2012-05-16 - 11:45
MHP GENEL BAŞKAN YARDIMCISI AYHAN'IN BASIN TOPLANTISI...
MHP Genel Başkan Yardımcısı Emin Haluk Ayhan, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında 2012 Yılı Ocak ve Mart döneminde gelişen ekonomik verileri değerlendirdi.
MHP Genel Başkan Yardımcısı Emin Haluk Ayhan, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında 2012 Yılı Ocak ve Mart döneminde gelişen ekonomik verileri değerlendirdi.

MHP Genel Başkan Yardımcısı Ayhan, "Türkiye ekonomisinde iktisadi faaliyetler yavaşlarken cari işlemler açığı azalırken, bütçe açığı artmaktadır. Bunun nedeni, bütçe gelirlerinin dolaylı vergilere, üretimin ise ithalata bağımlı yapısıdır." dedi

MHP Genel Başkan Yardımcısı Emin Haluk Ayhan, sözlerinde şunları kaydetti:

"Sanayi üretimi artışı yavaşlıyor. 2011 yılında sanayi üretimi yüzde 8,9 artarken, 2012 yılının ilk çeyreğinde (Ocak-Mart) sadece yüzde 2,7 artmıştır.
2012 yılının ilk dört ayında (Ocak-Nisan) kapasite kullanım oranı geçen yıla göre değişim göstermemiş ve yüzde 73,9 seviyesinde gerçekleşmiştir.

Sanayi üretimi ve kapasite kullanım oranı verileri ekonomide ilk çeyrek dönemde ciddi bir yavaşlama olduğunu ortaya koyuyor. 2012 yılının ilk çeyreğinde ihracat geçen yıla göre yüzde 12,6 artmıştır. 2011 yılında ihracat yüzde 18,5 artmıştı.

İhracat artışı yılın ilk çeyreğinde en büyük ihracat pazarımız olan AB'deki sorunlar nedeniyle hız kesmiştir. AB pazarını diğer pazarlarla ikame etmeye çalışan ihracatçılar 2012 yılının ilk çeyreğinde ihracat artışını sürdürmüştür. Dolayısıyla, dış talep yılın ilk çeyreğinde üretime olumlu katkıda bulunmuştur.

Dış talep olumlu katkısını sürdürürken iç talep kesilmiştir. İç talebin en önemli göstergesi olan toplam ithalat 2012 yılının ilk çeyreğinde geçen yıla göre sadece yüzde 2,1 artmıştır. Tüketim malları ithalatı geçen yıla göre yüzde 15,6 düşmüş, sermaye malları ithalatı sadece yüzde 0,7 artmıştır.

Bireysel kredi artışı yavaşlamıştır. Bireysel krediler yıllık artış hızı 2011 yılında yüzde 29,7 seviyesindeyken, 2012 yılının Mart ayında yüzde 24,2'ye gerilemiştir.

Diğer iç talep göstergelerinden ithalde alınan katma değer vergisi, dahilde alınan katma değer vergisi, özel tüketim vergisi Ocak-Nisan döneminde geçen yılın aynı dönemine göre sırasıyla yüzde 0,6, yüzde 8,9 ve yüzde 3,6 artmıştır. Dolayısıyla tüketime dayalı bu vergiler enflasyondan arındırıldığında reel olarak gerilemiştir.

2012 yılının Şubat döneminde (Ocak-Şubat-Mart ortalaması) dolayısıyla yılın ilk çeyreğinde işsizlik oranı 1,1 puan düşerek yüzde 10,4'e gerilemiştir.
2012 yılının ilk çeyreğinde işsizlik oranındaki düşüş devam etmekle birlikte ekonomik aktivitedeki yavaşlamaya paralel hız kesmiştir.

2012 yılının ilk çeyreğinde işgücüne katılım oranı düşmüş ve işgücüne katılım oranı geçen yıl yüzde 48,5 seviyesindeyken, bu sene ilk çeyrekte yüzde 47,9'a gerilemiştir. Yılın ilk çeyreğinde yıllık istihdam artışı sadece 539 bin olmuştur. Hâlbuki geçen yıl istihdam artışı 1,3 milyon, 2010 yılında 1,5 milyon olmuştu. Ekonomik aktivitedeki yavaşlama önümüzdeki dönemde iyice hız kestiği takdirde istihdam artışı da duracaktır.

Türkiye ekonomisinde iktisadi faaliyetler yavaşlarken cari işlemler açığı azalırken, bütçe açığı artmaktadır. Bunun nedeni, bütçe gelirlerinin dolaylı vergilere, üretimin ise ithalata bağımlı yapısıdır. Nitekim 2011 yılının Ocak-Mart döneminde 21,6 milyar dolar olan cari işlemler açığı, 2012 yılının aynı döneminde 16,2 milyar dolara gerilemiştir.

2011 yılı Ekim ayında 78,6 milyar dolar olan yıllık cari işlemler açığı 2011 yılı sonunda 77,2 milyar dolara, 2012 yılı Mart ayında ise 71,8 milyar dolara gerilemiştir. 2011 yılının Ocak-Nisan döneminde 3 milyar TL olan bütçe açığı ise 2012 yılının aynı döneminde 5,1 milyar TL'ye yükselmiştir.

Cari işlemler açığı hala çok yüksektir ve finansmanı kırılgandır. 71,8 milyar dolarlık cari işlemler açığının 13 milyar doları kaynağı belirsiz net hata ve noksan kalemi, 5 milyar doları resmi rezervlerin tüketilmesi, 5,5 milyar doları bankaların kendi döviz varlıklarını azaltmasıyla finanse edilmiştir.

Doğrudan yatırımlar sadece 12,4 milyar dolardır ve cari işlemler açığının sadece yüzde 17,3'ünü finanse etmektedir. Mayıs ayı itibarıyla enflasyon yüzde 11,1'e yükselmiştir. Hedef yüzde 5, TCMB'nin tahmini ise yüzde 6,5'tir. Enflasyon hedefi bir hayli aşılmıştır. Yılın son çeyreğinde enflasyon baz etkisiyle düşüşe geçse bile yıl sonunda hedefin iki katına yaklaşması kaçınılmazdır.

Ülkemizde enflasyon özellikle kur gelişmelerine çok hassastır. Sermaye girişinin arttığı, Türk lirasının değerinin yükseldiği dönemlerde enflasyon düşmekte, Türk lirasının değer kaybettiği dönemlerde enflasyon artışa geçmektedir. TCMB 2010 yılı Kasım ayından sonra enflasyon hedefini bir kenara itmiş ve finansal istikrar hedefine odaklanmıştır. Amaç, ekonomide kırılganlık yaratan cari işlemler açığının azaltılmasıydı. Kredi artışının ve değerli Türk lirasının cari işlemler açığını artırdığı düşünülüyordu.

Kredi artışını yavaşlatmak için zorunlu karşılıklar, Türk parasının değerini etkilemek için faiz koridoru politikası uygulandı. Geldiğimiz noktada kredi artışı hız kesti, Türk lirası değer kaybetti ve cari işlemler açığı azalmaya başladı. Ancak, döviz kurlarının yükselmesiyle enflasyon da yükselmeye başladı.

2011 yılı Ekim ayında TCMB enflasyon hedefini tekrar hatırladı ve günlük bir şekilde faizlerle oynayarak enflasyonla mücadeleye başladı. TCMB, günlük faiz ayarlamalarında yine kuru hedefliyor. Kur arttığında faizler yükseltiliyor. Ancak çok da başarılı olduğu söylenemez. Yılın son çeyreğinde enflasyon baz etkisiyle düşüşe geçse bile yıl sonunda hedefin iki katına yaklaşması kaçınılmazdır.

AB'deki sorunların şiddeti artarak devam ediyor. Yunanistan'da hükümet kurulamadı ve erken seçimlere gidiliyor. İspanya'da sorunlar devam ediyor.
Borçlanma faizi çok yüksek ve bankaların sermaye ihtiyacı var. Euro bölgesi ekonomisi 2012 yılının ilk çeyreğinde hiç büyümedi. Resesyona girmesini Almanya kurtardı.

En önemli ihracat pazarımız AB'deki sorunlar derinleşiyor. AB pazarını diğer pazarlarla ikame etmeye devam etmemizin artık daha zor olacağı düşünülmektedir. Dünya ekonomisinin motoru Çin'de yavaşlama belirtileri var, Ortadoğu'da Suriye ve İran sorunu devam etmektedir. Dolayısıyla dış talebin olumlu katkısı artık ilk çeyrekteki kuvvette devam etmeyebilir.

Nitekim TİM verilerine göre Nisan ayında ihracat geçen yıla göre yüzde 2,9 azaldı. Bu yıl Nisan ayı bir iş günü eksikti. Takvim etkisinden arındırıldığında ihracat artmış olabilir ancak yine de ilk çeyrekteki güçte bir artış değil.

İç talebe ilişkin öncü göstergelere bakıldığında bireysel kredi artışının yavaşlamaya devam ettiği görülüyor. 30 Mart 2012 haftasında yüzde 23,6 olan bireysel krediler yıllık artış hızı 4 Mayıs 2012 haftasında yüzde 21,8'e gerilemiştir.

Nisan ayı bütçe gerçekleşmelerine göre ithalde alınan KDV geçen yıla göre yüzde 11,8 düşmüştür. Bireysel kredi artışı ve ithalde alınan KDV'ye bakıldığında iç talepte yılın ikinci çeyreğinde bir hareketlenme görülmüyor.

Sonuç olarak yılın ikinci çeyreğinde de zayıf bir büyüme ile karşılaşabiliriz. AB ve dünya ekonomisindeki sorunların derinleşmesi daha olumsuz bir tabloyla karşılaşmamıza neden olabilir.

Büyüme durma noktasına gelmiştir. Tasarruflar yetersizdir. AKP Milletin tasarruflarına adeta çökmüştür. Cari İşlemler ve dış ticaret dengelerindeki problemler devam etmektedir. Bütçe problemli hale gelmiştir. OVP hedeflerinin revizyona ihtiyacı vardır. İstihdam hala çift dijitlidir. Önemli bir problem olarak ülkenin başına bela olmaya devam etmektedir. İstihdam artışının yüzde 84'ü hizmetten.

Bankacılık sektörünün kredilerinde geçen yılın ilk dört ayında yüzde 7,6 olan reel artış, bu yıl yüzde 5'e gerilemiştir. Ödenemeyen çek mart ayında yüzde 354 arttı. Mahkemeye konu olan 2011 Mart 3793, 2012 mart 17228. Kredi kartını minimum da ödeyemeyen sayısı yüzde 75'e ulaşmış.

Teşvik hususunda açıklama var. Mevzuat yok. Açıklamalar yatırımları geciktiriyor. Hükümet memurları harap etmiş vaziyette. Yandaşlarda isyanda gözüküyor. Viski vergisini indirip rakı vergisini artıran bir hükümet var. Tüketici güven endeksi, tüketici beklenti endeksi ve tüketim eğilimi endeksi azalma eğiliminde.

Nisan ayında yatırım harcamaları azalıyor. Faiz harcamaları yüzde 64 arttı. Vergi gelirleri yüzde 3 arttı. İthalde alınan KDV yüzde 12 azaldı. Özel tüketim vergisi artışı yüzde 1.3. Ocak-Nisan bütçe açığı artışı yüzde 64. Vergi gelirleri artışı yüzde 10. Dâhilde alınan KDV yüzde 8'ler civarında artıyor. Reel olarak artış negatif." (11:45)