2012-08-29 - 15:20
Oktay Vural: "Demirtaş'ın sözleri, PKK'nın psikolojik harekatının parçasıdır. Aç tavuk kendini darı ambarında sanırmış. Bu zevatlar, PKK'nın psikolojik harekatının pazarlamasını yapanlar, aslında PKK'nın hedef aldığı Kürt kökenli insanların zinhar temsilcisi olamazlar. Kimse unutmasın ki, her karış toprağımızda Türk milletinin egemenliği hakim olacaktır. Ne bir insanımızdan, ne bir çakıl taşımızdan ne de egemenliğimizden vazgeçeriz."
Vural, düzenlediği basın toplantısında eğitim sistemi ve gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
"Öğrencisi mutsuz, öğretmeni umutsuz, velisi endişeli bir eğitim hayatını zorla dayatıyorlar" diyen Vural, "Okula yeni başlayacak çocukların geleceğini etkileyen gelişmeler yaşanıyor. 60 ve 72 aylık çocuklar ailelerden koparılarak okul disiplinine alınıyor. Milli Eğitim Bakanı 'rapor alın' diyerek çocukları adeta fişliyor. Uzmanlar 72 aydan önce çocukların okula başlatılmalarının çocuğun ruhsal ve yetenek gelişimine darbe vuracağını söylüyorlar. Diğer taraftan öğretmen aileleri parçalanıyor. Bakan öğretmenlere ücretsiz izin tavsiyesi veriyor. Bu aileler ücretsiz izin aldıklarında nasıl geçinecekler? Vicdana, izana, insafa sığmayan bir anlayışla bunu öneriyorlar ailelere" şeklinde konuştu.
"Milli Eğitim Bakanı eğitim camiasını huzursuz bırakmıştır" diyen Vural, "Bu tahribatın bedelinin büyük olacağından endişe duyuyoruz. 700 bin kişilik eğitim ordusu acemi uygulamaların bedelini ödemektedir. Milli Eğitim Bakanlığı, öğretmenleri, çocukları, Sivil Toplum Kuruluşlarını, sendikaları duymuyor. Anayasaya aykırı uygulamalar yapılıyor. Ailelerinden koparılan çocuklar aileleriyle internetten mail yoluyla mı konuşacaklar? Başbakanın e-devlet dediği bu herhalde" dedi.
Üniversitelerin 1. Öğretim harçlarının kaldırılmasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Vural: "İkinci öğretimde okuyanların günahı ne? Bu adaletsizlik neden? Uygulama 2012-2013 yıllarını kapsamaktadır. Kalıcı bir uygulama değildir. Eşitlik ilkesine aykırıdır" diye konuştu.
TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu üyelerinin Apaydın kampını ziyaretlerine ilişkin bir soru üzerine Vural, "Türkiye yol geçen hanına dönmüş. Yabancı ajanlar cirit atıyor. Kamplar yabancılar tarafından kontrol ediliyor, fişleniyor. Sınırlar kevgire dönmüş. Irak'ın kuzeyinden geliyor, askerlerimizi vuruyorlar, karakollarımız bombalanıyor. Bu topraklar içinde milletvekillerinin bir yere girmesi konusunda tereddüt yaşanması yanlış olmuştur. İdari bir hata yapılmıştır. Kampın önünde Başbakanlık AFAD Başkanlığı yazıyor, Dışişleri Bakanı BM diyor. Birleşmiş Milletler ise onu yazın o zaman. Ciddi iddialar ve haksız ithamlar vardır. Bunlar karşısında hükümet şeffaf olmalıdır. Bu coğrafyanın, hiçbir ülkenin iç savaşının kurşunlarını dağıtan bir merkez olmasına izin vermememiz gerekiyor" dedi.
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın, TBMM Başkanı Cemil Çiçek'in hazırladığı mutabakat metni için kullandığı 'muhtıra' sözlerinin sorulması üzerine Vural, "Arınç muhtıranın yanlış anlaşıldığını söylüyor. 27 Nisan'ı da öyle algıladılar. Hangisi doğru? 27 Nisan bildirisi muhtırası ortada. Hani buna karşı dimdik durmuşlardı. 27 Nisan'da 'otur oturduğun yerde' demişti orduya karşı. Şimdi de Çiçek'e mi 'otur oturduğun yerde' demek istiyor acaba? Bu yaklaşımın takdirini kendilerine bırakıyorum" diye konuştu.
AK Parti içinde kavganın olduğunu ve koalisyonun bozulduğunu öne süren Vural, "Yasama Başkanı ile Başbakan muavini Arınç çatışıyor. Medya üzerinden selamlaşıyorlar. Koltuk sevdası, millet sevdasının önüne geçti. Bunlar TBMM'ye güveni azaltan olaylardır. AKP testisi çatlamıştır, kişisel kavgalar ön plandadır" diye konuştu.
BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın "400 km'lik bir sınırı PKK kontrol ediyor" sözlerinin sorulması üzerine Vural, "Aç tavuk kendini darı ambarında zannedermiş" dedi.
Demirtaş'ın sözlerinin PKK'nın psikolojik harekatın parçası olduğunu belirten Vural şunları söyledi: "Bu açıklamalar MHP'nin terörle mücadele konusunda durduğu yerin ve tavrının ne kadar doğru olduğunu gösteren açıklamalardır. Bu zevatlar, PKK'nın psikolojik harekatının pazarlamasını yapanlar, aslında PKK'nın hedef aldığı Kürt kökenli insanların zinhar temsilcisi olamazlar. Kimse unutmasın ki, her karış toprağımızda Türk milletinin egemenliği hakim olacaktır. Türk milleti terörle mücadelesini kazanmıştır. Devlet terörle mücadeleyi yine kazanacak güç ve kapasiteye sahiptir. Ne bir insanımızdan, ne bir çakıl taşımızdan ne de egemenliğimizden vazgeçeriz."
MHP'nin dokunulmazlıkların kaldırılması yönündeki Anayasa değişikliğine partilerin destek vermesi için çağrıda bulunan Vural, "Teklifimiz ortada. Kimse evirip çevirmesin. Gelin hiç olmazsa bu konuda mutabakata varalım" dedi. (15:20)
"Öğrencisi mutsuz, öğretmeni umutsuz, velisi endişeli bir eğitim hayatını zorla dayatıyorlar" diyen Vural, "Okula yeni başlayacak çocukların geleceğini etkileyen gelişmeler yaşanıyor. 60 ve 72 aylık çocuklar ailelerden koparılarak okul disiplinine alınıyor. Milli Eğitim Bakanı 'rapor alın' diyerek çocukları adeta fişliyor. Uzmanlar 72 aydan önce çocukların okula başlatılmalarının çocuğun ruhsal ve yetenek gelişimine darbe vuracağını söylüyorlar. Diğer taraftan öğretmen aileleri parçalanıyor. Bakan öğretmenlere ücretsiz izin tavsiyesi veriyor. Bu aileler ücretsiz izin aldıklarında nasıl geçinecekler? Vicdana, izana, insafa sığmayan bir anlayışla bunu öneriyorlar ailelere" şeklinde konuştu.
"Milli Eğitim Bakanı eğitim camiasını huzursuz bırakmıştır" diyen Vural, "Bu tahribatın bedelinin büyük olacağından endişe duyuyoruz. 700 bin kişilik eğitim ordusu acemi uygulamaların bedelini ödemektedir. Milli Eğitim Bakanlığı, öğretmenleri, çocukları, Sivil Toplum Kuruluşlarını, sendikaları duymuyor. Anayasaya aykırı uygulamalar yapılıyor. Ailelerinden koparılan çocuklar aileleriyle internetten mail yoluyla mı konuşacaklar? Başbakanın e-devlet dediği bu herhalde" dedi.
Üniversitelerin 1. Öğretim harçlarının kaldırılmasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Vural: "İkinci öğretimde okuyanların günahı ne? Bu adaletsizlik neden? Uygulama 2012-2013 yıllarını kapsamaktadır. Kalıcı bir uygulama değildir. Eşitlik ilkesine aykırıdır" diye konuştu.
TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu üyelerinin Apaydın kampını ziyaretlerine ilişkin bir soru üzerine Vural, "Türkiye yol geçen hanına dönmüş. Yabancı ajanlar cirit atıyor. Kamplar yabancılar tarafından kontrol ediliyor, fişleniyor. Sınırlar kevgire dönmüş. Irak'ın kuzeyinden geliyor, askerlerimizi vuruyorlar, karakollarımız bombalanıyor. Bu topraklar içinde milletvekillerinin bir yere girmesi konusunda tereddüt yaşanması yanlış olmuştur. İdari bir hata yapılmıştır. Kampın önünde Başbakanlık AFAD Başkanlığı yazıyor, Dışişleri Bakanı BM diyor. Birleşmiş Milletler ise onu yazın o zaman. Ciddi iddialar ve haksız ithamlar vardır. Bunlar karşısında hükümet şeffaf olmalıdır. Bu coğrafyanın, hiçbir ülkenin iç savaşının kurşunlarını dağıtan bir merkez olmasına izin vermememiz gerekiyor" dedi.
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın, TBMM Başkanı Cemil Çiçek'in hazırladığı mutabakat metni için kullandığı 'muhtıra' sözlerinin sorulması üzerine Vural, "Arınç muhtıranın yanlış anlaşıldığını söylüyor. 27 Nisan'ı da öyle algıladılar. Hangisi doğru? 27 Nisan bildirisi muhtırası ortada. Hani buna karşı dimdik durmuşlardı. 27 Nisan'da 'otur oturduğun yerde' demişti orduya karşı. Şimdi de Çiçek'e mi 'otur oturduğun yerde' demek istiyor acaba? Bu yaklaşımın takdirini kendilerine bırakıyorum" diye konuştu.
AK Parti içinde kavganın olduğunu ve koalisyonun bozulduğunu öne süren Vural, "Yasama Başkanı ile Başbakan muavini Arınç çatışıyor. Medya üzerinden selamlaşıyorlar. Koltuk sevdası, millet sevdasının önüne geçti. Bunlar TBMM'ye güveni azaltan olaylardır. AKP testisi çatlamıştır, kişisel kavgalar ön plandadır" diye konuştu.
BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın "400 km'lik bir sınırı PKK kontrol ediyor" sözlerinin sorulması üzerine Vural, "Aç tavuk kendini darı ambarında zannedermiş" dedi.
Demirtaş'ın sözlerinin PKK'nın psikolojik harekatın parçası olduğunu belirten Vural şunları söyledi: "Bu açıklamalar MHP'nin terörle mücadele konusunda durduğu yerin ve tavrının ne kadar doğru olduğunu gösteren açıklamalardır. Bu zevatlar, PKK'nın psikolojik harekatının pazarlamasını yapanlar, aslında PKK'nın hedef aldığı Kürt kökenli insanların zinhar temsilcisi olamazlar. Kimse unutmasın ki, her karış toprağımızda Türk milletinin egemenliği hakim olacaktır. Türk milleti terörle mücadelesini kazanmıştır. Devlet terörle mücadeleyi yine kazanacak güç ve kapasiteye sahiptir. Ne bir insanımızdan, ne bir çakıl taşımızdan ne de egemenliğimizden vazgeçeriz."
MHP'nin dokunulmazlıkların kaldırılması yönündeki Anayasa değişikliğine partilerin destek vermesi için çağrıda bulunan Vural, "Teklifimiz ortada. Kimse evirip çevirmesin. Gelin hiç olmazsa bu konuda mutabakata varalım" dedi. (15:20)
