2008-09-10 - 13:50
DSP GENEL SEKRETERİ TÜRKER: "EĞER AK PARTİ DENİZ FENERİNDEN YARDIM ALMIŞSA BUNUN SONU ANAYASA MAHKEMESİDİR"
DSP Genel Sekreteri Masum Türker, DSP Adana Milletvekili Mustafa Vural ile beraber basın toplantısı düzenledi.
DSP Genel Sekreteri Masum Türker ve DSP Adana Milletvekili Mustafa Vural TBMM'de ortak basın toplantısı düzenlediler.
Genel Sekreter Türker'e, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, Yargıtay Onursal
Başsavcısı Sabih Kanadoğlu'nun, Deniz Feneri davasında AK Parti'ye para
aktarıldığı iddiasının kanıtlanması halinde, partinin kapatılabileceğine ilişkin
açıklaması soruldu.
DSP İstanbul Milletvekili Hasan Macit'in, Başbakan Recep Tayyip
Erdoğan'ın yanıtlaması istemiyle 21 Mayıs 2008'de bir soru önergesi verdiğini
anımsatan Türker, önergede, Deniz Feneri Derneğinden gelen paralarla ilgili
Erdoğan'ın oğlunun ve bazı milletvekili aday adaylarının adının geçtiği
iddialarına yer verildiğini söyledi.
Türker, Başbakan Erdoğan'ın soru önergesine yanıt vermeyerek, yasamanın,
denetleme hakkına uymadığını ifade etti.
Siyasi Partiler Kanununa göre, yabancı bir yerden para girişinin, siyasi
partilerin kapatma nedeni olduğunu belirten Türker, ''Başbakan, soru önergesine
yanıt verseydi bu iş olmazdı. Bu paralar, valizlerle gümrüklüklerden geçmişse,
gümrükler yol geçen hanına dönmüştür'' dedi.
Türker, bu davanın, insanları yardım etmekten alıkoyacak bir şekilde
sonuçlanmamasını temenni etti.
Bir gazetecinin, ''CHP'ye göre, AK Parti'nin sonunu Yüce Divanlık. Siz ne
düşünüyorsunuz?'' sorusuna Türker, ''Eğer böyle yardım alınmışsa sonu Anayasa
Mahkemesidir. İnşallah olmaz ama görünen o ki yollar oraya çıkacak'' diye
karşılık verdi.
Türker, bir soruyu yanıtlarken, Türkiye'yi, AK Partili belediyelerle
ilgili bekleyen en önemli tehlikelerden birinin, Hazinenin onayı olmadan,
doğrudan dışardan borçlanma imkanının tanınması olduğunu söyledi.
Bu tür borçlanmaların, merkezi yönetim aracılığıyla kontrol altına
alınması gerektiğini vurgulayan Türker, belediyelerin borçlanabileceğini ancak bu
borçları Hazinenin ödediğini anımsattı.
Türker, Ankara Büyükşehir Belediyesinin, son 10 yıl içinde Ekim 2002 ile
2003'ün ilk 5 ayı hariç hiç ödemede bulunmadığını, ödemeleri Hazinenin Büyükşehir
Belediyesi adına yaptığını savundu.

-''EMEKLİLER HAK KAYBINA UĞRUYOR''-

İşçi, memur ve BAĞ-KUR emeklilerinin hak kaybına uğradığını ifade eden
Türker, hükümetin 2002'de, 57. Hükümet'in çıkardığı kararnameyi iptal ederek,
Aralık 2002 maaşına yapılması gereken yüzde 3,25'lik zammı yapmadığını söyledi.
Türker, emeklilerin her ay aldıkları enflasyon farkının, 2008 bütçe
kanunuyla Anayasaya aykırı bir şekilde engellendiğini, bu yılın ilk 6 ayı için
yüzde 4'lük enflasyon farkının yüzde 1,2 olarak verildiğini belirtti. Türker,
işçi emeklisi maaşının, asgari bin YTL olması gerekirken, 2003'ten bu yana
uygulanmayan farklar nedeniyle 570 YTL olduğunu belirtti.