2014-01-27 - 12:08
Faruk Loğoğlu: "Kendisinin, bakanların ve yakın çevresinin inanılmaz delillerle,kamuoyunun gözleri önünde yaşanan bir konu yokmuş gibi; tersi mahkemelerce ispat edilmiş, Sarıgül dosyasına atıf yapma gücü ve cesaretini Başbakan nereden buluyor kamuoyunun takdirine bırakıyorum."
CHP Genel Başkan Yardımcısı Faruk Loğoğlu, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında; dış politika ve siyaset gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
MHP Esenyurt seçim bürosuna yapılan saldırıya ilişkin, MHP Camiası ve Türk milletine başsağlığı dileyerek sözlerine başlayan Loğoğlu, "Şiddet eylemlerinden kendini uzak tutamayan bir Türkiye'de yaşıyoruz. Şiddeti siyasetin içinde görmeyi Türkiye kabul etmemelidir" dedi.
Fransa Cumhurbaşkanı Hollande'ın ziyaretine ilişkin Başbakan ve Cumhurbaşkanı ile yapacağı görüşmelerin basında yer aldığını, ancak CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile yapılacak görüşmeye değinilmediğini söyleyen Loğoğlu, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu ve Fransa Cumhurbaşkanı Hollande'ın saat 19:00'da bir araya geleceklerini, görüşmenin Cumhurbaşkanı'nın isteği doğrultusunda planlandığını söyledi. Loğoğlu, görüşmenin sosyalist dayanışma boyutunun yanı sıra, CHP'nin Hollande'dan Fransa'nın Türkiye'nin AB üyeliği konusunda yapıcı tutum izlemesini isteyeceklerini belirtti.
"Uludere olayı kapanmadı. Açılması gereken çok sayfa var" diyen Loğoğlu, olayda hayatını kaybedenlerden birinin ailesine 8 bin liralık ceza geldiğini söyledi. Loğoğlu, "Tecavüz sadece cinsel anlamda değil, ruhsal olarak da yapılıyor. Devletten şefkat bekliyor, yanlışı düzetmesini istiyoruz. Ancak AKP ve resmi makamlar birbirlerini akladılar, mesele kapanmış gibi teselli ediyorlar. Bu ailelere yapılan zulümü kabul etmiyoruz. CHP adalet tecelli edene kadar bu meselenin peşini bırakmayacak" dedi.
Loğoğlu, CHP Uludere Komisyonu Raporu'nun İngilizce olarak uluslararası kuruluşlara gönderildiğini söyledi.
Suriye Konusunda Cenevre Konferansı'nda muhalefet ve mevcut rejim temsilcilerinin bir araya gelmesini bir ışık olarak gördüklerini söyleyen Loğoğlu, "Cenevre'de kopma olmaması olumludur. Süreci destekliyor ve ilgiyle takip ediyoruz. BM Genel Sekreteri ve CHP'nin çözüm için önerileri ve söylemleri tamamen örtüşüyor" şeklinde konuştu.
Uluslararası camiada AK Parti aleyhine tepkilerin olduğunu söyleyen Loğoğlu, iki eski Amerikan büyükelçisinin Başbakan ve AKP konusunda ciddi eleştirileri olduğunu söyledi. Loğoğlu, "Sadece muhalefet olarak bizler değil, tüm dünya yüksek sesle iktidara ağır ifadelerle seslerini çıkarıyor. Biz bu eleştirilere aman ne iyi demiyoruz. Başbakan'ın her eleştiriye vatan haini demesini de kabul etmiyoruz. Vatanseverlik siyasi söylemin bir parçası olmamalı. Bizi ilgilendiren Türkiye'nin kaybettiği kan, onur ve güçtür" diye konuştu.
Başbakan'ın Brüksel'de AP Başkanı Schultz'a, seçimle gelenlere karşı çıkılmaması gerektiğini söylediğini ifade eden Loğoğlu, "Kendisine maalesef Hitler hatırlatması yapıldı. Seçimle işbaşına gelen her demokratik yönetim, halka her gün hesap vermeli "dedi.
Toplantı sonrası soruları cevaplayan Loğoğlu, HSYK konusunda TBMM Başkanı Cemil Çiçek'in uzlaşma komisyonu kurulması teklifini olumlu bulduklarını, bir komisyon kurulması halinde temsilci göndereceklerini söyledi. Loğoğlu, "Adalet Komisyonu çözülecek bir yer değil. Kavga gürültü oluyor. Anayasa Uzlaşma Komisyonu olabilir çünkü eşit zeminde görüşüyorlar, toplu irade bakımından daha etkili. Biz bu konuyla ilgili sadece yöntem değil, ilke kıstası da koyduk HSYK ile yargı bağımsızlığı sağlanmalı ve yolsuzluk üzerine katıksız, yorumsuz ve insafsız şekilde gidilmeli" dedi.
Başbakan'ın, CHP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı adayı Mustafa Sarıgül hakkındaki iddialarının sorulması üzerine Loğoğlu, "Başbakan fotoğraflarla kamuoyunu etkilemeye çalışıyor. Gösterdiği belgelerde yeni birşey yok. Sarıgül de kendisine gereken yanıtları, durduramayacaklarını söyledi. Bu durum, Büyükşehir seçimlerini kaybedecek olmalarının telaşıdır. Seçimi kaybedeceklerinden bazı hamlelere gerek duyuyorlar. "Kendisinin, bakanların ve yakın çevresinin inanılmaz delillerle,kamuoyunun gözleri önünde yaşanan bir konu yokmuş gibi; tersi mahkemelerce ispat edilmiş, Sarıgül dosyasına atıf yapma gücü ve cesaretini Başbakan nereden buluyor kamuoyunun takdirine bırakıyorum" şeklinde cevapladı.
MHP'nin uzlaşma komisyonu konusunda olumsuz tavrı olduğuna ilişkin bir soru üzerine Loğoğlu, "Yargı bağımsızlığı ve adalet Türkiye'nin ihtiyacı. Onlar da buna önem veriyorsa ki verdiklerini düşünüyorum Komisyonda olmaları gerekir. Herkes elini taşın altına koysun. Adalet herkese en fazla da AKP'ye lazım" dedi.
Balyoz, Poyrazköy ve Amirallere Suikast davalarının temelini oluşturan 5 No'lu hard disk için TÜBİTAK'ın "Tarih ve saatiyle oynanmış" raporunun sorulması üzerine Loğoğlu, "Bu rapor bardağı taşıran son damladır. Görünen köy kılavuz istemez. Bu davaların çürük temellere dayandığını zaten biliyorduk. İnsanların hayatlarını zindana çeviren anlamsız, yapay, uydurulmuş delillerle davayı götürmeleri karanlık bir dönemdi. Yargı davaya yeniden bakmalı, Özel Yetkili Mahkemeler kaldırılmalı ve olağan Mahkemelerle dava görülmelidir" dedi.
Faruk Loğoğlu, çözüm sürecine ilişkin bir soruyu ise şu sözlerle cevapladı: "Çözüm süreci gündemin arka sıralarına kaydı. Hükümet irademiz tam diyor. BDP tarafı ise kötü gidiyor, çözüm süreci bitecek diyor. Süreç nereye gidecek, ne yapılıyor belli değil. Ancak bu ortamda öncelik; yolsuzluk, rüşvet ve temel özgürlüklerdir."
MHP Esenyurt seçim bürosuna yapılan saldırıya ilişkin, MHP Camiası ve Türk milletine başsağlığı dileyerek sözlerine başlayan Loğoğlu, "Şiddet eylemlerinden kendini uzak tutamayan bir Türkiye'de yaşıyoruz. Şiddeti siyasetin içinde görmeyi Türkiye kabul etmemelidir" dedi.
Fransa Cumhurbaşkanı Hollande'ın ziyaretine ilişkin Başbakan ve Cumhurbaşkanı ile yapacağı görüşmelerin basında yer aldığını, ancak CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile yapılacak görüşmeye değinilmediğini söyleyen Loğoğlu, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu ve Fransa Cumhurbaşkanı Hollande'ın saat 19:00'da bir araya geleceklerini, görüşmenin Cumhurbaşkanı'nın isteği doğrultusunda planlandığını söyledi. Loğoğlu, görüşmenin sosyalist dayanışma boyutunun yanı sıra, CHP'nin Hollande'dan Fransa'nın Türkiye'nin AB üyeliği konusunda yapıcı tutum izlemesini isteyeceklerini belirtti.
"Uludere olayı kapanmadı. Açılması gereken çok sayfa var" diyen Loğoğlu, olayda hayatını kaybedenlerden birinin ailesine 8 bin liralık ceza geldiğini söyledi. Loğoğlu, "Tecavüz sadece cinsel anlamda değil, ruhsal olarak da yapılıyor. Devletten şefkat bekliyor, yanlışı düzetmesini istiyoruz. Ancak AKP ve resmi makamlar birbirlerini akladılar, mesele kapanmış gibi teselli ediyorlar. Bu ailelere yapılan zulümü kabul etmiyoruz. CHP adalet tecelli edene kadar bu meselenin peşini bırakmayacak" dedi.
Loğoğlu, CHP Uludere Komisyonu Raporu'nun İngilizce olarak uluslararası kuruluşlara gönderildiğini söyledi.
Suriye Konusunda Cenevre Konferansı'nda muhalefet ve mevcut rejim temsilcilerinin bir araya gelmesini bir ışık olarak gördüklerini söyleyen Loğoğlu, "Cenevre'de kopma olmaması olumludur. Süreci destekliyor ve ilgiyle takip ediyoruz. BM Genel Sekreteri ve CHP'nin çözüm için önerileri ve söylemleri tamamen örtüşüyor" şeklinde konuştu.
Uluslararası camiada AK Parti aleyhine tepkilerin olduğunu söyleyen Loğoğlu, iki eski Amerikan büyükelçisinin Başbakan ve AKP konusunda ciddi eleştirileri olduğunu söyledi. Loğoğlu, "Sadece muhalefet olarak bizler değil, tüm dünya yüksek sesle iktidara ağır ifadelerle seslerini çıkarıyor. Biz bu eleştirilere aman ne iyi demiyoruz. Başbakan'ın her eleştiriye vatan haini demesini de kabul etmiyoruz. Vatanseverlik siyasi söylemin bir parçası olmamalı. Bizi ilgilendiren Türkiye'nin kaybettiği kan, onur ve güçtür" diye konuştu.
Başbakan'ın Brüksel'de AP Başkanı Schultz'a, seçimle gelenlere karşı çıkılmaması gerektiğini söylediğini ifade eden Loğoğlu, "Kendisine maalesef Hitler hatırlatması yapıldı. Seçimle işbaşına gelen her demokratik yönetim, halka her gün hesap vermeli "dedi.
Toplantı sonrası soruları cevaplayan Loğoğlu, HSYK konusunda TBMM Başkanı Cemil Çiçek'in uzlaşma komisyonu kurulması teklifini olumlu bulduklarını, bir komisyon kurulması halinde temsilci göndereceklerini söyledi. Loğoğlu, "Adalet Komisyonu çözülecek bir yer değil. Kavga gürültü oluyor. Anayasa Uzlaşma Komisyonu olabilir çünkü eşit zeminde görüşüyorlar, toplu irade bakımından daha etkili. Biz bu konuyla ilgili sadece yöntem değil, ilke kıstası da koyduk HSYK ile yargı bağımsızlığı sağlanmalı ve yolsuzluk üzerine katıksız, yorumsuz ve insafsız şekilde gidilmeli" dedi.
Başbakan'ın, CHP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı adayı Mustafa Sarıgül hakkındaki iddialarının sorulması üzerine Loğoğlu, "Başbakan fotoğraflarla kamuoyunu etkilemeye çalışıyor. Gösterdiği belgelerde yeni birşey yok. Sarıgül de kendisine gereken yanıtları, durduramayacaklarını söyledi. Bu durum, Büyükşehir seçimlerini kaybedecek olmalarının telaşıdır. Seçimi kaybedeceklerinden bazı hamlelere gerek duyuyorlar. "Kendisinin, bakanların ve yakın çevresinin inanılmaz delillerle,kamuoyunun gözleri önünde yaşanan bir konu yokmuş gibi; tersi mahkemelerce ispat edilmiş, Sarıgül dosyasına atıf yapma gücü ve cesaretini Başbakan nereden buluyor kamuoyunun takdirine bırakıyorum" şeklinde cevapladı.
MHP'nin uzlaşma komisyonu konusunda olumsuz tavrı olduğuna ilişkin bir soru üzerine Loğoğlu, "Yargı bağımsızlığı ve adalet Türkiye'nin ihtiyacı. Onlar da buna önem veriyorsa ki verdiklerini düşünüyorum Komisyonda olmaları gerekir. Herkes elini taşın altına koysun. Adalet herkese en fazla da AKP'ye lazım" dedi.
Balyoz, Poyrazköy ve Amirallere Suikast davalarının temelini oluşturan 5 No'lu hard disk için TÜBİTAK'ın "Tarih ve saatiyle oynanmış" raporunun sorulması üzerine Loğoğlu, "Bu rapor bardağı taşıran son damladır. Görünen köy kılavuz istemez. Bu davaların çürük temellere dayandığını zaten biliyorduk. İnsanların hayatlarını zindana çeviren anlamsız, yapay, uydurulmuş delillerle davayı götürmeleri karanlık bir dönemdi. Yargı davaya yeniden bakmalı, Özel Yetkili Mahkemeler kaldırılmalı ve olağan Mahkemelerle dava görülmelidir" dedi.
Faruk Loğoğlu, çözüm sürecine ilişkin bir soruyu ise şu sözlerle cevapladı: "Çözüm süreci gündemin arka sıralarına kaydı. Hükümet irademiz tam diyor. BDP tarafı ise kötü gidiyor, çözüm süreci bitecek diyor. Süreç nereye gidecek, ne yapılıyor belli değil. Ancak bu ortamda öncelik; yolsuzluk, rüşvet ve temel özgürlüklerdir."
