2020-03-31 - 18:03
TBMM GENEL KURULU TOPLANDI
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Süreyya Sadi Bilgiç başkanlığında toplandı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, TBMM Genel Kurulunda yemin etti.
TBMM Başkanvekili Süreyya Sadi Bilgiç başkanlığında toplanan Genel Kurulda, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu kürsüye davet edildi. Mehmet Cahit Turhan'dan bakanlık görevini devralan Adil Karaismailoğlu yemin etti. Karaismailoğlu'nun yemin etmesinin ardından Bilgiç, birleşime ara verdi.

Genel Kurulda aranın ardından partilerin grup önerilerinin görüşmelerine geçildi.

Genel Kurulun açılışında konuşan Süreyya Sadi Bilgiç, yeni tip koronavirüsle mücadeleye dikkati çekti.

Hastalığın ülkeler içindeki yayılımının arttığını ifade eden Bilgiç, bu krizin, gerek devletlerarasında iyi niyete dayalı iş birliğinin, gerek toplumsal dayanışmanın ve sorumluluk bilincinin, ne kadar hayati öneme haiz olduğunu acı bir şekilde hatırlattığını belirtti.

Riskleri en aza indirmek için küresel ölçekte çok taraflı siyasi ve iktisadi iş birliği imkânlarını aramaya ve geliştirmeye devam etmek gerektiğini vurgulayan TBMM Başkanvekili Bilgiç, şöyle konuştu:

"Nitekim bireysel tercihlerimizde de benzer bir ikilemle karşı karşıya kalıyoruz. Bir tarafta salgına karşı yalnızca kendisini koruma içgüdüsü ile hareket eden, bu uğurda istifçilik yarışına girerek toplumda panik havası yaratan ve kimi zaman düşük risk grubunda olmanın öz güveniyle tedbirlere aldırış etmeksizin sosyal münasebetleri sürdürerek kamu sağlığını tehlikeye atanlar var. Diğer tarafta bu salgının kolektif bir mücadele gerektirdiğinin farkındalığıyla bireysel özgürlüklerimizden bir miktar feragat ederek sosyal iyiye hizmet etmek gibi bir seçeneğimiz var. Unutmayalım ki bu mücadeleden toplum olarak asgari zararla çıkabilmemiz, bu noktada göstereceğimiz hassasiyete bağlıdır."

Türkiye'nin, hem salgının tıbbi olarak kontrol altına alınması hem de salgının tetiklediği diğer iktisadi ve sosyal problemlere çözüm bulunması noktasında ilk günden beri büyük bir azim, ciddiyetle çalıştığını vurgulayan Bilgiç, ne kadar süreceği belli olmayan bu buhranın, en az zararla atlatılabilmesi için başta sağlık çalışanları olmak üzere devletin bütün kurum ve kuruluşlarının özverili bir çalışma içinde olduğunu kaydetti.

TBMM Başkanvekili Bilgiç, "Bizler de TBMM olarak bu süreçte ülkemizdeki ve dünyadaki gelişmeler ışığında bu mücadelenin kanuni altyapısını hazırlamak gibi mühim bir görev ifa etmekteyiz. Bunun yanında bu sıkıntılı dönemde Meclis olarak bize düşen; her türlü ayırıcı, kışkırtıcı ve fırsatçı tavırlara karşı milletin kader birliğine vurgu yapan olgun bir tavır takınmak, toplumun beklentilerine, hislerine tercüman olmaktır." dedi.

Meclis Başkanvekili Süreyya Sadi Bilgiç, konuşmasının ardından üç milletvekiline gündem dışı söz verdi.

CHP Aydın Milletvekili Hüseyin Yıldız, yeni tip koronavirüsün Türkiye'deki ilk belirtilerinin ardından parti olarak olağanüstü hal ilan edilmesi gerektiğini söylediklerini belirtti. Hükümetin bu işi ciddiye almadığını savunan Yıldız, umreden gelen vatandaşlar için de gerekli önlemlerin ilk etapta alınmadığını öne sürdü.

CHP'li Yıldız, hastalığın kontrol altına alınmasında Çin ve Güney Kore'nin çalışmalarının örnek alınması gerektiğini dile getirdi.

Gıda sektörünün gelecek dönemde önem arz edeceğini belirten Yıldız, bununla ilgili önlemlerin Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından alınmasını istedi.

HDP Batman Milletvekili Mehmet Ruştu Tiryaki, hükümetin, koronavirüse karşı sokağa çıkma yasağı ilan etmeyip herkesin kendi olağanüstü halini ilan etmesini istediğini dile getirerek, "Çalışmak zorunda olanlar, işsizler, evsizler, göçmenler için önlem yok. Onlar için sabır ve dua var. Sokağa çıkma yasağı yok. Neden? Çünkü hükümet sokağa çıkma yasağı ilan ederse iş yerini kapatmak zorunda olanların, işsiz kalanların tamamının zararını bir biçimde karşılamak zorunda kalacak. Ne gerek var? Hepsi zaten yavaş yavaş kapatıyor." diye konuştu.

Tiryaki, tarım ve hayvancılık için yeterli önlemlerin alınmadığını savunarak, "Şehirden köylere akın akın insanlar gidiyor. Yarın bir gün pandemi köyleri vurduğunda ne yapacaksınız?" diye sordu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın açıkladığı yardım kampanyasını eleştiren HDP'li Tiryaki, Kovid-19 nedeniyle oluşacak ekonomik krizin faturasının şimdiden vatandaşa kesildiğini iddia etti.

BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, 25 Mart 2009'da partisinin kurucu genel başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nu ve dava arkadaşları Erhan Üstündağ, Yüksel Yancı, Murat Çetinkaya ile gazeteci İsmail Güneş'i kaybettiklerini anımsattı.

Yazıcıoğlu ile birlikteliklerinin, hiçbir zaman "siyasi parti genel başkanı" ve "parti mensubu" ilişkisinden ibaret olmadığını anlatan Destici, Yazıcıoğlu'nun, Ülkü Ocakları Genel Başkanlığından beri liderleri olduğunu belirtti.

Mustafa Destici, şunları kaydetti:

"Muhsin Yazıcıoğlu, milletine ve onun değerlerine aşkla bağlı bir vatan evladıydı. Millete, millet iradesine, milletin güvenliğine yönelik bir tehditle karşı karşıya geldiğimizde, milletimizin aklına hep onun gelmesini, onun adının telaffuz edilmesini, milletimizin yüksek vefa duygusunun bir tezahürü olarak görüyorum.12 Eylül 1980'de, 28 Şubat 1997'de, 27 Nisan 2007'de korkmadı, tereddüt etmedi, çekinmedi, 'Bana ne olacak?' demedi, geriye bir adım bile atmadı. Milletin, milletin değerlerinin, millet iradesinin yanında durdu.

BBP, konuyla ilgili açılan tüm soruşturma ve davalarda, resmi olarak, şehitlerimizin aileleriyle birlikte, taraf ve müdahildir. İlk günden beri, bir kez bile yaşananlar için 'kaza' kelimesini kullanmadık. Yerli iş birlikçiler eliyle yürütülen uluslararası bir komplonun ihtimalinden bahsederken bizi şüpheyle karşılayanlar 15 Temmuz ve sonrasında yaşananlarla, adım adım haklılığımızı gördüler ve kabul ettiler. Olayın bütün yönleriyle aydınlatılması, ihmali, hatası, kastı ve kusuru olanların ortaya çıkarılıp, hukuk önünde yargılanarak hak ettikleri cezayı almaları için, devlet gücüne ihtiyaç olduğu gerçeğini unutmadan, süreci takip ediyoruz. Bu, bizim en çok gayret gösterdiğimiz konu olmuştur ve buradan geriye bir adım bile atmayacağız. Hukukun şüphelilerin elinde olduğu ve muhataplarımızın tümünün maske taktığı şartlarda bile mücadelemizden vazgeçmedik. Sabrımız, tereddütlerimizden değil, her şeyin, hukuk dairesi içinde, hukuk tarafından ve hukuka uygun yürümesini istediğimizdendir. Ahirete dair hesapları mahfuz tutarak, olursa bu dünyaya ait olan her hesabın gereğini biiznillah yerine getireceğimizden kimsenin şüphesi olmasın."

TBMM Genel Kurulunda, AK Parti'nin gündem ve çalışma saatlerinin yeniden düzenlenmesine ilişkin grup önerisi kabul edildi.

Kabul edilen öneriyle bazı uluslararası anlaşmaları onaylayan kanun teklifleri gündemin ön sıralarına çekildi. Genel Kurulda, HDP'nin "koronavirüs nedeniyle cezaevlerinde alınan önlemlere" ve CHP'nin "hekimlerin yaşadığı sorunlara" ilişkin araştırma önergelerinin bugün görüşülmesine dair grup önerileri kabul edilmedi.

Grup önerilerinin görüşmelerinin ardından TBMM Başkanvekili Süreyya Sadi Bilgiç, birleşime ara verdi. Bilgiç, aradan sonra komisyonun yerini almaması üzerine, gündemdeki Çarşı ve Mahalle Bekçileri Kanunu Teklifi'nin görüşmelerinin ertelendiğini söyledi.

Daha sonra Genel Kurulda, bazı uluslararası sözleşmelerin onaylanmasını uygun bulan kanun tekliflerinin görüşmelerine geçildi.

TBMM Genel Kurulunda gündem dışı konuşmaların ardından grup başkanvekilleri gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Musavat Dervişoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "millete sesleniş" konuşmasının hayal kırıklığı yarattığını öne sürdü.

Türk milletinin, hükümetten Avrupa devletlerinde olduğu gibi evde kaldığı bu süreçte geçimini sağlayacak ya da ödemelerini rahatlatacak adımlar beklediğini ifade eden Dervişoğlu, Erdoğan'ın gerek açıklanan ilk pakette gerekse dünkü konuşmasında, hükümetin koronavirüs tehdidi için yeterli parayı ayıramadığını ve gerekli ekonomik tedbirleri alamadığını gösterdiğini savundu.

Toplanan paraların akıbeti konusunda endişe duyduklarını söyleyen İYİ Parti Grup Başkanvekili Dervişoğlu, "Yardımların gerçekten ihtiyaç sahipleri için mi kullanılacağını ciddiyetle takip edeceğiz." ifadesini kullandı.

MHP Grup Başkanvekili Muhammed Levent Bülbül, Bilim Kurulu'nun açıkladığı kararlara uyma noktasında milletin azami gayret gösterdiğini belirterek, bu hassasiyet için teşekkür etti.

Birçok kişinin tedbirler kapsamında elinden geleni yapmaya çalışırken, sorumsuzca hareket edenlerin de olduğunu dile getiren Bülbül, "Bu kadar mücadele verilen bir ortamda milletin bu hassasiyetlerini, geleceğimizi hiçe sayarak bu şekilde kuralları delmeye çalışanları şiddetle kınıyoruz." diye konuştu.

MHP Grup Başkanvekili Bülbül, milletin birlik ve beraberlik içinde olduğunu göstermek bakımından son derece önemli olan Milli Dayanışma Kampanyası'nın Erdoğan tarafından ilan edildiğine işaret ederek, "MHP Grubu olarak Milli Dayanışma Kampanyası'nda devletimizle, milletimizle birlikteyiz, bu kampanyaya katkı sağlayacağız." açıklamasında bulundu.

HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş ise, Türkiye'nin, pandeminin hızla yükseldiği ve bu konuda önü alınamayacak ülkeler arasında olduğunu ileri sürerek, "Halk, evinden dışarı çıkıyor çünkü devletine güvenmiyor. Açlık ile korona tehdidi arasında bir tercihe zorlanıyor. Bu tercih ölümcül bir tercihtir. Bunu derhal bitirmemiz gerekiyor." görüşünü savundu.

"Evde kal" çağrısının en çok kadınları vurduğunu öne süren Beştaş, kadınların şu günlerde ev içi şiddetin öznesi ve mağduru olduğunu söyledi. HDP Grup Başkanvekili Beştaş, "Kadınların yaşam hakkı yok sayılarak, şiddet uygulayanlarla baş başa bırakılamaz. Karakola giden kadınların şikâyetinin alınmaması çok vahim bir tabloya işaret ediyor. Şiddete meşruiyet kazandırılmasını asla kabul etmiyoruz." şeklinde konuştu.

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay ise, yeni tip koronavirüse karşı milletçe bir mücadele verildiğini hatırlatarak, bunun baş aktörlerinin de sağlık çalışanları olduğuna dikkati çekti.

Sağlık çalışanlarına yönelik hükümetin tedbirlerinin yetersiz kaldığını öne süren Altay, "Döner sermaye ödemelerinin tavandan ödenmesi uygulaması doğrudur. Kurumda çalışan temizlikçiden acil tıp teknisyenine, ambulans şoföründen banko memuruna, sekreterine, teknisyenine kadar hepsi aynı tehditle karşı karşıya. Döner sermaye ödemelerinin doktor ve hemşire ile sınırlı tutulmasının kabul edilebilir yanı yoktur." değerlendirmesinde bulundu.

AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan ise, koronavirüsle mücadele kapsamında, vatandaşlardan resmi açıklamalar dışında sosyal medyada yer alan manipülatif ve provokatif paylaşımlara itibar etmemelerini istedi.

Panik yapmadan, birlik ve beraberlik içerisinde, büyük bir hassasiyetle bu sürecin atlatılacağını vurgulayan Turan, "Tüm milletvekillerimizi, vatandaşlarımızı, Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde ihtiyaç sahiplerimiz için başlatılan Milli Dayanışma Kampanyası'na katkı sunmaya davet ediyorum." ifadesini kullandı.

AK Parti Grup Başkanvekili Turan, İstanbul Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz'ın şehit edilişinin 5. yılı olduğunu hatırlatarak, Kiraz'ı rahmetle andı.

TBMM Genel Kurulunda, Türkiye ile Filistin Arasında Filistin-Türkiye Dostluk Hastanesi'nin Gazze'de Ortak İşletilmesi ve Devri ile Filistin Vatandaşlarının Tıpta Uzmanlık Eğitimini Türkiye'de Almasına Dair Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi ele alındı.

Teklifin görüşmelerinde söz alan İYİ Parti Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, koronavirüsle mücadele için "Milli Dayanışma" adında bir kampanya başlattığını hatırlatarak, "Kampanyadan anlaşılan o ki 18 yıllık iktidarınızda hazineyi de tam takır kuru bakır hale getirmişsiniz. Şimdi de aziz millete pamuk eller cebe size IBAN numarası veriyoruz diyorsunuz." şeklinde konuştu.

İçişleri Bakanlığının valiliklere gönderdiği genelgeyle belediyelerin yardım toplamasının yasaklandığını aktaran Dervişoğlu, "Hayır işlerini de tek elde topladınız da bizim mi haberimiz yok? Millet evine ekmek götüremiyor. Esnaf siftah yapamıyor. Bu vebalin altında kalırsınız. Bu durum Saray'da VIP cuma namazı kılmaya benzemez. Milletin ahı iki cihanda da yakanızı bırakmaz. Bırakın herkes üzerine düşeni yapsın. Bu tutumunuz nedeni 'biz üzerimize düşeni yapamıyoruz, Millet İttifakı'nın belediyeleri de yapmasın' diye ise bir an önce bundan vazgeçin." dedi.

Genel Kurulda uluslararası sözleşmeler yerine asgari ücretliler, emekliler ve sağlık çalışanları için yapılabileceklerin konuşulması gerektiğini savunan Müsavat Dervişoğlu, İYİ Parti Grubu olarak, TBMM Başkanlığına bu konularda kanun teklifleri verdiklerini, bunların görüşülerek yasalaştırılmasını istediklerini kaydetti.

MHP Erzurum Milletvekili Kamil Aydın, koronavirüs salgınının Türkiye'yi etkisi altına alması üzerine milletçe aklıselim düşünmek ve hareket etmek gerektiğini belirtti. Tüm mülahazaları bir kenara bırakarak birlik ve beraberlik içinde, toplu bir tutum, tavır, davranış ve eylem içerisinde olunmasını isteyen Aydın, "Türk milleti, tarihinin çeşitli dönemlerinde yüz yüze geldiği büyük afet, salgın, saldırı ve musibetlere karşı millet olma refleksiyle, 'Sen ben yok, biz varız.' şiarıyla hareket etmiş ve üstesinden gelmeyi başarmıştır. Çünkü vatanı korumak, onu kurmak veya kurtarmak kadar şerefli bir görevdir." diye konuştu.

HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, infaz düzenlemesine ilişkin kanun teklifini değerlendirerek, salgın döneminde gelen bu teklifin tutulabilecek hiçbir yanının olmadığını söyledi.

Beştaş, koronavirüsle mücadele kapsamında cezaevlerinin acilen boşaltılması gerektiğini söyledi. HDP Grup Başkanvekili Beştaş, "Cezaevlerini ayrımsız boşaltalım, yaşam hakkını koruyalım, diğer tedbirleri mahkemeler alır. Adli kontrol mü verir, ev hapsi mi verir, denetimli serbestlik mi verir, bunu verir. İlk adım, acil adım budur." dedi.

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, koronavirüsle mücadelenin çözümünde birlik olmanın şart olduğunu, dönemin ruhuna ve iklimine uygun olarak hareket etmek mecburiyetinin bulunduğunu belirtti.

Ankara ve İstanbul büyükşehir belediyeleri başta olmak üzere CHP'li belediye başkanlarının, kanunun ve Anayasa'nın kendilerine yüklediği görev ve sorumluluktan dolayı evde kalan insanlara çare olmak gibi mesuliyetlerinin bulunduğunu dile getiren Altay, "Devlet, daha bu virüs pik yapmadan, daha ilk günlerden yardım kampanyası açmak zorunda kaldıysa belediyelerimiz kendilerine gelen bu talepleri, kıt kaynaklarla nasıl yapacak? Elbette belediyelerimizin de bu yardımlara koşma mecburiyeti var." diye konuştu.

CHP Grup Başkanvekili Altay, şöyle devam etti:

"Hep birlikte bir havuzdan yardım yapalım denilebilir. Uyulur, uyulmaz ama bunu Sayın Cumhurbaşkanı eğer böyle istiyor idiyse bu Meclis'te grubu bulunan beş siyasi partinin genel başkanlarıyla bir araya gelebilmeliydi. Sayın Cumhurbaşkanı, 'Ben bu krizi AK Parti olarak yendim.' diyecekse, bunu diyemeyecek. Milletin aklını küçümsemenin bir anlamı yok. Bu krizi hükümet yenmeyecek. Bu krizi yenerse Türkiye Cumhuriyeti Devleti, milletiyle birlikte yenecek. Bunun bilinmesi lazım."

Böyle bir dönemde vatandaşlar tarafından belediyelere gelen yardım talebinin engellenmemesi gerektiğini söyleyen Altay, "Sayın Cumhurbaşkanı, gelin, bu konuda müsamahakâr olun. Yardım kampanyası başvurusuna müsaade edeceğinizi, olur vereceğinizi açıklayın." ifadelerini kullandı.

AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan ise, Türkiye'nin önündeki sorunun partisi ve ideolojisinin bulunmadığını belirtti.

Devletin koronavirüsle mücadele kapsamında önemli tedbirler aldığını dile getiren Turan, Türkiye'nin diğer ülkelere nazaran bu sorunla çok daha geç karşı karşıya kaldığını söyledi.

Bu süreçte çeşitli kesimlerden insanların ısrarla partiden, devletten, değişik kurumlardan "Yardım kampanyası yapın." diye istekte bulunduğunu aktaran AK Parti Grup Başkanvekili Turan, şunları kaydetti:

"Bu, asla devletin acziyeti falan değil, tam aksine devlet millet kaynaşmasının iyi bir örneği olarak ortaya kondu. Devletin parası olmadığından falan değil ama devlet ve millet, büyük bir sorunda beraber, omuz omuza yol yürümenin bir fotoğrafını ortaya koymuş oldu. O yüzden bu kampanyayı sanki sadece Türkiye'de var, dünyada yokmuş gibi lanse etmenin 'Devletin falanca fonunda para kalmadı da ondan bunu yapıyorsunuz.' tarzı eleştirilerin doğru olmadığı kanaatindeyim. Kaldı ki birçok Avrupa ülkesi de bu konuda benzer çalışmalar yaptı."

Müzakeresi tamamlanan, Türkiye ile Filistin Arasında Filistin-Türkiye Dostluk Hastanesi'nin Gazze'de Ortak İşletilmesi ve Devri ile Filistin Vatandaşlarının Tıpta Uzmanlık Eğitimini Türkiye'de Almasına Dair Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi'nin tümü üzerindeki oylama, 2 Nisan Perşembe günü yapılacak.

Öte yandan Genel Kurulda uluslararası anlaşmaların onaylanmasının uygun bulunmasına dair 9 kanun teklifi daha ele alındı.

Müzakereleri tamamlanan ve 2 Nisan Perşembe günü tümü üzerinde oylamaları yapılacak kanun teklifleri şöyle:

- Transit ve Ulaştırma İşbirliği Anlaşması'nın (Lapis Lazuli Güzergah Anlaşması) Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi,

- Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Kırgız Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Sosyal Güvenlik Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi,

- Türkiye ile Nijerya Arasında Ticari ve Ekonomik İşbirliği Mutabakat Zaptının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi,

- Türkiye ile Özbekistan Arasında Askeri Eğitim Öğretim Alanında İşbirliği Protokolünün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi,

- Türkiye ile Bangladeş Arasında Askeri Eğitim ve Öğretim İş Birliği Anlaşmasına Dair 1 Numaralı Değişiklik Protokolünün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi,

- Türkiye ile Ukrayna Arasında Gelir ve Servet Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme ve Vergi Kaçakçılığına Engel Olma Anlaşmasını Değiştiren Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi,

- Türkiye ve Avrupa Bölge Ofisi Vasıtasıyla Dünya Sağlık Örgütü Arasında İnsani ve Sağlık Acil Durumlarına Hazırlıklılık DSÖ Coğrafi Ayrık Ofisi'nin İstanbul Türkiye'de Kurulmasına İlişkin Ev Sahibi Ülke Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi,

- Türkiye ile Özbekistan Arasında Uluslararası Kombine Yük Taşımacılığı Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi,

- Uluslararası Demiryolu Taşımalarına İlişkin Sözleşme (COTIF) Hakkında Kısmi Revizyonun Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi.

Meclis Başkanvekili Süreyya Sadi Bilgiç, müzakerelerin ardından oturuma ara verdi. Bilgiç, aranın ardından komisyonun yerini almaması üzerine birleşimi, yarın saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı.