2010-12-17 - 14:17
KAYSERİ'DEKİ YOLSUZLUK İDDİASI...
AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, AK Parti Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Kayseri Milletvekilleri Yaşar Karayel ve Ahmet Öksüzkaya ile beraber parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, CHP'nin, ''Kayseri'deki yolsuzluk'' iddialarına cevap verdi. Elitaş, basın toplantısına mavi dosyalarla geldi.

AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, AK Parti Grup Başkanvekili
Bekir Bozdağ, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Kayseri
Milletvekilleri Yaşar Karayel ve Ahmet Öksüzkaya ile beraber parlamentoda
düzenlediği basın toplantısında, CHP'nin, ''Kayseri'deki yolsuzluk'' iddialarına
cevap verdi. Elitaş, basın toplantısına mavi dosyalarla geldi.

AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, CHP Genel Başkanı Kemal
Kılıçdaroğlu'nun, ''17 Temmuz 2007'de emniyete gönüllü olarak giderek
itiraflarda bulunduğunu'' söylediği Hacı Ali Hamurcu'nun, kendisinin teslim
olmadığını, kaçarken başka bir ilde yakalandığını söyledi.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun, 2011 yılı bütçesinin 13 Aralıkta TBMM
Genel Kurulundaki görüşmelerinde bu iddiaları gündeme getirdiğini anımsatan
Elitaş, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Özhaseki ve İçişleri
Bakanlığının bu iddialara gerekli cevapları verdiğini belirtti.

Elitaş, bu açıklamalar karşısında, CHP Genel Başkanı ve bu dosyayı
''koltuğunun altında gezdirip'', millete, ''rüşvet, yolsuzluk var'' diyen
milletvekilinin gerçeği kavrayarak, bu olayın üzerine gitmeyip en azından özür
dilemesini, özür dilemese de ''Üzüntülerimi ifade ediyorum, sözümü geri
alıyorum'' demesini beklediklerini dile getirdi.

Kayseri milletvekilleri olarak konuyu detaylıca incelediklerini ve
Kılıçdaroğlu'nun iddialarının ne kadar yanıltıcı, doğrulukla hiç alakası olmayan,
hatta yalan denilebilecek bir şekilde ortaya çıktığını gördüklerini ifade eden
Elitaş, Kılıçdaroğlu'nun, Genel Kurulda yaptığı konuşmada, ''Bakın, 17 Temmuz
2007 tarihinde, Hacı Ali Hamurcu diye bir yurttaş Kayseri Büyükşehir
Belediyesinde çalışıyor. Gidiyor polise, rüşvet çarkının nasıl döndüğünü, bütün
ayrıntılarıyla anlatıyor, 26 sayfa'' dediğini söyledi. Elitaş, şöyle konuştu:

''Bir kere en büyük yalan, bu yalan. Çünkü Sayın Kılıçdaroğlu bu dava ile
ilgili başlangıçtaki olayları saklayarak, kamuoyundan gizleyerek, AK Parti
üzerine, birileri tarafından eline tutuşturulmuş çamuru atmaya çalışıyor. Oysa
işin doğrusu, işin gerçeği, olayın başlangıç tarihi 23 Haziran 2007. Büyükşehir
Belediyesine yapılan şikayet üzerine, sorumluluk hissi gereğince Büyükşehir
Belediye Başkanlığı teftiş kuruluna talimatını veriyor. Kurul da incelemesini
yaptıktan sonra 25 Haziran 2007'de savcılığa suç duyurusunda bulunuyor.
Savcılıktan alınan talimat gereği emniyet, bu kişiyi yakalama gayreti içerisine
giriyor ve 17 Temmuz 2007'de yakalıyor. Oysaki Kılıçdaroğlu, 'vatandaş gönüllü
bir şekilde emniyete giderek, ihbarda ve itiraflarda bulunuyor' diyor. Halbuki
şahıs, itirafta bulunmak değil, kendisi üzerine yapılan iddialarla ilgili
olduğundan kaçıyor ve başka bir ilde yakalanarak, sorgulamaya alınıyor.''

AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, CHP'nin, ''Kayseri'deki
yolsuzluk'' iddialarına cevap verdi. Mustafa Elitaş, açıklamasının ardından
gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Bir gazetecinin, ''Sayın Kulkuloğlu, 'Yakup Erikel adlı avukatın dosyayı
kapatması için Ankara'dan görevlendirildiğini' söyledi. Değerlendirmeniz nedir''
sorusu üzerine, şunları söyledi:

''O konunun muhatabı olarak, Sayın Kılıçdaroğlu, TBMM'de Sayın Bülent
Arınç'ı göstermişti. Sayın Arınç gerekli cevabı vermiştir. Bu konuyla ilgili
iddialar varsa mahkeme orada. Suç duyurularını yaparlar. Hassas bir vatandaş
örneği göstererek, iddialarla kamuoyunu yanıltmazlar ve mahkemeye müracaat
ederler. Yakup Erikel adlı şahsı da görevlendiren, Hacı Ali Hamurcu'nun avukatı
olan Yakup Erikel'in kardeşi olan Yusuf Erikel'dir.''

Yakup Erikel'in, otel masraflarının, belediye tarafından karşılandığına
dair iddialar bulunduğunun anımsatılması üzerine Elitaş, ''Eğer öyle bir belge
varsa bize açıklaması lazım. 'İşte belgesi' diyecek'' dedi.

''İçişleri Bakanı Beşir Atalay'ın, 'bazı belgelerin gizlendiğine' dair
bir açıklaması olmuştu. Sayın Kılıçdaroğlu, 'halkın kafasını karıştırmamak için
yayınlamadıklarını' söyledi. Sizin düşünceniz nedir'' sorusuna da Elitaş,
''Halkın kafası mı karışmış, Kılıçdaroğlu'nun kafası mı karışmış ona bakmak
lazım. İşte asıl mesele orada. Eğer belgeleri olayın başlangıç tarihinden
başlatmış olsaydı bu sonuca varmazdı. Halk doğruları anlardı. Sayın Kılıçdaroğlu,
halkın kafasını karıştırmak için, bilerek, isteyerek yanıltmak için yalan
söylemiştir. Belgeleri gizlemiştir'' yanıtını verdi.

''Suçlanan belediyelerin bilirkişi heyetleri oluşturması ve bunların
hazırladığı rapora dayanarak, Vali'nin 'delil yoktur' sonucuna varması ne kadar
sağlıklıdır'' ve ''26 sayfadan 10 sayfa ayrılmış. Bu ayrılan sayfalarda Hamurcu
bizzat yaptıklarını anlatıyor. Bu sayfalar, bu itibarla ifadeden nasıl
ayrılabilir'' şeklindeki soruları yanıtlayan Elitaş, ''Melikgazi ve Kocasinan
belediyelerinden bilirkişi istenilmesiyle ilgili... Kişiler teknik görevlidir''
dedi.

Görevlendirilenlerden birinin harita mühendisi, birinin çevre mühendisi
olduğunu belirten Elitaş, şöyle konuştu:

''Kişi, iddianamedeki ihbarlarından (x) benzinlikte '33,5 metre olması
gereken yer 5 metredir', '100 metre olması gereken yer 50 metredir' diye net
ifadede bulunmuştur. Yani şahıs, 'bazı şeylerin örtbas edildiğini, yanlış
uygulamalara göz yumulduğunu ve bunu da bedel mukabilinde aldığını' net bir
şekilde ifade etmiş. Valilik de bunun üzerine konunun teknik açıdan incelenmesi
adına Melikgazi ve Kocasinan belediyelerinden harita mühendisleri ve çevre
mühendislerinden oluşan kişileri, bilirkişi olarak tayin etmiştir. Bunda farklı
bir şey yok. Çünkü, Kayseri belediyelerinin, Melikgazi olsun, Kocasinan olsun,
Talas olsun, büyük belediyelerin hepsi AK Parti'li.''

Bir başka soru üzerine Elitaş, ''Bilirkişi raporu, 3 günde çıkmasın da 30
günde mi çıksın? Bu mu daha uygun olurdu. Metreyle ölçmüşler ve projelerine uygun
olduğunu teyit etmişlerdi. Bir iddia varsa birileri savcılığa ihbar eder, doğru
olup olmadığı araştırılır'' dedi.

İfade metnindeki 16 sayfalık kısmın, Büyükşehir Belediye Başkanı'nın
yaptığı şikayetle ilgili olduğunu anımsatan Elitaş, ''Kişinin dolandırıcılık ve
sahtecilikten dolayı yaptığı şikayet üzerine alınan ifadelerin 10 sayfalık kısmı
da ifade verirken büyükşehir belediye başkanı ve çalışanlarla ilgili ihbar
niteliğinde değerledirilip, İçişleri Bakanlığıyla yapılan yazışmalar sonucunda
ortaya çıkan dosyanın da bir niteliğidir. Taksi duraklarıyla kısmı tek başına
yapıyor. Diğerleri organize olarak ifade ediyor. 'Şuna şu kadar verdik' diyor.
'Bundan şu kadar hisseyi bu aldı, şu kadar hisseyi şu aldı', hepsini soyut
şekilde söylüyor. O tahminler üzerine savcılık da sorumluluk gereğince bunu ihbar
kabul ediyor ve 31 Temmuzda İçişleri Bakanlığına bu konuyla ilgili dava açmak
için yazı yazıyor'' diye konuştu.

''Sayın Kulkuloğlu'nun, görevlendirilen bilirkişi heyetinde 'sağlık
görevlileri' de bulunduğu yönünde iddiaları oldu. Bir de görevlendirmeyi yapan
Vali Yardımcısının Gaziantep'e tayini neden çıkarıldı'' sorularına karşı Elitaş,
''Şahıs, GSM ruhsatı verilirken yapılan yolsuzlukları ihbar ettiğini söylüyor.
GSM ruhsatı vermekle görevli kim var? Halk sağlığı uzmanı. Halk sağlığı uzmanı
olarak GSM ruhsatını değerlendirmek üzere tam konunun uzmanı kişiler isteniyor.
İmar konusunda da harita mühendisleri gönderiliyor'' dedi.

Elitaş, söz konusu Kayseri Vali Vekili'nin, Resmi Gazete'de yayımlanan
atama kararı uyarınca, Kayseri ile eşdeğer bir yere Vali Yardımcısı olarak
gönderildiğine dikkati çekti. Elitaş, Vali Vekili'nin normal atama döneminde
Gaziantep'e gönderildiğini söyledi.

Bir gazetecinin, ''Bu iddialarla ilgili bir televizyon kanalında yüz yüze
tartışmayı kabul eder misiniz'' sorusuna Elitaş, şu yanıtı verdi:

''Bu iddiayı gündeme taşıyan Sayın Kılıçdaroğlu'dur. Belediye Başkanı
iddianın karşı tarafıdır. Sayın Kılıçdaroğlu, bu konuyla ilgili ya Büyükşehir
Belediye Başkanı ile muhatap olacaktır, arzu ederse bizlerle de muhatap olabilir.
İftira belgelerini çantasında taşıyıp, bazı belgeleri karartarak, milleti
yanıltarak, Genel Başkanına yalan söylettiren Sayın Kulkuloğlu, bizim muhatabımız
değildir. Sayın Kılıçdaroğlu, herkese, 'buyrun, hodri meydan televizyona' diyor
ya. Sayın Kılıçdaroğlu'na biz de belediye başkanımız adına, 'hodri meydan hangi
televizyona çıkarsanız. Biz de dosyalarımızla gelelim, siz de dosyalarınızla
gelin' diyoruz. Buradan Sayın Kılıçdaroğlu'na çağrıda bulunuyoruz. Kulkuloğlu
kesinlikle bizim muhatabımız değildir.''

Mustafa Elitaş, Hamurcu'nun ifadesinde adları geçen kişilerle ilgili
Cumhuriyet Savcılığının, ''rüşvet almak, vermek ve iftira suçundan kovuşturmaya
yer olmadığına dair'' kararı olduğunu söyledi. Elitaş, ''Savcılık konuyu
soruşturmuş ve iddiaların, asılsız, mesnetsiz, dayanaksız olduğunu ve hatta
iftira olduğunu tespit ettikten sonra bunun kovuşturulmasına yer olmadığına karar
vermiş'' dedi."

AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş,
İçişleri Bakanlığı Müsteşarlığı görevine atanan Osman Güneş'in, ''yeni valiye
devir-teslimi yapıncaya kadar görevine devam eder'' ilkesi gereğince, Kayseri
Valisi olarak bilirkişinin hazırladığı muhakkik raporunu imzaladığını kaydetti.

Elitaş, ''CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na göre değerli bir vatandaş
olan Hacı Ali Hamurcu, gönüllü olarak mı emniyete gitti, yoksa sahtecilik ve
dolandırıcılıktan dolayı ihbar üzerine mi gitti?'' diye sordu.

Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanlığınca 23 Haziran 2007'de Teftiş
Kurulu Başkanlığına yazılan yazı ile 29 Haziran 2007 tarihli Teftiş Kurulu
Başkanlığı inceleme raporlarını gazetecilere gösteren Elitaş, Hacı Ali
Hamurcu'nun yakalandıktan sonra alınan ifadesinin 26 sayfa olduğunu söyledi.

Elitaş, Kayseri Emniyet Müdürlüğünün, savcılığa gönderdiği tutanakta
ifadenin 26 sayfa olduğuna dair not düştüğünü belirtti. Kılıçdaroğlu'nun ''Hacı
Ali Hamurcu, bunları ayrıntılı anlatıyor. Anlattıktan sonra Emniyet, rüşvet,
irtikap, resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılıkla dosyayı savcılığa
gönderiyor'' dediğini belirten Elitaş, ''Yine ikinci bir yalan; sahtecilikten ve
dolandırıcılıktan sevki, bu ifadeden sonra değil, belediye başkanlığının
savcılığa yaptığı suç duyurusundan dolayı gerçekleşmiştir. Sayın Kılıçdaroğlu'nun
sorumlu ve vicdani bir vatandaş olarak değerlendirdiği Hamurcu, belediye
başkanlığının şikayeti üzerine yakalanıp, emniyette sorgusu üzerine bu ifadeleri
veriyor. Filmi yanlış başlatmışlar'' diye konuştu.

Kılıçdaroğlu'nun, ''Hamurcu'nun 26 sayfalık ifadesinin 16 sayfaya
indirildiğini'' söylediğini kaydeden Elitaş, ''Sayın Kılıçdaroğlu yine yalan
söylüyor. 26 sayfalık ifade tutanağı hiç bir şekilde kayıp değildir. Emniyet
teşkilatının ekler kısmında söylediği, 26 sayfalık tutanak ortaya çıkarılmıştır,
bunda kayıp bir nüsha yoktur'' dedi.

AK Parti Grup Başkanvekili Elitaş, Kılıçdaroğlu'nun konuşmasında,
''savcının Adalet Bakanlığından izin istediğini'' söylediğini ifade ederek,
şunları kaydetti:

''Öylesine konudan uzak, ilgisiz, ciddiyetsiz bir inceleme ki... Halbuki
bu konuyla ilgili Adalet Bakanlığının hiç bir yerde adı geçmiyor ve hiç bir
yazışma yok Adalet Bakanlığı ile. Konunun doğrudan doğruya muhatabı, suçlanan
belediye başkanının İçişleri Bakanlığına bağlı olması nedeniyle, bütün yazışmalar
İçişleri Bakanlığı ile yapılıyor ama Sayın Kılıçdaroğlu, hiç incelemeden,
irdelemeden 'Adalet Bakanlığı ile yapılan yazışmalar' diyor. Bunu bir dil
sürçmesi olarak ifade etmek mümkün değil. Dersine tam çalışmamış, eline
tutuşturulan belgelerle oraya çıkmış. Bu, 58, 59. ve 60. hükümetlerle ilgili
yaptığı icraatta hiç bir malzeme bulamayan siyasi parti genel başkanının
yetersizliğinin en önemli delilidir.

Sayın Kılıçdaroğlu, devam ediyor: 'Ön inceleme yapılıyor. Ön incelemeden
sonra Vali Vekili İbrahim Yurdakul, konuyu araştırıyor ve komisyon kurduruyor ve
Adalet Bakanlığına gönderdiği yazıda...' Yine Adalet Bakanlığı geçiyor. 'Kayseri
Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Özhaseki ve diğer görevlilere isnat edilen
suç, TCK'nın 257. maddesine girdiğinden, 3628 sayılı kanun çerçevesinde izne tabi
olmadan savcılık gerekli işlemleri başlatabilir.' diyor. Daha önce savcı yazdığı
yazıda, 'Bu konuyla ilgili biz, yakalanan şahsın ifadesini alırken, ifadelerinde
belediye başkanı ve çalışanları ile ilgili iddiayı bulduk, bu iddiaları bir
manada ihbar kabul ederek dava açma mecburiyetimiz var'' diyor. Savcılık,
İçişleri Bakanlığına müracaat ediyor.''

Kayseri Vali Vekilinin Cumhuriyet Başsavcılığına, başsavcılığın İçişleri
Bakanlığına ve bakanlığın da başsavcılığına gönderdiği yazıları gösteren Elitaş,
''Ne zaman yapılıyor bu iş: 31 Temmuz 2007 tarihinde. Yani, şahıs 17 Temmuz'da
yakalanıp 18 Temmuz'da tutuklanmak üzere mahkemeye gönderildikten 10-12 gün
sonra, Kayseri Savcılığı, şahsın tutanaklardaki ifadesini ihbar kabul ederek,
İçişleri Bakanlığına müracaat ediyor'' diye konuştu.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun, 26 sayfalık ifadenin 16 sayfasının
kaybolduğunu iddia ettiğini kaydeden Elitaş, ''16 sayfalık ifade, büyükşehir
belediyesinin şahısla ilgili yaptığı dolandırıcılık ve sahtecilik ile ilgili
meseleler olduğundan, geriye kalan 10 sayfalık kısım da kamu görevlileri ile
ilgili isnatlar olduğundan dolayı, dosyada ikinci bir tutanak tutma
mecburiyetinde kalınıp, bununla ilgili İçişleri Bakanlığı ile yazışmaya
geçiliyor'' dedi.

Mustafa Elitaş, Kılıçdaroğlu'nun, ''Vali Vekili İbrahim Yurdakul'un,
İçişleri Bakanlığının yazdığı yazıya neden olumlu cevap vermediğini'' de
sorduğunu belirtti. Elitaş, şöyle konuştu:

''Halbuki Vali Vekili İçişleri Bakanlığına yazısını yazıyor, bakanlıktan
bu konuyla ilgili 'yetkili sizsiniz' diye cevap.... Savcılık önce İçişleri
Bakanlığına yazıyor, bakanlık valiliğe gönderiyor, vali vekili, 'bu konuyla
ilgili izne gerek olmadan, bu konu doğrudan doğruya savcılığın görev alanı
içerisindedir' diye tekrar durumu savcılığa gönderiyor. Savcılık olayı
inceledikten sonra bu konunun, 4683 sayılı memurun yargılanması kanununu da
içereceğinden dolayı, 'dava aşamasında herhangi bir eksikliğe meydan vermemek
adına, bu konunun açıklığa kavuşturulması ve ön izin vermeniz için bize
araştırmayı yapıp gönderin' diyor. Bunun üzerine Vali Vekili İbrahim Yurdakul, il
idare kurulu müdürlüğüne yazı yazıyor. İl idare kurulu müdürlüğü, 16 Ağustos
tarihindeki raporunu valiye götürüyor. Vali bey de bu yazısını, 21 Ağustos tarihi
itibariyle, İçişleri Bakanlığından gelen dosya ile birlikte tekrar bakanlığa
gönderiyor.

Cumhuriyet Başsavcılığı, bakanlıktan aldığı yazı çerçevesinde 19 Eylül
tarihinde soruşturmayı rüşvet kapsamında değerlendirmeye başlıyor. Bu arada
yazışmalar devam ediyor. Bu yazışmaların sonucunda, İçişleri Bakanlığı
savcılığın, ''ön izin gerektirebilecek durumları tekrar araştırıp inceleyip izin
vermeniz gerekirse izin verin'' şeklindeki istemi üzerine, o zamanki vali
yardımcılarından birisini muhakkik olarak tayin ediyor, ne zaman, 23 Kasım
2007'de. Bu tarihte Kayseri Vali Yardımcısı muhakkik tayin edildikten sonra
ilgili belediyelere 28 Kasım'da yazı çıkarıyor. Vali Vekili, ilgili belediyeler
ile yaptığı görüşme sonucunda, 30 Kasım 2007'de ilgili belediyeler tarafından
görevlendirilen 4 kişiye görev yazısını yazıyor; 2 tane Melikgazi, 2 tane de
Kocasinan Belediyesinden. Bilirkişiler konuyla ilgili, belediye başkanı ve
çalışanlar ile ilgili neler olduğu... Mesela petrol şirketleri, taksi durakları
ile ilgili 19 kalemlik meselenin araştırılması konusunda görevlendirme yazısını
yazıyor. 3 Aralık 2007'de görevlendirilen bilirkişiler, görevlerini yerine
getiriyorlar. Bilirkişiler raporlarını düzenledikten sonra vali yardımcısı, bunu
Valiliğe arzediyor. Bilirkişilerin ortaya çıkardığı rapor doğrultusunda,
iddiaların soyut, mesnetsiz, asılsız, iftira anlamında olacağından dolayı
'soruşturmaya gerek yoktur' diye, şimdiki İçişleri Bakanlığı Müsteşarı Osman
Güneş imzayı atıyor.''

Mustafa Elitaş, Osman Güneş'in, 30 Kasım 2007 tarihli Resmi Gazete'de
yayımlanan karar uyarınca İçişleri Bakanlığı Müsteşarlığına atandığını söyledi.

Güneş'in, 4 Aralık 2007'de, vali vekilinin başkanlığında oluşturulan
muhakkik heyetinin hazırladığı raporu Kayseri Valisi olarak imzaladığını kaydeden
Elitaş, Kılıçdaroğlu'nun, Osman Güneş'e, ''Müsteşar olarak atandınız, niye vali
olarak imzaladınız?'' diye sorduğunu da ifade etti. Elitaş, Güneş'in, ilgili
kanunun, ''15 gün içerisinde göreve başlayabilir ve yeni valiye devir-teslimi
yapana kadar görevine devam eder'' ilkesi gereğince, görevine devam ettiğini ve
vali olarak muhakkik raporunu imzaladığını bildirdi.

AK Parti Grup Başkanvekili Elitaş, Kemal Kılıçdaroğlu'nun, Başbakan
Erdoğan'ın 'benim malvarlığımı eleştirenler şimdi Silivri'de' dediğini ifade
ederek, ''Hacı Ali Hamurcu'nun nerede olduğunu'' sorduğunu söyledi.

Kılıçdaroğlu'nun, ''Hacı Ali Hamurcu'nun, Kayseri Büyükşehir Belediye
Başkanı hakkındaki iddiaların örtbas edilmesi için Silivri Cezaevine
gönderildiğini'' ima ettiğini kaydeden Elitaş, ''Oysaki Hamurcu 6 yıl ceza
almıştı ve Kayseri Pınarbaşı Cezaevinde yatıyordu. O kişi Niye Silivri'de? O kişi
cezasını çekerken aldığı bir haftalık izinde İstanbul'a gidiyor. İstanbul'da Mart
2009'da, Mason büyük üstadlarına suikast düzenlemek üzere iken yakalanıyor ve
Silivri'de devam eden bir dava ile ilişkilendirildiğinden dolayı, Silivri'ye
konuluyor. Kılıçdaroğlu, sanki belediye başkanımız ile ilgili bir iddiayı ortaya
atan şahısların Silivri'ye gönderildiği gibi, kamuoyunu yanıltacak şekilde yalan
söylemesinin altında yatan sebep bu'' diye konuştu.

Kayseri'de bu konuyla ilgili 100'ün üzerinde sivil toplum örgütünün
toplantı yaparak, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Özhaseki'nin bu
şekilde itham edilmesinden rahatsız olduklarını ifade ettiklerini ve ''Başkanımız
ve ekibine tam destek veriyoruz'' dediklerini ifade eden Elitaş, ''12 Kasımda bu
iddiaları ortaya getiren şahıs, yüzlerce çek ve alacak davasından... Şu anda da
icralık durumda ve Anayasa Komisyonunda karşılıksız çekten, dolandırıcılıktan
dolayı 10 tane dosyası var. Bu şahıs, uçan kuşa borçlu, markete, sanayiciye,
işçiye borçlu. İşçinin, ihbar ve kıdem tazminatından değil, ücretini ödemediği
için borçlu, 12 tane davası var, 79 tane icralık dosyası var. Bu kadar dosyası
olan bir şahıs, Kayseri Belediye Başkanı ile ilgili iftira kampanyası
başlatıyor'' dedi.

Elitaş, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'na, ''Siyaset erdem işidir,
yanlıştan dönmek de erdemdir. Kılıçdaroğlu, kurultaydan önce bu dosyayı tekrar
incelettirsin. Özür dileyemez belki ama üzüntülerini dile getirerek, kaybolmuş
itibarını bir nebze de olsa düzeltme fırsatını yakalasın'' çağrısında bulundu. (14:17)

++ Devamını ilgili dökümanlarda bulabilirsiniz. ++