2019-10-23 - 15:13
TBMM GENEL KURULU TOPLANDI
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Celal Adan başkanlığında toplandı. TBMM Genel Kurulunda, Gümrük Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin ilk 6 maddesi kabul edildi.
Genel Kurulda, İYİ Parti İstanbul Milletvekili Hayrettin Nuhoğlu Azerbaycan'ın 28. Bağımsızlık Günü, CHP Samsun Milletvekili Kemal Zeybek Samsun'un sorunları, AK Parti Çorum Milletvekili Erol Kavuncu Karadağ ziyaretine ilişkin gündem dışı konuşmalar yaptı.

Hayrettin Nuhoğlu, 18 Ekim'in kardeş ülke Azerbaycan'ın bağımsızlığının ilan edilmesinin 28. yıl dönümü olduğunu hatırlatarak, "Azerbaycan, 70 yıl boyunca komünizmin baskı ve zulmüne rağmen Türklüğünden taviz vermemiş ve bağımsızlık ruhunu korumuştur." dedi.

Azerbaycan'ın, bu bağımsızlık ruhuyla 1988'de başlayan Rus-Ermeni iş birliğinin karşısına çıkarak direndiğini ve şehitler verdiğini belirten Nuhoğlu, "Azerbaycan, Hocalı soykırımına ve toplu sürgünlere maruz kalmış ama bağımsızlık savaşını kazanarak 18 Ekim 1991'de aynı yüzyıl içinde ikinci kez bağımsızlığını ilan etmiştir. İkinci bağımsızlık mücadelesini başarırken hayatlarını kaybeden bütün soydaşlarımızı rahmetle, minnetle yad ediyorum." diye konuştu.

TBMM Genel Kurulunda, grup başkanvekilleri yerlerinden söz alarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, daha önce ABD, dün akşam da Rusya ile varılan mutabakatı İYİ Parti olarak yakından takip ettiklerini belirtti.

Suriye'de hızlı, kapsamlı ve kalıcı bir çözüme ihtiyaç olduğunu ifade eden Türkkan, "Bugün başımıza gelenlerin tamamının temelinde yatan 'Esadsız bir Suriye' hedefiydi. O günden bugüne ne oldu? Milyonlarca mülteci kabul etmek zorunda kaldık, 40 milyar doların üzerinde para harcadık, yüzlerce şehit verdik. Geldiğimiz noktada Esad gitti mi? Hayır, Esad yerinde duruyor. Bir de güçlenerek yerinde duruyor. Peki biz bu kadar parayı niye harcadık, bu kadar şehidi neden verdik, bu kadar mülteciyi niye aldık? sorusunu sormadan edemeyeceğim." diye konuştu.

MHP Grup Başkanvekili Muhammed Levent Bülbül, Ağrı'nın Doğubayazıt ilçesinde, İran sınırında devriye gezen zırhlı araca teröristlerce düzenlenen roketli saldırıda şehit olan er Zekeriya Altunok'a Allah'tan rahmet, ailesine başsağlığı diledi.

Son dönemde terörle mücadelede ciddi neticeler elde edildiğini söyleyen Bülbül, "Devletimiz, terör örgütü PKK ve FETÖ'yle kararlı ve etkin mücadele içindedir. 'Terörün bataklığına girme' ve 'bataklığı kurutma' şeklinde ifade edilen, savunmadan saldırarak terörü olduğu yerde bitirme noktasında ortaya konulan terörle mücadele konsepti başarılı olmuş ve ciddi neticeler vermiştir. Bu, yalnızca mevcut terör örgütü mensuplarına karşı yürütülen mücadelede değil terör örgütüne katılımlarda da etkisini göstermiştir." dedi.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun açıklamalarına göre, geçmişte yıllık 5 binli rakamlarla ifade edilen terör örgütüne katılım sayısının, 2018'de 136, 2019'dan bu tarihe kadar da 101 kişiyle sınırlı kaldığını söyleyen Bülbül, bu rakamların, Türkiye'nin terörle mücadelesinde yalnızca sahada teröristle mücadele ederken değil, terör örgütüne katılımı sağlayacak sosyal ortamların ve ortaya çıkan sebeplerin bertaraf edilmesine yönelik başarısını da ortaya koyduğuna dikkati çekti.

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, 2020 yılı bütçesinin Meclise sevk edildiğini hatırlatarak, "Dünyada demokrasilerde kendi maaşını belirleyen tek adam, ülkemizi yöneten tek adam. Kendisi 74 bin 500 lira olan maaşını bu yıl 81 bin 250 lira olarak belirledi ve Meclise yolladı." dedi.

ABD Başkanı Donald Trump tarafından gönderildiği belirtilen mektubun üslubuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özel, "Trump'ın hadsiz mektubunu yırttık attık.' dediler. Diplomatlardan bütün gruplara telefon yağıyor. Mektubu yırtıp attığınızı muhatabınız bilmiyorsa mektubu kabul ettiniz demektir. İade edeceksiniz, kabul etmeyeceksiniz." diye konuştu.

Özel, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'a mektupla ilgili yanıtlaması istemiyle 7 sorusunu hatırlattı.

AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, ABD'den sonra Rusya ile varılan mutabakatla tüm terör unsurlarının kalıcı olarak bölgeden uzaklaştırılacağını belirtti.

Mutabakatla, Suriye'nin toprak bütünlüğü ve bölgenin istikrara kavuşmasının sağlanacağını ve bu şekilde Suriyelilerin, Türkiye'nin tezi olan güvenli bölgeye yerleştirileceğini dile getiren Akbaşoğlu, şöyle devam etti:

"Suriye'de yaşanan durum yalnızca Suriye'nin ya da sınır komşusu olarak Türkiye'nin sorunu değildir. Bölgede terör vardır, bu sorun dünyanın da sorunudur. Türkiye, kendisinin ve bölgesinin sorunlarının çözüme kavuşturulması konusunda net ve kararlı bir tutum gösterdi, etkili bir sonuç elde etti. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye'nin gösterdiği net duruş, aleyhimizde yürütülen tüm fiziki oluşumları ve kara propagandaları yerle bir etmiştir. Kahraman Mehmetçiğimizle sahada elde edilen üstün başarı, masada elde edilen diplomatik başarıyla taçlandırılmıştır. Adeta Ziya Paşa'nın 'Nush ile uslanmayanı etmeli tekdir; tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir' uluslararası diplomaside kanaviçe gibi örülmüştür."

ABD Başkanı Donald Trump tarafından gönderildiği belirtilen mektuba ilişkin Özgür Özel'e yanıt veren Akbaşoğlu, "Mektup keenlemyekündür ve dürülüp çöp sepetine atılmıştır. Barış Pınarı Harekatı'yla en güzel 7 soruya değil, 700 soruya cevap verecek nitelikte etkili şekilde bombayla, İHA'yla, SİHA'yla cevap verilmiştir. Bundan daha güzel cevap olmaz." dedi.

CHP Grup Başkanvekili Özel de Akbaşoğlu'na, "Partinizin genel başkanı dışında o makam ve mevkide bulunan hiç kimse Türkiye Cumhuriyeti'ne kendi şahsı üzerinden yapılan böyle bir hakareti bugüne kadar hazmedemedi." karşılığını verdi.

TBMM Başkanvekili Celal Adan ise Türk milletine ihanet edenin iflah olamayacağını belirterek, "Bu büyük millete ihanet asla sonuç almaz." dedi.

Türkiye'yi bölme noktasında irade koyanlar olduğunu dile getiren Adan, şunları kaydetti:

"Milletin vergilerinden aylık alanların 'Sırtımızı PYD'ye dayıyoruz' ifadelerini kullandığı, 'Türk Silahlı Kuvvetlerini PKK'nın tükrükleriyle boğarız.' ifadelerinin zaman zaman Meclisimizde de tekrarlandığı bir sürece hep birlikte şahitlik ediyoruz. Bu iradeyi ön plana çıkaran PKK/PYD'nin yani bizim ülkemizi bölme noktasında irade koyup devlet kurma iddiasında olanların ne kadar kahpe olduğunu görüyoruz.

Milletimiz büyüktür, 82 milyon vatandaşımız birlik ve beraberlik içindedir. Bugün Türk milletine, milletimizin merhametine, sevgisine, kardeşliğine kurşun sıkan bu alçaklara Cenab-ı Allah bir daha buralarda da konuşma fırsatı vermesin."

Genel Kurulda daha sonra grup önerilerinin görüşmelerine geçildi.

TBMM Genel Kurulunda, ilk olarak İYİ Parti'nin, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan 2018 yılı Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması'nda ortalama yıllık eş değer hane halkı kullanılabilir fert gelirinin en düşük olduğu Bitlis, Van, Muş ve Hakkari'nin ekonomik sorunlarının araştırılması önergesinin bugün görüşülmesi önerisi ele alındı.

İYİ Parti Ankara Milletvekili İbrahim Halil Oral, Bitlis, Van, Muş ve Hakkari'de vatandaşların dertli, çeresiz ve umutsuz olduğunu söyledi. Buradakilerin dertlerinin başında güvenlik problemleri, terör ve etnik temelli sorunlar geliyor gibi görünse de Türkmen, Yörük, Kürt, Arap demeden ortak problemleri olduğunu kaydeden Oral, "Bunlar fakirlik, geri kalmışlık, işsizlik ve geçinememektir. Memleketim Ahlat'ta devletimizi temsilen bir saray yapılıyor ancak Ahlatlı sarayla birlikte fabrika istiyor, yatırım bekliyor, işsizlikten, yoksulluktan kurtulmak istiyor, istihdam bekliyor." dedi.

CHP Adana Milletvekili Burhanettin Bulut, "Bugünkü konu, bölgesel olarak bakıldığında Bitlis, Van, Hakkari, Muş'u ihtiva ediyor. Genele baktığınızda Türkiye'de durum, adaletsizlik açısından hemen hemen her yerde aynı şekilde." ifadesini kullandı.

AK Parti Bitlis Milletvekili Vahit Kiler, "İYİ parti milletvekili, 'Sadece Ahlat'a saray yapılmasın, farklı işler de yapılsın.' dedi. Biz, 17 yıldır bölgeye, Doğu ve Güneydoğu'ya her alanda yatırım yapıyoruz." diye konuştu.

Bitlis'e sağlık ve eğitim alanında yapılan yatırımları anlatan Kiler, "Biz ulaşımdaki, eğitimdeki, sağlıktaki sorunları, değerli hükümetlerimiz ve Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla elhamdülillah bugün artık konuşmuyoruz. Ekonomide, istihdamda sorunumuz var. Sorunu biliyoruz, çözüm yine bizde." dedi.

İstihdam için getirilen yatırımcılara terör örgütü PKK'nın nasıl engel olduğunu bildiklerini söyleyen Kiler, "Şimdi, elhamdülillah, bütün güçlerimizle, gücümüzle oradaki terör örgütünün tek tek kafası eziliyor, son bir fert kalıncaya kadar kafası ezilecek ve inşallah, şimdiden sonra da oraya yatırım için insanlar seferber olacak." ifadesini kullandı.

İYİ Parti'nin grup önerisi kabul edilmedi.

Daha sonra, CHP Grubu'nun, "Basın Kartları Komisyonunun yapısı, işleyişi ve kart almak için müracat eden gazetecilerin reddedilme sebepleri ile basın sektörünün içinde bulunduğu ekonomik koşulların" araştırılmasına ilişkin önergenin bugün görüşülmesi önerisi ele alındı.

CHP İzmir Milletvekili Atilla Sertel, Türkiye'de toplam bin 106 gazetenin bulunduğunu ve bu gazetelerin asgari kadrosunda 7 bin 593'ü fikir işçisi olmak üzere 15 binden fazla kişinin istihdam edildiğini belirtti.

Basın sektöründeki işsizlik oranının AK Parti'nin çok övündüğü dönemde yüzde 30'ların üstüne çıktığını ve son 10 yılda işsiz kalan gazeteci sayısının 10 bini geçtiğini savunan Sertel, "Gazeteler artık yazamıyor, batıyor. Yalnızca yandaş, besleme basın bu konudan memnun. Çünkü, bankaların genel müdürlerine açıyorlar telefonu, 'bize şu kadar milyon para gönderin' diyorlar ve anında para banka üzerinden havale oluyor. Okunmayan tomar tomar devlet kuruluşları tarafından satın alınan gazetelere müthiş bir para akışı sağlanıyor. Bu büyük haksızlık." dedi.

Basın kartlarında da sorun olduğunu dile getiren Sertel, kendisinin 6 yıl boyunca basın kartlarına ilişkin komisyonda görev yaptığını söyledi. Sertel, "İçim yanıyor. Siz kimsiniz de gazetecilerin basın kartını iptal edebiliyorsunuz." diye konuştu.

İYİ Parti Trabzon Milletvekili Hüseyin Örs ise sorunlarını çözmüş güçlü bir yerel basının Türkiye'deki demokrasinin gelişmesi açısından çok önemli olduğunu kaydetti.

AK Parti Balıkesir Milletvekili Mustafa Canbey, araştırma önergesinde yer alan iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirterek, sarı basın kartı yönetmeliğinde de belirtildiği üzere basın kartının kimlere verileceğinin açıkça belli olduğunu söyledi.

Basın kartı sahiplerine ilişkin istatistiki bilgileri veren Canbey, şöyle devam etti:

"Basın kartı almanın belli kuralları vardır. Yönetmelikte yer alan şartları taşıyan ve başvuru değerlendirme işlemleri tamamlanan tüm basın mensuplarının çalıştıkları medya kuruluşlarının isimlerine ve siyasi görüşlerine bakılmaksızın basın kartları düzenlenmektedir. Öyle iddia edildiği gibi 'Basın Kartı Yönetmeliğinde İletişim Başkanlığı tarafından ambargo listesi uygulanması' söz konusu değildir. Fakat bir istisna vardır ki o da ülkemizin güvenliği, terörle mücadeleyle ilgilidir. Terörle mücadele noktasında da devletimiz gerekeni yapmaktadır."

Basın kartı komisyonu ve sarı basın kartlarının değerlendirme süreciyle ilgili iddiaların da gerçeği yansıtmadığını dile getiren Canbey, komisyonun yapısını anlattı. Canbey, yeni sistemde Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının basın kartları konusunda önemli çalışmalar yaptığını, eski kartların yenilenerek hak sahiplerine dağıtıldığını ve dağıtılmaya devam edildiğini kaydetti. Canbey, "AK Parti iktidarı olarak ülkenin her alanında olduğu gibi basın sektörünün sorunlarına da kayıtsız kalmadık. Gerekli müdahaleleri gerekli zamanlarda yaptık. Milyonlarca liralık kaynakları, gazetelerimize dağıttık ve dağıtmaya da devam ediyoruz." diye konuştu.

Konuşmaların ardından CHP'nin grup önerisi yapılan oylamayla kabul edilmedi.

TBMM Genel Kurul'nda Gümrük Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmelerine geçildi.

TBMM Genel Kurulunda, AK Parti milletvekillerince hazırlanan Gümrük Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin tümü üzerindeki görüşmeler tamamlandı.

Teklifin görüşmelerinde, İYİ Parti Grubu adına söz alan Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, kanun teklifini genel olarak olumlu bulduklarını söyledi.

Teklifin, kapsamlı bir içeriğe sahip olmadığını, daha çok cezalara ilişkin hükümleri düzenlediğini savunan Türkkan, teklifle bir taraftan cezai yaptırımların artırıldığını diğer taraftan bazı cezalarda indirime gidildiğini ifade etti.

Gümrük kaçakçılığının, Türkiye'nin yıllardır en önemli problemlerinden olduğunu, yalnızca geçen yıl gümrüklerde 3 milyar liranın üzerinde kaçakçılık olayı yaşandığını dile getiren Türkkan, "Kaçakçılığı ve kaçak ürünlere olan talebi, satışının ve ticaretinin önüne geçmeden azaltamazsınız, özellikle internet üzerinden yapılan satışlara ve sokaklara hakim olamazsınız. Alınan her önlem çok geçmeden işlevsiz hale geliyor." dedi.

MHP Konya Milletvekili Esin Kara, kanun teklifinin, kaçakçılıkla mücadeleye ilişkin düzenlemeler içerdiğini hatırlatarak, "İhracatın artırılmasına, kaçakçılığın önlenmesine yönelik yapılacak her adımı olumlu karşılıyoruz." dedi.

CHP Kocaeli Milletvekili Haydar Akar, "Kanun teklifi yasalaşırsa Türkiye'deki kaçakçılığı, adaletsizliği, gümrük kapılarında yaşanan olumsuzlukları daha yüksek seviyede konuşacağız." dedi.

Akar, teklifin yasalaşması durumunda kaçak sigara kullanımını daha da artıracağını savundu.

AK Parti Konya Milletvekili Ziya Altunyaldız, 85 milletvekiliyle Gümrük Kanunu'nda değişiklik teklifi sunduklarını, teklifin içeriği ve kapsamının ihtiyaçlara cevap verecek nitelikte hazırlandığını söyledi.

Türkiye'de, 2000'li yıllarda 31 milyar dolar olan ihracatın geçen yıl itibarıyla 168 milyar dolara çıktığını belirten Altunyaldız, "Bunu daha da artırmak için gümrük rejimlerini modernize ediyoruz, gümrüğü daha hızlı ve daha kolay işlem yapılacak idareler haline getiriyoruz. Ticaret erbabını gümrükle çözüm ortağı haline getiriyoruz." diye konuştu.

Yasa teklifiyle ihracatı gözeten ve önceleyen bir yaklaşımı getirdiklerini, cezayla fiil arasındaki dengeyi kurmaya çalıştıklarını paylaşan Altunyaldız, "Cezanın amacı ıslah etmektir, uygulamayı daha iyi yapabilmektir. Bu yüzden cezayla fiili orantılı hale getirdik." ifadelerini kullandı.

Ticaret Bakanlığının yaptığı çalışmalarla özellikle gümrük idaresini ve işlemlerini dijitalleşmeyle birlikte daha çok sistemin üzerine yıkmaya çalışan bir anlayışla hareket ettiğini anlatan Altunyaldız, şunları kaydetti:

"Sistem oluşturursanız izleyebilirsiniz, takip edebilirsiniz. Sistem oluşturursanız şeffaf olursunuz, sonuçları öngörürsünüz. Bu nedenle de dünden bugüne ortaya koyduğumuz sistemlerle bir taraftan kağıtsız gümrük projelerini hayata geçirmişiz diğer taraftan tüm dış ticaret işlemlerini elektronik ortama aktarmışız. İşletmelerimize sonuna kadar güveniyoruz ancak güven, kontrol etmeyi, denetlemeyi asla dışlamaz. O yüzden hem güveniyoruz hem de denetliyoruz. Bu yüzden sistemleri dijital hale getiriyoruz ki kimin ne yaptığını sistem üzerinden tek tek görebilelim."

Teklifin tümü üzerindeki görüşmeler tamamlanarak birinci bölüm üzerindeki görüşmelere geçildi.

TBMM Genel Kurulunda, Gümrük Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin ilk 6 maddesi kabul edildi.

Kabul edilen maddede göre, Gümrük Kanunu'nun "Transit Rejimi Altında Taşınan Eşyaya Uygulanacak Hükümler" bölümünde değişiklik yapılacak.

Buna göre, "Türkiye Gümrük Bölgesindeki bir yerden diğer bir yere transit rejimi hükümleri çerçevesinde nakledilmek üzere gümrüğe sunulan eşya" ibaresi, "Türkiye Gümrük Bölgesinde bir yerden diğer bir yere transit rejimi kapsamında taşınarak varış gümrük idaresine sunulan serbest dolaşımda olmayan eşya" şeklinde değiştirilecek. Böylece gümrük idaresine sunulan serbest dolaşımda olmayan eşya, transit rejimi altında taşınan eşyaya uygulanacak hükümler kapsamına alınacak.

Gümrük yükümlülüğü doğması durumunda asıl sorumlu, transit rejimine tabi tutulan eşya ile ilgili olarak gümrük idaresine karşı mali olarak sorumlu olacak. Gümrük idaresince işlem yapıldığı hallerde, asıl sorumlunun sorumluluğunun belirlenmesinde fiilin işlenmesinde dahlinin bulunup bulunmadığı hususu dikkate alınacak.

Serbest dolaşıma sokulacak eşya ve gümrük vergilerinden Savunma Sanayii Başkanlığı da muaf tutulacak.

"Tasfiye Edilecek Eşyalar"a ilişkin bölümde de düzenleme yapılıyor. Buna göre, eşyaya ait varsa cezalar ile ambarlama ve elleçleme giderleri ve diğer giderler ile eşyanın döviz cinsinden CIF değerinin yüzde 1'i, bu uygulamadan ikinci kez yararlanmak istenmesi halinde ise CIF değerinin yüzde 3'ü oranında bir tutarın ödenmesine bağlı olacak.

Başvurunun, eşyanın ihale ilanı yayımlandıktan veya perakende satış kararı alındıktan sonra ve satışın gerçekleşmesinden önce yapılması halinde bu taleplerin kabulü söz konusu eşyaya ait varsa cezalar, ambarlama, elleçleme giderleri ve diğer giderler ile eşyanın döviz cinsinden CIF değerinin yüzde 10'u oranında bir tutarın ödenmesine bağlı olacak. Bunun dışındaki başvurular kabul edilmeyecek.

Teklif, tasfiyelik hale gelen ve tasfiye sonucu emanete alınan tutarların iadesi için eşya sahiplerinin talepte bulunabileceği süreyi belirliyor. Emanete alınan tutarların iadesi için, sahibine iadesine ilişkin mahkeme kararının kesinleştiği, diğerlerinde ise emanete alındığı tarihten itibaren 1 yıl içinde yapılan başvurular kabul edilecek.

Temel kanun olarak görüşülen teklifin birinci bölümü üzerinde İYİ Parti Grubu adına söz alan Ankara Milletvekili İbrahim Halil Oral, bir süredir gümrük muhafaza memurlarının özlük haklarıyla ilgili talepleri ve mücadeleleri olduğunu söyledi.

Gümrük muhafaza memurlarının yıpranma hakları, kadro statüleri, hizmet tazminatları ve tayin durumlarına ilişkin iyileştirmeler yapılması gerektiğini belirten Oral, "Gümrüklerde hudut namusumuzu koruyan bu kahraman personele haklarını teslim etmeliyiz." dedi.

CHP Adana Milletvekili Müzeyyen Şevkin, kanun teklifinin, sektör temsilcilerini görüşü alınmadan, bürokratlar tarafından alelacele gündeme getirildiğini savundu.

Şevkin, "Kanun teklifi hazırlanırken ithalat ve ihracat yapan firmaların, ilgili derneklerin, konulara ilişkin bileşenlerin görüşü alınması gerekirdi. Sektör temsilcileri kanun teklifini muhalefetten öğrenmiş olduklarını bizlere aktardılar." diye konuştu.

İYİ Parti Bursa Milletvekili Ahmet Kamil Erozan, ABD Başkanı Donald Trump tarafından gönderildiği belirtilen mektubu anımsatarak, "Siz tabii, Trump'ın mektubunu 'yırttık, attık çöpe' dediniz. Belki öyledir, emin değilim ama benim merakım, Trump'ın mektubuyla ilgili değil. Mektubu çöpe attınız, mektubun ekini ne yaptınız? Mektubun ekini ortaya çıkarır mısınız? Siz çıkaramazsanız biz çıkaracağız sonunda belki. Dolayısıyla lütfen o çöpü iyice araştırın, orada başka bir kağıt parçası daha var, onu bir bulun lütfen." ifadesini kullandı.

MHP Mersin Milletvekili Baki Şimşek, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanlığını seçimlerde CHP'nin kazandığını anımsatarak, belediyenin seçimlerden sonra yüzlerce işçiyi işten çıkarttığını söyledi.

Özel, yarın MHP'nin araştırma önergesi vermesini ve kurulacak komisyon ile belediyelerden işten çıkarmaların Meclis eliyle araştırılmasını istedi.

Özel, "Bakın, tencere dibin kara seninki benden kara siyasetiyle sonuç alınmaz. Biz ısrarla söylüyoruz: Gelin, siz getirin önergeyi, sizin grup önerinizde ben konuşacağım, kayıtsız şartsız destek vereceğim." dedi.

TBMM Başkanvekili Celal Adan, teklifin birinci bölümündeki 10 maddenin kabul edilmesinin ardından birleşime ara verdi.

Adan, aradan sonra komisyonun yerine oturmaması üzerine birleşimi, yarın saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı.