2018-05-09 - 15:00
TBMM GENEL KURULU...
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Ahmet Aydın başkanlığında toplandı. Genel Kurulda, Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısının, 12 maddenin yer aldığı birinci bölümünün görüşmeleri tamamlandı.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Ahmet Aydın başkanlığında toplandı.

Başbakan Yardımcısı Recep Akdağ, "Tehdit ve şantajla bu ülkede oy almaya çalışanların kim olduğunu herkes biliyor. Kim PKK'ya yakın duruyorsa, PKK'nın talimatlarından başka bir şey yapamıyorsa, PKK'nın talimatlarına göre siyaset yapıyorsa tehdit ve şantajla oy alanlar onlardır." dedi.

AK Parti İstanbul Milletvekili Osman Boyraz, son yıllardaki enerji yatırımları hakkında yaptığı gündem dışı konuşmada enerjinin; dünyanın, hayatın, güvenliğin ve ekonominin can suyu olduğuna işaret etti.

AK Parti iktidarları döneminde yapılan hizmetlerin saymakla bitmeyeceğini ifade eden Boyraz, enerji alanında yapılanları anlattı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı bir konuşmadan yola çıkılarak, sanal alemden umutlar besleyen, sandıktan umudunu kesen bir kitle ile karşı karşıya kaldıklarını belirten Boyraz, şöyle devam etti:

"(Tamam) diye ifade edilen bir 'trend topic' oluşturmaya çalışıyorlar. 'Tamam'ı 1994 yılında İstanbul'da çöp dağlarının yığınla olduğu, hava kirliliğinin olduğu, insanların çöp dağlarının patlamasıyla ölmesi sonucunda, 'Ne Kesici ne Livaneli ne Dalan, İstanbul'a nasıl da yakışıyor Recep Tayyip Erdoğan.' diyerek 'tamam inşallah' afişlerini astık. Şimdi ne diyoruz? Milletimize parmak sallayıp ders vermek isteyenlere, 'Hadi oradan.' demeye devam diyoruz. 'Devam' diyoruz inşallah. Bu aziz milletimizin değerlerine hakaret eden, onlara tepeden bakan, gönüllerini kıranlara 'Hadi oradan, devam.' diyoruz ve 'devam' diyeceğiz inşallah.

Bu millet ile birlikte yol yürümek istemeyenlere, vesayet odakları karşısında milletimize diz çöktürmek isteyenlere dur demek için 'devam' diyoruz. Ne Karamollağolu ne Akşener ne İnce, sandıklar açılınca göreceksiniz millet oy verince. 24 Haziran akşamında sandıklar açılınca umutlar yeniden yeşerecek, Recep Tayyip Erdoğan ile devam diyoruz, devam olsun inşallah."

HDP Adıyaman Milletvekili Behçet Yıldırım, Adıyaman'ın Samsat ilçesinin sorunlarına ilişkin yaptığı gündem dışı konuşmada, Samsat'ta iki depremin meydana geldiğini, halkın tedirgin olduğunu ve yaşanan depremlerin yaralarının sarılmadığını ileri sürdü.

Yıldırım'ın, "Tehditlerle, şantajlarla referandumda yüzde 90'ın üzerinde oy aldınız." sözü ise tartışmalara neden oldu.

Yıldırım'a hükümet adına cevap veren Başbakan Yardımcısı Recep Akdağ, Yıldırım'ın gerçekleri saptırmaya çalıştığını, ancak gerçeklerin gün gibi ortada olduğunu vurguladı. Akdağ, "Kendisi Samsat'tan bahsederken Samsatlı kardeşlerimizin yüzde 90'ın üzerinde AK Parti'ye oy verdiğini itiraf etmek zorunda kaldı. Aslında bu yüzde 90 da değil, yüzde 94." dedi.

Samsat'ta önceki yıl ve bu yıl üst üste depremler olduğunu hatırlatan Akdağ, depremlerin büyük olmadığını, ancak binaların depreme dayanıklı olmaması nedeniyle tahribat meydana geldiğini söyledi.

Birinci depremle ilgili ihaleleri tamamladıklarını anlatan Akdağ, Samsat'ta 400'ün üzerinde afet konutu inşaatına başladıklarını, bu sene sonu itibarıyla bunları teslim edeceklerini, 400 civarında konutun inşaatına yakın zamanda başlayarak, onları da gelecek 6-8 ay içerisinde teslim edeceklerini belirtti.

Samsat'ta iş yerleri hasar görenlerin de hiç endişe etmemesini isteyen Akdağ, en kısa zamanda iş yerleri açısından da tahribatı giderecek adımları atacaklarını ifade etti.

Akdağ, HDP'li Yıldırım'ın "referandumda tehdit ve şantajla oy alındığından bahsettiğini" anımsatarak, şöyle devam etti:

"Türkiye'de tehdit ve şantaj ile oy alınma durumları oldu. 7 Haziran'dan önce buna ben kendi ilimden de şahit oldum. Güneydoğu ağırlıklı olmak üzere Doğu Anadolu'da da maalesef zalim bir terör örgütünün, PKK'nın halkın üzerindeki baskısı sebebiyle, tehdit ve şantajla vatandaşı korkutarak oy alma durum oldu. Hatta öyle şeyler oldu ki mesela Erzurum'un bir ilçesinde neredeyse oy kullanabilecek vatandaştan daha fazla sayıda oy kullanma durumu bile oldu. 7 Haziran'da ciddi sıkıntılarımız vardı. Elbette ki hükümetimiz, PKK terör örgütüyle mücadele ediyor.

Şükürler olsun ki bu mücadele, son iki sene içerisinde 35 yılla kıyaslanmayacak biçimde büyük bir muvaffakiyetle sonuçlandı. Terör örgütünün hani beli kırıldı deriz ya, beli kırılmakla kalmadı kafası ezildi. Ben, Kürt kardeşlerimizin yoğunluklu yaşadığı illere, ilçelere gittiğimde vatandaşlarımızın terör örgütüne karşı başarılı mücadeleden ziyadesiyle memnun olduklarını, üstlerinden PKK terör örgütünün baskısının kalktığını da görüyorum. Hiç merak etmeyin, Allah'ın izniyle 24 Haziran'da da PKK'nın vatandaşımızın üzerinde hiçbir baskısı olmadan, özgürce oylarını kullanabilecekleri bir ortamı AK Parti hükümetimiz sağlamış durumdadır. Bu çok önemlidir. Tehdit ve şantajla bu ülkede oy almaya çalışanların kim olduğunu herkes biliyor. Kim PKK'ya yakın duruyorsa, PKK'nın talimatlarından başka bir şey yapamıyorsa, PKK'nın talimatlarına göre siyaset yapıyorsa tehdit ve şantajla oy alanlar onlardır. Biz milletimizle gönül bağı kurduğumuz için 81 milyon Türkiye Cumhuriyeti vatandaşına hizmet ettiğimiz için 12 seçimdir, şimdi 13. seçimde Allah'ın izniyle bir kere daha Cumhur İttifakı ile ipi en önde göğüsleyeceğiz."

Tütün konusuyla ilgili de konuşmaların olduğunu dile getiren Akdağ, varlıklarına varlık katmaya çalışan "tütün baronlarının" olduğunu söyledi. Tütün üreten üreticileri korumaya devam edeceklerinin altını çizen Akdağ, Hükümet olarak "tütün baronlarına" da asla fırsat vermeyeceklerini söyledi.

Yeniden söz alan Yıldırım, "Kaos olmazsa siz hiçbir şeysiniz." demesi üzerine TBMM Başkanvekili Aydın, Adıyaman ve Adıyamanlılara haksızlık etmeyelim. Adıyaman bu memleketin huzur şehridir. Huzurun başkenti olan bir şehirle, Adıyamanlılarla ilgili terörle özdeşleştiren bu çıkışlarınızı külliyen reddediyorum. Halk, size 7 Haziran'da o kararı verirken iyiydi de 1 Kasım'da bu sonucu verirken mi kötüydü?" dedi.

Söz alan HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş'ın, "Kürtlüğünüzden gocunuyorsunuz." sözüne AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı tepki gösterdi.

Halkın özgür karakterine karşı daha dikkatli bir dil kullanmak gerektiğini belirten Bostancı, "Baskı uygulamak terör örgütlerinin yöntemidir. Devletin de görevi onların hakkından gelmektir. Türkiye Cumhuriyeti bu anlamda görevini gayet başarılı bir şekilde yaptı, yapmaya da devam edecek. Burada vahim bir şey var. Sayın Beştaş, buradan söylenen bir söz üzerine 'Kürtlüğünüzden gocunuyorsunuz.' diyor. Bu Kürtlük algınız biraz tuhaf değil mi? 'Herkesten oy alacağız." diyorsunuz, 'Kürtlerin iradesini temsil ediyoruz.' diyorsunuz. Herkesten oy alınca herkesin iradesini temsil etmeniz gerekmiyor mu? Üstelik Kürtlüğü de kendi siyasal anlayışınız istikametinde çok özel bir şekilde tanımlıyorsunuz. Sizin kesinlikle Kürtlerle bir ilginiz yok." dedi.

Tartışmaların uzaması üzerine Aydın, birleşime ara verdi.

Verilen arada da Başbakan Yardımcısı Akdağ ve AK Parti ile HDP milletvekilleri arasında sözlü tartışma devam etti.

Aranın ardından CHP Uşak Milletvekili Özkan Yalım da gündem dışı konuşmasında nakliyecilerin ve taksicilerin sorunlarına değindi.

Akaryakıt ücretlerinin yüksekliği ve diğer giderler nedeniyle esnafın sorunlarının giderek arttığını ileri süren Yalım, konuşması sırasında üzerinde "Tamam" yazan bir pankart da çıkardı.

Yalım, nakliyeci esnafının sorunları nedeniyle araçlarını artık kullanamadıklarını ileri sürerek, bir çanta içinde getirdiği araç anahtarlarını kürsünün önüne döktü.

Meclis Başkanvekili Ahmet Aydın, Yalım'dan konuşması sonrasında anahtarları kendisinin toplamasını rica etti. Yalım da anahtarları kendi topladı.

AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı, sosyal medya üzerinden yürütülen bazı kampanyalara ilişkin, "Gerçek hayatta kaybedenler sosyal medya üzerinden bir teselli ve telafi ararlar. Şimdi de sosyal medyada yaşanan böyle bir fotomontaj imajdır. Sahadaki gerçeklikle ilgisi yoktur." dedi.

TBMM Genel Kurulunda siyasi partilerin grup başkanvekilleri ve temsilcileri yerlerinden söz alarak çeşitli konularda değerlendirmelerde bulundular.

İYİ Parti Bursa Milletvekili Kadir Koçdemir, sosyal medya üzerinden "Tamam" ve "Devam" temalı iki ayrı kampanya yürütüldüğünü belirterek, bu kampanyalara ilişkin bazı rakamları paylaştı. Koçdemir, milletin 24 Haziran'da iktidara gereken yanıtı vereceğini ve son sözünü söyleyeceğini ifade etti.

Karayolu Haftası dolayısıyla, trafik kazaları konusuna da dikkati çeken Koçdemir, yol işaretleri ve uyarıları gibi hayati unsurlarda yazılı kuralların uygulamaya geçirilemediğini, bunun da kazaların artmasında etkili olduğunu öne sürdü.

MHP Grup Başkanvekili Erhan Usta da 9 Mayıs'ın Avrupa Günü olduğunu hatırlatarak, "Ülkemiz AB'ye katılım sürecine bağlılığını hala korumaktadır. AB Türkiye'ye şaşı bakmaktan vazgeçmelidir. Çifte standart uygulamamalıdır. Siyasi kriterlerle süreci tıkamamalıdır. Türkiye üzerine düşenleri büyük ölçüde yapmıştır." diye konuştu.

Genel Kurulun bugün gündeme alacağı, emeklilere dini bayramlarda bin lira ikramiye verilmesi düzenlemesini de içeren tasarıya da değinen Usta, tasarıyla pek çok kesime müjdeli haberler verildiğini vurguladı.

Usta, emeklilikte yaşa takılanlar ve bazı meslek gruplarında ataması yapılmayanların da beklentileri olduğunu hatırlattı.

HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş da bir askerin Van'da görev yaptığı karakolda etnik kimliği gerekçesiyle diğer iki askerler tarafından dövüldüğünü iddia ederek, buna ilişkin bir fotoğraf gösterdi.

Beştaş, Milli Savunma Bakanlığı ve tüm ilgilileri ayrımcılığa son verilmesi konusunda duyarlı olmaya çağırdı.

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, AK Parti'nin büyük kongre delegeleri arasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın akrabalarının bulunduğunu ileri sürerek, "Bunun bir saltanatın tarifi olduğunu" savundu.

Özel, demokrasi konusunda birilerine laf söylemeye kalkanların önce kendi içlerinde demokrasiyi kurması gerektiğini ifade etti.

9 Mart Avrupa Günü'nü kutlayan ve AK Parti'nin Avrupa Birliği ile ilişkilerde izlediği politikayı eleştiren Özel, "Avrupa Günü'nü biz, hedeflenen muasır medeniyetler seviyesine ulaşmak ve onu geçmek için Türkiye'nin bilime ve çağdaşlığa yönelik mücadelesinin bir devamı olarak görüyoruz." dedi.

AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı ise konuşmasında HDP Grup Başkanvekili Beştaş'ın Van'da bir karakolda yaşanan olayı etnik kimlikle ilişkilendirmesini doğru bulmadığını söyledi.

Milli Savunma Bakanlığının gerekli incelemeyi yaparak kamuoyunu aydınlatacağını aktaran Bostancı, "Ne zaman nerede bir hadise yaşansa onu hemen etnik kökende bir okuma üzerinden anlatmak, etnik siyasetin kışkırtıcı dili oldu. Buna dikkat etmek lazım." değerlendirmesinde bulundu.

Bostancı, sosyal medya üzerinden bir gürültü koparılmaya çalışıldığına dikkati çekerek, şöyle konuştu:

"Sosyal medya şöyle bir işe de yarar; gerçek hayatta kaybedenler sosyal medya üzerinden bir teselli ve telafi ararlar. Dikkat ederseniz, mesela İnstagram'da insanlar gerçekliklerini değil, fotomontaj imajlarını yükseltmeye çalışırlar. Şimdi de sosyal medyada yaşanan böyle bir fotomontaj imajdır. Sahadaki gerçeklikle ilgisi yoktur. Kullanılan dile dikkat edin; 'Sayın Erdoğan gitsin' diyorlar, inşallah toplumun çoğunluğu da 24 Haziran'da 'Devam' diyecek, 'O gitsin' diyenler, onlar da 'Erdoğan' diyorlar. Kim götürecek Erdoğan'ı, hangi isim? Onun cevabı yok. Öyle bir iddia yok. Sanki Sayın Erdoğan gidince Külliyedeki makamı boş kalacakmış gibi bir anlam var. Dolayısıyla bizatihi sözün kendisi gerçekliğe işaret ediyor."

Bostancı, AK Parti'nin büyük kongre delegelerinin seçimine ilişkin eleştiriye de yanıt verdi.

AK Parti'nin bin 500'ün üzerinde büyük kongre delegesi olduğunu belirten Bostancı, "Biri de benim, postacı Osman'ın çocuğuyum. Oradaki delegelerin büyük çoğunluğu halkın çocuklarıdır. Zaten AK Parti'yi de iktidar yapan bu karakteridir. Üç isim sayıp farklı bir algı çıkarmaya çalışmak doğru değildir." ifadelerini kullandı.

AK Parti'nin, TBMM Genel Kurulunun çalışma takvimine ilişkin grup önerisi kabul edildi.

AK Parti'nin kabul edilen önerisine göre, bazı uluslararası anlaşmalar gündemin ön sıralarına alındı.

Genel Kurul, haftalık çalışma gününün dışında cuma ve cumartesi günleri de çalışacak.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nda Yapılan Değişikliklere Uyum Sağlanması Amacıyla Çeşitli Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Konusunda Yetki Kanunu Tasarısı, 48 saat geçmeden TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülecek.

Öte yandan CHP, "çay tarımında yaşanan sorunlarla" ilgili grup önerisini, TBMM Genel Kuruluna taşıdı.

CHP Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan, Türkiye için çayın stratejik ürün olduğunu ve çayla ilgili sorunların bulunduğunu söyledi. Çay üreticisi emeğinin karşılığını alamadığını dile getiren Bayraktutan, bu konuya mutlaka müdahale edilmesi gerektiğini savundu.

MHP Grup Başkanvekili Erhan Usta da Karadeniz denilince akla çayın geldiğini belirterek, "Fındık ve çay konusunda aslında bizim bölgemizde ciddi bir sorun var. Bu sorunun çözümüyle ilgili ciddi bir el atılması gerekiyor. Bu sorun yapısaldır." ifadesini kullandı.

AK Parti Rize Milletvekili Hikmet Ayar ise AK Parti iktidarlarından önce bütün tarım ürünlerinde olduğu gibi beklenen enflasyona göre yaş çayın fiyatın belirlendiğini ve enflasyonun hiçbir zaman beklenen seviyede çıkmamasından dolayı üreticinin kaybettiğini, yaş çay bedellerinin de bir sonraki sene ödendiğini hatırlattı. Ayar, "Böyle bir dönemde bugünkü döneme geldik. Nedir bu dönem? Yaş çay fiyatı gerçekleşen enflasyona göre artı refah payıyla belirlenmektedir. Yine satılan çay bedelleri bir sonraki yılda değil bir sonraki ay içerisinde ödenmektedir. Enflasyondan dolayı da herhangi bir kayba uğratılmamaktadır." diye konuştu.

CHP'nin önerisi müzakerelerin ardından kabul edilmedi.

HDP'nin, "ekonomik krize bağlı yoksulluk ve beraberinde oluşan sorunlarla" ilgili grup önerisi de görüşülerek, reddedildi.

TBMM Genel Kurulunda "vergi ve prim borçlarının yapılandırılması, emeklilere dini bayramlar öncesi ikramiye ödenmesi, imar barışı, üniversitelerden kaydı silinenlere af" gibi düzenlemeleri de içeren, Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısı'nın görüşmelerine başlandı.

MHP Denizli Milletvekili Emin Haluk Ayhan, grubu adına tasarının tümü üzerinde söz aldı.

Ekonomik sorunların yönetilebilir olmaktan çıkmadan gerekli tedbirlerin alınmasının önemine işaret ederek, 24 Haziran seçimleri sonrasında el birliğiyle bu alana yoğunlaşılmasını beklediklerini dile getirdi.

Tasarıdaki düzenlemelerin büyük çoğunluğunun vatandaşları rahatlatacak, beklentilere cevap veren maddeler olduğunun altını çizen Ayhan, MHP olarak bu düzenlemeleri desteklediklerini söyledi.

Ayhan, şöyle konuştu:

"Bu düzenleme son bir yıl içindeki üçüncü yapılandırma düzenlemesidir. Önceki yapılandırmalardan faydalanmayanlar ya da ödemesini aksatanlara da af ve yeniden yapılandırma imkanı getirilmektedir. MHP'nin vergi affı, yapılandırmalar konusundaki görüşleri açık ve nettir. Bu konudaki tutumumuzu muhafaza etmeye devam ediyoruz. Burada endişeye sevk eden, yapılandırma ve af düzenlemelerine giderek daha sık fasılalarla ihtiyaç duyulması ve kapsamın her defasında biraz daha genişlemesidir."

Tasarıdaki bazı düzenlemelere de değinen Ayhan, sıklıkla başvurulan vergi yapılandırmalarının mükellef davranışlarına etkisinin iyi analiz edilmesi gerektiğini vurguladı.

Ayhan, tasarıdaki emeklilere dini bayramlarda ikramiye verilmesi ve yaşlılık aylığının yükseltilmesi gibi düzenlemelerin benzerlerinin MHP'nin seçim beyannamelerinde de yer aldığına dikkati çekti.

Emin Haluk Ayhan, "Tasarının bazı eksikliklerine rağmen kamu gelirlerinin artırılmasına katkı sağlayacak, sosyal koruma tedbirlerini artıracak ve kentsel dönüşüme katkı sağlayarak vatandaşlarımızın beklentilerini karşılayacak bir düzenleme olduğunu değerlendirmekteyiz." dedi.

İYİ Parti Kayseri Milletvekili Yusuf Halaçoğlu da grubu adına konuşmasında, sürekli aldatıldığını ifade eden bir hükümetin beka sorunuyla karşılaşmasının kaçınılmaz olduğunu savundu.

Beka sorununu ise sürekli aldatılan yöneticilerinin çözmesinin beklenemeyeceğini belirten Halaçoğlu, ekonomik sorunların da liyakatsizlik nedeniyle giderek arttığını dile getirdi.

Tasarıdaki düzenlemeleri eleştiren Halaçoğlu, vatandaşın borç içinde kalmasına iktidarın yanlış politikalarının yol açtığını söyledi.

Halaçoğlu, düzenlemedeki vergi affına değinerek, borçların yeniden yapılandırılmasına ihtiyaç duyulmasına vatandaşa güven vermeyen, liyakatsiz yönetimin neden olduğunu ileri sürdü.

HDP İstanbul Milletvekili Garo Paylan ise AK Parti iktidarının siyasi hatalarının sonucu olarak ortaya çıkan ekonomik sorunlara geçici çözümler bulmaya çalıştığını, toplumu bunlarla oyaladığını savundu.

Paylan, görüşülen tasarının da bu nitelikte, yasama kalitesi bulunmayan bir düzenleme olduğuna işaret etti.

Döviz kurlarındaki yükselmenin piyasaları kilitlediğini belirten Paylan, AK Parti iktidarının 24 Haziran seçimlerinden sonra ekonomik bir enkaz devredeceğini öne sürdü.

"Bir ekonomik krizle geldiniz, bir ekonomik krizle gidiyorsunuz." ifadesini kullanan Paylan, iktidarın sık sık vergi affı getirdiğini, görüşülen tasarıda da bulunduğunu belirtti. Paylan, "Vergi affı, vergi ahlakını bitirir. Esnafın elbette yanında olmalıyız ama bu vergi aflarından hep büyük sermaye yararlanıyor. Büyük sermaye, 'Nasıl olsa iktidar 6 ayda vergi affı getiriyor. Ben niye vergimi ödeyeyim ki?' diyor. Vergi ahlakını bitirdiniz." değerlendirmesinde bulundu.

CHP Grubu adına tasarının tümü üzerinde söz alan İzmir Milletvekili Zekeriya Temizel, taslağın çok açık bir af niteliğinde olduğunu söyledi.

Ekonomide af getirmenin değil, afların temelini oluşturan sorunların çözülmesi gerektiğini vurgulayan Temizel, "Sürekli olarak vergilerle, imar aflarıyla, banka borçlarıyla uğraşıyorsa bir toplum, demek ki bu ekonomik alanlarda insanların gücünü aşan veya hakkaniyete aykırı uygulamalar var demektir. Önce bu uygulamaları ortadan kaldıracaksınız." diye konuştu.

Borçlarını gereğince ödeyenlere de haksızlık edilmemesi gerektiğini belirten Temizel, çözümün vergi borçlarını sürekli aflarla silmek değil, vergileri ödenebilir hale getirmek olduğunun altını çizdi.

Temizel, vergiyle ilgili düzenlemelerin devletin borçlanmasına çözüm olmadığını, bütçe açığının da arttığını savunarak, şunları kaydetti:

"Ekonominin çatırtılarını duymamanız mümkün değil. Duyuyorsunuz da zaten. Bunların çözümü hiçbir zaman burada yaptığımız kanunlar değil, olmuyor. Dolayısıyla ekonomideki bu çatırtıları ortadan kaldıracak yapısal düzenlemeler, farklı şeyler. Bunların mutlaka zaman geçirilmeden yapılması gerekiyor."

AK Parti Erzurum Milletvekili İbrahim Aydemir de görüşmelerde grubu adına söz aldı.

AK Parti'nin bugüne kadar gündeme getirdiği tüm yasal düzenlemelerin millet ve memleket menfaatine olduğunu ifade eden Aydemir, söz konusu tasarının da toplumsal huzuru tesis edecek, bereket iklimi oluşturacak, müthiş bir düzenleme olduğunu söyledi.

Düzenlemeye katkı sunan herkese teşekkür eden Aydemir, vatandaşın AK Parti iktidarlarının ve lideri Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kendisi için ortaya koyduğu çalışmaları takdir ettiğini dile getirdi.

Muhalefetin, daha önce de çok defa borçlara yönelik yapılandırmaların hayata geçirildiği eleştirisinde bulunduğuna işaret eden Aydemir, iktidar olarak halktan gelen talep ve beklentilere kulak vermek ve gereğini yerine getirmek zorunda olduklarını aktardı.

Tasarının tüm toplum kesimlerini ilgilendirdiğini vurgulayan Aydemir, söz konusu düzenlemelerle hayatı kolaylaşan, sorunlarından kurtulan milletin, 24 Haziran seçimleri sonrasında da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti ile yola devam diyeceğini kaydetti.

****HABERİN DEVAMINI "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDE BULABİLİRSİNİZ.****