim zafer günlerimizdir" dedi. Vural, terörle mücadelenin sonuna kadar sürdürülmesi gerektiğini ifade etti.
AK PARTİ Grup Başkanvekili Coşkun Çakır, hükümetin asla bir savaş stratejisi izlemediğini, teröre karşı meşru bir mücadele yürütüldüğünü vurguladı.
Yeni Şafak ve Yeni Akit gazetelerine yapılan saldırıları kınayan Çakır, Özgecan Aslan'a öldürülmesinin birinci yılı nedeniyle Allah'tan rahmet diledi.
Meclis Başkanvekili Bahçekapılı da Divan adına Aslan ile şehitlere Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı dileklerini iletti.
HDP, Danışma Kurulu toplanamadığı için "Türkiye'de tedavi olan 6 Suriye uyruklu yaralının, İçişleri Bakanlığı birimlerince Suriye'de El Nusra'ya teslim edildiği" iddiasının araştırılması önergesini, Genel Kurul gündemine getirdi.
Öneri lehinde söz alan HDP Gaziantep Milletvekili Mahmut Toğrul, ambulansların, sınır hattından geçerek DAEŞ'e giderken, Cizre'de bodrum katında kalan insanları almamakta ısrar ettiğini savundu.
Toğrul, kadın cenazelerinin çırılçıplak soyularak teşhir edildiğini ileri sürerek, "Kürt'ün cenazesine dahil tahammül edemiyorlar, cenazelerine işkence ediliyor, cenazeler üzerinden Kürt halkı terbiye ediliyor. Bu insanlık suçudur" dedi.
CHP Gaziantep Milletvekili Mehmet Gökdağ, Türkiye'nin, Suriye sınırında örgütlerle komşu olduğunu savunarak, "Sınırın bir bölümünde PYD, bir bölümünde IŞİD, bir bölümde El Nusra hakim. Sınırlarımız kevgire dönmüş" diye konuştu.
Gökdağ, Gaziantep'in, terör örgütlerinin darphanesi, cephanesi olduğunu öne sürdü.
AK PARTİ Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç, HDP'nin araştırma önergesine konu olan iddianın doğru olup olmadığına yönelik araştırmanın yapıldığını, adli, idari soruşturmaların bitmesini beklemek gerektiğini belirtti.
Kürtler'e zulüm yapanın PKK terör örgütü olduğunu, Kürt kökenli vatandaşların haklarını savunmadığını vurgulayan Tunç, PKK'nın, bölge insanının, insan haklarından kaynaklı sorunlarını son 13 yılda gideren, bölgeye yatırım, havaalanı, hastane yapan AK PARTİ Hükümeti'nden, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Ahmet Davutoğlu'ndan rahatsız olduğunu bildirdi.
Tunç, AK PARTİ'nin, PKK'nın, bölge insanının huzuru yakalamasından, çözüm sürecinden, bölgeye yapılan yatırımlardan, anadilde savunmadan, anadilde propaganda yapılmasından, Türkiye'nin demokratikleşmesinden rahatsız olduğunu ifade etti.
Bölgedeki vatandaşların, PKK'nın zulmünden kaçarak, Kobani'ye değil, yine kendi ülkesine, Ankara, İstanbul'a sığındığına dikkati çeken Tunç, şunları kaydetti:
"PKK terör örgütünün işine gelecek açıklamalar yapmamak, gerçekleri çarpıtmamak gerekir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni, teröre destek veren terör örgütleriyle, DAEŞ, El Nusra, El Kaide ile irtibatlı göstermeye çalışan bu propagandalarınıza kimse inanmaz, dünya da inanmıyor. Hükümet, 30 Eylül 2013 tarihinde Bakanlar Kurulu kararıyla bu örgütleri terör örgütü listesine almış, almakla kalmamış DAEŞ ile mücadelede, DAEŞ benzeri terör örgütleriyle mücadelede de aktif rol almıştır. DAEŞ şüphesi ile 2 bin 500'den fazla kişi yakalanmış, bine yakın kişi tutuklanmıştır. Bununla ilgili hem hukuki mücadele devam ediyor hem de koalisyon güçlerine yardım, DAEŞ ile mücadele anlamında Türkiye aktif rol almıştır."
Konuşmaların ardından HDP'nin grup önerisi kabul edilmedi.
TBMM Genel Kurulu'nda, AK PARTİ'nin, Genel Kurul'un çalışma takvimine ilişkin grup önerisi kabul edildi.
Kabul edilen öneriye göre, Genel Kurul'un, bugün saat 24.00'e kadar olan çalışma süresi, günlük programın bitimine kadar uzatıldı. Programın bitirilememesi halinde ise Genel Kurul yarın saat 14.00'de toplanarak, günlük programın bitimine kadar çalışmalarını sürdürecek.
Önerinin görüşmeleri sırasında söz alan AK PARTİ İstanbul Milletvekili Mehmet Doğan Kubat, Genel Kurul'un gündeminde Ar-Ge tasarısının olduğunu belirterek, tasarıda Türkiye'nin bilim ve teknoloji alanında dünyanın çekim merkezlerinden biri olmasına ilişkin düzenleyici hükümlerin yer aldığına işaret etti.
Tasarının önemi nedeniyle bir an önce yürürlüğe girmesi gerektiğini belirten Kubat, Genel Kurul'un çalışma sürelerinin buna göre düzenlenmesini talep ettiklerini bildirdi.
CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal da hükümetin Güneydoğu'daki politikalarını eleştirerek, gelinen noktada bölgede kaos, korku ve kanın hakim olduğunu ileri sürdü.
Tanal'ın "PYD'ye 'terör örgütü' diyorsunuz; liderini Ankara, İstanbul'da karşılamadınız mı? Onlarla toplantılar yapmadınız mı? Bunlara baktığınız zaman burada hukuken, ahlaken, örfen, dinen birlikte kol kola yürüdünüz. Bir daha milletvekili seçilmek, mevkiler, makamlar için ülkenizi satmayın. Ülkenize sahip çıkın. Terör örgütleriyle eylem birliği yapmayın" sözlerine AK PARTİ milletvekilleri tepki gösterdi.
Mahmut Tanal, konuşması sırasında AK PARTİ sıralarına dönerek, "Halk size oy vermiyor. Oyu, Recep Tayyip Erdoğan'a veriyor" ifadeleri üzerine, AK PARTİ'li milletvekilleri tarafından uzun süre alkışlandı.
AK PARTİ Grup Başkanvekili Bülent Turan da sataşma nedeniyle yaptığı konuşmada, geçmişte Çözüm Süreci'ni başlattığı için iktidarı eleştirenlerin, bugün "neden bitirdiniz" diyerek eleştiriye devam ettiklerini, bunun anlaşılmaz bir durum olduğunu belirtti.
Tanal yeniden söz alarak, iktidarın Çözüm Süreci sırasındaki uygulamalarını eleştirdi ve hukuka aykırı davranıldığını ileri sürdü. Mahmut Tanal'ın, kendisine yerinden söz atanlarla ilgili, "Bu insanlara nasıl tahammül ediyorsunuz?" şeklindeki sözleri üzerine ise Meclis Başkanvekili Bahçekapılı, "(Bu insanlar) dediğiniz milletvekilleri. Lütfen İçtüzüğe uygun davranalım" uyarısında bulundu.
Sataşma nedeniyle yeniden kürsüye gelen AK PARTİ Grup Başkanvekili Bülent Turan, Tanal'ın sözlerine tepki gösterdi. Turan, Türkiye'nin sorununun nitelikli muhalefete ihtiyaç duyulması olduğunu savundu.
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay ise sataşma nedeniyle söz alarak, CHP'nin tüm seçim sonuçlarına saygılı olduğunu ifade etti.
Altay, 7 Haziran seçimlerinin ardından, koalisyona yönelik gerçekleştirdikleri istikşafi görüşmeleri doğru bulduklarını, bu görüşmeleri yaparken ülkenin geleceğini düşündüklerini ve uzlaşma kapısını açık tuttuklarını vurgulayarak, "Bugün olsa yine aynısını yaparız" dedi.
TBMM Genel Kurulunda, araştırma ve geliştirmenin yanı sıra tasarımı da teşvik kapsamına alan tasarının birinci bölümü kabul edildi.
Temel kanun olarak ele alınan Araştırma ve Geliştirme Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun ile Bazı Kanun ve KHK'larda Değişiklik Yapan Tasarı'nın ilk bölümü, 1 ila 14. maddeleri kapsıyor.
Kabul edilen bu maddelere göre, Araştırma Geliştirme Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun kapsamına, tasarım merkezlerinde çalışan tasarım personeli de dahil ediliyor.
Çalışan personelin niteliğini artırmak amacıyla doktora, yüksek lisans ve lisans mezunları için farklı oranlarda gelir vergisi istisnası getiriliyor. Bunun yanında temel bilimler alanları mezunlarının istihdamı de teşvik ediliyor.
Yükseköğretim öğrencilerine verilen burs, kredi ve her türlü nakdi yardımlara ilişkin ödemeler, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) tarafından yapılacak.
Yükseköğretim Kanunu'nda, "doktora sonrası araştırma" tanımı yapılıyor. Doktora sonrası araştırma, "Doktora ile tıpta, diş hekimliğinde, eczacılıkta ve veteriner hekimlikte uzmanlık veya sanatta yeterlik eğitimi sonrasındaki 7 yıl içerisinde bir yükseköğretim kurumunda azami 3 yıl süreyle gerçekleştirilen araştırma yoluyla deneyim kazanımı" olarak tanımlanıyor.
Ulusal ve uluslararası düzeyde düzenlenen bilimsel yarışmalarda ilk 3'e giren öğrencilere ilgili dallardaki lisans programlarına yerleştirilmelerinde, ek puan uygulanarak bilim alanında başarılı öğrenciler teşvik ediliyor.
Araştırma, geliştirme, tasarım ve yenilik projeleri ile üniversite-sanayi işbirliği faaliyetleri sonucu elde edilen gelirler, döner sermaye işletmesinin ayrı bir hesabında toplanacak. Bu gelirlerden herhangi bir kesinti yapılmayacak. Bu kapsamda görev yapan öğretim elemanına ödenecek gelirin yüzde 85'i, vergi kesintisi olmadan, ilgili öğretim elemanına ödenecek. Bu kapsamda değerlendirilecek proje ve faaliyetlere, öğretim elemanının müracaatı doğrultusunda, üniversite yönetim kurulunun izni ile karar verilecek.
Aynı sektör grubunda ve bu sektör grubuna dahil alt sektörlerde faaliyet gösteren girişimcilerin yer aldığı tematik teknoloji geliştirme bölgeleri olarak "İhtisas teknoloji geliştirme bölgeleri" oluşturuluyor. Bu bölgedeki girişimcilerin Katma Değer Vergisi Kanunu kapsamındaki teslim ve hizmetleri, KDV'den istisna olacak.
Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığınca (KOSGEB) desteklenen araştırma ve geliştirme, tasarım ve yenilik faaliyetlerine ilişkin görevlendirilen öğretim elemanları ile kamu görevlileri ve hizmetinden yararlanılacak diğer kişiler için yapılacak harcamalar, KOSGEB bütçesinden gerçekleştirecek.
Teknoloji geliştirme bölgesiyle ilgili başvurular kurucu heyetin yanı sıra yönetici şirket tarafından da yapılacak.
Oluşturulacak değerlendirme kurulu, başvuruları değerlendirecek. Kurulda, Bakanlık Bilim ve Teknoloji Genel Müdürünün başkanlığında, Maliye, Çevre ve Şehircilik ile Kalkınma bakanlıkları, YÖK, TÜBİTAK, TOBB, KOSGEB ve teknoloji konusunda faaliyet gösteren bir özel kuruluştan birer temsilci yer alacak.
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, gerekli görmesi halinde teknoloji geliştirme bölgelerindeki kira üst limitlerini belirleyebilecek.
Yönetici şirket, AR-GE veya tasarım projelerini değerlendirecek, projesi uygun görülen girişimcilere yönetmelikle belirlenecek usul ve esaslara göre bölge içerisinde yer tahsis edecek.
Bölge kuruluş kararının Resmi Gazete'de yayımı tarihinden itibaren; yönetici şirketin kuruluşu bir yıl içerisinde sonuçlandırılacak ve bölge en fazla 3 yıl içerisinde faaliyete geçirilecek.
Yönetici şirketin, üçer aylık dönemler halinde kendisine ve bölgede bulunan girişimcilerin faaliyetlerine ilişkin verileri Bakanlığa gönderme yükümlülüğündeki süre kaldırılıyor.
Teknoloji geliştirme bölgelerinde, yabancı uyruklu AR-GE personelinin yanı sıra tasarım personeli de yer alacak.
Tasarıyla, tasarım faaliyetinin destek kapsamına alınması amacıyla, "tasarım" ibaresi ilgili kanunun fıkrasına ekleniyor.
Yönetici şirket, damga vergisi ve harçlara ek olarak emlak vergisinden de muaf tutulacak.
Yeni oluşturulan ihtisas teknoloji geliştirme bölgeleri de teknoloji geliştirme bölgeleri gibi destek, teşvik, muafiyet ve istisnalardan yararlanacak.
AR-GE projelerinin daha kısa sürede ve daha düşük maliyetle tamamlanarak ticarileşmeye hazır hale gelmesi için proje kapsamında yurt dışından yapılacak alımlar gümrük vergisi, her türlü fon, damga vergisi ve harçtan müstesna tutulacak.
Yazılım ve AR-GE faaliyetlerinde olduğu gibi, ülke açısından stratejik önemi haiz olan tasarım faaliyetlerinden elde edilen kazançlar da 31 Aralık 2023'e kadar gelir ve kurumlar vergisinden muaf tutulacak.
İhtisas teknoloji geliştirme bölgelerinde çalışan tasarım personelinin görevleri ile ilgili ücretleri de 31 Aralık 2023'e kadar her türlü vergiden istisna tutulacak.
Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, asgari ücrette artışın işverene getirdiği yükle ilgili, "Bir yük varsa bunun bölüşülmesi esastır. Oluşan yükün hakkaniyetle bölüşülmesi noktasında hükümetimiz elinden gelen gayreti göstermiştir" dedi.
TBMM Genel Kurulu'nda, AR-GE'nin yanı sıra tasarımı da teşvik kapsamına alan Araştırma Geliştirme Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun Tasarısı'nın ikinci bölümünün görüşmelerine geçildi. Işık, bölümün tümü üzerindeki görüşmelerin ardından milletvekillerinin sorularını yanıtladı.
Asgari ücretteki artışın işverene getirdiği yükle ilgili soru üzerine, "Bir yük varsa bunun bölüşülmesi esastır. Oluşan yükün hakkaniyetle bölüşülmesi noktasında hükümetimiz elinden gelen gayreti göstermiştir. Türkiye'nin bütçe dengelerine özellikle çok dikkat etmesi gerekiyor. Bütçe açığına ve kamunun borçlanması noktasında dikkatli olması gerekiyor. Bu noktada yıllık 10 milyar liranın üzerinde bir yükü işverenin sırtından hükümet almıştır ama bir 10 milyar liralık yükü de işverenin taşıması gerekiyor" değerlendirmesinde bulundu.
Işık, bir başka soruyu yanıtlarken de "PYD'nin terör örgütü olduğu açıktır. PYD'nin Ankara'ya çağrıldığına yönelik benim herhangi bir bilgim yok" dedi.
Kapatılan belde belediyelerinin yeniden açılıp açılmayacağına ilişkin soruyu yanıtlarken de Işık, şunları kaydetti:
"Kapatılan belde belediyelerinin yeniden açılmasıyla ilgili herhangi bir çalışmamız yok. Bunu Türkiye'nin hayrı için yaptık. Kamu kaynağı milletin kaynağıdır. Bunların çarçur edilmemesi, doğru kullanılması bu noktada da kamunun her açıdan verimli ve etkin çalışması için alınan bir karardı. Kocaeli'nde 45 belediye vardı, bunların 36 tanesi belde belediyesiydi. Şu anda büyükşehir dahil 13 belediye var. En küçük belediyemiz 45 bin nüfuslu. Ve hakikikaten belediyelerin hizmet üretme kapasitesi son derece yükseldi. Artık belediyelerin bütün ödeneği belediye başkanının maaşı, özel kalemi ve arabasının yakıtına gitmiyor. Küçük ölçekli belediyelerde maalesef belediyelerin hizmet üretme imkanı yok. Nüfus başına para gönderildiği için o paraların hizmete dönmesi mümkün değil. Sabit masrafların yüksek olması bu açıdan böyle bir kararı Türkiye açısından zorunlu hale getirmiştir. Ve hükümet bu kararı, siyaseten bir bedel ödemek pahasına da olsa aldı. şu anda da eminim ki pek çok kapatılan belediyelerin harcırahı o belediyelerde yaşayanlara hizmet olarak gidiyor."
Görüşmelerde, ikinci bölümün ilk maddesi olan 15. maddenin kabul edilmesinin ardından TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın, birleşime ara verdi.
Aradan sonra, Genel Kurul'un yarın toplanmaması, çalışmalara salı günü devam edilmesine ilişkin Danışma Kurulu kararı oylandı. Kararın kabul edilmesinin ardından Aydın, 16 Şubat Salı günü saat 15.00'te toplanmak üzere birlemişi kapattı.
HDP Mardin Milletvekili Erol Dora, sokağa çıkma yasaklarıyla ilgili gündem dışı söz alarak, temmuz ayından bu yana sürdürülen yasaklarla bölge halkının yaşam hakkının yok sayıldığı, eğitim, sağlık gibi hizmetlere erişimin ortadan kalktığı bir süreç yaşandığını savundu.
Başbakan Ahmet Davutoğlu tarafından açıklanan terörle mücadeleye ilişkin yeni kararları da eleştiren Dora, "Sorunları ötelemekten artık vazgeçmek, sorunlarımızı demokrasi düzlemine yükseltmek zorundayız" dedi.
Dora, sorunların çözümü için yeniden müzakere ortamına dönülmesi çağrısında da bulundu.
AK Parti Erzincan Milletvekili Serkan Bayram, Erzincan'ın Kurtuluşunun 98. yıldönümü dolayısıyla gündem dışı konuşma yaptı. Bayram konuşması sırasında kürsüye 15 gün önce Erzincan'da şehit olan Tamer Meriç'in fotoğrafını koydu.
Tarih şuuru bulunmayanların geleceklerini de inşa edemeyeceğini belirten Bayram, dünyanın birlik, dirlik ve birlikte yaşama kültürü açısından Türkiye'den öğreneceği çok şeyler olduğunu söyledi.
CHP Ankara Milletvekili Ayşe Gülsün Bilgehan, Avrupa Konseyi Gündeminde Türkiye konulu gündem dışı konuşmasında, Konseyin 2016 Ocak oturumuyla ilgili bilgi verdi.
Avrupa kapılarını kapatırken Türkiye'nin 2,5 milyon göçmene ev sahipliği yaptığını ve buna ilişkin bilgileri konsey toplantısında paylaştıklarını aktaran Bilgehan, gazetecilere ilişkin ihlaller denildiğinde de herkesin dönüp Türkiye'nin temsilcilerine baktığını söyledi.
Daha sonra yerinden söz alan CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, 13 Şubat Erzincan'ın düşman işgalinden kurtuluşunu kutladı.
Güneydoğu'dan gelen şehit haberleri nedeniyle başsağlığı dileyen Altay, TBMM'nin başsağlığı dileme yeri değil, çözüm yeri olduğunu vurgulayarak, Meclis Başkanı'nı sorunların çözümü noktasında inisiyatif almak üzere girişimde bulunmaya çağırdı.
HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, sokağa çıkma yasaklarının yaşandığı bölgede yaralıların olduğu binaya ambulans gönderilmediğini, ağır silahlarla saldırılarda bulunulduğunu ileri sürdü. Bu konuda resmi makamlara yaptıkları girişimlerinin sonuçsuz kaldığını söyleyen Baluken, insanlık suçu işleyenlerin tarih ve insanlık önünde hesap vereceklerini kaydetti.
Baluken, ülkenin bir bölümündeki ateşin söndürülmemesi halinde ülkenin diğer yerlerinde söndürülmesi mümkün olmayan daha büyük bir ateşe dönüşebileceğini ifade ederek, gerekli duyarlılığın bir an önce gösterilmesini istedi.
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, toprakları vatan yapan şehitleri andı.
Her gün bir ilin kurtuluş günün kutlandığını belirten, bunların ibret alınması gereken günler olduğunu belirten Vural, "Bunlar bizim zafer günlerimizdir" dedi. Vural, terörle mücadelenin sonuna kadar sürdürülmesi gerektiğini ifade etti.
AK PARTİ Grup Başkanvekili Coşkun Çakır, hükümetin asla bir savaş stratejisi izlemediğini, teröre karşı meşru bir mücadele yürütüldüğünü vurguladı.
Yeni Şafak ve Yeni Akit gazetelerine yapılan saldırıları kınayan Çakır, Özgecan Aslan'a öldürülmesinin birinci yılı nedeniyle Allah'tan rahmet diledi.
Meclis Başkanvekili Bahçekapılı da Divan adına Aslan ile şehitlere Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı dileklerini iletti.
HDP, Danışma Kurulu toplanamadığı için "Türkiye'de tedavi olan 6 Suriye uyruklu yaralının, İçişleri Bakanlığı birimlerince Suriye'de El Nusra'ya teslim edildiği" iddiasının araştırılması önergesini, Genel Kurul gündemine getirdi.
Öneri lehinde söz alan HDP Gaziantep Milletvekili Mahmut Toğrul, ambulansların, sınır hattından geçerek DAEŞ'e giderken, Cizre'de bodrum katında kalan insanları almamakta ısrar ettiğini savundu.
Toğrul, kadın cenazelerinin çırılçıplak soyularak teşhir edildiğini ileri sürerek, "Kürt'ün cenazesine dahil tahammül edemiyorlar, cenazelerine işkence ediliyor, cenazeler üzerinden Kürt halkı terbiye ediliyor. Bu insanlık suçudur" dedi.
CHP Gaziantep Milletvekili Mehmet Gökdağ, Türkiye'nin, Suriye sınırında örgütlerle komşu olduğunu savunarak, "Sınırın bir bölümünde PYD, bir bölümünde IŞİD, bir bölümde El Nusra hakim. Sınırlarımız kevgire dönmüş" diye konuştu.
Gökdağ, Gaziantep'in, terör örgütlerinin darphanesi, cephanesi olduğunu öne sürdü.
AK PARTİ Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç, HDP'nin araştırma önergesine konu olan iddianın doğru olup olmadığına yönelik araştırmanın yapıldığını, adli, idari soruşturmaların bitmesini beklemek gerektiğini belirtti.
Kürtler'e zulüm yapanın PKK terör örgütü olduğunu, Kürt kökenli vatandaşların haklarını savunmadığını vurgulayan Tunç, PKK'nın, bölge insanının, insan haklarından kaynaklı sorunlarını son 13 yılda gideren, bölgeye yatırım, havaalanı, hastane yapan AK PARTİ Hükümeti'nden, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Ahmet Davutoğlu'ndan rahatsız olduğunu bildirdi.
Tunç, AK PARTİ'nin, PKK'nın, bölge insanının huzuru yakalamasından, çözüm sürecinden, bölgeye yapılan yatırımlardan, anadilde savunmadan, anadilde propaganda yapılmasından, Türkiye'nin demokratikleşmesinden rahatsız olduğunu ifade etti.
Bölgedeki vatandaşların, PKK'nın zulmünden kaçarak, Kobani'ye değil, yine kendi ülkesine, Ankara, İstanbul'a sığındığına dikkati çeken Tunç, şunları kaydetti:
"PKK terör örgütünün işine gelecek açıklamalar yapmamak, gerçekleri çarpıtmamak gerekir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni, teröre destek veren terör örgütleriyle, DAEŞ, El Nusra, El Kaide ile irtibatlı göstermeye çalışan bu propagandalarınıza kimse inanmaz, dünya da inanmıyor. Hükümet, 30 Eylül 2013 tarihinde Bakanlar Kurulu kararıyla bu örgütleri terör örgütü listesine almış, almakla kalmamış DAEŞ ile mücadelede, DAEŞ benzeri terör örgütleriyle mücadelede de aktif rol almıştır. DAEŞ şüphesi ile 2 bin 500'den fazla kişi yakalanmış, bine yakın kişi tutuklanmıştır. Bununla ilgili hem hukuki mücadele devam ediyor hem de koalisyon güçlerine yardım, DAEŞ ile mücadele anlamında Türkiye aktif rol almıştır."
Konuşmaların ardından HDP'nin grup önerisi kabul edilmedi.
TBMM Genel Kurulu'nda, AK PARTİ'nin, Genel Kurul'un çalışma takvimine ilişkin grup önerisi kabul edildi.
Kabul edilen öneriye göre, Genel Kurul'un, bugün saat 24.00'e kadar olan çalışma süresi, günlük programın bitimine kadar uzatıldı. Programın bitirilememesi halinde ise Genel Kurul yarın saat 14.00'de toplanarak, günlük programın bitimine kadar çalışmalarını sürdürecek.
Önerinin görüşmeleri sırasında söz alan AK PARTİ İstanbul Milletvekili Mehmet Doğan Kubat, Genel Kurul'un gündeminde Ar-Ge tasarısının olduğunu belirterek, tasarıda Türkiye'nin bilim ve teknoloji alanında dünyanın çekim merkezlerinden biri olmasına ilişkin düzenleyici hükümlerin yer aldığına işaret etti.
Tasarının önemi nedeniyle bir an önce yürürlüğe girmesi gerektiğini belirten Kubat, Genel Kurul'un çalışma sürelerinin buna göre düzenlenmesini talep ettiklerini bildirdi.
CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal da hükümetin Güneydoğu'daki politikalarını eleştirerek, gelinen noktada bölgede kaos, korku ve kanın hakim olduğunu ileri sürdü.
Tanal'ın "PYD'ye 'terör örgütü' diyorsunuz; liderini Ankara, İstanbul'da karşılamadınız mı? Onlarla toplantılar yapmadınız mı? Bunlara baktığınız zaman burada hukuken, ahlaken, örfen, dinen birlikte kol kola yürüdünüz. Bir daha milletvekili seçilmek, mevkiler, makamlar için ülkenizi satmayın. Ülkenize sahip çıkın. Terör örgütleriyle eylem birliği yapmayın" sözlerine AK PARTİ milletvekilleri tepki gösterdi.
Mahmut Tanal, konuşması sırasında AK PARTİ sıralarına dönerek, "Halk size oy vermiyor. Oyu, Recep Tayyip Erdoğan'a veriyor" ifadeleri üzerine, AK PARTİ'li milletvekilleri tarafından uzun süre alkışlandı.
AK PARTİ Grup Başkanvekili Bülent Turan da sataşma nedeniyle yaptığı konuşmada, geçmişte Çözüm Süreci'ni başlattığı için iktidarı eleştirenlerin, bugün "neden bitirdiniz" diyerek eleştiriye devam ettiklerini, bunun anlaşılmaz bir durum olduğunu belirtti.
Tanal yeniden söz alarak, iktidarın Çözüm Süreci sırasındaki uygulamalarını eleştirdi ve hukuka aykırı davranıldığını ileri sürdü. Mahmut Tanal'ın, kendisine yerinden söz atanlarla ilgili, "Bu insanlara nasıl tahammül ediyorsunuz?" şeklindeki sözleri üzerine ise Meclis Başkanvekili Bahçekapılı, "(Bu insanlar) dediğiniz milletvekilleri. Lütfen İçtüzüğe uygun davranalım" uyarısında bulundu.
Sataşma nedeniyle yeniden kürsüye gelen AK PARTİ Grup Başkanvekili Bülent Turan, Tanal'ın sözlerine tepki gösterdi. Turan, Türkiye'nin sorununun nitelikli muhalefete ihtiyaç duyulması olduğunu savundu.
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay ise sataşma nedeniyle söz alarak, CHP'nin tüm seçim sonuçlarına saygılı olduğunu ifade etti.
Altay, 7 Haziran seçimlerinin ardından, koalisyona yönelik gerçekleştirdikleri istikşafi görüşmeleri doğru bulduklarını, bu görüşmeleri yaparken ülkenin geleceğini düşündüklerini ve uzlaşma kapısını açık tuttuklarını vurgulayarak, "Bugün olsa yine aynısını yaparız" dedi.
TBMM Genel Kurulunda, araştırma ve geliştirmenin yanı sıra tasarımı da teşvik kapsamına alan tasarının birinci bölümü kabul edildi.
Temel kanun olarak ele alınan Araştırma ve Geliştirme Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun ile Bazı Kanun ve KHK'larda Değişiklik Yapan Tasarı'nın ilk bölümü, 1 ila 14. maddeleri kapsıyor.
Kabul edilen bu maddelere göre, Araştırma Geliştirme Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun kapsamına, tasarım merkezlerinde çalışan tasarım personeli de dahil ediliyor.
Çalışan personelin niteliğini artırmak amacıyla doktora, yüksek lisans ve lisans mezunları için farklı oranlarda gelir vergisi istisnası getiriliyor. Bunun yanında temel bilimler alanları mezunlarının istihdamı de teşvik ediliyor.
Yükseköğretim öğrencilerine verilen burs, kredi ve her türlü nakdi yardımlara ilişkin ödemeler, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) tarafından yapılacak.
Yükseköğretim Kanunu'nda, "doktora sonrası araştırma" tanımı yapılıyor. Doktora sonrası araştırma, "Doktora ile tıpta, diş hekimliğinde, eczacılıkta ve veteriner hekimlikte uzmanlık veya sanatta yeterlik eğitimi sonrasındaki 7 yıl içerisinde bir yükseköğretim kurumunda azami 3 yıl süreyle gerçekleştirilen araştırma yoluyla deneyim kazanımı" olarak tanımlanıyor.
Ulusal ve uluslararası düzeyde düzenlenen bilimsel yarışmalarda ilk 3'e giren öğrencilere ilgili dallardaki lisans programlarına yerleştirilmelerinde, ek puan uygulanarak bilim alanında başarılı öğrenciler teşvik ediliyor.
Araştırma, geliştirme, tasarım ve yenilik projeleri ile üniversite-sanayi işbirliği faaliyetleri sonucu elde edilen gelirler, döner sermaye işletmesinin ayrı bir hesabında toplanacak. Bu gelirlerden herhangi bir kesinti yapılmayacak. Bu kapsamda görev yapan öğretim elemanına ödenecek gelirin yüzde 85'i, vergi kesintisi olmadan, ilgili öğretim elemanına ödenecek. Bu kapsamda değerlendirilecek proje ve faaliyetlere, öğretim elemanının müracaatı doğrultusunda, üniversite yönetim kurulunun izni ile karar verilecek.
Aynı sektör grubunda ve bu sektör grubuna dahil alt sektörlerde faaliyet gösteren girişimcilerin yer aldığı tematik teknoloji geliştirme bölgeleri olarak "İhtisas teknoloji geliştirme bölgeleri" oluşturuluyor. Bu bölgedeki girişimcilerin Katma Değer Vergisi Kanunu kapsamındaki teslim ve hizmetleri, KDV'den istisna olacak.
Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığınca (KOSGEB) desteklenen araştırma ve geliştirme, tasarım ve yenilik faaliyetlerine ilişkin görevlendirilen öğretim elemanları ile kamu görevlileri ve hizmetinden yararlanılacak diğer kişiler için yapılacak harcamalar, KOSGEB bütçesinden gerçekleştirecek.
Teknoloji geliştirme bölgesiyle ilgili başvurular kurucu heyetin yanı sıra yönetici şirket tarafından da yapılacak.
Oluşturulacak değerlendirme kurulu, başvuruları değerlendirecek. Kurulda, Bakanlık Bilim ve Teknoloji Genel Müdürünün başkanlığında, Maliye, Çevre ve Şehircilik ile Kalkınma bakanlıkları, YÖK, TÜBİTAK, TOBB, KOSGEB ve teknoloji konusunda faaliyet gösteren bir özel kuruluştan birer temsilci yer alacak.
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, gerekli görmesi halinde teknoloji geliştirme bölgelerindeki kira üst limitlerini belirleyebilecek.
Yönetici şirket, AR-GE veya tasarım projelerini değerlendirecek, projesi uygun görülen girişimcilere yönetmelikle belirlenecek usul ve esaslara göre bölge içerisinde yer tahsis edecek.
Bölge kuruluş kararının Resmi Gazete'de yayımı tarihinden itibaren; yönetici şirketin kuruluşu bir yıl içerisinde sonuçlandırılacak ve bölge en fazla 3 yıl içerisinde faaliyete geçirilecek.
Yönetici şirketin, üçer aylık dönemler halinde kendisine ve bölgede bulunan girişimcilerin faaliyetlerine ilişkin verileri Bakanlığa gönderme yükümlülüğündeki süre kaldırılıyor.
Teknoloji geliştirme bölgelerinde, yabancı uyruklu AR-GE personelinin yanı sıra tasarım personeli de yer alacak.
Tasarıyla, tasarım faaliyetinin destek kapsamına alınması amacıyla, "tasarım" ibaresi ilgili kanunun fıkrasına ekleniyor.
Yönetici şirket, damga vergisi ve harçlara ek olarak emlak vergisinden de muaf tutulacak.
Yeni oluşturulan ihtisas teknoloji geliştirme bölgeleri de teknoloji geliştirme bölgeleri gibi destek, teşvik, muafiyet ve istisnalardan yararlanacak.
AR-GE projelerinin daha kısa sürede ve daha düşük maliyetle tamamlanarak ticarileşmeye hazır hale gelmesi için proje kapsamında yurt dışından yapılacak alımlar gümrük vergisi, her türlü fon, damga vergisi ve harçtan müstesna tutulacak.
Yazılım ve AR-GE faaliyetlerinde olduğu gibi, ülke açısından stratejik önemi haiz olan tasarım faaliyetlerinden elde edilen kazançlar da 31 Aralık 2023'e kadar gelir ve kurumlar vergisinden muaf tutulacak.
İhtisas teknoloji geliştirme bölgelerinde çalışan tasarım personelinin görevleri ile ilgili ücretleri de 31 Aralık 2023'e kadar her türlü vergiden istisna tutulacak.
Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, asgari ücrette artışın işverene getirdiği yükle ilgili, "Bir yük varsa bunun bölüşülmesi esastır. Oluşan yükün hakkaniyetle bölüşülmesi noktasında hükümetimiz elinden gelen gayreti göstermiştir" dedi.
TBMM Genel Kurulu'nda, AR-GE'nin yanı sıra tasarımı da teşvik kapsamına alan Araştırma Geliştirme Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun Tasarısı'nın ikinci bölümünün görüşmelerine geçildi. Işık, bölümün tümü üzerindeki görüşmelerin ardından milletvekillerinin sorularını yanıtladı.
Asgari ücretteki artışın işverene getirdiği yükle ilgili soru üzerine, "Bir yük varsa bunun bölüşülmesi esastır. Oluşan yükün hakkaniyetle bölüşülmesi noktasında hükümetimiz elinden gelen gayreti göstermiştir. Türkiye'nin bütçe dengelerine özellikle çok dikkat etmesi gerekiyor. Bütçe açığına ve kamunun borçlanması noktasında dikkatli olması gerekiyor. Bu noktada yıllık 10 milyar liranın üzerinde bir yükü işverenin sırtından hükümet almıştır ama bir 10 milyar liralık yükü de işverenin taşıması gerekiyor" değerlendirmesinde bulundu.
Işık, bir başka soruyu yanıtlarken de "PYD'nin terör örgütü olduğu açıktır. PYD'nin Ankara'ya çağrıldığına yönelik benim herhangi bir bilgim yok" dedi.
Kapatılan belde belediyelerinin yeniden açılıp açılmayacağına ilişkin soruyu yanıtlarken de Işık, şunları kaydetti:
"Kapatılan belde belediyelerinin yeniden açılmasıyla ilgili herhangi bir çalışmamız yok. Bunu Türkiye'nin hayrı için yaptık. Kamu kaynağı milletin kaynağıdır. Bunların çarçur edilmemesi, doğru kullanılması bu noktada da kamunun her açıdan verimli ve etkin çalışması için alınan bir karardı. Kocaeli'nde 45 belediye vardı, bunların 36 tanesi belde belediyesiydi. Şu anda büyükşehir dahil 13 belediye var. En küçük belediyemiz 45 bin nüfuslu. Ve hakikikaten belediyelerin hizmet üretme kapasitesi son derece yükseldi. Artık belediyelerin bütün ödeneği belediye başkanının maaşı, özel kalemi ve arabasının yakıtına gitmiyor. Küçük ölçekli belediyelerde maalesef belediyelerin hizmet üretme imkanı yok. Nüfus başına para gönderildiği için o paraların hizmete dönmesi mümkün değil. Sabit masrafların yüksek olması bu açıdan böyle bir kararı Türkiye açısından zorunlu hale getirmiştir. Ve hükümet bu kararı, siyaseten bir bedel ödemek pahasına da olsa aldı. şu anda da eminim ki pek çok kapatılan belediyelerin harcırahı o belediyelerde yaşayanlara hizmet olarak gidiyor."
Görüşmelerde, ikinci bölümün ilk maddesi olan 15. maddenin kabul edilmesinin ardından TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın, birleşime ara verdi.
Aradan sonra, Genel Kurul'un yarın toplanmaması, çalışmalara salı günü devam edilmesine ilişkin Danışma Kurulu kararı oylandı. Kararın kabul edilmesinin ardından Aydın, 16 Şubat Salı günü saat 15.00'te toplanmak üzere birlemişi kapattı.
