2010-04-20 - 18:47
ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ TBMM GENEL KURULUNDA...
TBMM Genel Kurulunda, Anayasa değişikliği teklifinin 3. maddesinin görüşülmesine başlandı. Birleşimi yöneten TBMM Başkanvekili Sadık Yakut'un yerini TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin aldı.
TBMM Genel Kurulunda, Anayasa değişikliği teklifinin 3. maddesinin görüşülmesine
başlandı.

Genel Kurulda, Danışma Kurulunda uzlaşma sağlanamaması üzerine BDP, MHP
ve CHP grup önerileri görüşüldü.

Grup önerilerinin reddedilmesinin ardından Anayasa değişikliği
teklifinin, Anayasanın ''Seyahat Hürriyeti'' başlıklı 23. maddesinde değişiklik
içeren 3. maddesinin görüşülmesine geçildi.

Bu arada, birleşimi yöneten TBMM Başkanvekili Sadık Yakut'un yerini Meclis
Başkanı Mehmet Ali Şahin aldı.

MHP Kırşehir Milletvekili Metin Çobanoğlu,
Anayasa değişikliği teklifinin AK Parti tarafından tek başına hazırlandığını ve
dayatma şeklinde getirildiğini öne sürdü.

Genel Kurulda, Anayasa değişikliği teklifinin, Anayasanın ''Seyahat
Hürriyeti'' başlıklı 23. maddesinde değişiklik içeren 3. maddesi üzerindeki
görüşmeler sürüyor.

Madde üzerine MHP grubu adına söz alan Kırşehir Milletvekili Metin
Çobanoğlu, anayasaların kutsal metinler olmadığını, değişiklik yapılabileceğini,
ancak bu değişiklik yapılırken toplumsal uzlaşma sağlanması gerektiğini ifade
etti. Çobanoğlu, görüşülen teklifin AK Parti tarafından tek başına hazırlandığını
ve dayatma şeklinde getirildiğini öne sürdü. Son günlerde 'şark kurnazlığı''
polemiği yapıldığını belirten Çobanoğlu, aslında anayasa değişikliğinin gündeme
getirilmesinin ''şark kurnazlığı'' olduğunu iddia etti. Çobanoğlu, hükümetin,
suni gündem oluşturarak vatandaşın kafasını karıştırmak istediğini savundu.

CHP Grubu adına söz alan Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk de
demokratik anayasaların egemenlik kavramını yalnızca yürütmeye tanımadığını, bu
hakkı hiçbir sınıf, zümre ve siyasal partiye tek başına vermediğini söyledi.
Teklifin, kuvvetler ayrılığı ilkesini ortadan kaldıracak nitelikte olduğunu öne
süren Köktürk, ''Teklifte, tavşan-havuç modeli var. Arkasındaki ölüm kapanını
gizleyen bir teklif'' dedi. Köktürk, üzerinde görüşülen maddeyi de eleştirerek,
''Bu madde, işsizlerin, çay parasını ödeyemediği için kahveye bile gidemeyen
emeklinin, sigorta prim borçlarını ödeyemeyenlerin seyahat özgürlüğüne katkı
sağlayacak mı?'' diye sordu.

BDP Van Milletvekili Özdal Üçer de grubu adına yaptığı konuşmada, AK
Parti'nin, ''ben bildiğimi yaparım'' şeklinde bir tavır içinde olduğunu öne
sürerek bu tavrı kınadığını söyledi. Üçer, anayasanın, toplumsal bir sözleşme
olduğunu ancak Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve hükümetin bu sorumluluğu yerine
getirmediğini iddia etti. Hukuk, adalet ve demokrasinin yaşam bulması için
demokratik zihniyetin önemli olduğunu vurgulayan Üçer, bu demokrasi kültürünün
getirilememesi halinde toplumsal huzurun sağlanamayacağını kaydetti. AK Parti
Hükümetinin politikalarını eleştiren Üçer, ''Ölümü gösterip sıtmaya razı etme
politikaları artık prim yapmıyor'' diye konuştu.

AK Parti Bayburt Milletvekili Ülkü Gökalp Güney ise görüşülen maddeyle
önemli bir değişiklik yapıldığını, bir kişinin vergi borcu olsa da o kişi
hakkında yurt dışına çıkış yasağı ancak yargı kararıyla konulabileceğini ifade
etti. Görüşülen söz konusu değişikliğin yerinde olduğunu, hatta böyle bir
değişiklik yapılmasında gecikildiğini ifade eden Güney, teklifle ilgili
eleştirilere karşılık olarak, teklifin uluslararası hukuk standartlarına uyum
sağladığını söyledi.

Şahsı adına söz alan AK Parti Manisa Milletvekili Recai Berber,
uluslararası hukuk standartlarına göre değerlendirildiğinde, seyahat özgürlüğü
ile ilgili yürürlükteki düzenlemenin ölçüsüz olduğunun düşünülebileceğini
kaydetti. Berber, söz konusu hükmün, anayasaya uygunluk açısından da yeterli
olmadığını, küreselleşen dünya ile bağdaşmadığını dile getirdi.

BDP Bitlis Milletvekili Nezir Karabaş da toplumsal huzurun sağlanması
için mevcut anayasanın değişmesi gerektiğini ancak getirilen teklifin bu konuda
yeterli olmadığını öne sürdü. Nezir Karabaş, 12 Eylül Anayasası'nın tümüyle
değişmesini istediklerini, toplumun da bunu talep ettiğini anlattı. (18.47)