2019-05-21 - 16:40
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Mithat Sancar başkanlığında toplandı. Genel Kurulda, Kapadokya'nın tarihi, kültürel ve doğal dokusunun birlikte korunması, farklı kurumlara ait planlama yetkilerinin kurulacak Kapadokya Alan Başkanlığında toplanmasını öngören kanun teklifinin üç maddesi daha kabul edildi.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Mithat Sancar başkanlığında toplandı.
Gündem dışı söz alan CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, Anadolu'nun buğday ambarı Alpu Ovası'na kömürlü termik santral yapmak istendiğini belirterek, koruma altındaki ovaya "zehir santrali dikilmek istendiğini" söyledi.
Bu santrale köylülerin, belediyenin, sivil toplumun, yediden yetmişe her görüşten vatandaş karşı olduğunu aktaran Çakırözer, halk karşı çıktığı için ihaleye başvuranın da bulunmadığını kaydetti.
İhalenin 6 kez ertelendiğini, Eskişehir'de santralin yapılmasını isteyen bir Allah'ın kulu olmadığını öne süren Çakırözer, "Buradan bir kez daha bu verimli ovanın bağrına o sondaj kuyularını hançer gibi sokanlara sesleniyoruz: Vazgeçin. Rant uğruna halka rağmen bu zehir projesini sürdürmeyin. Bu sondaj kuyularına harcadığınız paraları, yandaş müteahhitlerin önüne dökeceğiniz paraları ülkesi için alın teri döken, eli nasırlı çiftçimize verin." değerlendirmesinde bulundu.
AK Parti Kayseri Milletvekili Hülya Nergis, 21 Mayıs'ın Çerkezlerin uğradığı sürgün ve soykırımın tarihsel simgesi olduğunu belirterek, "Kültürler, insanlığın ortak mirasıdır. Küreselleşmenin ve iletişim çağının her şeyi silip süpürdüğü dünyada kültürler ve değerler tehdit altındadır." dedi.
AK Parti hükümetleri döneminde ortaöğretimde ana dilin seçmeli ders olarak okutulmaya başlanması, ana dilde yayın yasağının kalkması, üniversitelerde Çerkez dili ve edebiyatı bölümlerinin açılmasının demokratikleşme anlamında bir dönüm noktası olduğunu ve halk tarafından memnuniyetle ve minnetle karşılandığını vurgulayan Nergis, "Çocuklarımıza savaşsız ve barış içinde yaşanacak bir dünya bırakabilmek için bir daha Çerkez sürgünü gibi bir trajedinin yaşanmaması adına o günleri hiçbir zaman unutmadık, unutmayacağız." diye konuştu.
HDP Mersin Milletvekili Rıdvan Turan da Mersin Akkuyu inşaatında çatlak haberine ilişkin olarak Mühendis ve Mimar Odalarının yapmak istedikleri araştırmanın engellendiğini, alana girişlerinin yasaklandığını öne sürdü.
Turan, "Bir nükleer kaza meydana geldiği koşullarda bir yandan zeminin jeolojik yapısı, bir yandan Ecemiş Fay Hattı'nın 30 kilometre batısından geçmiş olması sebebiyle son derece trajik ve geri döndürülmesi mümkün olmayan bir durumla karşı karşıya kalacağız." ifadelerini kullandı.
TBMM Genel Kurulunda, siyasi partilerin grup başkanvekilleri yerlerinden söz aldı.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Yavuz Ağıralioğlu, 19 Mayıs 1919'un yüzüncü yılının kutlandığını anımsatarak, "Mevzubahis olan Türk Devleti'nin varlığı, Türk milletinin istikbali ise çıkılacak bir Samsun Limanı, binilecek bir Bandırma Vapuru'nu bu millet her zaman bulur." dedi.
Ağıralioğlu, Bayburt'ta Anadolu Ajansı muhabiri Abdulkadir Nişancı'yı arama çalışmaları sırasında şehit olan Astsubay Kıdemli Üstçavuş Mustafa Gidergelmez ve Uzman Çavuş Eyüp Kapaklıkaya'nın şehit olmasıyla ilgili, "Kesin bir kanaatle söylemiyorum ama arama kurtarma faaliyeti yapılırken, birkaç sefer ısrardan sonra baraj kapakları suların alçalması için açılıyor. Bu açılmadan sonra, açılan baraj kapakları içeridekileri vakumlayarak ölümlerine sebep oluyor diye bir şey duydum barajda çalışan yetkili çocuklardan." diye konuştu.
MHP Grubu adına Manisa Milletvekili Erkan Akçay, 19 Mayıs 1919'un 100. yıl dönümünün idrak edildiğini anımsatarak, "Yüz yıl önce parçalanmamızı ve bölünmemizi isteyenlere karşı koyduğumuz nefsi müdafaa kararlılığımızda geri adım yoktur. Türk milletini Anadolu'da esir etmeye yönelik heveslere 19 Mayıs 1919 ruhuyla karşı çıkmaya devam edeceğiz" ifadesini kullandı.
Akçay, sözde Pontus soykırımının 100. yıl dönümü provokasyonunun, Ankara Valiliğinin izin vermemesiyle önlendiğini belirterek, "Ancak görünen o ki sözde Ermeni soykırımı yalanından sonra, bir de sözde Pontus soykırımı yalanıyla önümüzdeki yıllarda daha sık karşı karşıya geleceğimiz anlaşılmaktadır. Meseleyi başta Doğu Akdeniz havzasındaki etkinlik mücadelesi olmak üzere, bölgesel gelişmelerden bağımsız olarak değerlendiremeyiz. Türkiye'yi köşeye sıkıştırmak isteyenlerin Yunan yalanlarına sarılması an meselesidir. Bunun için Türkiye sözde Ermeni soykırımı yalanında olduğu gibi, tezlerini tarihi bilgi ve belgelerle desteklerken uluslararası politika ve bölgesel sorunlar da masadaki ve sahadaki varlığını artırmalıdır." değerlendirmesini yaptı.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, "19 Mayıs 1919'un 100'üncü yılını bir kez daha yüce Meclis çatısı altında kutluyoruz ve yüce Meclisin daha nice yüz yıllar bu kutlamaları birlik ve beraberlik altında gerçekleştirmesi gerektiğinin altını çiziyoruz." dedi.
Özel, Anadolu Ajansı muhabiri Abdülkadir Nişancı için endişe ettiklerini ve bir an önce çabaların sonuçlanmasını beklediklerini söyledi.
Özgür Özel, İYİ Parti Grup Başkanvekili Ağıralioğlu'nun Nişancı'nın aranması sırasında iki askerin şehit olmasının araştırılması için eğer Meclis'te bir inisiyatif alınacaksa buna destek vereceklerini kaydetti.
AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, "Bugün 155. yılını yaşadığımız ve 21 Mayıs 1864 yılında ana vatanlarından sürgün edilen Çerkez halkının acısını en derin şekilde paylaşıyor, sürgün şehitlerimizi rahmetle yad ediyorum." diye konuştu.
19 Mayıs 1919'un 100. yıl dönümü olduğunu hatırlatan Akbaşoğlu, "Biz nasıl ki yüz yıl önce dedelerimizin milli beraberlik ruhuyla emperyalistlere karşı bir olarak, iri olarak, diri olarak, hep birlikte Türkiye olarak karşı geldiklerini ve yurdumuzdan bu emperyalistleri kovduklarını anıyorsak aynı ruh ve manayla 23 Nisan'a, 19 Mayıs'a, 29 Ekim'e bugün de birlik ve beraberlik içerisinde tam bağımsızlığı, ekonomik istiklal mücadelemizi, devlet-millet kaynaşmasıyla hep birlikte tam bir kararlılıkla verdiğimizi ve vereceğimizi ifade etmek isterim." dedi.
Akbaşoğlu, AA Muhabiri Nişancı'yı arama çalışmalarında şehit düşen iki askere Allah'tan rahmet dileyerek, bu konuyla ilgili adli ve idari tahkikatların başlatıldığını, bunların derinlemesine devam edeceğini söyledi.
TBMM Genel Kurulunda, İYİ Parti'nin, "yabancılara mülk satışı" ile ilgili önergenin gündeme alınmasına ilişkin grup önerisi görüşüldü.
İYİ Parti Mersin Milletvekili Behiç Çelik, Türkiye'de konut satın alınmasıyla Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığının verilmesinin mümkün olmasını eleştirerek, "Bizde en çok vatandaşlık hakkını bu şekilde alan ülkeler arasında Irak, Kuveyt, Suudi Arabistan, Rusya Federasyonu var. Burada büyük devletlerin, özellikle istihbari yapılarının bizim gibi ülkeler üzerinde etkin faaliyet yürüterek bizim demografik yapımıza müdahale yönünde birtakım girişimlerinin olduğunu ve büyük mesafe kat ettiklerini de bilmemiz gerekir." diye konuştu.
AK Parti Antalya Milletvekili Atay Uslu, Vatandaşlık Kanunu'nda 2016 yılında yapılan bir değişiklikle Turkuaz Kart sahibi yabancılar ile belli kapsam ve tutarda yatırım yapan yabancıların Türk vatandaşlığını kazanabilmesine imkan tanındığını anlattı.
Uslu, şöyle devam etti:
"Şu ana kadar Türkiye'de bu değişiklikle 486 yabancı 250 bin dolarlık taşınmaz satın aldığı için, 291 yabancı 500 bin Amerikan doları mevduatı Türkiye'ye getirdiği için, 8 kişi istihdam sağladığı için vatandaşlık hakkı kazandı. 2016'dan bugüne kadar 788 yatırımcı vatandaşlık elde etti ve gelen toplam yatırım miktarı da 333 milyon Amerikan dolarıdır. Yani önerge sahibinin 'çok sayıda mülk alındı, çok sayıda vatandaş olundu' ifadelerinin hepsi gerçek dışıdır, rakamlar ortadadır. Bu, uluslararası hukukun gereğidir. Taşınmazlarla ilgili problem yaşadığımız andan itibaren Tapu Kanunu'nda yabancılara istediğimiz zaman biz sınırlama koyabiliriz."
Uslu, Türkiye'de 3,6 milyon Suriyeli sığınmacı bulunduğunu belirterek, "Bugüne kadar 75 bin Suriyeli, geçici koruma statüsünde yaşayan Suriyeli, vatandaş yapılmıştır. Söylendiği gibi, milyonlarca Suriyeli Türk vatandaşı yapılmamıştır." ifadesini kullandı.
Grup önerisinin oylama işleminden önce, CHP milletvekilleri yoklama talebinde bulundu. Toplantı yeter sayısı bulunamaması üzerine Başkanvekili Mithat Sancar, birleşime ara verdi. Birleşimi yeniden açan Sancar, toplantı yeter sayısının bulunması üzerine öneriyi oylamaya sundu. Öneri kabul edilmedi.
Bu arada söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, parti gruplarının yoklama talebiyle yoklama yapılmasının doğru olmadığını söyledi.
Bunun üzerine Mithat Sancar, Anayasa Mahkemesinin bu karara imkan sağladığını belirterek, kendisinin daha önceki bazı birleşimlerde de bu yönde karar aldığını söyledi.
CHP Grubu, "Çerkez sürgününde yaşananların araştırılmasına yönelik önergesinin" görüşmelerinin bugün yapılmasına ilişkin öneriyi Genel Kurulun gündemine sundu.
CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, bundan 155 yıl önce 1,5 milyon kişinin Karadeniz'in sularında yok edildiğini söyledi.
Çerkez halklarından Adigeler, Şapsığlar, Kabartaylar ve Abhazların çocukları ve kadınlarıyla beraber Karadeniz'in karanlık sularında yok olup gittiğini anlatan Özkoç, kendisinin de bir Abhaz olduğunu bildirdi.
Özkoç, şunları kaydetti:
"Abhazya orada, biz Rusların izni olmadan Abhazya'ya gidemiyoruz, onların izni olmadan akrabalarımızı göremiyoruz. Oysa Abhazya'da yaşayanların hepsinin yüzü Türkiye'ye dönük. Onlar buradaki kardeşleriyle beraber görüşmek istiyorlar, beraber olmak istiyorlar. Politikalar başkadır, ülkelerin politikaları vardır. Çok istiyoruz Abhazya'nın tanınmasını ama bu bir süreç olabilir ama buna rağmen Adige Bölgesi, Kabartay Bölgesi, Şapsığ Bölgesi, Çeçen Bölgesi gidip geldikleri gibi Abhazya'nın da bizzat kara yoluyla oraya gidilemediğinden deniz yolunun açılması gerekiyor, hava yolunun açılması gerekiyor. Eğitim için şart, ulaşım için şart, kardeşlerin kucaklaşması için şart."
CHP'nin Grup önerisi ile HDP'nin Hasankeyf ile ilgili grup önerisinin gündeme alınması önerisi kabul edilmedi.
TBMM Genel Kurulunda daha sonra Kapadokya Alan Başkanlığı kurulmasıyla ilgili kanun teklifinin ikinci bölümünde yer alan maddelerin görüşmelerine başlandı.
TBMM Genel Kurulunda, Kapadokya'nın tarihi, kültürel ve doğal dokusunun birlikte korunması, farklı kurumlara ait planlama yetkilerinin kurulacak Kapadokya Alan Başkanlığında toplanmasını öngören kanun teklifinin üç maddesi daha kabul edildi.
Bugün kabul edilen maddelere göre, Kapadokya Alan Başkanlığının gelirleri, Nevşehir İl Özel İdaresi, Kapadokya sınırları içerisindeki belediyeler, Ürgüp Ticaret ve Sanayi Odası, Nevşehir Ticaret ve Sanayi Odasının bir önceki yıl kesinleşmiş bütçe gelirlerinden en az yüzde 1 oranında ayrılacak paylar, idarece verilecek idari para cezalarından elde edilecek gelirler, Bakanlık Döner Sermaye İşletmesi Merkez Müdürlüğü bütçesinden aktarılacak tutarlardan oluşacak.
Başkanlık, harçlardan, harcamalara katılma paylarından, damga, veraset ve intikal ile emlak vergilerinden, tapu ve kadastro döner sermaye hizmet bedelinden muaf olacak.
Kapadokya alanının tarihi ve kültürel değerleri ile jeolojik/jeomorfolojik dokusunun ve doğal kaynak değerlerinin korunmasına ve yaşatılmasına yönelik alınan tedbirlere aykırı davranılması halinde 50 bin liradan 200 bin liraya kadar, bu kapsamda olmayan ve Kapadokya'nın mevcut durumunu bozmayan ve yapısal uygulamalar içermeyen konulara ilişkin belirlenecek tedbirlere aykırılık halinde ise 500 liradan 5 bin liraya kadar idari para cezası uygulanacak. İdari para cezası uygulanacak fiiller ile idari para cezasının miktarı Başkanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenecek.
Kabul edilen üç maddeyle birlikte, toplam 11 maddelik teklifin 8 maddesi kabul edilmiş oldu.
TBMM Başkanvekili Mithat Sancar, 8. maddenin kabul edilmesinin ardından birleşime ara verdi.
Aranın ardından komisyonun yerine oturmaması üzerine Sancar, birleşimi, yarın saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı.
Gündem dışı söz alan CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, Anadolu'nun buğday ambarı Alpu Ovası'na kömürlü termik santral yapmak istendiğini belirterek, koruma altındaki ovaya "zehir santrali dikilmek istendiğini" söyledi.
Bu santrale köylülerin, belediyenin, sivil toplumun, yediden yetmişe her görüşten vatandaş karşı olduğunu aktaran Çakırözer, halk karşı çıktığı için ihaleye başvuranın da bulunmadığını kaydetti.
İhalenin 6 kez ertelendiğini, Eskişehir'de santralin yapılmasını isteyen bir Allah'ın kulu olmadığını öne süren Çakırözer, "Buradan bir kez daha bu verimli ovanın bağrına o sondaj kuyularını hançer gibi sokanlara sesleniyoruz: Vazgeçin. Rant uğruna halka rağmen bu zehir projesini sürdürmeyin. Bu sondaj kuyularına harcadığınız paraları, yandaş müteahhitlerin önüne dökeceğiniz paraları ülkesi için alın teri döken, eli nasırlı çiftçimize verin." değerlendirmesinde bulundu.
AK Parti Kayseri Milletvekili Hülya Nergis, 21 Mayıs'ın Çerkezlerin uğradığı sürgün ve soykırımın tarihsel simgesi olduğunu belirterek, "Kültürler, insanlığın ortak mirasıdır. Küreselleşmenin ve iletişim çağının her şeyi silip süpürdüğü dünyada kültürler ve değerler tehdit altındadır." dedi.
AK Parti hükümetleri döneminde ortaöğretimde ana dilin seçmeli ders olarak okutulmaya başlanması, ana dilde yayın yasağının kalkması, üniversitelerde Çerkez dili ve edebiyatı bölümlerinin açılmasının demokratikleşme anlamında bir dönüm noktası olduğunu ve halk tarafından memnuniyetle ve minnetle karşılandığını vurgulayan Nergis, "Çocuklarımıza savaşsız ve barış içinde yaşanacak bir dünya bırakabilmek için bir daha Çerkez sürgünü gibi bir trajedinin yaşanmaması adına o günleri hiçbir zaman unutmadık, unutmayacağız." diye konuştu.
HDP Mersin Milletvekili Rıdvan Turan da Mersin Akkuyu inşaatında çatlak haberine ilişkin olarak Mühendis ve Mimar Odalarının yapmak istedikleri araştırmanın engellendiğini, alana girişlerinin yasaklandığını öne sürdü.
Turan, "Bir nükleer kaza meydana geldiği koşullarda bir yandan zeminin jeolojik yapısı, bir yandan Ecemiş Fay Hattı'nın 30 kilometre batısından geçmiş olması sebebiyle son derece trajik ve geri döndürülmesi mümkün olmayan bir durumla karşı karşıya kalacağız." ifadelerini kullandı.
TBMM Genel Kurulunda, siyasi partilerin grup başkanvekilleri yerlerinden söz aldı.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Yavuz Ağıralioğlu, 19 Mayıs 1919'un yüzüncü yılının kutlandığını anımsatarak, "Mevzubahis olan Türk Devleti'nin varlığı, Türk milletinin istikbali ise çıkılacak bir Samsun Limanı, binilecek bir Bandırma Vapuru'nu bu millet her zaman bulur." dedi.
Ağıralioğlu, Bayburt'ta Anadolu Ajansı muhabiri Abdulkadir Nişancı'yı arama çalışmaları sırasında şehit olan Astsubay Kıdemli Üstçavuş Mustafa Gidergelmez ve Uzman Çavuş Eyüp Kapaklıkaya'nın şehit olmasıyla ilgili, "Kesin bir kanaatle söylemiyorum ama arama kurtarma faaliyeti yapılırken, birkaç sefer ısrardan sonra baraj kapakları suların alçalması için açılıyor. Bu açılmadan sonra, açılan baraj kapakları içeridekileri vakumlayarak ölümlerine sebep oluyor diye bir şey duydum barajda çalışan yetkili çocuklardan." diye konuştu.
MHP Grubu adına Manisa Milletvekili Erkan Akçay, 19 Mayıs 1919'un 100. yıl dönümünün idrak edildiğini anımsatarak, "Yüz yıl önce parçalanmamızı ve bölünmemizi isteyenlere karşı koyduğumuz nefsi müdafaa kararlılığımızda geri adım yoktur. Türk milletini Anadolu'da esir etmeye yönelik heveslere 19 Mayıs 1919 ruhuyla karşı çıkmaya devam edeceğiz" ifadesini kullandı.
Akçay, sözde Pontus soykırımının 100. yıl dönümü provokasyonunun, Ankara Valiliğinin izin vermemesiyle önlendiğini belirterek, "Ancak görünen o ki sözde Ermeni soykırımı yalanından sonra, bir de sözde Pontus soykırımı yalanıyla önümüzdeki yıllarda daha sık karşı karşıya geleceğimiz anlaşılmaktadır. Meseleyi başta Doğu Akdeniz havzasındaki etkinlik mücadelesi olmak üzere, bölgesel gelişmelerden bağımsız olarak değerlendiremeyiz. Türkiye'yi köşeye sıkıştırmak isteyenlerin Yunan yalanlarına sarılması an meselesidir. Bunun için Türkiye sözde Ermeni soykırımı yalanında olduğu gibi, tezlerini tarihi bilgi ve belgelerle desteklerken uluslararası politika ve bölgesel sorunlar da masadaki ve sahadaki varlığını artırmalıdır." değerlendirmesini yaptı.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, "19 Mayıs 1919'un 100'üncü yılını bir kez daha yüce Meclis çatısı altında kutluyoruz ve yüce Meclisin daha nice yüz yıllar bu kutlamaları birlik ve beraberlik altında gerçekleştirmesi gerektiğinin altını çiziyoruz." dedi.
Özel, Anadolu Ajansı muhabiri Abdülkadir Nişancı için endişe ettiklerini ve bir an önce çabaların sonuçlanmasını beklediklerini söyledi.
Özgür Özel, İYİ Parti Grup Başkanvekili Ağıralioğlu'nun Nişancı'nın aranması sırasında iki askerin şehit olmasının araştırılması için eğer Meclis'te bir inisiyatif alınacaksa buna destek vereceklerini kaydetti.
AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, "Bugün 155. yılını yaşadığımız ve 21 Mayıs 1864 yılında ana vatanlarından sürgün edilen Çerkez halkının acısını en derin şekilde paylaşıyor, sürgün şehitlerimizi rahmetle yad ediyorum." diye konuştu.
19 Mayıs 1919'un 100. yıl dönümü olduğunu hatırlatan Akbaşoğlu, "Biz nasıl ki yüz yıl önce dedelerimizin milli beraberlik ruhuyla emperyalistlere karşı bir olarak, iri olarak, diri olarak, hep birlikte Türkiye olarak karşı geldiklerini ve yurdumuzdan bu emperyalistleri kovduklarını anıyorsak aynı ruh ve manayla 23 Nisan'a, 19 Mayıs'a, 29 Ekim'e bugün de birlik ve beraberlik içerisinde tam bağımsızlığı, ekonomik istiklal mücadelemizi, devlet-millet kaynaşmasıyla hep birlikte tam bir kararlılıkla verdiğimizi ve vereceğimizi ifade etmek isterim." dedi.
Akbaşoğlu, AA Muhabiri Nişancı'yı arama çalışmalarında şehit düşen iki askere Allah'tan rahmet dileyerek, bu konuyla ilgili adli ve idari tahkikatların başlatıldığını, bunların derinlemesine devam edeceğini söyledi.
TBMM Genel Kurulunda, İYİ Parti'nin, "yabancılara mülk satışı" ile ilgili önergenin gündeme alınmasına ilişkin grup önerisi görüşüldü.
İYİ Parti Mersin Milletvekili Behiç Çelik, Türkiye'de konut satın alınmasıyla Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığının verilmesinin mümkün olmasını eleştirerek, "Bizde en çok vatandaşlık hakkını bu şekilde alan ülkeler arasında Irak, Kuveyt, Suudi Arabistan, Rusya Federasyonu var. Burada büyük devletlerin, özellikle istihbari yapılarının bizim gibi ülkeler üzerinde etkin faaliyet yürüterek bizim demografik yapımıza müdahale yönünde birtakım girişimlerinin olduğunu ve büyük mesafe kat ettiklerini de bilmemiz gerekir." diye konuştu.
AK Parti Antalya Milletvekili Atay Uslu, Vatandaşlık Kanunu'nda 2016 yılında yapılan bir değişiklikle Turkuaz Kart sahibi yabancılar ile belli kapsam ve tutarda yatırım yapan yabancıların Türk vatandaşlığını kazanabilmesine imkan tanındığını anlattı.
Uslu, şöyle devam etti:
"Şu ana kadar Türkiye'de bu değişiklikle 486 yabancı 250 bin dolarlık taşınmaz satın aldığı için, 291 yabancı 500 bin Amerikan doları mevduatı Türkiye'ye getirdiği için, 8 kişi istihdam sağladığı için vatandaşlık hakkı kazandı. 2016'dan bugüne kadar 788 yatırımcı vatandaşlık elde etti ve gelen toplam yatırım miktarı da 333 milyon Amerikan dolarıdır. Yani önerge sahibinin 'çok sayıda mülk alındı, çok sayıda vatandaş olundu' ifadelerinin hepsi gerçek dışıdır, rakamlar ortadadır. Bu, uluslararası hukukun gereğidir. Taşınmazlarla ilgili problem yaşadığımız andan itibaren Tapu Kanunu'nda yabancılara istediğimiz zaman biz sınırlama koyabiliriz."
Uslu, Türkiye'de 3,6 milyon Suriyeli sığınmacı bulunduğunu belirterek, "Bugüne kadar 75 bin Suriyeli, geçici koruma statüsünde yaşayan Suriyeli, vatandaş yapılmıştır. Söylendiği gibi, milyonlarca Suriyeli Türk vatandaşı yapılmamıştır." ifadesini kullandı.
Grup önerisinin oylama işleminden önce, CHP milletvekilleri yoklama talebinde bulundu. Toplantı yeter sayısı bulunamaması üzerine Başkanvekili Mithat Sancar, birleşime ara verdi. Birleşimi yeniden açan Sancar, toplantı yeter sayısının bulunması üzerine öneriyi oylamaya sundu. Öneri kabul edilmedi.
Bu arada söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, parti gruplarının yoklama talebiyle yoklama yapılmasının doğru olmadığını söyledi.
Bunun üzerine Mithat Sancar, Anayasa Mahkemesinin bu karara imkan sağladığını belirterek, kendisinin daha önceki bazı birleşimlerde de bu yönde karar aldığını söyledi.
CHP Grubu, "Çerkez sürgününde yaşananların araştırılmasına yönelik önergesinin" görüşmelerinin bugün yapılmasına ilişkin öneriyi Genel Kurulun gündemine sundu.
CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, bundan 155 yıl önce 1,5 milyon kişinin Karadeniz'in sularında yok edildiğini söyledi.
Çerkez halklarından Adigeler, Şapsığlar, Kabartaylar ve Abhazların çocukları ve kadınlarıyla beraber Karadeniz'in karanlık sularında yok olup gittiğini anlatan Özkoç, kendisinin de bir Abhaz olduğunu bildirdi.
Özkoç, şunları kaydetti:
"Abhazya orada, biz Rusların izni olmadan Abhazya'ya gidemiyoruz, onların izni olmadan akrabalarımızı göremiyoruz. Oysa Abhazya'da yaşayanların hepsinin yüzü Türkiye'ye dönük. Onlar buradaki kardeşleriyle beraber görüşmek istiyorlar, beraber olmak istiyorlar. Politikalar başkadır, ülkelerin politikaları vardır. Çok istiyoruz Abhazya'nın tanınmasını ama bu bir süreç olabilir ama buna rağmen Adige Bölgesi, Kabartay Bölgesi, Şapsığ Bölgesi, Çeçen Bölgesi gidip geldikleri gibi Abhazya'nın da bizzat kara yoluyla oraya gidilemediğinden deniz yolunun açılması gerekiyor, hava yolunun açılması gerekiyor. Eğitim için şart, ulaşım için şart, kardeşlerin kucaklaşması için şart."
CHP'nin Grup önerisi ile HDP'nin Hasankeyf ile ilgili grup önerisinin gündeme alınması önerisi kabul edilmedi.
TBMM Genel Kurulunda daha sonra Kapadokya Alan Başkanlığı kurulmasıyla ilgili kanun teklifinin ikinci bölümünde yer alan maddelerin görüşmelerine başlandı.
TBMM Genel Kurulunda, Kapadokya'nın tarihi, kültürel ve doğal dokusunun birlikte korunması, farklı kurumlara ait planlama yetkilerinin kurulacak Kapadokya Alan Başkanlığında toplanmasını öngören kanun teklifinin üç maddesi daha kabul edildi.
Bugün kabul edilen maddelere göre, Kapadokya Alan Başkanlığının gelirleri, Nevşehir İl Özel İdaresi, Kapadokya sınırları içerisindeki belediyeler, Ürgüp Ticaret ve Sanayi Odası, Nevşehir Ticaret ve Sanayi Odasının bir önceki yıl kesinleşmiş bütçe gelirlerinden en az yüzde 1 oranında ayrılacak paylar, idarece verilecek idari para cezalarından elde edilecek gelirler, Bakanlık Döner Sermaye İşletmesi Merkez Müdürlüğü bütçesinden aktarılacak tutarlardan oluşacak.
Başkanlık, harçlardan, harcamalara katılma paylarından, damga, veraset ve intikal ile emlak vergilerinden, tapu ve kadastro döner sermaye hizmet bedelinden muaf olacak.
Kapadokya alanının tarihi ve kültürel değerleri ile jeolojik/jeomorfolojik dokusunun ve doğal kaynak değerlerinin korunmasına ve yaşatılmasına yönelik alınan tedbirlere aykırı davranılması halinde 50 bin liradan 200 bin liraya kadar, bu kapsamda olmayan ve Kapadokya'nın mevcut durumunu bozmayan ve yapısal uygulamalar içermeyen konulara ilişkin belirlenecek tedbirlere aykırılık halinde ise 500 liradan 5 bin liraya kadar idari para cezası uygulanacak. İdari para cezası uygulanacak fiiller ile idari para cezasının miktarı Başkanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenecek.
Kabul edilen üç maddeyle birlikte, toplam 11 maddelik teklifin 8 maddesi kabul edilmiş oldu.
TBMM Başkanvekili Mithat Sancar, 8. maddenin kabul edilmesinin ardından birleşime ara verdi.
Aranın ardından komisyonun yerine oturmaması üzerine Sancar, birleşimi, yarın saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı.
