2021-05-27 - 15:40
TBMM GENEL KURULU
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Celal Adan başkanlığında toplandı. Genel Kurulda, uluslararası anlaşmaların uygun bulunmasına dair 6 kanun teklifi kabul edildi.
Meclis Başkanvekili Adan, üç milletvekiline gündem dışı söz verdi.

HDP Gaziantep Milletvekili Mahmut Toğrul, Gaziantep'in sorunlarına değinerek, esnaf ve çiftçinin ekonomik sorunlarla mücadele ettiğini, kuraklığın çiftçilere çok büyük zarar verdiğini, öğrencilerin uzaktan eğitimden yararlanamadığını, kira fiyatlarının ise giderek arttığını savundu.

AK Parti Konya Milletvekili Halil Etyemez, gündem dışı konuşmasında, 27 Mayıs 1960 darbesinin, Türk siyasetinde kara bir leke olduğunu vurguladı.

Milletin iradesiyle seçilen dönemin Başbakanı Adnan Menderes ve arkadaşlarının şehit edildiğini dile getiren Etyemez, bugünün anlaşılması için geçmişte yaşanan olayların iyi bilinmesi gerektiğini belirtti.

Etyemez, 1960 darbesinden sonra devam eden ve 15 Temmuz hain darbe girişimine kadar meydana gelen darbe ve darbe teşebbüslerinin hiç bir zaman unutulmamasını istedi.

AK Parti Erzurum Milletvekili İbrahim Aydemir de 1960 darbesinin yıl dönümü olduğunu anımsatarak, darbeyle millet iradesinin yok sayıldığını ifade etti.

İhtilal yapanların ve aklından geçirenlerin lanetle anıldığına işaret eden Aydemir, 15 Temmuz hain darbe girişiminden sonra FETÖ artıklarının temizlendiğini, vatandaşların terörden uzak ve huzurlu bir şekilde yaşamaya başladığını söyledi.

TBMM Genel Kurulu'nda, Meclis Başkanvekili Celal Adan, siyasi partilerin grup başkanvekillerine yerinden söz verdi.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu, 27 Mayıs darbesinin Cumhuriyet tarihinin ilk darbesi olduğunu belirtti.

Bu olayın milli hafızada kara bir leke olarak yer edindiğine işaret eden Dervişoğlu, darbe sonrasında idam edilen merhum Başbakan Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan ile bütün demokrasi şehitlerini rahmet ve minnetle andığını söyledi.

Millet iradesinin tecelli etmesini engelleyecek hiçbir güç olmadığını vurgulayan Dervişoğlu, "Nereden gelirse gelsin milli iradeyi akamete uğratacak ve onun egemenliğini gasbedecek hiçbir yönetim biçimi kabul edilemez. Kendisini milli iradenin üstünde gören bu tür anlayışlar zaman zaman siyasi tarihimizde kontrolü ele geçirmişse de nihayetinde tarih ve millet vicdanında yargılanmaktan ve mahkum edilmekten kaçamamışlardır." diye konuştu.

MHP Grup Başkanvekili Muhammed Levent Bülbül, eski Gümrük ve Tekel Bakanı Gün Sazak'ın 41 yıl önce bugün teröristlerce katledildiğini anımsattı. 27 Mayıs'ın aynı zamanda ülkücü şehitlerin anma günü olarak kabul edildiğini dile getiren Bülbül, ülkücü hareketin hak ve hakikatin davası olduğunu, her daim Türk milletinin yanında olacaklarını söyledi.

Bülbül, 27 Mayıs 1960 darbesinin üzerinden 61 yıl geçtiğini hatırlatarak "Demokrasi, sabır ve saygı rejimidir. Şartlar ne olursa olsun, milletin verdiği yetkiyi yine milletin kendisi alır. Beğensek de beğenmesek de sandıktan çıkan sonuç zorla, baskıyla ve gayrimeşru araçlarla tasfiye edilmeye çalışılırsa istenmeyen acıklı olaylar zincirleme halinde olgunlaşarak yaygınlaşacaktır." diye konuştu.

Türk demokrasi tarihinin askeri darbelerin izleri ve etkileriyle dolu olduğuna işaret eden Bülbül, "Yaşanılan her darbe ve darbe girişimi milli iradeyi felce uğratmış, ülkemizin refah seviyesinin artmasını sekteye uğratmıştır. Kurmaca suçlamalar ve düzmece mahkemeler eliyle hukukumuzda ve vicdanımızda kapanmaz yaralar açılmış, büyük kayıplar olmuştur." ifadelerini kullandı.

HDP Grup Başkanvekili Hakkı Saruhan Oluç, Türkiye'de darbeci bir geleneğin olduğunu, bu nedenle siyasetin çeşitli tarihlerde darbelerle karşılaştığını söyledi. 27 Mayıs 1960 darbesinde halkın iradesinin temsilcisi olan TBMM başta olmak üzere üniversite ve sivil toplum örgütlerine mensup birçok kişinin tutuklandığını, dönemin Başbakanı Adnan Menderes, Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan'ın idam edildiğini hatırlattı.

Sivil ve asker vesayetten kurtulmanın yolunun demokrasiden geçtiğine vurgu yapan Oluç, milletin verdiği yetkiyi ancak milletin alacağını, sandıktan çıkan sonucun dokunulmaz olduğunu söyledi.

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay da 27 Mayıs darbesinin, üstünde düşünülmesi ve ders alınması gereken, demokrasi tarihinin en kara günlerinden biri olduğunu belirtti.

Altay, "Merhum Başbakan Adnan Menderes, Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan dış kaynaklı emperyal bir darbe ile idam edildi. Bu, demokrasi adına bir utançtır. Türkiye'deki bütün darbelerin sebebi 1960 darbesidir. Bütün darbelerin hedefinde milli irade, Meclis, milletin özgürleşmesi ve demokrasi vardır. Bunlar nedeniyle Türkiye demokrasi ve ekonomide hak ettiği yere gelememiştir. Bütün darbeleri lanetliyoruz. 27 Mayıs'tan ders alabilseydik 12 Eylül olmazdı. 12 Eylül'den ders alsaydık 28 Şubat olmazdı. 28 Şubat'tan ders alsaydık 27 Nisan ve 15 Temmuz olmazdı." değerlendirmesinde bulundu.

Hiçbir siyasi partinin demokrasiyi tramvay gibi görmemesi gerektiğini dile getiren Altay, böyle bir anlayışın demokrasinin gelişmesine katkı sağlayamayacağını söyledi.

AK Parti Grup Başkanvekili Mahir Ünal, 27 Mayıs'ın darbelerin anası olarak kabul edilen ve Türkiye'de darbe başlangıcının geleneğini oluşturan günün yıl dönümü olduğunu vurguladı.

Ünal, "27 Mayıs'ı konuşmaya başladığımızda 12 Mart 1971 muhtırasını, 12 Eylül 1980 darbesini, 28 Şubat postmodern darbesini, 27 Nisan muhtırasını, 15 Temmuz ve bütün demokrasiye müdahale girişimlerinin mekaniğini de konuşmamız gerekiyor." ifadelerini kullandı.

Darbelerden ders alınması gerektiğinin altını çizen Ünal, darbe öncesi medya aracılığıyla yapılan kampanyalara dikkati çekti.

27 Mayıs darbesi öncesinde çıkan haberleri anımsatan Ünal, şöyle konuştu:

"27 Mayıs'tan önce, darbe mekaniğinin nasıl işlendiğini hatırlamamız lazım. Medyada 'üniversite öğrencileri toplu olarak öldürülüp, et balık kombinasında kıyma yapıldıktan sonra asfaltlara gömüldüğü, Menderes'in 12 uçak dolu altınla yurt dışına kaçmaya çalıştığı, Kars ve Ardahan'ın SSCB'ye satıldığı, DP teşkilatlarına silah ve askeri elbise dağıtıldığı' gibi haber ve iddialar sürekli gündemde tutuldu. Darbeye giden süreçte ve darbenin sıcak saatlerinde bu iddialar ortaya atılmış ama mahkemelerde hiçbiri doğrulanamadı. Buna rağmen ülkenin bir başbakanı ve bakan arkadaşları idam edildi. Darbe mekaniği bitti mi? Sonra her yıl 27 Mayıs darbesini bize bayram olarak kutsadılar."

Ünal, darbe mekaniğinin diğer darbe veya darbe girişimleri öncesinde de ortaya çıktığını, bu nedenle herkesin dezenformasyonla mücadele etmesi gerektiğini belirtti.

TBMM Genel Kurulunda CHP, HDP ve İYİ Parti'nin, gündeme ilişkin grup önerileri kabul edilmedi.

Genel Kurulda, gündem dışı konuşmaların ardından partilerin grup önerileri ayrı ayrı ele alındı.

Partisinin, eski Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan'ın görevini kötüye kullandığıyla ilgili iddiaların araştırılması hakkında verdiği önergenin bugün ele alınmasına dair grup önerisi ile ilgili söz alan İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, Ruhsar Pekcan'ın, eşine ait şirket ile ilgili ticaretinin kanunen yasak olduğunu ileri sürdü.

Bu ticaretin nüfuz ticareti olarak adlandırıldığını savunan Tanal, "Eski Bakan çıkıp diyor ki 'Evet ben bu sözleşmeyi yaptım, bu malı da bakanlığa satın aldım' diyor. Böylece suçu ikrar ediyor. Bu nüfuzunu kullandığını ortaya koyuyor. Soruşturma açılması için Millet İttifakı olarak bizim oylarımız yetmiyor. Eğer soruşturma izni verilmezse bu vebal hem AK Parti'nin hem de MHP'nin boynunda kalır." diye konuştu.

İYİ Parti Denizli Milletvekili Yasin Öztürk de Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminde kamuda denetimsiz alanların oluşturulduğunun yoğun şekilde görüldüğünü ileri sürdü.

Bu uygulamaların derhal ortadan kaldırılması gerektiğini belirten Öztürk, "Kamu kurumlarının çok azının denetlenebilmesi ne yazık ki ülkemizin normali haline dönüştürülmüştür. Konunun özelinde eski Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, kendisi ve eşinin ortağı olduğu firmaya ticari çıkar sağlamıştır. Kamu yönetiminde güçlü denetim şarttır." dedi.

HDP Ağrı Milletvekili Abdullah Koç da eski ticaret bakanı Ruhsar Pekcan ile ilgili iddialar konusunda AK Parti'nin neden sessiz olduğunu merak ettiğini söyledi.

AK Parti Hatay Milletvekili Sabahat Özgürsoy Çelik ise Türk demokrasi tarihinin kara bir lekesi olan 27 Mayıs darbesinin yıl dönümü olduğunu, darbeciler tarafından idam edilen Adnan Menderes ve arkadaşlarını saygıyla yad ettiğini söyledi.

Artık eski Türkiye'nin olmadığını, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde, millet iradesinin yok sayıldığı vesayet odaklarına karşı mücadele eden bir ülke haline gelindiğini vurgulayan Çelik, "Cumhurbaşkanımız sayesinde darbelere ve darbecilere geçit vermeyen bir ülke haline geldik." dedi.

Çelik, Ticaret Bakanlığının Kovid-19 salgınının başladığı günden itibaren halkın sağlığının korunması noktasında gerekli tüm önlemleri aldığını anlattı.

Eski Ticaret Bakanı Pekcan'ın salgın sürecinde Türkiye'de gerekli olan koruyucu malzemelerin temini konusunda canla başla çalıştığının altını çizen Çelik, "Bakanımızı itibarsızlaştırmaya çalışmanın farklı amaçlara hizmet ettiğini düşünmekteyim. Bununla ilgili elinde bilgi ve belge olduğunu iddia edenlerin konuyu yargıya taşımaları gerekmektedir." diye konuştu.

Görüşmelerin ardından yapılan oylamada öneri kabul edilmedi.

HDP'nin "Cinsiyet eşitsizliği", İYİ Parti'nin "Rize ilinde yaşanan işsizliğin nedenleri"nin araştırılması önergelerinin bugün görüşülmesine ilişkin grup önerileri de kabul edilmedi.

Daha sonra dün görüşmeleri tamamlanan bazı uluslararası anlaşmaların oylamasına geçildi.

TBMM Genel Kurulunda, uluslararası anlaşmaların uygun bulunmasına dair 6 kanun teklifi kabul edildi.

Genel Kurul'da ilk olarak, dün görüşmeleri tamamlanan Türkiye ile Kuveyt Arasında Gelir ve Servet Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmasını Tadil Eden Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna İlişkin Kanun Teklifi; Türkiye ile Mozambik Arasında Ticaret ve Ekonomik İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi ve Türkiye ile Etiyopya Arasında Madencilik ve Hidrokarbon Alanlarında İşbirliğine Dair Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi'nin oylaması yapılarak kabul edildi.

Daha sonra, Türkiye ile Guatemala Cumhuriyeti Arasında Hava Ulaştırma Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi; Türkiye ile Honduras Cumhuriyeti Arasında Hava Ulaştırma Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi ve Türkiye ile Vietnam Sosyalist Cumhuriyeti Arasında Gümrük Konularında İş Birliği ve Karşılıklı Yardım Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi, ayrı ayrı görüşülerek, yapılan oylama sonucu yasalaştı.

TBMM Başkanvekili Celal Adan, 1 Haziran Salı saat 15.00'te toplanmak üzere birleşimi kapattı.