2010-04-09 - 16:01
AK Parti Grup Başkanvekili Suat Kılıç, parlamentoda gazetecilerin, Yalçınkaya'nın, Anayasa değişikliği teklifine yönelik eleştirilerini hatırlatması üzerine, ''Benzer açıklamaları muhalefet partileri ve CHP'den de dinliyoruz. CHP'nin öne sürdüğü tezlerden, bu açıklamaların farkı yok. Bu açıklamalar ile CHP'nin eleştirileri arasında sıkı bir paralellik var'' dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Suat Kılıç, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı
Abdurrahman Yalçınkaya'nın açıklamalarını değerlendirdi. Kılıç, ''Benzer
açıklamaları CHP'den de dinliyoruz. CHP'nin öne sürdüğü tezlerden, bu
açıklamaların farkı yok'' dedi.
Kılıç, gazetecilerin, Yalçınkaya'nın, Anayasa değişikliği teklifine
yönelik eleştirilerini hatırlatması üzerine, ''Benzer açıklamaları muhalefet
partileri ve CHP'den de dinliyoruz. CHP'nin öne sürdüğü tezlerden, bu
açıklamaların farkı yok. Bu açıklamalar ile CHP'nin eleştirileri arasında sıkı
bir paralellik var'' dedi.
Suat Kılıç, şöyle konuştu:
''Bizim yaklaşımımız belli ve değişmedi. Teklifimiz, Anayasa'nın ilk 3
maddesine aykırı değil. Hukuku zorlayan yorumlardan kaçınılmalıdır, hukukçular,
daha büyük bir özenle kaçınmalıdır. Türkiye Cumhuriyeti; laik, demokratik, sosyal
bir devlettir. Değil bu değerleri tartışmak, tartışma konusu bile yapmak kimsenin
aklından geçmez, hele AK Parti'nin aklından hiç geçmez. Teklif, sağlam bir
demokrasi ve hukuk reformudur; Anayasanın başında belirtilen ilk 3 maddeye,
Cumhuriyetin temel hedeflerine, kuvvetler ayrılığı ilkesine de paraleldir.''
AK Parti Grup Başkanvekili Suat Kılıç, Türkiye'nin hassas süreçlerinde kimsenin
herhangi bir parti hakkında kapatma davası gibi bir yaklaşımı gündeme getirmemesi
gerektiğini söyledi.
Kılıç, gazetecilere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman
Yalçınkaya'nın, Anayasa değişikliğine ilişkin eleştirilerini değerlendirdi.
AK Parti'li Kılıç, değişiklik teklifinin yeni bir şey olmadığını, taslak
olarak muhalefet partileri ile sivil toplum örgütlerine götürüldüğünü ve TBMM
Başkanlığına da zamanı içinde sunulduğunu vurgulayarak, ''Dün itibariyle
görüşmelere başlandı. Her şey Anayasanın ve TBMM İçtüzüğünün gereklerine göre
şekillenmektedir. Sayın Başsavcının zamanlaması konusunda söyleyecek sözümüz
yok'' dedi.
Bir gazetecinin, ''Siyasi partilerin kapatılmasına ilişkin düzenlemelere
de eleştirileri var. Onu nasıl değerlendiriyorsunuz?'' sorusuna ise Kılıç, şu
yanıtı verdi:
''Bizim arzu ettiğimiz düzenleme, Türkiye'de siyasi partilerle ilgili
hukuku, Avrupa normlarına kavuşturabilmektir. Türkiye'de partilerin kapatılması,
demokrasinin sorunlarını çözmek anlamında bir katkı sunmamıştır. Tam aksine,
kapatılan her siyasi partiyle birlikte Türkiye'nin demokrasi sorununa yenileri
ilave edilmiştir.
Türkiye demokrasisi adeta partiler mezarlığına çevrilmiştir. Elbette ki
siyasi partiler, Anayasanın koyduğu değerlere uymak ve paralel faaliyetler
sergilemekle yükümlüdür. Hiçbir siyasi parti, kendi faaliyetlerini Anayasanın
ortaya koyduğu değerlerden ve kriterlerden bağımsız ve sorumsuz bir şekilde
yürütemez. Bütün siyasi partilerin öncelikli görevi, Anayasa ve yasalara riayet
etmektir. Hukukun da görevi, sivil siyasetin meşru demokratik alanını
olabildiğince geniş tutacak kararların altına imza koymaktır. Şu anda yapılan
düzenleme, dünyada ilk defa icat edilen bir düzenleme değildir. Değişiklik
teklifi, Avrupa hukukuna paralel bir şekilde, siyasi sonuçlar yaratması muhtemel
kapatma davaları noktasında, demokratik ve hukuki düzenlemeyi getirmeyi
amaçlamaktadır. Bu değişiklik, Avrupa normlarına, çağdaş demokrasilerin siyasi
hayatı güçlendirmeye yönelik standartlarına uygun düşen, paralel bir
düzenlemedir.''
Kılıç, ''Başsavcı, 'siyasi partiler hakkında takdiri halk yapacak' dedi.
Burada siz halka rağmen mi değişiklik yapıyorsunuz?'' şeklindeki soru üzerine ise
şunları kaydetti:
''Siyasi partiler hakkındaki kararları elbette ki halk verecektir. Her
siyasi partinin ve kararın takdirini elbette ki egemenliğin sahibi olan millet
yerine getirecektir. Siyasi partilerin kendi aralarında konuşma ve
eleştirilerinde bu yaptığınızın takdirini halk ortaya koyacaktır. 'Karşılığını
halk verecek' denmesi son derece normaldir. Ama siyasi partilerin siyasi
kararlarıyla ilgili olarak, gereğini halk takdir edecek şeklindeki yaklaşımlar,
yargıdan gelmemelidir. Çünkü, 'gereğini halk yerine getirir' şeklindeki yaklaşım,
tamamen siyasal bir yaklaşımdır.''
Bir gazetecinin, ''Siyasi partilerden bu tür eleştireler zaten geliyor.
Ama açıklamayı yapan, partilere kapatma davası açan bir Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcısı. Bu eleştiri gibi mi dikkate alınmalı yoksa hiç mi dikkate
alınmamalı?'' sorusu üzerine de Kılıç, ''Türkiye'nin hassas süreçlerinde, Türkiye
ekonomisinin kalkınmaya ve büyümeye odaklandığı bu süreçte, hiç kimsenin herhangi
bir parti hakkında kapatma davası gibi bir yaklaşımı gündeme bile getirmemesi
gerekir'' dedi.
Türkiye'nin konusunun dava değil, ekonomi olduğunu vurgulayan Kılıç,
''Açıklamayı yapanın özellikle Sayın Başsavcı olmasını, ayrıca önem ifade eden
bir unsur olarak değerlendirmiyoruz'' diye konuştu.(16.01)
Abdurrahman Yalçınkaya'nın açıklamalarını değerlendirdi. Kılıç, ''Benzer
açıklamaları CHP'den de dinliyoruz. CHP'nin öne sürdüğü tezlerden, bu
açıklamaların farkı yok'' dedi.
Kılıç, gazetecilerin, Yalçınkaya'nın, Anayasa değişikliği teklifine
yönelik eleştirilerini hatırlatması üzerine, ''Benzer açıklamaları muhalefet
partileri ve CHP'den de dinliyoruz. CHP'nin öne sürdüğü tezlerden, bu
açıklamaların farkı yok. Bu açıklamalar ile CHP'nin eleştirileri arasında sıkı
bir paralellik var'' dedi.
Suat Kılıç, şöyle konuştu:
''Bizim yaklaşımımız belli ve değişmedi. Teklifimiz, Anayasa'nın ilk 3
maddesine aykırı değil. Hukuku zorlayan yorumlardan kaçınılmalıdır, hukukçular,
daha büyük bir özenle kaçınmalıdır. Türkiye Cumhuriyeti; laik, demokratik, sosyal
bir devlettir. Değil bu değerleri tartışmak, tartışma konusu bile yapmak kimsenin
aklından geçmez, hele AK Parti'nin aklından hiç geçmez. Teklif, sağlam bir
demokrasi ve hukuk reformudur; Anayasanın başında belirtilen ilk 3 maddeye,
Cumhuriyetin temel hedeflerine, kuvvetler ayrılığı ilkesine de paraleldir.''
AK Parti Grup Başkanvekili Suat Kılıç, Türkiye'nin hassas süreçlerinde kimsenin
herhangi bir parti hakkında kapatma davası gibi bir yaklaşımı gündeme getirmemesi
gerektiğini söyledi.
Kılıç, gazetecilere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman
Yalçınkaya'nın, Anayasa değişikliğine ilişkin eleştirilerini değerlendirdi.
AK Parti'li Kılıç, değişiklik teklifinin yeni bir şey olmadığını, taslak
olarak muhalefet partileri ile sivil toplum örgütlerine götürüldüğünü ve TBMM
Başkanlığına da zamanı içinde sunulduğunu vurgulayarak, ''Dün itibariyle
görüşmelere başlandı. Her şey Anayasanın ve TBMM İçtüzüğünün gereklerine göre
şekillenmektedir. Sayın Başsavcının zamanlaması konusunda söyleyecek sözümüz
yok'' dedi.
Bir gazetecinin, ''Siyasi partilerin kapatılmasına ilişkin düzenlemelere
de eleştirileri var. Onu nasıl değerlendiriyorsunuz?'' sorusuna ise Kılıç, şu
yanıtı verdi:
''Bizim arzu ettiğimiz düzenleme, Türkiye'de siyasi partilerle ilgili
hukuku, Avrupa normlarına kavuşturabilmektir. Türkiye'de partilerin kapatılması,
demokrasinin sorunlarını çözmek anlamında bir katkı sunmamıştır. Tam aksine,
kapatılan her siyasi partiyle birlikte Türkiye'nin demokrasi sorununa yenileri
ilave edilmiştir.
Türkiye demokrasisi adeta partiler mezarlığına çevrilmiştir. Elbette ki
siyasi partiler, Anayasanın koyduğu değerlere uymak ve paralel faaliyetler
sergilemekle yükümlüdür. Hiçbir siyasi parti, kendi faaliyetlerini Anayasanın
ortaya koyduğu değerlerden ve kriterlerden bağımsız ve sorumsuz bir şekilde
yürütemez. Bütün siyasi partilerin öncelikli görevi, Anayasa ve yasalara riayet
etmektir. Hukukun da görevi, sivil siyasetin meşru demokratik alanını
olabildiğince geniş tutacak kararların altına imza koymaktır. Şu anda yapılan
düzenleme, dünyada ilk defa icat edilen bir düzenleme değildir. Değişiklik
teklifi, Avrupa hukukuna paralel bir şekilde, siyasi sonuçlar yaratması muhtemel
kapatma davaları noktasında, demokratik ve hukuki düzenlemeyi getirmeyi
amaçlamaktadır. Bu değişiklik, Avrupa normlarına, çağdaş demokrasilerin siyasi
hayatı güçlendirmeye yönelik standartlarına uygun düşen, paralel bir
düzenlemedir.''
Kılıç, ''Başsavcı, 'siyasi partiler hakkında takdiri halk yapacak' dedi.
Burada siz halka rağmen mi değişiklik yapıyorsunuz?'' şeklindeki soru üzerine ise
şunları kaydetti:
''Siyasi partiler hakkındaki kararları elbette ki halk verecektir. Her
siyasi partinin ve kararın takdirini elbette ki egemenliğin sahibi olan millet
yerine getirecektir. Siyasi partilerin kendi aralarında konuşma ve
eleştirilerinde bu yaptığınızın takdirini halk ortaya koyacaktır. 'Karşılığını
halk verecek' denmesi son derece normaldir. Ama siyasi partilerin siyasi
kararlarıyla ilgili olarak, gereğini halk takdir edecek şeklindeki yaklaşımlar,
yargıdan gelmemelidir. Çünkü, 'gereğini halk yerine getirir' şeklindeki yaklaşım,
tamamen siyasal bir yaklaşımdır.''
Bir gazetecinin, ''Siyasi partilerden bu tür eleştireler zaten geliyor.
Ama açıklamayı yapan, partilere kapatma davası açan bir Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcısı. Bu eleştiri gibi mi dikkate alınmalı yoksa hiç mi dikkate
alınmamalı?'' sorusu üzerine de Kılıç, ''Türkiye'nin hassas süreçlerinde, Türkiye
ekonomisinin kalkınmaya ve büyümeye odaklandığı bu süreçte, hiç kimsenin herhangi
bir parti hakkında kapatma davası gibi bir yaklaşımı gündeme bile getirmemesi
gerekir'' dedi.
Türkiye'nin konusunun dava değil, ekonomi olduğunu vurgulayan Kılıç,
''Açıklamayı yapanın özellikle Sayın Başsavcı olmasını, ayrıca önem ifade eden
bir unsur olarak değerlendirmiyoruz'' diye konuştu.(16.01)
