2011-02-08 - 15:35
BDP TBMM GRUP TOPLANTISI...
BDP eş başkanı Gültan Kışanak, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, tüm kesimlerden kendisine biat beklentisi içinde olduğunu iddia etti.
BDP eş başkanı Gültan Kışanak, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada,
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, tüm kesimlerden kendisine biat beklentisi
içinde olduğunu iddia etti.

Kışanak, Hrant Dink cinayeti ile ilgili ihmali olduğu öne sürülen kişiler hakkında soruşturma
başlatılması yönündeki kararı olumlu bir gelişme olarak değerlendirdiklerini
söyledi. Kışanak, soruşturmanın sağlıklı yürütülebilmesi için, söz konusu
kişilerin, bulundukları görevlerden alınmaları gerektiğini öne sürdü.

OSTİM'deki patlamalara değinen Kışanak, Türkiye'de iş güvenliği ve
denetim konusunda ciddi sorun yaşandığını söyledi. İnsanların, evlerine bir lokma
ekmek götürebilmek için çalıştığı iş yerlerinde ölümü göze aldığını ifade eden
Kışanak, ''Türkiye'de 'kar için her şeyi yapabilirsin, buna işçi ölümleri de
dahil' anlayışı hakim'' dedi.

İş güvenliği konusunda yeterli önlemi almayan hükümetin, getirdiği
''torba tasarı'' ile bu sorunların daha fazla artmasına neden olacağını ileri
süren Kışanak, tasarıda, çocuk işçiliğinin özendirildiğini, iş güvenliği ve iş
barışının ortadan kaldırıldığını iddia etti. Kışanak, ''Emeğin hakkının,
sermayeye peşkeş çekildiğini'' savundu.

Hükümetin, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde çalışan emekçilerin
ücretlerine de göz diktiğini öne süren Kışanak, ''Ankara'yı yönetmenizden ne
hayır gördük ki Kıbrıs'ı yönetmeye talip oluyorsunuz'' dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, Kıbrıs'taki protesto gösterisine
katılanlar hakkında soruşturma açılması talimatını verdiğini iddia eden Kışanak,
şöyle devam etti:

''Nereden, hangi sıfatla alıyorsun bu yetkiyi? Sen ne hakla Kıbrıs'taki
yönetime talimat veriyorsun? Bu da yetmiyor, Kıbrıs'a yapılan ekonomik yardımları
halkın başına kalkarak, 'besleme' lafını kullanıyor. 'Besleme' lafı ancak ağa ile
maraba ilişkisinde olur. Çünkü ağa bütün mülkün, köylülerin de sahibidir. Onlara,
karınlarını doyuracak kadar yemek verir, bunun karşılığında marabalarından
kendisine sonsuz itaat bekler. Pardon Başbakan, Kıbrıs halkı ağa istemiyor.
Kendileri de maraba da değil.

Başbakan, hükümet olarak yapması gerekenler karşısında, tüm kesimlerden
kendisine karşı biat etmesi beklentisi içindedir. Acaba Türkiye'de dağıtılan
kömür ve makarnalar karşısında yurttaşlardan kaç yıl boyunca kendisine biat
etmesini istiyor? Başbakan, tam bir ağa yaklaşımı içinde.''

Başbakan Erdoğan'ın, Cumartesi Annelerini kabulünü değerlendiren Kışanak,
''Erdoğan'ın 8 yıl boyunca bu annelerin sesini duymadığını'' ifade ederek, ''Ne
oldu, nereden ilham geldiyse onları kabul ederek dinlemek istedi'' dedi.

Erdoğan'ın, söz konusu annelerin talepleri karşısında yalnızca ''Bu sorun
benim de sorunum'' dediğini ileri süren Kışanak, şunları söyledi:

''Başbakan Kürtlere de, Alevilere de, Romanlara da aynı şeyi söyledi.
Sayın Başbakan, sorun koleksiyonu mu yapıyorsunuz? Başbakanlık bir koleksiyon
makamı mı? Başbakanlık çözüm bulma makamıdır, sorunları alıp koleksiyon yapıp,
mahzende yıllandırıp, kıymetli olduğu günlerde piyasaya sürme makamı değildir.
Başbakan, öyle görünüyor ki 8 yıl boyunca beklettiği kayıp sorununu, bu seçim
arifesinde, yeterince kıymetlenmiş bir sorun olarak görüp kullanmak için anaları
kabul etti. Bu, anaların acısı üzerinden siyaset yapmanın tam kendisidir.''

Jandarma Genel Komutanlığının Mutki'deki kazıda bulunan insan kemiklerine
ilişkin açıklamasını değerlendiren Kışanak, ''Açıklamanın tamamının, bir anlamda
suçun itirafı olduğunu' iddia etti.

Açıklamada, kemikleri bulunan insanlarla ilgili gerekli kayıtların olduğu
yönünde ifadelerin kullanıldığını belirten Kışanak, o dönemlerde bir karakol
komutanının talimatı üzerine ilgili kişilerin gerekli evrakları imzaladığını
ileri sürdü. Gültan Kışanak, ''O dönem otopsi tutanaklarına imza atan hekimlere,
önlerine gönderilen evrakları imzalayan belediye yetkililerine, kazı için çalışan
kepçe operatörlerine, oradaki erlere çağrı yapıyorum. Çıkın konuşun'' dedi.

Kazıların yapıldığı bölgeyi görmek için gittikleri Mutki'de patililerle
kısa bir toplantı yapmak istediklerini, ancak Bitlis Valisi Nurettin Yılmaz'ın
güvenliği gerekçe göstererek kendilerine bazı güçlükler çıkardığını iddia eden
Kışanak, ''Vali Yılmaz'ın, Bitlis'te AK Parti zihniyetini temsil ettiğini'' ileri
sürdü.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Süheyl Batum'un, orduya yönelik sözlerini
''talihsiz açıklama'' olarak değerlendiren Kışanak, bu açıklama nedeniyle yeniden
TSK-siyaset ilişkinin tartışıldığını söyledi. Kışanak, böyle bir açıklamayı yapan
kişinin, kendisini sosyal demokrat olarak tanımlayan bir partide bulunmasının
düşündürücü olduğunu dile getirdi. Kışanak, demokrasilerde silahlı kuvvetlerin
rolünün bulunmadığını, demokrasinin, halkın rejimi olduğunu söyledi.

Gültan Kışanak ayrıca, bugün Genel Kurulda, BDP Şırnak Milletvekili Hasip
Kaplan'ın, TSK İç Hizmetler Kanunu'nun 35. maddesinin değiştirilmesi için verdiği
yasa teklifinin gündeme alınmasına ilişkin önergenin görüşüleceğini belirtti.
Kışanak, ''Hodri meydan. Askeri vesayete karşı olan kim ise ortaya çıkacak.
Demokrasiden yanaysanız bu yasanın kabul edilmesi için 'evet' oyu verirsiniz''
diye konuştu.

(15.35)