2009-06-04 - 17:15
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, Suriye sınırındaki mayınların temizlenmesini öngören yasanın görüşülmeleri sırasında, tüm demokratik haklarını kullandıklarını söyledi.
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, yasa tasarısının
görüşülmeye başlamasından itibaren milli bir duruş sergilediklerini, AK Parti'nin
ise bu milli duruş karşısında gerilediğini iddia etti. Vural, Başbakan Recep
Tayyip Erdoğan'ın, Suriye sınırındaki mayınların temizlenmesini düzenleyen
yasanın gecikmesinden dolayı telaş içine düştüğünü öne sürerek, ''Oyun
bozulmuştur'' diye konuştu.
Hükümetin, yasanın Meclisten geçmesi için Milli Savunma Bakanlığını
''paratoner'' olarak kullandığını söyleyen Vural, bunun da Hükümetin düştüğü
açmazın bir neticesi olduğunu ve kendine güvenmediğini ortaya koyduğunu savundu.
Bunun bir garabet örneği olduğunu ileri süren Vural, bundan sonraki gelişmeleri
de yakından takip edeceklerini ifade etti.
Yasanın en kısa zamanda Anayasa Mahkemesine götürüleceğine işaret eden
Vural, bu konuda CHP'ye destek vereceklerini kaydetti. Vural, ''Sayın Başbakanın
muhalefeti suçlamaya hakkı yoktur. O zaman sorarlar; ey Sayın Başbakan, tekriri
müzakere yapmaya neden ihtiyaç duydunuz? Bu konuda, Hükümete hiç bir şeyi
saklayamayacağı hatırlatılmıştır'' dedi.
-''MECLİS BAŞKANINA SESLENİYORUM...''-
MHP'li Vural, Başbakanın, tasarının görüşüldüğü sırada TBMM'yi baskı
altına almaya çalıştığını iddia etti. Vural, şöyle devam etti:
''TBMM, Başbakanın talimatları ve emirleriyle hareket eden bir müessese
değildir. Başbakan, parlamentoya talimat vermeye kalkmaktadır. Siz, parlamentonun
emir ve talimatlarına uymak zorundasınız. Sayın Meclis Başkanına sesleniyorum;
Sayın Başbakanı uyarmalıdır. Parlamentoyu böyle tehdit edip parlamento üzerinde
adete tahakküm kurmak isteyen bu zihniyete karşı parlamentonun iradesini, manevi
şahsiyetini korumaya davet ediyorum. Başbakanın bir suçluluk kompleksi içinde
olduğu anlaşılmaktadır.''
-''50 BİN LİRALIK TAZMİNAT DAVASI AÇTI''-
Başbakan Erdoğan'ın, ''AKP'' ifadesinin kullanılmasını ''edep dışı''
olarak kabul ettiği yönündeki açıklamalarına da değinen Vural, Başbakanın bu
konuda önce ne anladığını açıklaması gerektiğini savundu. Vural, şunları
söyledi:
''Sayın Başbakan, size soruyorum; sen şehidime 'kelle' değin zaman ne
idin? Sen, terörist başına 'sayın' dediğin zaman ne idin? Çiftçiye 'ananı da al
git' dediğin zaman ne idin? MHP şerefli mücadelesini 40 yıldır sürdürürken bize
'yavru muhalefet' dediğin zaman sana ne ad takmam lazım... Ne diyelim sana söyle?
Sana 'AKP' denilmesi karşısında o kullandığın kelime dışında, sana uygun olan
nedir acaba? Ben, sana ne diyeceğim 'A-K Parti' mi diyeceğim? Bizim tüzüğümüzde
de MHP olarak yazıyor. Sayın Başbakanın, bizim kullandığımız ifadeye karşı
kullandığı o ifade hiç yakışmıyor. Sen kimsin ki bizim edebimize dil uzatıyorsun?
Sayın Başkanın, MHP'ye 'yavru muhalefet' dediği zaman bunun 'densizlik' olduğunu
söyledim, Sayın Başbakan da 50 bin liralık tazminat davası açtı. Onun için Sayın
Başbakan bu kadar hiddet ve şiddete gerek yok. Biz sözümüzü esirgemeyiz,
eleştirimizi yaparız. Parlamento sizin kapı kulunuz değil, size bağlı bir kuruluş
değil. Parlamento milletin hür iradesinin kullanıldığı yerdir.''
Oktay Vural, Başbakanın tavrının parlamentonun çalışmasını da
mayınladığını iddia etti. Hükümetin, muhalefetin denetim yapmasını ve soru
sormasını engellemeye çalıştığını öne süren Vural, böyle bir parlamentonun
olamayacağını söyledi. Vural, ''Burası, Türkiye Cumhuriyeti, Taliban Cumhuriyeti
değil, monarşi değil. Başbakan parmaklarla muhalefetin sesini susturmak istiyor.
MHP, demokratik haklarını sonunu kadar kullanacaktır. Biz de Danışma Kurulu
önerilerimizle her gün geleceğiz ve istediğimiz soruları soracağız. Bu parlamento
çalışacaksa sizin keyfinize göre, istediğiniz zaman çalışmayacaktır. Haklarımızı
gasp ettirmeyeceğiz'' diye konuştu.
Gazetecilerin ''Mayınlı arazilerin temizlendikten sonra yabancılara
verileceğine yönelik yasada bir hükmün olmadığını'' yönündeki sözleri üzerine
Vural, ''Kanunda yazmıyor ama yabancı bir şirket ismi var. Başbakan 'İzak
getirecek Ahmet, Mehmet çalışacak' dedi. Madem yoktu da neye İzak dedin''
ifadesini kullandı.
Vural, AK Parti'nin ambleminde bulunan ampulün üzerindeki 7 ışığın neyi
ifade ettiğini, ''7 başlıklı şamdanla'' bir ilişkisinin olup olmadığının da
Başbakan tarafından açıklanmasını istedi.
görüşülmeye başlamasından itibaren milli bir duruş sergilediklerini, AK Parti'nin
ise bu milli duruş karşısında gerilediğini iddia etti. Vural, Başbakan Recep
Tayyip Erdoğan'ın, Suriye sınırındaki mayınların temizlenmesini düzenleyen
yasanın gecikmesinden dolayı telaş içine düştüğünü öne sürerek, ''Oyun
bozulmuştur'' diye konuştu.
Hükümetin, yasanın Meclisten geçmesi için Milli Savunma Bakanlığını
''paratoner'' olarak kullandığını söyleyen Vural, bunun da Hükümetin düştüğü
açmazın bir neticesi olduğunu ve kendine güvenmediğini ortaya koyduğunu savundu.
Bunun bir garabet örneği olduğunu ileri süren Vural, bundan sonraki gelişmeleri
de yakından takip edeceklerini ifade etti.
Yasanın en kısa zamanda Anayasa Mahkemesine götürüleceğine işaret eden
Vural, bu konuda CHP'ye destek vereceklerini kaydetti. Vural, ''Sayın Başbakanın
muhalefeti suçlamaya hakkı yoktur. O zaman sorarlar; ey Sayın Başbakan, tekriri
müzakere yapmaya neden ihtiyaç duydunuz? Bu konuda, Hükümete hiç bir şeyi
saklayamayacağı hatırlatılmıştır'' dedi.
-''MECLİS BAŞKANINA SESLENİYORUM...''-
MHP'li Vural, Başbakanın, tasarının görüşüldüğü sırada TBMM'yi baskı
altına almaya çalıştığını iddia etti. Vural, şöyle devam etti:
''TBMM, Başbakanın talimatları ve emirleriyle hareket eden bir müessese
değildir. Başbakan, parlamentoya talimat vermeye kalkmaktadır. Siz, parlamentonun
emir ve talimatlarına uymak zorundasınız. Sayın Meclis Başkanına sesleniyorum;
Sayın Başbakanı uyarmalıdır. Parlamentoyu böyle tehdit edip parlamento üzerinde
adete tahakküm kurmak isteyen bu zihniyete karşı parlamentonun iradesini, manevi
şahsiyetini korumaya davet ediyorum. Başbakanın bir suçluluk kompleksi içinde
olduğu anlaşılmaktadır.''
-''50 BİN LİRALIK TAZMİNAT DAVASI AÇTI''-
Başbakan Erdoğan'ın, ''AKP'' ifadesinin kullanılmasını ''edep dışı''
olarak kabul ettiği yönündeki açıklamalarına da değinen Vural, Başbakanın bu
konuda önce ne anladığını açıklaması gerektiğini savundu. Vural, şunları
söyledi:
''Sayın Başbakan, size soruyorum; sen şehidime 'kelle' değin zaman ne
idin? Sen, terörist başına 'sayın' dediğin zaman ne idin? Çiftçiye 'ananı da al
git' dediğin zaman ne idin? MHP şerefli mücadelesini 40 yıldır sürdürürken bize
'yavru muhalefet' dediğin zaman sana ne ad takmam lazım... Ne diyelim sana söyle?
Sana 'AKP' denilmesi karşısında o kullandığın kelime dışında, sana uygun olan
nedir acaba? Ben, sana ne diyeceğim 'A-K Parti' mi diyeceğim? Bizim tüzüğümüzde
de MHP olarak yazıyor. Sayın Başbakanın, bizim kullandığımız ifadeye karşı
kullandığı o ifade hiç yakışmıyor. Sen kimsin ki bizim edebimize dil uzatıyorsun?
Sayın Başkanın, MHP'ye 'yavru muhalefet' dediği zaman bunun 'densizlik' olduğunu
söyledim, Sayın Başbakan da 50 bin liralık tazminat davası açtı. Onun için Sayın
Başbakan bu kadar hiddet ve şiddete gerek yok. Biz sözümüzü esirgemeyiz,
eleştirimizi yaparız. Parlamento sizin kapı kulunuz değil, size bağlı bir kuruluş
değil. Parlamento milletin hür iradesinin kullanıldığı yerdir.''
Oktay Vural, Başbakanın tavrının parlamentonun çalışmasını da
mayınladığını iddia etti. Hükümetin, muhalefetin denetim yapmasını ve soru
sormasını engellemeye çalıştığını öne süren Vural, böyle bir parlamentonun
olamayacağını söyledi. Vural, ''Burası, Türkiye Cumhuriyeti, Taliban Cumhuriyeti
değil, monarşi değil. Başbakan parmaklarla muhalefetin sesini susturmak istiyor.
MHP, demokratik haklarını sonunu kadar kullanacaktır. Biz de Danışma Kurulu
önerilerimizle her gün geleceğiz ve istediğimiz soruları soracağız. Bu parlamento
çalışacaksa sizin keyfinize göre, istediğiniz zaman çalışmayacaktır. Haklarımızı
gasp ettirmeyeceğiz'' diye konuştu.
Gazetecilerin ''Mayınlı arazilerin temizlendikten sonra yabancılara
verileceğine yönelik yasada bir hükmün olmadığını'' yönündeki sözleri üzerine
Vural, ''Kanunda yazmıyor ama yabancı bir şirket ismi var. Başbakan 'İzak
getirecek Ahmet, Mehmet çalışacak' dedi. Madem yoktu da neye İzak dedin''
ifadesini kullandı.
Vural, AK Parti'nin ambleminde bulunan ampulün üzerindeki 7 ışığın neyi
ifade ettiğini, ''7 başlıklı şamdanla'' bir ilişkisinin olup olmadığının da
Başbakan tarafından açıklanmasını istedi.
