2010-06-11 - 01:57
TBMM Genel Kurulunda, ''temel kanun'' olarak ele alınan Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu Tasarısının 1. bölümü kabul edildi.
AK Parti Konya Milletvekili Harun Tüfekçi, Konya'nın, özellikle alternatif turizmde
marka kent olduğunu söyledi.
TBMM Genel Kurulunda gündemdışı söz alan Tüfekçi, Konya'nın, özellikle
turizm sektöründe Türkiye'de önemli bir yer edindiğini, alternatif turizmde marka
kent konumunu yakaladığını ifade etti. Konya'da 2 yeni vakıf üniversitesi ile bir
devlet üniversitesi daha kurulduğunu belirten Tüfekçi, kentin, bölgede eğitim
merkezi olarak da adından söz ettirdiğini anlattı. Harun Tüfekçi, AK Parti
iktidarının yalnızca Konya değil, Türkiye'nin diğer bir çok kentini de marka
şehir haline getirdiğini söyledi.
CHP Muğla Milletvekili Fevzi Topuz da gündemdışı konuşmasında, balıkçılık
sektöründeki sorunlara değindi. Balıkçılıkla ilgili ciddi bir politikanın
bulunmaması yüzünden sektörün zor durumda kaldığını anlatan Topuz, Türkiye'de
balıkçılığın bitme noktasına geldiğini öne sürdü. Topuz, bu sebeple ülkede
insanların deniz ürünlerinden istediği gibi faydalanamadığını dile getirdi.
Fevzi Topuz, balıkçıların borçlarının uzun vadeli olarak yeniden
yapılanması ve su ürünleri kooperatiflerinin piyasada yeterince rekabet
edebilmeleri için KDV oranlarının düşürülmesi gerektiğini ifade etti.
Genel Kurulda daha sonra Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem
Kanunu Tasarısı'nın görüşmelerine geçildi.
TBMM Genel Kurulunda, Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu
Tasarısının tümü üzerinde görüşmeler başladı.
MHP Afyonkarahisar Milletvekili Abdülkadir Akcan, partisinin görüşlerini
dile getirirken, bitki sağlığının korunmasının her ülke için önemli olduğunu
belirtti. Akcan, patates güvesi nedeniyle Ukrayna'nın Türkiye'den gelen sebzelere
karantina uyguladığını, üreticilerini korumaları açısından bu ülkeyi haksız
görmemek gerektiğini kaydetti. Akcan, AB ülkelerinde 75 kilogram olan kişi başına
et tüketiminin, Türkiye'de 15 kilogram olduğunu belirtti. 57. Hükümet döneminde
bunun 20 kilogram olduğunu anlatan Akcan, azalışın ''Hükümetin, kırmızı etteki
yanlış fiyat politikasından kaynaklandığını'' savundu.
CHP Grubu adına söz alan Burdur Milletvekili Ramazan Kerim Özkan,
tasarının AB'ye uyum amacıyla hazırlandığını, ancak bazı maddelerinin AB ile uyum
göstermediğini öne sürdü. Özkan, ziraat ve gıda mühendislerinin, veterinerlerin,
tasarıdan hoşnut olmadığını ifade etti.
Türk çiftçisinin, dünyanın en pahalı ilacı, gübresi, mazotu ve
elektriğini kullandığını kaydeden Özkan, bu şartlarda Türk çiftçisinin, dünya
çiftçileriyle nasıl rekabet edebileceğini sordu.
Özkan, fareyle mücadele edilemediğini, farenin çiftçinin ortakçısı
olduğunu dile getirerek, ''Karınca, tilki, elektrik, mazot, bunlar hepsi
çiftçinin ortakçısı. Çiftçinin sırtına bu kadar yük, çiftçiye zulüm değil mi?
Hükümet çiftçiye sahip çıkamadı, sınıfta kaldı'' diye konuştu.
BDP Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Binici de tasarıyı, içeriği, hukuk
tekniği ve AB mevzuatına uyum açısından bir çok yetersizliği içermekle eleştirdi.
Binici, tasarının veteriner hekim odaklı olduğunu, ziraat mühendislerinden söz
bile edilemediğini, ülke gerçeklerinden uzak bir şekilde hazırlandığını öne
sürdü.
AK Parti Hatay Milletvekili Orhan Karasayar, muhalefeti dinlediğinde,
''Acaba Türk çiftçisi mazotu karneyle mi alıyor, çiftçi tarlaya mı inemiyor?''
diye düşündüğünü söyledi. Karasayar, Türk çiftçisinin her yıl traktör alım
gücünün arttığını, tarım ürünlerinin kalitesi ve ihracatının yükseldiğini ifade
etti. Karasayar, bir çok tarım ilacının fiyatının, 2001 yılı fiyatlarının altında
olduğunu kaydetti.
Tasarının getirdiği yenilikler hakkında bilgi veren Karasayar, tasarıyla,
tarladan sofraya kadar gıda güvenliğini sağlamayı amaçladıklarını dile getirdi.
Karasayar, tasarının, üreticinin refah düzeyini yükseltmek, güvenli ürünler
sunmak üzere hazırlandığını ifade etti.
Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, gıda
güvenliği ile ilgili düzenlemeleri içeren tasarısıyla hem vatandaşa hijyenik gıda
imkanı sağlayacaklarını hem de AB ile gıda güvenliği faslını müzakereye açmış
olacaklarını söyledi.
TBMM Genel Kurulunda, Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem
Kanunu Tasarısının tümü üzerindeki görüşmeler tamamlandı.
Hükümet adına söz alan Eker, tasarının amacının, gıda maddelerinin
tarladan sofraya uzanan zincirin bütün halkalarının denetlenmesini sağlamak
olduğunu ifade etti.
Gıda alanında 5 ayrı kanunla düzenlenen mevzuatı birleştirip tek bir yasa
haline getirmek istediklerini anlatan Eker, bunu yanında tasarıda önemli
güncelleştirmeler ve yeniliklerin söz konusu olduğunu dile getirdi.
Bakan Eker, AB mevzuatına paralel şekilde hazırlanan bu tasarının hem
vatandaşların daha hijyenik gıda tüketmesini sağlayacağını, hem de AB ile gıda
güvenliği faslının açılış kriterinin yerine getirileceğini ifade etti.
Eker, tasarının, hayvan hastalıkları ve bitki zararlıları ile mücadele,
hayvan refahı, hayvan ıslahı, veteriner ilaçları, bitki koruma ürünlerini, gıda
ve yem üretimi, gıda güvenliği, kontrol ve cezai yaptırımları kapsadığını
söyledi. Eker, şöyle devam etti:
''Tasarıyla hayvan ticareti ile uğraşanların belgelendirilmesi, hayvan
nakilleri ile ilgili hayvan refahı kuralları ve hastalıklarla ilgili acil eylem
planları getiriliyor.
Bitki sağlığı alanında bitki ve bitkisel ürünlerle ilgili kayıt
zorunluluğu getirilecek. Bitki koruma ürünlerinin satışlarında reçete zorunluğu
da getiriliyor ki bu tüm vatandaşların beklediği husustur. Zararlı organizmalarla
mücadelede yeni kurallar oluşturuluyor.
Gıda güvenirliliğinde esas sorumluluk gıda işletmesine verilecek. Gıda
ile ilgili yetkiler tek elde toplanacak. Bu, denetim ve koordinasyonda önemli
kolaylık sağlayacak. Üretim ve tescil işlemlerinde, AB'de olduğu gibi kayıt ve
onay sistemi getiriliyor.
Risk değerlendirme birimi oluşturuluyor, birinci üretimler dahil hijyenle
ilgili düzenlemeler kanun kapsamında ele alınarak gerekli cezai yaptırımlar
düzenleniyor.
Yem konusundaki düzenleme, sadece ticarete konu olan yemi değil, bir
kişinin kendi hayvanına verdiği yemi de kapsıyor. Yem güvenirliliğinde sorumluluk
öncelikle yem işletmecilerine veriliyor.''
Tasarıyla ilgili eleştirileri de yanıtlayan Eker, tasarının hazırlanma
sürecinde ilgili tüm kurum ve kuruluşlar ile üniversite ve sivil toplum
örgütlerinin görüşlerinin alındığını söyledi.
Eker, gıda ihracat ve ithalat rakamlarına ilişkin yanlış bilgiler
olduğunu belirterek, bazı örnekler verdi. Bakan Eker, 2009 yılında Türkiye'nin
İsrail'e tarım ürünü ihracatının 142 milyon lira, ithalatın ise 27 milyon lira,
AB ülkeleri ile aynı yıl içinde ihracatın 4,2, ithalatın ise 1,6 milyar dolar
olduğunu bildirdi.
Mehdi Eker ayrıca, Türkiye'de sınırlardan hayvan kaçakçılığının minimal
düzeyde, yok denecek kadar az olduğunu da söyledi.
TBMM Genel Kurulunda, ''temel kanun'' olarak
ele alınan Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu tasarısının 1.
bölümü üzerindeki görüşmeler tamamlandı.
Bölüm üzerinde MHP Grubunun görüşlerini dile getiren Erzurum Milletvekili
Zeki Ertugay, tasarıda, 15 ayrı konunun yer aldığını, bunun kargaşaya neden
olabileceğini, hizmetlerdeki verimliliği düşürebileceğini söyledi.
AK Parti'nin, tarım sektörünü bitirme noktasına getirdiğini, 15 yıldır 1
gram et ithal etmeyen Türkiye'nin, et ithalinin kapısına geldiğini belirten
Ertugay, bunun, besiciliği öldüreceğini savundu.
AK Parti Bursa Milletvekili Ali Koyuncu, iktidara geldiklerinde çiftçinin
borçlarının önemli bir bölümünü sildiklerini kaydederek, AK Parti hükümetlerinden
önce tarım ve üretici birlikleri kanunlarının bulunmadığını, tarım stratejisinin
olmadığını belirtti.
Koyuncu, ''Bizden önce 1 inek 1,705 litre süt verirken, şimdi 2,802 litre
veriyor. İnekler bile sütü arttırdı. 2007 seçimlerinde bir kahvede otururken, bir
lider Türk çiftçisine mazotu 1 liraya vereceğini söyledi, yanımızdaki 7 yaşındaki
çocuk 'adam amma atıyor' dedi. Son günlerde atmalar başladı. Bunun kaynağını
göstermeniz gerekiyor'' diye konuştu.
CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, Koyuncu'nun konuşmasından sonra bu
liderin, Koyuncu'nun söylediği gibi ''mozotu'' değil, ''mazotu'' 1 liraya
vereceğini açıkladığını söyledi. Koyuncu da İnce'ye düzeltmesinden dolayı
teşekkür etti.
CHP Mersin Milletvekili Vahap Seçer, insan sağlığına zararlı zirai
ilaçların, bilinçsizlik nedeniyle zirai mücadele amacıyla kullanıldığını ifade
etti.
Destekleme primlerinin artırılmasını isteyen Seçer, aksi halde
üreticinin, bu sezonu da mağdur olarak tamamlayacağını kaydetti.
Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, tarımsal
kalkınma kooperatiflerinin, Cumhuriyet tarihinin en yüksek düzeyine ulaştığını
söyledi.
TBMM Genel Kurulunda, Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem
Kanunu Tasarısı üzerindeki görüşmeler sürüyor.
Milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Bakan Eker, Hükümetin, tarımsal
kalkınmanın sağlanması için kredi konusunda önemli çalışmalar yaptığını, çiftçiye
9 milyar liranın üzerinde kredi desteği sağlandığını ifade etti. Çiftçilerin,
aldıkları kredinin yüzde 97'sini geri ödediğine işaret eden Eker, bunun, alım ve
ödeme gücünün yükseldiği anlamına geldiğini söyledi. Eker, AK Parti hükümetinden
önceki dönemde, çiftçinin, aldığı kredinin yüzde 38'ini geri ödeyebildiğini
anlattı.
Bakan Eker, tarımsal kalkınma kooperatiflerinin Cumhuriyet tarihindeki en
yüksek düzeye ulaştığını ve bu kooperatifleri ciddi destek sağlandığını söyledi.
Eker, toplam bin 710 tarımsal kalkınma kooperatifine 1,5 milyar lira destek
ödendiğini belirtti.
Süt inekçiliği ile ilgili bir soruyu yanıtlayan Eker, Türkiye'de 50'den
fazla hayvanın bulunduğu işletme sayısının 18 bin 650'ye yükseldiğini söyledi.
Eker, artık yalnızca geleneksel hayvan işletmecilerinin değil, farklı sektördeki
kişilerin de hayvancılığa yatırım yaptığı bildirdi.
Tasarıyla ilgili değişiklik önergesi üzerine söz alan MHP Erzurum
Milletvekili Zeki Ertugay, halkın beslenmesinde ciddi bir protein eksiği
olduğunu, bu nedenle tasarıya beslenme vurgusunun eklenmesi gerektiğini söyledi.
Bakan Eker'in, konuşmasında, ülkede tarım ve hayvancılıkta durumu iyi gösteren
bir tablo çizdiğini belirten Ertugay, ''Kişi başına düşen et tüketimi bile
artmamışken, nasıl durumun iyi olduğunu söyleyebiliyorsunuz?'' dedi.
CHP Muğla Milletvekili Gürol Ergin de toplam tarım alanı ile ekili tarım
alanının azaldığını ifade etti. Ergin, Bakan Eker'in hayvancılık konusundaki
görüşlerine katılmadığını, aslında bu sektörde üretimin artmadığını anlattı.
BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, tasarıda ''hayvanlara ötanazi
uygulaması'' ile ilgili düzenlemeyi eleştirerek, ''İnsanlarda ötanaziyi çözdünüz
de hayvanlarda mı çözmeye çalışıyorsunuz? Hayvanları itlaf edenler ötanaziye mi
bakıyor?'' diye konuştu. Kaplan tasarının kabul edilmesi halinde çok sayıda
ziraat mühendisinin açıkta kalacağını, Hükümetin bunu dikkate alması gerektiğini
söyledi.
MHP Adana Milletvekili Yılmaz Tantuk ise Türkiye'nin son yıllardaki
''Avrupa sevdasının'', köylerdeki kültürü ve köylüyü bitirme noktasına
getirdiğini iddia etti. Hayvancılık konusuna da değinen Tankut, ülkede nüfusun
iki kat artığını ancak hayvan sayısının azaldığını söyledi.
TBMM Genel Kurulunda, Veteriner Hizmetleri,
Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu Tasarısı üzerindeki görüşmeler sürüyor.
Görüşmelerde milletvekilleri, tasarının birinci bölümündeki maddeler için
verilen değişiklik önergeleri üzerine söz aldı.
CHP Çanakkale Milletvekili Ahmet Küçük, hayvan sevkiyatının, hafta
sonlarında ve mesai saatleri dışında da yapılmasına izin verilmesi gerektiğini
söyledi. Küçük, bu sevkiyatta görev alan personel için ücret ödenmesinin,
hayvancılık sektörü için faydalı olacağını dile getirdi.
MHP Manisa Milletvekili Mustafa Enöz, her devletin, halkına yeterli
miktarda ve sağlıklı kırmızı et sağlaması gerektiğini vurguladı. Türkiye'de bu
imkanın yeterince sağlanmadığını anlatan Enöz, et ithalatının hayvancılık
sektörüne darbe vuracağını iddia etti. Enöz, et ithalatının sürekli hale
getirilmesi halinde, yakında et ve süt ürünlerinin de ithal edilmeye
başlanacağını ifade etti.
BDP Bitlis Milletvekili Nezir Karabaş, Hükümetin tarım ve hayvancılıktaki
politikasını eleştirdi. Karabaş, ''Hükümet, bırakın bölgedeki hayvan sayısını,
oradaki çocuk sayısını bile bilmiyor'' dedi.
MHP Adana Milletvekili Muharrem Varlı, Hükümetin, çiftçinin hiç bir
problemi kalmamış gibi tablo ortaya koyduğunu öne sürerek, ''Ya siz başka bir
ülkede yaşıyorsunuz ya da biz bu ülkede yaşamıyoruz'' diye konuştu. Hükümeti
''siyasi şov'' yapmakla suçlayan Varlı, çiftçinin alın terinin karşılığının
verilmediğini söyledi.
MHP Manisa Milletvekili Erkan Akçay ise Hükümetin yanlış politikaları
nedeniyle tarım ürünlerinde fiyatların ve kırsaldaki işsizliğin arttığını,
istihdam ve üretimin ise azaldığını söyledi. Varlı, dünyanın en pahalı mazotunu
kullanan çiftçinin borç batağında olduğunu anlattı.
CHP Balıkesir Milletvekili Ergün Aydoğan, Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi
Eker'in, tarımda sorun olmadığını, tarım sektörüne verilen desteğin artığını
anlatığını belirterek, ''O zaman Türkiye temel tarım ürünlerinde neden ithal
noktasına geldi?'' diye sordu.
MHP İzmir Milletvekili Şenol Bal, Türkiye'de biyologların mağdur
edildiğini, tasarıda, kendi alanlarını ilgilendirmesine rağmen biyologların
lehine bir düzenleme bulunmadığını söyledi. Bal, biyologların tüm dünyada mesleki
saygınlığı giderek artarken, Türkiye'de bu mesleğin yok edilmeye çalışıldığını
belirtti.
CHP Afyonkarahisar Milletvekili Halil Ünlütepe, uygulanan yanlış politika
sayesinde kaçakçıların zengin, besicilerin yok olduğunu ifade etti. Girdi
maliyeti artınca üreticilerin hayvanlarını kesime verdiğini ve üretimden
çekildiğini öne süren Ünlütepe, bunun sonucunda et fiyatlarının artığını, at ve
eşek eti piyasası oluştuğunu söyledi.
MHP Osmaniye Milletvekili Hakan Coşkun, hükümetin, çiftçiye mazot desteği
verdiği için övündüğünü, ancak mazota getirdiği ÖTV sayesinde verdiği paranın
daha fazlasını çiftçiden aldığını ifade etti.
Genel Kurulda, tasarının birinci bölümü üzerindeki görüşmeler sürüyor.
MHP Aydın Milletvekili Recep Taner, 5
bakanlığın gıda denetim yetkisine sahip olduğunu ifade ederek, ''Ancak
denetimlerin kimin tarafından, hangi sıklıkla yapılacağı muammadır'' dedi.
TBMM Genel Kurulunda, temel kanun olarak ele alınan Veteriner Hizmetleri,
Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu Tasarısının 1. bölümünde verilen önergeler
üzerinde görüşmeler sürüyor.
Önergesi üzerinde konuşan Recep Taner, kanser oluşumunda en büyük etkenin
denetim eksikliği olduğunu belirtti. Taner, 5 bakanlığın gıda denetim yetkisine
sahip olduğunu ifade ederek, ''Ancak denetimlerin kimin tarafından, hangi
sıklıkla yapılacağı muammadır'' diye konuştu.
Madde üzerinde verdiği önergenin gerekçesini açıklayan CHP Çanakkale
Milletvekili Ahmet Küçük, Türkiye'de hayvancılık kalkındırılmak isteniyorsa,
girdi maliyetlerinin düşürülmesi gerektiğini söyledi.
Küçük, mera ıslahının hızla yapılması, kaba yem sorununun mutlaka
çözülmesi, hayvan ithalatından vazgeçilmesi ve hayvan sayısının artırılması
gerektiğini kaydetti.
MHP Kütahya Milletvekili Alim Işık da tasarının, AB'nin dayatmasıyla
Meclis gündemine getirildiğini, Türk çiftçisinin sorunlarını çözemeyeceğini ifade
etti.
MHP Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Akif Paksoy, ''Çiftçilere
sesleniyorum; Sayın Bakan sizleri kandırıyor. Destekleri artırdıklarını söylüyor,
son 5 yılda tarım destekleri GSYİH'nın yüzde kaçıdır?''diye sordu.
TBMM Genel Kurulunda Veteriner Hizmetleri,
Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu Tasarısının 26. maddesi üzerinde verilen
değişiklik önergesinin kapalı oturumda görüşülmesi kararlaştırıldı.
TBMM Başkanvekili Sadık Yakut, tasarının, ''Risk analizi, kamuoyunun
bilgilendirilmesi ve ihtiyati tedbirler'' başlıklı 26. maddesi üzerinde verilen
bir değişiklik önergesinin, kapalı oturumda görüşülmesine dair önerge bulunduğunu
duyurdu. Daha sonra Genel Kurulda kapalı oturuma geçildi.
TBMM Genel Kurulunda, ''temel kanun'' olarak
ele alınan Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu Tasarısının 1.
bölümü kabul edildi.
TBMM Genel Kurulunda, 26. madde üzerinde verilen önergenin, kapalı
oturumda görüşülmesinin ardından 1. bölüm üzerindeki görüşmeler tamamlandı.
Tasarının ilk 26 maddesinin bulunduğu 1. bölümün kabulünden sonra 2.
bölümün görüşmelerine geçildi.
(08.38)
marka kent olduğunu söyledi.
TBMM Genel Kurulunda gündemdışı söz alan Tüfekçi, Konya'nın, özellikle
turizm sektöründe Türkiye'de önemli bir yer edindiğini, alternatif turizmde marka
kent konumunu yakaladığını ifade etti. Konya'da 2 yeni vakıf üniversitesi ile bir
devlet üniversitesi daha kurulduğunu belirten Tüfekçi, kentin, bölgede eğitim
merkezi olarak da adından söz ettirdiğini anlattı. Harun Tüfekçi, AK Parti
iktidarının yalnızca Konya değil, Türkiye'nin diğer bir çok kentini de marka
şehir haline getirdiğini söyledi.
CHP Muğla Milletvekili Fevzi Topuz da gündemdışı konuşmasında, balıkçılık
sektöründeki sorunlara değindi. Balıkçılıkla ilgili ciddi bir politikanın
bulunmaması yüzünden sektörün zor durumda kaldığını anlatan Topuz, Türkiye'de
balıkçılığın bitme noktasına geldiğini öne sürdü. Topuz, bu sebeple ülkede
insanların deniz ürünlerinden istediği gibi faydalanamadığını dile getirdi.
Fevzi Topuz, balıkçıların borçlarının uzun vadeli olarak yeniden
yapılanması ve su ürünleri kooperatiflerinin piyasada yeterince rekabet
edebilmeleri için KDV oranlarının düşürülmesi gerektiğini ifade etti.
Genel Kurulda daha sonra Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem
Kanunu Tasarısı'nın görüşmelerine geçildi.
TBMM Genel Kurulunda, Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu
Tasarısının tümü üzerinde görüşmeler başladı.
MHP Afyonkarahisar Milletvekili Abdülkadir Akcan, partisinin görüşlerini
dile getirirken, bitki sağlığının korunmasının her ülke için önemli olduğunu
belirtti. Akcan, patates güvesi nedeniyle Ukrayna'nın Türkiye'den gelen sebzelere
karantina uyguladığını, üreticilerini korumaları açısından bu ülkeyi haksız
görmemek gerektiğini kaydetti. Akcan, AB ülkelerinde 75 kilogram olan kişi başına
et tüketiminin, Türkiye'de 15 kilogram olduğunu belirtti. 57. Hükümet döneminde
bunun 20 kilogram olduğunu anlatan Akcan, azalışın ''Hükümetin, kırmızı etteki
yanlış fiyat politikasından kaynaklandığını'' savundu.
CHP Grubu adına söz alan Burdur Milletvekili Ramazan Kerim Özkan,
tasarının AB'ye uyum amacıyla hazırlandığını, ancak bazı maddelerinin AB ile uyum
göstermediğini öne sürdü. Özkan, ziraat ve gıda mühendislerinin, veterinerlerin,
tasarıdan hoşnut olmadığını ifade etti.
Türk çiftçisinin, dünyanın en pahalı ilacı, gübresi, mazotu ve
elektriğini kullandığını kaydeden Özkan, bu şartlarda Türk çiftçisinin, dünya
çiftçileriyle nasıl rekabet edebileceğini sordu.
Özkan, fareyle mücadele edilemediğini, farenin çiftçinin ortakçısı
olduğunu dile getirerek, ''Karınca, tilki, elektrik, mazot, bunlar hepsi
çiftçinin ortakçısı. Çiftçinin sırtına bu kadar yük, çiftçiye zulüm değil mi?
Hükümet çiftçiye sahip çıkamadı, sınıfta kaldı'' diye konuştu.
BDP Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Binici de tasarıyı, içeriği, hukuk
tekniği ve AB mevzuatına uyum açısından bir çok yetersizliği içermekle eleştirdi.
Binici, tasarının veteriner hekim odaklı olduğunu, ziraat mühendislerinden söz
bile edilemediğini, ülke gerçeklerinden uzak bir şekilde hazırlandığını öne
sürdü.
AK Parti Hatay Milletvekili Orhan Karasayar, muhalefeti dinlediğinde,
''Acaba Türk çiftçisi mazotu karneyle mi alıyor, çiftçi tarlaya mı inemiyor?''
diye düşündüğünü söyledi. Karasayar, Türk çiftçisinin her yıl traktör alım
gücünün arttığını, tarım ürünlerinin kalitesi ve ihracatının yükseldiğini ifade
etti. Karasayar, bir çok tarım ilacının fiyatının, 2001 yılı fiyatlarının altında
olduğunu kaydetti.
Tasarının getirdiği yenilikler hakkında bilgi veren Karasayar, tasarıyla,
tarladan sofraya kadar gıda güvenliğini sağlamayı amaçladıklarını dile getirdi.
Karasayar, tasarının, üreticinin refah düzeyini yükseltmek, güvenli ürünler
sunmak üzere hazırlandığını ifade etti.
Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, gıda
güvenliği ile ilgili düzenlemeleri içeren tasarısıyla hem vatandaşa hijyenik gıda
imkanı sağlayacaklarını hem de AB ile gıda güvenliği faslını müzakereye açmış
olacaklarını söyledi.
TBMM Genel Kurulunda, Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem
Kanunu Tasarısının tümü üzerindeki görüşmeler tamamlandı.
Hükümet adına söz alan Eker, tasarının amacının, gıda maddelerinin
tarladan sofraya uzanan zincirin bütün halkalarının denetlenmesini sağlamak
olduğunu ifade etti.
Gıda alanında 5 ayrı kanunla düzenlenen mevzuatı birleştirip tek bir yasa
haline getirmek istediklerini anlatan Eker, bunu yanında tasarıda önemli
güncelleştirmeler ve yeniliklerin söz konusu olduğunu dile getirdi.
Bakan Eker, AB mevzuatına paralel şekilde hazırlanan bu tasarının hem
vatandaşların daha hijyenik gıda tüketmesini sağlayacağını, hem de AB ile gıda
güvenliği faslının açılış kriterinin yerine getirileceğini ifade etti.
Eker, tasarının, hayvan hastalıkları ve bitki zararlıları ile mücadele,
hayvan refahı, hayvan ıslahı, veteriner ilaçları, bitki koruma ürünlerini, gıda
ve yem üretimi, gıda güvenliği, kontrol ve cezai yaptırımları kapsadığını
söyledi. Eker, şöyle devam etti:
''Tasarıyla hayvan ticareti ile uğraşanların belgelendirilmesi, hayvan
nakilleri ile ilgili hayvan refahı kuralları ve hastalıklarla ilgili acil eylem
planları getiriliyor.
Bitki sağlığı alanında bitki ve bitkisel ürünlerle ilgili kayıt
zorunluluğu getirilecek. Bitki koruma ürünlerinin satışlarında reçete zorunluğu
da getiriliyor ki bu tüm vatandaşların beklediği husustur. Zararlı organizmalarla
mücadelede yeni kurallar oluşturuluyor.
Gıda güvenirliliğinde esas sorumluluk gıda işletmesine verilecek. Gıda
ile ilgili yetkiler tek elde toplanacak. Bu, denetim ve koordinasyonda önemli
kolaylık sağlayacak. Üretim ve tescil işlemlerinde, AB'de olduğu gibi kayıt ve
onay sistemi getiriliyor.
Risk değerlendirme birimi oluşturuluyor, birinci üretimler dahil hijyenle
ilgili düzenlemeler kanun kapsamında ele alınarak gerekli cezai yaptırımlar
düzenleniyor.
Yem konusundaki düzenleme, sadece ticarete konu olan yemi değil, bir
kişinin kendi hayvanına verdiği yemi de kapsıyor. Yem güvenirliliğinde sorumluluk
öncelikle yem işletmecilerine veriliyor.''
Tasarıyla ilgili eleştirileri de yanıtlayan Eker, tasarının hazırlanma
sürecinde ilgili tüm kurum ve kuruluşlar ile üniversite ve sivil toplum
örgütlerinin görüşlerinin alındığını söyledi.
Eker, gıda ihracat ve ithalat rakamlarına ilişkin yanlış bilgiler
olduğunu belirterek, bazı örnekler verdi. Bakan Eker, 2009 yılında Türkiye'nin
İsrail'e tarım ürünü ihracatının 142 milyon lira, ithalatın ise 27 milyon lira,
AB ülkeleri ile aynı yıl içinde ihracatın 4,2, ithalatın ise 1,6 milyar dolar
olduğunu bildirdi.
Mehdi Eker ayrıca, Türkiye'de sınırlardan hayvan kaçakçılığının minimal
düzeyde, yok denecek kadar az olduğunu da söyledi.
TBMM Genel Kurulunda, ''temel kanun'' olarak
ele alınan Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu tasarısının 1.
bölümü üzerindeki görüşmeler tamamlandı.
Bölüm üzerinde MHP Grubunun görüşlerini dile getiren Erzurum Milletvekili
Zeki Ertugay, tasarıda, 15 ayrı konunun yer aldığını, bunun kargaşaya neden
olabileceğini, hizmetlerdeki verimliliği düşürebileceğini söyledi.
AK Parti'nin, tarım sektörünü bitirme noktasına getirdiğini, 15 yıldır 1
gram et ithal etmeyen Türkiye'nin, et ithalinin kapısına geldiğini belirten
Ertugay, bunun, besiciliği öldüreceğini savundu.
AK Parti Bursa Milletvekili Ali Koyuncu, iktidara geldiklerinde çiftçinin
borçlarının önemli bir bölümünü sildiklerini kaydederek, AK Parti hükümetlerinden
önce tarım ve üretici birlikleri kanunlarının bulunmadığını, tarım stratejisinin
olmadığını belirtti.
Koyuncu, ''Bizden önce 1 inek 1,705 litre süt verirken, şimdi 2,802 litre
veriyor. İnekler bile sütü arttırdı. 2007 seçimlerinde bir kahvede otururken, bir
lider Türk çiftçisine mazotu 1 liraya vereceğini söyledi, yanımızdaki 7 yaşındaki
çocuk 'adam amma atıyor' dedi. Son günlerde atmalar başladı. Bunun kaynağını
göstermeniz gerekiyor'' diye konuştu.
CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, Koyuncu'nun konuşmasından sonra bu
liderin, Koyuncu'nun söylediği gibi ''mozotu'' değil, ''mazotu'' 1 liraya
vereceğini açıkladığını söyledi. Koyuncu da İnce'ye düzeltmesinden dolayı
teşekkür etti.
CHP Mersin Milletvekili Vahap Seçer, insan sağlığına zararlı zirai
ilaçların, bilinçsizlik nedeniyle zirai mücadele amacıyla kullanıldığını ifade
etti.
Destekleme primlerinin artırılmasını isteyen Seçer, aksi halde
üreticinin, bu sezonu da mağdur olarak tamamlayacağını kaydetti.
Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, tarımsal
kalkınma kooperatiflerinin, Cumhuriyet tarihinin en yüksek düzeyine ulaştığını
söyledi.
TBMM Genel Kurulunda, Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem
Kanunu Tasarısı üzerindeki görüşmeler sürüyor.
Milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Bakan Eker, Hükümetin, tarımsal
kalkınmanın sağlanması için kredi konusunda önemli çalışmalar yaptığını, çiftçiye
9 milyar liranın üzerinde kredi desteği sağlandığını ifade etti. Çiftçilerin,
aldıkları kredinin yüzde 97'sini geri ödediğine işaret eden Eker, bunun, alım ve
ödeme gücünün yükseldiği anlamına geldiğini söyledi. Eker, AK Parti hükümetinden
önceki dönemde, çiftçinin, aldığı kredinin yüzde 38'ini geri ödeyebildiğini
anlattı.
Bakan Eker, tarımsal kalkınma kooperatiflerinin Cumhuriyet tarihindeki en
yüksek düzeye ulaştığını ve bu kooperatifleri ciddi destek sağlandığını söyledi.
Eker, toplam bin 710 tarımsal kalkınma kooperatifine 1,5 milyar lira destek
ödendiğini belirtti.
Süt inekçiliği ile ilgili bir soruyu yanıtlayan Eker, Türkiye'de 50'den
fazla hayvanın bulunduğu işletme sayısının 18 bin 650'ye yükseldiğini söyledi.
Eker, artık yalnızca geleneksel hayvan işletmecilerinin değil, farklı sektördeki
kişilerin de hayvancılığa yatırım yaptığı bildirdi.
Tasarıyla ilgili değişiklik önergesi üzerine söz alan MHP Erzurum
Milletvekili Zeki Ertugay, halkın beslenmesinde ciddi bir protein eksiği
olduğunu, bu nedenle tasarıya beslenme vurgusunun eklenmesi gerektiğini söyledi.
Bakan Eker'in, konuşmasında, ülkede tarım ve hayvancılıkta durumu iyi gösteren
bir tablo çizdiğini belirten Ertugay, ''Kişi başına düşen et tüketimi bile
artmamışken, nasıl durumun iyi olduğunu söyleyebiliyorsunuz?'' dedi.
CHP Muğla Milletvekili Gürol Ergin de toplam tarım alanı ile ekili tarım
alanının azaldığını ifade etti. Ergin, Bakan Eker'in hayvancılık konusundaki
görüşlerine katılmadığını, aslında bu sektörde üretimin artmadığını anlattı.
BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, tasarıda ''hayvanlara ötanazi
uygulaması'' ile ilgili düzenlemeyi eleştirerek, ''İnsanlarda ötanaziyi çözdünüz
de hayvanlarda mı çözmeye çalışıyorsunuz? Hayvanları itlaf edenler ötanaziye mi
bakıyor?'' diye konuştu. Kaplan tasarının kabul edilmesi halinde çok sayıda
ziraat mühendisinin açıkta kalacağını, Hükümetin bunu dikkate alması gerektiğini
söyledi.
MHP Adana Milletvekili Yılmaz Tantuk ise Türkiye'nin son yıllardaki
''Avrupa sevdasının'', köylerdeki kültürü ve köylüyü bitirme noktasına
getirdiğini iddia etti. Hayvancılık konusuna da değinen Tankut, ülkede nüfusun
iki kat artığını ancak hayvan sayısının azaldığını söyledi.
TBMM Genel Kurulunda, Veteriner Hizmetleri,
Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu Tasarısı üzerindeki görüşmeler sürüyor.
Görüşmelerde milletvekilleri, tasarının birinci bölümündeki maddeler için
verilen değişiklik önergeleri üzerine söz aldı.
CHP Çanakkale Milletvekili Ahmet Küçük, hayvan sevkiyatının, hafta
sonlarında ve mesai saatleri dışında da yapılmasına izin verilmesi gerektiğini
söyledi. Küçük, bu sevkiyatta görev alan personel için ücret ödenmesinin,
hayvancılık sektörü için faydalı olacağını dile getirdi.
MHP Manisa Milletvekili Mustafa Enöz, her devletin, halkına yeterli
miktarda ve sağlıklı kırmızı et sağlaması gerektiğini vurguladı. Türkiye'de bu
imkanın yeterince sağlanmadığını anlatan Enöz, et ithalatının hayvancılık
sektörüne darbe vuracağını iddia etti. Enöz, et ithalatının sürekli hale
getirilmesi halinde, yakında et ve süt ürünlerinin de ithal edilmeye
başlanacağını ifade etti.
BDP Bitlis Milletvekili Nezir Karabaş, Hükümetin tarım ve hayvancılıktaki
politikasını eleştirdi. Karabaş, ''Hükümet, bırakın bölgedeki hayvan sayısını,
oradaki çocuk sayısını bile bilmiyor'' dedi.
MHP Adana Milletvekili Muharrem Varlı, Hükümetin, çiftçinin hiç bir
problemi kalmamış gibi tablo ortaya koyduğunu öne sürerek, ''Ya siz başka bir
ülkede yaşıyorsunuz ya da biz bu ülkede yaşamıyoruz'' diye konuştu. Hükümeti
''siyasi şov'' yapmakla suçlayan Varlı, çiftçinin alın terinin karşılığının
verilmediğini söyledi.
MHP Manisa Milletvekili Erkan Akçay ise Hükümetin yanlış politikaları
nedeniyle tarım ürünlerinde fiyatların ve kırsaldaki işsizliğin arttığını,
istihdam ve üretimin ise azaldığını söyledi. Varlı, dünyanın en pahalı mazotunu
kullanan çiftçinin borç batağında olduğunu anlattı.
CHP Balıkesir Milletvekili Ergün Aydoğan, Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi
Eker'in, tarımda sorun olmadığını, tarım sektörüne verilen desteğin artığını
anlatığını belirterek, ''O zaman Türkiye temel tarım ürünlerinde neden ithal
noktasına geldi?'' diye sordu.
MHP İzmir Milletvekili Şenol Bal, Türkiye'de biyologların mağdur
edildiğini, tasarıda, kendi alanlarını ilgilendirmesine rağmen biyologların
lehine bir düzenleme bulunmadığını söyledi. Bal, biyologların tüm dünyada mesleki
saygınlığı giderek artarken, Türkiye'de bu mesleğin yok edilmeye çalışıldığını
belirtti.
CHP Afyonkarahisar Milletvekili Halil Ünlütepe, uygulanan yanlış politika
sayesinde kaçakçıların zengin, besicilerin yok olduğunu ifade etti. Girdi
maliyeti artınca üreticilerin hayvanlarını kesime verdiğini ve üretimden
çekildiğini öne süren Ünlütepe, bunun sonucunda et fiyatlarının artığını, at ve
eşek eti piyasası oluştuğunu söyledi.
MHP Osmaniye Milletvekili Hakan Coşkun, hükümetin, çiftçiye mazot desteği
verdiği için övündüğünü, ancak mazota getirdiği ÖTV sayesinde verdiği paranın
daha fazlasını çiftçiden aldığını ifade etti.
Genel Kurulda, tasarının birinci bölümü üzerindeki görüşmeler sürüyor.
MHP Aydın Milletvekili Recep Taner, 5
bakanlığın gıda denetim yetkisine sahip olduğunu ifade ederek, ''Ancak
denetimlerin kimin tarafından, hangi sıklıkla yapılacağı muammadır'' dedi.
TBMM Genel Kurulunda, temel kanun olarak ele alınan Veteriner Hizmetleri,
Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu Tasarısının 1. bölümünde verilen önergeler
üzerinde görüşmeler sürüyor.
Önergesi üzerinde konuşan Recep Taner, kanser oluşumunda en büyük etkenin
denetim eksikliği olduğunu belirtti. Taner, 5 bakanlığın gıda denetim yetkisine
sahip olduğunu ifade ederek, ''Ancak denetimlerin kimin tarafından, hangi
sıklıkla yapılacağı muammadır'' diye konuştu.
Madde üzerinde verdiği önergenin gerekçesini açıklayan CHP Çanakkale
Milletvekili Ahmet Küçük, Türkiye'de hayvancılık kalkındırılmak isteniyorsa,
girdi maliyetlerinin düşürülmesi gerektiğini söyledi.
Küçük, mera ıslahının hızla yapılması, kaba yem sorununun mutlaka
çözülmesi, hayvan ithalatından vazgeçilmesi ve hayvan sayısının artırılması
gerektiğini kaydetti.
MHP Kütahya Milletvekili Alim Işık da tasarının, AB'nin dayatmasıyla
Meclis gündemine getirildiğini, Türk çiftçisinin sorunlarını çözemeyeceğini ifade
etti.
MHP Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Akif Paksoy, ''Çiftçilere
sesleniyorum; Sayın Bakan sizleri kandırıyor. Destekleri artırdıklarını söylüyor,
son 5 yılda tarım destekleri GSYİH'nın yüzde kaçıdır?''diye sordu.
TBMM Genel Kurulunda Veteriner Hizmetleri,
Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu Tasarısının 26. maddesi üzerinde verilen
değişiklik önergesinin kapalı oturumda görüşülmesi kararlaştırıldı.
TBMM Başkanvekili Sadık Yakut, tasarının, ''Risk analizi, kamuoyunun
bilgilendirilmesi ve ihtiyati tedbirler'' başlıklı 26. maddesi üzerinde verilen
bir değişiklik önergesinin, kapalı oturumda görüşülmesine dair önerge bulunduğunu
duyurdu. Daha sonra Genel Kurulda kapalı oturuma geçildi.
TBMM Genel Kurulunda, ''temel kanun'' olarak
ele alınan Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu Tasarısının 1.
bölümü kabul edildi.
TBMM Genel Kurulunda, 26. madde üzerinde verilen önergenin, kapalı
oturumda görüşülmesinin ardından 1. bölüm üzerindeki görüşmeler tamamlandı.
Tasarının ilk 26 maddesinin bulunduğu 1. bölümün kabulünden sonra 2.
bölümün görüşmelerine geçildi.
(08.38)
