2010-01-07 - 13:18
CHP GRUP BAŞKANVEKİLİ KILIÇDAROĞLU'NUN BASIN TOPLANTISI?
CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ı ''başından beri komik bulduklarını'' belirterek, ''Sayın Arınç, kozmik odaya kozmetik oda dediniz mi demediniz mi?'' diye sordu.

CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ı ''başından beri komik bulduklarını''
belirterek, ''Sayın Arınç, kozmik odaya kozmetik oda dediniz mi demediniz mi?'' diye sordu.

Kılıçdaroğlu, Arınç'ın ''Tüm basın mensuplarından ricam şudur, bana sorduğunuz bu soruyu
Sayın Baykal'a da sorun. Sayın Kılıçdaroğlu'na da sorun. Çünkü bu olayı başından beri, 'komik'
bulduklarını, 'safsata' olarak gördüklerini söyleyenler bu şahıslardır'' dediğini belirterek, şunları söyledi:

''Şimdi yanıtlıyorum. Sayın Arınç, 'kozmik odaya kozmetik oda dediniz mi,
demediniz mi?' Kozmik odaya, kozmetik oda diyerek olayı siz karikatürize etmiyor
musunuz? Bunu bildiğimiz içindir ki biz sizi başından beri komik buluyoruz. Sorun
da bu. Hala anlamadınız mı? Ama siz olayın özüyle ilgilenseydiniz size saygı
duyardık.

Önce suikast dediniz, sonra 'Tabii bir suikast eylemi olarak
düşünülmemeli' diyerek suikasttan vazgeçtiniz. Size suikast yapacağı
söylenenlerin yanlarında suikast silahları yoktu. Size Ankara'da suikast
yapılacaktı, ama siz o sırada Manisa'daydınız. Sayın Yargıcı izlediği söylenen
iki askeri araçta patates, soğan çıkıyor. Araçta bulunanlar aşçı ve elektrikçi.
Her olaydan sonra Genelkurmay Başkanlığı açıklama yapıp kamuoyunu
bilgilendiriyor. Ama konuyu yakından izlemesi gereken İçişleri Bakanı hiçbir
açıklama yapmazken, tüm açıklamaları siz yapıyorsunuz. Oysa siz, basın yayın,
Anadolu Ajansı ve TRT'den sorumlusunuz. Yoksa siz AKP'nin derin karargahının
sorumlusu ve sözcüsü müsünüz?''

Şüphelilerin avukatının suikast ile ilgili ihbarın Amerika üzerinden
yapıldığını söylediğini, Avukatın Mahkeme kararına geçen açıklamasında,
''Soruşturmaya dayanak yapılan ihbar numarası 123 06 06'dır. Bu numara Amerika
üzerinden yapılan bir ihbarı kanıtlamaktadır. Amerika'dan yapılan bu ihbarda
vekillerimin kullandığı araç plakaları bile verilmiştir'' dediğini ifade eden
Kılıçdaroğlu, ''Bu doğru mu? Sayın Arınç acaba bunu doğrulama gereği duydu mu?
Duymadıysa, neden? Her şeyi merak eden Arınç, acaba bunu niçin merak etmiyor?''
diye konuştu.

''GÖZYAŞLARINIZI BİRAZ DA BUNUN İÇİN GÖSTERİN''

Arınç'ın, ''Türkiye bir hukuk devletidir'' dediğini kaydeden
Kılıçdaroğlu, ''Doğru, yasalar böyle diyor. Ama Türkiye AKP iktidarıyla birlikte
hızla hukuk devletinden uzaklaşıyor. Sayın Arınç'a sormak isterim: Madem ki
Türkiye bir hukuk devleti, sizin bakan arkadaşınız niçin ve hangi hukuk devleti
mantığı ile Erzincan savcısına telefon açıp, gözaltına alınanları serbest bırakın
diyebiliyor. Bunu acaba hiç vicdanınızda sorguladınız mı? Tutamadığınız
gözyaşlarınızı biraz da bu olaylarda bize gösterin de samimiyetinizi görelim''
dedi.

Kemal Kılıçdaroğlu, emekli aylıklarına yapılacak zam için Başbakan Recep
Tayyip Erdoğan'a çiçek veren Türkiye İşçi Emeklileri Derneği yöneticilerini de
eleştirerek, ''Artık Türkiye İşçi Emeklileri derneğine üye olan emeklilerimiz yaz
tatillerini Kanarya adalarında geçirebilir!'' diye konuştu.

''SİZİ YETİM BIRAKTILAR''

4-C uygulaması konusundaki sözleri nedeniyle de Arınç'ı eleştiren
Kılıçdaroğlu, şu görüşleri dile getirdi:

''Sayın Arınç, şimdi 4-C'yi savunuyor. Yani 'işçilerin çalışırken sahip
olduğu hakları ellerinden alınsın, aylıkları yarıdan fazla indirilsin' diyor.
Sayın Arınç'a gerçekten de sormak isterim. Meclis Başkanı iken kendisini
milletvekillerinden ayırıp 2 kat daha yüksek bir aylığa layık gören Sayın Arınç,
aylığı üçte bire iner ise bunu kabul edecek mi? Bunu adaletli bir uygulama olarak
görecek mi? Eğer kendisi çıkıp bunu kabul edecekse, bunun adaletli bir uygulama
olduğunu söyleyecekse işçiler için düşündüklerini de biz doğru kabul edeceğiz.
Kendisine layık görmediği bir uygulamayı niçin işçilere, hangi vicdanla uygun
görüyor?

Buradan işçi arkadaşlarıma, emekli yurttaşlarıma sesleniyorum: Sizin
önünüze düşenler, sizi köşe başına kadar getirip, yetim bıraktılar. Sizi açlığa,
yoksulluğa, işsizliğe, 4-C denilen çağdaş köleliğe mahkum ettiler ve etmeye de
devam ediyorlar. Sizi köşe başında açlığa yoksulluğa mahkum edenlerin kendileri,
bugün artık köşeyi döndüler. Hiç unutmayın, bu çifte standardı da, köşe dönmeyi
de 'din iman adına' yaptılar. 'Kul hakkı yedirmem' diyenler, kul hakkını
yiyenlerin sırtını sıvazladılar. Onlara arka çıktılar.''

''BUNLAR ERKEN SEÇİMİN İŞARETLERİDİR''

Soruları da yanıtlayan Kılıçdaroğlu, AK Parti Grup Başkanvekili Bekir
Bozdağ'ın ''Anayasa değişikliklerinin halkoyuna sunulması için öngörülen 120
günlük süreyi, 45 güne indiren yasa teklifi verdiğinin'' anımsatılması üzerine,
anayasaların ciddi belgeler olduğunu ve değiştirilmesinin özel prosedüre tabi
olduğunu ifade etti.

Kılıçdaroğlu, toplumsal uzlaşma sağlanmadan anayasa değişikliği yapmanın
doğru olmadığını belirterek, ''Ama AKP anayasayı da diğer yasalar gibi yol geçen
hanına döndürdü. 120 günü getiren kim? AKP. Halka götüren kim? Yine AKP. Olay
kabul edildi. Şimdi AKP bundan vazgeçiyor. Niçin vazgeçiyor? Sayın Bekir Bozdağ,
'halkımız daha bilinçli oy kullansın diye 120 günü 45 güne indiriyoruz', diyor.
Halkın bilincine niye güvenmiyorsunuz? Böyle bir gerekçe olabilir mi? Çocuk mu
kandırıyorsunuz. Bunlar erken seçimin işaretleridir'' şeklinde konuştu.

Bunun anayasa değişikliği için hazırlık olup olmadığının sorulması
üzerine ise Kılıçdaroğlu, TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin'in ''mini bir paketten
söz ettiğini'', Bozdağ'ın ise ''bundan haberimiz yok'' dediğini ifade etti.

Kılıçdaroğlu, ''Doğrusunu isterseniz neyin ne olduğunu daha henüz çözmüş
de değiliz. Anayasa değişikliği için Sayın Mehmet Ali Şahin neden ve hangi
gerekçeyle bu açıklamayı yaptı? Onu da bilmiyoruz. Bu ayrıntılar sanıyorum
önümüzdeki günlerde biraz daha net ortaya çıkar'' dedi.

''DÜELLO''

Kemal Kılıçdaroğlu, ''Bülent Arınç ile polemiğe girmiş durumdasınız.
Arınç ile bir düello yaşanabilir mi?'' sorusuna da, ''Benim açımdan bir sakınca
yok. Kendisi kabul ederse niçin olmasın'' karşılığını verdi.

Kılıçdaroğlu, bir başka soru üzerine ise her partinin, gelinen noktada,
kendisini erken seçime endekslemek durumunda olduğunu söyledi.