2012-04-05 - 16:15
CHP Bursa Milletvekili Aykan Erdemir, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında kömür sobalarından sızan karbonmonoksit gazına bağlı zehirlenmeler nedeniyle her yıl çok sayıda vatandaşımızı kaybettiğimizi belirterek "10 yıldır iktidarda olan AKP'nin konuya duyarsızlığı ve çözüm üretmekteki yetersizliği halkımızın sağlığını ve yaşamını tehdit etmektedir." dedi
CHP Bursa Milletvekili Aykan Erdemir, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında kömür sobalarından sızan karbonmonoksit gazına bağlı zehirlenmeler nedeniyle her yıl çok sayıda vatandaşımızı kaybettiğimizi belirterek "10 yıldır iktidarda olan AKP'nin konuya duyarsızlığı ve çözüm üretmekteki yetersizliği halkımızın sağlığını ve yaşamını tehdit etmektedir." dedi
Bu yılın ilk üç ayında sobadan sızan karbonmonoksit gazı nedeniyle 119 vatandaşın yaşımını yitirdiğini belirten CHP'li Erdemir, bu sayının 2010'da bu nedenle görülen ölümlerin 3 katı olduğunu ifade etti.
CHP'li Erdemir, bu üç aylık dönemde vaka sayısı ve ölümlerde, 17 vatandaşın hayatını kaybettiği Gaziantep'in ilk sırada yer aldığını, bunu Ankara, Hatay, Tokat, Ağrı, Erzurum, İstanbul, Şanlıurfa, Konya, Kahramanmaraş, Kayseri, Bursa ve Tunceli'nin izlediğini söyledi.
CHP Bursa Milletvekili Aykan Erdemir, sözlerinde şunları kaydetti:
"AKP'nin yoksulluğu bitirmek yerine yoksulluğu yönetmeyi hedefleyen sorumsuz politikalarının insanlarımıza ödettiği bedellerden biri de "sessiz ölümler" olarak adlandırılan karbonmonoksit zehirlenmeleridir. Kömür sobalarından sızan karbonmonoksit gazına bağlı zehirlenmeler nedeniyle her yıl çok sayıda yurttaşımız ölüm tehlikesi geçirmekte ya da hayatını kaybetmektedir. 10 yıldır iktidarda olan AKP'nin konuya duyarsızlığı ve çözüm üretmekteki yetersizliği halkımızın sağlığını ve yaşamını tehdit etmektedir.
2012 yılının ilk üç ayında kömür sobalarından sızan gaz kaynaklı 500'ün üzerinde vaka yaşanmıştır. Bu vakalarda 2.000'e yakın yurttaşımız hastanelere sevk edilmiş, 119 yurttaşımız da hayatını kaybetmiştir. 2012 yılının ilk üç ayında sadece sobadan sızan karbonmonoksit gazı nedeniyle yaşamını kaybedenlerin sayısı 2010 yılında karbonmonoksit gazından yaşamını kaybedenlerin sayısının üç katı olmuştur. Bu istatistikler göstermektedir ki AKP politikaları yurttaşlarımızı öldürmektedir!
Söz konusu bu üç aylık dönemde, vaka sayısında ve ölümlerde 1.330 yurttaşımızın zehirlendiği ve 17 yurttaşımızın hayatını kaybettiği Gaziantep ilk sıradadır. Soba gazı kaynaklı ölümlerin en çok yaşandığı diğer iller sırasıyla Ankara (8), Hatay (7), Tokat (7), Ağrı (6), Erzurum (6), İstanbul (5), Şanlıurfa (5), Konya (5), Kahramanmaraş (5), Kayseri (4), Bursa (3) ve Tunceli (3)'dir. AKP politikaları karbonmonoksit ölümlerini tüm ülkenin kaderi haline getirmiştir.
Sobadan sızan 'sessiz ölümler' en çok dar gelirli yurttaşları etkilemektedir. Doğalgazla ısınmaya gücü yetmeyen yurttaşlar, Hükümetin dağıttığı düşük kaliteli kömürle ailelerini ısıtmaya çalışmaktadır. Örneğin daha geçtiğimiz günlerde Keçiören'de aynı aileden 5 kişi kömür sobasından sızan gaza kurban gitmiştir. Yüksek Seçim Kurulu'nda 4C statüsünde sözleşmeli memur olarak çalışan Ahmet Aydın, eşi, iki kızı ve kayınbiraderiyle birlikte feci şekilde can vermiştir.
Binada doğalgaz hattı bulunmasına rağmen maddî imkanları yetersiz olan Aydın ailesinin kömür sobasıyla ısınmaya çalıştıkları görülmüştür. Şunu biliyoruz ki eğer CHP'nin seçim bildirgesinde yer alan sosyal politika çözümleri bugün hayata geçirilebilmiş olsaydı, bu aile bugün hayatta olacaktı. CHP'nin 4B ve 4C'yi bitirecek, aile sigortasıyla her aileyi asgari geçim güvencesine kavuşturacak ve kömür yerine zaten kullanılmadığı halde İran'a parası ödenen doğalgazı dağıtacak politikaları uygulansaydı tüm bu ölümlerin önüne geçilebilecekti.
Ama ne yazık ki AKP iktidarında karbonmonoksit ölümleri halkımızın kaderi olmuştur. Keçiören'de soba gazından ölen kurbanların cenazesinde konuşan Gülşehir ilçe müftüsü "canı veren almış, hiç sitem etmememiz lazım" dese de araştırmaya, sorgulamaya ve hesap sormaya devam etmeliyiz. Hükümet'in ilgili bakanlıklar bünyesinde farkındalık yaratmaya, önlem almaya ve çözüm üretmeye yönelik hangi çalışmaları yürüttüğünü sorgulamalıyız. Ben de bu sorgulamaya katkıda bulunmak amacıyla bir Meclis Araştırması açılmasını talebimi TBMM Başkanlığı'na sundum, gündeme alınacağını umut ediyorum.
Yoksulluk kaderimiz değildir. AKP'nin öngörüden yoksun "yoksulluk yönetimi" politikaları kaderimiz değildir. Karbonmonoksit ölümleri kaderimiz değildir. Hakça bir düzen, insan merkezli bir siyaset ve onurlu bir yaşam mümkündür. CHP olarak güçlü sosyal devlet ve özgürlükçü demokrasi temeline dayandırdığımız sosyal demokrat politikalarla halkımıza rahat bir nefes, temiz bir soluk aldırmak için yorulmadan çalışacağız." (16:15)
Bu yılın ilk üç ayında sobadan sızan karbonmonoksit gazı nedeniyle 119 vatandaşın yaşımını yitirdiğini belirten CHP'li Erdemir, bu sayının 2010'da bu nedenle görülen ölümlerin 3 katı olduğunu ifade etti.
CHP'li Erdemir, bu üç aylık dönemde vaka sayısı ve ölümlerde, 17 vatandaşın hayatını kaybettiği Gaziantep'in ilk sırada yer aldığını, bunu Ankara, Hatay, Tokat, Ağrı, Erzurum, İstanbul, Şanlıurfa, Konya, Kahramanmaraş, Kayseri, Bursa ve Tunceli'nin izlediğini söyledi.
CHP Bursa Milletvekili Aykan Erdemir, sözlerinde şunları kaydetti:
"AKP'nin yoksulluğu bitirmek yerine yoksulluğu yönetmeyi hedefleyen sorumsuz politikalarının insanlarımıza ödettiği bedellerden biri de "sessiz ölümler" olarak adlandırılan karbonmonoksit zehirlenmeleridir. Kömür sobalarından sızan karbonmonoksit gazına bağlı zehirlenmeler nedeniyle her yıl çok sayıda yurttaşımız ölüm tehlikesi geçirmekte ya da hayatını kaybetmektedir. 10 yıldır iktidarda olan AKP'nin konuya duyarsızlığı ve çözüm üretmekteki yetersizliği halkımızın sağlığını ve yaşamını tehdit etmektedir.
2012 yılının ilk üç ayında kömür sobalarından sızan gaz kaynaklı 500'ün üzerinde vaka yaşanmıştır. Bu vakalarda 2.000'e yakın yurttaşımız hastanelere sevk edilmiş, 119 yurttaşımız da hayatını kaybetmiştir. 2012 yılının ilk üç ayında sadece sobadan sızan karbonmonoksit gazı nedeniyle yaşamını kaybedenlerin sayısı 2010 yılında karbonmonoksit gazından yaşamını kaybedenlerin sayısının üç katı olmuştur. Bu istatistikler göstermektedir ki AKP politikaları yurttaşlarımızı öldürmektedir!
Söz konusu bu üç aylık dönemde, vaka sayısında ve ölümlerde 1.330 yurttaşımızın zehirlendiği ve 17 yurttaşımızın hayatını kaybettiği Gaziantep ilk sıradadır. Soba gazı kaynaklı ölümlerin en çok yaşandığı diğer iller sırasıyla Ankara (8), Hatay (7), Tokat (7), Ağrı (6), Erzurum (6), İstanbul (5), Şanlıurfa (5), Konya (5), Kahramanmaraş (5), Kayseri (4), Bursa (3) ve Tunceli (3)'dir. AKP politikaları karbonmonoksit ölümlerini tüm ülkenin kaderi haline getirmiştir.
Sobadan sızan 'sessiz ölümler' en çok dar gelirli yurttaşları etkilemektedir. Doğalgazla ısınmaya gücü yetmeyen yurttaşlar, Hükümetin dağıttığı düşük kaliteli kömürle ailelerini ısıtmaya çalışmaktadır. Örneğin daha geçtiğimiz günlerde Keçiören'de aynı aileden 5 kişi kömür sobasından sızan gaza kurban gitmiştir. Yüksek Seçim Kurulu'nda 4C statüsünde sözleşmeli memur olarak çalışan Ahmet Aydın, eşi, iki kızı ve kayınbiraderiyle birlikte feci şekilde can vermiştir.
Binada doğalgaz hattı bulunmasına rağmen maddî imkanları yetersiz olan Aydın ailesinin kömür sobasıyla ısınmaya çalıştıkları görülmüştür. Şunu biliyoruz ki eğer CHP'nin seçim bildirgesinde yer alan sosyal politika çözümleri bugün hayata geçirilebilmiş olsaydı, bu aile bugün hayatta olacaktı. CHP'nin 4B ve 4C'yi bitirecek, aile sigortasıyla her aileyi asgari geçim güvencesine kavuşturacak ve kömür yerine zaten kullanılmadığı halde İran'a parası ödenen doğalgazı dağıtacak politikaları uygulansaydı tüm bu ölümlerin önüne geçilebilecekti.
Ama ne yazık ki AKP iktidarında karbonmonoksit ölümleri halkımızın kaderi olmuştur. Keçiören'de soba gazından ölen kurbanların cenazesinde konuşan Gülşehir ilçe müftüsü "canı veren almış, hiç sitem etmememiz lazım" dese de araştırmaya, sorgulamaya ve hesap sormaya devam etmeliyiz. Hükümet'in ilgili bakanlıklar bünyesinde farkındalık yaratmaya, önlem almaya ve çözüm üretmeye yönelik hangi çalışmaları yürüttüğünü sorgulamalıyız. Ben de bu sorgulamaya katkıda bulunmak amacıyla bir Meclis Araştırması açılmasını talebimi TBMM Başkanlığı'na sundum, gündeme alınacağını umut ediyorum.
Yoksulluk kaderimiz değildir. AKP'nin öngörüden yoksun "yoksulluk yönetimi" politikaları kaderimiz değildir. Karbonmonoksit ölümleri kaderimiz değildir. Hakça bir düzen, insan merkezli bir siyaset ve onurlu bir yaşam mümkündür. CHP olarak güçlü sosyal devlet ve özgürlükçü demokrasi temeline dayandırdığımız sosyal demokrat politikalarla halkımıza rahat bir nefes, temiz bir soluk aldırmak için yorulmadan çalışacağız." (16:15)
