2009-12-23 - 13:19
İSTANBUL BAĞIMSIZ MİLLETVEKİLİ URAS'IN BASIN TOPLANTISI...
İstanbul Bağımsız Milletvekili Ufuk Uras, ''Demokratik Açılımın'', herhangi bir konuya endekslemeden, ilgili yasa ve yönetmelikler doğrultusunda somut adımlar atılarak yapılması gerektiğini belirterek, ''Demokrasi çanağımız boş, 2 yılı boşa geçirdik. Hızla bu demokrasi çanağını doldurmamız gerek'' dedi.
İstanbul Bağımsız Milletvekili Ufuk Uras,
''DeMokratik Açılımın'', herhangi bir konuya endekslemeden, ilgili yasa ve
yönetmelikler doğrultusunda somut adımlar atılarak yapılması gerektiğini
belirterek, ''Demokrasi çanağımız boş, 2 yılı boşa geçirdik. Hızla bu demokrasi
çanağını doldurmamız gerek'' dedi.

Uras, AK Parti Malatya Milletvekili Öznur Çalık'la birlikte TESEV'in
hazırladığı ''Türkiye Küçük Millet Meclisleri Aralık 2009 Raporu''nu açıkladı.

Ufuk Uras, 21. yüzyılda, milenyum döneminde, milenyum siyasetinin sivil
toplum kurumlarından beslenerek şekillenmesi gerektiğini ifade ederek, ''Siyaset,
sadece siyasilere bırakılmayacak kadar ciddi bir konudur. Toplumdan beklenmeyen
bir siyasetin nasıl çürümeye yol açtığının değişik örnekleri vardır'' diye
konuştu.

Siyasi partilerle, baskı grubları ve sivil toplum kurumları arasındaki
ilişkilerin hiyerarşik değil, yatay ilişki içinde olduğunu anlatan Uras, siyasi
partilerin politikalarını belirlerken, Türkiye'nin dört bir tarafından aşağıdan
yukarı sivil toplum kurumlarının görüşleri doğrultusunda siyasetlerini
şekillendirmelerinin önemini vurguladı.

TBMM İç Tüzüğü'nün, demokratikleşmesiyle gelecek süreçte sivil toplum
gruplarının, toplumsal muhalefet örgütlerinin, yurttaş inisiyatiflerinin daha
etkin bir katılımı olacağını düşündüğünü kaydeden Uras, siyasetin, parlamentoya
ve siyasi partilere sıkışmaması gerektiğini söyledi. Uras, ''Devlet merkezli
siyasetten toplum ve birey merkezli siyasete geçişte ve demokratik bir Türkiye
hedefinde bu tür etkinliklerin önemli olduğunu görüyoruz'' diye konuştu.

SOL PARTİ PROJESİ DEVAM EDİYOR


Uras, gazetecilerin ''sol parti'' kurulmasına yönelik sorularına da ''O
proje kaldığı yerden devam ediyor. Türkiye'nin ciddi bir kitlesel sol partiye
ihtiyacı var. Bir tarihsel buluşmaya ihtiyacı var'' karşılığını verdi.

Barış ve Demokrasi Partisi'ne (BDP) katılımı, kapatılan bir partinin
Mecliste bir grup kurmasına yönelik dayanışma ve politik bir jest olarak
niteleyen Uras, bunun dışında kitlesel bir sol parti kurulması çalışmalarına
kaldıkları yerden devam edeceklerini söyledi.

Yeni BDP grubunda bir idari görev almayacağını yineleyen Uras, BDP Meclis
grubunun oluşturulmasının yeni yılı bulacağını belirtti. Uras, ''Ne zaman grup
kurma konusunda adım atarlarsa, benimki simgesel ve politik bir jest, yanlarında
yer almaktır'' dedi. Uras, TBMM'nin demokratik açılım konusunda somut adımlar
atması durumunda, 2010 yılının umut vereceğini ve 2011'deki seçimlerde, seçmenin
de rahat karar alabileceğini anlattı.

ŞİDDETTEN ARINMIŞ BİR TOPLUM YARATMAK

Demokratik açılım konusunda Mahmur Kampından 10 talep geldiğinin
hatırlatılması üzerine de Uras, açılımın, ön koşulsuz, amasız, şartsız
gerçekleştirilmesi gerektiğini dile getirdi ve şunları söyledi:

'' Açılımın, herhangi bir konuya endekslemeden, ilgili yasa ve
yönetmelikler doğrultusunda somut adımlar atılarak yapılması gerekir. Böylece,
biz kendi gündemimizi kendimiz oluşturmuş oluruz. Anadoluda bir laf vardır;
çanağa ne doğrarsan kaşığa gelir. Çanağımız boş, 2 yılı boşa geçirdik. Hızla bu
demokrasi çanağını doldurmamız gerek. Kendi gündemimizi kendimiz belirleyelim.

Bütün derdimiz kardeş kavgası sona ersin. Kimden ve nereden gelirse
gelsin şiddetten arınmış bir toplum yaratalım.''

Uras, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'a yönelik suikast
iddialarıyla ilgili de ''Bu puslu havada, bunlar için zemin yaratmak isteyenler
olabilecektir. Ancak, iktidarın bu provokasyonların üzerine gitmesi gerekir.
İktidarın görevi budur.''

RAPORDAKİ ÖNERİLER

TESEV'in öncülüğünde hazırlanan ''Türkiye Küçük Millet Meclisleri Aralık
2009 Raporu''nun sonuç ve çözüm önerileri, 3 kısımda toplandı.

''Sembolik Değişiklik Önerileri'' bölümünde; Gadir Humm Bayramının tatil
olması, Tunceli yerine ''Dersim'' adının kabul edilmesi, Sabiha Gökçen'in adının
konulduğu noktalardan kaldırılması önerileri yer aldı.

''Yasal-Anayasal Değişiklik Gerektiren Öneriler' bölümünde de zorunlu din
derslerinin kaldırılması, Diyanet İşleri Başkanlığının yapısının özerk hale
getirilmesi, Siyasi Partiler Kanunu'nun değiştirilmesi, Milli Güvenlik Kurulunun
Savunma Bakanlığına bağlanması yer alırken, ''Yapısal Değişiklik Gerektiren
Öneriler'' arasında Köy Koruculuğun kaldırılması, Silikozis hatalığına yol açan
kot taşlama işleminin tüm sektörlerde yasaklanması, ''Dersim'' olayları ve
Türkiye'nin yaşadığı darbe dönemleri esnasında yaşananlar için özür ve telafi
mekanizmalarının geliştirilmesi bulunuyor.