2020-02-18 - 16:47
TBMM GENEL KURULU TOPLANDI
TBMM Genel Kurulu, TBMM Başkanvekili Levent Gök başkanlığında toplandı. Genel Kurulda, Bankacılık Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmelerinin geneli ve birinci bölümünün tümü üzerindeki görüşmeler tamamlandı.
TBMM Başkanvekili Levent Gök, trafik kazası geçiren TBMM Katip Üyesi ve AK Parti İstanbul Milletvekili Rümeysa Kadak ile telefonda görüştüğünü belirterek, "İlerleyen saatlerde geleceğini söyledi ama kendisine bugün dinlenmesini önerdim." dedi.

Gök, Avrupa Güreş Şampiyonası'nda 92 kiloda altın madalya kazanan Süleyman Karadeniz'i de tebrik etti.

Daha sonra AK Parti Konya Milletvekili Halil Etyemez, "Konya'ya yapılan yatırımlar", CHP Samsun Milletvekili Neslihan Hancıoğlu, "Samsun'da kamu hizmetlerinin sunumunda yaşanan aksaklıklar ve kentin sorunları", MHP İzmir Milletvekilli Hasan Kalyoncu, "biyolojik savaş" konularında gündem dışı konuşmalar yaptı.

AK Parti Konya Milletvekili Etyemez, AK Parti hükümetleri döneminde Konya'ya 51 milyar liranın üzerinde yatırım yapıldığını belirtti.

İktidar olarak önceliklerinin her zaman eğitim olduğunu, Konya'daki eğitime bugüne kadar yaklaşık 2 milyar lira yatırım gerçekleştirdiklerini söyleyen Etyemez, kentte okul sayısını 2 binin, derslik sayısını 22 binin, öğretmen sayısını ise 32 binin üzerine çıkardıklarını kaydetti.

Etyemez, Konya'ya yapılan yatırımların, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde artarak devam edeceğini dile getirdi.

CHP Samsun Milletvekili Neslihan Hancıoğlu, "Samsun'u yöneten anlayışın, Samsunluların çözüm bekleyen sorunlarına sırt çevirdiğini" iddia etti. Hancıoğlu, İlkadım ilçesindeki Çiftlik Caddesi'nin, 2014'te milyonlarca lira masraf yapılarak trafiğe kapatıldığını, aradan 6 yıl geçtikten sonra milyonlar harcanarak yeniden trafiğe açıldığını söyledi.

MHP İzmir Milletvekilli Hasan Kalyoncu, Türkiye'de biyolojik savaş için tedbirler alınmasının zaruri olduğunu belirtti.

Türk Silahlı Kuvvetleri ve diğer kurumlarda biyolojik ve kimyasal silah bulunmadığını söyleyen Kalyoncu, "Savunma amacıyla Kimyasal, Biyolojik, Radyoaktif, Nükleer Savunma Daire Başkanlığı kurulmuştur. Bu birimin daha aktif hale getirilmesi ve donanımının artırılması gerekmektedir. Bu birimin, daire başkanlığı düzeyinden çıkarılıp müstakil bir kurum haline dönüştürülmesi gereklidir. Burada kimyasal, biyolojik, radyoaktif, nükleer savunma sistemlerinin ayrı birimler olarak çalışması sağlanmalıdır." diye konuştu.

TBMM Genel Kurulunda grup önerileri görüşüldü.

İYİ Partinin, ücretli öğretmenlerin sorunlarına ilişkin araştırma önergesinin bugün görüşülmesi önerisi ele alındı.

Partisinin önerisi üzerine söz alan İYİ Parti Adana Milletvekili İsmail Koncuk, ücretli öğretmenlik konusunun derinlemesine araştırılması gerektiğini belirterek, "Ücretli öğretmenlik meselesi hem gençlerimize yönelik açık bir sömürü sistemi haline geldi hem de asal öğretmen atamasının önüne geçen bir sistem haline geldi." dedi.

Türkiye genelinde 81 ilde 80 bin ücretli öğretmenin görev yaptığını ve bu ücretli öğretmenlerin asgari ücretin altında bir ücret aldığını belirten Koncuk, "Emin olun, aldıkları ücret, o okula giderken ödedikleri ulaşım ya da yeme içme masraflarını bile karşılayan bir para değil." diye konuştu.

AK Parti Konya Milletvekili Orhan Erdem, eğitim ve öğretim hizmetlerinin kadrolu, sözleşmeli öğretmenler eliyle yürütülmesinin en çok arzu edilen durum olduğunu ifade ederek, AK Parti hükümetlerinin 2013-2019 yılları arasında 651 bin 883 öğretmen atadığını vurguladı.

Erdem, 946 bin 114 öğretmenin yüzde 70'inin AK Parti hükümetleri döneminde atandığına dikkati çekerek, "Bu da bu konuya verdiğimiz önemin en açık göstergesidir." dedi.

Ücretli öğretmenliğin, Milli Eğitim Bakanlığının öğretmen açığını gidermek amacıyla yaptığı bir görevlendirme sistemi olduğunu anlatan Erdem, "Yani bir atama sistemi değildir, tamamen MEB'in bu açığı kapatmaya yönelik uygulamasıdır. Ücretli öğretmenlikte kadroya atama durumu söz konusu değildir, bu öğretmenler ihtiyaca göre görevlendirilir ve ihtiyaç yerine getirildiğinde de görevine son verilir. Kısacası, öğretmenlerin atama öncesi part-time, geçici görev alabildikleri bir çalışma sistemidir." ifadelerini kullandı.

Erdem, bakanlığın daha iyi şartların oluşması adına çalışmalar yaptığını söyledi.

Konuşmaların ardından İYİ Parti'nin grup önerisi kabul edilmedi.

Genel Kurulda, CHP'nin taşeron işçilerin sorunlarına ilişkin araştırma önergesinin bugün görüşülmesi önerisi de görüşüldü.

CHP İzmir Milletvekili Kani Beko, 2018 yılında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, "kamuda, belediyelerde ve özel idarelerde çalışan 1 milyona yakın taşeron işçisine kadro veriyoruz." dediğini anımsatarak, o dönem DİSK Genel Başkanı olduğunu ve taşeron işçilerin kadroya geçirilişine ilişkin hazırlanan listeye baktığını söyledi.

Beko, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Baktığımızda, 250 bine yakın taşeron işçiye kadro verilmiş ama bu işçilerin dışında kalan 750 bine yakın taşeron işçiye maalesef kadro verilmedi ve bu arkadaşlarımız kamuda, belediyelerde ve özel idarelerde şirketlere alındılar. Şirketlere alındılar ama sarayın talimatıyla daha sonra neler oldu? 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'yle 2020 yılına kadar bu işçi kardeşlerimize toplu iş sözleşmesi yasaklandı. Kadrolu çalışan işçi kardeşlerimiz ortalama 5 bin lira maaş alırken asgari ücretle çalışan arkadaşlarımıza yüzde 4+4 oranında zam yapıldı ve dolayısıyla kadrolu çalışan arkadaşlarımız, 4 ikramiye alırken şirket işçilerine ikramiye verilmedi. Kadrolu çalışan arkadaşlarımıza sosyal hakları verilirken şirket işçilerine, maalesef, sosyal hakları da verilmedi."

AK Parti Giresun Milletvekili Cemal Öztürk, CHP grup önerisinde yer alan iddiaların doğru olmadığını belirterek, sosyal hukuk devleti yaklaşımıyla kapsamdaki kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan alt işveren işçilerinin asıl iş, yardımcı iş ayrımı yapılmadan sürekli işçi olarak istihdam edilmelerinin sağlandığını söyledi.

Merkezi yönetimlerde alt işveren işçilerinin çalıştıkları idarelerde sürekli işçi kadrolarında; mahalli idarelerde ise bu idarelerin şirketlerinde emekliliği hak edene kadar sürekli işçi statüsünde istihdam edilmelerinin sağlandığını dile getiren Öztürk, düzenleme yapılırken kanun önünde eşitlik ilkesinin esas alındığını kaydetti.

Alt işveren işçilerinin kamu kurum ve kuruluşlarında işçi kadrolarına geçişi sağlanırken mevcut örgütlülüklerinin korunmasına ve mevcut toplu iş sözleşmelerinden kaynaklanan kazanılmış haklarının sürdürülmesine imkan sağlandığını vurgulayan Öztürk, Anayasa'ya ve taraf oldukları İLO Sözleşmesine tamamen uygun bir düzenleme yapıldığını ifade etti.

Öztürk, "Enflasyon artışı ve zamlar nedeniyle işçi ücretlerinin gerilediği ve işçilerin yoksullaştırıldığı iddiasına gelince, işçi ücretlerine ilişkin en temel gösterge asgari ücrettir. Asgari ücret 2018 yılı sonunda yüzde 26,06 ve 2019 yılı sonunda ise yüzde 15,03 düzeyinde artırılmıştır. Yıllık bazda enflasyon ise 2018 yılında yüzde 20,3 ve 2019 yılındaysa yüzde 11,84 olarak gerçekleşmiştir. Bu kapsamda işçilerimizin ücretlerinin gerilediği iddiası da doğru değildir." dedi.

Müzakerelerin ardından CHP'nin grup önerisi kabul edilmedi.

Öte yandan HDP'nin, iş güvenliği ve sağlığına ilişkin önergenin bugün görüşülmesi önerisi görüşülerek, kabul edilmedi.

AK Parti'nin, TBMM'nin çalışma takvimine ilişkin grup önerisi de görüşüldü.

Kabul edilen öneriyle, Bankacılık Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, gündemin ilk sırasına alındı.

Ürün Güvenliği ve Teknik Düzenlemeler Kanunu Teklifi ile Çarşı ve Mahalle Bekçileri Kanunu Teklifi de gündemin ön sıralarına alındı.

Öneriye göre Genel Kurul, Bankacılık Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmelerinin tamamlanmaması durumunda cuma günü de çalışacak.

Genel Kurulda önümüzdeki hafta ise Ürün Güvenliği ve Teknik Düzenlemeler Kanunu Teklifi ve Çarşı ve Mahalle Bekçileri Kanunu Teklifi görüşülecek.

Öte yandan CHP İzmir Milletvekili Atila Sertel'in Devlet Memurları Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin doğrudan gündeme alınması önerisi ele alındı.

Önerisi hakkında söz alan Sertel, dünyanın en saygın ve eski mesleklerinden birisinin itfaiyecilik olduğunu belirterek, Türkiye'de itfaiyeciliğin bir meslek olarak kabul görmediğini, idari hizmetler sınıfına alındığını ve bu kapsamda görüldüğü için itfaiyeciler şehit olsalar dahi şehit olarak kabul edilmediğini söyledi.

Sertel, konuşmasının ardından itfaiyeci baretini başına taktı.

Başkanlık Divanı'nda İYİ Parti kontenjanından boşalan katip üyeliğine İYİ Parti Tekirdağ Milletvekili Enez Kaplan seçildi.

Daha sonra Genel Kurulda, Bankacılık Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi görüşmelerine geçildi.

TBMM Genel Kurulunda, Bankacılık Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmelerinin geneli ve birinci bölümünün tümü üzerindeki görüşmeler tamamlandı.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu, kanun teklifinde 95 milletvekilinin imzasının bulunmasına rağmen AK Parti sıralarının boş olduğunu söyledi.

Teklifle olumlu düzenlemelerin yapılmasına rağmen bu yasa yapma tekniğini kabul etmediklerini belirten Dervişoğlu, "torba kanun" sistematiğinin Meclisin ruhuna aykırı olduğunu dile getirdi.

Teklife ilişkin Bankalar Birliğinin görüşünün alınmadığını, "Kervan yolda düzülür." mantığıyla yola çıkıldığını ileri süren Dervişoğlu, "Sizleri uyarıyorum; bu şekilde gecekondu yapar gibi kanun yapmaya devam edemezsiniz. Yasaları, bir temele oturtmazsanız yarın bu ucube sistemin enkazı altında kalırsınız. Hiç kimse de sizi kurtaramaz." dedi.

MHP Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı, Türk ekonomisinin zorlu geçen, çalkantılı bir dönemi geride bıraktığını, önemli risk ve tehditleri atlatarak iyimser bir iklime girdiğini söyledi.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin sağladığı hızlı ve etkin karar alma mekanizmasıyla ekonomik dengelenme ve değişim sürecinin daha koordineli şekilde yönetildiğini dile getiren Kalaycı, "2018'den itibaren dış saldırılar ve yaptırım tehditleriyle çökertilmek istenen ekonomimiz, alınan isabetli ve etkili tedbirler sayesinde bu saldırılara karşı dayanıklılığını ispat etmiş, siyaseten yoğun bir gündemin, iki seçimin ve Barış Pınarı Harekatı'nın yaşandığı 2019'da dengelenmesini sürdürebilmiştir." diye konuştu.

Bugün itibarıyla hem ekonomiye duyulan güvenin arttığını hem de ekonomide çarkların daha hızlı dönmeye başladığını vurgulayan Kalaycı, ekonominin, bu yıl hedeflenen hatta hedefin üstünde büyüme oranına ulaşacağını kaydetti.

Kalaycı, "Milletimiz şahittir ki Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'yle daha etkin, hızlı ve isabetli kararlar alma imkanına kavuşan Türkiye, devasa sorunlarla baş etme ve küresel meydan okumalara karşı koyma kabiliyetini güçlendirmiştir." dedi.

HDP Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç, teklifle, yasama etiğinin bir kez daha çiğnendiğini öne sürdü.

Bankacılık sektörü gibi önemli bir alanı düzenleyen kanun teklifinin, apar topar ve yangından mal kaçırırcasına Plan ve Bütçe Komisyonundan geçirildiğini savunan Oluç, Genel Kuruldan aynı şekilde geçmesi için çaba harcandığını dile getirdi.

CHP adına söz alan Konya Milletvekili Abdüllatif Şener, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin, "ekonomik sorunların kaynağı" olduğunu iddia etti.

Şener, "Tekliften hareketle hükümetin, ekonomik politikalardaki zaaflarını, çelişkilerini ve yanlışlarını açık şekilde görmemiz mümkündür. İktidarın mevcut kriz karşısındaki şaşkınlığını, ne yapacağını bilemeyişini gösteren bir paketle karşı karşıyayız." dedi.

İktidarın, ekonomiyi yaklaşık iki yıldır dışarıdan tefeci faiziyle borçlandırarak yüzdürmeye çalıştığını ileri süren Şener, "Bu iktidar, finans sektörünü kriz ikinci yılını tamamlarken hatırlamış, Bankacılık Kanunu'nda sermaye piyasalarıyla ilgili kanunlarda değişiklik yapmaya niyetlenmiştir. Şimdiye kadar neredeydiniz, neyi bekliyordunuz? Geçen iki yılın hesabı nasıl verilecek? Ülkede böylesine ne yaptığını bilmeyen bir iktidar, hükümet yüzünden ekonomi büyük bir felaketin içindedir." değerlendirmelerinde bulundu.

Şahsı adına söz alan CHP Bursa Milletvekili Lale Karabıyık da teklifle Varlık Fonu'na sınırsız iç ve dış borçlanma yetkisi getirileceğini ifade ederek, "Tutarı öngörülemez bir kaynağı, ülkeyi borçlandırarak sağlamaya çalışıyorsunuz. Bir de bu yetmiyormuş gibi Varlık Fonu'nun alt fonlarına da sınırlı borçlanma yetkisini getiriyorsunuz." dedi.

Teklifin imza sahibi milletvekillerinden AK Parti Aydın Milletvekili Mustafa Savaş, şahsı adına yaptığı konuşmada, düzenlemeyle bankacılık sektörünün daha sağlam temellere dayandırılacağını, ileride karşılaşılması muhtemel risklere karşı uluslararası uygulamalar da dikkate alınarak düzenlemeler gerçekleştirileceğini belirtti.

Savaş, sermaye piyasalarındaki ürünlerin çeşitliliğinin artırılarak derinlik kazandırılacağını, yatırımcıların hak ve menfaatlerinin korunacağını kaydetti.

Bankacılık Kanunu'nun, 2005'te yürürlüğe girdiğini ve bankacılık sisteminin gelişmesine önemli katkı sağladığını hatırlatan Savaş, şöyle konuştu:

"Türk bankacılık sistemi, Bankacılık Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra yapılan düzenlemeler ve güçlü sermaye yapısıyla 2009'da yaşanan küresel krizden, doğrudan ekonomimizi ve istikrarımızı hedef alan 15 Temmuz hain darbe girişiminden ve 2018 Ağustos ayında kur üzerinden ülkemiz ekonomisine yöneltilen dış kaynaklı saldırıdan Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın kararlı politikaları, Hazine ve Maliye Bakanımız başta olmak üzere ilgili kurumların zamanında müdahaleleri sonucunda başarıyla çıkmıştır. Finansal piyasalarda güven ve istikrarın sağlanması, kredi sisteminin etkin şekilde çalışması, tasarruf sahiplerinin hak ve menfaatlerinin korunması açısından bankacılık sisteminin etkin kurallarla düzenlenmesi ve uluslararası düzenlemelerde yaşanan gelişmelere bağlı olarak bu kuralların güncellenmesi gerekmektedir."

Düzenlemenin, sistemin daha sağlıklı işlemesi ve direncinin artırılmasını amaçladığını vurgulayan Savaş, "Bu nedenle kanun teklifinde bankaların grup bazında kredi risklerinin takibinde önem taşıyan 'risk grubu' tanımı genişletilmekte ve risk gruplarının Basel Bankacılık Denetim Komitesi tarafından yayımlanan standartlarla uyumlu hale getirilmesi için denetim otoritesine yetki verilmektedir." dedi.

Savaş, Türk bankacılık sistemi içinde risklerin büyük bölümünün, mevduat bankaları tarafından üstlenildiğine işaret ederek, "Bu riskin kalkınma ve yatırım bankacılığı ile katılım bankacılığı tarafından da paylaşılması önem arz ediyor. Teklif, finans sektörünün gelişmesine ve uluslararası alanda daha fazla rekabet edebilmesine imkan sağlayacak." ifadelerini kullandı.

TBMM Başkanvekili Levent Gök, teklifin birinci bölümünün tümü üzerindeki görüşmelerin de tamamlanmasından sonra birleşime ara verdi. Gök, aranın ardından komisyonun yerini almaması üzerine birleşimi yarın saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı.