2018-04-17 - 15:50
TBMM GENEL KURULU...
TBMM Genel Kurulunda görüşülen Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın ikinci bölümü kabul edildi.
TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın, merhum 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın Türkiye'de hür ve sivil bir değişim için attığı adımlarla, milletin iradesiyle gerçekleştirdiği siyasi ve hukuki hamlelerle Türkiye demokrasisinin ve ekonomisinin güçlenmesini sağlayan bir lider olduğunu söyledi.

TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Aydın başkanlığında toplandı.

MHP Hatay Milletvekili Mehmet Ahrazoğlu, Suriye Türkmenlerinin sorunlarına ilişkin gündem dışı söz aldı.

Suriye'nin ikinci büyük topluluğu olan Türkmenlerin; soydaşlık bağları, tarihleri ve kültürleri açısından Anadolu'nun ayrılmaz bir parçası olduğunu belirten Ahrazoğlu, bu grubun çeşitli dönemlerde yoğun baskı altında yaşamak zorunda bırakıldıklarını söyledi.

"Suriye Türkmenleri, Türk olmanın bedelini 100 yıldır fazlasıyla ödemiştir ve ödemeye de devam etmektedir" diyen Ahrazoğlu, Suriye'de hali hazırda süren sorunlardan da en fazla etkilenenler arasında olduklarını belirtti.

Ahrazoğlu, "Suriye Türkmenlerinin sorunlarını çözmek konusunda Türkiye olarak, hükümet olarak elimizden geleni yapmamız gerektiğine inanıyoruz. Suriye Türkmensiz olamaz, olmamalıdır." diye konuştu.

CHP Ordu Milletvekili Seyit Torun da gündem dışı konuşmasında fındık üreticileri ve fındık sektörünün sorunlarına değindi.

Sektör bileşenlerinin bir araya getirilmesi, sorunların ortaya konması, çözüm yollarının aranması gerektiğini ifade eden Torun, "Bu gidişle belki fındığı da ithal eder duruma geleceğiz. Türkiye'nin en büyük döviz girdisi olan bir ürünü kendi haline bıraktık, Avrupa'daki bir alıcı ile baş edemiyoruz. Bunu kabul etmemiz mümkün değil." dedi.

Fındık üretiminin yapıldığı bölgelerde faaliyetlerin sürmesi, göçün önlenmesi için acil çözümlere ihtiyaç olduğunun altını çizen Torun, hükümetin ise konuya ilgisiz kaldığını ileri sürdü.

AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili İmran Kılıç ise miraç kavramı ve değerlerine ilişkin gündem dışı konuşmasında, miraçın insanın erdem yolculuğunu, beşerilikten insaniliğe yükselmesini ifade ettiğini anlattı.

"Miraç bugünkü feza çağına asırlar öncesinden açılmış bir kapıdır." diyen Kılıç, miraça iman ve hikmet ışığından bakılması gerektiğini söyledi.

Gündem dışı konuşmaların ardından Meclis Başkanvekili Aydın, 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ı, vefatının 25. yılı nedeniyle andı.

Merhum Turgut Özal'ın yakın tarihin zor bir döneminde Türkiye'de yapılamaz, olamaz denen pek çok siyasal, ekonomik ve sosyal değişime imza atan bir siyasal lider olduğunu belirten Aydın, şöyle konuştu:

"Milletin içinden çıkmış ve milletini anlamayı başarmış, ülke olarak pek çok atılıma imza attığımız dönemin mühim bir şahsiyetiydi. Türkiye'de hür ve sivil bir değişim için attığı adımlarla merhum Turgut Özal, milletin iradesiyle gerçekleştirdiği siyasi ve hukuki hamlelerle Türkiye demokrasisinin ve ekonomisinin güçlenmesini sağlamıştır. Milleti tarafından sevilen bir siyaset adamı olmanın yanında saygın siyasi ve devlet kişiliğiyle de hepimize örnek olmuş bir demokrasi neferi olan 8. Cumhurbaşkanımız Turgut Özal'ı rahmetle anıyoruz."

MHP Grup Başkanvekili Erhan Usta, partisinin Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin erken seçim çağrısının sağlam gerekçelere dayandığını belirterek, "İç ve dış tehditlerin ağırlaştığı bu zaman diliminde Türkiye, yeni hükümet sistemine çok seri bir şekilde geçmeli, taşlar yerine oturmalı, sığ tartışmalar kesilmelidir." dedi.

AK Parti, CHP, HDP ve MHP Grup Başkanvekilleri TBMM Genel Kurulunda söz alarak çeşitli değerlendirmelerde bulundular.

MHP Grup Başkanvekili Erhan Usta, konuşmasında partisinin Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin grup toplantısındaki konuşmasında yaptığı erken seçim çağrısına işaret etti.

Bahçeli'nin 26 Ağustos tarihine ilişkin erken seçim çağrısının sağlam gerekçelere dayandırdığını dile getiren Usta, "Bu tarih çok anlamlı ve makul bir tarihtir. Büyük Taarruz'un başladığı tarihtir. Yeni bir zafer ruhuyla Türkiye yeni bir seçime gidebilecektir. İç ve dış tehditlerin ağırlaştığı bu zaman diliminde Türkiye, yeni hükümet sistemine çok seri bir şekilde geçmeli, taşlar yerine oturmalı, sığ tartışmalar kesilmelidir." diye konuştu.

HDP Grup Başkanvekili Filiz Kerestecioğlu da 16 Nisan referandumunun üzerinden 1 yıl geçtiğini hatırlatarak, o dönemde vatandaştan "Evet" isteyenlerin, vaatlerini yerine getirmediğini ileri sürdü.

Kerestecioğlu, ilahiyatçı yazar İhsan Eliaçık'a, "silahlı terör örgütünün propagandasını yapmak" suçundan yargılandığı davada verilen 6 yıl 3 ay hapis cezasını eleştirerek, bunun muhalifleri susturma çabalarının bir yansıması olduğunu savundu.

MHP Genel Başkanı Bahçeli'nin erken seçim çağrısının "inişe geçen cumhur ittifakının bir sonucu olduğunu" ve kendilerini şaşırtmadığını söyleyen Kerestecioğlu, "Ancak OHAL koşullarında seçime gitmek bir acziyet ifadesidir. Seçime eşit koşullarda gidilir." dedi.

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay da terörle mücadeleye değinerek, hükümetin buna ilişkin köklü tedbirler alması konusunda TBMM'nin bir basınç uygulamasına ihtiyaç olduğu değerlendirmesinde bulundu.

Altay, "Şehitlerin arkasından güzel sözler söylüyoruz ama ailelere ateşler düşüyor. Evlatlarımızın şehit edilmesi bizim içimizi burkuyor. Elbette vatanının birliği, bütünlüğü önemlidir. Bu ülke topraklarında huzurun tesisi için askerimiz, polisimiz şüphesiz görevini yerine getirecek ama bu sorunun bitmesi lazım. Artık Türkiye'de, Doğu, Güneydoğu Anadolu'da şehit haberlerinin kanıksanması beni, partimi üzüyor. Bu konuya TBMM'nin el atma zamanı gelmiştir." ifadelerini kullandı.

AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş ise konuşmasında 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ı vefatının 25. yılı nedeniyle andı ve ülkeye yaptığı büyük hizmetlerden dolayı minnet ve şükranlarını ifade etti.

14-20 Nisan'ın Şehitler Haftası olduğunu da hatırlatan Muş, tüm şehitlere Allah'tan rahmet diledi.

MHP ve CHP Grup Başkanvekilleri de konuşmalarında 8. Cumhurbaşkanı Özal'ı andılar.

Öte yandan TBMM Başkanlığının davetlisi olarak Mecliste bulunan Mali-Türkiye Parlamentolar Arası Dostluk Grubu heyeti de Genel Kurula gelerek kordiplomatik locasından bir süre çalışmaları izlediler.

AK Parti İstanbul Milletvekili Markar Eseyan, "16 Nisan'dan sonra CHP ve HDP bir yandan 'gayrimeşru seçim' söylemini sürdürürken öte yandan tüm seçmenleri etkilemeye dönük eklektik bir çift karaktere bürünmüştür. Bu bile 16 Nisan reformunun erken hasatlarından birisidir." dedi.

TBMM Genel Kurulunda, HDP'nin "16 Nisan 2017'de yapılan Anayasa değişikliği"ne ilişkin araştırma önergesinin bugün ele alınması önerisi görüşüldü.

Öneri üzerinde söz alan HDP Van Milletvekili Bedia Özgökçe Ertan, referandumun üzerinden bir yıl geçtiğine işaret ederek, Yüksek Seçim Kurulunun (YSK) mühürsüz oyları geçerli sayarak Anayasa değişikliğine şaibe düşürdüğünü savundu.

Ertan, bu nedenle son bir yıllık süreçte yaşanan gelişmelerin ele alınması gerektiğini ileri sürdü.

MHP Osmaniye Milletvekili Ruhi Ersoy ise önerinin gerçeklikle örtüşmediğini, referandumla Türkiye'nin yeni bir faza geçtiğini belirterek, "Bu fazın Cumhurbaşkanlığı hükümet etme sistemi olduğunu ve Cumhurbaşkanı hükümet etme sisteminin de artık seçimlerle birlikte geminin limana yanaşması gerektiği tezini savunuyoruz." diye konuştu.

AK Parti İstanbul Milletvekili Markar Eseyan da referandumla demokrasi sıçraması yaşandığını söyledi.

Referandum ile vesayet odaklarına kapıların kapatıldığını dile getiren Eseyan, "16 Nisan'dan sonra CHP ve HDP bir yandan 'gayrimeşru seçim' söylemini sürdürürken öte yandan tüm seçmenleri etkilemeye dönük eklektik bir çift karaktere bürünmüştür. Bu bile 16 Nisan reformunun erken hasatlarından birisidir. Artık millet iradesi son sözü söyleyecek, kapalı kapılar ardında siyaset dizaynı mümkün olmayacaktır." dedi.

Bunun üzerine sataşmadan söz alan HDP Grup Başkanvekili Filiz Kerestecioğlu da OHAL şartlarında seçime gidilmesini eleştirerek, "16 Nisan bu ülkeye kaybettirdi, daha da kaybettirmek istiyorsunuz ama bunun sonu yok." ifadesini kullandı.

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay ise referandumla yapılan Anayasa değişikliğinin gayrimeşru olduğunu savundu.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal'ın FETÖ'ye ilişkin bir soru üzerine "Kendi içimizdeki temizlik tamamlandı." ifadelerini kullandığını aktaran Altay, kaç AK Parti'linin savcılığa verildiğini sordu.

Bunun üzerine söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş, FETÖ'ye ilişkin yargılamaların sürdüğünü belirterek, "Bunlar hukuk nezdinde devam eden süreçlerdir. Hiç kimseyi peşinen bizim suçlu ilan etmek gibi bir durumumuz söz konusu olamaz. Hukuk içerisinde yargılanır, eğer suçluysa suçunun karşılığındaki cezasını alır, suçlu değilse takipsizlik ya da beraat kararı verilir ve vatandaş yaşantısına devam eder." şeklinde konuştu.

Görüşmelerin ardından oylanan HDP'nin önerisi kabul edilmedi.

Daha sonra CHP'nin "Kapatılan askeri okulların öğrencileriyle" ilgili verdiği araştırma önergesinin bugün ele alınması önerisi de reddedildi.

Daha sonra Danışma Kurulunun, Genel Kurulun Meclisin açılışının yıl dönümü dolayısıyla, 23 Nisan Pazar günü saat 14.00'te özel gündemle toplanması ve siyasi parti temsilcilere konuşmaları için 10'ar dakika süre verilmesi önerisi kabul edildi.

Bunun yanı sıra "Türkiye'de kanser hastalığının artmasına neden olan sebepler ile alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla verilen Meclis araştırma önergelerin birleştirilerek, görüşmelerinin yarın yapılması önerisi de kabul edildi.

Öte yandan HDP Gaziantep Milletvekili Mahmut Toğrul'un Yükseköğretim Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifinin Genel Kurul gündemine doğrudan alınmasına ilişkin önergesi reddedildi.

TBMM Genel Kurulunda görüşülen Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın ikinci bölümü kabul edildi.

Genel Kurulun bugünkü çalışmasında tasarının 18 ila 40'ıncı maddelerini kapsayan ikinci bölümünün görüşmeleri tamamlandı.

Kabul edilen maddelere göre, orman kadastrosu yapılmayan veya orman kadastrosu yapılmış olup da orman sınırları dışında kalan yerlerde bulunan, gerçek veya özel hukuk tüzel kişileri adına tapuda tescilli olduğu halde, ağaçlandırma ve erozyon kontrolü çalışmaları sırasında kamulaştırılmaksızın orman idaresince 31 Aralık 2017 tarihinden önce ağaçlandırılmış olan taşınmazlardan, orman olarak kullanılmasında yarar görülen taşınmazlara karşılık; aynı bölgede bulunan 2/B taşınmazlarından, bunun mümkün olmaması halinde diğer hazine taşınmazlarından eşdeğer taşınmaz verilebilecek.

Orman ve Su İşleri Bakanlığınca, bilim ve fen bakımından orman olarak muhafazasında hiçbir yarar görülmeyen ve tarım alanına dönüştürülemeyen yerlerle, yürürlük tarihinde üzerinde yerleşim yeri bulunan ya da yerleşim yeri oluşturulması uygun olan taşlık, kayalık, verimsiz ve fiilen orman vasfı taşımayan alanlardan Bakanlar Kurulunca belirlenen alanlar, orman sınırları dışına çıkartılarak tapuda Hazine adına tescil edilecek.

Orman sınırları dışına çıkartılan alanın iki katından az olmamak üzere, devletin hüküm ve tasarrufu altında ya da Hazinenin özel mülkiyetindeki taşınmazlar, Orman Genel Müdürlüğüne orman tesis etmek üzere tahsis edilecek.

Bursa'nın Gemlik ilçesinde, deprem tehlikesi altında bulunan yapıların dönüştürülebilmesi ve yeni yerleşim yerlerinin belirlenmesi kapsamında yapılacak iş ve işlemler, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı koordinasyonunda yürütülecek.

Yeraltı Suları Hakkında Kanun'daki ölçüm sistemlerinin kullanım maksadına, miktarına, havza sınırına ve diğer hususlara ilişkin yetkiler, Bakanlar Kurulu yerine DSİ'nin bağlı olduğu Orman ve Su İşleri Bakanlığınca kullanılacak.

Tarım satış kooperatifleri ve birlikleri ile tarım kredi kooperatifleri için tanınan damga vergisi istisnası, sulama kooperatifleri hakkında da uygulanacak.

Belediye Teşkilatı Olan Yerleşim Yerlerine İçme, Kullanma ve Endüstri Suyu Temini Hakkında Kanun kapsamında, DSİ ile belediyeler arasında imzalanan protokol uyarınca belediyeler tarafından borçlanılan tutarlara karşılık; bu belediyeler adına her yıl yapılan kesintilerden sonra kalan kısımdan kesinti yapılarak elde edilen tutarlar DSİ'ye ödenecek.

Mevcut yerleşim merkezlerinde ikamet edenler dışında milli parklara gelen ziyaretçilerin ödeyeceği ücretlere ilişkin usul ve esaslar, Orman ve Su İşleri Bakanlığınca belirlenecek.

Bakanlık, bu yerlere ücret ödemeden giriş yaptığı tespit edilenlere, giriş ücretinin on katı tutarında idari para cezası verecek ve bu ceza bir ay içinde ödenecek.

Ayrıca, Milli Parklar Kanunu'na tabi korunan alanlardan elde edilen döner sermaye gelirlerinin daha verimli şekilde kullanılabilmesi amacıyla düzenleme yapılıyor.

Trafikte afet acil durum araçlarına verilen geçiş üstünlüğü önceliği, orman yangınlarıyla mücadele eden araçlara da verilecek.

Kamulaştırma işlemlerinde, tarafların bedelde anlaşamamaları halinde gerektiğinde hakim tarafından yeni bilirkişi kurulu tayin edilecek ve hakim, tarafların ve bilirkişilerin rapor veya raporları ile beyanlarından yararlanarak adil ve hakkaniyete uygun bir kamulaştırma bedeli tespit edecek.

Tarafların anlaşması halinde kamulaştırma bedeli olarak anlaşılan miktar peşin ve nakit olarak, hak sahibi adına bankaya yatırılacak.

Büyük projelerin kamulaştırma çalışmalarında getirilen beş yıllık kısıtlama tamamlandığı halde kamulaştırma çalışmaları tamamlanmamış projelerde, bu süre, Bakanlar Kurulu tarafından bir defaya mahsus olmak üzere beş yıl uzatılabilecek. Böylece, kötü niyetli yapılaşmanın önüne geçilmesi hedefleniyor.

Mahkemece verilen taşınmaz mala el koyma kararı tapu müdürlüğüne bildirilecek. Taşınmaz malın başkasına devir, ferağ veya temlikinin yapılamayacağı hükmü tapu kütüğüne şerh edilecek, el koyma kararından sonra taşınmaz mal boşaltılacak.

Kamulaştırma sebebiyle idarece ödenmiş olan ancak istinaf ve temyiz incelemesi sonucu kesinleşen yargı kararları uyarınca, geri ödenmesi gereken kamulaştırma bedellerine ilişkin idare tarafından yapılan ödeme tarihi ile geri ödemeye dair yazının ilgilisine tebliğ edildiği tarih arasındaki süre için faiz alınmayacak.

Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu'nda yer alan arazi toplulaştırma ve tarla içi geliştirme hizmetleri için Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü, diğer görevler için Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı uygulayıcı kuruluş olacak.

Tasarıyla yerleşim yerleri içerisinden geçen dere yataklarının yapılaşmayla daraltılması, tekniğe uygun olmayan köprü ve menfez yapımı, sanayi ve evsel atıkların dökülmesi, kanalizasyon şebekesinin geçirilmesi, üzerinin kapatılması, kaçak kum ve çakıl alma faaliyetleri gibi sebeplerle meydana gelen aşırı taşkınlarda can ve mal kaybının önüne geçilmesi amacıyla kontrol tesisi alanları oluşturulacak.

Orman Genel Müdürlüğü; harçlardan, damga vergisi ile tapu ve kadastro işlemlerinden kaynaklanan döner sermaye hizmet bedellerinden muaf olacak.

Orman muhafaza memuru ve orman mühendisi olarak atanacaklar, yapılan merkezi sınav sonucuna göre, atanacak kadro sayısının dört katına kadar çağrılacak adaylar arasından sınav komisyonlarınca yapılacak sözlü ve uygulamalı sınav sonucuna göre belirlenecek.

TRT, özel televizyon kuruluşları ve radyolar, ayda en az 90 dakika olmak üzere, orman kaynaklarının usulsüz müdahalelere, tabii afetlere, orman yangınlarına karşı korunması, gerekli tedbirlerin alınması, su kaynaklarının muhafazası ve kirliliğinin önlenmesi, tabiat sevgisi ve bilincinin artırılması, çölleşme ile mücadele, hayvanların ve tabii hayatın korunması konularında uyarıcı ve eğitici mahiyette yayınlar yapmak zorunda olacak.

Bu programlar, Orman ve Su İşleri Bakanlığı ile Orman Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanacak veya hazırlatılacak. Bu yayınlar için herhangi bir bedel ödenmeyecek.

Orman kadastrosu yapılıp kesinleştiği halde, teknik nedenlerle tescil edilemeyen 3 bin 506 birimde, yaklaşık 4 milyon hektar orman alanının tescili yapılacak.

Tasarıyla orman ve arazi kadastro çalışmalarının bütünleştirilmesi, buna bağlı olarak yapılacak her türlü planlamanın sosyal ve ekonomik sıkıntıya neden olunmadan gerçekleştirilmesi öngörülüyor.

Tasarıyla, DSİ Genel Müdürlüğünün hidroelektrik enerji üreten baraj ve santralleri yapmaya devam etmesinde kamu yararı bulunduğundan, DSİ'nin üretim lisansı almadan depolama tesisleri ve enerji tesislerini inşa etmek suretiyle bu kapsamdaki faaliyetlerini sürdürülebilmesine imkan sağlanıyor.

Buna göre, çok maksatlı projelerle bu düzenlemenin yürürlüğe girmesinden önce ikili işbirliği anlaşmaları kapsamında yer alan projeler ve önceki yıllar yatırım programlarında yer alan projeler, lisans alınmasına gerek olmaksızın DSİ tarafından 31 Aralık 2025 tarihine kadar yapılabilecek veya yaptırılabilecek.

Mera, yaylak ve kışlakların tespit, tahdit ve tahsisi konusunda karar vermek üzere, vali yardımcısı başkanlığında toplanacak komisyonda, DSİ Genel Müdürlüğü ve Orman Genel Müdürlüğü yetkilileri ile köy veya mahalle muhtarı da asli üye olarak yer alacak.

Bu düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten önce Orman Genel Müdürlüğünün yatırım programında yer alan projelerin finansmanı amacıyla imzalanan kredi anlaşmaları ile temin edilen dış finansman, DSİ'ye tahsisli olarak kullandırılmış sayılacak ve tahsisli olarak kullandırılmaya devam edilecek.

Tasarının ikinci bölümünün kabul edilmesinin ardından birleşime ara veren TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın ara sonrasında komisyonun ve hükümetin yerine oturmaması üzerine birleşimi yarın saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı.

Aydın, yarın Genel Kurulda, OHAL'in 3 ay daha uzatılmasına ilişkin tezkere ile "Türkiye'de kanser hastalığının artmasına neden olan sebepler ile alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla verilen Meclis araştırma önergelerinin" görüşmelerinin yapılacağını belirtti.