2010-07-22 - 01:01
Kamuoyunda ''taş atan çocuklar'' olarak bilinen çocuklarla ilgili düzenlemeler de içeren ''Terörle Mücadele Kanunu (TMK) ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan Kanun Tasarısı'' TBMM Genel Kurulunda kabul edilerek, yasalaştı.
Adalet Bakanı Sadullah Ergin, terör örgütü
elebaşı Abdullah Öcalan'ın disiplin cezalarının affına ilişkin herhangi bir
düzenleme yapmadıklarını bildirdi.
TBMM Genel Kurulunda, ''Temel Kanun'' olarak ele alınan Terörle Mücadele
Kanunu (TMK) ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan Kanun Tasarısının ikinci bölümü
üzerindeki görüşmelere başlandı.
Tasarı üzerine CHP Grubu adına söz alan Afyonkarahisar Milletvekili Halil
Ünlütepe, terörün bitirilmesi için öncelikle bölgede işsizliğin önlenmesi ve
ekonominin geliştirilmesi gerektiğini belirtti. Ünlütepe, aksi halde yapılacak
düzenlemelerin sorunu çözmeyeceğini kaydetti. 12 maddelik bir tasarının temel
kanun olarak görüşmeye açılmasını da eleştiren Ünlütepe, ''hükümetin, Meclisi
by-pass etmek istediğini'' öne sürdü.
Hükümet adına söz alan Adalet Bakanı Sadullah Ergin, CHP Eskişehir
Milletvekili Tayfun İçli'nin, Genel Kurulda yaptığı konuşmada, tasarının geçici
1. maddesinin, bölücü başı Abdullah Öcalan ve terör örgütü PKK'nın üst
yöneticilerinin disiplin cezalarını affedip, ortadan kaldırmak için getirildiğini
söylediğini belirtti.
Bu iddianın doğruları yansıtmadığını belirten Ergin, şunları söyledi:
''Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Ali Gülmez hakkında verilen karar ile
Türkiye'yi 'adil yargılama hakkını ihlal ettiği' gerekçesiyle tazminata mahkum
etmiştir. AİHM'de, Türkiye aleyhine açılmış buna benzer 567 dosya daha var. Bu
dosyalarda da Türkiye aleyhine benzer ihlal kararları ve tazminat kararları
çıkacak. İşte bizim bu düzenlemeyi yapmamızın amacı, bu çıkması muhtemel
kararları önlemektir.
Söz konusu düzenlemenin, terör örgütü başının ve terör örgütü
yöneticilerinin disiplin cezalarının affına ilişkin girişim olarak sunulması
haksızlıktır. Tasarıda, bölücü başının disiplin cezalarının affına ilişkin bir
düzenleme bulunmuyor. Adil yargılanmanın ihlali söz konusu olmasın diye, disiplin
cezasının doğru ya da isabetsiz olduğu yönünde bir karar verilmesini öngörüyor
düzenleme.''
Ağırlıklı olarak Terörle Mücadele Kanunu (TMK)
kapsamında yargılanan çocuklarla ilgili düzenleme içeren tasarının, ikinci
bölümünün geneli üzerindeki görüşmeler tamamlandı.
MHP Grubu adına söz alan İzmir Milletvekili Kamil Erdal Sipahi, tasarının
Anayasanın eşitlik ilkesine aykırı olduğunu, cezaevlerinde TMK kapsamında
yargılanmayan binlerce çocuğun olduğunu söyledi.
Sipahi, ''Habur'daki rezalete yeni bir sayfa ekleniyor. Tasarı, AKP
hükümetinin bölücü teröre teslimiyetidir'' görüşünü savundu.
BDP Grubu adına konuşan Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, tasarıyla
değiştirilen düzenlemelerin 2006 yılındaki görüşmeleri sırasında CHP'nin
muhalefet yapmadığını öne sürerek, ''CHP adına utandım'' dedi.
Kaplan, tasarıyı ''kerhen de olsa'' desteklediklerini belirtti.
Sataşma gerekçesiyle söz alan CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi,
Kaplan'ın söz konusu düzenlemeyi yapan iktidar partisinden çok CHP'yi
eleştirdiğini belirterek, ''CHP'nin tutumundan utanç duyduğunu söyleyenler önce
kendi tutumlarını gözden geçirsinler'' dedi.
Çocukların büyük insan sıfatına konularak yargılanmalarını kabul
etmediklerini ifade eden Hamzaçebi, bunun için çaba sarfettiklerini kaydetti.
AK Parti Grubu adına konuşan Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç, tasarının
''teröre taviz yasası'' olarak nitelendirilmesinden üzüntü duyduğunu söyledi.
Tasarıda bu yönde tek bir madde olmadığını belirten Tunç,
''Değişiklikleri çarpıtmak çocuklarımıza karşı haksızlıktır. Terör örgütünün
istismar alanı ortadan kaldırılmaktadır. Bu çocuklar bizim çocuklarımızdır.
Çocuklarımızın geleceğini söndürmek yerine onları kazanmalıyız'' diye konuştu.
Şahsı adına konuşan CHP Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk ise tasarının
mevcut haliyle söz konusu sorunun çözülemeyeceğini, çocukların özel yetkili ağır
ceza mahkemelerinde yargılanmaya devam edeceklerini öne sürdü.
Bölüm üzerinde milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Adalet Bakanı
Sadullah Ergin, tasarıda, tutuklu ve hükümlülerin infaz hakimliğinden geçmiş
disiplin cezalarına itiraz yolunun da öngörüldüğünü anımsatarak, hükmün AİHM'deki
567 dosyadan tazminat kararı verilmemesi için konulduğunu yineledi.
Ergin, şunları söyledi:
''Bu tür dosyaların muhataplarının müracaat etmesi halinde kendisinin ve
avukatının buna karşı söyleyeceği bir şey var mı yok mu? Hakim diyecek ki
yazdığınızın dışında söyleyeceğiniz bir şey var mı? Eğer hakimin kanaatini
değiştirecek yeni bir savunma ortaya koyabiliyorsa, hakim onu haklı görür ise
kararını değiştirebilecektir. Aksi halde sonuç değişecek değildir. Sadece
AİHM'nin ihlal gerekçesini ortadan kaldırmak ve tazminatları ödememek adına
tasarıya bu hüküm konulmuştur.
Bu hüküm 73 milyon vatandaşın tamamı içindir. Burada Ahmet yararlanır,
Hüseyin yararlanmaz gibi birşey yok. Cezaevindeki tutuklu ve hükümlülerin
disiplin cezası var ise ve buna itiraz ederlerse istifade ederler. Abdullah
Öcalan'ın 10'un üzerinde almış olduğu disiplin cezası vardır. Bunların yaklaşık 9
tanesi infaz edilmiştir. Doktor raporuyla infaz edilemeyen 2 tane cezası vardır.
Bunlar ahım şahım cezalar değildir. Bunlar 20 günlük hücre cezalarıdır. Bizim
korktuğumuz, çekindiğimiz 20 günlük cezalar mı? Türkiye hakkında 567 dosya
var.''
Tasarıdaki hükümden herkesin yararlanabileceğini yineleyen Ergin,
''muhtemel istifade edicilere bakarak Türkiye'nin böyle bir sonuca katlanmasını
istemek çok doğru bir tarz değildir'' dedi.
TBMM Genel Kurulunda, Terörle Mücadele Kanunu
(TMK) ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan Kanun Tasarısı üzerindeki görüşmeler
sürüyor.
Tasarı üzerine söz alan CHP Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk, Devlet
Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek'in, bir açıklamasında, özel yetkili
cezaevlerinin dayanağını oluşturan Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) ilgili
maddelerini, CHP ile birlikte çıkardıklarını söylediğini belirtti. Açıklamanın
doğru olmadığını ifade eden Öztürk, sözkonusu dönemdeki tutanaklara bakıldığında
bunun anlaşılacağını söyledi.
Söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ, Mecliste, 22. yasama
döneminde TCK, CMK ve Kabahatler Kanunu ile ilgili düzenlemelerin kanunlaşmasında
CHP ile AK Parti'nin mutabık olduğunu belirterek, ''Bunları hep birlikte kabul
ettik'' dedi.
MHP Mersin Milletvekili Akif Akkuş, görüşülen tasarıyla çocukların terör
olaylarına karışmasının önlenemeyeceğini savundu. Akkuş, cezayı azaltmak yerine
eğitim ve rehabilitasyon yoluna gidilmesinin faydalı olacağını dile getirdi.
MHP İzmir Milletvekili Şenol Bal, ''Türk milleti'' kavramının Anayasadan
çıkarılmasını isteyen ve kendilerini 'stratejist, aydın, yazar' gibi isimlerle
tanıtan bazı grupların, bölücü terör örgütünün talepleri yönünde isteklerde
bulunduğunu söyledi. AK Parti'nin, zihniyeti ve oy kaygısı nedeniyle açılım
projesini ortaya çıkardığını öne süren Bal, bunun da bölücü terörü
cesaretlendirdiğini iddia etti. Şenol Bal, AK Parti'ye oy verenlerin, verdikleri
emanet oyların hesabını sorması gerektiğini belirterek, ''Bölücü terörün
isteklerini yerine getirsin diye mi oy verdiniz? Verdiğiniz oyların hesabını
referandumda 'hayır' diyerek sorun'' dedi.
Bal ayrıca, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın kadınlar üzerinden siyaset
yapmak istediğini ileri sürerek, Erdoğan'ın Türk kadınlarını tanımadığını ve Türk
tarihini bilmediğini iddia etti.
Bal'ın konuşmaları ile ilgili söz alan AK Parti Grup Başkanvekili
Nurettin Canikli, muhalefetin eleştirilerde bulunabileceğini ancak hakaret etme
hakkına sahip olmadığını söyledi. Canikli, ''Türkiye'de bölücü terör ile pazarlık
yapılmış ise bu 2000 yılında yapılmıştır. Açın belgeyi bakın. 'Ben seni idam
etmeyeyim, sen de terörü durdur' diyorsunuz. Bu pazarlıktır'' diye konuştu.
Referanduma en çok terör örgütü PKK'nın karşı çıktığını belirten Canikli, ''Bu
süreç PKK'nın işine geliyorsa, neden en çok PKK karşı çıkıyor'' dedi.
MHP Mersin Milletvekili Behiç Çelik ise MHP'nin terör örgütü ile hiçbir
zaman uzlaşma içinde olmadığını belirterek, ''İdam kararını Anayasadan kaldıran
sizsiniz'' dedi.
BDP Grup Başkanvekili Bengi Yıldız, referandum için boykot kararı
aldıklarını söyledi. Boykot etmenin her vatandaşın hakkı olduğunu ifade eden
Yıldız, hazırlanışında kendilerinin dahil edilmediği bir anayasa paketi için oy
kullanmayacaklarını söyledi.
HP İstanbul Milletvekili Ahmet Tan da tutuklu ya da hükümlü anneleri ile
birlikte cezaevinde kalan bebeklerle ilgili de bir çalışma yapılması gerektiğini
söyledi. Tan, cezaevinde anneleri ile birlikte kalan 0-2 yaş grubu 479 bebek
bulunduğunu ifade etti.
Görüşmelerde, ''çocukların yetişkinlerle birlikte suç işlemesi durumunda
ve davaların birlikte yürütülmesinin zorunlu görülmesi halinde büyüklerle
birlikte ağır ceza mahkemelerinde yargılanabilecekleri'' yönündeki hüküm,
önergeyle tasarıdan çıkarıldı.
Ağırlıklı olarak Terörle Mücadele Kanunu (TMK)
kapsamında yargılanan çocuklarla ilgili düzenleme içeren tasarının 2 maddesi daha
kabul edildi.
Kabul edilen geçici 2 maddeye göre, tasarının yasalaşıp yürürlüğe
girmesinden önce verilen ve infaz hakimliğinin incelemesinden geçen disiplin
cezalarına karşı 6 ay içinde yeniden yapılan başvurular duruşma yapılmaksızın
dosya üzerinden bir hafta içinde karara bağlanacak.
Tasarının yasalaşıp yürürlüğe girdiği tarihe kadar hakkında hükmün
açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiş olanlar 15 gün içinde mahkemeye
başvurmaları halinde haklarındaki bu karar geri alınacak. Sanık hakkında yeniden
hüküm kurulacak.
Temel yasa olarak görüşülen tasarının bu maddeleri üzerinde verilen
önerge dolasıyla söz alan CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç, Adalet Bakanı
Sadullah Ergin'in savcılara baskı yaptığını öne sürdü.
Sataşma gerekçesiyle konuşan Ergin, 2004 yılından bu tarafa Adalet
Bakanlarının savcılarla bağlantılarının kesildiğini, Bakanların savcılara
''soruşturma aç, açma'' imkanının bulunmadığını belirterek, Meclis'in bu yetkiyi
kaldırdığını söyledi.
Ergin, Genç'in iddiasını ispatlamakla mükellef olduğunu ifade ederek,
etmemesi durumunda ''müfteri'' konumuna geleceğini kaydetti.
Kamuoyunda ''taş atan çocuklar'' olarak
bilinen çocuklarla ilgili düzenlemeler de içeren ''Terörle Mücadele Kanunu (TMK)
ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan Kanun Tasarısı'' TBMM Genel Kurulunda kabul
edilerek, yasalaştı.
Yasaya göre, katıldıkları kanuna aykırı toplantı ve gösteri
yürüyüşlerinde ihtar ve zor kullanmaya rağmen dağılmayanlara verilen cezanın alt
sınırı 1,5 yıldan 6 aya indirilecek. Cezanın üst sınırında (3 yıl) değişiklik
olmayacak. Bu kişiler, asliye ceza mahkemelerinde yargılanacak. Sözkonusu ceza,
toplantı ve gösteri yürüyüşünün düzenleyicileri açısından ise yarı oranında
artırılarak uygulanacak.
İhtara ve zor kullanmaya rağmen kolluk görevlilerine karşı cebir veya
tehditle direnenlere, suçun ağırlığına göre TCK'nın 265'inci maddesinde öngörülen
üçte bir ile yarıya kadar ceza artırımı uygulanacak.
Toplantı ve gösteri yürüyüşlerine, ruhsatlı bile olsa ateşli silah, her
türlü öldürücü, yaralayıcı, zarar verici araç ile yasadışı örgütlere ilişkin
propaganda malzemesi taşıyarak katılanlara verilen cezalar düşürülecek. Cezanın
alt sınırı 2 yıldan 6 aya, üst sınırı ise 5 yıldan 3 yıla indirilecek.
Çocuklar, kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşüne katılmaları ve
örgüt propagandası suçunu işlemeleri halinde ''terör suçu'' işlemiş gibi
yargılanmayacak. Buna göre, kamuoyunda ''taş atan çocuklar'' olarak bilinen
çocuklar, ağırlıklı olarak bu hüküm nedeniyle tutuklandıkları veya hüküm
giydikleri için, salıverilecek.
Salıverilen çocuklara ''çocuklara özel güvenlik tedbiri'' de
uygulanmayacak. Tasarıdaki buna yönelik hüküm, kabul edilen önergeyle
kaldırıldı.
Tutuklu ve hükümlüler daha önce verilen ve infaz hakiminin incelemesinden
geçmiş olan disiplin cezalarına itiraz edebilecek. İtiraz süresi 6 ay olacak.
İnfaz hakimi, hükümlü veya tutuklu ya da avukatlarını dinledikten sonra bir hafta
içinde kararını verecek.
Göçmen kaçakçılığında suç, teşebbüs aşamasında da kalsa bile gerçekleşmiş
gibi cezalandırılacak. Menfaat elde etmek için yasal olmayan yollardan bir
yabancıyı ülkeye sokmaya, ülkede kalmasına, Türk vatandaşı veya yabancının
yurtdışına çıkmasına imkan sağlayanlar 3 yıldan 8 yıla kadar hapis ve 10 bin güne
kadar adli para cezasına çarptırılacak.
Mağdurun hayatında tehlike oluşturması ve onur kırıcı bir muameleye maruz
bırakılmak istenmesi halinde cezalar, yarısından 3'te 2'sine kadar artırılacak.
Sanığın kabul etmemesi halinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına
karar verilmeyecek.
Çocuklar, özel yetkili ağır ceza mahkemelerinde yargılanamayacak, bu
mahkemelere özgü soruşturma ve kovuşturma hükümleri uygulanmayacak. Buna göre,
Terörle Mücadele Kanunu kapsamında suçlanan çocuklar da çocuk mahkemelerinde
yargılanacak.
Terör suçlarında, şartlı salıverme koşulları çocuklar için aranmayacak.
Böylece, öngörülen koşulları taşımasalar dahi çocuklar şartlı
salıverilebilecek.
Tasarının yasalaşıp yürürlüğe girdiği tarihe kadar hakkında hükmün
açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiş olanlar 15 gün içinde mahkemeye
başvurmaları halinde haklarındaki bu karar geri alınacak. Sanık hakkında yeniden
hüküm kurulacak.
(08.57)
elebaşı Abdullah Öcalan'ın disiplin cezalarının affına ilişkin herhangi bir
düzenleme yapmadıklarını bildirdi.
TBMM Genel Kurulunda, ''Temel Kanun'' olarak ele alınan Terörle Mücadele
Kanunu (TMK) ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan Kanun Tasarısının ikinci bölümü
üzerindeki görüşmelere başlandı.
Tasarı üzerine CHP Grubu adına söz alan Afyonkarahisar Milletvekili Halil
Ünlütepe, terörün bitirilmesi için öncelikle bölgede işsizliğin önlenmesi ve
ekonominin geliştirilmesi gerektiğini belirtti. Ünlütepe, aksi halde yapılacak
düzenlemelerin sorunu çözmeyeceğini kaydetti. 12 maddelik bir tasarının temel
kanun olarak görüşmeye açılmasını da eleştiren Ünlütepe, ''hükümetin, Meclisi
by-pass etmek istediğini'' öne sürdü.
Hükümet adına söz alan Adalet Bakanı Sadullah Ergin, CHP Eskişehir
Milletvekili Tayfun İçli'nin, Genel Kurulda yaptığı konuşmada, tasarının geçici
1. maddesinin, bölücü başı Abdullah Öcalan ve terör örgütü PKK'nın üst
yöneticilerinin disiplin cezalarını affedip, ortadan kaldırmak için getirildiğini
söylediğini belirtti.
Bu iddianın doğruları yansıtmadığını belirten Ergin, şunları söyledi:
''Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Ali Gülmez hakkında verilen karar ile
Türkiye'yi 'adil yargılama hakkını ihlal ettiği' gerekçesiyle tazminata mahkum
etmiştir. AİHM'de, Türkiye aleyhine açılmış buna benzer 567 dosya daha var. Bu
dosyalarda da Türkiye aleyhine benzer ihlal kararları ve tazminat kararları
çıkacak. İşte bizim bu düzenlemeyi yapmamızın amacı, bu çıkması muhtemel
kararları önlemektir.
Söz konusu düzenlemenin, terör örgütü başının ve terör örgütü
yöneticilerinin disiplin cezalarının affına ilişkin girişim olarak sunulması
haksızlıktır. Tasarıda, bölücü başının disiplin cezalarının affına ilişkin bir
düzenleme bulunmuyor. Adil yargılanmanın ihlali söz konusu olmasın diye, disiplin
cezasının doğru ya da isabetsiz olduğu yönünde bir karar verilmesini öngörüyor
düzenleme.''
Ağırlıklı olarak Terörle Mücadele Kanunu (TMK)
kapsamında yargılanan çocuklarla ilgili düzenleme içeren tasarının, ikinci
bölümünün geneli üzerindeki görüşmeler tamamlandı.
MHP Grubu adına söz alan İzmir Milletvekili Kamil Erdal Sipahi, tasarının
Anayasanın eşitlik ilkesine aykırı olduğunu, cezaevlerinde TMK kapsamında
yargılanmayan binlerce çocuğun olduğunu söyledi.
Sipahi, ''Habur'daki rezalete yeni bir sayfa ekleniyor. Tasarı, AKP
hükümetinin bölücü teröre teslimiyetidir'' görüşünü savundu.
BDP Grubu adına konuşan Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, tasarıyla
değiştirilen düzenlemelerin 2006 yılındaki görüşmeleri sırasında CHP'nin
muhalefet yapmadığını öne sürerek, ''CHP adına utandım'' dedi.
Kaplan, tasarıyı ''kerhen de olsa'' desteklediklerini belirtti.
Sataşma gerekçesiyle söz alan CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi,
Kaplan'ın söz konusu düzenlemeyi yapan iktidar partisinden çok CHP'yi
eleştirdiğini belirterek, ''CHP'nin tutumundan utanç duyduğunu söyleyenler önce
kendi tutumlarını gözden geçirsinler'' dedi.
Çocukların büyük insan sıfatına konularak yargılanmalarını kabul
etmediklerini ifade eden Hamzaçebi, bunun için çaba sarfettiklerini kaydetti.
AK Parti Grubu adına konuşan Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç, tasarının
''teröre taviz yasası'' olarak nitelendirilmesinden üzüntü duyduğunu söyledi.
Tasarıda bu yönde tek bir madde olmadığını belirten Tunç,
''Değişiklikleri çarpıtmak çocuklarımıza karşı haksızlıktır. Terör örgütünün
istismar alanı ortadan kaldırılmaktadır. Bu çocuklar bizim çocuklarımızdır.
Çocuklarımızın geleceğini söndürmek yerine onları kazanmalıyız'' diye konuştu.
Şahsı adına konuşan CHP Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk ise tasarının
mevcut haliyle söz konusu sorunun çözülemeyeceğini, çocukların özel yetkili ağır
ceza mahkemelerinde yargılanmaya devam edeceklerini öne sürdü.
Bölüm üzerinde milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Adalet Bakanı
Sadullah Ergin, tasarıda, tutuklu ve hükümlülerin infaz hakimliğinden geçmiş
disiplin cezalarına itiraz yolunun da öngörüldüğünü anımsatarak, hükmün AİHM'deki
567 dosyadan tazminat kararı verilmemesi için konulduğunu yineledi.
Ergin, şunları söyledi:
''Bu tür dosyaların muhataplarının müracaat etmesi halinde kendisinin ve
avukatının buna karşı söyleyeceği bir şey var mı yok mu? Hakim diyecek ki
yazdığınızın dışında söyleyeceğiniz bir şey var mı? Eğer hakimin kanaatini
değiştirecek yeni bir savunma ortaya koyabiliyorsa, hakim onu haklı görür ise
kararını değiştirebilecektir. Aksi halde sonuç değişecek değildir. Sadece
AİHM'nin ihlal gerekçesini ortadan kaldırmak ve tazminatları ödememek adına
tasarıya bu hüküm konulmuştur.
Bu hüküm 73 milyon vatandaşın tamamı içindir. Burada Ahmet yararlanır,
Hüseyin yararlanmaz gibi birşey yok. Cezaevindeki tutuklu ve hükümlülerin
disiplin cezası var ise ve buna itiraz ederlerse istifade ederler. Abdullah
Öcalan'ın 10'un üzerinde almış olduğu disiplin cezası vardır. Bunların yaklaşık 9
tanesi infaz edilmiştir. Doktor raporuyla infaz edilemeyen 2 tane cezası vardır.
Bunlar ahım şahım cezalar değildir. Bunlar 20 günlük hücre cezalarıdır. Bizim
korktuğumuz, çekindiğimiz 20 günlük cezalar mı? Türkiye hakkında 567 dosya
var.''
Tasarıdaki hükümden herkesin yararlanabileceğini yineleyen Ergin,
''muhtemel istifade edicilere bakarak Türkiye'nin böyle bir sonuca katlanmasını
istemek çok doğru bir tarz değildir'' dedi.
TBMM Genel Kurulunda, Terörle Mücadele Kanunu
(TMK) ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan Kanun Tasarısı üzerindeki görüşmeler
sürüyor.
Tasarı üzerine söz alan CHP Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk, Devlet
Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek'in, bir açıklamasında, özel yetkili
cezaevlerinin dayanağını oluşturan Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) ilgili
maddelerini, CHP ile birlikte çıkardıklarını söylediğini belirtti. Açıklamanın
doğru olmadığını ifade eden Öztürk, sözkonusu dönemdeki tutanaklara bakıldığında
bunun anlaşılacağını söyledi.
Söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ, Mecliste, 22. yasama
döneminde TCK, CMK ve Kabahatler Kanunu ile ilgili düzenlemelerin kanunlaşmasında
CHP ile AK Parti'nin mutabık olduğunu belirterek, ''Bunları hep birlikte kabul
ettik'' dedi.
MHP Mersin Milletvekili Akif Akkuş, görüşülen tasarıyla çocukların terör
olaylarına karışmasının önlenemeyeceğini savundu. Akkuş, cezayı azaltmak yerine
eğitim ve rehabilitasyon yoluna gidilmesinin faydalı olacağını dile getirdi.
MHP İzmir Milletvekili Şenol Bal, ''Türk milleti'' kavramının Anayasadan
çıkarılmasını isteyen ve kendilerini 'stratejist, aydın, yazar' gibi isimlerle
tanıtan bazı grupların, bölücü terör örgütünün talepleri yönünde isteklerde
bulunduğunu söyledi. AK Parti'nin, zihniyeti ve oy kaygısı nedeniyle açılım
projesini ortaya çıkardığını öne süren Bal, bunun da bölücü terörü
cesaretlendirdiğini iddia etti. Şenol Bal, AK Parti'ye oy verenlerin, verdikleri
emanet oyların hesabını sorması gerektiğini belirterek, ''Bölücü terörün
isteklerini yerine getirsin diye mi oy verdiniz? Verdiğiniz oyların hesabını
referandumda 'hayır' diyerek sorun'' dedi.
Bal ayrıca, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın kadınlar üzerinden siyaset
yapmak istediğini ileri sürerek, Erdoğan'ın Türk kadınlarını tanımadığını ve Türk
tarihini bilmediğini iddia etti.
Bal'ın konuşmaları ile ilgili söz alan AK Parti Grup Başkanvekili
Nurettin Canikli, muhalefetin eleştirilerde bulunabileceğini ancak hakaret etme
hakkına sahip olmadığını söyledi. Canikli, ''Türkiye'de bölücü terör ile pazarlık
yapılmış ise bu 2000 yılında yapılmıştır. Açın belgeyi bakın. 'Ben seni idam
etmeyeyim, sen de terörü durdur' diyorsunuz. Bu pazarlıktır'' diye konuştu.
Referanduma en çok terör örgütü PKK'nın karşı çıktığını belirten Canikli, ''Bu
süreç PKK'nın işine geliyorsa, neden en çok PKK karşı çıkıyor'' dedi.
MHP Mersin Milletvekili Behiç Çelik ise MHP'nin terör örgütü ile hiçbir
zaman uzlaşma içinde olmadığını belirterek, ''İdam kararını Anayasadan kaldıran
sizsiniz'' dedi.
BDP Grup Başkanvekili Bengi Yıldız, referandum için boykot kararı
aldıklarını söyledi. Boykot etmenin her vatandaşın hakkı olduğunu ifade eden
Yıldız, hazırlanışında kendilerinin dahil edilmediği bir anayasa paketi için oy
kullanmayacaklarını söyledi.
HP İstanbul Milletvekili Ahmet Tan da tutuklu ya da hükümlü anneleri ile
birlikte cezaevinde kalan bebeklerle ilgili de bir çalışma yapılması gerektiğini
söyledi. Tan, cezaevinde anneleri ile birlikte kalan 0-2 yaş grubu 479 bebek
bulunduğunu ifade etti.
Görüşmelerde, ''çocukların yetişkinlerle birlikte suç işlemesi durumunda
ve davaların birlikte yürütülmesinin zorunlu görülmesi halinde büyüklerle
birlikte ağır ceza mahkemelerinde yargılanabilecekleri'' yönündeki hüküm,
önergeyle tasarıdan çıkarıldı.
Ağırlıklı olarak Terörle Mücadele Kanunu (TMK)
kapsamında yargılanan çocuklarla ilgili düzenleme içeren tasarının 2 maddesi daha
kabul edildi.
Kabul edilen geçici 2 maddeye göre, tasarının yasalaşıp yürürlüğe
girmesinden önce verilen ve infaz hakimliğinin incelemesinden geçen disiplin
cezalarına karşı 6 ay içinde yeniden yapılan başvurular duruşma yapılmaksızın
dosya üzerinden bir hafta içinde karara bağlanacak.
Tasarının yasalaşıp yürürlüğe girdiği tarihe kadar hakkında hükmün
açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiş olanlar 15 gün içinde mahkemeye
başvurmaları halinde haklarındaki bu karar geri alınacak. Sanık hakkında yeniden
hüküm kurulacak.
Temel yasa olarak görüşülen tasarının bu maddeleri üzerinde verilen
önerge dolasıyla söz alan CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç, Adalet Bakanı
Sadullah Ergin'in savcılara baskı yaptığını öne sürdü.
Sataşma gerekçesiyle konuşan Ergin, 2004 yılından bu tarafa Adalet
Bakanlarının savcılarla bağlantılarının kesildiğini, Bakanların savcılara
''soruşturma aç, açma'' imkanının bulunmadığını belirterek, Meclis'in bu yetkiyi
kaldırdığını söyledi.
Ergin, Genç'in iddiasını ispatlamakla mükellef olduğunu ifade ederek,
etmemesi durumunda ''müfteri'' konumuna geleceğini kaydetti.
Kamuoyunda ''taş atan çocuklar'' olarak
bilinen çocuklarla ilgili düzenlemeler de içeren ''Terörle Mücadele Kanunu (TMK)
ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan Kanun Tasarısı'' TBMM Genel Kurulunda kabul
edilerek, yasalaştı.
Yasaya göre, katıldıkları kanuna aykırı toplantı ve gösteri
yürüyüşlerinde ihtar ve zor kullanmaya rağmen dağılmayanlara verilen cezanın alt
sınırı 1,5 yıldan 6 aya indirilecek. Cezanın üst sınırında (3 yıl) değişiklik
olmayacak. Bu kişiler, asliye ceza mahkemelerinde yargılanacak. Sözkonusu ceza,
toplantı ve gösteri yürüyüşünün düzenleyicileri açısından ise yarı oranında
artırılarak uygulanacak.
İhtara ve zor kullanmaya rağmen kolluk görevlilerine karşı cebir veya
tehditle direnenlere, suçun ağırlığına göre TCK'nın 265'inci maddesinde öngörülen
üçte bir ile yarıya kadar ceza artırımı uygulanacak.
Toplantı ve gösteri yürüyüşlerine, ruhsatlı bile olsa ateşli silah, her
türlü öldürücü, yaralayıcı, zarar verici araç ile yasadışı örgütlere ilişkin
propaganda malzemesi taşıyarak katılanlara verilen cezalar düşürülecek. Cezanın
alt sınırı 2 yıldan 6 aya, üst sınırı ise 5 yıldan 3 yıla indirilecek.
Çocuklar, kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşüne katılmaları ve
örgüt propagandası suçunu işlemeleri halinde ''terör suçu'' işlemiş gibi
yargılanmayacak. Buna göre, kamuoyunda ''taş atan çocuklar'' olarak bilinen
çocuklar, ağırlıklı olarak bu hüküm nedeniyle tutuklandıkları veya hüküm
giydikleri için, salıverilecek.
Salıverilen çocuklara ''çocuklara özel güvenlik tedbiri'' de
uygulanmayacak. Tasarıdaki buna yönelik hüküm, kabul edilen önergeyle
kaldırıldı.
Tutuklu ve hükümlüler daha önce verilen ve infaz hakiminin incelemesinden
geçmiş olan disiplin cezalarına itiraz edebilecek. İtiraz süresi 6 ay olacak.
İnfaz hakimi, hükümlü veya tutuklu ya da avukatlarını dinledikten sonra bir hafta
içinde kararını verecek.
Göçmen kaçakçılığında suç, teşebbüs aşamasında da kalsa bile gerçekleşmiş
gibi cezalandırılacak. Menfaat elde etmek için yasal olmayan yollardan bir
yabancıyı ülkeye sokmaya, ülkede kalmasına, Türk vatandaşı veya yabancının
yurtdışına çıkmasına imkan sağlayanlar 3 yıldan 8 yıla kadar hapis ve 10 bin güne
kadar adli para cezasına çarptırılacak.
Mağdurun hayatında tehlike oluşturması ve onur kırıcı bir muameleye maruz
bırakılmak istenmesi halinde cezalar, yarısından 3'te 2'sine kadar artırılacak.
Sanığın kabul etmemesi halinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına
karar verilmeyecek.
Çocuklar, özel yetkili ağır ceza mahkemelerinde yargılanamayacak, bu
mahkemelere özgü soruşturma ve kovuşturma hükümleri uygulanmayacak. Buna göre,
Terörle Mücadele Kanunu kapsamında suçlanan çocuklar da çocuk mahkemelerinde
yargılanacak.
Terör suçlarında, şartlı salıverme koşulları çocuklar için aranmayacak.
Böylece, öngörülen koşulları taşımasalar dahi çocuklar şartlı
salıverilebilecek.
Tasarının yasalaşıp yürürlüğe girdiği tarihe kadar hakkında hükmün
açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiş olanlar 15 gün içinde mahkemeye
başvurmaları halinde haklarındaki bu karar geri alınacak. Sanık hakkında yeniden
hüküm kurulacak.
(08.57)
