-“(TBMM Genel Kurulu’nda, Adalet Bakanı Gürlek ve İçişleri Bakanı Çiftçi’nin yemin etmesi sırasında yaşananlar) -“Bu metazori, bu zorlama TBMM’nin mehabetine yakışmamıştır, anayasaya aykırı bir teşebbüs olarak kayıtlara düşmüştür”
-“Asla, ‘Benim görüşüme uymayan konuya zorla müdahale ederim, bunu yaptırmam’ diyemezsiniz. Bu, Anayasa'ya da aykırıdır, demokratik teamüllere de aykırıdır ve asla kabul edilemez. Ben bu davranışının son derece haksız, yersiz ve Türkiye demokrasisine karşı yapılmış bir hareket olduğunu düşünüyorum”
-"Sayın Cumhurbaşkanı bundan evvelki bakanları nasıl atadıysa ve o bakanlar nasıl görevlerine başladıysa dün de yeni göreve atanmış olan iki bakan arkadaşımız aynı prosedürler çerçevesinde; Meclis’e gelmişler, yeminlerini etmişler ve işlem tamamlanmıştır. ‘Bunu yaptırmayacağım’ demek kimsenin hakkı değildir, kimsenin böyle bir demokratik hakkı olamaz”
-“(Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu raporu) Süreç planlandığı gibi gidiyor. Bu anlamda komisyonda olan bütün partilerin temsilcilerine raporun nihai şekli gönderilecektir. Komisyonu toplayarak rapor hakkındaki müzakere yapılacak, oylamayla birlikte de rapor tamamlanarak, bu süreç bütünüyle nihayete ermiş olacaktır”
-“(Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş’in kıyafeti nedeniyle hedef alınması)Sağda solda uyumuş, susmuş gibi görünen, örümcek kafalıların bir daha hortlamaması için Türkiye’de bireysel özgürlükler alanının, kılık kıyafet de başta olmak üzere tamamıyla garanti altına alınması için anayasal bir düzenleme şarttır”
-“Öyle anlaşılıyor ki insanların kıyafetlerini yasaklayan bu örümcek kafa hala tamamıyla ortadan kalkmamış. Bu örümcek kafanın zaman zaman hortladığını görmekten büyük bir üzüntü duyuyorum”
-“Halkın oyuyla seçilmiş olan bir belediye başkanına kıyafeti dolayısıyla hakaret etmek kimin haddinedir. Böylesine bir hadsizlik olabilir mi? Sana mı soracak hangi kıyafeti giyeceğini”
-“Türkiye, hala darbecilerin yapmış olduğu bir anayasayla yönetilmemelidir. Türkiye’nin siyasi birikimi, demokratik tecrübesi özgürlükçü, sivil, demokrat, kuşatıcı, kapsayıcı, kapsayıcı bir anayasayı yapmaya yeterlidir ve inşallah önümüzdeki dönemde Türkiye bu çalışmanın içerisine girer diye ümit ediyorum. Bu konuda da herkesi kendi sorumluluklarını yüklenmeye davet ediyorum”
-“Filistin meselesinin hem insanlığın önünde çözülmesi zorunlu olan hayati bir mesele hem de insanlığın bundan sonraki gelişimi için yol gösterici bir insanlık rehberi olduğuna inanıyoruz”
-“Filistin’de hakkaniyet ve adalet sağlanmadan, Filistin devletinin de var olduğu iki devleti bir çözüm kabul edilmeden Orta Doğu’ya asla barış gelmeyecektir.”
-“Her ne kadar bir barış dönemine geçiliyor görünse de asla bu katliamların, soykırımların unutturulmaması ve burada sözde bir barış sağlanıyormuş gibi yapılarak Netanyahu ve çetesinin elini yıkayarak bu kanlı senaryodan kendisini tecrit etmesine müsaade edilmemelidir”
TBMM Başkanı Kurtulmuş, Türkiye’ye resmi ziyaret gerçekleştiren Slovenya Ulusal Meclis Başkanı Urška Klakocar Zupancic ile Meclis’te bir araya geldi.
Zupancic’i TBMM’ye gelişinde karşılamasının ardından Slovenya ve Türkiye bayrakları önünde görüntü veren Kurtulmuş, daha sonra konuk mevkidaşı Zupancic ile baş başa görüşme gerçekleştirdi, heyetler arası toplantıya başkanlık yaptı.
Görüşmelerin ardından TBMM Tören Salonu’nda düzenlenen ortak basın toplantısında konuşan Kurtulmuş, Slovenya Ulusal Meclis Başkanı Zupancic ve heyetini TBMM’de ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, bugün Zupancic ile iki ülke ilişkilerini teferruatlı bir şekilde ele aldıklarını belirtti.
İki ülke arasında var olan stratejik ortaklık düzeyindeki ilişkilerin her geçen gün arttığını ifade eden Kurtulmuş, Slovenya'nın dışişleri ve savunma bakanlarının geçen yıl Türkiye’ye yaptıkları ziyaretin de bu sürece olumlu katkıları olduğunu vurguladı.
Kurtulmuş, 11 yıl aradan sonra Slovenya Meclis Başkanı’nın Türkiye'ye resmi ziyaret gerçekleştirmesinin iki ülke arasındaki ilişkileri artıracağını kaydetti. TBMM Başkanı Kurtulmuş, Slovenya'da gelecek ay yapılacak seçimlerin de hayırlı olmasını diledi.
TBMM’de güçlü bir Slovenya Dostluk Grubunun bulunduğunu, seçimden sonra da Slovenya tarafında oluşacak Türkiye Dostluk Grubuyla ilişkilerin güçlendirilerek devam ettirilmesi temennisini paylaşan Kurtulmuş, “Hükümetlerimiz arasında var olan ilişkilerin, parlamenter diplomasinin bütün imkanlarını kullanarak iki ülke parlamentosu tarafından da güçlendirilmesinde ortak bir niyet ve enerjiye sahip olduğumuzu ifade etmek isterim.” dedi.
Slovenya ile Türkiye’nin öncelikle NATO üyeliği bakımından ortak bir zemine sahip olduğunu anımsatan Kurtulmuş, Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliği sürecinde Slovenya’nın her zaman destek olduğunu ifade etti.
-“Muhalefetin engelleme çalışmalarına rağmen Filistin devletinin tanınmasına vesile olmuştur”
İsrail Başbakanı Netanyahu tarafından uygulanan soykırıma sessiz kalmayan ülkelerden birisinin de Slovenya olduğunu dile getiren Kurtulmuş, değerlendirmesini şöyle sürdürdü:
“Slovenya, özellikle Filistin davasına, orada zulüm gören, soykırıma tabi tutulan Filistin'in masum insanlarına verdiği destekle ve en son da geçtiğimiz yıl Filistin devletinin resmen tanınması sürecindeki olağanüstü destekleriyle tarihin doğru tarafında, insanlık cephesinin içerisinde yer almış Avrupa'nın önemli ülkelerinden birisidir. İspanya, Norveç ve İrlanda ile birlikte Slovenya'nın yolunu açmış olduğu Filistin'i tanıma süreci, geçtiğimiz sene Birleşmiş Milletler Genel Kurulu marjında 11 Batılı ülkenin daha Filistin devletini tanımasına vesile olmuştur. Özellikle değerli mevkidaşım Zupancic’in Slovenya parlamentosunda Filistin devletinin tanınması oylaması sırasında göstermiş olduğu fevkalade güçlü liderlik dolayısıyla burada huzurlarınızda takdirlerimizi, tebriklerimizi ve teşekkürlerimizi ifade etmek istiyorum. Gerçekten o zorlu oylamada muhalefetin engelleme çalışmalarına rağmen fevkalade dirayetli bir yönetim sergileyerek Filistin devletinin tanınmasına vesile olmuş ve tarihi bir adımın atılmasına öncülük etmiştir. Bu adım, Batı ülkeleri bakımından da yolu açan, yol gösteren bir özellik taşımaktadır. Tebriklerimizi kendisine ve Slovenya Meclisine şahsında ifade ediyoruz.”
- “Dünya beşten büyüktür tezinin Slovenyalı dostlarımız tarafından benimsenmekte olduğunu görmekten büyük memnuniyet duyuyorum”
Türkiye’nin Slovenya’yla ticaret, ulaştırma, enerji, turizm, savunma sanayi başta olmak üzere birçok alanda ilişkilerini sürdürdüğünü belirten Kurtulmuş, ayrıca Slovenya ile 3.7 milyar dolar seviyesinde olan ikili ticaret hacminin 5 milyar dolar seviyelerine çıkarılmasının mümkün olduğunu kaydetti.
Slovenya ile ortak bir coğrafyanın da paylaşıldığına işaret eden Kurtulmuş, her iki ülkenin Balkanlarda barışın, istikrarın ve dostluğun gelişmesi, güçlendirilmesi için ortak çalışmalarını sürdürdüğünü vurguladı.
Doğu Avrupa’da yer alan Slovenya’nın, Avrupa'da barışın, istikrarın ve güvenliğin sağlanması için gayret ettiğini anımsatan Kurtulmuş, şunları kaydetti:
“Türkiye olarak bizim de hem bölgemizde yaşadığımız bütün sorunlarla ilgili hem de küresel ölçekte yaşadığımız sorunların tamamıyla ilgili temel perspektifimiz; barış, istikrar ve diyalogdur. Dünyada büyük sorunlar yaşanabilir ama bu büyük sorunların çözümü için mutlaka diyalog kapısının açık tutulması ve kavgaların, çatışmaların önlenerek, barışın sağlanarak istikrar zemininin tahkim edilmesi bütün bölgesel ve küresel sorunların anahtarı olan kavramlardır.
Türkiye’nin bu anlamda hem Rusya-Ukrayna arasındaki krize hem Akdeniz'de yaşanan sorunlara hem de özellikle Filistin davasına yaklaşımı bu çerçevededir. Biliyoruz ki bu sorunların çözülebilmesi için adaletli ve bütün milletlerin varlığını, haklarını koruyan bir yaklaşımla hareket edilmesi zorunludur. Bu çerçevede karşımıza çıkan temel sorun ise dünyada barışı sağlamaya müsait bir uluslararası sistemin bulunmayışıdır.
Uluslararası sistem maalesef hem Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin yapısı dolayısıyla hem de olaylara yaklaşımı vesilesiyle maalesef problem çözme, savaşları önleme ve barışı tesis etme gücünü kaybetmiştir. Bunun için sürekli kullandığımız ‘Yeni bir dünya sistemine ihtiyaç var’, ‘Dünya beşten büyüktür’ tezinin bir kez daha Slovenyalı dostlarımız tarafından benimsenmekte olduğunu görmekten büyük memnuniyet duyuyorum.
Kural bazlı ve bütün ülkelerin egemenlikte eşit kabul edildiği yeni bir dünya sisteminin kurulmasında bu perspektife sahip olan ülkelerin çalışması kaçınılmaz bir ödev olarak önümüzde duruyor.”
- “Netanyahu ve çetesinin Gazze halkına karşı sürdürdüğü soykırımı unutturmasına asla müsaade etmememiz lazım”
Filistin meselesinin hem insanlığın önünde çözülmesi zorunlu olan hayati bir mesele hem de insanlığın bundan sonraki gelişimi için yol gösterici bir insanlık rehberi olduğuna inandıklarının altını çizen Kurtulmuş, şöyle devam etti:
“Filistin'de hakkaniyet ve adalet sağlanmadan, Filistin devletinin de var olduğu iki devletli bir çözüm kabul edilmeden Orta Doğu'ya asla barış gelmeyecektir. Orta Doğu'daki ve dünyanın birçok yerindeki gelişmelerin de tekrar altını çizerek ifade etmek isterim ki Netanyahu ve çetesinin Gazze halkına karşı sürdürmekte olduğu katliamı, soykırımı unutturmasına asla müsaade etmememiz lazım. Bu, büyük bir insanlık suçudur, insanlık tarihinin gördüğü en büyük suçlardan birisidir, dünyadaki diğer gelişmelerin gölgesinde asla kalmamalı. Her ne kadar bir barış dönemine geçiriliyor görünse de asla bu katliamların, soykırımların unutturulmaması ve burada sözde bir barış sağlanıyormuş gibi yapılarak Netanyahu ve çetesinin elini yıkayarak bu kanlı senaryodan kendisini tecrit etmesine müsaade edilmemelidir.
Bunun için Filistin davasına böylesine yürekten destek veren dostlarımızla aynı platformda, aynı ülkelerde bulunmaktan büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Slovenya'ya önümüzdeki seçimler dolayısıyla başarılar diliyoruz. Değerli mevkidaşım Zupancic’e ve değerli heyetine tekrar Türkiye ziyaretleri dolayısıyla teşekkür ediyorum.”
- "(TBMM Genel Kurulu’nda yaşanan gerilim) Benim görüşüme uymayan konuya zorla müdahale ederim, bunu yaptırmam diyemezsiniz”
TBMM Başkanı Kurtulmuş, açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.
“Dün TBMM Genel Kurulu’nda Adalet Bakanı Akın Gürlek ile İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin, yemin töreni sırasında yumruklu kavga görüntüleri yaşandı. Aynı zamanda CHP milletvekillerinin protestosu vardı. Sonrasında bakanlar AK Parti milletvekillerinin eşliğinde yemin etti. Bu görüntüler hakkında neler düşünüyorsunuz?” sorusu üzerine Kurtulmuş, bakanların yemin töreninin Anayasa ve TBMM İçtüzüğü'nün amir hükümleri uyarınca gerçekleştiğini, bunun yasal bir zorunluluk olduğunu, bakanların yemin etmesiyle birlikte işlemin tamamlandığını söyledi.
“Anayasa'dan kaynaklanan bu işlemin yerine getirilmesini önlemeye kalkmak, hele hele bunu kürsü işgali gibi, yemin edecek bakanı yemin ettirmemek gibi cebri, eskilerin tabiriyle metazori gibi birtakım yöntemlerle önlemeye kalkmak asla ve asla demokrasinin içerisinde yoktur.” diyen Kurtulmuş, demokrasi içerisinde en yüksek perdeden eleştirilerin yapılabileceğini ve görüşlerin söylenebileceğini, TBMM’nin bu anlamda, herkesin görüşünü rahatlıkla ifade edebileceği imkana sahip olduğunu belirtti.
Kurtulmuş, değerlendirmesini şöyle sürdürdü:
“Asla, ‘Benim görüşüme uymayan konuya zorla müdahale ederim, bunu yaptırmam’ diyemezsiniz. Bu, Anayasa'ya da aykırıdır, demokratik teamüllere de aykırıdır ve asla kabul edilemez. Ben bu davranışının son derece haksız, yersiz ve Türkiye demokrasisine karşı yapılmış bir hareket olduğunu düşünüyorum. Beğenmeyebilirsiniz… Türkiye Cumhuriyeti'nde bakanların nasıl atanacağı bellidir. Milletimiz sandıkta kararını vermiş ve Sayın Cumhurbaşkanına, milletimizi belirli süre içerisinde yönetme yetkisini vermiştir. Sayın Cumhurbaşkanı bundan evvelki bakanları nasıl atadıysa ve o bakanlar nasıl görevlerine başladıysa dün de yeni göreve atanmış olan iki bakan arkadaşımız aynı prosedürler çerçevesinde Meclis'e gelmişler, yeminlerini etmişler ve işlem tamamlanmıştır. 'Bunu
yaptırmayacağım' demek kimsenin hakkı değildir, kimsenin böyle bir demokratik hakkı olamaz. Ama herkesin demokrasi gereği hangi konuya itiraz edecekse hem parlamentonun genel kurulu bünyesinde hem parlamento dışında görüşlerini ifade etme hakkı vardır. Dolayısıyla bu metazori, bu zorlama TBMM'nin mehabetine yakışmamıştır. Anayasa'ya aykırı bir teşebbüs olarak kayıtlara düşmüştür."
- “Bütün partilerin temsilcilerine raporun nihai şekli gönderilecektir”
Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu raporuna ilişkin bir soruya yanıt verirken ise Kurtulmuş, “Planlandığı gibi süreç gidiyor. Bu anlamda Komisyonda olan bütün partilerin temsilcilerine raporun nihai şekli gönderilecektir. Tabii ki yine bu salonda 50 arkadaşımızı toplayarak rapor hakkında müzakere yapılacak, oylamayla birlikte rapor tamamlanarak bu süreç bütünüyle nihayete ermiş olacaktır." dedi.
- "Bu örümcek kafanın zaman zaman hortladığını görmekten büyük bir üzüntü duyuyorum"
“Kıyafeti nedeniyle Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş hedef alınmıştı, sonrasında ise bir anayasa tartışması gündeme geldi. Terörsüz Türkiye kapsamında olduğu gibi sivil anayasa konusunda benzer bir komisyonun kurulması fikri var mı?” sorusuna Kurtulmuş, kadınların kılık kıyafetiyle ilgili tartışmaların, bayat bir tartışma olduğu yanıtını verdi.
TBMM Başkanı Kurtulmuş, ülke olarak geçmiş yıllarda başörtüsü yasakları üzerinden ne kadar büyük bedeller ödendiğinin herkes tarafından bilindiğini; hatta kimilerinin tamamıyla şahsi tasarruflarıyla kendilerini devlet, yasa, anayasa ve Anayasa Mahkemesi yerine koyarak bu anlamda çeşitli yasakları fiilen uyguladığını, bu memleketin gencecik evlatlarını üniversite kapısından, kamu görevlilerini devlet hizmetinden mahrum bıraktığını anımsattı.
“Çok şükür bunların hepsi geride kaldı.” diyen Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Öyle anlaşılıyor ki insanların kıyafetlerini yasaklayan bu örümcek kafa, hala tamamıyla ortadan kalkmamış. Bu örümcek kafanın zaman zaman hortladığını görmekten büyük bir üzüntü duyuyorum. Bu konuyu da öyle isteyerek konuşmuyorum. Sonuçta, Türkiye'den bahsediyoruz, yakın dönemde büyük bedeller ödenmiş bir konudan bahsediyoruz.
Halkın oyuyla seçilmiş bir belediye başkanına kıyafeti dolayısıyla hakaret etmek kimin haddinedir. Böylesine bir hadsizlik olabilir mi? Sana mı soracak hangi kıyafeti giyeceğini. Bu fevkalade yanlıştır. Sağda solda uyumuş, susmuş gibi görünen örümcek kafalıların bir daha hortlamaması için Türkiye'de bireysel özgürlükler alanının kılık kıyafet de başta olmak üzere tamamıyla garanti altına alınması için anayasal bir düzenleme şarttır. Bunun için de bizim zaten baştan beri söylediğimiz yeni, sivil, demokratik, katılımcı, kapsayıcı bir anayasa yapılması konusunda bütün siyasi partiler, bundan sonraki süreçte üzerlerine düşen sorumlukları yerine getirir ve bir çalışma yapılır. Bu, Türkiye'nin ödevidir. Bu, sadece konulardan birisidir. Türkiye hala darbecilerin yapmış olduğu bir anayasayla yönetilmemelidir. Türkiye'nin siyasi birikimi, demokratik tecrübesi yeni bir anayasayı; özgürlükçü, sivil, demokrat, kuşatıcı, kapsayıcı bir anayasayı yapmaya yeterlidir ve inşallah önümüzdeki dönemde Türkiye bu çalışmanın içerisine girer diye ümit ediyorum. Bu konuda da herkesi kendi sorumluklarını yüklenmeye davet ediyorum."
-“Filistin sadece Filistin halkına aittir”
İsrail'in Batı Şeria ve Doğu Kudüs'teki tek taraflı adımlarının sorulması üzerine Kurtulmuş, Filistin davasında iki devletli çözümden başka bir çözümün bulunmadığını ifade ederek şunları söyledi:
“İsrail, işgal ettiği bütün alanlardan çekilmek ve yerleşimci dedikleri gasp edici unsurları oradan çıkarmak zorundadır. Filistin devleti de Gazze'siyle Batı Şeria'sıyla bölünmez bir bütündür. Filistin de sadece Filistin halkına aittir. Hiç kimsenin babasının malı değildir, hiç kimsenin satılık arazisi de değildir. Egemen bir Filistin devletinin kuruluşunu inşallah çok yakın bir zamanda göreceğiz, bunun için mücadele ediyoruz. Bunun için mücadele eden dünyanın onurlu bütün insanlarını milletlerini de saygıyla selamlıyoruz.”
TBMM Başkanı Kurtulmuş, toplantının ardından Slovenya Ulusal Meclis Başkanı Zupancic ile FETÖ’nün 15 Temmuz’daki darbe girişimi sırasında bombalanan alana karanfil bıraktı.
Kurtulmuş ve Zupancic daha sonra çalışmalarına devam eden TBMM Genel Kurulu salonunu ziyaret ederek, milletvekillerini selamladı.
Zupancic, ziyaretinin ardından Şeref Holü’nde bulunan Damlalı Kapı önünde TBMM Şeref Defteri’ni imzaladı.
