2010-06-02 - 11:10
Avrupa ve Akdeniz ülkelerinden 150 parlamenterin katıldığı AAPA "Siyasi, Kültür ve Ekonomi Komiteleri Ortak Toplantısı 21-22 Mayıs 2010 tarihlerinde AAPA Türk Grubu Başkanı ve Ankara Milletvekili Zeynep Dağı'nın ev sahipliğinde İstanbul'da gerçekleştirildi. Ülkeler arasında, çatışmanın yerini işbirliğinin aldığını kaydeden AAPA Türk Grubu Başkanı Zeynep Dağı, "Berlin Duvarı'nın yıkılışı ve soğuk savaşın sona ermesi hepimize çok umut vaat edici bir sürecin başlangıcını işaret etmişti. Ama 11 Eylül gerçeği yeniden bu sürecin de belirsizliklere, güvensizliklere ve ayrıştırıcı noktalara gebe olduğuna ve bir takım kesimler tarafından bunların derinleştirildiğine tanıklık etmemize neden oldu" dedi.
AAPA Türk Grubu Başkanı Zeynep Dağı:
"Şimdi Düşman Değil Dost Kazanma Zamanı"
Ülkeler arasında, çatışmanın yerini işbirliğinin aldığını kaydeden Zeynep Dağı,
"Berlin Duvarı'nın yıkılışı ve soğuk savaşın sona ermesi hepimize çok umut
vaat edici bir sürecin başlangıcını işaret etmişti. Ama 11 Eylül gerçeği yeniden bu
sürecin de belirsizliklere, güvensizliklere ve ayrıştırıcı noktalara gebe olduğuna ve bir
takım kesimler tarafından bunların derinleştirildiğine tanıklık etmemize neden oldu" diye konuştu.
Dağı, "Medeniyetler ittifakı aslında her türlü çatışmanın önünde tek tek bireyler olarak
dost kazanma projesinden başka bir şey değil. Dost kazanma öncelikle karşıdakinin
hakkına hukukuna, varlığına saygıdan geçiyor. Bireylerin fikir, vicdan, dini özgürlüklerinin
korunmasından geçiyor" dedi.
Avrupa ve Akdeniz ülkelerinden 150 parlamenterin katıldığı AAPA "Siyasi,
Kültür ve Ekonomi Komiteleri Ortak Toplantısı 21-22 Mayıs 2010 tarihlerinde
AAPA Türk Grubu Başkanı ve Ankara Milletvekili Zeynep Dağı'nın ev sahipliğinde
İstanbul'da gerçekleştirildi.
Dışişleri Bakanı Prof. Ahmet Davutoğlu'nun da katılarak Türkiye'nin
siyasi gündemine ait son gelişmeleri değerlendirdiği zirve, medeniyetler
ittifakında Türkiye'nin küresel anlamda üstlendiği rolün önemini konuk
parlamenterlere aktarma fırsatı sağladı.
Zirvenin açılışında konuşan AAPA Türk Grubu Başkanı Zeynep Dağı,
dünyada yaşanan yeni sürece ve Kültürlerarası Diyalogun önemine değindi.
Yeni bir uluslararası süreç yaşandığını ve herkesin bu sürecin inşasına katkıda
bulunabileceğini belirterek konuşmasına başlayan Dağı, "Soğuk savaş dönemi
diplomasiye çok izin vermeyen, ekonomik siyasi ve kültürel olarak kutuplaştırıcı ve
dayatıcı bir süreçken; bugün küresel dinamiklerin geldiği boyuta baktığımızda işbirliğinin
öncelendiği, toplumların hızla bir araya geldiği, kaynaştığı bir süreç yaşıyoruz" dedi.
11 EYLÜL'DEN SONRA BELİRSİZLİKLERE TANIKLIK EDİYORUZ
Ülkeler arasında, çatışmanın yerini işbirliğinin aldığını kaydeden Zeynep Dağı,
"Berlin Duvarı'nın yıkılışı ve soğuk savaşın sona ermesi hepimize çok umut vaat edici
bir sürecin başlangıcını işaret etmişti ama 11 Eylül gerçeği yeniden bu sürecin de belirsizliklere,
güvensizliklere ve ayrıştırıcı noktalara gebe olduğuna ve bir takım kesimler tarafından bunların
derinleştirildiğine tanıklık etmemize neden oldu. Dolayısıyla bunların önüne geçmek için elimizden gelen
her türlü çabayı göstermemiz gerekir" diye konuştu.
Emeğin ve sermayenin uluslararası dolaşımda olduğunu belirten Dağı,
"Dolayısıyla küresel dinamikler sınır aşan sorunların ancak sınır aşan işbirliği
mekanizmaları ile çözüme kavuşacağını da anlatıyor bize. Bugün tüm toplumlarda
ulusal ölçekte tartışılan bütün konuların uluslararası alanda gündeme geldiğini de görüyoruz.
Küresel dinamikler soğuk savaşın her türlü kutuplaştırıcı ayrıştırıcı söylemlerinin ötesinde işliyor.
Tam da bu bağlamda Türkiye'de eksen kayması var mı tartışmalarının yaşandığına tanıklık ediyoruz.
Hem içeride hem dışarıda. Oysa Türkiye şu anda AB'nin iyi komşuluk politikası çerçevesinde komşularıyla
diyalog kuran, komşularıyla işbirliğini geliştiren ve komşularının istikrarına yatırım yapan bir Türkiye'ye
doğru hızla ilerlemekte" dedi.
Türkiye'nin genişlettiği işbirliği alanının, uluslararası barışa katkı sunduğunun altını çizen Dağı,
"Türkiye her türlü kutuplaştırıcı söylemin dışında, komşuları ve bölgesi ile çok yönlü barışçıl ilişkileri
geliştirmeye devam edecektir. Kendi demokrasisine katkıda bulunduğu gibi bölgesinin de değişimine,
dönüşümüne öncülük etmeye devam edecektir" iddiasında bulundu. Dağı konuşmasını şöyle tamamladı:
"Komşuların istikrarsızlığına değil komşunun istikrarına yatırım yapmak hem ikili düzeyde
hem bölgesel düzeyde barışın ve işbirliğinin temel garantilerinden biri. Bu vesile ile Başbakanımız
Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın da belirttiği gibi "şimdi düşman değil dost kazanma zamanı"
ve bu arayışlara da hep birlikte devam etmemiz gerekiyor. Medeniyetler ittifakı aslında her türlü
çatışmanın önünde tek tek bireyler olarak dost kazanma projesinden başka bir şey değil.
Dost kazanma öncelikle karşıdakinin hakkına hukukuna varlığına saygıdan geçiyor.
Bireylerin fikir vicdan dini özgürlüklerinin korunmasından geçiyor. Artık çoğunluğun
yönetimi değil çoğulculuğun yönetimini başardığımız ölçüde iç barışı bölgesel ve
uluslararası barışı gerçekleştirme şansımız var."
DAĞI, TOPLANTININ SONUÇLARINI MECLİS HABERE DEĞERLENDİRDİ
Dağı, "AAPA tam da bu medeniyetler ittifakını anlatan bir asamble.
Çünkü hem Müslüman toplumların hem Avrupalı- Batılı parlamenterlerin
katıldığı ender platformlardan biri. İnşallah bu çalışmalar devam edecek" diye konuştu.
AAPA toplantısının İstanbul'da yapılmasının diplomatik açıdan önemli olduğunu belirten
AAPA Türk Grubu Başkanı Zeynep Dağı, "Özellikle Sayın Dışişleri Bakanımızın katılımı ve
ilk ağızdan Türk dış politikasındaki son gelişmelere ilişkin yaptığı değerlendirmeler bütün
katılımcıları oldukça etkiledi. Çünkü burada neredeyse 150'e yakın Avrupa'dan Akdeniz'den
parlamenter arkadaşlar vardı. Bunlarda kendi ülkelerinin seçilmiş temsilcileri olarak
Türkiye'yi çok yakından ve ilgiyle, merakla izliyorlar. Bu bağlamda da bugün ki toplantı
ve buradaki konuşulan mevzular Türkiye'nin misyonunu, dış politikada almış olduğu
inisiyatifleri ortaya koydu. Bütün bu konular parlamenterler aracılığı ile kendi ülkelerine
doğrudan da aktarılmış olacak" dedi.
Siyasi ve Kültür komitesinin ana gündeminin kültürlerarası işbirliği ve medeniyetler
ittifakı olduğunu kaydeden Dağı, "AAPA tamda bu medeniyetler ittifakını anlatan bir asamble.
Çünkü hem Müslüman toplumların hem Avrupalı- Batılı parlamenterlerin katıldığı ender platformlardan biri.
İnşallah bu çalışmalar devam edecek" diye konuştu.
Çalışmalar Kamuoyuna Ulaşıyor mu?
Toplantıda ele alınan konuların Avrupa ve Akdeniz ülkelerinde daha yaygın şekilde takip
edildiğine dikkat çeken Dağı, "Çünkü Türkiye'de bazen maalesef iç çekişmeler gündemi belirliyor.
Oysa bu ülkeler şunun çok farkında ki Türkiye, Ortadoğu'da, Kafkasya'da, Akdeniz bölgesinde yer
alan ve aynı zamanda Avrupa Birliği ile müzakere yapan bir ülke olarak giderek çok daha yapıcı bir rol üstleniyor.
Bundan da kendileri de istifade eder hale geliyorlar. Dolaysıyla buradaki yansımasından çok daha fazlası
çok yakın coğrafyamızda karşılığını bulabiliyor. Aslında ben bir Türk parlamenter olarak buradaki tartışmaların,
buradaki yorumların bizim iç kamuoyuna doğrudan ulaşmasını çok daha fazla arzu ediyorum.
Örneğin İtalyan parlamenterin Türkiye'ye olan ilgisi, ilgi ile izlemeleri, Türkiye'nin başarılarını övmeleri
yani bunlar zorla söyletilen şeyler değil. Bunlar daha önce olmuyordu ama şimdi Türkiye yapıcı rolünde
hem içeride hem dışarıda başarı kazandıkça, demokratik standartlarını artırdıkça ve çok akılcı, vizyoner
bir dış politika izledikçe bunun karşılığını görüyor" dedi. (11:10)
"Şimdi Düşman Değil Dost Kazanma Zamanı"
Ülkeler arasında, çatışmanın yerini işbirliğinin aldığını kaydeden Zeynep Dağı,
"Berlin Duvarı'nın yıkılışı ve soğuk savaşın sona ermesi hepimize çok umut
vaat edici bir sürecin başlangıcını işaret etmişti. Ama 11 Eylül gerçeği yeniden bu
sürecin de belirsizliklere, güvensizliklere ve ayrıştırıcı noktalara gebe olduğuna ve bir
takım kesimler tarafından bunların derinleştirildiğine tanıklık etmemize neden oldu" diye konuştu.
Dağı, "Medeniyetler ittifakı aslında her türlü çatışmanın önünde tek tek bireyler olarak
dost kazanma projesinden başka bir şey değil. Dost kazanma öncelikle karşıdakinin
hakkına hukukuna, varlığına saygıdan geçiyor. Bireylerin fikir, vicdan, dini özgürlüklerinin
korunmasından geçiyor" dedi.
Avrupa ve Akdeniz ülkelerinden 150 parlamenterin katıldığı AAPA "Siyasi,
Kültür ve Ekonomi Komiteleri Ortak Toplantısı 21-22 Mayıs 2010 tarihlerinde
AAPA Türk Grubu Başkanı ve Ankara Milletvekili Zeynep Dağı'nın ev sahipliğinde
İstanbul'da gerçekleştirildi.
Dışişleri Bakanı Prof. Ahmet Davutoğlu'nun da katılarak Türkiye'nin
siyasi gündemine ait son gelişmeleri değerlendirdiği zirve, medeniyetler
ittifakında Türkiye'nin küresel anlamda üstlendiği rolün önemini konuk
parlamenterlere aktarma fırsatı sağladı.
Zirvenin açılışında konuşan AAPA Türk Grubu Başkanı Zeynep Dağı,
dünyada yaşanan yeni sürece ve Kültürlerarası Diyalogun önemine değindi.
Yeni bir uluslararası süreç yaşandığını ve herkesin bu sürecin inşasına katkıda
bulunabileceğini belirterek konuşmasına başlayan Dağı, "Soğuk savaş dönemi
diplomasiye çok izin vermeyen, ekonomik siyasi ve kültürel olarak kutuplaştırıcı ve
dayatıcı bir süreçken; bugün küresel dinamiklerin geldiği boyuta baktığımızda işbirliğinin
öncelendiği, toplumların hızla bir araya geldiği, kaynaştığı bir süreç yaşıyoruz" dedi.
11 EYLÜL'DEN SONRA BELİRSİZLİKLERE TANIKLIK EDİYORUZ
Ülkeler arasında, çatışmanın yerini işbirliğinin aldığını kaydeden Zeynep Dağı,
"Berlin Duvarı'nın yıkılışı ve soğuk savaşın sona ermesi hepimize çok umut vaat edici
bir sürecin başlangıcını işaret etmişti ama 11 Eylül gerçeği yeniden bu sürecin de belirsizliklere,
güvensizliklere ve ayrıştırıcı noktalara gebe olduğuna ve bir takım kesimler tarafından bunların
derinleştirildiğine tanıklık etmemize neden oldu. Dolayısıyla bunların önüne geçmek için elimizden gelen
her türlü çabayı göstermemiz gerekir" diye konuştu.
Emeğin ve sermayenin uluslararası dolaşımda olduğunu belirten Dağı,
"Dolayısıyla küresel dinamikler sınır aşan sorunların ancak sınır aşan işbirliği
mekanizmaları ile çözüme kavuşacağını da anlatıyor bize. Bugün tüm toplumlarda
ulusal ölçekte tartışılan bütün konuların uluslararası alanda gündeme geldiğini de görüyoruz.
Küresel dinamikler soğuk savaşın her türlü kutuplaştırıcı ayrıştırıcı söylemlerinin ötesinde işliyor.
Tam da bu bağlamda Türkiye'de eksen kayması var mı tartışmalarının yaşandığına tanıklık ediyoruz.
Hem içeride hem dışarıda. Oysa Türkiye şu anda AB'nin iyi komşuluk politikası çerçevesinde komşularıyla
diyalog kuran, komşularıyla işbirliğini geliştiren ve komşularının istikrarına yatırım yapan bir Türkiye'ye
doğru hızla ilerlemekte" dedi.
Türkiye'nin genişlettiği işbirliği alanının, uluslararası barışa katkı sunduğunun altını çizen Dağı,
"Türkiye her türlü kutuplaştırıcı söylemin dışında, komşuları ve bölgesi ile çok yönlü barışçıl ilişkileri
geliştirmeye devam edecektir. Kendi demokrasisine katkıda bulunduğu gibi bölgesinin de değişimine,
dönüşümüne öncülük etmeye devam edecektir" iddiasında bulundu. Dağı konuşmasını şöyle tamamladı:
"Komşuların istikrarsızlığına değil komşunun istikrarına yatırım yapmak hem ikili düzeyde
hem bölgesel düzeyde barışın ve işbirliğinin temel garantilerinden biri. Bu vesile ile Başbakanımız
Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın da belirttiği gibi "şimdi düşman değil dost kazanma zamanı"
ve bu arayışlara da hep birlikte devam etmemiz gerekiyor. Medeniyetler ittifakı aslında her türlü
çatışmanın önünde tek tek bireyler olarak dost kazanma projesinden başka bir şey değil.
Dost kazanma öncelikle karşıdakinin hakkına hukukuna varlığına saygıdan geçiyor.
Bireylerin fikir vicdan dini özgürlüklerinin korunmasından geçiyor. Artık çoğunluğun
yönetimi değil çoğulculuğun yönetimini başardığımız ölçüde iç barışı bölgesel ve
uluslararası barışı gerçekleştirme şansımız var."
DAĞI, TOPLANTININ SONUÇLARINI MECLİS HABERE DEĞERLENDİRDİ
Dağı, "AAPA tam da bu medeniyetler ittifakını anlatan bir asamble.
Çünkü hem Müslüman toplumların hem Avrupalı- Batılı parlamenterlerin
katıldığı ender platformlardan biri. İnşallah bu çalışmalar devam edecek" diye konuştu.
AAPA toplantısının İstanbul'da yapılmasının diplomatik açıdan önemli olduğunu belirten
AAPA Türk Grubu Başkanı Zeynep Dağı, "Özellikle Sayın Dışişleri Bakanımızın katılımı ve
ilk ağızdan Türk dış politikasındaki son gelişmelere ilişkin yaptığı değerlendirmeler bütün
katılımcıları oldukça etkiledi. Çünkü burada neredeyse 150'e yakın Avrupa'dan Akdeniz'den
parlamenter arkadaşlar vardı. Bunlarda kendi ülkelerinin seçilmiş temsilcileri olarak
Türkiye'yi çok yakından ve ilgiyle, merakla izliyorlar. Bu bağlamda da bugün ki toplantı
ve buradaki konuşulan mevzular Türkiye'nin misyonunu, dış politikada almış olduğu
inisiyatifleri ortaya koydu. Bütün bu konular parlamenterler aracılığı ile kendi ülkelerine
doğrudan da aktarılmış olacak" dedi.
Siyasi ve Kültür komitesinin ana gündeminin kültürlerarası işbirliği ve medeniyetler
ittifakı olduğunu kaydeden Dağı, "AAPA tamda bu medeniyetler ittifakını anlatan bir asamble.
Çünkü hem Müslüman toplumların hem Avrupalı- Batılı parlamenterlerin katıldığı ender platformlardan biri.
İnşallah bu çalışmalar devam edecek" diye konuştu.
Çalışmalar Kamuoyuna Ulaşıyor mu?
Toplantıda ele alınan konuların Avrupa ve Akdeniz ülkelerinde daha yaygın şekilde takip
edildiğine dikkat çeken Dağı, "Çünkü Türkiye'de bazen maalesef iç çekişmeler gündemi belirliyor.
Oysa bu ülkeler şunun çok farkında ki Türkiye, Ortadoğu'da, Kafkasya'da, Akdeniz bölgesinde yer
alan ve aynı zamanda Avrupa Birliği ile müzakere yapan bir ülke olarak giderek çok daha yapıcı bir rol üstleniyor.
Bundan da kendileri de istifade eder hale geliyorlar. Dolaysıyla buradaki yansımasından çok daha fazlası
çok yakın coğrafyamızda karşılığını bulabiliyor. Aslında ben bir Türk parlamenter olarak buradaki tartışmaların,
buradaki yorumların bizim iç kamuoyuna doğrudan ulaşmasını çok daha fazla arzu ediyorum.
Örneğin İtalyan parlamenterin Türkiye'ye olan ilgisi, ilgi ile izlemeleri, Türkiye'nin başarılarını övmeleri
yani bunlar zorla söyletilen şeyler değil. Bunlar daha önce olmuyordu ama şimdi Türkiye yapıcı rolünde
hem içeride hem dışarıda başarı kazandıkça, demokratik standartlarını artırdıkça ve çok akılcı, vizyoner
bir dış politika izledikçe bunun karşılığını görüyor" dedi. (11:10)
