2013-03-18 - 12:55
CHP GENEL BAŞKAN YARDIMCISI FARUK LOĞOĞLU'NUN BASIN TOPLANTISI...
Dışişleri Bakanı Davutoğlu'nun Diyarbakır'da yaptığı konuşmada geçen "yeni bir siyaset anlayışını önce ülkemizde, sonra bölgemizde, sonra da bütün dünyada egemen kılmak, hedefimiz bu" sözleri üzerine Faruk Loğoğlu: "Bunun itiraz edilebilecek bir yanı yok. Sayın Bakan'ın hayaller kurmasına da itirazımız yok. Ama hayaller üzerine kurulu bir dış politikaya kesinlikle itirazımız var"
CHP Genel Başkan Yardımcısı Faruk Loğoğlu, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında Kıbrıs, Suriye ve Yeni Osmanlıcılık kavramı hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Basın toplantısına Çanakkale şehitleri ile birlikte tüm şehitleri rahmetle anarak başlayan Loğoğlu, "Büyük Atatürk'ün komutanlığını yaptığı bir savaşta yurdun her tarafından vatan evlatlarının özverisiyle bugünlere gelindiğini unutmayalım" dedi.

Kıbrıs konusunun öteden beri bütün siyasi partilerin bir milli dava olarak nitelediğini hatırlatan Loğoğlu, Güney Kıbrıs'ta seçilen yeni başkanın çözüme daha yakın olduğuna dair bir izlenim olduğunu söyledi. "Ama daha önce de Güney Kıbrıs'ta olumlu liderler gördük. Fakat hiçbirisi Kıbrıs Türk halkıyla bir siyasi anlaşma ortamına kendilerini getiremediler" şeklinde konuştu.

Yeni yönetimin Dışişleri Bakanı Kasulides'in "Maraş'ı verin, bunun karşılığında fasılları açalım" sözün iyi bir başlangıç olmadığını vurgulayan Loğoğlu BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs temsilcisinin bazı girişimler ve temaslarda bulunduğunu da sözlerine ekleyen Loğoğlu, CHP'nin Kıbrıs'ta çözümün arkasında olduğunu belirterek "yeter ki bu çözüm tarafların siyasi eşitliğine ve adadaki ili milletin varlığı esasına dayalı bir çözüm olsun" dedi.

İktidarın Kıbrıs meselesi gibi bir milli davayı ihmal ettiğini, Kıbrıs meselesi hep arka planda kaldığını ifade eden Loğoğlu, "neden ihmal ediyor, çünkü Suriye ve dünya düzenini değiştirme dışında gözü hiçbir konuyu görmüyor" dedi. Kıbrıs meselesi gündeme geldiği zaman iktidarın Kıbrıs politikası ve icraatının "Kıbrıs'taki halka, oradaki yöneticilere hakaretin ötesinde bir anlam taşımayan bir takım çıkışlarla sınırlı kaldığını" söyleyen Loğoğlu, "madem karşımızda barışa yakın bir yönetim var, o zaman AKP hükümeti çıkıp şunu demeli, gel kardeşim, madem sen çözümden yanasın o zaman sen bu Doğu Akdeniz'de başlattığın petrol ve doğalgaz sondaj çalışmalarını Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile işbirliği halinde yürütmeyi kabul edeceksin, ben senden bunu talep ediyorum. O zaman biz bu politikanın arkasında dururuz. Bu işbirliği belki adanın tamamını siyasi bir çözüme götürür" şeklinde konuştu.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Loğoğlu, Suriye'ye giden CHP heyeti ile ilgili bilgiler verdi. Suriye'ye giden heyetin Beşer Esad'la bir görüşmelerinin olduğunu, Esma Esad'la da CHP İstanbul Milletvekili Şafak Pavey'in de ayrı bir görüşmesinin olduğunu belirten Loğoğlu, bu ziyaretin kapsamlı bir raporunun kendisinin imzasıyla Dışişleri Bakanlığı'na gönderdiklerini söyledi. Loğoğlu şunları kaydetti:

"CHP Suriye'ye kendisine bir siyasi rant sağlamak için gitmedi. İki amaçla gitti. Bir, orada şiddetin sona ermesi, barış ve istikrarın gelmesine katkıda bulunabilecek bir yol bulmak. İkincisi de Türkiye'nin bu konuda doğru bir politika izlemesini sağlayabilecek katkı yapmak, yani ziyaret sonuçlarını hükümetle paylaşmak."

CHP Genel Başkanı Kemal Kılışdaroğlu'nun imzasıyla da BM Genel Sekreteri'ne bir mektup gönderildiğini ifade eden Loğoğlu bu mektupta insani konularda yapılan temasların bir çetelesinin Ban Ki-moon ile paylaşıldığını söyledi. Bu mektupta yer alan dört ayrı konu, Loğoğlu'nun açıklamalarına göre şöyle;

"Birincisi, Suriye'de ister rejimin ister muhalefetin elinde tutsak bulunan gazeteciler. İkincisi, Suriye'de rejimin elinde bulunan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları ve askerler. Üçüncüsü, Suriye'nin içindeki olaylar nedeniyle bölünmüş aileler konusu. Dördüncüsü de, kamplarda bulunan insanların, özellikle kadınların ve çocukların durumları ve insan haklarına ilişkin sıkıntılar ve ihlaller."

Suriye konusunda birbirine ters düşen iki ayrı eğilim olduğunu sözlerine ekleyen Faruk Loğoğlu, bunlardan birincisinin Suriye muhalefetinin yaptığı rejimle görüşme çağrısı olduğunu belirtti. Rejimin kabul ettiğini, BM'nin de bu çağrıyı desteklediğini ifade eden Loğoğlu, Türkiye'nin buna karşı çıktığını ve Suriye muhalefetini silahlandırma yolunda özellikle İngiltere ve Fransa'nın aldığı ve Türkiye tarafından desteklenen kararlar olduğunu söyledi. CHP Genel Başkan Yardımcısı Faruk Loğoğlu şunları kaydetti:

"Silah daha fazla ölüm demek. İster rejimin elinde olsun, ister muhalefetin elinde olsun. Uluslararası topluma düşen, İngiltere ve Fransa'ya düşen ama özellikle ve öncelikle Türkiye'ye düşen Suriye'deki şiddeti nasıl arttırırız, daha fazla nasıl ölümlere yol açabiliriz değil, bu ölümlere nasıl son veririz, bunun araştırılması ve bu yolun bulunmasıdır. Türkiye'nin bu yönde faaliyet göstermesi gerekir. Ama maalesef hükümet bambaşka bir noktada, onun için kaygılıyız."

Bugün yapılan kamuoyu yoklamalarında hükümetin Suriye politikasının Türk halkı tarafından desteklenmediğini sözlerine ekleyen Loğoğlu, "Gerçekleri kamuoyuyla paylaşırken daha dikkatli olunması gerekir. CHP Esad rejimini desteklemiyor. Biz Esad'a kardeşimiz demedik, ne üç yıl önce dedik, ne on yıl önce dedik, ne bugün diyoruz" şeklinde konuştu.

Yeni Osmanlıcılık konusuna da değinen Faruk Loğoğlu, Dışişleri Bakanı Davutoğlu'nun Diyarbakır'da yaptığı konuşmada geçen "yeni bir siyaset anlayışını önce ülkemizde, sonra bölgemizde, sonra da bütün dünyada egemen kılmak, hedefimiz bu" sözlerini değerlendirdi.

Bu hedefin olağanüstü olduğunu vurgulayan Loğoğlu, "Bunun itiraz edilebilecek bir yanı yok. Sayın Bakan'ın hayaller kurmasına da itirazımız yok. Ama hayaller üzerine kurulu bir dış politikaya kesinlikle itirazımız var" dedi.

Bölgesel, hatta küresel güç olabilmenin ancak istikrarla olacağını kaydeden Loğoğlu, Türkiye'nin bugün içinde bulunduğu ortam, Türkiye'nin bulunduğu bölgedeki genel sorunlar böyle hayalci bir anlayışa dayanan bir dış politikaya izin vermiyor. O bakımdan bizim Dışişleri Bakanı'na tavsiyemiz bir an önce Dışişleri kurmaylarıyla oturması, izlediği bütün politikayı baştan aşağıya gözden geçirmesi ve bu politikayı Türkiye'nin çıkarlarına uyumlu hale getirecek, onları gözetecek, onları geliştirecek bir köklü politika değişikliğine gitmesidir" şeklinde konuştu.

Loğoğlu, İmralı'ya 3. heyetin gidecek olmasına ilişkin bir soruyu yanıtlarken, ellerindeki somut sayılacak tek bilginin, görüşmelere dair basına sızdırılan bilgiler olduğunu söyledi.

İktidarın, benzer vaatlerde bulunduğunu ancak sözlerini yerine getiremediğini öne süren Loğoğlu, ''Bizi aldattığını söylemiyoruz ama aldattığı Kürt kökenli yurttaşlarımız vardır. Bu sefer sonucun başka olmasını arzu ediyoruz. Bunun da şeffaflık içinde halkla paylaşılarak olmasının gerekli olduğunu düşünüyoruz'' dedi.

Adalet Bakanı Sadullah Ergin'in, PKK'nın silah bırakmasına ilişkin gerekirse Meclis'ten yasa çıkarılabilineceğine ilişkin açıklamasının sorulmasına karşılık Loğoğlu, TBMM'nin önüne getirilecek her şeyin hukuk devleti anlayışına, Cumhuriyet felsefesine ve halkın beklentilerine uygun olması gerektiğini kaydetti.

Loğoğlu, CHP'den istifa eden Adıyaman Milletvekili Salih Fırat'ın AK Parti'ye katılacak olmasına ilişkin değerlendirmesinin sorulması üzerine, ''Bu kararı alırken, bir vicdan muhasebesi, sadece partimize yönelik, seçmenlerine yönelik de bir vicdan muhasebesi yapmış olması gerekir. Yapmamışsa, yapmasını tavsiye ederim'' dedi.

F.Banu Doğan