2016-07-27 - 15:50
TBMM GENEL KURULU...
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Ahmet Aydın başkanlığında toplandı. Genel Kurul'da, Uluslararası İşgücü Kanunu Tasarısı'nın 1. Bölümü kabul edildi.
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Ahmet Aydın başkanlığında toplandı.

15 Temmuz FETÖ'nün darbe girişiminde Ankara'nın Kazan ilçesinde şehit olanlar için gündem dışı söz alan AK Parti Ankara Milletvekili Nevzat Ceylan, halkın korkusuzca darbecilerin karşısına dikildiğini belirterek, darbenin önlenmesinde herkesin yaşadığı bir hikaye, nesillerce anlatılacak anılar yaşadığına değindi.

Ankara'nın merkezinde ve ilçelerinde halkın ve AK PARTİ teşkilatlarının darbecilere unutulmaz dersler verdiğini belirten Ceylan, Kazanlıların da Akıncı Üssünün önüne giderek uçakların kalkmasına engel olduğunu, biçilmemiş tarlalarını ateşe vererek uçakların görüş alanlarının engellendiğini anlattı.

Darbe teşebbüsünde en çok şehit veren ilin Ankara olduğunu vurgulayan Ceylan, Ankara'ya kahramanlık unvanı verilmesinin uygun olacağını savundu.

CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Bekaroğlu, 15 Temmuz darbe girişiminin toplumsal barışın yeniden tesisine vesile olduğunu belirterek, darbe teşebbüsünde hayatını kaybedenlerin tarihe geçtiğine dikkati çekti.

Darbeyi engelleyen en önemli faktörün her kesimden insanın kucaklaşması olduğunu vurgulayan Bekaroğlu, en büyük teşekkürü tankların önüne geçen halkın hak ettiğini ifade etti.

Bekaroğlu, "Aymazlığımızın sonucu elimizden kayıp gitmek üzere olan demokrasiyi halk onlarca şehit vererek geri verdi. Tekrar bize siyasete emanet etti. Şimdi bu felaketi toplumsal barışın kurulması için bir fırsata dönüştürme imkanına sahibiz. Halkımıza olan borcu ancak demokrasiyi yeniden kurarak tesis edebiliriz." dedi.

Hukuk devletinin yeniden tesis edilmesi gerektiğini vurgulayan Bekaroğlu, hukuka, hak ve özgürlüklere bağlı kalınarak darbecilerin cezalandırılmasını istedi.

Devletin yeniden eşit yurttaşlık ve liyakata göre inşa edilmesi gerektiğine işaret eden Bekaroğlu, "Sosyal devletin ayağa kaldırıldığı bir ülke olmalı. Din, inanç ve kimlikler siyasetin konusu olmaktan çıkarılmalı. Dinin siyaset, ticaret için kullanılmasına, araç edilmesine hep birlikte son vermeliyiz." ifadesini kullandı.

HDP Kars Milletvekili Ayhan Bilgen, Türk Silahlı Kuvvetlerin bugün, darbe teşebbüsüne katılan unsurlarının toplam mensuplarına oranının yüzde 1,5 olduğunu açıkladığını hatırlatarak, yaşananların silahlı kuvvetlerin şeffaflıktan uzak olduğundan kaynaklandığını savundu.

"Toplumun bir kısmı şeffaf olmuyorsa o ülkede darbeye heveslenen güç, irade her zaman olacaktır." diyen Bilgen, güvenlik politikalarının sadece silahlı kuvvetlere devredilmesi yönündeki kararların da gözden geçirilmesi gerektiğini belirtti.

Bilgen, şunları kaydetti:

"Ortada bir üst akıl varsa, bu üst akıl oyunu kurarken o kalkışmanın başarısızlığa uğrama ihtimali karşısında B ve C planı da yapmış olmalı. Darbecilerin başarısızlık karşısında istediklerini siyasal irade olarak yapıyorsak, o zaman bilerek ya da bilmeyerek üst aklın başka senaryolarına alet oluyoruz. İşkence ve idam darbecilerin yöntemleriyse bu yöntemleri kullanıp kullanmamayı, toplumsal algıyı şekillendirip şekillendirmemeyi bile masaya yatırıp sorgulamak zorundayız."

HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, Suriye'nin Kamışlı kentinde sabah saatlerinde terör örgütü DAEŞ tarafından saldırı düzenlendiğini belirterek, saldırıda hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diledi.

Baluken, "Kamışlı'daki saldırı, bu çetelerin tüm insanlığa nasıl tehlike saçtığını bir kez daha ortaya koymuştur. Bugüne kadar IŞİD'e dolaylı ya da direk destek vermiş bütün hükümetleri, güçleri uyarıyoruz; insanlığa karşı suça ortak olmamak için bu vahşi çetelere karşı etkin tutumlar gösterilmesi önemlidir." dedi.

MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, FETÖ mensuplarının devleti sardığını belirterek, devlet kadrolarına sızan terör örgütü mensuplarının görevlerinden uzaklaştırılmasını desteklediklerin ancak kamudaki görevden almaların hassasiyetle yapılması gerektiğini ifade etti.

Görevden almaların sağlam bilgi ve delile dayanması gerektiğini vurgulayan Akçay, millet ve vatan sevdalısı vatandaşların terör örgütü mensuplarıyla aynı kategoriye sokularak görevden alındığı yönünde kendilerine ulaşan bilgiler olduğunu ve bu durumun halkta huzursuzluk yarattığına işaret etti.

Akçay, "Görevden almalardaki uygulamalar ve hukuksuz gözaltılar terör örgütüyle mücadeleye, oluşan ortak duygu ve mutabakata gölge düşürmemeli. Suçlu ile suçsuzu ayıracak mekanizmalar bir an önce işletilmeli." diye konuştu.

AK PARTİ Grup Başkanvekili İlknur İnceöz, FETÖ mensuplarının 50 yıldır devlete sızdığını belirterek, bu örgütle mücadelenin bu yüzden zor olduğunu bildirdi.

İnceöz, şunları kaydetti:

"FETÖ, bundan önce görünen terör örgütleri gibi olsaydı mücadele çok daha kolay olurdu. 79 milyon vatandaşımızdan biraz sabır dilemek zorundayız. Bunlar ayıklanmalılar ki devlet ve demokrasi bundan sonra daha sağlam, etkin olsun. Bu mücadele cadı avı gibi değerlendirilmemeli."

TBMM Genel Kurulu'nda, Uluslararası İşgücü Kanunu Tasarısı görüşülüyor.

"Temel Kanun" olarak görüşülen tasarının 1. bölümünde yer alan maddelerde değişiklik önergesi üzerinde yapılan konuşmalarda 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin görüşler ifade edildi.

MHP Kahramanmaraş Milletvekili Fahrettin Oğuz Tor, 15 Temmuz darbe girişimini lanetleyerek, "Aldığımız yoğun şikayet ve eleştiriler de vatanını ve milletini canından aziz bilen kardeşlerimizin FETÖ terör örgütüyle aynı kategoride ele alındığı yönündedir. Bu doğru ve hakkaniyetli değil. İdari ve kanuni tasarruflar alınırken mazlumlara ilişilmemeli, onların hak ve insanlık onurları çiğnenmemeli." dedi.

Hükümettin, FETÖ terör örgütünün kökünü kuruturken suçlu ile suçsuzun birbirine karıştırılmamasını isteyen Tor, "İsmini vermiyorum, bir bankadan konut, araç kredisi çekti, orada mevduat veya yatırım hesabı açtı, çocuğunun okul taksidini yatırdı diye memur arkadaşımız görevden uzaklaştırılmıştır. Hatta HGS köprü geçiş kartını o bankadan aldı diye görevden uzaklaştırılan memur arkadaşlarımız var. Terör örgütüyle hiçbir yakınlığı ve ilişkisi olmamış kişileri görevden uzaklaştırarak aynı torbaya koymak büyük haksızlıktır. A kişisi, A bankasından kredi çekmiş, görevden uzaklaştırılıyor ama genel müdür, teftiş kurulu başkanı düzeyinde görevliler görevden uzaklaştırılmıyor. Bu ayrımcılık ayıptır, günahtır, vicdansızlıktır." görüşünü ifade etti.

CHP Manisa Milletvekili Tur Yıldız Biçer, önerge üzerinde konuşurken, üzerinde Atatürk resmi olmayan bir TL'yi göstererek, "Bunlar cemaatin Türkçe Olimpiyatları için bastırılmış. 'Bitsin bu hasret, gel artık' dediğiniz günden beri sadece 4 yıl geçti. Öncesinde ne yaşandığı da 'Ne istediniz de vermedik' cümlesinde gizlidir. Darbecilerin sizi yenmesine izin vermeyeceğiz, sizi sandıkta yeneceğiz." dedi.

HDP Gaziantep Milletvekili Mahmut Toğrul, vatandaşlarda aranan çalışma koşullarının yabancılarda aranmadığını belirterek, Türkiye'nin kendi vatandaşı aleyhine haksız rekabet ortamı oluşturduğunu ve önemli muafiyetler tanıdığını söyledi.

Toğrul, 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında gözaltına alınan ve görevden uzaklaştırılanlar arasında muhalif ve barış bildirisine imza atan akademisyenler de bulunduğunu savundu.

CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı, tasarının, yabancıların kayıt dışı çalışmasına engel olacağını anlatarak, ayrıca nitelikli yabancıların da işgücü piyasasına girişine ilişkin önemli düzenlemeler içerdiğini söyledi.

Suriye'den Türkiye'ye gelen 3 milyon kişinin "Ben Türkiye Cumhuriyeti ile vatandaşlık bağları hissediyorum." dediği anda sıkıntılı bir durum ortaya çıkabileceğine işaret eden Atıcı, şöyle konuştu:

"Gelen Suriyeliler, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı değil ise yabancıdır. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığına geçmiş ise ancak o zaman vatandaşımız olur. Suriye'de yaşanan çok ciddi iç savaş nedeniyle ülkemize korkup gelen misafirler, sığınmacılar, orada vatanını satıp da gelenler, davet edilip gelenler var. Hangi koşulda bize sığınmış olurlarsa olsunlar, bu insanlara insani görevimizi yapalım, kendi vatanlarına sağ salim gönderelim. Buna rağmen, 'Türkiye'de kalmak istiyorum, nitelikli iş gücüne sahibim, iyi bir beynim var, bir mesleğim var, yatırım yapacak param var.' diyen Suriyeli varsa bunları ayırabiliriz. Arzu ediyorlarsa ülkemizde kalabilirler ama geri kalan 3 milyon Suriyeli'ye vatandaşlık vermeyi doğru bulmuyoruz. "

Tasarıda grupların ortak önergesiyle değişiklik yapıldı.

Buna göre; Uluslararası İşgücü Politikası Danışma Kurulu; Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı başkanlığında, Bakanlık müsteşarı, Avrupa Birliği, Dışişleri, Ekonomi, İçişleri, Kalkınma, Kültür ve Turizm Bakanlıklarının müsteşarları ile Uluslararası İşgücü Genel Müdüründen oluşacak.

Ayrıca, gündemine göre, konuyla ilgili kamu kurumları, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile Ekonomik ve Sosyal Konseyde temsil edilen işçi ve işveren konfederasyonlarının temsilcileri, Kurul üyesi olarak toplantıya davet edilecek.

Yabancıların kayıt dışı çalışmalarının önlenmesi, yerli-yabancı iş gücü dengesi kurularak, nitelikli yabancı iş gücünden de yararlanılmasını öngören Uluslararası İşgücü Kanunu Tasarısı'nın 1. Bölümü, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi.

"Temel kanun" olarak görüşülen Tasarı'nın kabul edilen maddeleri, uluslararası iş gücüne ilişkin politikaların belirlenmesi, uygulanması, izlenmesi, yabancılara verilecek çalışma izni ve çalışma izni muafiyetlerine dair iş ve işlemlerde izlenecek usulleri, yetki, sorumlulukları, uluslararası iş gücü alanındaki hak ve yükümlülükleri düzenliyor.

Tasarı, Türkiye'de çalışmak için başvuruda bulunan veya çalışan; bir işveren yanında mesleki eğitim görmek üzere başvuruda bulunan veya gören; staj yapmak üzere başvuruda bulunan veya staj yapan yabancılarla Türkiye'de geçici nitelikte hizmet sunumu amacıyla bulunan sınır ötesi hizmet sunucusu yabancıları ve yabancı çalıştıran veya çalıştırmak üzere başvuruda bulunan gerçek ve tüzel kişileri kapsıyor.

Çalışma izni almaktan muaf tutulan yabancıların iş ve işlemleri, bu tasarı hükümlerine göre yürütülecek.

Tasarıyla, bazı tanımlamalar da yapılıyor. "Bağımsız çalışma izni", yabancıya "Türkiye'de kendi ad ve hesabına çalışma hakkı veren çalışma izni" şeklinde tanımlanıyor.

"Çalışma izni", Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca resmi bir belge şeklinde düzenlenen ve geçerlilik süresi içinde yabancıya Türkiye'de çalışma ve ikamet hakkı veren izin; "Çalışma izni muafiyeti", bakanlıkça resmi bir belge şeklinde düzenlenen ve geçerlilik süresi içinde yabancıya Türkiye'de çalışma izni almaksızın çalışma ve ikamet hakkı veren muafiyet; "Kanuni çalışma izni süresi", yabancının, kanuni yükümlülüklerinin yerine getirilmesi suretiyle, çalışma izniyle çalıştığı süre; "Sınırötesi hizmet sunucusu", Türkiye'de geçici nitelikte olmak üzere ve herhangi bir hizmet sunumu amacıyla bulunan ve ücretini Türkiye'deki ya da Türkiye dışındaki bir kaynaktan alan yabancı, "Yetkili aracı kurum", nitelikleri ve görev çerçevesi yönetmelikle belirlenen ve bakanlık tarafından yetkilendirilen kurum veya kuruluş şeklinde tanımlanıyor.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Uluslararası İşgücü Politikası Danışma Kurulu kararlarını dikkate alarak, uluslararası iş gücüne ilişkin politika belirleyecek, politikayı uygulamaya yönelik ulusal ve uluslararası düzeyde faaliyette bulunacak.

Uluslararası İşgücü Politikası Danışma Kurulu; Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı başkanlığında, Bakanlık Müsteşarı, Avrupa Birliği, Dışişleri, Ekonomi, İçişleri, Kalkınma, Kültür ve Turizm bakanlıklarının müsteşarları ile Uluslararası İşgücü Genel Müdüründen oluşacak.

Gündemine göre, konuyla ilgili kamu kurumları, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile Ekonomik ve Sosyal Konseyde temsil edilen işçi ve işveren konfederasyonlarının temsilcileri, Kurul üyesi olarak toplantıya davet edilecek.

Kurul, uluslararası iş gücüne ilişkin mevzuat geliştirme çalışmalarını, ulusal ve uluslararası gelişmeleri ve uygulamaları izleyecek, Türkiye'nin ekonomik, sektörel ve bölgesel önceliklerine uygun politika önerilerini bakanlığa bildirecek.

Kurul kararları, uluslararası iş gücü politikası esaslarının ve Türkiye'nin uluslararası iş gücü ihtiyacının belirlenmesinde bakanlıkça dikkate alınacak.

Kurul, Başkan tarafından belirlenen gündemle yılda en az bir kez toplanacak.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, yabancı istihdamı taleplerini almak, değerlendirmek ve uluslararası iş gücünün etkilerini izlemek üzere yabancı başvuru, değerlendirme ve izleme sistemi kuracak.

Bakanlık, kamu güvenliğine ilişkin hususlar saklı kalmak üzere; yabancılara, yabancı istihdamı ihtiyacına ve düzenleme kapsamındaki diğer konulara ilişkin kamu kurum ve kuruluşları, gerçek ve tüzel kişilerden bilgi, belge talep edebilecek.

Çalışma izni, tasarıyla belirlenen uluslararası iş gücü politikası esas alınarak bakanlıkça verilecek.

Tasarı kapsamında yer alan yabancılar, çalışma izni olmadan Türkiye'de çalışamayacak veya çalıştırılamayacak.

Diğer kanunlarda ya da Türkiye'nin taraf olduğu ikili veya çok taraflı anlaşmalar, uluslararası sözleşmelerde çalışma izni almadan çalışabileceği belirtilen yabancılar, bu tasarıya göre çalışma izni almadan çalışabilecek, çalıştırılabilecek.

Çalışma izni başvuruları yurt içinde doğrudan bakanlığa, yurt dışında yabancının vatandaşı olduğu veya yasal olarak bulunduğu ülkedeki Türkiye Cumhuriyeti büyükelçilikleri veya başkonsolosluklarına yapılacak.

Çalışma izni başvuruları yetkili aracı kurum tarafından da yapılabilecek. Çalışma izni uzatma başvurusu, çalışma izni süresinin dolmasına 60 gün kalmasından itibaren ve her durumda çalışma izni süresi dolmadan yapılacak.

Çalışma izni başvurusu, uluslararası iş gücü politikasına göre değerlendirilecek.

Bakanlık, Uluslararası İşgücü Politikası Danışma Kurulu kararları doğrultusunda çalışma izni başvurusunun değerlendirilmesinde ve çalışma izni puanlama sisteminin oluşturulmasında kullanılacak kriterleri belirleyecek.

Usulüne uygun olarak yapılan başvuruların değerlendirilmesi, bilgi ve belgelerin tam olması kaydıyla 30 gün içinde tamamlanacak.

Mesleki yeterlilik gerektiren sağlık ve eğitim hizmetlerinde çalışacak yabancıların çalışma izni başvurularının değerlendirilmesinde ön izin alınacak. Sağlık hizmetlerinde Sağlık Bakanlığı, eğitim hizmetlerinde Milli Eğitim Bakanlığı bu hizmetlerde mesleki faaliyette bulunacak yabancılara ön izin vermeye yetkili olacak, ön izin alınması gereken meslekler, bu bakanlıkların görüşü alınarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca belirlenecek.

Yükseköğretim kurumlarında çalışacak yabancı öğretim elemanları için ise YÖK Başkanlığından ön izin alınacak. Ar-Ge Merkezi Belgesi olan firmalarda Ar-Ge personeli olarak çalışacak yabancıların çalışma izni başvuruları Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının olumlu görüşü olması halinde değerlendirilecek.

Uluslararası işgücü politikasına uygun olmayan, sahte veya yanıltıcı bilgi, belgelerle yapılan, yabancı istihdam edilmesine ilişkin gerekçesi yeterli görülmeyen, diğer kanunlarda Türk vatandaşlarına hasredilen iş ve meslekler için yapılan, kamu düzeni, kamu güvenliği veya kamu sağlığı açısından Türkiye'de çalışmasında sakınca görülen yabancılara ilişkin olan, Dışişleri Bakanlığının uygun görüşü olması durumu hariç, Türkiye Cumhuriyetinin tanımadığı veya diplomatik ilişkisinin bulunmadığı ülke vatandaşları için yapılan başvurular reddedilecek.

****HABERİN DEVAMINI "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDE BULABİLİRSİNİZ.****