2009-01-16 - 16:00
MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, Parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, Tuncay Güney'in TRT'de yayına çıkartılmasını eleştirerek, ''TRT, bir kamu kuruluşu olduğunu unutmamalıdır. 'Yayıncılık yapacağız' diye hukuk devletinin temellerine dinamit koymaya kimsenin hakkı yoktur'' dedi.
MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, Tuncay Güney'in
TRT'de yayına çıkartılmasını eleştirerek, ''TRT, bir kamu kuruluşu
olduğunu unutmamalıdır. 'Yayıncılık yapacağız' diye hukuk devletinin temellerine
dinamit koymaya kimsenin hakkı yoktur'' dedi.
TBMM'de basın toplantısı düzenleyen Şandır, Tuncay Güney'in TRT'deki bir
programa Kanada'dan katılmasıyla ilgili soruyu yanıtladı. Ergenekon davasının,
yargı sürecinde olduğunu, bu nedenle konuyla ilgili konuşulmasını doğru
bulmadığını belirten Şandır, ''Yargı sürecine herkes saygı göstermeli, yargının
sonucuna da herkesin saygı göstereceğini önceden belirtmeli ve yargının
bağımsızlığına ve güvenirliğine inancımızı devam ettirmeliyiz'' dedi.
Şandır, yaşanan bazı olayları anlamakta ve kabullenmekte zorlandıklarını
ifade ederek, ''8 sene önce alınan bir ifadenin bugün basına dağıtılmasının
gerekçesi ve faydası nedir? Hangi hukuk teamülüne girer? Kanun kaçağı olan bir
kişinin TRT'de 4-5 saat programa çıkartılması da nasıl izah edilir? Buna
anlamakta ve kabullenmekte zorlanıyoruz. TRT, kendinin bir kamu kuruluşu olduğunu
unutmamalıdır. 'Yayıncılık yapacağız' diye hukuk devletinin temellerine dinamit
koymaya kimsenin hakkı yoktur'' diye konuştu.
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural da basın toplantısının ardından
Güney'in, TRT'de programa alınmasını esprili bir şekilde, ''TRT, Cemil Bayık'ın
seçmen olmasını bir devrim olarak adlandırıp, bu seçmenin tercihinin AKP'den yana
olması konusundaki ısrarının, devam edip etmeyeceğini sorarsa tarihi bir
habercilik yapmış olur'' diye değerlendirdi.
-TAPU KANUNUNDA 2-B İLE İLGİLİ YAPILAN DEĞİŞİKLİK
Şandır, TBMM'de yaptığı basın toplantısında, dün TBMM Genel Kurulunda
kabul edilen Tapu Kanununda 2-B arazileriyle ilgili yapılan değişikliklere
değindi. 4 kez Anayasa Mahkemesi, bir kez de Cumhurbaşkanından geri dönen 2-B
Kanununa hazırlık oluşturmak için Tapu Kanununda değişiklik yapıldığını öne süren
Şandır, ''Tapu Kanununda yaptıkları değişikliklerle, orman sınırı dışına
çıkartılan arazilerin parayı verene, babalar gibi satmanın hazırlığını yaptılar.
Bu hukuk devletinde olmaması gereken bir düzenlemedir'' dedi.
Şandır, MHP olarak, Hükümeti ve AK Parti grubunu, hukuk
tanımamazlıklarından dolayı kınadıklarını belirterek, ''Sorun, orman içi ve
kenarında yaşayan vatandaşlarımızın sorunlarını çözme meselesi değildir. Orman
açılarak kazanılan ve Anayasal bir işlem sonucunda orman hudutları dışına
çıkartılan 473 bin hektar, yani 4 milyar 730 milyon metrekare arazinin
değerlendirilmesi meselesidir'' dedi.
Anayasa'nın, bu arazinin orman içi ve kenarında bulunan köylerin
kalkındırılması için kullanılmasını öngördüğünü hatırlatan Şandır, şöyle devam
etti:
''Her ne hikmetse, 1986 yılından bu yana, her hükümet, ormanın
açılmasıyla elde edilen bu arazileri birilerine peşkeş çekmek için kanun
çıkartır, Anayasa Mahkemesi de iptal eder. Şimdi AKP hükümeti de buna tekrar
teşebbüs edebilmek için bir hukuk zemini hazırlamaktadır. Hukuku arkadan
dolanarak aşabilmenin gayretini göstermektedir. Ama tekrar hukuka yakalanacaktır.
Bu niyeti gerçekleştiremeyecektir.
Anayasada açıkça yasaklanmasına rağmen, yerel seçimler öncesi yaklaşık 9
milyon insanımızı ilgilendiren bir sorunu çözerek değil, istismar ederek
ormanların siyasi propaganda aracı olarak kullanılmasını ve bu niyeti kınıyoruz.
Bunun engellenmesi gerektiğini düşünüyoruz. Dün çıkartılan kanun, Anayasaya
aykırıdır ve Anayasa Mahkemesine götürülmesi halinde, bunun da daha öncekiler
gibi iptal edileceği kanaatindeyiz. Dün çıkartılan düzenlemeyle, özellikle
İstanbul, Antalya, Mersin gibi arazi rantçılığının yapıldığı yerlerde birilerinin
zilliyetinde olan 2-B arazilerini, bir an önce paraya dönüştürebilmek için,
birileri zulalarındaki paraları ortaya çıkartıp değerlendirme niyetinde.
Bu kanun, masum bir kanun değildir. Hukuk devleti ilkelerine uymaz.''
-ÖNERGELERİ GÖSTERDİ-
MHP'li Şandır, yasanın görüşülmesi sırasında verilen önerge metinlerini
de gazetecilere göstererek, ''Verilen önergelerin şekli bu... 9 milyon insanı
ilgilendiren ve Türkiye'nin yaklaşık 40 yıllık sorununa çözüm ürütmek istenen bir
konuda, üretilmek istenen çözümün önergeleri bunlar. Ne okunuyor, ne de
okunduğunda anlaşılıyor. Son anda bir yerlerde hazırlanarak getirildi. Bilgisayar
çıktısı silinip, el yazasıyla yazıldı, sonra el yazısı da silinip tekrar başka
bir el yazısı yazıldı'' diye konuştu.
Mevcut anayasa var olduğu sürece 2-B arazilerinin, orman içi köylüsüne
dahi satılamayacağını, sadece tahsis edilebileceğini öne süren Şandır, AK
Parti'nin, yerel seçim öncesi orman içi ve kenarında yaşayan vatandaşları, seçim
öncesi umutlandırarak, oy avcılığı yaptığını ileri sürdü.
Şandır, MHP'nin, 2-B sorununun çözümünden yana olduğunu da dile
getirerek, bu arazilerin orman köylüsüne verilmesi gerektiğini söyledi.
Büyükşehirlerin etrafında 60 bin hektarlık arazinin işgal edildiğinin
söylendiğini belirten Şandır, bu arazilerin bedellerinin de tahsil edilmesi
gerektiğini sözlerine ekledi.
TRT'de yayına çıkartılmasını eleştirerek, ''TRT, bir kamu kuruluşu
olduğunu unutmamalıdır. 'Yayıncılık yapacağız' diye hukuk devletinin temellerine
dinamit koymaya kimsenin hakkı yoktur'' dedi.
TBMM'de basın toplantısı düzenleyen Şandır, Tuncay Güney'in TRT'deki bir
programa Kanada'dan katılmasıyla ilgili soruyu yanıtladı. Ergenekon davasının,
yargı sürecinde olduğunu, bu nedenle konuyla ilgili konuşulmasını doğru
bulmadığını belirten Şandır, ''Yargı sürecine herkes saygı göstermeli, yargının
sonucuna da herkesin saygı göstereceğini önceden belirtmeli ve yargının
bağımsızlığına ve güvenirliğine inancımızı devam ettirmeliyiz'' dedi.
Şandır, yaşanan bazı olayları anlamakta ve kabullenmekte zorlandıklarını
ifade ederek, ''8 sene önce alınan bir ifadenin bugün basına dağıtılmasının
gerekçesi ve faydası nedir? Hangi hukuk teamülüne girer? Kanun kaçağı olan bir
kişinin TRT'de 4-5 saat programa çıkartılması da nasıl izah edilir? Buna
anlamakta ve kabullenmekte zorlanıyoruz. TRT, kendinin bir kamu kuruluşu olduğunu
unutmamalıdır. 'Yayıncılık yapacağız' diye hukuk devletinin temellerine dinamit
koymaya kimsenin hakkı yoktur'' diye konuştu.
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural da basın toplantısının ardından
Güney'in, TRT'de programa alınmasını esprili bir şekilde, ''TRT, Cemil Bayık'ın
seçmen olmasını bir devrim olarak adlandırıp, bu seçmenin tercihinin AKP'den yana
olması konusundaki ısrarının, devam edip etmeyeceğini sorarsa tarihi bir
habercilik yapmış olur'' diye değerlendirdi.
-TAPU KANUNUNDA 2-B İLE İLGİLİ YAPILAN DEĞİŞİKLİK
Şandır, TBMM'de yaptığı basın toplantısında, dün TBMM Genel Kurulunda
kabul edilen Tapu Kanununda 2-B arazileriyle ilgili yapılan değişikliklere
değindi. 4 kez Anayasa Mahkemesi, bir kez de Cumhurbaşkanından geri dönen 2-B
Kanununa hazırlık oluşturmak için Tapu Kanununda değişiklik yapıldığını öne süren
Şandır, ''Tapu Kanununda yaptıkları değişikliklerle, orman sınırı dışına
çıkartılan arazilerin parayı verene, babalar gibi satmanın hazırlığını yaptılar.
Bu hukuk devletinde olmaması gereken bir düzenlemedir'' dedi.
Şandır, MHP olarak, Hükümeti ve AK Parti grubunu, hukuk
tanımamazlıklarından dolayı kınadıklarını belirterek, ''Sorun, orman içi ve
kenarında yaşayan vatandaşlarımızın sorunlarını çözme meselesi değildir. Orman
açılarak kazanılan ve Anayasal bir işlem sonucunda orman hudutları dışına
çıkartılan 473 bin hektar, yani 4 milyar 730 milyon metrekare arazinin
değerlendirilmesi meselesidir'' dedi.
Anayasa'nın, bu arazinin orman içi ve kenarında bulunan köylerin
kalkındırılması için kullanılmasını öngördüğünü hatırlatan Şandır, şöyle devam
etti:
''Her ne hikmetse, 1986 yılından bu yana, her hükümet, ormanın
açılmasıyla elde edilen bu arazileri birilerine peşkeş çekmek için kanun
çıkartır, Anayasa Mahkemesi de iptal eder. Şimdi AKP hükümeti de buna tekrar
teşebbüs edebilmek için bir hukuk zemini hazırlamaktadır. Hukuku arkadan
dolanarak aşabilmenin gayretini göstermektedir. Ama tekrar hukuka yakalanacaktır.
Bu niyeti gerçekleştiremeyecektir.
Anayasada açıkça yasaklanmasına rağmen, yerel seçimler öncesi yaklaşık 9
milyon insanımızı ilgilendiren bir sorunu çözerek değil, istismar ederek
ormanların siyasi propaganda aracı olarak kullanılmasını ve bu niyeti kınıyoruz.
Bunun engellenmesi gerektiğini düşünüyoruz. Dün çıkartılan kanun, Anayasaya
aykırıdır ve Anayasa Mahkemesine götürülmesi halinde, bunun da daha öncekiler
gibi iptal edileceği kanaatindeyiz. Dün çıkartılan düzenlemeyle, özellikle
İstanbul, Antalya, Mersin gibi arazi rantçılığının yapıldığı yerlerde birilerinin
zilliyetinde olan 2-B arazilerini, bir an önce paraya dönüştürebilmek için,
birileri zulalarındaki paraları ortaya çıkartıp değerlendirme niyetinde.
Bu kanun, masum bir kanun değildir. Hukuk devleti ilkelerine uymaz.''
-ÖNERGELERİ GÖSTERDİ-
MHP'li Şandır, yasanın görüşülmesi sırasında verilen önerge metinlerini
de gazetecilere göstererek, ''Verilen önergelerin şekli bu... 9 milyon insanı
ilgilendiren ve Türkiye'nin yaklaşık 40 yıllık sorununa çözüm ürütmek istenen bir
konuda, üretilmek istenen çözümün önergeleri bunlar. Ne okunuyor, ne de
okunduğunda anlaşılıyor. Son anda bir yerlerde hazırlanarak getirildi. Bilgisayar
çıktısı silinip, el yazasıyla yazıldı, sonra el yazısı da silinip tekrar başka
bir el yazısı yazıldı'' diye konuştu.
Mevcut anayasa var olduğu sürece 2-B arazilerinin, orman içi köylüsüne
dahi satılamayacağını, sadece tahsis edilebileceğini öne süren Şandır, AK
Parti'nin, yerel seçim öncesi orman içi ve kenarında yaşayan vatandaşları, seçim
öncesi umutlandırarak, oy avcılığı yaptığını ileri sürdü.
Şandır, MHP'nin, 2-B sorununun çözümünden yana olduğunu da dile
getirerek, bu arazilerin orman köylüsüne verilmesi gerektiğini söyledi.
Büyükşehirlerin etrafında 60 bin hektarlık arazinin işgal edildiğinin
söylendiğini belirten Şandır, bu arazilerin bedellerinin de tahsil edilmesi
gerektiğini sözlerine ekledi.
