2010-06-09 - 14:38
TBMM Genel Kurulunda CHP Konya Milletvekili Atilla Kart ve MHP Yozgat Milletvekili Mehmet Ekici gündem dışı söz aldı. Ekici'nin iddialarını yanıtlamak üzere söz alan Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, Bakanlığının Tarım Kredi Kooperatifleri'ne ''vesayet'' denetimi dışında müdahil olmadığını söyledi.
MHP Yozgat Milletvekili Mehmet Ekici, Gübretaş
ile İran'da ortak gübre fabrikası alan iki şirketten birinin ''naylon'',
diğerinin ise ''can çekiştiğini'' öne sürdü. Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi
Eker, Ekici'den elinde bilgi ve belge varsa savcılığa ulaştırmasını istedi.
TBMM Genel Kurulunda gündemdışı söz alan CHP Konya Milletvekili Atilla
Kart, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın eski CHP Genel Başkanı
Deniz Baykal'a yönelik ''komplo'' ile ilgili bilgisinin olduğunun anlaşıldığını
öne sürerek, ''Tehdit ve şantajı bırakın. Hükümet olarak bu süreci şantaj aracı
olarak kullanmaya tenezzül etmeden failleri ve sorumluları ortaya çıkarın. Siyasi
sorumluluğun gereği budur'' diye konuştu.
MHP Yozgat Milletvekili Mehmet Ekici de gündemdışı söz alarak, Türkiye
Tarım Kredi Kooperatifleri Birliğine bağlı Gübretaş'ın ikisi Türk, biri İran
şirketi ile İran'da bir gübre fabrikası satın aldığını belirterek, konuya ilişkin
''pis kokuların'' olduğunu öne sürdü. Ortak Türk şirketlerden birinin ''naylon'',
diğerinin ise ''can çekiştiğini'' iddia eden Ekici, bu şirketlere Halkbank ve
Vakıfbank'ın kredi kullandırdığını öne sürdü.
Ekici'nin iddialarını yanıtlamak üzere söz alan Tarım ve Köyişleri Bakanı
Mehdi Eker, Bakanlığının Tarım Kredi Kooperatifleri'ne ''vesayet'' denetimi
dışında müdahil olmadığını söyledi.
Gübretaş'ın SPK'ya bağlı ve hisseleri İMKB'de işlem gören bir anonim
şirket konumunda bulunduğuna işaret eden Eker, şöyle devam etti:
''Ortaklık yapısının denetimi ilgili kuruluşlar tarafından yapılmıştır.
30 günlük bir şirketi ortak yapıp yapmaması benim bileceğim bir iş değil. Kanuna
aykırı bir durum varsa hesabı sorulur. Kanuna uygun olarak işlemler yapılmışsa,
ona bizim diyeceğimiz bir şey olmaması lazım. Bakan olarak benim İMKB'de hissesi
halka açık olan bir şirket hakkında alelusul açıklama yapmam, hisse değerinin
düşmesine yol açacak şekilde bir takım beyanlarda bulunmam hukuka aykırıdır.
Eğer elinizde suç unsuru teşkil eden bilgi, belge varsa, bunları
Cumhuriyet savcılıklarına vermiyorsanız suç işliyorsunuz. Savcılığa verin.
Gereken yerlere başvurun, her türlü denetim herkes için açıktır. Hiçbir zaman
hiçbir kimseyi kayırmadık, kollamadık. Hukuk çerçevesinde denetimimizi yapıyoruz.
Biz de her türlü hukuki denetime açığız. Ama eğer sadece dedikodu, spekülasyon,
şüpheyle Türk çiftçisinin 1 milyar lira değerindeki bir şirketinin zarar etme
riskini göze alarak konuşursak doğru bir iş yapmamış oluruz. Her şey açık. Eğer
bilginiz, belgeniz varsa savcılığa verirsiniz, gereken yapılır. Yine, bilgi ve
belgeniz varsa bana da ulaştırın. Ben de onun gereğini yaparım. Teftiş yetkimi
kullanırım.''
CHP'nin, İstanbul'daki sel felaketinin bugün
TBMM Genel Kurulunda ele alınmasına ilişkin grup önerisi kabul edilmedi.
CHP İstanbul Milletvekili Mustafa Özyürek, önerinin lehinde söz alarak,
Hükümetten felakete ilişkin bilgilendirme beklediklerini fakat bunun
yapılmadığını söyledi.
Özyürek, sürekli olarak ülkeyi ilgilendirmeyen yapay sorunlar icat
edildiğini öne sürerek, ''Sorun yağmur, sel, doğal felaket sorunu değil, yönetim
sorunudur. İstanbul'daki dereler, her yağmurda taşıyor ve halk kaderiyle baş başa
bırakılıyor. Sayın Başbakan, her felaketin ardından güzel konuşmalar yapıyor ama
halk artık icraat bekliyor'' dedi.
Eskişehir Bağımsız Milletvekili Tayfun İçli de AK Parti'nin, Meclis'te
sayısal çoğunluğu bulunduğu için denetlenemediğinden yakındı. İçli, ''TBMM, asli
görevini yerine getiremiyor, Anayasa ihlal ediliyor. Türkiye'de iktidarın
istediği konular konuşuluyor. Sorunlar büyük. Sayın Başbakan'ın, Filistin
halkının sorunlarından önce kendi halkının sorunlarıyla ilgilenmesi gerekiyor''
diye konuştu.
İçli'nin ardından yerinden söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Ayşe Nur
Bahçekapılı da 2 yıl 11 aylık sürede, 2 bin 96 sözlü sorunun bin 324'ünün, 14 bin
858 yazılı sorunun ise 7 bin 555'inin yanıtlandığını ifade etti.
MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır da İstanbul'da her yıl sel faciası
yaşanmasının ülkeye yakışmadığını belirterek, ''Bundan herkes utanç duymalı''
dedi.
Sürdürülebilir çevre anlayışı olmadan ekonomik büyümenin bir anlam
taşımayacağını ifade eden Şandır, ''İnsanlar, İstanbul'da korkarak yaşıyorsa,
bunu kime nasıl anlatacağız? Bu duruma ilişkin Hükümetin ortaya koyduğu
gerekçeler gerçekten komedi. Gazze'de ölen insanların acısını hissetmenize saygı
duyuyoruz ama kendi insanlarınızın sorunlarına bigane kalmanıza anlam
veremiyoruz'' diye konuştu.
AK Parti Hatay Milletvekili Mustafa Öztürk, 1994 öncesinde İstanbul'da
musluklardan su akmadığını, çöplerin doğru düzgün toplanamadığını ve vatandaşın
musluktan akan lağım suyunu içmek zorunda kaldığını öne sürdü.
Konuya ilişkin bir Meclis Araştırması yapıldığını ve rapor hazırlandığını
anlatan Öztürk, şöyle konuştu:
''CHP'li arkadaşlar uyuyor, haberleri yok. Bu tip şiddetli yağışlar
küresel iklim değişikliğinin sonucu. İstanbul'a 30 dakika içerisinde metrekareye
45 kilogram yağış düştü, insaflı olun biraz. 'Bu tip olaylar neden Almanya'da
olmuyor' deniliyor. Hayretle izliyorum bu konuşmaları. Almanya, bu tip iklim
olaylarının sık aralıklarla gerçekleştiği ülkelerdendir. Dere yataklarındaki
evlerin tamamını kaldırsanız bile küresel ısınmadan dolayı bu sel felaketleri
yine olacaktır.''
CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce de ''sataşma'' olduğu gerekçesiyle
söz aldı. Öztürk'ü tanımadığını belirten İnce, şöyle devam etti:
''Kendisini daha önce de görmedim ama az önce öğrendim Hatay
milletvekiliymiş ve İstanbul ekibindenmiş. 'CHP grubu uyuyor' diyor. Uyumak
insana özgü bir şeydir ama sizin grupta da çok fazla uyanık var. Eski Maliye
Bakanı'nın kızlarının aldığı ihaleler ortada. Hatta çok fazla uyanıksınız.
Sizler, Ulusal Kurtuluş Mücadelesi'ni gerçekleştiren CHP zihniyeti
sayesinde buradasınız. Sonrasında ülkeyi çok partili yaşama hayata geçiren CHP
sayesinde buradasınız. Dere taşar 'derenin intikamı feci olur', madenci ölür
'kader', deprem olur 'suçlu kerpiç' dersiniz. Dere yataklarını 17 yıl içinde
imara kim açtı? Mevlana, 'cömertlik ve yardımda akarsu gibi ol' diyor. Sizin
yaptığınız elektriği olmayan köye buzdolabı, çamaşır makinesi dağıtmak.''
İnce, İstanbul Büyükşehir Belediyesinde en fazla imar komisyonunun
çalıştığını ileri sürerek, ''Rant var, rant var da ondan'' dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli de ''sataşma'' gerekçesiyle
söz alarak, ''CHP sayesinde buralarda olduğumuz doğrudur. Ben de bu sözü
destekliyorum. Ülkeyi o kadar kötü yönetti ki millete o kadar tepeden baktı ki AK
Parti iktidar oldu. Bizim buralarda olmamızda CHP'nin halkın inancına, tarihine
saygı göstermemesinin, düşüncelerine itibar etmemesinin katkısı var'' diye
konuştu.
İstanbul Büyükşehir Belediyesinde imar komisyonunun çok çalışmasının
doğal olduğunu ifade eden Canikli, komisyonun, Nurettin Sözen'in belediye
başkanlığı yaptığı dönemde bozulanların tamir edilmesiyle meşgul olduğunu
söyledi.
Konuşmaların ardından yapılan oylamada, CHP'nin grup önerisi kabul
edilmedi.
(14.38)
ile İran'da ortak gübre fabrikası alan iki şirketten birinin ''naylon'',
diğerinin ise ''can çekiştiğini'' öne sürdü. Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi
Eker, Ekici'den elinde bilgi ve belge varsa savcılığa ulaştırmasını istedi.
TBMM Genel Kurulunda gündemdışı söz alan CHP Konya Milletvekili Atilla
Kart, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın eski CHP Genel Başkanı
Deniz Baykal'a yönelik ''komplo'' ile ilgili bilgisinin olduğunun anlaşıldığını
öne sürerek, ''Tehdit ve şantajı bırakın. Hükümet olarak bu süreci şantaj aracı
olarak kullanmaya tenezzül etmeden failleri ve sorumluları ortaya çıkarın. Siyasi
sorumluluğun gereği budur'' diye konuştu.
MHP Yozgat Milletvekili Mehmet Ekici de gündemdışı söz alarak, Türkiye
Tarım Kredi Kooperatifleri Birliğine bağlı Gübretaş'ın ikisi Türk, biri İran
şirketi ile İran'da bir gübre fabrikası satın aldığını belirterek, konuya ilişkin
''pis kokuların'' olduğunu öne sürdü. Ortak Türk şirketlerden birinin ''naylon'',
diğerinin ise ''can çekiştiğini'' iddia eden Ekici, bu şirketlere Halkbank ve
Vakıfbank'ın kredi kullandırdığını öne sürdü.
Ekici'nin iddialarını yanıtlamak üzere söz alan Tarım ve Köyişleri Bakanı
Mehdi Eker, Bakanlığının Tarım Kredi Kooperatifleri'ne ''vesayet'' denetimi
dışında müdahil olmadığını söyledi.
Gübretaş'ın SPK'ya bağlı ve hisseleri İMKB'de işlem gören bir anonim
şirket konumunda bulunduğuna işaret eden Eker, şöyle devam etti:
''Ortaklık yapısının denetimi ilgili kuruluşlar tarafından yapılmıştır.
30 günlük bir şirketi ortak yapıp yapmaması benim bileceğim bir iş değil. Kanuna
aykırı bir durum varsa hesabı sorulur. Kanuna uygun olarak işlemler yapılmışsa,
ona bizim diyeceğimiz bir şey olmaması lazım. Bakan olarak benim İMKB'de hissesi
halka açık olan bir şirket hakkında alelusul açıklama yapmam, hisse değerinin
düşmesine yol açacak şekilde bir takım beyanlarda bulunmam hukuka aykırıdır.
Eğer elinizde suç unsuru teşkil eden bilgi, belge varsa, bunları
Cumhuriyet savcılıklarına vermiyorsanız suç işliyorsunuz. Savcılığa verin.
Gereken yerlere başvurun, her türlü denetim herkes için açıktır. Hiçbir zaman
hiçbir kimseyi kayırmadık, kollamadık. Hukuk çerçevesinde denetimimizi yapıyoruz.
Biz de her türlü hukuki denetime açığız. Ama eğer sadece dedikodu, spekülasyon,
şüpheyle Türk çiftçisinin 1 milyar lira değerindeki bir şirketinin zarar etme
riskini göze alarak konuşursak doğru bir iş yapmamış oluruz. Her şey açık. Eğer
bilginiz, belgeniz varsa savcılığa verirsiniz, gereken yapılır. Yine, bilgi ve
belgeniz varsa bana da ulaştırın. Ben de onun gereğini yaparım. Teftiş yetkimi
kullanırım.''
CHP'nin, İstanbul'daki sel felaketinin bugün
TBMM Genel Kurulunda ele alınmasına ilişkin grup önerisi kabul edilmedi.
CHP İstanbul Milletvekili Mustafa Özyürek, önerinin lehinde söz alarak,
Hükümetten felakete ilişkin bilgilendirme beklediklerini fakat bunun
yapılmadığını söyledi.
Özyürek, sürekli olarak ülkeyi ilgilendirmeyen yapay sorunlar icat
edildiğini öne sürerek, ''Sorun yağmur, sel, doğal felaket sorunu değil, yönetim
sorunudur. İstanbul'daki dereler, her yağmurda taşıyor ve halk kaderiyle baş başa
bırakılıyor. Sayın Başbakan, her felaketin ardından güzel konuşmalar yapıyor ama
halk artık icraat bekliyor'' dedi.
Eskişehir Bağımsız Milletvekili Tayfun İçli de AK Parti'nin, Meclis'te
sayısal çoğunluğu bulunduğu için denetlenemediğinden yakındı. İçli, ''TBMM, asli
görevini yerine getiremiyor, Anayasa ihlal ediliyor. Türkiye'de iktidarın
istediği konular konuşuluyor. Sorunlar büyük. Sayın Başbakan'ın, Filistin
halkının sorunlarından önce kendi halkının sorunlarıyla ilgilenmesi gerekiyor''
diye konuştu.
İçli'nin ardından yerinden söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Ayşe Nur
Bahçekapılı da 2 yıl 11 aylık sürede, 2 bin 96 sözlü sorunun bin 324'ünün, 14 bin
858 yazılı sorunun ise 7 bin 555'inin yanıtlandığını ifade etti.
MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır da İstanbul'da her yıl sel faciası
yaşanmasının ülkeye yakışmadığını belirterek, ''Bundan herkes utanç duymalı''
dedi.
Sürdürülebilir çevre anlayışı olmadan ekonomik büyümenin bir anlam
taşımayacağını ifade eden Şandır, ''İnsanlar, İstanbul'da korkarak yaşıyorsa,
bunu kime nasıl anlatacağız? Bu duruma ilişkin Hükümetin ortaya koyduğu
gerekçeler gerçekten komedi. Gazze'de ölen insanların acısını hissetmenize saygı
duyuyoruz ama kendi insanlarınızın sorunlarına bigane kalmanıza anlam
veremiyoruz'' diye konuştu.
AK Parti Hatay Milletvekili Mustafa Öztürk, 1994 öncesinde İstanbul'da
musluklardan su akmadığını, çöplerin doğru düzgün toplanamadığını ve vatandaşın
musluktan akan lağım suyunu içmek zorunda kaldığını öne sürdü.
Konuya ilişkin bir Meclis Araştırması yapıldığını ve rapor hazırlandığını
anlatan Öztürk, şöyle konuştu:
''CHP'li arkadaşlar uyuyor, haberleri yok. Bu tip şiddetli yağışlar
küresel iklim değişikliğinin sonucu. İstanbul'a 30 dakika içerisinde metrekareye
45 kilogram yağış düştü, insaflı olun biraz. 'Bu tip olaylar neden Almanya'da
olmuyor' deniliyor. Hayretle izliyorum bu konuşmaları. Almanya, bu tip iklim
olaylarının sık aralıklarla gerçekleştiği ülkelerdendir. Dere yataklarındaki
evlerin tamamını kaldırsanız bile küresel ısınmadan dolayı bu sel felaketleri
yine olacaktır.''
CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce de ''sataşma'' olduğu gerekçesiyle
söz aldı. Öztürk'ü tanımadığını belirten İnce, şöyle devam etti:
''Kendisini daha önce de görmedim ama az önce öğrendim Hatay
milletvekiliymiş ve İstanbul ekibindenmiş. 'CHP grubu uyuyor' diyor. Uyumak
insana özgü bir şeydir ama sizin grupta da çok fazla uyanık var. Eski Maliye
Bakanı'nın kızlarının aldığı ihaleler ortada. Hatta çok fazla uyanıksınız.
Sizler, Ulusal Kurtuluş Mücadelesi'ni gerçekleştiren CHP zihniyeti
sayesinde buradasınız. Sonrasında ülkeyi çok partili yaşama hayata geçiren CHP
sayesinde buradasınız. Dere taşar 'derenin intikamı feci olur', madenci ölür
'kader', deprem olur 'suçlu kerpiç' dersiniz. Dere yataklarını 17 yıl içinde
imara kim açtı? Mevlana, 'cömertlik ve yardımda akarsu gibi ol' diyor. Sizin
yaptığınız elektriği olmayan köye buzdolabı, çamaşır makinesi dağıtmak.''
İnce, İstanbul Büyükşehir Belediyesinde en fazla imar komisyonunun
çalıştığını ileri sürerek, ''Rant var, rant var da ondan'' dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli de ''sataşma'' gerekçesiyle
söz alarak, ''CHP sayesinde buralarda olduğumuz doğrudur. Ben de bu sözü
destekliyorum. Ülkeyi o kadar kötü yönetti ki millete o kadar tepeden baktı ki AK
Parti iktidar oldu. Bizim buralarda olmamızda CHP'nin halkın inancına, tarihine
saygı göstermemesinin, düşüncelerine itibar etmemesinin katkısı var'' diye
konuştu.
İstanbul Büyükşehir Belediyesinde imar komisyonunun çok çalışmasının
doğal olduğunu ifade eden Canikli, komisyonun, Nurettin Sözen'in belediye
başkanlığı yaptığı dönemde bozulanların tamir edilmesiyle meşgul olduğunu
söyledi.
Konuşmaların ardından yapılan oylamada, CHP'nin grup önerisi kabul
edilmedi.
(14.38)
