2019-06-27 - 16:50
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Mithat Sancar başkanlığında toplandı. İlkokula başlama yaşını 69 aya çıkaran, sözleşmeli öğretmenler ile Sağlık Bakanlığı ve Diyanet İşleri Başkanlığındaki sözleşmeli personelin kadroya atanması için gerekli süreyi kısaltan kanun teklifi Genel Kurulda kabul edilerek yasalaştı.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Mithat Sancar başkanlığında toplandı.
AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin, "Muhalefet partilerindeki arkadaşlarım '25 yıl sonra İstanbul'u kazandık' diyorlar. 25 yıldır tokat mı yiyorlardı? Böyle mi telakki ediyorlar?" dedi.
AK Parti Kocaeli Milletvekili Emine Zeybek, "İzmit'in Kurtuluşu", İYİ Parti Denizli Milletvekili Yasin Öztürk, "Acıpayam Depremi nedeniyle vatandaşların yaşadığı sorunlar", Saadet Partisi İstanbul Milletvekili Nazır Cihangir İslam, "23 Haziran'da yapılan İstanbul seçimlerinin demokrasi açısından değerlendirilmesi" konularında gündem dışı konuşmalar yaptı.
Cihangir İslam, milletin son seçimde mührü basarak Ekrem İmamoğlu'nun başkanlığını onayladığını söyledi.
Milletin, daima kritik noktalarda kaderine el koyduğunu ve doğru olanı yaptığını, bundan herkesin ders alması gerektiğini belirten İslam, "Sevgili AK Parti'liler, aziz millet önce 13 bin 500 oyla kulağınızı çekti, bu sefer 806 bin oyla ense kökünüze bir tokat patlattı." ifadesini kullandı.
"Millet cezanızı kesmiştir." diyen İslam, rap sanatçısı Ceza ile ünlü neyzen Mercan Dede'nin Meclise davet edilmesini ve milletvekillerine konser vermesini talep ederek, TBMM Başkanvekili Sancar'dan, bunu Başkanlık Divanı'na iletmesini istedi.
Sancar da, "Sayın İslam, bu talebinizi iletin, ben de destek olayım." dedi.
Daha sonra grup başkanvekilleri yerlerinden söz alarak, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Yavuz Ağıralioğlu, TRT'nin, eşit yayın yapma sorumluluğundaki devlet kuruluşu olduğunu ancak Türkiye'deki siyasal temsiliyet imkanlarını AK Parti'nin lehine kullandığını savundu.
Ağıralioğlu, "30 yıldır memleket, millet meselesine cümle kuruyorum. Osman Öcalan'ın çıkabildiği TRT'ye biz çıkamadık. TRT bütün müştemilatıyla bilabedel AK Parti'ye geçirilsin. TRT'nin herkese eşit mesafede yayın yapmasını istiyoruz." diye konuştu.
MHP Grup Başkanvekili Muhammed Levent Bülbül, Türkiye'nin egemenlik haklarına yönelik ciddi saldırıların ve siyasi oyunların olduğunu belirtti.
ABD'nin, S-400 hava savunma sistemleri üzerinden Türkiye'ye yaptığı açıkça tehdidin kabul edilemeyeceğini ifade eden Bülbül, "ABD, önemli tavizlerle devletimizin diz çökmesini ve çözülmeye girmesini beklemektedir. Türkiye kendi kaderini kendisi tayin edecek bağımsız bir devlettir." dedi.
Doğu Akdeniz'de Türkiye'nin hükümranlık hakları ile Kıbrıs Türklerinin haklarının yok sayılmaya çalışıldığına işaret eden Bülbül, "Türkiye bu fiili duruma asla müsaade etmeyeceğini ifade etmiştir. Bizler bu hususta, devletimizin atacağı adımların sonuna kadar arkasındayız. Türkiye, yapacağı sondaj faaliyetleriyle birlikte Doğu Akdeniz'de oluşabilecek her türlü oldubittiye, zorbalığa karşı kendi haklarını ve Kıbrıs Türklerinin haklarını savunmaya kararlıdır." ifadelerini kullandı.
HDP Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç, Türkiye'de nüfusun yüzde 60'ından fazlasının açlık ve yoksulluk sınırı altında yaşadığını savundu.
Bu vahim tabloyu düzeltmek için çaba harcaması gereken iktidarın, halkın üzerine yeni zamlarla gittiğini söyleyen Oluç, "Seçim geçti zamlar başladı. Seçim sürecinde halka meydanlardan çay poşetleri atanlar şimdi kuru çaya yüzde 15, şekere yüzde 16 oranında zam yaptılar. Görünen o ki başka zamlar da gelecek." dedi.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu hakkında sosyal medyadaki paylaşımları nedeniyle açılan davanın yarın başlayacağını hatırlattı.
Kaftancıoğlu'na destek vermek için yarın İstanbul'da olacaklarını vurgulayan Özel, "Çünkü Ekrem İmamoğlu'nu kucaklayan İstanbul ittifakı şunu biliyor ki Canan Kaftancıoğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığının kazanılmasında gösterdiği katkılardan dolayı yargılanmaktadır. Bu yüzden hedef alınmıştır. Kaftancıoğlu'nu yargılamak demek İstanbul halkının tercihini yargılamak demektir. Canan Kaftancıoğlu yalnız değildir." ifadelerini kullandı.
AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin de Şanlıurfa Halfeti'deki işkence iddialarına ilişkin, İçişleri Bakanlığıyla görüştüğünü, bu konuda TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu'nun ne yaptığını sorduğunu aktardı.
Konuya ilişkin aldığı bilgileri aktaran Zengin, "Bu kişiler, Dışişleri Bakanlığı sınavını usulsüzce kazandığı iddiasıyla gözaltına alınan Dışişleri Bakanlığı personeli. Bu kişiler, FETÖ/PDY üyesi olmaktan gözaltındalar. Kendileriyle alakalı her 24 saatte doktor raporu var. Bu raporda cebir ve darp izinin olmadığı belirtiliyor." dedi.
Zengin, komisyonda, yakın tarihte konuyla ilgili detaylı bilgilendirme toplantısı yapılacağını bildirdi.
Saadet Partisi İstanbul Milletvekili Cihangir İslam'ın, "Millet son seçimde ense kökünüze bir tokat patlattı." şeklindeki sözlerine yanıt veren Zengin, bu sözü çok yakışıksız bulduğunu belirtti.
Saadet Partisi'nin son seçimde oyunun yarı yarıya düştüğünü anlatan Zengin, "Bu durumda kendi partisi tokat üstüne tokat mı yemiştir, partisi tokatlanmış mıdır? Böyle mi anlamalıyız? Muhalefet partilerindeki arkadaşlarım '25 yıl sonra İstanbul'u kazandık' diyorlar. 25 yıldır tokat mı yiyorlardı? Böyle mi telakki ediyorlar? Muhataplarınıza bir sözü söylerken önce kendi geçmişinize bakmanız lazım." diye konuştu.
Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Başkanı Emrullah İşler, gelecek yıldan itibaren özel eğitim kurumlarına yönelik teşvik verilmeyeceğini, OSB içerisindeki ve OSB dışındaki mesleki eğitim okullarına teşvikin devam edeceğini bildirdi.
Genel Kurulda Bazı Kanun ve KHK'larda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifinin ikinci bölümü üzerindeki görüşmeler tamamlandı.
İYİ Parti Adana Milletvekili İsmail Koncuk, teklifle ilkokula başlama yaşının 69 aya çıkarılmasının doğru olduğunu vurgulayarak, "Bunu Sayın Ziya Selçuk'un başarısı olarak görüyorum ve Ziya Selçuk'u tebrik ediyorum." diye konuştu.
Genel Kuruldaki dünkü konuşmasında sözleşmeli personelin durumuna değindiğini anlatan Koncuk, "Konuşmamdan sonra Sayın Komisyon Başkanımız Emrullah İşler, bu '3+1' dışında kalan sözleşmelilerle ilgili bir çalışma yapılacağını ifade etti. İYİ Parti olarak bu sözün takipçisi olacağımızı ifade ediyorum." sözlerini sarf etti.
Koncuk ayrıca kırmızı bültenle aranan terörist Osman Öcalan'ın televizyon programında yer alması nedeniyle TRT'yi ve iktidarı eleştirdi.
HDP İstanbul Milletvekili Erol Katırcıoğlu, teklifin, özel eğitim kurumlarının yanıltıcı reklam yapmasına müeyyide uygulanmasını öngören maddesini eleştirdi. Söz konusu kurumların yanıltıcı çok şey yaptıklarını öne süren Katırcıoğlu, "Özel eğitim kurumlarının da ihtiyaç duyulduğu takdirde bu sistemin içinde yer almasında bir sakınca olmayabilir. Fakat bunların gerçekten denetlenebilmiş olması, regüle edilmesi lazım. Bugün itibarıyla baktığımızda bu regülasyon hizmetinin yeteri kadar olmadığını biliyoruz." görüşünü dile getirdi.
Teklife ilişkin "yabancı uyruklu öğrencilere eğitim verilmemesine yönelik bir saptamanın olduğunu" savunan Katırcıoğlu, "Bu, Türkiye'nin bugüne kadar gösterdiği komşuluk ilişkileri, insan hakları konusundaki sözde yaklaşımında doğrusunu isterseniz büyük bir delik açacak gibi geliyor bana." ifadesini kullandı.
Komisyon Başkanı İşler, İYİ Partili Koncuk'un sözlerine cevap verdi.
Genel Kurulda dün yaptığı açıklamaların İsmail Koncuk tarafından yanlış anlaşıldığını belirten İşler, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Sanırım, Sayın Koncuk ile Türkçe konuşmamıza rağmen bir türlü anlaşamıyoruz. Benim söylemediğim şeyleri söylemiş gibi Meclis Genel Kurulunun kürsüsünden söylüyor. Parti grubumuza çeşitli talepler geldi personel rejimiyle ilgili. Buna binaen, 'Personel rejimine ilişkin farklı talepler olduğunu biliyoruz ve önümüzdeki dönemde AK Parti olarak bunları ilgili paydaşlar ve kurumlarla görüşerek kapsamlı bir şekilde ele alacağız.' dedim ama kendisi yine spesifik hale getirerek, görüşmekte olduğumuz süreli sözleşmelilerin bir de süresizleri var, onları kastederek söyledi. Dolayısıyla bu durumu düzeltmemiz lazım. Ben burada bu cümleyi 2 defa kullandım ve bir ad koymadım çünkü personel rejiminde onlarca farklı statüde kesimin olduğunu biliyoruz. Dolayısıyla genel bir çalışma yapma iradesini Genel Kurula ve kamuoyuna duyurmuş oldum."
İşler, önümüzdeki yıldan itibaren özel eğitim kurumlarına yönelik teşvik verilmeyeceğini açıklayarak, "Böyle bir teklif Maliye Bakanlığına yapılmayacak ve özel eğitim kurumlarına verilen destek kesilmiş olacak ancak OSB içerisindeki ve OSB dışındaki mesleki eğitim okullarına teşvik devam edecek." dedi.
CHP Yozgat Milletvekili Ali Keven, ücretli öğretmenlerin güvencesiz çalıştıklarını ve eğitim fakültesi mezunu olmayanların da öğretmen olarak ders verebildiklerini söyledi.
Öğretmenlerin her türlü ekonomik sıkıntıdan kurtarılmasını ve özlük haklarının iyileştirilmesini isteyen Keven, 3600 ek gösterge düzenlemesinin bir an önce hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti.
MHP Gaziantep Milletvekili Ali Muhittin Taşdoğan, öğretmenlerin sorunlarının gelecek nesillerin sorunları olacağını dile getirerek, "Sözleşmeli öğretmenlikten vazgeçilmeli, tek istihdam şekli kadrolu öğretmenlik olmalıdır." diye konuştu.
Genel Kurulda teklifin ikinci bölümündeki maddelerin görüşülmesine geçildi.
TBMM Genel Kurulunda, TRT'nin, terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan'ın kardeşi Osman Öcalan ile röportaj yapması konusunda tartışma yaşandı.
Genel Kurulda, ilkokula başlama yaşının 69 aya çıkarılmasına ilişkin düzenlemenin de bulunduğu Bazı Kanun ve 652 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin ikinci bölümü üzerindeki görüşmelerde, grup başkanvekilleri Osman Öcalan'ın TRT'de yayınlanan röportajına ilişkin görüşlerini açıkladı.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Yavuz Ağıralioğlu, bir teröristin mektubunun yorumlanmasına neden olan süreçte Osman Öcalan'ın TRT'de boy göstermesiyle ilgili kamuoyunu rahatlatacak açıklama yapılmadığını ifade ederek, "Bir seçimde milli uçak, öbür seçimde milli otomobil, bu seçimde de milli teröristimiz oldu." diye konuştu.
MHP Grup Başkanvekili Muhammed Levent Bülbül, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin, dünkü grup toplantısında meseleye ilişkin değerlendirmelerini ortaya koyduğunu hatırlattı. Bülbül, "Bu mektuptan medet uman namerttir, 'MHP medet umdu' diyen de namerttir." dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin, "Terörden beslenen herkesi lanetlememiz lazım. Kandil'den gelen mesajı normal ama böyle bir açıklamayı anormal görüyorsanız bir sorun var, hepsi anormal." ifadesini kullandı.
Terörden destek alan siyaseti reddettiklerini vurgulayan Zengin, "Meclisin içinde ya da dışında Kandil'den, İmralı'dan gelen mesajı reddeden bir partiyiz fakat günün sonunda bu açıklamaların toplum huzurunda bir tesiri var. Buradan yola çıktığımızda AK Parti ve MHP, terörle kati şekilde mesafesi olan, mücadele eden siyasi partiler. Tüm partilerin de böyle olması gerektiğine inanıyoruz." dedi.
Zengin, şöyle devam etti:
"TRT ile alakalı konuda bir yayıncı programlarına isim davet ederken kademe kademe herkesten izin almaz. Böylesine önemli bir konuda bence muhakkak sormalıydı. Kim, nerede, nasıl, kırmızı bültenle aranan bir kişiyle röportaj yaptı? Bunu ben de öğreneceğim, öğrenmek isterim. Nihayetinde bunun bir bedeli var. Buradan bakıldığında bu parti içinde hiç kimse bunun normal olduğunu asla iddia edemez. Olmaması gereken bir şeydir. Haber yayıncılığı bu şekilde olamaz. TRT, kırmızı bültenle aranan birine mikrofon uzatamaz. Belki başka haber kanalları istiyorsa bunu yapabilir ama TRT bunu yapmamalıdır. Bu nedenle biz de bu konunun takipçisi olacağız."
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel ise "Kırmızı bültenle aranan biriyle TRT yurt dışında nasıl irtibat kuruyor?" diye sordu.
"Bu işler Milli İstihbarat Teşkilatı olmadan olmaz." diyen Özel, şunları söyledi:
"MİT Müsteşarı'na en tepeden talimatla, MİT Müsteşarı'nın sağladığı ekiple TRT'den alınan ekibin götürüldüğünü, kaydın yapıldığını ve partinizin hiyerarşisi içinde buna aleniyet kazandırıldığını cümle alem biliyor. Devlet nasıl yönetiliyor biliyoruz. Devleti bir suç örgütü gibi yönetme maharetinizi de biliyoruz. O yüzden burada bazı eleştirileri duyacaksınız, bu eleştirileri hazmetmek ve bunun üstüne bir şey söylememek hiç olmazsa sizi de kurumsal kimliğinizi de daha az sıkıntıya sokar."
Tekrar söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Zengin, böyle bir üsluba gerek olmadığını belirtti.
Konuyla ilgili bildiği ve söylediği şeylerden mesul olduğunu dile getiren Zengin, şöyle konuştu:
"Size herhalde MİT özel haber mi veriyor, telefon mu ediyor? Buraya gelirken MİT'le herhangi bir konuşmam olmadı. Demek ki size içeriden özel bilgi geliyor. Demek ki halen FETÖ'cüler size içeriden haber geçiyor. Çok acayip derecede radikal bir şey söylüyorsunuz. Ne demek devleti suç örgütü gibi yönetmek? Elinizde bu konuyla alakalı bilgi, belge varsa hakim, savcı orada buyrun, başvurun. Biz devleti hukuka uygun yönetiyoruz. Bunu kabul etseniz iyi olur."
CHP Grup Başkanvekili Özel de "Bizi çocuk yerine, salak yerine koymaya çalışmayın. Milleti koymaya çalıştınız, ne Türkler ne de Kürtler, İstanbul'daki hiç kimse bu yaptığınıza teslim olmadı. Bize karşı bu aşağılayıcı yaklaşımınız için teessüf ederim." karşılığını verdi.
Zengin, kimseye çocuk muamelesi yapmadığını belirterek, "Siz demek ki kendinizi öyle hissediyorsunuz. Son derece net şekilde fikrimi ifade ediyorum. Siz yaptığınız işleri normal görüyorsunuz. Kandil sizi onayladığında, Kandil, FETÖ 'oy verin' dediğinde, dışarıdaki FETÖ'cülerin web sayfaları, Twitter hesapları sizi desteklerken bundan hiç rahatsızlık duyuyor musunuz? Hayır, duymuyorsunuz. Kampanyanızı onlar organize ediyor." şeklinde konuştu.
HDP Grup Başkanvekili Fatma Kurtulan da "Meclis'in Kürt sorununun demokratik çözümünü önüne koyması gerektiğini" söyledi.
Ülkenin demokratik çözüme ihtiyacı olduğunu dile getiren Kurtulan, "Meclis'in artık bunu tartışması lazım. Hep taziye dilemekten vazgeçin, Meclis demokratik çözümü önüne koysun. Bunun için çaba gösterelim." dedi.
Genel Kurulda teklifin ikinci bölümü üzerindeki görüşmeler devam ediyor.
İlkokula başlama yaşını 69 aya çıkaran, sözleşmeli öğretmenler ile Sağlık Bakanlığı ve Diyanet İşleri Başkanlığındaki sözleşmeli personelin kadroya atanması için gerekli süreyi kısaltan kanun teklifi TBMM Genel Kurulunda kabul edilerek yasalaştı.
Kanuna göre, gerçek ve tüzel kişiler tarafından yemekli ve yemeksiz öğrenci yurtları ve buna benzer kurumlar açılması ve işletilmesi, ortaokul ve ortaöğretim düzeyinde Milli Eğitim Bakanlığının iznine bağlı olmaya devam edecek. Yükseköğrenim düzeyindeki yurtların açılması ve işletilmesi ise Gençlik ve Spor Bakanlığının iznine bağlı olacak.
Mevcut düzenlemede Milli Eğitim Bakanlığı, bu gibi yurt ve kurumları, tespit edeceği esaslara göre denetlerken, kanunla denetim görevi ilgili bakanlıklara veriliyor.
Öğrenim düzeyine göre barınma hizmeti verilecek öğrenciler ile bu hizmetin verilebileceği kurumlar ve bu hizmeti sunacak gerçek ve tüzel kişilerin nitelikleri, ilgisine göre Milli Eğitim Bakanlığı ve Gençlik ve Spor Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikle belirlenecek.
Kanunla, 66 ay olan ilkokula başlama yaşı 69 ay olarak yeniden düzenlendi. Mecburi ilköğretim çağı, 6-13 yaş grubundaki çocuklar yerine 6-14 yaş grubundaki çocukları kapsayacak.
İlkokulların birinci sınıflarına, o yılın 31 Aralık tarihinde 72 ayını dolduran çocukların kaydı yapılacak ancak çocuğun gelişim durumuna bağlı olarak okula erken başlaması veya kaydın ertelenmesi ile ilgili hususlar yönetmelikle düzenlenecek.
Diyanet İşleri Başkanlığında din hizmetleri sınıfına ait kadrolarda çalışan sözleşmeli personelin 4 yıl süreyle başka bir yere atanamayacağına yönelik süre 3 yıla indiriliyor. Sözleşme gereği 3 yıllık çalışma süresini tamamlayanlar, talepleri halinde bulundukları yerde din hizmetleri sınıfına ait kadrolara atanacak. Bu şekilde atananlar, aynı yerde en az 2 yıl yerine artık 1 yıl daha görev yapacak.
Kanunla, "çıraklık şartları" başlığı, "mesleki eğitim merkezi programına çıraklık kayıt şartları" olarak değiştiriliyor. 19 yaşından gün almış olanlardan daha önce çıraklık eğitiminden geçmemiş olanların, yaşlarına ve eğitim seviyelerine uygun olarak düzenlenecek mesleki eğitim programlarına göre çıraklık eğitimine alınabileceğine yönelik hüküm kaldırılıyor.
Kalfalık yeterliğini kazanmış olanların mesleki yönden gelişmelerini ve bağımsız iş yeri açabilmelerini temin için gerekli yeterlilikleri kazandırmak gayesiyle ustalık eğitimi düzenlenecek.
Kanunla, eğitim-istihdam bağlantısının güçlendirilmesi, özel sektör tarafından mesleki eğitime doğrudan katkı sağlanması ve faaliyet gösterilen alanlarda ihtiyaç duyulan becerilere sahip nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesi amacıyla "çıraklık, kalfalık ve ustalık eğitimi ile mesleki ve teknik kurs programlarının uygulandığı özel öğretim kurumu" olarak tanımlanan mesleki eğitim merkezleri, organize sanayi bölgesi (OSB) yönetimlerince ve özel sektör tarafından açılabilecek.
Milletlerarası özel öğretim kuruluşlarının okul açılış tarihleri, düzenleme kapsamı dışında tutulacak.
Özel eğitim kuruluşlarına, yanıltıcı reklam vermesi durumunda cezai yaptırım uygulanacak.
Özel okul öncesi eğitim, özel ilkokul, ortaokul ve liselere devam eden öğrencilere okulun öğrenim süresi kadar eğitim ve öğretim desteği verilmesi için öğrencilerde Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olma şartı aranacak.
Öğrenciler için verilen eğitim ve öğretim desteği, gereken şartları karşılayamayan kurumlardan tahsil edilmeyecek.
ÖSYM'de görevlendirilen yükseköğretim kuruluşlarında görevli öğretim elemanları ile Milli Eğitim Bakanlığında görevli öğretmenlere ödenen ancak sona eren ek ödeme uygulaması, 31 Aralık 2021'e kadar devam edecek. Ek ödeme tutarı, 40 bin gösterge rakamının memur aylık katsayısıyla çarpımı sonucu bulunacak miktarı geçmeyecek.
Milli Eğitim Bakanlığına bağlı özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde hizmet alan birey sayısına göre Bakanlıkça, sadece Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları için ödeme yapılacak. Her engel türüne göre belirlenen yaşa kadar eğitim verilecek ve destek verilecek hastalık türleri açıkça yazılacak.
Düzenlemeyle sözleşmeli öğretmenlerin başka bir yere atanmaları için doldurmaları gereken süre 4 yıldan 3 yıla, bu sürenin ardından öğretmen kadrolarına atananların aynı yerdeki görev süresi ise 2 yıldan 1 yıla indiriliyor.
Kanunla, Sağlık Bakanlığında çalışan sözleşmeli personelin kadroya atanabilmesi için zorunlu hizmet süresi 4 yıla düşürülüyor. Sözleşmeli sağlık personelinden 3 yıllık çalışma süresini tamamlayanlar, talepleri halinde bulundukları yerdeki kadrolara atanacak. Bu kadrolara atananlar, aynı yerde en az 1 yıl daha görev yapacak.
Düzenlemeye eklenen maddeye göre, maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce alınmış engelli sağlık kurulu raporu bulunanlardan "sürekli" raporu bulunanlar ile "süreli" raporu bulunup rapor süresi devam edenler, rapor süreleri bitene kadar destek eğitimi almaya devam edecek.
Yükseköğrenim düzeyinde hizmet veren özel öğrenci yurtlarına yönelik iş ve işlemlerin Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından yürütülmesine ilişkin maddeler, kanunun yayımı tarihinden 1 yıl sonra yürürlüğe girecek. Bu sürede, bu yurtlara ilişkin iş ve işlemler, Milli Eğitim Bakanlığınca yürütülmeye devam edilecek.
Teklifin kabul edilmesinin ardından TBMM Başkanvekili Mithat Sancar, birleşimi, 2 Temmuz Salı saat 15.00'te toplanmak üzere kapattı.
AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin, "Muhalefet partilerindeki arkadaşlarım '25 yıl sonra İstanbul'u kazandık' diyorlar. 25 yıldır tokat mı yiyorlardı? Böyle mi telakki ediyorlar?" dedi.
AK Parti Kocaeli Milletvekili Emine Zeybek, "İzmit'in Kurtuluşu", İYİ Parti Denizli Milletvekili Yasin Öztürk, "Acıpayam Depremi nedeniyle vatandaşların yaşadığı sorunlar", Saadet Partisi İstanbul Milletvekili Nazır Cihangir İslam, "23 Haziran'da yapılan İstanbul seçimlerinin demokrasi açısından değerlendirilmesi" konularında gündem dışı konuşmalar yaptı.
Cihangir İslam, milletin son seçimde mührü basarak Ekrem İmamoğlu'nun başkanlığını onayladığını söyledi.
Milletin, daima kritik noktalarda kaderine el koyduğunu ve doğru olanı yaptığını, bundan herkesin ders alması gerektiğini belirten İslam, "Sevgili AK Parti'liler, aziz millet önce 13 bin 500 oyla kulağınızı çekti, bu sefer 806 bin oyla ense kökünüze bir tokat patlattı." ifadesini kullandı.
"Millet cezanızı kesmiştir." diyen İslam, rap sanatçısı Ceza ile ünlü neyzen Mercan Dede'nin Meclise davet edilmesini ve milletvekillerine konser vermesini talep ederek, TBMM Başkanvekili Sancar'dan, bunu Başkanlık Divanı'na iletmesini istedi.
Sancar da, "Sayın İslam, bu talebinizi iletin, ben de destek olayım." dedi.
Daha sonra grup başkanvekilleri yerlerinden söz alarak, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Yavuz Ağıralioğlu, TRT'nin, eşit yayın yapma sorumluluğundaki devlet kuruluşu olduğunu ancak Türkiye'deki siyasal temsiliyet imkanlarını AK Parti'nin lehine kullandığını savundu.
Ağıralioğlu, "30 yıldır memleket, millet meselesine cümle kuruyorum. Osman Öcalan'ın çıkabildiği TRT'ye biz çıkamadık. TRT bütün müştemilatıyla bilabedel AK Parti'ye geçirilsin. TRT'nin herkese eşit mesafede yayın yapmasını istiyoruz." diye konuştu.
MHP Grup Başkanvekili Muhammed Levent Bülbül, Türkiye'nin egemenlik haklarına yönelik ciddi saldırıların ve siyasi oyunların olduğunu belirtti.
ABD'nin, S-400 hava savunma sistemleri üzerinden Türkiye'ye yaptığı açıkça tehdidin kabul edilemeyeceğini ifade eden Bülbül, "ABD, önemli tavizlerle devletimizin diz çökmesini ve çözülmeye girmesini beklemektedir. Türkiye kendi kaderini kendisi tayin edecek bağımsız bir devlettir." dedi.
Doğu Akdeniz'de Türkiye'nin hükümranlık hakları ile Kıbrıs Türklerinin haklarının yok sayılmaya çalışıldığına işaret eden Bülbül, "Türkiye bu fiili duruma asla müsaade etmeyeceğini ifade etmiştir. Bizler bu hususta, devletimizin atacağı adımların sonuna kadar arkasındayız. Türkiye, yapacağı sondaj faaliyetleriyle birlikte Doğu Akdeniz'de oluşabilecek her türlü oldubittiye, zorbalığa karşı kendi haklarını ve Kıbrıs Türklerinin haklarını savunmaya kararlıdır." ifadelerini kullandı.
HDP Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç, Türkiye'de nüfusun yüzde 60'ından fazlasının açlık ve yoksulluk sınırı altında yaşadığını savundu.
Bu vahim tabloyu düzeltmek için çaba harcaması gereken iktidarın, halkın üzerine yeni zamlarla gittiğini söyleyen Oluç, "Seçim geçti zamlar başladı. Seçim sürecinde halka meydanlardan çay poşetleri atanlar şimdi kuru çaya yüzde 15, şekere yüzde 16 oranında zam yaptılar. Görünen o ki başka zamlar da gelecek." dedi.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu hakkında sosyal medyadaki paylaşımları nedeniyle açılan davanın yarın başlayacağını hatırlattı.
Kaftancıoğlu'na destek vermek için yarın İstanbul'da olacaklarını vurgulayan Özel, "Çünkü Ekrem İmamoğlu'nu kucaklayan İstanbul ittifakı şunu biliyor ki Canan Kaftancıoğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığının kazanılmasında gösterdiği katkılardan dolayı yargılanmaktadır. Bu yüzden hedef alınmıştır. Kaftancıoğlu'nu yargılamak demek İstanbul halkının tercihini yargılamak demektir. Canan Kaftancıoğlu yalnız değildir." ifadelerini kullandı.
AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin de Şanlıurfa Halfeti'deki işkence iddialarına ilişkin, İçişleri Bakanlığıyla görüştüğünü, bu konuda TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu'nun ne yaptığını sorduğunu aktardı.
Konuya ilişkin aldığı bilgileri aktaran Zengin, "Bu kişiler, Dışişleri Bakanlığı sınavını usulsüzce kazandığı iddiasıyla gözaltına alınan Dışişleri Bakanlığı personeli. Bu kişiler, FETÖ/PDY üyesi olmaktan gözaltındalar. Kendileriyle alakalı her 24 saatte doktor raporu var. Bu raporda cebir ve darp izinin olmadığı belirtiliyor." dedi.
Zengin, komisyonda, yakın tarihte konuyla ilgili detaylı bilgilendirme toplantısı yapılacağını bildirdi.
Saadet Partisi İstanbul Milletvekili Cihangir İslam'ın, "Millet son seçimde ense kökünüze bir tokat patlattı." şeklindeki sözlerine yanıt veren Zengin, bu sözü çok yakışıksız bulduğunu belirtti.
Saadet Partisi'nin son seçimde oyunun yarı yarıya düştüğünü anlatan Zengin, "Bu durumda kendi partisi tokat üstüne tokat mı yemiştir, partisi tokatlanmış mıdır? Böyle mi anlamalıyız? Muhalefet partilerindeki arkadaşlarım '25 yıl sonra İstanbul'u kazandık' diyorlar. 25 yıldır tokat mı yiyorlardı? Böyle mi telakki ediyorlar? Muhataplarınıza bir sözü söylerken önce kendi geçmişinize bakmanız lazım." diye konuştu.
Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Başkanı Emrullah İşler, gelecek yıldan itibaren özel eğitim kurumlarına yönelik teşvik verilmeyeceğini, OSB içerisindeki ve OSB dışındaki mesleki eğitim okullarına teşvikin devam edeceğini bildirdi.
Genel Kurulda Bazı Kanun ve KHK'larda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifinin ikinci bölümü üzerindeki görüşmeler tamamlandı.
İYİ Parti Adana Milletvekili İsmail Koncuk, teklifle ilkokula başlama yaşının 69 aya çıkarılmasının doğru olduğunu vurgulayarak, "Bunu Sayın Ziya Selçuk'un başarısı olarak görüyorum ve Ziya Selçuk'u tebrik ediyorum." diye konuştu.
Genel Kuruldaki dünkü konuşmasında sözleşmeli personelin durumuna değindiğini anlatan Koncuk, "Konuşmamdan sonra Sayın Komisyon Başkanımız Emrullah İşler, bu '3+1' dışında kalan sözleşmelilerle ilgili bir çalışma yapılacağını ifade etti. İYİ Parti olarak bu sözün takipçisi olacağımızı ifade ediyorum." sözlerini sarf etti.
Koncuk ayrıca kırmızı bültenle aranan terörist Osman Öcalan'ın televizyon programında yer alması nedeniyle TRT'yi ve iktidarı eleştirdi.
HDP İstanbul Milletvekili Erol Katırcıoğlu, teklifin, özel eğitim kurumlarının yanıltıcı reklam yapmasına müeyyide uygulanmasını öngören maddesini eleştirdi. Söz konusu kurumların yanıltıcı çok şey yaptıklarını öne süren Katırcıoğlu, "Özel eğitim kurumlarının da ihtiyaç duyulduğu takdirde bu sistemin içinde yer almasında bir sakınca olmayabilir. Fakat bunların gerçekten denetlenebilmiş olması, regüle edilmesi lazım. Bugün itibarıyla baktığımızda bu regülasyon hizmetinin yeteri kadar olmadığını biliyoruz." görüşünü dile getirdi.
Teklife ilişkin "yabancı uyruklu öğrencilere eğitim verilmemesine yönelik bir saptamanın olduğunu" savunan Katırcıoğlu, "Bu, Türkiye'nin bugüne kadar gösterdiği komşuluk ilişkileri, insan hakları konusundaki sözde yaklaşımında doğrusunu isterseniz büyük bir delik açacak gibi geliyor bana." ifadesini kullandı.
Komisyon Başkanı İşler, İYİ Partili Koncuk'un sözlerine cevap verdi.
Genel Kurulda dün yaptığı açıklamaların İsmail Koncuk tarafından yanlış anlaşıldığını belirten İşler, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Sanırım, Sayın Koncuk ile Türkçe konuşmamıza rağmen bir türlü anlaşamıyoruz. Benim söylemediğim şeyleri söylemiş gibi Meclis Genel Kurulunun kürsüsünden söylüyor. Parti grubumuza çeşitli talepler geldi personel rejimiyle ilgili. Buna binaen, 'Personel rejimine ilişkin farklı talepler olduğunu biliyoruz ve önümüzdeki dönemde AK Parti olarak bunları ilgili paydaşlar ve kurumlarla görüşerek kapsamlı bir şekilde ele alacağız.' dedim ama kendisi yine spesifik hale getirerek, görüşmekte olduğumuz süreli sözleşmelilerin bir de süresizleri var, onları kastederek söyledi. Dolayısıyla bu durumu düzeltmemiz lazım. Ben burada bu cümleyi 2 defa kullandım ve bir ad koymadım çünkü personel rejiminde onlarca farklı statüde kesimin olduğunu biliyoruz. Dolayısıyla genel bir çalışma yapma iradesini Genel Kurula ve kamuoyuna duyurmuş oldum."
İşler, önümüzdeki yıldan itibaren özel eğitim kurumlarına yönelik teşvik verilmeyeceğini açıklayarak, "Böyle bir teklif Maliye Bakanlığına yapılmayacak ve özel eğitim kurumlarına verilen destek kesilmiş olacak ancak OSB içerisindeki ve OSB dışındaki mesleki eğitim okullarına teşvik devam edecek." dedi.
CHP Yozgat Milletvekili Ali Keven, ücretli öğretmenlerin güvencesiz çalıştıklarını ve eğitim fakültesi mezunu olmayanların da öğretmen olarak ders verebildiklerini söyledi.
Öğretmenlerin her türlü ekonomik sıkıntıdan kurtarılmasını ve özlük haklarının iyileştirilmesini isteyen Keven, 3600 ek gösterge düzenlemesinin bir an önce hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti.
MHP Gaziantep Milletvekili Ali Muhittin Taşdoğan, öğretmenlerin sorunlarının gelecek nesillerin sorunları olacağını dile getirerek, "Sözleşmeli öğretmenlikten vazgeçilmeli, tek istihdam şekli kadrolu öğretmenlik olmalıdır." diye konuştu.
Genel Kurulda teklifin ikinci bölümündeki maddelerin görüşülmesine geçildi.
TBMM Genel Kurulunda, TRT'nin, terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan'ın kardeşi Osman Öcalan ile röportaj yapması konusunda tartışma yaşandı.
Genel Kurulda, ilkokula başlama yaşının 69 aya çıkarılmasına ilişkin düzenlemenin de bulunduğu Bazı Kanun ve 652 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin ikinci bölümü üzerindeki görüşmelerde, grup başkanvekilleri Osman Öcalan'ın TRT'de yayınlanan röportajına ilişkin görüşlerini açıkladı.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Yavuz Ağıralioğlu, bir teröristin mektubunun yorumlanmasına neden olan süreçte Osman Öcalan'ın TRT'de boy göstermesiyle ilgili kamuoyunu rahatlatacak açıklama yapılmadığını ifade ederek, "Bir seçimde milli uçak, öbür seçimde milli otomobil, bu seçimde de milli teröristimiz oldu." diye konuştu.
MHP Grup Başkanvekili Muhammed Levent Bülbül, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin, dünkü grup toplantısında meseleye ilişkin değerlendirmelerini ortaya koyduğunu hatırlattı. Bülbül, "Bu mektuptan medet uman namerttir, 'MHP medet umdu' diyen de namerttir." dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin, "Terörden beslenen herkesi lanetlememiz lazım. Kandil'den gelen mesajı normal ama böyle bir açıklamayı anormal görüyorsanız bir sorun var, hepsi anormal." ifadesini kullandı.
Terörden destek alan siyaseti reddettiklerini vurgulayan Zengin, "Meclisin içinde ya da dışında Kandil'den, İmralı'dan gelen mesajı reddeden bir partiyiz fakat günün sonunda bu açıklamaların toplum huzurunda bir tesiri var. Buradan yola çıktığımızda AK Parti ve MHP, terörle kati şekilde mesafesi olan, mücadele eden siyasi partiler. Tüm partilerin de böyle olması gerektiğine inanıyoruz." dedi.
Zengin, şöyle devam etti:
"TRT ile alakalı konuda bir yayıncı programlarına isim davet ederken kademe kademe herkesten izin almaz. Böylesine önemli bir konuda bence muhakkak sormalıydı. Kim, nerede, nasıl, kırmızı bültenle aranan bir kişiyle röportaj yaptı? Bunu ben de öğreneceğim, öğrenmek isterim. Nihayetinde bunun bir bedeli var. Buradan bakıldığında bu parti içinde hiç kimse bunun normal olduğunu asla iddia edemez. Olmaması gereken bir şeydir. Haber yayıncılığı bu şekilde olamaz. TRT, kırmızı bültenle aranan birine mikrofon uzatamaz. Belki başka haber kanalları istiyorsa bunu yapabilir ama TRT bunu yapmamalıdır. Bu nedenle biz de bu konunun takipçisi olacağız."
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel ise "Kırmızı bültenle aranan biriyle TRT yurt dışında nasıl irtibat kuruyor?" diye sordu.
"Bu işler Milli İstihbarat Teşkilatı olmadan olmaz." diyen Özel, şunları söyledi:
"MİT Müsteşarı'na en tepeden talimatla, MİT Müsteşarı'nın sağladığı ekiple TRT'den alınan ekibin götürüldüğünü, kaydın yapıldığını ve partinizin hiyerarşisi içinde buna aleniyet kazandırıldığını cümle alem biliyor. Devlet nasıl yönetiliyor biliyoruz. Devleti bir suç örgütü gibi yönetme maharetinizi de biliyoruz. O yüzden burada bazı eleştirileri duyacaksınız, bu eleştirileri hazmetmek ve bunun üstüne bir şey söylememek hiç olmazsa sizi de kurumsal kimliğinizi de daha az sıkıntıya sokar."
Tekrar söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Zengin, böyle bir üsluba gerek olmadığını belirtti.
Konuyla ilgili bildiği ve söylediği şeylerden mesul olduğunu dile getiren Zengin, şöyle konuştu:
"Size herhalde MİT özel haber mi veriyor, telefon mu ediyor? Buraya gelirken MİT'le herhangi bir konuşmam olmadı. Demek ki size içeriden özel bilgi geliyor. Demek ki halen FETÖ'cüler size içeriden haber geçiyor. Çok acayip derecede radikal bir şey söylüyorsunuz. Ne demek devleti suç örgütü gibi yönetmek? Elinizde bu konuyla alakalı bilgi, belge varsa hakim, savcı orada buyrun, başvurun. Biz devleti hukuka uygun yönetiyoruz. Bunu kabul etseniz iyi olur."
CHP Grup Başkanvekili Özel de "Bizi çocuk yerine, salak yerine koymaya çalışmayın. Milleti koymaya çalıştınız, ne Türkler ne de Kürtler, İstanbul'daki hiç kimse bu yaptığınıza teslim olmadı. Bize karşı bu aşağılayıcı yaklaşımınız için teessüf ederim." karşılığını verdi.
Zengin, kimseye çocuk muamelesi yapmadığını belirterek, "Siz demek ki kendinizi öyle hissediyorsunuz. Son derece net şekilde fikrimi ifade ediyorum. Siz yaptığınız işleri normal görüyorsunuz. Kandil sizi onayladığında, Kandil, FETÖ 'oy verin' dediğinde, dışarıdaki FETÖ'cülerin web sayfaları, Twitter hesapları sizi desteklerken bundan hiç rahatsızlık duyuyor musunuz? Hayır, duymuyorsunuz. Kampanyanızı onlar organize ediyor." şeklinde konuştu.
HDP Grup Başkanvekili Fatma Kurtulan da "Meclis'in Kürt sorununun demokratik çözümünü önüne koyması gerektiğini" söyledi.
Ülkenin demokratik çözüme ihtiyacı olduğunu dile getiren Kurtulan, "Meclis'in artık bunu tartışması lazım. Hep taziye dilemekten vazgeçin, Meclis demokratik çözümü önüne koysun. Bunun için çaba gösterelim." dedi.
Genel Kurulda teklifin ikinci bölümü üzerindeki görüşmeler devam ediyor.
İlkokula başlama yaşını 69 aya çıkaran, sözleşmeli öğretmenler ile Sağlık Bakanlığı ve Diyanet İşleri Başkanlığındaki sözleşmeli personelin kadroya atanması için gerekli süreyi kısaltan kanun teklifi TBMM Genel Kurulunda kabul edilerek yasalaştı.
Kanuna göre, gerçek ve tüzel kişiler tarafından yemekli ve yemeksiz öğrenci yurtları ve buna benzer kurumlar açılması ve işletilmesi, ortaokul ve ortaöğretim düzeyinde Milli Eğitim Bakanlığının iznine bağlı olmaya devam edecek. Yükseköğrenim düzeyindeki yurtların açılması ve işletilmesi ise Gençlik ve Spor Bakanlığının iznine bağlı olacak.
Mevcut düzenlemede Milli Eğitim Bakanlığı, bu gibi yurt ve kurumları, tespit edeceği esaslara göre denetlerken, kanunla denetim görevi ilgili bakanlıklara veriliyor.
Öğrenim düzeyine göre barınma hizmeti verilecek öğrenciler ile bu hizmetin verilebileceği kurumlar ve bu hizmeti sunacak gerçek ve tüzel kişilerin nitelikleri, ilgisine göre Milli Eğitim Bakanlığı ve Gençlik ve Spor Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikle belirlenecek.
Kanunla, 66 ay olan ilkokula başlama yaşı 69 ay olarak yeniden düzenlendi. Mecburi ilköğretim çağı, 6-13 yaş grubundaki çocuklar yerine 6-14 yaş grubundaki çocukları kapsayacak.
İlkokulların birinci sınıflarına, o yılın 31 Aralık tarihinde 72 ayını dolduran çocukların kaydı yapılacak ancak çocuğun gelişim durumuna bağlı olarak okula erken başlaması veya kaydın ertelenmesi ile ilgili hususlar yönetmelikle düzenlenecek.
Diyanet İşleri Başkanlığında din hizmetleri sınıfına ait kadrolarda çalışan sözleşmeli personelin 4 yıl süreyle başka bir yere atanamayacağına yönelik süre 3 yıla indiriliyor. Sözleşme gereği 3 yıllık çalışma süresini tamamlayanlar, talepleri halinde bulundukları yerde din hizmetleri sınıfına ait kadrolara atanacak. Bu şekilde atananlar, aynı yerde en az 2 yıl yerine artık 1 yıl daha görev yapacak.
Kanunla, "çıraklık şartları" başlığı, "mesleki eğitim merkezi programına çıraklık kayıt şartları" olarak değiştiriliyor. 19 yaşından gün almış olanlardan daha önce çıraklık eğitiminden geçmemiş olanların, yaşlarına ve eğitim seviyelerine uygun olarak düzenlenecek mesleki eğitim programlarına göre çıraklık eğitimine alınabileceğine yönelik hüküm kaldırılıyor.
Kalfalık yeterliğini kazanmış olanların mesleki yönden gelişmelerini ve bağımsız iş yeri açabilmelerini temin için gerekli yeterlilikleri kazandırmak gayesiyle ustalık eğitimi düzenlenecek.
Kanunla, eğitim-istihdam bağlantısının güçlendirilmesi, özel sektör tarafından mesleki eğitime doğrudan katkı sağlanması ve faaliyet gösterilen alanlarda ihtiyaç duyulan becerilere sahip nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesi amacıyla "çıraklık, kalfalık ve ustalık eğitimi ile mesleki ve teknik kurs programlarının uygulandığı özel öğretim kurumu" olarak tanımlanan mesleki eğitim merkezleri, organize sanayi bölgesi (OSB) yönetimlerince ve özel sektör tarafından açılabilecek.
Milletlerarası özel öğretim kuruluşlarının okul açılış tarihleri, düzenleme kapsamı dışında tutulacak.
Özel eğitim kuruluşlarına, yanıltıcı reklam vermesi durumunda cezai yaptırım uygulanacak.
Özel okul öncesi eğitim, özel ilkokul, ortaokul ve liselere devam eden öğrencilere okulun öğrenim süresi kadar eğitim ve öğretim desteği verilmesi için öğrencilerde Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olma şartı aranacak.
Öğrenciler için verilen eğitim ve öğretim desteği, gereken şartları karşılayamayan kurumlardan tahsil edilmeyecek.
ÖSYM'de görevlendirilen yükseköğretim kuruluşlarında görevli öğretim elemanları ile Milli Eğitim Bakanlığında görevli öğretmenlere ödenen ancak sona eren ek ödeme uygulaması, 31 Aralık 2021'e kadar devam edecek. Ek ödeme tutarı, 40 bin gösterge rakamının memur aylık katsayısıyla çarpımı sonucu bulunacak miktarı geçmeyecek.
Milli Eğitim Bakanlığına bağlı özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde hizmet alan birey sayısına göre Bakanlıkça, sadece Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları için ödeme yapılacak. Her engel türüne göre belirlenen yaşa kadar eğitim verilecek ve destek verilecek hastalık türleri açıkça yazılacak.
Düzenlemeyle sözleşmeli öğretmenlerin başka bir yere atanmaları için doldurmaları gereken süre 4 yıldan 3 yıla, bu sürenin ardından öğretmen kadrolarına atananların aynı yerdeki görev süresi ise 2 yıldan 1 yıla indiriliyor.
Kanunla, Sağlık Bakanlığında çalışan sözleşmeli personelin kadroya atanabilmesi için zorunlu hizmet süresi 4 yıla düşürülüyor. Sözleşmeli sağlık personelinden 3 yıllık çalışma süresini tamamlayanlar, talepleri halinde bulundukları yerdeki kadrolara atanacak. Bu kadrolara atananlar, aynı yerde en az 1 yıl daha görev yapacak.
Düzenlemeye eklenen maddeye göre, maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce alınmış engelli sağlık kurulu raporu bulunanlardan "sürekli" raporu bulunanlar ile "süreli" raporu bulunup rapor süresi devam edenler, rapor süreleri bitene kadar destek eğitimi almaya devam edecek.
Yükseköğrenim düzeyinde hizmet veren özel öğrenci yurtlarına yönelik iş ve işlemlerin Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından yürütülmesine ilişkin maddeler, kanunun yayımı tarihinden 1 yıl sonra yürürlüğe girecek. Bu sürede, bu yurtlara ilişkin iş ve işlemler, Milli Eğitim Bakanlığınca yürütülmeye devam edilecek.
Teklifin kabul edilmesinin ardından TBMM Başkanvekili Mithat Sancar, birleşimi, 2 Temmuz Salı saat 15.00'te toplanmak üzere kapattı.
