2011-03-30 - 12:40
CHP GRUP BAŞKANVEKİLLERİ ANADOL, İNCE VE HAMZAÇEBİ'NİN BASIN TOPLANTISI?
CHP Grup Başkanvekilleri Kemal Anadol, Muharrem İnce ve Akif Hamzaçebi, parlamentoda ortak bir basın toplantısı düzenledi. Anadol, AKP'nin seçimlere üç aydan kısa bir süre kala TBMM'ye sevk ettiği bir yetki kanunu ile kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi talep ettiğini söyledi.

CHP Grup Başkanvekilleri Kemal Anadol, Muharrem İnce ve Akif Hamzaçebi,
parlamentoda ortak bir basın toplantısı düzenledi. Anadol, AKP'nin seçimlere
üç aydan kısa bir süre kala TBMM'ye sevk ettiği bir yetki kanunu ile kanun
hükmünde kararname çıkarma yetkisi talep ettiğini söyledi.

İktidarın 9 yılda yapamadığını neden 2,5 ay içinde yapmak istediğini soran
Anadol, " Seçim öncesi, seçimler sonrasını da içeren bir süre için yetki
alınması, hukuki olmadığı gibi, kendinden sonraki dönemi içermesi açısından
ahlaki de değildir" dedi.

Parlamentonun, AKP iktidarı döneminde, demokrasi anlayışından uzak bir şekilde,
yasamatik gibi çalıştırıldığını ifade eden Anadol, sözlerine şöyle devam etti:

"58,59 ve 60. AKP hükümetleri dönemindeki 8,5 yılda TBMM'de tam 1441 yasa
kabul edilmiştir. İstisna olması gereken temel yasa uygulaması Genel Kurula
dönüştürülmüştür. 22 ve 23. dönemlerde binlerce maddeden oluşan 75 yasa
temel yasa olarak görülmüştür. Sadece 8 maddeden ibaret yasaların bile temel
yasa kapsamında görüşüldüğü düşünüldüğünde TBMM'nin yasama işlevinin nasıl
zayıflatıldığı ortaya çıkmaktadır. AKP'ye torba yasa, temel yasa gibi antidemokratik
uygulamalar bile az gelmiştir. Bugün AKP kanun hükmünde kararnameler ile
Bakanlar Kuruluna yetki alıp Meclisin kapısına kilit vurma noktasına gelmiştir.
Tayyip Erdoğan Meclisi bir yük olarak gördüğünü bu yasa ile ortaya koymuştur.
Artık demokrasimiz ' Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletin' değil, 'Egemenlik Kayıtsız
Şartsız Tayyip Erdoğan'ındır noktasına getirilmiştir."

İstenen yetkinin basit bir yetki olmadığını belirten Anadol, yetkinin tüm kamu
yönetimini şekillendirecek güçte bir yetki olduğunu kaydetti. Anadol,"
Tüm kamu kurum ve kuruluşları, tüm kamu görevlileri seçim yığınağı
yapılmak üzere dizayn edilmeye çalışılmaktadır" diye konuştu.

Tasarıyı iki yanı keskin bir bıçağa benzeten Anadol, ''Erkler ayrılığı tamamen ortadan
kaldırılıyor. Bu, faşizmden başka bir şey değildir''dedi.

Anadol, CHP olarak, tasarı konusunda Anayasa ve TBMM İçtüzüğü'nden
kaynaklanan tüm haklarını sonuna kadar kullanacaklarını kaydetti.

Zekeriye Beyaz'ın evinin ''Ergenekon'' soruşturması çerçevesinde
arandığını, kızının ifadelerine göre, ''misyonerlik faaliyeti'' iddiasıyla arama
kararıyla gelen polislerin misyonerlik faaliyetleri ile ilgili kitapların
hiçbirine bakmadıklarını, Beyaz'ın yayınlamak için hazırlık yaptığı ''Said Nursi
ve Fethullah Gülen ile ilgili kitap çalışmalarını aldıklarını'' söyledi.

Anadol, ''Artık yandaş yargı kavramı ortaya çıktı. Bunu utanarak,
üzülerek söylüyorum. Güçler ayrılığı kalmadı artık. Yasama organı zaten
yürütmenin tahakkümü altındaydı, şimdi Recep Tayyip Erdoğan'ın tahakkümü altında
olacak'' dedi.

Anadol, sözlerine şöyle devam etti:

'' AKP, seçimlere giderken kamu görevlileri üzerinde operasyon yapma yetkisi istiyor.
Erkler ayrılığı ortadan kaldırılıyor. Yargının durumu ortada. Yasama da by pass
yapılarak bir yana itilince tek yürütme kalıyor. Kuvvetler birliği var artık
Türkiye'de. 12 Mart'ın, 12 Eylül'ün halkın iradesini by pass eden hukukunu
yeniden oluşturmak istiyorlar. 12 Eylül'den daha geriye götürecekler Türkiye'yi.
Meclis yerine yürütme ikame edilmek isteniyor. Kamu görevlilerinin güvencesi
ortadan kaldırılmaktadır. Bürokrasiye kelepçe takılmaktadır. Bu, faşizmden başka
bir şey değildir. Yargı ve yasamayı tasfiyeyi amaçlayanlar yarın halkı da
devreden çıkaracaklardır. 12 Haziran'dan sonra CHP hükümeti bu tür anti
demokratik uygulamalara tenezzül etmeyecektir. O CHP hükümeti adına şimdiden
hareket etme hakkı ne Recep Tayyip Erdoğan'ındır, ne de AKP'nindir. Bu
hukuksuzluğa karşı sonuna kadar direneceğiz. Bu çağdışı mantığı 12 Haziran'da
sandığa gömeceğiz. Anayasanın ve içtüzüğün bize verdiği bütün hakları sonuna
kadar kullanacağız.''

Akif Hamzaçebi ise tasarı ile yapılmak istenen düzenlemenin, Anayasa'nın
91. maddesinde belirtilen çerçeveye kesinlikle aykırı olduğunu söyledi.

Maddenin hangi hallerde 'yetki kanunu'' çıkarılacağını açık şekilde
düzenlediğini kaydeden Hamzaçebi, ''Bu hüküm by pass ediliyor. Bu, Anayasa'ya
karşı hiledir'' dedi.

Hamzaçebi, CHP'nin aile sigortası önerisi çerçevesinde kurmayı düşündüğü
Aile Sigortası Kurumu kapsamına alınacak kuruluşların yetki kanunu tasarısı
içerisinde sayıldığını ifade ederek, ''Öyle anlaşılıyor ki AKP, aile sigortasını
son derece ciddiye almıştır, seçimden önce böyle bir bakanlığı oluşturmak
suretiyle bizim aile sigortası projemizi uygulamak istemektedir'' dedi.

Hamzaçebi, tasarının kamu personeli ile ilgili kısımlarının da ''AKP
elinde bir zulüm makinesine dönüşeceğini'' iddia etti.

Muharrem İnce ise darbelerin ortak yönünün ''yürütmeyi güçlendirmek''
olduğunu belirterek, mevcut iktidarın da darbecilerin mantığını kullandığını öne
sürdü. İnce, ''Yürütmenin eli güçlendirildikçe 'yürütme' kolaylaşacaktır.
Unutmamamız gereken şey budur'' dedi.

Soruları da cevaplayan Anadol, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Ahmet Şık'ın
kitap çalışmasının toplatılmasının PR işlevi de gördüğüne ilişkin
değerlendirmesinin anımsatılması üzerine, ''Kara mizah olarak görüyorum Sayın
Cumhurbaşkanının bu esprisini. Kitabın reklamı yapıldı bu şekilde, diyor. Peki
Ahmet Şık'ın hapishanede geçirdiği günler... Sayın Cumhurbaşkanı, cumhurbaşkanı
gibi davransın, timsah gözyaşlarını bir tarafa bıraksın. Yargı reformu istiyorum
diye her parlamento açılışında söyleyen kendisidir. Ahmet Şık'lar hapishanede ise
sorumlularından birisi de Sayın Abdullah Gül'dür'' dedi.

Anadol, bir başka soruyu yanıtlarken de tasarının yasalaşması durumunda
Anayasa Mahkemesine götüreceklerini bildirdi. (12.40)