2012-07-10 - 14:15
Oktay Vural: "Türkiye dış politikada stratejik derinliklere batmış ve nefes alamaz durumdadır. Savaş çığırtkanlığı, tetikçilik yapan bir ülke durumuna düşürülmüştür."
Oktay Vural, düzenlediği basın toplantısında Türkiye'nin dış politikada gösterdiği tavrı eleştirdi. "Türkiye, kişiye göre dış politikasını değiştiriyor" diyen Vural, Fransa Meclisi'nde sözde Ermeni Soykırımı tasarısının geçmesinin ardından yaptırımlar öngörüldüğünü ancak Cumhurbaşkanının değişmesinin ardından bu yaptırımların rafa kaldırıldığını savundu. Vural, "Hollande gelir gelmez yaptırımlar gündemden düştü. Günübirlik yaptırımlar olduğu anlaşıldı. Hollande ve Sarkozy arasında ne fark var? Türkiye sanki şahsına itibar gösteriyor gibi tepkiyi sıfırlıyor. Hollande'yi memnun etmek amacıyla geri adım atılıyor. Oysa Hollande bir haber ajansına yaptığı açıklamada konuyla ilgili yeni yasal düzenlemelerin yapılacağını söylüyor. İşte yine dış politikada bir sıfır" diye konuştu.
"Türkiye dış politikada stratejik derinliklere batmış ve nefes alamaz durumdadır" diyen Vural, Türkiye'nin Suriye konusunda insiyatif üstlenemediğini, yabancı basında yer alan haberlerde Türkiye'nin aciz devlet gibi gösterildiğini öne sürdü. Komşularla sıfır sorun politikasının, sıfır komşuluk haline getirildiğini ileri süren Vural şunları söyledi: "Rusya, muhaliflerle diğerlerini bir araya getirerek insiyatif göstermiştir. Hani Türkiye sözünü dinletecekti? Desteklediğin muhaliflere bile sözünü dinletemiyorsun. Türkiye bölgede; tarihinden, kültüründen gelen gücünü kullanamaz hale gelmiştir. Davutoğlu da bizzat "başarısız olduk" diyerek bunu itiraf etmiştir. Türkiye dikkate alınmayan bir ülke konumuna düşürülmüştür. Türk uçağının düşürülmesi konusunda haklıyız ve hükümetin alacağı kararları destekleriz dedik. Ancak hükümet bu konuda kafa karıştırıcı açıklamalar yapmaya devam ediyor. Yabancı gazetelerde Türkiye'nin pozisyonu sorgulanıyor, haklıyken haksızmışız ortamı yaratılıyor. Devletin bu hale düşürülmesini kabul edemeyiz. Türkiye savaş çığırtkanlığı, tetikçilik yapan bir ülke durumuna düşürülmüştür. Hükümet gereken tepkiyi göstermelidir."
KPSS'de soruların sızdırılması ile ilgili iddialar hakkında da değerlendirmelerde bulunan Vural, "Komşularla sıfır sorun (KSS)'de ne olduysa, KPSS'de de aynı şey olmuştur. İktidar zaafa düşmüştür. Elinize yüzünüze bulaştırdınız. Hangi sınavı doğru yaptınız? ÖSYM'nin açıklamaları tatmin edici değildir. KCK da sınavın içinde girmiştir. Devletin içinde de KCK yapılanması oluşturulmuştur. Bu konuda somut bir tavır oluşturulmalı ve kamuoyu aydınlatılmalıdır" şeklinde konuştu.
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun "Büşra Ersanlı'nın terörist olduğuna inanmıyorum" sözlerini de eleştiren Vural, "4 Kasım 2011 tarihinde Başbakan bir konuşmasında KCK'ya sahip çıkanların kendilerini gözden geçirmeleri gerektiğini söyledi. Hangisine inanacağız? Erdoğan sonrası AKP'nin post kavgası ve imaj çalışması devam ediyor. Herkesin ifadeleri pazarlanıyor. Bu ekip düşünmeden ve değerlendirmeden konuşuyor" dedi.
Toplantı sonrası soruları cevaplayan Vural, Uzlaşma Komisyonu ile ilgili bir soru üzerine, "Görüş ayrılıkları olması doğaldır. Önemli olan Türkiye'nin Anayasasını hep birlikte yapmamızdır" dedi.
Tutuklu vekiller konusunda Meclis Başkanvekili Sadık Yakut'un "Anayasa 14. Madde dururken tahliye edilemezler" sözlerine de değinen Vural, "Yanlış bir değerlendirmedir. Sabahat Tuncel örneği ortadadır. Cezaevindeyken tahliye edilmiştir. O zaman yok muydu 14. Madde? Millet iradesinin tutuklu olmasına rıza gösterilmemelidir. En başta da Meclis Başkanvekili bunu söylememelidir. Milletvekilleri tutuksuz yargılanmalıdır" şeklinde konuştu. (14:15)
"Türkiye dış politikada stratejik derinliklere batmış ve nefes alamaz durumdadır" diyen Vural, Türkiye'nin Suriye konusunda insiyatif üstlenemediğini, yabancı basında yer alan haberlerde Türkiye'nin aciz devlet gibi gösterildiğini öne sürdü. Komşularla sıfır sorun politikasının, sıfır komşuluk haline getirildiğini ileri süren Vural şunları söyledi: "Rusya, muhaliflerle diğerlerini bir araya getirerek insiyatif göstermiştir. Hani Türkiye sözünü dinletecekti? Desteklediğin muhaliflere bile sözünü dinletemiyorsun. Türkiye bölgede; tarihinden, kültüründen gelen gücünü kullanamaz hale gelmiştir. Davutoğlu da bizzat "başarısız olduk" diyerek bunu itiraf etmiştir. Türkiye dikkate alınmayan bir ülke konumuna düşürülmüştür. Türk uçağının düşürülmesi konusunda haklıyız ve hükümetin alacağı kararları destekleriz dedik. Ancak hükümet bu konuda kafa karıştırıcı açıklamalar yapmaya devam ediyor. Yabancı gazetelerde Türkiye'nin pozisyonu sorgulanıyor, haklıyken haksızmışız ortamı yaratılıyor. Devletin bu hale düşürülmesini kabul edemeyiz. Türkiye savaş çığırtkanlığı, tetikçilik yapan bir ülke durumuna düşürülmüştür. Hükümet gereken tepkiyi göstermelidir."
KPSS'de soruların sızdırılması ile ilgili iddialar hakkında da değerlendirmelerde bulunan Vural, "Komşularla sıfır sorun (KSS)'de ne olduysa, KPSS'de de aynı şey olmuştur. İktidar zaafa düşmüştür. Elinize yüzünüze bulaştırdınız. Hangi sınavı doğru yaptınız? ÖSYM'nin açıklamaları tatmin edici değildir. KCK da sınavın içinde girmiştir. Devletin içinde de KCK yapılanması oluşturulmuştur. Bu konuda somut bir tavır oluşturulmalı ve kamuoyu aydınlatılmalıdır" şeklinde konuştu.
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun "Büşra Ersanlı'nın terörist olduğuna inanmıyorum" sözlerini de eleştiren Vural, "4 Kasım 2011 tarihinde Başbakan bir konuşmasında KCK'ya sahip çıkanların kendilerini gözden geçirmeleri gerektiğini söyledi. Hangisine inanacağız? Erdoğan sonrası AKP'nin post kavgası ve imaj çalışması devam ediyor. Herkesin ifadeleri pazarlanıyor. Bu ekip düşünmeden ve değerlendirmeden konuşuyor" dedi.
Toplantı sonrası soruları cevaplayan Vural, Uzlaşma Komisyonu ile ilgili bir soru üzerine, "Görüş ayrılıkları olması doğaldır. Önemli olan Türkiye'nin Anayasasını hep birlikte yapmamızdır" dedi.
Tutuklu vekiller konusunda Meclis Başkanvekili Sadık Yakut'un "Anayasa 14. Madde dururken tahliye edilemezler" sözlerine de değinen Vural, "Yanlış bir değerlendirmedir. Sabahat Tuncel örneği ortadadır. Cezaevindeyken tahliye edilmiştir. O zaman yok muydu 14. Madde? Millet iradesinin tutuklu olmasına rıza gösterilmemelidir. En başta da Meclis Başkanvekili bunu söylememelidir. Milletvekilleri tutuksuz yargılanmalıdır" şeklinde konuştu. (14:15)
