2018-03-06 - 17:44
TBMM GENEL KURULU...
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Mithat Sancar başkanlığında toplandı.
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Mithat Sancar başkanlığında toplandı.

Başkanvekili seçilmesinin ardından ilk defa Genel Kurul'da birleşimi yöneten Sancar, açılışta yaptığı konuşmada, demokratik siyasetin tartışarak işleri barışçıl bir biçimde yürütmek anlamına geldiğini söyledi.

Bunun da her şeyden önce çoğunluk olgusunu paylaşan insanlar arasında gerçekleşeceğine dikkati çeken Sancar, "Siyasetin varoluş temeli çoğunluk ve özgürlüktür. Özgürlüğün yokluğu otoriterlik, çoğunluğun yokluğu totaliterlik demektir. Özgürlüğün yitimi şiddet eğilimini, çoğunluğun yitimi de nefret hareketlerini teşvik eder. Tekçi ve yasakçı her girişim siyasetin varoluş şartlarını tahrip eder. Tekçi ve yasakçı anlayışın zafer kazanmasıyla siyasal yaşamın özü olan tartışma gereksizleşir, çoğunluğun yerini tekillik alır. Siyaseti yok etmeye başladığınız zaman galip gelen sadece intikam tanrıçası olabilir." ifadesini kullandı.

Türkiye'nin uzun zamandır aşırı gerilim, derin kutuplaşma ve hatta parçalanmışlık hali yaşadığını öne süren Sancar, bunun başlıca sebebinin de demokratik siyasetin sağlıklı işlemesi için gerekli olan zemin ve şartların bulunmaması olduğunu söyledi.

Parlamentonun demokratik siyasetin en kıymetli imkanı ve mekanı olduğunu dile getiren Sancar, Meclis tarihinde hiç olmadığı kadar milletvekilinin dokunulmazlığının kaldırıldığını ve milletvekilliğinin düşürüldüğünü vurguladı.

Sancar, şöyle devam etti:

"Şu anda 9 milletvekilinin vekilliği düşmüş,10 milletvekili de cezaevlerinde bulunmaktadır. Böyle bir parlamentonun ne parlamentoculuğun tarihsel anlamına ne de Türkiye'deki tarihsel tecrübeye uygun düştüğü kesinlikle söylenemez. Ben başkanlığı vekaleten üstlenip Genel Kurul'u yönetirken veya başkanvekilliğinin diğer yetkilerini kullanırken adalet ve demokrasi ilkelerine bağlı kalacağıma buradan bir kez daha huzurunuzda söz veriyorum."

TBMM Başkanvekili Sancar ve siyasi parti temsilcileri, hayatını kaybeden CHP Parti Meclisi Üyesi Yavuz Karan'a Allah'tan rahmet, ailesine başsağlığı diledi.

Siyasi parti temsilcileri ayrıca Sancar'a da yeni görevinde başarılar diledi.

MHP Grup Başkanvekili Erhan Usta, çocukların cinsel istismarını önlemeye yönelik çalışmalar kapsamında Başbakan Yardımcısı Recep Akdağ'ın MHP Grubu'nu da ziyaret ettiğini anımsatarak, düzenlemelerin bir an evvel yapılarak çocukları koruma yönünde adımların atılmasının gerekli olduğunu ifade etti.

HDP Grup Başkanvekili Filiz Kerestecioğlu, işkencenin insanlığa karşı işlenen suçların en korkuncu oluduğunu ve işkencenin olduğu yerde hiçbir değerden söz edilemeyeceğini söyledi. Kerestecioğlu, "46. gününe giren Afrin savaşında sivil ölümleri durmuyor. Birleşmiş Milletler'in Suriye geneli ateşkes kararına rağmen ateşin hiç kesilmediği Afrin'de dün de siviller bombardımanın hedefi oldu." görüşünü savundu.

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, parti olarak bugün üzgün olduklarını CHP Parti Meclisi Üyesi Yavuz Karan'ı kaybettiklerini belirterek, Karan'a Allah'tan rahmet, ailesine ve tüm Trabzonlulara başsağlığı diledi.

Şeker fabrikalarının özelleştirilmesine değinen Altay, "Şeker fabrikalarının satılması bu millete yapılabilecek en büyük ihanettir ve nişasta bazlı şekerin zararlarını üşenmeden, bıkmadan 80 milyona anlatacağız. Hükümeti şimdiden bu konuyu yeniden değerlendirmeye ve yanlıştan vazgeçmenin bir erdem olduğu bilinciyle hareket etmeye davet ediyorum." dedi.

AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı da Afrin'de terör örgütüne yönelik Türkiye Cumhuriyeti'nin bir operasyon yürüttüğünü anımsatarak, "Birleşmiş Milletler (BM) Sözcüsü Stephane Dujarric yapmış olduğu açıklamada, Afrin merkezde terör örgütünün sivilleri kalkan olarak kullanmak için bırakmadığına ilişkin Birleşmiş Milletlerin gözlemini aktarmıştır. Kirli terör örgütü, sivillerin katledilmesi, öldürülmesine yönelik bir çabanın içindedir. Onları kalkan olarak kullanmaya yönelik bir strateji üretmektedir. Türkiye Cumhuriyetin askeri perspektifi, hiçbir sivilin burnunun kanamaması ama bölgede kan ve dehşetin asli faillerinden birisi olan terör örgütünün üyelerinin de tasfiyesine yönelik bir yaklaşımdır." diye konuştu.

Bostancı, şeker fabrikaları konusunda hükümetin yaklaşımının, çiftçilerin, çalışanların hiçbir şekilde zarar görmeyeceği, üretimin mutlak suretle devam edeceği, pancar şekerini kıymetlendiren yöndeki hükümet politikları istikametinde bu işlerin takip edileceği bir düzenleme çerçevesinde bir özelleştirme olduğunu söyledi. Bostancı, "Hassasiyetleri ve parametreleri olan bir özelleştirmedir. Şüphesiz muhalefetin bu işlerin takipçisi olmasından memnun oluruz ama hükümetin yaklaşımına ilişkin bu parametreleri de ifade etmek isterim." dedi.

AK Parti Osmaniye Milletvekili Mücahit Durmuşoğlu, Kadirli'nin düşman işgalinden kurtuluşunun yıl dönümü, HDP Diyarbakır Milletvekili Feleknas Uca, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü, CHP Ankara Milletvekili Levent Gök, seçim bölgesinin sorunlarına ilişkin birer gündem dışı konuşma yaptı.

Öte yandan HDP Grup Başkanvekili seçilen Adana Milletvekili Meral Danış Beştaş'ın Anayasa Komisyonu üyeliğinden istifası milletvekillerinin bilgisine sunuldu.

TBMM Genel Kurulunda, AK Parti'nin, Meclisin iki haftalık çalışma takvimini içeren grup önerisi kabul edildi.

Buna göre, Vergi Kanunları ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı gündemin birinci sırasına alındı.

Tasarı, temel kanun olarak dört bölüm halinde görüşülecek.

Genel Kurulda, 13-20-27 Mart ile 3-10-17-24 Nisan Salı günleri sözlü sorular görüşülmeyecek.

Genel Kurul, çalışma günlerinin dışında, haftaya 12 Mart Pazartesi ile 16 Mart Cuma günü de mesai yapacak; bu hafta ve gelecek hafta çalışmalarını saat 24.00'e kadar sürdürecek.

CHP, Danışma Kurulunda anlaşma olmaması nedeniyle, "erkeklerde kısırlığa yol açan faktörlerin belirlenmesine yönelik araştırma önergesinin" bugün görüşülmesi önerisini Genel Kurula taşıdı.

Öneri üzerinde söz alan CHP Kayseri Milletvekili Çetin Arık, kısırlığın, "erkeklerin bir yıl içinde çocuk sahibi olamaması" anlamına geldiğini belirtti.

Türkiye'de 2,5 milyon kişinin kısırlık sorunu ile karşı karşıya olduğuna, 1 milyon kişinin ise tüp bebek tedavisine muhtaç olduğuna işaret eden Arık, "Önceden erkeklerdeki kısırlık oranı yüzde 10-15 seviyesinde iken, bugün yüzde 45 seviyesine çıktı. Erkeklerdeki kısırlık oranında 3 katlık bir artış meydana geldi." dedi.

Arık, "ABD, AKP iktidarı eliyle Türk erkeğini kısırlaştırıyor. Şeker fabrikalarının satılma kararı alınması ve nişasta bazlı şeker kullanımının teşvik edilmesi buna neden olacaktır. Sizin Amerika sevdanız nereden geliyor? Birçok Avrupa ülkesi nişasta bazlı şeker kullanımını yasaklamış ama siz kullanımını teşvik ediyorsunuz." ifadelerini kullandı.

Vatandaşın kısırlık ilacını alabilmek için hayvanını, tarlasını sattığını iddia eden Arık, "Çocuk sahibi olmak istiyorsanız, neslinizin devam etmesini istiyorsanız; daha önce birbirlerine idam ipi atanlara, cumhur ittifakına, koltuk ittifakına, kirli ittifaka oy vermeyin." dedi.

MHP Antalya Milletvekili Ahmet Selim Yurdakul, Türkiye'de 6 aileden birinin bu sorunu yaşadığını belirterek, kısırlığa neden olan olumsuz çevre şartlarının iyileştirilmesi ve doğanın korunması adına seferberlik başlatılması gerektiğini vurguladı.

AK Parti Karaman Milletvekili Recep Şeker ise iktidarları döneminde kısırlıkla mücadele için neler yapıldığını anlattı.

Tüp bebek tedavisinin, alınan az bir ücret karşılığında yapıldığını söyleyen Şeker, tüp bebekte deneme sayısının 2'den 3'e yükseltildiğini bildirdi.

CHP'nin önerisi, kabul edilmedi.

MHP'nin, sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakfında çalışanların sorunlarıyla ilgili; HDP'nin de Ceylanpınar'da iki polis memurunun şehit edilmesi olayının araştırılmasıyla ilgili önerileri de reddedildi.

AK Parti Giresun Milletvekili Cemal Öztürk, "İstihdama yönelik çok sayıda düzenleme getirilmektedir. Asgari ücretin yıl boyunca vergi dilimi değişikliklerinden etkilenmemesini sağlayacak kalıcı düzenleme yapılmaktadır." dedi.

TBMM Genel Kurulunda, kamuoyunda "torba tasarı" olarak bilinen Vergi Kanunları ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı'nın tümü üzerindeki görüşmelerde siyasi parti temsilcileri söz aldı.

MHP Denizli Milletvekili Emin Haluk Ayhan, tasarının önemli olduğunu belirterek, şunları dile getirdi:

"Komisyonda da önümüzdeki günlerde katma değer vergisine ilişkin bir tasarı daha var, onu da görüşeceğiz. Şimdi, bütün bunları yatırım ortamının iyileştirilmesine yönelik birtakım girişimler olarak söylemek mümkün. Ancak, içinde bulunduğumuz ortamın siyasi, sosyal, ekonomik anlamda bu işlerin ne kadar uygulanabilir olduğu hususunda da bizleri düşünmeye sevk etmesi lazım."

Ayhan, genel anlamıyla tasarıyı destekleyeceklerini ancak bazı çekincelerini de dikkate sunacaklarını söyledi.

HDP İstanbul Milletvekili Garo Paylan, "yine bir torba yasa" ile daha karşı karşıya olduklarını, onlarca maddenin bulunduğunu ama Genel Kurulun ise boş kaldığını ifade etti.

Teşviklerin İşsizlik Sigortası Fonu'ndan karşılandığını öne süren Paylan, "İşçinin parasıyla işçinin istihdamını sağlamaya çalışıyoruz. Bu hak değildir. Oysa ne yapmamız lazım? İşsizlik sigortasını amacına, yasasına uygun kullanmalıyız. İşsizlere daha uzun süre bu fondan yararlanma hakkı vermeliyiz." dedi.

CHP Ankara Milletvekili Bülent Kuşoğlu, tasarıda yer alan bazı maddelerde Anayasa'ya aykırılıklar olduğunu savundu. Kuşoğlu, "Yedi konuda ilgili olarak anayasaya aykırılık var. İçtüzüğe aykırılık var. Neresinden tutacağınızı şaşırıyorsunuz. Bu şekilde bir kanun yapma tekniği, yasama usulü olmaz. Bu şekilde Türkiye Büyük Millet Meclisi denetim yapmaz." diye konuştu.

Kuşoğlu, 2016 yılından beri 1 milyon 150 bin kişinin stajyer kursiyer adı altında iş sahibi gösterilerek işsizlik oranından düşürüldüğünü ve bunların ödemelerinin de işsizlik fonundan karşılandığını belirterek, "İşsizlik aşağı yukarı dört puan buradan düşürüldü. Bunlar mı tedbir? Bunlar pansuman tedbir. Yani kağıt üzerinde onlar işsiz görünmüyor." ifadesini kullandı.

Şahsı adına söz alan AK Parti Giresun Milletvekili Cemal Öztürk, tasarının komisyonda geniş şekilde tartışıldığını anımsatarak, "97 madde içinde muhalefetimizin de onay vereceği çok sayıda madde var. Elbette hepsine onay vermelerini beklemiyoruz. Tasarıda yer alan yatırım, üretim ve istihdamın, araştırma, geliştirmenin, yenilik ve tasarım faaliyetlerinin teşvik edilmesinin neresine karşı çıkacaksınız? Amatör sporun desteklenmesine mi karşı çıkacaksınız?" dedi.

Tasarıyla yapılan değişiklikleri anlatan Öztürk, "İstihdama yönelik çok sayıda düzenleme getirilmektedir. Asgari ücretin yıl boyunca vergi dilimi değişikliklerinden etkilenmemesini sağlayacak kalıcı düzenleme yapılmaktadır. İşverenlere asgari ücret desteği verilmesi uygulamasına 2018 yılında da devam edilecektir. Kadın çalışanların çalışma hayatına katılmasının teşvik edilmesi amacıyla işverenlerce kadın çalışanlara kreş ve gündüz bakım evi hizmeti kapsamında sağlanan imkanlar gelir vergisinden istisna edilmektedir." sözlerine yer verdi.

Maliye Bakanı Naci Ağbal, asgari ücretin yılbaşında belirlenen tutarının, yıl içerisinde hiçbir şekilde ocak ayında belirlenen seviyenin altına düşmemesini sağlayacak şekilde gelir vergisi istisnasını artırdıklarını söyledi.

Ağbal, TBMM Genel Kurulunda görüşülen, Vergi Kanunları ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapan Tasarı'daki düzenlemeler hakkında bilgi verdi.

Tasarının esnafından işçisine, çiftçisinden öğrencisine, memurundan sanayicisine kadar çok geniş bir kesimi ilgilendirdiğini belirten Ağbal, tasarıda yatırım, üretim, ihracat ve istihdamın teşvik edilmesine, tasarrufların artırılmasına yönelik düzenlemeler olduğunu kaydetti.

Naci Ağbal, tasarıda vergi konularıyla ilgili, vatandaşların işini kolaylaştıran, vergiye gönüllü uyumu destekleyen hükümler ile kamu taşınmazlarının daha etkin bir şekilde yönetilmesine ilişkin maddeler de olduğunu bildirdi.

İmalat sanayinde 2018-2019 yıllarında faaliyette bulunan bir işletmenin yeni makine ve teçhizat alması durumunda KDV ödemeyeceğini ifade eden Ağbal, "Teknoparklarda Ar-Ge ve tasarım merkezlerinde ve üniversitelerin araştırma laboratuvarlarında kullanılacak makine ve teçhizat alımlarında da KDV istisnası getiriyoruz. 2019 yılı sonuna kadar yatırımcılarımıza, Ar-Ge merkezleri bu istisnadan istifade edecek." dedi.

Maliye Bakanı Ağbal, tasarıyla, organize sanayi bölgelerinde yapılacak altyapı yatırımları ve küçük sanayi sitelerinde iş yeri yapımında KDV istisnası getirdiklerini söyledi.

İstihdamın artırılmasına yönelik güçlü ve kapsamlı teşvikler de getirdiklerini anlatan Ağbal, "Asgari ücretin yılbaşında belirlenen tutarının, yıl içerisinde hiçbir şekilde ocak ayında belirlenen seviyenin altına düşmemesini sağlayacak şekilde gelir vergisi istisnasını artırıyoruz. Bunu bütçeden karşılıyoruz." ifadesini kullandı.

Bakan Ağbal, 2020 yılı sonuna kadar uygulanmak üzere, ilave istihdama sosyal güvenlik primi, gelir vergisi ve damga vergisi teşviği getirdiklerini belirtti.

2017 yılında istihdam ettiği personel sayısına ilave yeni personel alan işverenlerin, yeni personel için ödemesi gereken primlerinin 12 ay boyunca devlet tarafından karşılanacağını vurgulayan Ağbal, "Devlet, her yeni istihdam başına, 830 lira teşvik verecek." diye konuştu.

Naci Ağbal, imalat ve bilişim sektöründe bu vergi avantajını artırımlı uygulayacaklarını, bu alanlarda bu yıl ve gelecek yıllarda yeni sağlanacak istihdamlarda, her çalışan başına 2 bin 400 liraya kadar teşvik getirdiklerini bildirdi.

Kadın, genç ve engelli istihdamlarında teşvik süresini 12 aydan 18 aya çıkardıklarına işaret eden Ağbal, tasarıyla, kreş desteği uygulamasına da başlanacağını belirtti.

Maliye Bakanı Ağbal, işverenlere, 2016 ve 2017 yıllarında istihdam ettikleri her bir çalışan başına sağladıkları 100 liralık asgari ücret desteğine 2018 yılında da devam edeceklerini ifade ederek, bundan 10 milyon çalışanın yararlanacağını bildirdi.

Tasarıda, tasarrufların artırılması yönünde hükümler olduğunu vurgulayan Ağbal, elektrikli araçları teşvik etmek amacıyla, bunların motorlu taşıtlar vergisinin yüzde 75 indirimli alınacağını kaydetti.

"16 yaşından büyük araçlar eğer imha edilirse, trafikten terkin edilirse yeni araç alımında 10 bin liraya kadar özel tüketim vergisi teşviği getiriyoruz." İfadesini kullanan Ağbal, tasarıda, enerji ve madencilik sektörüyle ilgili önemli düzenlemeler de olduğunu vurguladı.

Maliye Bakanı Ağbal, 5 bin sözleşmeli öğretmen alınacağını, internet üzerinden radyo ve tv yayıncılığı yapılmasına ilişkin bir düzenleme yaptıklarını aktararak, "Buradaki amaç radyo ve televizyon yayıncılığı yapan diğer işletmeler gibi, internet ortamında yapılan radyo ve televizyon yayıncılığı konusunda da yetkili kurum ve kuruluşların düzenleyici olmaları ve bu sistemi denetlemelerini sağlamak." diye konuştu.

Vatandaşın ekonomi ile ilgili sorunu olmadığını ve Türkiye'ye güvendiğini belirten Ağbal, ülkeye doğrudan gelen uluslararası sermaye yatırımlarının artarak devam ettiğini söyledi.

Naci Ağbal, "Türkiye, sağladığı güven ortamıyla, yaptığı reformlar, istikrarlı ve gelişen ekonomisiyle bu bölgede çekim merkezi. Bu çekim merkezini daha da artırmak ve güçlendirmek için yasalar çıkarmamız, kararlar almamız hususunda herkesin bizi takdirle karşıladığını biliyoruz." dedi.

Ağbal, HDP İstanbul Milletvekili Garo Paylan'ın, "asgari ücretin, yılbaşındaki tutarın altına düşmemesi için getirilen teşviğin kaynağının işsizlik sigortası fonu olacağına" ilişkin iddiasına da yanıt verdi.

Getirdikleri teşviklerin doğrudan çalışana yönelik olduğunu vurgulayan Ağbal, şu değerlendirmede bulundu:

"Bizim getirdiğimiz teşvik geçen sene de vardı. İlave istihdam programını getirdikten sonra, 1,5 milyon istihdam artışı oldu. Getirilen imkanlar devlet bütçesinden karşılanıyor. Bizim genel devlet tanımı içerisinde, işsizlik sigortası fonu vardır. Bu fonu da içine alan genel devlet tanımı vardır. Biz bütçeyi yaparken, genel devlet dengesi üzerinden yaparız. Bu masraflar ister genel bütçeden, ister işsizlik sigortası fonundan karşılansın, ikisi de genel devletin bir parçasıdır. O açıdan 'getirdiğimiz teşvikler devlet bütçesinden karşılanıyor' derken bunu kastediyorum. Göreceksiniz, bu verdiğimiz teşvikler sayesinde 2017 yılında olduğu gibi 2018 yılında da Türkiye ekonomisi hedeflerinden daha fazla büyüyecek, istihdam daha fazla artacak."

***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***