2012-06-25 - 15:25
BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında bugün çeşitli sendikal örgütlere yönelik düzenlenen operasyonlar hakkında değerlendirmelerde bulundu.
BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında bugün çeşitli sendikal örgütlere yönelik düzenlenen operasyonlar hakkında değerlendirmelerde bulundu.
BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan, "Bu operasyonlar sendikal alanda ve üst yönetime yönelik, Kürtlere yönelik etnik bir operasyondur." Dedi
BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan, sözlerinde şunları kaydetti.
"Bugün KESK Genel Başkanı Lami Özgen ile Eğitim-SEN, SES ve Merkez yöneticilerinin de bulunduğu 71 kişi hakkında operasyon başlatıldı. Sabah KESK Genel Merkezi'nde idik. Arkasından Eğitim- SEN Genel Merkezi'ne gittik. Buralarda gördüklerimiz gerçekten dehşet vericiydi. Mahkeme yakalama kararlarını gördük, bu kararlarda 2011'de yapılan bir soruşturmaya atıfta bulunulmuş.
Kamuoyu tamda Suriye uçak düşürme gündemi ile kilitlenmişken, bu operasyon gerçekleştiriliyor. Yani şu an sendikal alanda ve üst yönetime yönelik, Kürtlere yönelik etnik bir operasyondur bu. Etnik bir operasyon, dünyanın 16. Büyük ekonomisi ve ileri demokrasi iddiasında olan bir hükümetin 10 yıllık ustalık döneminde, Ruanda da ki gibi etnik operasyon yapılıyor. Hatırlarsınız Ruanda da etnik temizlik vardı. Burada da etnik operasyon yapılıyor.
Operasyona maruz kalan kişiler, seçilenler hiçbirisi tesadüf değil, genel başkan, genel sekreter ve üst düzey yöneticilerdir. Hükümet kendisine muhalif olan demokratik alanda emek meslek örgütlerine, sendikalara niye bu kadar kanunsuz.
Yine KESK VE Eğitim-Sen ziyaretlerimizde gördük ki; Kişiler ile ilgili yakalama kararlarına rağmen tüzel kişilik hedef alınıyor. Yasa dışı aramalar yapılıyor ve benim gözlerimin önünde yasa dışı tutanaklar tutuluyor. Gözlerimizin önünde tüzel kişiliğe ait olan defterlere el koymak hatta Konukevi'nde aradıkları kişiyi değil rastgele oda kapıları vurularak polis sabah saatlerinde konukları rahatsız ediyor.
Böylesi bir manzara ile karşı karşıyayız ve bu manzara karşısında da ben 30 yıllık ceza avukatıyım, gözümün önünde de sahte tutanaklar tutup 5 kişinin olduğu bir odada da, 10 tane dışardaki memuru da getirip imzayı atabiliyorlar.
Buradan Başbakan'a sesleniyorum; " Kürtlerin siyaset yapması yasak mı, suç mu? Yine Kürtlerin emek meslek örgütlerinde, sendikalarda ve sivil toplum örgütlerinde görev alması suç mu, yasak mı?" bunların cevabını istiyoruz.
Yine bu yasal alana, demokratik varlık nedeni olan bu alanlara, referandumda örgütlenme özgürlüğü sözü vermesine rağmen devlet terörünün uygulanmasının nedeni nedir! Hükümet özel yetkili mahkemeler kanalıyla bu yasal alana neden devlet terörü uyguluyor?
Sayın Başbakan'ın İçişleri Bakanı meclis kürsüsünde Türkiye'de 75 bin tane fail var demişti. Şimdi bakıyoruz; bugüne kadar 30 bin gözaltı operasyonu yaşanmış, bunun 9 bini KCK kapsamında tutuklanmış, geriye de 66 bin kişi kalıyor bu hainler kim? Yasal alanda, sendikal alanda, siyasi parti faaliyetleri içinde böyle bir planlama yaptınız mı? Hükümetinizin böylesine gündemin çok meşgul olduğu zamanlarda peyder pey operasyonlar için hazırlıklarımı var. Yakında CHP ve MHP'ye da operasyonlar yapmayı düşünüyor musunuz?
Elinizde gizli dinlemenin, kasetlerin, hukuk dışı delillerin siyaseten ahlaksızlığın ürünü olan kullanılabilecek argümanların çoğu ustalık döneminde özel yetkili polislerinizin emri altında. Bununla ilgili ne zaman düğmeye basacaksınız? Siz Uganda da ki Âmin gibi önümüzdeki seçimlerde istediğiniz partilere seçimlere girme yasağı getirip kendiniz tek başına mı seçimlere girmek istiyorsunuz! Ki bu operasyonlar bunun işaretini veriyor. Sizin istedikleriniz mi siyaset yapabilecek, istemedikleriniz, muhalefet yapanlar siyaset yapamayacak mı? Sizin demokrasi anlayışınız bu mudur? Demokrasilerde farklı fikirler, farklı yaklaşımlar olmaz mı? Siz darbecileri ve sıkıyönetim askeri mahkemelerini, DGM'leri aratır oldunuz." Dedi
Kaplan'a, bir gazeteci Suriye ile ilgili bir teskere gelir ise tavırlarının ne olacağını sordu. Kaplan ise Suriye olayı ile ilgili bir teskere olayı gündeme gelir ise bunun karşısında olacaklarını söyledi. Kaplan, "Suriye ile sorunların savaşla değil barış, diplomasi ve binlerce yıl beraber yaşanmışlığın hukuku dâhilinde dostça çözümlenmesinden yanayız. Düşmanca politikalar Türkiye'ye ve Türkiye halkına bir şey kazandırmaz." dedi (15:25)
BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan, "Bu operasyonlar sendikal alanda ve üst yönetime yönelik, Kürtlere yönelik etnik bir operasyondur." Dedi
BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan, sözlerinde şunları kaydetti.
"Bugün KESK Genel Başkanı Lami Özgen ile Eğitim-SEN, SES ve Merkez yöneticilerinin de bulunduğu 71 kişi hakkında operasyon başlatıldı. Sabah KESK Genel Merkezi'nde idik. Arkasından Eğitim- SEN Genel Merkezi'ne gittik. Buralarda gördüklerimiz gerçekten dehşet vericiydi. Mahkeme yakalama kararlarını gördük, bu kararlarda 2011'de yapılan bir soruşturmaya atıfta bulunulmuş.
Kamuoyu tamda Suriye uçak düşürme gündemi ile kilitlenmişken, bu operasyon gerçekleştiriliyor. Yani şu an sendikal alanda ve üst yönetime yönelik, Kürtlere yönelik etnik bir operasyondur bu. Etnik bir operasyon, dünyanın 16. Büyük ekonomisi ve ileri demokrasi iddiasında olan bir hükümetin 10 yıllık ustalık döneminde, Ruanda da ki gibi etnik operasyon yapılıyor. Hatırlarsınız Ruanda da etnik temizlik vardı. Burada da etnik operasyon yapılıyor.
Operasyona maruz kalan kişiler, seçilenler hiçbirisi tesadüf değil, genel başkan, genel sekreter ve üst düzey yöneticilerdir. Hükümet kendisine muhalif olan demokratik alanda emek meslek örgütlerine, sendikalara niye bu kadar kanunsuz.
Yine KESK VE Eğitim-Sen ziyaretlerimizde gördük ki; Kişiler ile ilgili yakalama kararlarına rağmen tüzel kişilik hedef alınıyor. Yasa dışı aramalar yapılıyor ve benim gözlerimin önünde yasa dışı tutanaklar tutuluyor. Gözlerimizin önünde tüzel kişiliğe ait olan defterlere el koymak hatta Konukevi'nde aradıkları kişiyi değil rastgele oda kapıları vurularak polis sabah saatlerinde konukları rahatsız ediyor.
Böylesi bir manzara ile karşı karşıyayız ve bu manzara karşısında da ben 30 yıllık ceza avukatıyım, gözümün önünde de sahte tutanaklar tutup 5 kişinin olduğu bir odada da, 10 tane dışardaki memuru da getirip imzayı atabiliyorlar.
Buradan Başbakan'a sesleniyorum; " Kürtlerin siyaset yapması yasak mı, suç mu? Yine Kürtlerin emek meslek örgütlerinde, sendikalarda ve sivil toplum örgütlerinde görev alması suç mu, yasak mı?" bunların cevabını istiyoruz.
Yine bu yasal alana, demokratik varlık nedeni olan bu alanlara, referandumda örgütlenme özgürlüğü sözü vermesine rağmen devlet terörünün uygulanmasının nedeni nedir! Hükümet özel yetkili mahkemeler kanalıyla bu yasal alana neden devlet terörü uyguluyor?
Sayın Başbakan'ın İçişleri Bakanı meclis kürsüsünde Türkiye'de 75 bin tane fail var demişti. Şimdi bakıyoruz; bugüne kadar 30 bin gözaltı operasyonu yaşanmış, bunun 9 bini KCK kapsamında tutuklanmış, geriye de 66 bin kişi kalıyor bu hainler kim? Yasal alanda, sendikal alanda, siyasi parti faaliyetleri içinde böyle bir planlama yaptınız mı? Hükümetinizin böylesine gündemin çok meşgul olduğu zamanlarda peyder pey operasyonlar için hazırlıklarımı var. Yakında CHP ve MHP'ye da operasyonlar yapmayı düşünüyor musunuz?
Elinizde gizli dinlemenin, kasetlerin, hukuk dışı delillerin siyaseten ahlaksızlığın ürünü olan kullanılabilecek argümanların çoğu ustalık döneminde özel yetkili polislerinizin emri altında. Bununla ilgili ne zaman düğmeye basacaksınız? Siz Uganda da ki Âmin gibi önümüzdeki seçimlerde istediğiniz partilere seçimlere girme yasağı getirip kendiniz tek başına mı seçimlere girmek istiyorsunuz! Ki bu operasyonlar bunun işaretini veriyor. Sizin istedikleriniz mi siyaset yapabilecek, istemedikleriniz, muhalefet yapanlar siyaset yapamayacak mı? Sizin demokrasi anlayışınız bu mudur? Demokrasilerde farklı fikirler, farklı yaklaşımlar olmaz mı? Siz darbecileri ve sıkıyönetim askeri mahkemelerini, DGM'leri aratır oldunuz." Dedi
Kaplan'a, bir gazeteci Suriye ile ilgili bir teskere gelir ise tavırlarının ne olacağını sordu. Kaplan ise Suriye olayı ile ilgili bir teskere olayı gündeme gelir ise bunun karşısında olacaklarını söyledi. Kaplan, "Suriye ile sorunların savaşla değil barış, diplomasi ve binlerce yıl beraber yaşanmışlığın hukuku dâhilinde dostça çözümlenmesinden yanayız. Düşmanca politikalar Türkiye'ye ve Türkiye halkına bir şey kazandırmaz." dedi (15:25)
