2012-09-20 - 13:40
CHP Genel Başkan Yardımcısı Faruk Loğoğlu parlamentoda düzenlediği basın toplantısında Suriye, Irak, İran ilişkilerini, Davutoğlu'nun "ulusçuluk" hakkındaki sözlerini, terör sorunun ve Yunanistan ilişkilerini değerlendirdi.
Suriye, İran ve Irak'la olan ilişkilerin "üçünün de kötü gittiğini" vurgulayan Loğoğlu, "üçü de bizim için, hem bölge ülkeleri olarak hem de ticari, ekonomik ilişkiler açısından hayati önem taşıyan ülkelerdir" dedi. Üç ülkeyle ilişkilerin kötü gidişatının Türkiye'de pkk'nın hareket alanını genişlettiğini belirtti. Loğoğlu, pkk'nın bu durumdan "ilham veya cesaret aldığını, ya da doğrudan değişik ölçülerde, değişik biçimlerde destek aldığını" ifade etti.
Suriye konusunda Türkiye'nin "artık iyice marjinalize olduğunu" sözlerine ekleyen Loğoğlu, "bugün inisiyatifin bölge ülkeleri bakımından Mısır'ın eline geçmiş durumda olduğunu" belirtti. Mısır'ın İran, Suudi Arabistan ve Türkiye'yi bir toplantıya çağırdığı bilgisini veren Loğoğlu şunları kaydetti:
"Bu aylarca önce Türkiye'nin yapması gereken, çok daha etkili bir biçimde yapabileceği bir girişimdi. Fakat Suriye konusunda bu şansımızı da izlenen yanlış politikalar neticesinde yitirmiş durumdayız. Şimdi Türkiye Mısır'ın ayak izlerinden gidiyor, yarın başka birisi olabilir. Türkiye artık Suriye konusunda artık yalnız kalmış, arkasında Birleşmiş Milletler olmayan, NATO olmayan, AB olmayan, ABD olmayan bir ülke konumuna gelmiştir. Bu Türkiye için kötü bir haberdir ama daha kötüsü Suriye içindir. Bu Suriyelilerin çatışmaya devam edeceği anlamına gelmektedir"
Birleşmiş Milletlerin yeni bir özel temsilcisinin olduğunu hatırlatan Loğoğlu, "benim Davutoğlu'na tavsiyem bu özel temsilciyle çok yakın temas halinde olunması, onunla iş birliği yapılması, ona mümkün olduğunca bu zor misyonunda yardımcı olmasıdır" dedi.
CHP'li Loğoğlu, artan terör olayları ile ilgili olarak "hepimiz bu artık bitsin diyoruz ama her sabah uyanırken acaba bugün yine ölen oldu mu, şehit verdik mi diye uyanıyoruz. Bütün hayatımız artık bu eksen etrafında dönmeye başladı" şeklinde konuştu. AK Parti'nin "kendi söylemlerinin gürültüsünden ve cazibesinden bir türlü halkın sesini duymadığını" belirten Loğoğlu, "iktidar partisi, lafla, hamasetle bu işin üstesinden gelinemeyeceğini hala fark edebilmiş değil" dedi.
Terörle mücadelede toplumsal duyarlılıklara saygılı olunması gerektiğini belirten Loğoğlu şunları kaydetti:
"Şiddete başvuranların yani teröristlerin analarına babalarına hakaret etmeye, 'sütü bozuk, kanı bozuk' gibi ifadelerle dışlamaya kalkışmaya kimsenin hakkı yoktur. Bu söylem ahlaki değildir, insani değildir. Bu söylem barış dili değildir. Hepimiz iyisiyle kötüsüyle bu toplumun insanlarıyız. O bakımdan iktidar partisi temsilcilerinin bu konuda çok daha ölçülü davranmaları gerekir. Terörle mücadelede dürüstlük ve tutarlılık da çok önemlidir. Oysa on yıldır toplumumuza gerçekleri söylemeyen, sürekli gündem değiştirerek hatalarını unutturmaya çalışan bir siyasi iktidar var."
CHP'nin "Oslo görüşmelerini gündeme yeniden taşıdığını" hatırlatan Loğoğlu, "Bunun değişik sebepleri var ama asıl, çekirdek sebep AKP'nin sırf siyasi getiri maksadıyla cumhuriyetimizin kürt yurttaşlarına yönelik yerine getiremeyeceğini bildiğimiz bir takım vaatlerde bulunduğunu gözler önüne sermek istedik. Biz Oslo'da niçin görüştünüz diye sorgulamadık, bizim sorumuz Oslo'da ne görüştün, ne sonuç aldın sorusudur. AKP kürt yurttaşlarımızı incitmeye ve aldatmaya devam etmekte, kan akışını da durduramamaktadır" şeklide konuştu.
1 Ekim'de Meclis açıldığında bu konudaki çalışmaları sürdüreceklerini dile getiren Loğoğlu, bu sorunun Meclis dışında Başbakanlık'ta ya da bir bakanlıkta çözülmesinin mümkün olmadığını, çözüm yerinin TBMM olduğunu belirtti.
Davutoğlu'nun, ''ulusçuluk'' kavramını tartışmaya açtığını ifade eden Loğoğlu, ''Türkiye Cumhuriyeti, akademisyen Davutoğlu'nun zihin cambazlığının deney laboratuvarı değildir, dış politika Davutoğlu'nun yap boz tahtası da değildir. Kişisel rüyalarının oyun alanı hiç değildir. Davutoğlu'nun bu çıkışıyla, ya tarihimizi bilmediğini gösteriyor ya da tarihini çok iyi bildiği Cumhuriyetimize meydan okuyor. Ben ikincisinin olduğunu biliyorum'' diye konuştu.
Davutoğlu'nun, ülkenin ve milletin çıkarlarını korumak görevi olduğunu, bunları sorgulamanın görevi olmadığını ifade eden Loğoğlu, ''Görevini başka türlü algılıyorsa rüya görmeyi bıraksın, özlediğini söylediği akademik dünyaya dönsün'' dedi.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Loğoğlu, Türkiye'nin, Yunanistan ile olan ilişkilerinin, iyi yönetilemediği takdirde sıkıntılı bir döneme girilebileceğini belirtti. (13:40)
Banu Doğan
Suriye konusunda Türkiye'nin "artık iyice marjinalize olduğunu" sözlerine ekleyen Loğoğlu, "bugün inisiyatifin bölge ülkeleri bakımından Mısır'ın eline geçmiş durumda olduğunu" belirtti. Mısır'ın İran, Suudi Arabistan ve Türkiye'yi bir toplantıya çağırdığı bilgisini veren Loğoğlu şunları kaydetti:
"Bu aylarca önce Türkiye'nin yapması gereken, çok daha etkili bir biçimde yapabileceği bir girişimdi. Fakat Suriye konusunda bu şansımızı da izlenen yanlış politikalar neticesinde yitirmiş durumdayız. Şimdi Türkiye Mısır'ın ayak izlerinden gidiyor, yarın başka birisi olabilir. Türkiye artık Suriye konusunda artık yalnız kalmış, arkasında Birleşmiş Milletler olmayan, NATO olmayan, AB olmayan, ABD olmayan bir ülke konumuna gelmiştir. Bu Türkiye için kötü bir haberdir ama daha kötüsü Suriye içindir. Bu Suriyelilerin çatışmaya devam edeceği anlamına gelmektedir"
Birleşmiş Milletlerin yeni bir özel temsilcisinin olduğunu hatırlatan Loğoğlu, "benim Davutoğlu'na tavsiyem bu özel temsilciyle çok yakın temas halinde olunması, onunla iş birliği yapılması, ona mümkün olduğunca bu zor misyonunda yardımcı olmasıdır" dedi.
CHP'li Loğoğlu, artan terör olayları ile ilgili olarak "hepimiz bu artık bitsin diyoruz ama her sabah uyanırken acaba bugün yine ölen oldu mu, şehit verdik mi diye uyanıyoruz. Bütün hayatımız artık bu eksen etrafında dönmeye başladı" şeklinde konuştu. AK Parti'nin "kendi söylemlerinin gürültüsünden ve cazibesinden bir türlü halkın sesini duymadığını" belirten Loğoğlu, "iktidar partisi, lafla, hamasetle bu işin üstesinden gelinemeyeceğini hala fark edebilmiş değil" dedi.
Terörle mücadelede toplumsal duyarlılıklara saygılı olunması gerektiğini belirten Loğoğlu şunları kaydetti:
"Şiddete başvuranların yani teröristlerin analarına babalarına hakaret etmeye, 'sütü bozuk, kanı bozuk' gibi ifadelerle dışlamaya kalkışmaya kimsenin hakkı yoktur. Bu söylem ahlaki değildir, insani değildir. Bu söylem barış dili değildir. Hepimiz iyisiyle kötüsüyle bu toplumun insanlarıyız. O bakımdan iktidar partisi temsilcilerinin bu konuda çok daha ölçülü davranmaları gerekir. Terörle mücadelede dürüstlük ve tutarlılık da çok önemlidir. Oysa on yıldır toplumumuza gerçekleri söylemeyen, sürekli gündem değiştirerek hatalarını unutturmaya çalışan bir siyasi iktidar var."
CHP'nin "Oslo görüşmelerini gündeme yeniden taşıdığını" hatırlatan Loğoğlu, "Bunun değişik sebepleri var ama asıl, çekirdek sebep AKP'nin sırf siyasi getiri maksadıyla cumhuriyetimizin kürt yurttaşlarına yönelik yerine getiremeyeceğini bildiğimiz bir takım vaatlerde bulunduğunu gözler önüne sermek istedik. Biz Oslo'da niçin görüştünüz diye sorgulamadık, bizim sorumuz Oslo'da ne görüştün, ne sonuç aldın sorusudur. AKP kürt yurttaşlarımızı incitmeye ve aldatmaya devam etmekte, kan akışını da durduramamaktadır" şeklide konuştu.
1 Ekim'de Meclis açıldığında bu konudaki çalışmaları sürdüreceklerini dile getiren Loğoğlu, bu sorunun Meclis dışında Başbakanlık'ta ya da bir bakanlıkta çözülmesinin mümkün olmadığını, çözüm yerinin TBMM olduğunu belirtti.
Davutoğlu'nun, ''ulusçuluk'' kavramını tartışmaya açtığını ifade eden Loğoğlu, ''Türkiye Cumhuriyeti, akademisyen Davutoğlu'nun zihin cambazlığının deney laboratuvarı değildir, dış politika Davutoğlu'nun yap boz tahtası da değildir. Kişisel rüyalarının oyun alanı hiç değildir. Davutoğlu'nun bu çıkışıyla, ya tarihimizi bilmediğini gösteriyor ya da tarihini çok iyi bildiği Cumhuriyetimize meydan okuyor. Ben ikincisinin olduğunu biliyorum'' diye konuştu.
Davutoğlu'nun, ülkenin ve milletin çıkarlarını korumak görevi olduğunu, bunları sorgulamanın görevi olmadığını ifade eden Loğoğlu, ''Görevini başka türlü algılıyorsa rüya görmeyi bıraksın, özlediğini söylediği akademik dünyaya dönsün'' dedi.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Loğoğlu, Türkiye'nin, Yunanistan ile olan ilişkilerinin, iyi yönetilemediği takdirde sıkıntılı bir döneme girilebileceğini belirtti. (13:40)
Banu Doğan
