2010-04-23 - 15:42
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla özel gündemle toplanan TBMM Genel kurulunda yaptığı konuşmada, en büyük millet eserinin kurucularını şükranla anarak, bu güzel ve anlamlı günün armağan edildiği çocukları kutladı.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ''Tarihten ibret alınarak, gidişata bir son
verilemez ise kim nasıl yorumlarsa yorumlasın, ülkemiz çok dilli ve çok ortaklı
bir federal devlet yapılanmasına ve ardından ise çözülmeye doğru hızla
sürüklenmektedir. Tarihin tekerrür etmemesi şarttır ve bunun için, geçmiş doğru
okunmalı ve mutlaka doğru anlamlandırılmalıdır'' dedi.
Bahçeli, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla özel
gündemle toplanan TBMM Genel kurulunda yaptığı konuşmada, en büyük millet
eserinin kurucularını şükranla anarak, bu güzel ve anlamlı günün armağan edildiği
çocukları kutladı.
Bundan 90 yıl önce bir Cuma günü , Ulus'taki eski taş binada başlayan ilk
toplantının yıl dönümünü bir kez daha saygıyla ve hayranlıkla yad ettiklerini
belirten Bahçeli, o yılların yokluklar ve sıkıntılarla dolu günlerini Mustafa
Kemal'in liderliğiyle aşabilmek için Ankara'ya kadar ulaşmış vatanseverlerin
fedakarlıklarını minnetle andığını söyledi.
Ankara'da açılan Meclisin, herkes için yeni bir dönemin başlangıcı, bu
başlangıcın da geride kalan asırlar içinde sayısız sonları barındıran tarihi bir
ibret noktası olduğunu ifade eden Bahçeli, ''Bin yıllık bir vatanı
sahiplenebilmenin, savunabilmenin, mücadelesini veren Türk milleti için geri
çekilmenin son bulmasıdır. Asırlarca hak ve adaletle süren imparatorluk
hükümranlığının ardından milletimizin milli bir devlete ulaşarak çare arayışının
son bulmasıdır. Yıllarca kısır bir asabiyet içinde birbirleriyle mücadele eden
ecdadımızın aralarındaki çekişmelerin milli kimlikle buluşarak, ayrışmanın son
bulmasıdır'' diye konuştu.
Bahçeli, bu tarihi günün, 1910'lu yıllarda, toprak ve insan kayıplarının
milleti yılgınlık ve kaygılara sürüklediği, ataletin bütün vatan sathına
yayıldığı bir dönemin hüzünlü tarihinin hatıraları olduğunu belirterek,
savaşların, isyanların, göçlerin yaşandığı bu talihsiz döneminde vatan
topraklarımızı aralarında pay edebilmek için haritalar üzerinde küresel
pazarlıklar yapıldığını, bir avuç vatansever aydının dağınık ve bulanık kurtuluş
reçeteleri peşinde koştuğu bir devrin yaşandığını anlattı.
Meclisin açılışının ''umutsuzluk, yoksulluk, yılgınlık içinde ve
hareketsiz kalmış milli varlığa olan inancın ifadesi ve çıkış noktası olduğunu,
Cumhuriyeti müjdelediğini'' söyleyen Bahçeli, 23 Nisan 1920 tarihinin ön
almasıyla Türk milletinin Anadolu'da yaptığı bin yıllık yolculuğun yeni bir
devletle buluştuğunu, yeni bir yönetim şekliyle tanıştığını ve milletin önüne
yeni ufuklar açıldığını kaydetti.
Bu muhteşem eserin arkasındaki başarının sırlarının; milli güçlere ve
kanaat önderlerine dayalı kucaklaştırıcı meşruiyet arayışında, vatan için duyulan
kaygıların ve şuurun bir araya getirildiği uzlaşma kültüründe, Türk milletini
esas alan milli heyecanın ortaya çıkardığı tam bağımsızlık kararlarında,
birbirlerine yabancılaşma eğilimine girmiş ve kabuğuna çekilmiş bir toplumda
milli kimliği yeniden yükseltmek için duyulan heyecanda aranması gerektiğini
vurgulayan Bahçeli, ''Onlar, kimlikleri kaşıyıp toplumu parçalara
ayırmamışlardır. Onlar, farklılıkları körükleyip milleti zayıflatmamışlardır.
Onlar, al bayrağın etrafında toplanıp, milli kimliği savunmuşlar, ayrılmayı değil
buluşmayı, farklılaşmayı değil bütünleşmeyi, dağılmayı değil kucaklaşmayı tercih
etmişlerdir. Ders almak isteyenler için bu büyük eserin yegane başarı sırrı
budur'' diye konuştu.
MHP Lideri Devlet Bahçeli, güçlü ve yükselen bir devletin varlığının ve
devamının; dağınık, çözülmüş, ayrışmış bir milletin içinden çıkartılmasının
insanlığın tabiatına aykırı olduğunu ve örneği bulunmadığını vurguladı.
''Anadolu'ya geldiğimiz asırlar veya Anadolu'da tutunmak için
savaştığımız yıllar arasındaki benzerlikler, bugün de yapmamız gerekenleri
hepimize göstermektedir'' diyen Bahçeli, 7 asır önce Söğüt'te 400 çadırlık bir
Türkmen beyliğinden bir cihan imparatorluğunu çıkaran kudretle, geçen yüzyılda
TBMM'nin açılmasına kadar varan süreçteki dinamiklerin birbiriyle aynı olduğunu,
her iki olayda da ayrılıkların buluşmaya çevrildiğini, farklılıkların birleşmeye
dönüştürüldüğünü kaydetti.
İmparatorluğun son asrında nifakla, ırkçılıkla, ayrımcılıkla zayıflayınca
nasıl bir dağılmanın ve yıkılışın yaşandığına dikkati çeken Bahçeli, şöyle devam
etti:
''Devletimizin kazanımlarını sekteye uğratacak, milletimizin kaynaşmasını
geriye döndürecek gelişmelerin görüldüğü bu günlerde, ilk Meclisin ve
Cumhuriyetin kurucu ruhunun anlamı hepimiz için daha da önem kazanmıştır.
Tarihten ibret alınarak, gidişata bir son verilemez ise kim nasıl yorumlarsa
yorumlasın, ülkemiz çok dilli ve çok ortaklı bir federal devlet yapılanmasına ve
ardından ise çözülmeye doğru hızla sürüklenmektedir. Tarihin tekerrür etmemesi
şarttır ve bunun için, geçmiş doğru okunmalı ve mutlaka doğru
anlamlandırılmalıdır.
Zira 23 Nisan 1920; zedelenen, aşağılanan, hor görülen milli onurun
dirilişidir. Türk milletinin tarih sahnesinde yeniden doğruluşudur.
Teslimiyetçiliğe karşı bağımsızlığın, tavizlere karşı dik duruşun, kimliksizliğe
karşı milli kimliğin ve dağınık yönetimlere karşı milli devletin doğuşunun
müjdesidir. Ve bu müjde yeni bir nesli ve yeni bir dönemi temsil eden pırıl pırıl
çocuklarımıza ithaf edilmiştir. İnancım odur ki, TBMM'nin bugünkü üyeleri, Türk
milletinin tarihi gerçeklerine nüfuz edecek ve kurucu ruhun ve şartların anlamına
ve nesillerimize mutlaka sahip çıkacaklardır.''
Tüm çocukların bayramını kutlayarak, barış huzur ve kardeşlik
temennisinde bulunan Devlet Bahçeli, Mustafa Kemal Atatürk'ü, kurucu
kahramanları, aziz şehitleri ve bugün hayatta olmayan TBMM mensuplarını rahmetle
andığını söyledi. (15.42)
verilemez ise kim nasıl yorumlarsa yorumlasın, ülkemiz çok dilli ve çok ortaklı
bir federal devlet yapılanmasına ve ardından ise çözülmeye doğru hızla
sürüklenmektedir. Tarihin tekerrür etmemesi şarttır ve bunun için, geçmiş doğru
okunmalı ve mutlaka doğru anlamlandırılmalıdır'' dedi.
Bahçeli, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla özel
gündemle toplanan TBMM Genel kurulunda yaptığı konuşmada, en büyük millet
eserinin kurucularını şükranla anarak, bu güzel ve anlamlı günün armağan edildiği
çocukları kutladı.
Bundan 90 yıl önce bir Cuma günü , Ulus'taki eski taş binada başlayan ilk
toplantının yıl dönümünü bir kez daha saygıyla ve hayranlıkla yad ettiklerini
belirten Bahçeli, o yılların yokluklar ve sıkıntılarla dolu günlerini Mustafa
Kemal'in liderliğiyle aşabilmek için Ankara'ya kadar ulaşmış vatanseverlerin
fedakarlıklarını minnetle andığını söyledi.
Ankara'da açılan Meclisin, herkes için yeni bir dönemin başlangıcı, bu
başlangıcın da geride kalan asırlar içinde sayısız sonları barındıran tarihi bir
ibret noktası olduğunu ifade eden Bahçeli, ''Bin yıllık bir vatanı
sahiplenebilmenin, savunabilmenin, mücadelesini veren Türk milleti için geri
çekilmenin son bulmasıdır. Asırlarca hak ve adaletle süren imparatorluk
hükümranlığının ardından milletimizin milli bir devlete ulaşarak çare arayışının
son bulmasıdır. Yıllarca kısır bir asabiyet içinde birbirleriyle mücadele eden
ecdadımızın aralarındaki çekişmelerin milli kimlikle buluşarak, ayrışmanın son
bulmasıdır'' diye konuştu.
Bahçeli, bu tarihi günün, 1910'lu yıllarda, toprak ve insan kayıplarının
milleti yılgınlık ve kaygılara sürüklediği, ataletin bütün vatan sathına
yayıldığı bir dönemin hüzünlü tarihinin hatıraları olduğunu belirterek,
savaşların, isyanların, göçlerin yaşandığı bu talihsiz döneminde vatan
topraklarımızı aralarında pay edebilmek için haritalar üzerinde küresel
pazarlıklar yapıldığını, bir avuç vatansever aydının dağınık ve bulanık kurtuluş
reçeteleri peşinde koştuğu bir devrin yaşandığını anlattı.
Meclisin açılışının ''umutsuzluk, yoksulluk, yılgınlık içinde ve
hareketsiz kalmış milli varlığa olan inancın ifadesi ve çıkış noktası olduğunu,
Cumhuriyeti müjdelediğini'' söyleyen Bahçeli, 23 Nisan 1920 tarihinin ön
almasıyla Türk milletinin Anadolu'da yaptığı bin yıllık yolculuğun yeni bir
devletle buluştuğunu, yeni bir yönetim şekliyle tanıştığını ve milletin önüne
yeni ufuklar açıldığını kaydetti.
Bu muhteşem eserin arkasındaki başarının sırlarının; milli güçlere ve
kanaat önderlerine dayalı kucaklaştırıcı meşruiyet arayışında, vatan için duyulan
kaygıların ve şuurun bir araya getirildiği uzlaşma kültüründe, Türk milletini
esas alan milli heyecanın ortaya çıkardığı tam bağımsızlık kararlarında,
birbirlerine yabancılaşma eğilimine girmiş ve kabuğuna çekilmiş bir toplumda
milli kimliği yeniden yükseltmek için duyulan heyecanda aranması gerektiğini
vurgulayan Bahçeli, ''Onlar, kimlikleri kaşıyıp toplumu parçalara
ayırmamışlardır. Onlar, farklılıkları körükleyip milleti zayıflatmamışlardır.
Onlar, al bayrağın etrafında toplanıp, milli kimliği savunmuşlar, ayrılmayı değil
buluşmayı, farklılaşmayı değil bütünleşmeyi, dağılmayı değil kucaklaşmayı tercih
etmişlerdir. Ders almak isteyenler için bu büyük eserin yegane başarı sırrı
budur'' diye konuştu.
MHP Lideri Devlet Bahçeli, güçlü ve yükselen bir devletin varlığının ve
devamının; dağınık, çözülmüş, ayrışmış bir milletin içinden çıkartılmasının
insanlığın tabiatına aykırı olduğunu ve örneği bulunmadığını vurguladı.
''Anadolu'ya geldiğimiz asırlar veya Anadolu'da tutunmak için
savaştığımız yıllar arasındaki benzerlikler, bugün de yapmamız gerekenleri
hepimize göstermektedir'' diyen Bahçeli, 7 asır önce Söğüt'te 400 çadırlık bir
Türkmen beyliğinden bir cihan imparatorluğunu çıkaran kudretle, geçen yüzyılda
TBMM'nin açılmasına kadar varan süreçteki dinamiklerin birbiriyle aynı olduğunu,
her iki olayda da ayrılıkların buluşmaya çevrildiğini, farklılıkların birleşmeye
dönüştürüldüğünü kaydetti.
İmparatorluğun son asrında nifakla, ırkçılıkla, ayrımcılıkla zayıflayınca
nasıl bir dağılmanın ve yıkılışın yaşandığına dikkati çeken Bahçeli, şöyle devam
etti:
''Devletimizin kazanımlarını sekteye uğratacak, milletimizin kaynaşmasını
geriye döndürecek gelişmelerin görüldüğü bu günlerde, ilk Meclisin ve
Cumhuriyetin kurucu ruhunun anlamı hepimiz için daha da önem kazanmıştır.
Tarihten ibret alınarak, gidişata bir son verilemez ise kim nasıl yorumlarsa
yorumlasın, ülkemiz çok dilli ve çok ortaklı bir federal devlet yapılanmasına ve
ardından ise çözülmeye doğru hızla sürüklenmektedir. Tarihin tekerrür etmemesi
şarttır ve bunun için, geçmiş doğru okunmalı ve mutlaka doğru
anlamlandırılmalıdır.
Zira 23 Nisan 1920; zedelenen, aşağılanan, hor görülen milli onurun
dirilişidir. Türk milletinin tarih sahnesinde yeniden doğruluşudur.
Teslimiyetçiliğe karşı bağımsızlığın, tavizlere karşı dik duruşun, kimliksizliğe
karşı milli kimliğin ve dağınık yönetimlere karşı milli devletin doğuşunun
müjdesidir. Ve bu müjde yeni bir nesli ve yeni bir dönemi temsil eden pırıl pırıl
çocuklarımıza ithaf edilmiştir. İnancım odur ki, TBMM'nin bugünkü üyeleri, Türk
milletinin tarihi gerçeklerine nüfuz edecek ve kurucu ruhun ve şartların anlamına
ve nesillerimize mutlaka sahip çıkacaklardır.''
Tüm çocukların bayramını kutlayarak, barış huzur ve kardeşlik
temennisinde bulunan Devlet Bahçeli, Mustafa Kemal Atatürk'ü, kurucu
kahramanları, aziz şehitleri ve bugün hayatta olmayan TBMM mensuplarını rahmetle
andığını söyledi. (15.42)
