2016-11-25 - 15:42
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Ahmet Aydın başkanlığında toplandı. Genel Kurul'da, Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında KHK ile Bazı Kanun ve KHK'larda Değişiklik Yapan Kanun Tasarısı'nın birinci bölümünde yer alan 27 madde kabul edildi.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Ahmet Aydın başkanlığında toplandı. Aydın, gündeme geçmeden önce üç milletvekiline söz verdi.
TBMM Genel Kurulunda, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü üzerine konuşmalar yapıldı.
CHP Ankara Milletvekili Şenal Sarıhan, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü ile ilgili gündem dışı konuşmasında, eşitliğin sağlanamadığı bir dünyada yaşadıklarını, kadınların şiddet görmeye devam ettiğini, Ankara'da üç gün üst üste üç kadın cinayeti işlendiğini söyledi. Sarıhan, kadına yönelik şiddetin yasal yollardan nasıl aşılacağı konusunun kadın örgütleriyle birlikte ele alınmasını istedi.
AK Parti Konya Milletvekili Hüsnüye Erdoğan da aynı konudaki konuşmasında, şiddetin fiziksel ve ruhsal dengeyi etkileyen yıkım olduğunu belirterek, çeşitli nedenlerden dolayı dünyada pek çok kadının şiddete maruz kaldığını ifade etti. Kaba kuvvetle korkutulup sindirilen kadınların bunu yakın çevresiyle bile paylaşamadığını belirten Erdoğan, AK Parti'nin, kadını güçlendirici çalışmalarda bulunduğunu, sunulan hizmetin sayı ve kalitesini arttırdığını söyledi.
MHP Grup Başkanvekili Erhan Usta, hane halklarının borçlarıyla ilgili gündem dışı konuşmasında, yaşanan gelişmelerin gelecek dönemde ekonomide olumsuz etkileri olacağını belirterek, "Dolar kuru bugün 3,47'ye çıktı. 'İnse ne olur, çıksa ne olur' demek çok yanlış. Türkiye sıfır büyümeye kadar geldi. FED kararlarının ülke üzerinde olumsuz etkileri olacak. Maliye politikaları gevşedi. Bir an önce ekonomide güven ve beklentileri düzeltmek lazım. Ekonomi, ayaklarımızın altında kayıyor; hükümet bunun farkında mı?" diye konuştu.
Başkanvekili Aydın da konuşmasında, en temel yaşam hakkını ihlal eden tüm kişi ve odaklara karşı çıkmanın herkesin sorumluluğu olduğunu belirterek, "Bu sorumluluğun neticesi olarak, gerek sorumlu kişilerin özverili adımları gerekse kamu ve sivil toplum örgütlerinin çalışması sonucu, kadına yönelik şiddete karşı oluşan duyarlılığı takdirle karşılıyorum. Cennetin anaların ayakların altında olduğunu söyleyen medeniyet değerlerimizin bize yüklediği tarihi misyonun gereği olarak, şiddete karşı sıfır tolerans yaklaşımının sadece ülkemizde değil, tüm dünyada gerçekleşmesi için parlamento alarak çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Sadece bir günün değil, tüm günlerin kadına yönelik şiddete karşı sözde değil, özde mücadele için herkesi duyarlılığa davet ediyorum." dedi.
HDP Grup Başkanvekili Çağlar Demirel, kadına yönelik şiddeti lanetlediklerini, Türkiye'nin konuyla ilgili karnesinin zayıf olduğunu savunarak, "Türkiye'de kadın örgütleri, kadına yönelik şiddetle mücadele ettikleri için kapatıldı. Kadın hareketi için çalışan kadın milletvekillerimiz ve eş genel başkanımız cezaevinde." diye konuştu.
MHP Grup Başkanvekili Usta, Mecliste kötü bir tecrübe yaşandığına işaret ederek, kadına yönelik cezaların hiçbir şekilde affedilmemesi, caydırıcı olması ve af kapsamına girmemesi gerektiğini kaydetti.
CHP Grup Başkanvkekili Levent Gök de Fırat Kalkanı Harekatı ile ilgil hükümetin derhal Meclisi bilgilendirmesi gerektiğini söyledi.
Gök, çocuk bedeni üzerindeki istismarın konuşulduğu ortamda kadınların yapılmak istenen düzenlemeye "hayır" dedikleri için polis şiddetine uğradığını ifade ederek, "AKP'li milletvekillerine soruyorum, kadınlar yerlerde sürüklenirken neredeydiniz? Siz böyle olayları yaşatırsanız Avrupa Parlamentosu başka ne karar verecek?" diye konuştu.
AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı ise konuyla ilgili siyasi hassasiyetlerinin 14 yıllık iktidarlarında temsil edildiğini belirterek, her kesimin genel anlamda sorun çözme yöntemi olarak şiddete başvurmayla mücadele etmesi ve kadına yönelik şiddetle mücadelede dayanışma içinde olması gereğine işaret etti.
Genel Kurulda yerinden söz alan milletvekilleri de kadına yönelik şiddete değindi.
AK Parti Bursa Milletvekili Emine Yavuz Gözgeç, "Kadın, çocuk demeden insanları katleden, yerlerinden yurtlarından eden, kız çocuklarını dağa kaçıran, istismar eden, terörist olmaya mahkum eden, canlı bomba olarak kullanan tüm terör örgütleriyle, bu şiddet hareketlerine karşı hep birlikte mücadele etmek zorundayız" dedi.
TBMM Genel Kurulunda, HDP'nin, kadına yönelik şiddetin araştırılmasıyla ilgili önergenin gündeme alınmasına ilişkin grup önerisi görüşüldü.
HDP Van Milletvekili Bedia Özgökçe Ertan, 2016 yılında bile hala kadın cinayetlerinden, şiddetten bahsettiklerini söyledi.
Erkek şiddetinden dolayı kadınların yaşamını yitirdiğini ifade eden Ertan, "Sadece 2016 yılında 220 kadın öldürülmüş durumda. Bir devlet için gerçekten utançtır bu rakamlar. Böylesi bir konuda Meclis araştırması istenmesi devletin yükümlülüğüdür. Başka ülkeler böyle yapıyor." dedi.
Türkiye'nin şiddete yönelik karnesinin kötü olduğunu öne süren Ertan, "Partimize yönelik 4 Kasım'da yapılan yargı darbesi sonucu eş başkanımız Figen Yüksekdağ ile birlikte 5 kadın arkadaşımız tutsak durumdadır. İçinde bulunduğumuz şiddet sarmalından çıkmak için şiddete, zulme, her türlü ayrımcılığa karşı mücadele eden kadınların mücadelesi yaşamsal bir rol oynamaktadır." diye konuştu.
MHP Aydın Milletvekili Deniz Depboylu da 2016 yılında sadece kız çocuklarının değil erkek çocuklarının da şiddet mağduru olduğunu söyledi.
Depboylu, Göktürkler döneminde dahi kadın ve erkeğin eşit statüde olduğunu belirterek, bugün ise durumun çok vahim boyutlarda olduğunu söyledi. Depboylu, "Kadının yerine baktığımızda maalesef 26. Dönem'de 550 milletvekili var, 80'i kadın. Kabineye bakıyoruz, çok üzücü, bir tek kadın bakanımız var. Biz kabinede hiç olmazsa yüzde 30'u yakalamak isterdik. Yaptıklarımızla övünmek, yapmadıklarımızın üzerini örtmek doğru değildir.' diye konuştu.
CHP İstanbul Milletvekili Sibel Özdemir ise "kadına yönelik şiddetin sadece öldürme üzerinden değil, tüm yönleriyle değerlendirilmesi gerektiğini" belirtti.
Erken yaşta evliliklerin sayısının oldukça yüksek olduğunu ifade eden Özdemir, bu konunun öncelikle ele alınması gerektiğini dile getirdi.
Özdemir, "Ülkemizde ekonomik darboğaz, borç sarmalı, işsizlik ve beraberindeki sosyal dışlanma, beraberinde topyekün şiddetin ortaya çıkmasına neden olmuştur. Eşinden veya birlikte yaşadığı erkek tarafından fiziksel şiddet gören kadınların oranı yüzde 36'dır. AKP hükümetlerinin 14 yılda çözemediği ve hatta artış yaşanan kadına yönelik şiddetle karşı karşıyayız. Şiddetin ve cinayetlerin önlenmesi için sonuna kadar mücadele edeceğiz." dedi.
AK Parti Bursa Milletvekili Emine Yavuz Gözgeç de kadına yönelik şiddetin Türkiye'nin değil dünyanın tüm ülkelerinin sorunu olduğunu söyledi.
Toplumsal cinsiyet eşitliği indekslerinde başı çeken ülkelerde dahi kadına yönelik şiddetin bir sorun olmaktan çıktığını söylemenin mümkün olmadığını vurgulayan Gözgeç, "Dünyanın dört bir tarafında görülen bu şiddet olgusuna duyarsız kalmamız mümkün değildir." ifadelerini kullandı.
AK Parti döneminde kadına yönelik şiddeti önlemek adına reform niteliğinde adımlar atıldığının altını çizen Gözgeç, şunları kaydetti:
"Kanuni düzenlemeler tek başına yeterli değildir. Bu konuda her meslek koluna eğitimler verilmiştir. Yapılan düzenlemeler ve çalışmalar göstermiştir ki bu konuya hiçbir zaman duyarsız kalmamız mümkün olmamıştır. Hepimizin bu konuda sorumluluğu olduğuna inanıyorum. Özellikle terör... Kadın, çocuk demeden tüm toplumun yaşama hakkını hedef alan kapsamlı bir şiddet hareketidir. Kadın, çocuk demeden insanları katleden, yerlerinden yurtlarından eden, kız çocuklarını dağa kaçıran istismar eden, terörist olmaya mahkum eden, canlı bomba olarak kullanan tüm terör örgütleriyle, bu şiddet hareketlerine karşı hep birlikte mücadele etmek zorundayız."
Konuşmaların ardından HDP'nin grup önerisi kabul edilmedi.
TBMM Genel Kurulunda, CHP'nin, süt üreticilerinin sorunlarıyla ilgili grup önerisi kabul edilmedi.
TBMM Danışma Kurulunun toplanamaması üzerine CHP, önerisini Genel Kurula taşıdı.
Öneri üzerinde konuşan CHP Edirne Milletvekili Okan Gaytancıoğlu, yanlış politikaların tarım ve hayvancılıkta ülkenin ithalata bağımlı hale gelmesine neden olduğunu belirterek, "Devlet et mi satar, süt mü satar?" anlayışının olumsuz sonuçlarının görülmeye başlandığını anlattı.
Süt fiyatının 1,7 kuruş olduğunu, bazı kentlerde 95 kuruşa kadar indiğini savunan Gaytancıoğlu, üreticilerin zararda olduğunu, ülkenin ithala bağımlı olduğunu söyledi. Gaytancıoğlu, ithalata rağmen et fiyatlarının düşmediğini savunarak, "yandaşları korumak amacıyla" ithalat yapıldığını öne sürdü.
MHP Ankara Milletvekili Erkan Haberal, süt üretiminde kooperatifleşmenin önemli olduğunu, pazarlamanın devlet tarafından denetlenmesi gereğine işaret ederek, yaz ve kış fiyatlarının farklı olmasının da engellenmesinin şart olduğunu söyledi. Devletin süt tozuna destek verirken, üreticiyi desteklemediğini savunan Haberal, "Kaliteli ürün daha fazla desteklenmeli." dedi.
Öneri lehinde konuşan HDP Muş Milletvekili Ahmet Yıldırım da "Son yıllardaki kriz ve savaş ekonomisi, hayvancılıkta da ciddi sorunlara yol açmıştır. Çiğ süt üretimi arttı ama tüketim ve ihtiyaç fazlası ürünlerin ihracatı artmadı. Dövizle birlikte yem fiyatları arttı ama süt fiyatları düştü. 2008 koşullarına geri dönüldü. Üretici yem alamaz, hayvanını besleyemez duruma düştü." diye konuştu.
Yıldırım, Fırat Kalkanı harekatının devam ettiğini, Hükümetin yaşanan gelişmelerle ilgili Meclise bilgi vermesi gerektiğini belirterek, "Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, 'Kaygılarımızı muhataplarımıza ilettik' diyor. Kaygılarınızı ilettiğiniz muhataplarınız kimlerdir? Askerleri dün vuran gücü biliyorsunuz ama açıklamıyorsunuz. Muhatap Suriye rejim güçleri mi, Rus uçakları mı, DEAŞ mı?" diye sordu.
AK Parti Karaman Milletvekili Recep Konuk ise öneri aleyhinde yaptığı konuşmada, süt ve süt tozu alımı yapıldığını, okul sütü projesi geliştirildiğini, damızlık üretiminin geliştirileceği havzaların belirlendiğini anlattı.
Konuk, "Sütteki sorunlar, fiyat rekabeti ve ürün kalitesidir. Bu sorunları aşmak için hayvan başına süt verimini ve sürü kalitesini artırmalıyız. Bu sabırla uygulanması gereken bir programdır, Hükümet buna ilişkin önemli adımı attı. Herkesin kafasına göre yaptığı damızlık ithalatı kaldırılarak, ülke koşullarına uygun cinsler getirilecek. Bunun sonuçlarını orta vadede almaya başlayacağız." diye konuştu.
Konuşmaların ardından CHP grup önerisi kabul edilmedi.
TBMM Genel Kurulu, 2017 yılı bütçe görüşmeleri öncesinde 2 önemli düzenleme için mesai yapacak.
TBMM Danışma Kurulunun toplanamaması üzerine AK Parti, önerisini Genel Kurula taşıdı. Öneride, Genel Kurulun bugün Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ve bazı yasalarda değişiklik yapan yasa tasarısının bitimine kadar çalışılması, ayrıca bu tasarıyla Sınai Mülkiyet Kanunu Tasarısı'nın da görüşmelerinin haftaya tamamlanması yer aldı.
Öneride ayrıca 29 Kasım Salı gününden itibaren 2 Aralık Cuma günü de dahil olmak üzere saat 24.00'e kadar çalışması, günlük programının bitmemesi halinde çalışmaların bitimine kadar sürdürmesine de yer verildi.
AK Parti Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç, öneri üzerinde yaptığı konuşmada, Genel Kurulda 2017 yılı bütçe görüşmelerine 5 Aralık Pazartesi günü başlanacağını belirterek, öncesinde 2 önemli düzenlemeyi yasalaştırmayı amaçladıklarını söyledi.
Bunlardan birinin MEB Teşkilat ve Görevleri hakkında KHK'da değişiklik yapan yasa tasarısı, diğerinin ise Sınai Mülkiyet Kanunu Tasarısı olduğunu kaydeden Tunç, gelecek hafta salı gününden itibaren cuma günü de dahil olmak üzere çalışmayı önerdiklerini, muhalefetin de desteğini beklediklerini ifade etti.
HDP Kars Milletvekili Ayhan Bilgen, öneri aleyhinde yaptığı konuşmada, AK Parti'nin, Meclisin denetim faaliyetlerinin yapılmasına yönelik önerileri reddettiğini savunarak, muhalefetin iç tüzükten kaynaklanan hakları kullanmasını da istismar olarak gördüğünü söyledi.
Bilgen, "Mesele şeklen burada bir sayıyı tamamlamak değil. Şu an buradasınız ama bir saat önce sadece 11 kişi vardınız. Yoklamada 189'u tamamlayıp, içeride 11 kişi varsa, sadece formaliteyi kurtarıyorsunuz. El Bab yolunda ölenleri anmak kadar Suriye politikasının yanlış olduğunu da konuşmak gerekir. 15 Temmuz'un aydınlanmasının yolu sadece ölenleri anmak değil. Döviz tahmini en az yüzde 25 saptı. Kritik noktadayız ama zevahiri kurtarıyoruz." diye konuştu.
CHP Grup Başkanvekili Levent Gök ise iktidarın plansızlığından dolayı yeni çalışma takvimiyle karşı karşıya olduklarını, kendilerinin çalışmaktan çekinmediklerini, ülke yararına düzenlemeleri çıkarmakta tereddütleri olmadığını anlattı.
Gök, Avrupa Parlamentosunun dün verdiği kararı irdelediklerinde Türkiye'nin cumhuriyet tarihi boyunca dış politikayla ilgili itibarı ve kazanımlarının sıfırlandığını öne sürdü. AK Parti milletvekillerinin laf atması üzerine Gök, şu karşılığı verdi:
"Hükümet programında AB hedefleri vardı. Ne oldu? Böyle bağırınca işi çözeceğinizi sanıyorsunuz. 37'ye karşı 479 oyla karar alındı. Bu tablodan utanmıyor musunuz, milletten özür dilemeyecek misiniz? Cumhurbaşkanının yaptığı konuşma ibret vericidir. Sınır kapılarını açacak mısınız? Hani övünüyordunuz 3,5 milyon Suriyeliyi aldınız diye. Böyle mi dış dünyada itibar sağlarız? Hükümet de aynı kafada. Bu iyi bir yol değil. Ben biliyorum ki Rusya ile olduğu gibi çark edeceksiniz. Başkanlık olursa her şey iyi mi olacak? Hayır olmayacak. O gün burası bombalanırken böyle konuşmuyordunuz. Batı bunları görmüyor mu? Bir uzlaşma kültürüne ihtiyaç var. Türkiye'nin çıkarları AB'den geçiyor. Hadi indirin bakalım doları, indiriyor musunuz? Evrensel ilkeler var. Muhalefeti dinleyin, bugün burada çalışıyorsanız sorunu kendinizde arayın. Ülkeyi felakete sürüklemeyin, bundan sonra sizi biz bile kurtaramayız."
Konuşmaların ardından AK Parti'nin grup önerisi kabul edildi.
Genel Kurulda daha sonra MEB Teşkilat ve Görevleri Hakkında KHK ve bazı yasalarda değişiklik yapan yasa tasarısına geçildi.
***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
TBMM Genel Kurulunda, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü üzerine konuşmalar yapıldı.
CHP Ankara Milletvekili Şenal Sarıhan, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü ile ilgili gündem dışı konuşmasında, eşitliğin sağlanamadığı bir dünyada yaşadıklarını, kadınların şiddet görmeye devam ettiğini, Ankara'da üç gün üst üste üç kadın cinayeti işlendiğini söyledi. Sarıhan, kadına yönelik şiddetin yasal yollardan nasıl aşılacağı konusunun kadın örgütleriyle birlikte ele alınmasını istedi.
AK Parti Konya Milletvekili Hüsnüye Erdoğan da aynı konudaki konuşmasında, şiddetin fiziksel ve ruhsal dengeyi etkileyen yıkım olduğunu belirterek, çeşitli nedenlerden dolayı dünyada pek çok kadının şiddete maruz kaldığını ifade etti. Kaba kuvvetle korkutulup sindirilen kadınların bunu yakın çevresiyle bile paylaşamadığını belirten Erdoğan, AK Parti'nin, kadını güçlendirici çalışmalarda bulunduğunu, sunulan hizmetin sayı ve kalitesini arttırdığını söyledi.
MHP Grup Başkanvekili Erhan Usta, hane halklarının borçlarıyla ilgili gündem dışı konuşmasında, yaşanan gelişmelerin gelecek dönemde ekonomide olumsuz etkileri olacağını belirterek, "Dolar kuru bugün 3,47'ye çıktı. 'İnse ne olur, çıksa ne olur' demek çok yanlış. Türkiye sıfır büyümeye kadar geldi. FED kararlarının ülke üzerinde olumsuz etkileri olacak. Maliye politikaları gevşedi. Bir an önce ekonomide güven ve beklentileri düzeltmek lazım. Ekonomi, ayaklarımızın altında kayıyor; hükümet bunun farkında mı?" diye konuştu.
Başkanvekili Aydın da konuşmasında, en temel yaşam hakkını ihlal eden tüm kişi ve odaklara karşı çıkmanın herkesin sorumluluğu olduğunu belirterek, "Bu sorumluluğun neticesi olarak, gerek sorumlu kişilerin özverili adımları gerekse kamu ve sivil toplum örgütlerinin çalışması sonucu, kadına yönelik şiddete karşı oluşan duyarlılığı takdirle karşılıyorum. Cennetin anaların ayakların altında olduğunu söyleyen medeniyet değerlerimizin bize yüklediği tarihi misyonun gereği olarak, şiddete karşı sıfır tolerans yaklaşımının sadece ülkemizde değil, tüm dünyada gerçekleşmesi için parlamento alarak çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Sadece bir günün değil, tüm günlerin kadına yönelik şiddete karşı sözde değil, özde mücadele için herkesi duyarlılığa davet ediyorum." dedi.
HDP Grup Başkanvekili Çağlar Demirel, kadına yönelik şiddeti lanetlediklerini, Türkiye'nin konuyla ilgili karnesinin zayıf olduğunu savunarak, "Türkiye'de kadın örgütleri, kadına yönelik şiddetle mücadele ettikleri için kapatıldı. Kadın hareketi için çalışan kadın milletvekillerimiz ve eş genel başkanımız cezaevinde." diye konuştu.
MHP Grup Başkanvekili Usta, Mecliste kötü bir tecrübe yaşandığına işaret ederek, kadına yönelik cezaların hiçbir şekilde affedilmemesi, caydırıcı olması ve af kapsamına girmemesi gerektiğini kaydetti.
CHP Grup Başkanvkekili Levent Gök de Fırat Kalkanı Harekatı ile ilgil hükümetin derhal Meclisi bilgilendirmesi gerektiğini söyledi.
Gök, çocuk bedeni üzerindeki istismarın konuşulduğu ortamda kadınların yapılmak istenen düzenlemeye "hayır" dedikleri için polis şiddetine uğradığını ifade ederek, "AKP'li milletvekillerine soruyorum, kadınlar yerlerde sürüklenirken neredeydiniz? Siz böyle olayları yaşatırsanız Avrupa Parlamentosu başka ne karar verecek?" diye konuştu.
AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı ise konuyla ilgili siyasi hassasiyetlerinin 14 yıllık iktidarlarında temsil edildiğini belirterek, her kesimin genel anlamda sorun çözme yöntemi olarak şiddete başvurmayla mücadele etmesi ve kadına yönelik şiddetle mücadelede dayanışma içinde olması gereğine işaret etti.
Genel Kurulda yerinden söz alan milletvekilleri de kadına yönelik şiddete değindi.
AK Parti Bursa Milletvekili Emine Yavuz Gözgeç, "Kadın, çocuk demeden insanları katleden, yerlerinden yurtlarından eden, kız çocuklarını dağa kaçıran, istismar eden, terörist olmaya mahkum eden, canlı bomba olarak kullanan tüm terör örgütleriyle, bu şiddet hareketlerine karşı hep birlikte mücadele etmek zorundayız" dedi.
TBMM Genel Kurulunda, HDP'nin, kadına yönelik şiddetin araştırılmasıyla ilgili önergenin gündeme alınmasına ilişkin grup önerisi görüşüldü.
HDP Van Milletvekili Bedia Özgökçe Ertan, 2016 yılında bile hala kadın cinayetlerinden, şiddetten bahsettiklerini söyledi.
Erkek şiddetinden dolayı kadınların yaşamını yitirdiğini ifade eden Ertan, "Sadece 2016 yılında 220 kadın öldürülmüş durumda. Bir devlet için gerçekten utançtır bu rakamlar. Böylesi bir konuda Meclis araştırması istenmesi devletin yükümlülüğüdür. Başka ülkeler böyle yapıyor." dedi.
Türkiye'nin şiddete yönelik karnesinin kötü olduğunu öne süren Ertan, "Partimize yönelik 4 Kasım'da yapılan yargı darbesi sonucu eş başkanımız Figen Yüksekdağ ile birlikte 5 kadın arkadaşımız tutsak durumdadır. İçinde bulunduğumuz şiddet sarmalından çıkmak için şiddete, zulme, her türlü ayrımcılığa karşı mücadele eden kadınların mücadelesi yaşamsal bir rol oynamaktadır." diye konuştu.
MHP Aydın Milletvekili Deniz Depboylu da 2016 yılında sadece kız çocuklarının değil erkek çocuklarının da şiddet mağduru olduğunu söyledi.
Depboylu, Göktürkler döneminde dahi kadın ve erkeğin eşit statüde olduğunu belirterek, bugün ise durumun çok vahim boyutlarda olduğunu söyledi. Depboylu, "Kadının yerine baktığımızda maalesef 26. Dönem'de 550 milletvekili var, 80'i kadın. Kabineye bakıyoruz, çok üzücü, bir tek kadın bakanımız var. Biz kabinede hiç olmazsa yüzde 30'u yakalamak isterdik. Yaptıklarımızla övünmek, yapmadıklarımızın üzerini örtmek doğru değildir.' diye konuştu.
CHP İstanbul Milletvekili Sibel Özdemir ise "kadına yönelik şiddetin sadece öldürme üzerinden değil, tüm yönleriyle değerlendirilmesi gerektiğini" belirtti.
Erken yaşta evliliklerin sayısının oldukça yüksek olduğunu ifade eden Özdemir, bu konunun öncelikle ele alınması gerektiğini dile getirdi.
Özdemir, "Ülkemizde ekonomik darboğaz, borç sarmalı, işsizlik ve beraberindeki sosyal dışlanma, beraberinde topyekün şiddetin ortaya çıkmasına neden olmuştur. Eşinden veya birlikte yaşadığı erkek tarafından fiziksel şiddet gören kadınların oranı yüzde 36'dır. AKP hükümetlerinin 14 yılda çözemediği ve hatta artış yaşanan kadına yönelik şiddetle karşı karşıyayız. Şiddetin ve cinayetlerin önlenmesi için sonuna kadar mücadele edeceğiz." dedi.
AK Parti Bursa Milletvekili Emine Yavuz Gözgeç de kadına yönelik şiddetin Türkiye'nin değil dünyanın tüm ülkelerinin sorunu olduğunu söyledi.
Toplumsal cinsiyet eşitliği indekslerinde başı çeken ülkelerde dahi kadına yönelik şiddetin bir sorun olmaktan çıktığını söylemenin mümkün olmadığını vurgulayan Gözgeç, "Dünyanın dört bir tarafında görülen bu şiddet olgusuna duyarsız kalmamız mümkün değildir." ifadelerini kullandı.
AK Parti döneminde kadına yönelik şiddeti önlemek adına reform niteliğinde adımlar atıldığının altını çizen Gözgeç, şunları kaydetti:
"Kanuni düzenlemeler tek başına yeterli değildir. Bu konuda her meslek koluna eğitimler verilmiştir. Yapılan düzenlemeler ve çalışmalar göstermiştir ki bu konuya hiçbir zaman duyarsız kalmamız mümkün olmamıştır. Hepimizin bu konuda sorumluluğu olduğuna inanıyorum. Özellikle terör... Kadın, çocuk demeden tüm toplumun yaşama hakkını hedef alan kapsamlı bir şiddet hareketidir. Kadın, çocuk demeden insanları katleden, yerlerinden yurtlarından eden, kız çocuklarını dağa kaçıran istismar eden, terörist olmaya mahkum eden, canlı bomba olarak kullanan tüm terör örgütleriyle, bu şiddet hareketlerine karşı hep birlikte mücadele etmek zorundayız."
Konuşmaların ardından HDP'nin grup önerisi kabul edilmedi.
TBMM Genel Kurulunda, CHP'nin, süt üreticilerinin sorunlarıyla ilgili grup önerisi kabul edilmedi.
TBMM Danışma Kurulunun toplanamaması üzerine CHP, önerisini Genel Kurula taşıdı.
Öneri üzerinde konuşan CHP Edirne Milletvekili Okan Gaytancıoğlu, yanlış politikaların tarım ve hayvancılıkta ülkenin ithalata bağımlı hale gelmesine neden olduğunu belirterek, "Devlet et mi satar, süt mü satar?" anlayışının olumsuz sonuçlarının görülmeye başlandığını anlattı.
Süt fiyatının 1,7 kuruş olduğunu, bazı kentlerde 95 kuruşa kadar indiğini savunan Gaytancıoğlu, üreticilerin zararda olduğunu, ülkenin ithala bağımlı olduğunu söyledi. Gaytancıoğlu, ithalata rağmen et fiyatlarının düşmediğini savunarak, "yandaşları korumak amacıyla" ithalat yapıldığını öne sürdü.
MHP Ankara Milletvekili Erkan Haberal, süt üretiminde kooperatifleşmenin önemli olduğunu, pazarlamanın devlet tarafından denetlenmesi gereğine işaret ederek, yaz ve kış fiyatlarının farklı olmasının da engellenmesinin şart olduğunu söyledi. Devletin süt tozuna destek verirken, üreticiyi desteklemediğini savunan Haberal, "Kaliteli ürün daha fazla desteklenmeli." dedi.
Öneri lehinde konuşan HDP Muş Milletvekili Ahmet Yıldırım da "Son yıllardaki kriz ve savaş ekonomisi, hayvancılıkta da ciddi sorunlara yol açmıştır. Çiğ süt üretimi arttı ama tüketim ve ihtiyaç fazlası ürünlerin ihracatı artmadı. Dövizle birlikte yem fiyatları arttı ama süt fiyatları düştü. 2008 koşullarına geri dönüldü. Üretici yem alamaz, hayvanını besleyemez duruma düştü." diye konuştu.
Yıldırım, Fırat Kalkanı harekatının devam ettiğini, Hükümetin yaşanan gelişmelerle ilgili Meclise bilgi vermesi gerektiğini belirterek, "Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, 'Kaygılarımızı muhataplarımıza ilettik' diyor. Kaygılarınızı ilettiğiniz muhataplarınız kimlerdir? Askerleri dün vuran gücü biliyorsunuz ama açıklamıyorsunuz. Muhatap Suriye rejim güçleri mi, Rus uçakları mı, DEAŞ mı?" diye sordu.
AK Parti Karaman Milletvekili Recep Konuk ise öneri aleyhinde yaptığı konuşmada, süt ve süt tozu alımı yapıldığını, okul sütü projesi geliştirildiğini, damızlık üretiminin geliştirileceği havzaların belirlendiğini anlattı.
Konuk, "Sütteki sorunlar, fiyat rekabeti ve ürün kalitesidir. Bu sorunları aşmak için hayvan başına süt verimini ve sürü kalitesini artırmalıyız. Bu sabırla uygulanması gereken bir programdır, Hükümet buna ilişkin önemli adımı attı. Herkesin kafasına göre yaptığı damızlık ithalatı kaldırılarak, ülke koşullarına uygun cinsler getirilecek. Bunun sonuçlarını orta vadede almaya başlayacağız." diye konuştu.
Konuşmaların ardından CHP grup önerisi kabul edilmedi.
TBMM Genel Kurulu, 2017 yılı bütçe görüşmeleri öncesinde 2 önemli düzenleme için mesai yapacak.
TBMM Danışma Kurulunun toplanamaması üzerine AK Parti, önerisini Genel Kurula taşıdı. Öneride, Genel Kurulun bugün Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ve bazı yasalarda değişiklik yapan yasa tasarısının bitimine kadar çalışılması, ayrıca bu tasarıyla Sınai Mülkiyet Kanunu Tasarısı'nın da görüşmelerinin haftaya tamamlanması yer aldı.
Öneride ayrıca 29 Kasım Salı gününden itibaren 2 Aralık Cuma günü de dahil olmak üzere saat 24.00'e kadar çalışması, günlük programının bitmemesi halinde çalışmaların bitimine kadar sürdürmesine de yer verildi.
AK Parti Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç, öneri üzerinde yaptığı konuşmada, Genel Kurulda 2017 yılı bütçe görüşmelerine 5 Aralık Pazartesi günü başlanacağını belirterek, öncesinde 2 önemli düzenlemeyi yasalaştırmayı amaçladıklarını söyledi.
Bunlardan birinin MEB Teşkilat ve Görevleri hakkında KHK'da değişiklik yapan yasa tasarısı, diğerinin ise Sınai Mülkiyet Kanunu Tasarısı olduğunu kaydeden Tunç, gelecek hafta salı gününden itibaren cuma günü de dahil olmak üzere çalışmayı önerdiklerini, muhalefetin de desteğini beklediklerini ifade etti.
HDP Kars Milletvekili Ayhan Bilgen, öneri aleyhinde yaptığı konuşmada, AK Parti'nin, Meclisin denetim faaliyetlerinin yapılmasına yönelik önerileri reddettiğini savunarak, muhalefetin iç tüzükten kaynaklanan hakları kullanmasını da istismar olarak gördüğünü söyledi.
Bilgen, "Mesele şeklen burada bir sayıyı tamamlamak değil. Şu an buradasınız ama bir saat önce sadece 11 kişi vardınız. Yoklamada 189'u tamamlayıp, içeride 11 kişi varsa, sadece formaliteyi kurtarıyorsunuz. El Bab yolunda ölenleri anmak kadar Suriye politikasının yanlış olduğunu da konuşmak gerekir. 15 Temmuz'un aydınlanmasının yolu sadece ölenleri anmak değil. Döviz tahmini en az yüzde 25 saptı. Kritik noktadayız ama zevahiri kurtarıyoruz." diye konuştu.
CHP Grup Başkanvekili Levent Gök ise iktidarın plansızlığından dolayı yeni çalışma takvimiyle karşı karşıya olduklarını, kendilerinin çalışmaktan çekinmediklerini, ülke yararına düzenlemeleri çıkarmakta tereddütleri olmadığını anlattı.
Gök, Avrupa Parlamentosunun dün verdiği kararı irdelediklerinde Türkiye'nin cumhuriyet tarihi boyunca dış politikayla ilgili itibarı ve kazanımlarının sıfırlandığını öne sürdü. AK Parti milletvekillerinin laf atması üzerine Gök, şu karşılığı verdi:
"Hükümet programında AB hedefleri vardı. Ne oldu? Böyle bağırınca işi çözeceğinizi sanıyorsunuz. 37'ye karşı 479 oyla karar alındı. Bu tablodan utanmıyor musunuz, milletten özür dilemeyecek misiniz? Cumhurbaşkanının yaptığı konuşma ibret vericidir. Sınır kapılarını açacak mısınız? Hani övünüyordunuz 3,5 milyon Suriyeliyi aldınız diye. Böyle mi dış dünyada itibar sağlarız? Hükümet de aynı kafada. Bu iyi bir yol değil. Ben biliyorum ki Rusya ile olduğu gibi çark edeceksiniz. Başkanlık olursa her şey iyi mi olacak? Hayır olmayacak. O gün burası bombalanırken böyle konuşmuyordunuz. Batı bunları görmüyor mu? Bir uzlaşma kültürüne ihtiyaç var. Türkiye'nin çıkarları AB'den geçiyor. Hadi indirin bakalım doları, indiriyor musunuz? Evrensel ilkeler var. Muhalefeti dinleyin, bugün burada çalışıyorsanız sorunu kendinizde arayın. Ülkeyi felakete sürüklemeyin, bundan sonra sizi biz bile kurtaramayız."
Konuşmaların ardından AK Parti'nin grup önerisi kabul edildi.
Genel Kurulda daha sonra MEB Teşkilat ve Görevleri Hakkında KHK ve bazı yasalarda değişiklik yapan yasa tasarısına geçildi.
***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
