2010-04-26 - 13:28
TBMM GENEL KURULU...
TBMM Başkanvekili Nevzat Pakdil, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun Türkiye-Ermenistan ilişkileri konusunda konuşmasının ardından konuyla ilgili gruplara söz verdi. MHP Ankara Milletvekili Deniz Bölükbaşı, Ermenistan ile protokol imzalanmasının ''tarihi bir gaflet olduğunu'' söyledi.

MHP Ankara Milletvekili Deniz Bölükbaşı, Ermenistan ile protokol imzalanmasının
''tarihi bir gaflet olduğunu'' söyledi.

TBMM Başkanvekili Nevzat Pakdil, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun
Türkiye-Ermenistan ilişkileri konusunda konuşmasının ardından konuyla ilgili
gruplara söz verdi.

BDP Grubu adına söz alan Batman Milletvekili Bengi Yıldız, Mustafa Kemal
Atatürk'ün ''Yurtta Sulh, Cihanda Sulh'' ilkesinin hayata geçirilmesi gerektiğini
belirterek, halkların dostluk ve kardeşlik içinde yaşaması için gerekli şartların
oluşturulması gerektiğini söyledi.

Yıldız, 1915 olaylarının toplumun vicdanında acıya yol açtığını
savunarak, ''Halklararası diyaloğun, dostluğun geliştirilmesi için, Türkiye'nin
yok saydığı tarihle yüzleşmesi kaçınılmazdır. Bu mesele, yabancı parlamentoların
işi değil, bizim meselemizdir. Bütün toplumlar geçmişiyle yüzleşir, hata
işlemişlerse özür dilemelerinden doğal bir şey olmaz. Özür dilemek kimseyi
küçültmez hatta büyütür'' diye konuştu.

Batman'da Türkler ile Ermenilerin dostça bir arada yaşadığını belirten
Yıldız, Doğu Cephesinden gelen askerlerin ''Ermeniler, Türkleri kesti'' yönündeki
söylemlerinden sonra halklar arasında düşmanlık başladığını anlattı.

CHP Bursa Milletvekili Onur Öymen, ABD Başkanı Barack Obama'nın her yıl
olduğu gibi bu yıl da 1915 olaylarını Ermenice'de soykırım anlamına gelen bir
kelime kullanarak ifade ettiğini belirterek, ''Atalarımıza yapılan bu haksızlığı
sinemize çekebilir miyiz?'' diye sordu.

Soykırım olup olmadığına sadece uluslararası mahkemelerin karar
verebileceğine dikkati çeken Öymen, Obama'nın bu yönde bir açıklama yapmasını
doğru bulmadıklarını söyledi.

Türkiye ile Ermenistan arasındaki protokollerin müzakerelerinde,
tarihçiler tarafından ortak komisyon kurulması, Kars Antlaşmasının geçerliliği ve
Ermenistan'ın Dağlık Karabağ'dan çekilmesi konularının neden açıklığa
kavuşturulmadığını soran Öymen, ''Ermenistan Anayasa Mahkemesinin kararı kesin,
gözden geçirme imkanı dahi yok. Bu karara rağmen halen protokolleri
onaylayacağınızı mı söylüyorsunuz? Protokollerin imzalanmasının üzerinden 1 yıl
geçti, Ermenistan bir köyden bile çekilmedi'' diye konuştu.

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın protokollerin imzalanmaması konusunda
uyarıda bulunduğunu, buna rağmen imzalandığını kaydeden Öymen, ''İnat edip
protokolleri imzaladınız, şimdi mahsulünü topluyorsunuz'' dedi.

AB tarafından Şubat 2008'de alınan ve bu yılın 6. ayında yürürlüğe
girecek bir kararla parlamentoların soykırıma ilişkin karar alabileceğini, bu
karara uymayanlara da 1 ila 3 yıl arasında hapis cezası öngörüldüğünü bildiren
Öymen, Ermenistan'ın, Azerbaycan topraklarından çekilmedikçe, soykırım
iddialarından ve Doğu Anadolu topraklarındaki emellerinden vazgeçmedikleri sürece
protokollerin onaylanmaması gerektiğini savundu.

MHP Ankara Milletvekili Deniz Bölükbaşı, ''Temelden sakat Erivan açılımı,
tam bir fiyaskoyla sonuçlanmıştır'' dedi.

Protokollerin ön şartsız olarak imzalandığını ileri süren Bölükbaşı,
üçüncü ülkeler tarafından protokollerin ön şartsız olarak kabul edilmesi yönünde
baskısı bulunduğunu ileri sürdü.

Bölükbaşı, protokoller imzalandıktan sonra Ermenistan'ın tutumunda
herhangi bir değişikliğin söz konusu olmadığına dikkati çekerek, ''Sınırı
tanımayan, Türk milletini soykırımla suçlayan, işgalci Ermenistan ile protokol
imzalanması tarihi bir gaflettir. AKP Hükümeti, protokolleri geri çekme
cesaretini dahi gösterememiş; 'imzamıza sadık kalacağız' diyerek ezik tutumunu
sürdürmüştür'' diye konuştu.

Azerbaycan'ın küstürüldüğünü ve incitildiğini ileri süren Bölükbaşı,
yürütülen dış politikanın etkili olmadığını savundu.

AK Parti Çankırı Milletvekili Suat Kınıklıoğlu ise Türkiye-Ermenistan
ilişkilerinin normalleşmesinin bölgesel bir boyutu olduğunu, ikili ilişkilerden
ziyade Dağlık Karabağ sorununun göz önünde tutulduğunu söyledi.

Türkiye ile Suriye arasındaki ilişkilerin 1998'den günümüze kadar geldiği
noktaya dikkati çeken Kınıklıoğlu, ''Suriye ile ilişkilerimizde bugüne kadarki
olumlu gelişmenin Ermenistan ile de olacağını düşünüyoruz'' dedi.

Protokollerde bölgelerarası uyuşmazlık ve çatışmaların, barışçıl
yaklaşımla çözülmesine ilişkin düzenleme bulunduğunu, bununla da Dağlık Karabağ
sorununa atıfta bulunulduğunu belirten Kınıklıoğlu, ABD Başkanı Obama'nın
''soykırım'' sözünü kullanmadığını, bunun Ermenice'de karşılığının başka olduğunu
söyledi.

Kınıklıoğlu, ''Türkiye-Ermenistan ilişkilerinin normalleşmesine ısrarla
devam edilecek. Balkanlarda, Orta Doğu'da başardığımızı Kafkasya'da da
başaracağız'' diye konuştu.

Suat Kınıklıoğlu, Serj Sarkisyan, merhum Alparslan Türkeş ve Büyükelçi
görevindeyken Onur Öymen'in katıldığı Frankfurt'taki bir toplantıda Türkiye ile
Ermenistan ilişkilerinin normalleşmesi konusunun görüşüldüğünü söyledi.

CHP'li Öymen, AK Parti'den önceki hükümetlerin de Türkiye-Ermenistan
ilişkilerinin normalleşmesi için büyük gayret gösterdiğini, amaçlarının ise
Ermenistan'ın Azerbaycan topraklarından çekilmesini sağlamak olduğunu söyledi.

Balıkesir Bağımsız Milletvekili Hüseyin Pazarcı da protokollerde, temel
üç sorunun çözümüne atıfta bulunulmadığını, üstü kapalı kelimelerle
geçiştirildiğini ileri sürdü.

Pazarcı, Türkiye'nin genel kapsamlı bir strateji belirleyerek, sorunların
çözümü konusunda üçüncü ülkelerin ikna edilmesi, Türkiye'nin haklılığını
duyuracak propagandaların yapılması gerektiğini kaydetti.

TBMM Genel Kurulunda CHP'nin gündem önerisi reddedildi.

Türkiye-Ermenistan ilişkileri konusundaki gündem dışı görüşmelerin
tamamlanmasının ardından CHP'nin, ''sendikal örgütlenme hakkı'' konusundaki
önergesinin bugün ele alınması önerisi ele alındı.

Lehte söz alan CHP Kocaeli Milletvekili Cevdet Selvi, işçilerin
örgütlenme hakkının engellendiğini öne sürerek, 22 milyon sendikalı olma hakkına
sahip işçiden yalnızca 600 binin bu hakkı kullanabildiğini ifade etti.

İşçiler işe alınırken sendikalı olmayacağına dair belge alındığını
söyleyen Selvi, Hükümetin gerekli önlemleri almadığını öne sürdü.

Aleyhte söz alan AK Parti Çorum Milletvekili Agah Kafkas, Anayasa
değişikliği ile ileri derecede sendikal haklar verildiğini belirterek, destek
olunmasını istedi.

Lehte konuşan Tunceli Bağımsız Milletvekili Kamer Genç, Anayasa
değişikliği teklifiyle sendikal hakların öldürüldüğünü öne sürdü.

Genç, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın ''diktatör olmak istediğini'' öne
sürdü.

Aleyhte konuşan AK Parti Kayseri Milletvekili ve Grup Başkanvekili
Mustafa Elitaş, CHP'nin Anayasa değişiklik teklifi oylamalarına katılmamasını
eleştirdi.

CHP'lilerin Anayasa değişikliği teklifinin oylamalarının gizli
yapılmadığını iddia ettiğini belirten Elitaş, bununla Anayasa Mahkemesine başvuru
için altyapı oluşturulmaya çalışıldığını ileri sürdü.

Elitaş, ''AK Parti, MHP ve bağımsızlar oylamaya giriyor. Biz kimin ne oy
verdiğine bakmıyoruz. Kimin milletten aldığı yetkiyi kullanıp kullanmadığına
bakıyoruz. Kimin zihninde prangalar var ona bakıyoruz. Yapılan oylamalar içtüzüğe
uygundur, gizli oylamalardır. Milletvekilleri özgür iradelerini
belirtmektedirler. Gelin siz de oy verin. Niye korkuyorsunuz milletvekillerinizin
iradesinden? Açın kapıları, kullansınlar oylarını'' diye konuştu.

Elitaş, adını anmadan, Genç'e yönelik eleştiri ve suçlamalarda bulunarak,
''Meclisteki kavgalarda hep başrollerde, kötü rollerde o. Erol Taş vardı ya onun
rollerinde bir şahıs. Nerede kavga nerede gürültü o şahıs'' görüşünü dile
getirdi.

Elitaş, Genç'in ''hayali ihracatçıların avukatı olduğunun TBMM
tutanaklarında belgelendiğini'' de iddia etti.

Elitaş, Genç'in bir ilde bir işhanı ile Türkiye'nin çeşitli yerlerinde
50-60 konutunun bulunduğunun belirtildiğini ileri sürerek, ''Hayatın boyunca kamu
görevliliği ve milletvekilliği yapmışsın. 50-60 konutu hangi kazançla
aldın?Milletvekili maaşının ne olduğu belli'' dedi.

Sataşma gerekçesiyle söz alan CHP Grup Başkanvekili Hakkı Suha Okay,
Elitaş'ın (Genç'e yönelik suçlamalarını kastederek) gazete kupürleriyle
suçlamalarda bulunduğunu belirtmesi üzerine AK Parti sıralarından laf atıldı.
Okay, ''Sen sus, konuşma. Sus. Saygısız adam'' diye bağırdı.

Okay, ''AKP'nin kendi işine bakması gerektiğini'' ifade ederek, ''Anayasa
değişikliği diye eğer parlamentoya AKP için tüzük değişikliği getiriyorsunuz.
Yüce divan korkusuyla her milletvekilinin peşine iki milletvekili takıp,
kabinleri kullanmadan kontrollu oy kullandırıyorsunuz. Sizin yapmak istediğiniz
gayri meşru tüzük değişikliğine meşruiyet kazandırmayacak CHP... Kendiniz
pişireceksiniz, kendiniz yiyeceksiniz'' dedi.

Okay, konuşurken AK Partili milletvekilleri sıralara vurarak protestoda
bulundu.

Meclis Başkanının başından beri genel kurulu idare ettiğini ifade eden
Okay, ''Bu ne panik, bu ne fire korkusu. Halinizi Türkiye izliyor,. Tarih bunları
not ediyor. CHP milletvekilleri sizler gibi biat içinde değildir. Gözlerimi
kaparım, vazifemi yaparım anlayışı içinde değildir'' diye konuştu.

Yine sataşma nedeniyle söz alan Kamer Genç, Elitaş'a ''Senden yiğitçe bir
şey istiyorum. Çıkalım bir televizyon programına karşılıklı konuşalım'' diye
hitap etti.

Elitaş'ın işhanının olduğunu belirttiğini anımsatan Genç, ''İşhanım varsa
sana bağışlıyorum. Yoksa sen bana işhanı alır mısın? Eğer kendi kesemi
düşünseydim AKP'ye girer ihaleleri takip eder, hayali ihracat yapardım''. Genç,
Elitaş'ı, televizyon programına çıkmaya çağırdı. (13.28)