Bingöl, gündeme geçmeden önce 2 milletvekiline gündem dışı söz verdi.
Yeni Parti Antalya Milletvekili Aykut Kaya, Antalya'daki halde son dönemde 5-6 firmanın konkordato ilan ettiğini anlattı. Bu durumun bir "domino etkisi" yaratacağını savunan Kaya, şöyle konuştu:
"Konkordato ilan eden firmaların piyasada 10 milyar liranın üzerinde bir ekonomik kayba yol açtığı ve ciddi bir tahsilat sorunu oluşturduğu tahmin ediliyor. Bu piyasada dolaşan çekler sadece komisyoncunun elinde değil çiftçinin elinde, zirai ilaç bayisinin elinde, fidecisinin, tohumcusunun, gübrecisinin, galericisinin, nakliyecisinin ve birçok esnafın elinde dolaşıyor."
Konkordatoyla ilgili yasal düzenlemelerin yeniden ele alınmasını ve konkordato alabilme şartının daha sıkı hale getirilmesini isteyen Kaya, "Üç aylık verilen sürenin sonunda borçlarını ödemek için somut adım atmayan, iyi niyet göstermeyen firmalara ek süre verilmemelidir. Alacaklıların hakkını koruyacak düzenlemeler devreye girmeli, gerekirse mal varlığı değerlendirilerek elde edilecek kaynak alacaklıların mağduriyetlerini gidermek için kullandırılmalıdır." diye konuştu.
Aykut Kaya, tarım sektöründe "nakit kalmadığı" ve 15 ay vadeli çeklerle ticaret yapıldığını iddia ederek, böyle bir düzenin ayakta kalmasının mümkün olmadığını savundu.
AK Parti Mersin Milletvekili Ali Kıratlı, terörle mücadeleden vazgeçmediklerini ve vazgeçmeyeceklerini söyledi.
Terörle mücadelenin sadece silahla değil, terörü besleyen bütün zeminleri ortadan kaldıracak güçlü devlet aklıyla başarıya ulaşacağını belirten Kıratlı, "İşte bugün yürüttüğümüz Terörsüz Türkiye hedefi de devletimizin kudretinin, milletimizin birliğinin ve ortak geleceğe olan inancımızın adıdır. Şunun özellikle altını çizmek istiyorum, bu süreç, aziz şehitlerimizin hatırasını unutturan değil, onların emanetine sahip çıkan bir süreçtir. Şehitlerimizin uğruna can verdiği ay yıldızlı bayrağımızdan, vatanımızdan, devletimizden ve milletimizin birliğinden asla taviz vermeyeceğiz, bundan sonra da asla taviz vermeyeceğiz." ifadelerini kullandı.
Hiçbir şehit annesinin başını öne eğdirmeyeceklerini dile getiren Kıratlı, "Hiçbir şehit babasının yüreğini incitecek bir anlayışın içinde olmayacağız. Çünkü bugün bu Gazi Meclis'in çatısı altında hür ve bağımsız şekilde konuşabiliyorsak bunu aziz şehitlerimize ve kahraman gazilerimize borçluyuz. Onların emaneti bizim namus emanetimizdir." dedi.
Terörsüz Türkiye'nin, "huzurun, kalkınmanın ve güçlü Türkiye'nin adı olduğu" değerlendirmesini yapan Kıratlı, "Toplumumuzun hiçbir kesimini dışlamadan, etnik, mezhep, meşrep ayrımı yapmadan, hiçbir vatandaşımızı ötekileştirmeden, ortak acılarımızı ortak geleceğe dönüştürecek bu süreci hep birlikte başarıya ulaştıracağımıza yürekten inanıyorum. En büyük hedefimiz, çocuklarımızın Türkiye Yüzyılı'nda terörü yaşayan değil, sadece tarih kitaplarında okuyan bir nesil olmasıdır." diye konuştu.
- Grup başkanvekilleri TBMM'ye gelen fezlekeler hakkında konuştu
Gündem dışı konuşmaların ardından Meclis Başkanvekili Bingöl, dün Genel Kurul'da Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel ve Malatya Milletvekili Veli Ağbaba hakkında hazırlanan fezlekelerle ilgili değerlendirme yapıldığını, bu değerlendirmelerden, konunun TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ile paylaşılması kararı çıktığını aktardı.
Kurtulmuş ile telefonda konuyu ele aldıklarını anlatan Bingöl, "Meclis Başkanı zaten 2 hafta önce fezlekelerle ilgili açıklama yaptığını ifade etti. Grup başkanvekillerimizin bu konuyla ilgili duyarlılıklarını, fezlekelerle ilgili yaşananları gündeme getirip düşünce ifade edebileceklerini, bunun çok normal ve doğru bir şey olduğunu ifade etmişlerdir." dedi.
Tekin Bingöl, sonrasında, grup başkanvekillerine yerlerinden söz verdi.
Yeni Yol Partisi Grup Başkanvekili Selçuk Özdağ, "Burada Veli Ağbaba ve Özgür Özel ile ilgili yapılan işlemler doğru değildir. Kim bunu ifşa ettiyse,Adalet Bakanlığı mı veya TBMM'nin memurları mı bürokratları mı? Bunlar hakkında işlem yapılmalıdır. Çok ayıplı bir iştir." şeklinde konuştu.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, Meclis'te ağırlıklı olarak muhalefetteki milletvekilleri hakkında 1000'in üzerinde fezleke bulunduğunu belirterek, "Özgür Özel ve Veli Ağbaba ile ilgili hazırlanmış olan bu fezlekeler daha Meclis'e gelmeden neden kamuoyuna servis ediliyor? Bunun arkasında kim ve hangi amaç var? Bu son derecede yanlıştır." ifadelerini kullandı.
MHP Grup Başkanvekili Filiz Kılıç, soruşturmalarda herkes için gizliliğin esas olduğunu dile getirerek, "Biz MHP Grubu olarak bu gizliliğin korunması gerektiğine inanıyoruz ve bu konuda da defaatle beyanda bulunduk. Bundan sonra da aynı inançla gerekli yerlerde gerekli açıklamalarda bulunacağız." dedi.
DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, fezlekelerin kamuoyuna servis edilerek insanlar hakkında önyargı oluşturmanın ve sosyal medya üzerinden itibar suikastı organize etmenin kabul edilemeyeceğini söyledi.
Yeni Parti Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, milletvekillerinin binlerce fezlekesi olduğunu, bu fezlekelerin bir tehdit olarak milletvekillerine karşı kullanıldığını anlattı. Bunun doğru olmadığını belirten Başarır, "Çok vahim suçlar dışında bir milletvekilinin dokunulmazlığının kaldırılması, gelmeyen fezlekesinin ifşa edilmesi çok vahimdir." diye konuştu.
CHP Grup Başkanvekili Sevda Erdan Kılıç, "Daha konunun ne olduğu bile bilinmeden, Meclis'e dahi ulaşmadan bir fezlekenin böyle yargısız infazla, masumiyet karinesi aşılarak herhangi bir milletvekilinin, hele de bir genel başkanın yargısız bir şekilde infaz edilmesini CHP Grubu olarak doğru bulmuyoruz." değerlendirmesinde bulundu.
AK Parti Grup Başkanvekili Bahadır Yenişehirlioğlu da Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 157. maddesine atıfta bulundu. Bahadır Yenişehirlioğlu, şöyle konuştu:
"Orada şöyle ifade eder, 'soruşturmanın gizliliği' der ve 157. madde gereğince savunma haklarına zarar vermemek ve Kanun'daki istisnalar saklı kalmak kaydıyla soruşturma evresinde usul işlemlerinin gizli yürütülmesini ifade eder. Bu temel ilke delillerin toplanmasını ve suçsuzluk karinesini korumayı amaçlar. Buna riayet edilmesi hepimizin temennisidir."
Meclis Başkanvekili Bingöl, konuşmalar sonrası, grup başkanvekillerinin fezlekeler üzerine ortak tavrına her aşamada dikkat edilmesi ve ona göre davranılmasının çok önemli olduğunu kaydetti.
Milletvekillerinin kürsü dokunulmazlığına işaret eden Bingöl, "Ama kürsüde konuşan arkadaşlara bile fezleke gönderiliyor. Akıllara zarar bir iş bu. Bunun artık sonlanması için bu dayanışmayı, bu kültürü bizim yaygınlaştırarak devam etmemiz gerekiyor." dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Bahadır Yenişehirlioğlu, İsrail'in Filistin'e yönelik saldırıları ve soykırımına ilişkin, "İnsanlık onurunu, evrensel hukuk ilkelerini hiçe sayan ve tüm insanlığı tehdit eden bu hukuksuzluk karşısında tepkisiz kalmak suça ortak olmaktan farksızdır." dedi.
TBMM Genel Kurulu'nda siyasi partilerin grup başkanvekilleri yerlerinden söz alarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Yeni Yol Partisi Grup Başkanvekili Selçuk Özdağ, Nahda Hareketi lideri ve eski Tunus Meclis Başkanı Raşid el-Gannuşi'nin sağlık durumuna dikkati çekerek, cezaevinden çıkarılması için Türkiye'nin harekete geçmesini istedi.
Türkiye-Ermenistan ilişkilerinin daha önce hiç normalleşmediğini, bu dönemde ilk kez normalleşmeye başladığını anlatan Özdağ, "Ermeni soykırımı iddiaları... Böyle bir şey yoktur. İngiltere, Fransa, ABD kendi işine baksın. Bunlar tarihçilerin işidir. Burada çeşitli olaylar olmuştur ama soykırım olmamıştır. Türkiye-Ermenistan ilişkileri normalleşirken de bu kapının açılması lazım. Bir yandan ticaret yapılıyor, ama ticaret kapısı kapalı. Bu kapının açılması lazım." diye konuştu.
Staj ve çıraklık konusunda yaşanan mağduriyetlerin giderilmesini isteyen Özdağ, "Yapmanızı bekliyoruz. Bu, insanların büyük bir beklentisi." dedi.
Selçuk Özdağ, asgari ücrete yılda iki kez zam yapılması gerektiğini dile getirerek, bu yapılırken işverenlerin yükünün azaltılmasını istedi.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, Doruk Madencilik'in "işçilere zulmettiğini" öne sürerek, buna rıza gösterilmemesi gerektiğini anlattı.
Doruk Madencilik'e 2 bin 364 maden ruhsatı verildiğini söyleyen Çömez, "Bu kadar da olmaz ki Allah aşkına. Adama Ankara'nın büyüklüğünden daha fazla geniş alanda maden ruhsatı vermişsiniz, 29 bin 694 kilometrekare. Böyle bir rezalet, kepazelik olur mu? Cumhuriyet döneminde bile toplamda bu kadar maden ruhsatı verilmedi. 100 milyonlarca liralık teşvik vermişsiniz. Umurunuzda değil, desteklemişsiniz." ifadelerini kullandı.
Açıklanan ihracat rakamlarında büyük bir çelişki olduğunu iddia eden Çömez, "Hiç durmadan artan bir dış ticaret açığı var. Sizin iki gün önce 'rekor kırdık' dediğiniz ayda baktım, tam 10 milyar 375 milyon dolarlık dış ticaret açığımız var ve bu dış ticaret açığını kapatmak için de Hazine ve Maliye Bakanı'nız küresel tefecilerin kapısını çalıyor." dedi.
Turhan Çömez, et ithalatının sona erdirilmesini isteyerek, bu yöntemle hayvancılık sektörünün ayakta tutulamayacağını kaydetti.
CHP Grup Başkanvekili Sevda Erdan Kılıç, Türkiye'deki kadın cinayetlerine dikkati çekerek, bu yılın ilk 6 ayında 150 kadının öldürüldüğünü, 151 kadının da şüpheli biçimde ölü bulunduğunu aktardı.
Kadın cinayetlerinin, tehditlerin küçümsenmesinin, koruma kararlarının etkili bir şekilde uygulanmamasının ve şiddetin önlenmesinde geç kalınmasının sonucu olduğunu söyleyen Kılıç, şu değerlendirmede bulundu:
"Tam da bu nedenle İstanbul Sözleşmesi çok anlamlı ve yaşamsaldır. Çünkü sözleşme, şiddet ortaya çıktıktan sonra değil riski önceden görmeyi, kadını etkin biçimde korumayı ve bütün kamu kurumlarına açık bir sorumluluk yüklemeyi öngörmektedir. O yüzden İstanbul Sözleşmesi'nden çıkılması kadınların yaşam hakkını koruyan bütüncül bir güvenceden vazgeçilmesi anlamına gelmiştir. Bir an önce bu yanlış karardan dönülmesi gerekmektedir."
Sevda Erdan Kılıç, Roman yurttaşların yılda iki gün hatırlanmak değil, yılın 365 günü eşit yurttaş olarak yaşamak istediklerini belirtti.
Çocukların hayattayken korunamadığını, öldükten sonra onlar adına yeni cezalar oluşturulduğunu vurgulayan Kılıç, "Her biri bize aynı soruyu soruyor, 'biz öldürülmeden önce bu devlet neredeydi?' diyorlar." dedi.
- "Aynı bayrağın altında aynı dualara amin demeye devam edeceğiz"
MHP Grup Başkanvekili Filiz Kılıç, terör meselesinin sadece "dağdaki mesele" olmadığının net bir şekilde görüldüğünü belirterek, şöyle konuştu:
"Asıl amaç ortak değerleri parçalamak, eti tırnaktan ayırmak, etnik farklılıklar üzerinden suni tartışmalarla bizi birbirimize düşüreceğini sananlar, bu milletin mayasını hiç ama hiç anlamamış olanlardır. Terörsüz Türkiye bizim için sadece bir güvenlik sorununun çözümü değil, doğunun, batının, kuzeyin, güneyin bir arada yaşama iradesinin savunma meselesidir. Bölücülüğe inat safları daha çok sıklaştırarak, aynı bayrağın altında aynı dualara amin demeye devam edeceğiz."
Devletin aklı ve binlerce yıllık hafızası bulunduğunu belirten Kılıç, "1299'lara gittim, çok daha öncesine gitmemiz mümkün. Kuralımız bellidir, demir eritilinceye kadar sabredeceğiz. Ama o demir eridiğinde bu millete pusu kuranların başına nelerin yıkılacağını da cümlealem görecek inşallah. Zor günlerden geçiyoruz belki. Ama umutsuzluğa asla ve asla yer yok. Şüphesiz her zorlukla beraber bir kolaylık vardır. Biz buna canıyürekten inanıyoruz." ifadelerini kullandı.
DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, Terörsüz Türkiye sürecine yönelik değerlendirmelerde bulunarak, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi Kanun Teklifi'nin önemine dikkati çekti.
"Artık Türkiye toplumu geçmişin toplumu değildir. Artık Türkiye toplumuna bu tür baskılarla başka bir yol çizmenizin, başka bir güzergah belirlemenizin olanağı yoktur. Artık Türkiye'nin yolu barıştan geçen bir yoldur." diyen Temelli, Türkiye'nin ciddi bir ekonomik kriz içinde bulunduğunu, bunda terörle mücadeleye ayrılan kaynağın etkisi olduğunu söyledi.
Üniversite öğrencilerine sağlanan hizmetlerin eksik kaldığını anlatan Temelli, öğrencilerin maddi zorluklar nedeniyle eğitimlerine başlayamadığını veya eğitimlerini sürdürmekte zorlandığını öne sürdü.
- "Herkes ihtiyaç kredisi çekmek zorunda"
Yeni Parti Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, partisinin Manisa İl Başkanı İlksen Özalper'in gözaltına alınmasına tepki gösterdi.
Demokrasiye, adalete ve hukukun üstünlüğüne "ciddi bir saldırı" yapıldığını ileri süren Başarır, Özalper'in serbest bırakılmasını istedi.
Türkiye'nin borçla ayakta kalmak zorunda olduğunu iddia eden Başarır, bireysel borçlara, kredilere ve kredi kartı borçlarına değinerek, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Bu Meclis, bu kutsal çatı bunları konuşmuyor. Bunlara çözüm veremiyoruz, gelen teklifler reddediliyor. Bir daha soruyorum AK Parti Grubu'na, nasıl olacak? Ne yazıktır ki herkes ihtiyaç kredisi çekmek zorunda. Özellikle emekli ve işçi. 100 bin liralık ihtiyaç kredisinin maliyeti yüzde 110'a ulaşıyor. Aylık 6,4 faiz var. Kabul edilebilir bir durum değil. Hem devlet hem millet, halk faize düşmüş. İnsanlar trilyonlarca faiz ödemek zorunda kalıyor ve biz bunu konuşmuyoruz, bunu çözemiyoruz."
Ali Mahir Başarır, şehit aileleri ve gazilerin, dünkü Milli Savunma Komisyonu toplantısına alınmamasını eleştirerek, "Eğer siz şehit yakınları ve gazileri dinlemekten bile imtina ediyorsanız niye bu koltuklarda oturuyorsunuz. Neyi sakladınız? Eğer bu Meclis'te bir komisyona şehit aileleri ve gaziler gelip konuşamıyorsa burası milletin Meclisi değildir. Yazık, gerçekten utanılacak bir mesele." diye konuştu.
- "Uluslararası hukuku hiçe sayan tutum insanlığın ortak değerlerini çiğnemektedir"
AK Parti Grup Başkanvekili Bahadır Yenişehirlioğlu, "açıklanan ihracat rakamlarının gerçeği yansıtmadığı" iddialarına ilişkin, "İhracatın artması gerçeği ile dış ticaret dengesine ilişkin birbirinin alternatifi olamaz, birbirini tamamlayan farklı göstergeler olarak algılanır." dedi.
Ekonomik hedeflerin büyüklüğüne işaret eden Yenişehirlioğlu, dış ticaret dengesini daha da güçlendirmek, katma değerli üretimi artırmak ve cari dengeyi kalıcı şekilde iyileştirmek için çalışmaları sürdüreceklerini belirtti.
Bahadır Yenişehirlioğlu, elde edilen başarıların hakkının teslim edilmesi gerektiğini söyledi.
İsrail'in Filistin halkına yönelik sürdürdüğü "sistemli zulüm ve soykırım politikalarının" yalnızca bölge istikrarını yok etmekle kalmayıp küresel vicdanı da kanattığını, dünya barışının önündeki en büyük tehlike haline geldiğini vurgulayan Yenişehirlioğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Uluslararası hukuku hiçe sayan bu saldırgan tutum insanlığın ortak değerlerini de çiğnemektedir. Bu vahşetin ve hukuk tanımazlığın acı örneklerinden biri Gazze'de yaşanan dramda bir kez daha dünyanın gözü önüne serildi. 2024 yılının Aralık ayında alıkonulan Kemal Advan Hastanesi Müdürü Dr. Husam Ebu Safiyye'nin İsrail hapishanesinde ağır darp ve işkence sonucu kaburgalarının kırıldığı bildirildi. Bu barbarlık, İsrail'in insanlık dışı yüzünü bir kez daha bütün dünyada ortaya koymuş bulunuyor. İnsanlık onurunu, evrensel hukuk ilkelerini hiçe sayan ve tüm insanlığı tehdit eden bu hukuksuzluk karşısında tepkisiz kalmak suça ortak olmaktan farksızdır."
