TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Pervin Buldan başkanlığında toplandı.
Buldan, gündeme geçmeden önce 3 milletvekiline gündem dışı söz verdi.
"Giresun ili hakkında" söz alan MHP Giresun Milletvekili Ertuğrul Gazi Konal, şehirde bulunan bir çöp tesisinin Gelevera Deresi'ni de içine alan bir bölgeye taşınmasının planlandığını aktardı.
Konal, "Giresun Espiye Gelevera'ya taşınması düşünülen çöp bertaraf tesisinden önce mevcutta bulunan Çavuşlu tesisinin düzgün bir hale getirilmesi ve problemlerin giderilmesi elzemdir." dedi.
AK Parti İstanbul Milletvekili Seyithan İzsiz, "gündem ile birlik ve beraberlik" üzerine söz aldı.
İzsiz, ABD'nin, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşini hedef alan askeri müdahalesiyle, 21. yüzyılın siyaset tarihine silinmeyecek bir kara leke düştüğünü belirtti.
Dünyanın "bir cinnet halinde olduğunu" kaydeden İzsiz, içeride kenetlenmenin bir beka mecburiyeti olduğunu vurgulayarak, "Bölüşürsek tok oluruz, bölünürsek yok oluruz. Küresel çetelerin operasyonlarına set çekmenin yegane yolu, iç cepheyi kaya gibi sağlam tutmaktır." diye konuştu.
"Nefret söylemi ve ayrımcı dil kullanımı" üzerine söz alan CHP Ankara Milletvekili Aliye Timisi Ersever, AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta'nın daha önceki bir konuşmasına yönelik eleştiride bulundu.
Ersever, Usta'nın, ifadelerinden dolayı Alevilerden 'özür dilemesi' gerektiğini savunarak, "Aksi halde bu sözler kardeşliğimize düşürülmüş kara bir leke olarak tarihe geçecektir." diye konuştu.
Ersever'in konuşmasının üzerine söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Bahadır Yenişehirlioğlu, Usta'nın konuşmasını tekrar okuyarak, sözlerinde ayrımcı bir dil olmadığını vurguladı.
DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, Usta'nın daha önce de toplumun çeşitli kesimlerini ayrıştıran, ötekileştiren ve nefret suçu işleyen açıklamalarının bulunduğunu iddia etti.
Koçyiğit, Usta'nın ifadelerinden dolayı özür dilemesi gerektiğini savundu.
CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, Usta'nın yanlış bir konuşma yaptığını öne sürdü.
AK Parti Grup Başkanvekili Yenişehirlioğlu ise Suriye'de yaşanan her sivil kaybın, mezhebi, etnik kökeni ya da inancı ne olursa olsun kendileri için insanlık dramı olduğunu vurguladı.
Bu konuda AK Parti'nin durduğu yerin net, sabit ve tartışmasız olduğunu belirten Yenişehirlioğlu, "Bu bölgede akan kanı mezhepler üzerinden okuyanlar hiç olmadık. Biz, acıyı yarıştıranlardan hiç olmadık. Biz, bu zulmü başka bir zulümle meşrulaştıranlardan hiç olmadık." diye konuştu.
Yenişehirlioğlu, Usta'nın sözlerinin "çarpıtıldığını", "cımbızlandığını" ve bağlamından koparılarak bilinçli bir şekilde başka anlamlar çıkarıldığını anlattı.
Konuşmalar sırasında milletvekilleri arasında zaman zaman tartışmalar yaşandı. Yaşanan tartışmaların ardından TBMM Başkanvekili Buldan, birleşime ara verdi.
- "'Aleviler kardeşimizdir' derken Müslümanlar üzerinden bahsediyoruz"
Aranın ardından kürsüden söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta, tartışmalara neden olan sözleriyle ilgili bir açıklama yapma ihtiyacı hissettiğini söyledi.
O günkü konuşmasını tekrarlayan Usta, konuşmasının çok net olduğunu belirtti.
Usta, o günkü birleşimde "Suriye'de Aleviler katlediliyor" ifadesinin ilk kez DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli tarafından söylendiğini anlattı.
Suriye'deki iç savaştan kaçıp Türkiye'ye gelenlere hiçbir ayrım yapmayarak hepsine kapıları açtıklarının altını çizen Usta, şunları söyledi:
"İlk ayrımı yapan Sayın Sezai Temelli idi. Ben de döndüm dedim ki '13 yıldır Suriye'de insanlar, Müslümanlar öldürülüyor. Bugün 'Aleviler öldürülüyor' diye ayağa kalkıyorsunuz' dedim ve arkasına şunu ekledim, 'bu dil çok yanlış bir dil, bu ayrıma gitmeyin' dedim. 'Suriye'de ölenlerin dinine, diline, ırkına bakmıyoruz. İnsanlar ölüyor. Bunların hepsi bizim için insandır ve kıymetlidir, değerlidir' dedim. 'Biz Alevileri Müslümanlık'tan ayırt etmiyoruz, Aleviler de Müslüman'dır...' 'Müslümanlar katlediliyor' derken hepsini içine kattığımı tekrar tekrar söyledim."
Bu sırada CHP sıralarından özür dilemesine yönelik laf atılması üzerine Usta, "Özür dilemesi gereken asıl sizsiniz. Dersim'de katliam yapıp onlarca Alevi'nin canına kıyan sizsiniz. Yeri geldiğinde PKK terör örgütünü destekleyerek bütün Kürtleri ve Alevileri katleden sizsiniz." dedi.
Usta, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın önceki yıllarda söylediği, "Eğer Alevilik Hazreti Ali (r.a) Efendimizi sevmekse benden daha Alevi'si olamaz." sözlerini anımsatarak, şu ifadeleri kullandı:
"Ben de bu lafı aynen söylüyorum ama siz hala etnik köken ve mezhep üzerinden kendi siyasi rantınızı yapmaya çalışıyorsunuz. Asıl özür dilemesi gereken sizlersiniz. Yıllarca bu insanları bu şekilde ayırt edip kullandınız. Biz bu ayrımı bitirdik. Biz, 'Aleviler kardeşimizdir' derken Müslümanlar üzerinden bahsediyoruz. Hepimiz Müslümanız, kardeşiz. Tüm Alevi cemaatini saygıyla selamlıyorum."
DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, Usta'nın konuşmasına kürsüye gelerek cevap verdi.
Koçyiğit, "Bizim grup başkanvekilimiz hiçbir şekilde bir ayrımcılık yapmamıştır, hakikati dile getirmiştir." ifadesini kullandı.
Kürsüden söz alan CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır ise Usta'nın özür dilemesi gerektiğini savunarak, "Özür dilemek bazen büyüklüktür. Bugün bir özür dileseniz milyonlarca Alevi sizi bağrına basar, bunu kabul eder." dedi.
- "Bizim siyasetimiz kimlik siyaseti değil, hizmet siyasetidir"
Ardından kürsüden söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Yenişehirlioğlu, milletvekillerini sükunete davet etti.
Yenişehirlioğlu, şunları söyledi:
"Bu topraklarda siyaseti ayrıştırmak için değil, birleştirmek için yaptık. 'Ensar-muhacir' ruhuyla, kapımıza sığınan hiçbir Suriyeliyi, mezhebine, etnik kökenine, inancına bakarak asla ayırmadık. Kimliği ne olursa olsun, mazlum olana kucak açtık. Bu duruşumuz sadece bir siyasi tercih değil, bir milletin vicdanıdır. Bu ülke artık mezhep ayrılıklarının kaşınmasından, kimlikler üzerinden siyaset yapılmasından, farklılıkların bir çatışma malzemesi haline getirilmesinden gerçekten yorulmuştur. Alevi-Sünni, Türk-Kürt ayrımı üzerinden yürütülen her söylem bu millete yapılmış en büyük kötülüktür. Etrafımız adeta bir ateş çemberiyken, bölgemiz savaşlarla, istikrarsızlıklarla, göç dalgalarıyla sarsılırken, içeride birbirimizi itham etmek, ötekileştirerek bir yere varmamız mümkün değildir."
Birliği zedeleyen her sözün Türkiye'nin yarınlarını zayıflatacağına dikkati çeken Yenişehirlioğlu, şöyle devam etti:
"AK Parti kurulduğu günden bu yana hiçbir vatandaşını inancına, mezhebine, kökenine göre asla tasnif etmemiştir. Alevi vatandaşlarımız bu milletin asli ve onurlu bir parçasıdır. İnancı ne olursa olsun herkes bu ülkenin eşit yurttaşıdır. Bizim siyasetimiz kimlik siyaseti değil, hizmet siyasetidir. Bizim yolumuz nettir, bu topraklarda kimse ötekileştirilmeyecek. Kimse inancı üzerinden siyasetin malzemesi haline getirilmeyecek. Birlikte yaşayacağız, güçleneceğiz, geleceğimizi inşa edeceğiz."
Yenişehirlioğlu, Türkiye'nin ihtiyacının kardeşlik, sağduyu ve ortak akıl olduğunun altını çizerek, herkesi ortak akla davet etti.
Yenişehirlioğlu'nun ardından tekrar kürsüden söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Usta, kimseye karşı ayrımcılıkla ilgili bir düşüncesinin olmadığını vurguladı.
Usta, şöyle konuştu:
"Siz, asıl Alevileri Müslüman olarak değerlendirdiğim için bu saldırının içine giriyorsunuz. Lütfen bu zihniyetinizden vazgeçin. Bizim için Aleviler bu ülkenin her vatandaşı gibi kıymetli vatandaşıdır. Alevileri ben tanımlamıyorum, Alevilik Müslümanlıkta tanımlanmıştır. Benim kimseye düşmanlığım yok ama sizin var, çok belli."
TBMM Genel Kurulunda, siyasi partilerin grup başkanvekilleri yerlerinden söz alarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Buğra Kavuncu, insanları birbirine bağlayan tarihi ve sosyal bağların öne çıkarılması yerine etnik ve mezhepsel konular üzerinden ayrımcılık yapmanın sonuçlarının ağır olacağını söyledi.
Özellikle milletvekili ve siyasetçilerin kurduğu her cümlenin başka tartışmalara yol açabileceğinin farkında olması gerektiğinin altını çizen Kavuncu, "Maalesef, bugün Türkiye'de hayatın her alanında farklılıklar ve bu farklılıkları öne çıkaracak fay hatları konuşulmaya başlandı. Bunu harlayacak, bunları daha da kuvvetlendirecek, bu tartışmaları derinleştirecek bir sürecin içerisine girmenin hiç kimseye, ülkemize, milletimize, topluma hiçbir faydası yok." diye konuştu.
MHP Adana Milletvekili Ayşe Sibel Ersoy, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün annesi Zübeyde Hanım'ı vefatının 103. yılında rahmet ve minnetle andı.
Türkiye'nin sağlık hizmetlerinde güçlü, hastaneleriyle, hekimleriyle, kurumsal kapasitesiyle ve organizasyon kabiliyetiyle dünyada saygın bir yere sahip olduğuna işaret eden Ersoy, ancak Türkiye'nin ilaç, tıbbi cihaz ve sağlık teknolojisinde halen yüksek oranda dışa bağımlı olduğunu savundu.
Ersoy, şunları kaydetti:
"Bugün burada bir kez daha açıkça ifade ediyoruz, Türkiye'de ilaç, tıbbi cihaz ve sağlık teknolojileri alanında kamu ve özel sektörü, ilgili bakanlıkları ve kurumları ortak stratejik bir akılla buluşturacak bir 'sağlık endüstrisi başkanlığı' kurulmalıdır. Bu yapı, yerli ve milli üretimi merkeze almalı, kamu alımlarında yerli ürünleri öncelemeli, Ar-Ge yatırımlarını stratejik hedeflerle uyumlu hale getirmeli, Türkiye'yi küresel sağlık teknolojileri ligine taşımalıdır."
DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, İran'daki gösterilere değinerek, itiraz edenlerin sadece yoksullaşan kesimler olmadığını, baskı altına alınan toplumun tüm kesimi olduğunu söyledi.
Koçyiğit, Orta Doğu'da kalıcı barışın silahla, yasakla, korkuyla değil eşit yurttaşlık ve demokratik katılımla mümkün olacağını anlattı.
- "TBMM'yi ve emeklileri 6 ayda bir 'asgari emekli maaşı ne olacak' tartışmalarının dışarısına çıkaralım"
Yeni Yol Partisi Grup Başkanı Bülent Kaya, TBMM'nin laf yetiştirme, kamplaşma, kutuplaşma yeri olmadığını belirterek, Meclis'in ülkenin sorunlarını belli bir uzlaşı ve istişare kültürü içerisinde en geniş şekilde tartışmayı başarabilecek bir yer haline getirilmesi gerektiğini söyledi.
Kaya, TÜİK'in açıkladığı enflasyon oranları ile çarşının, pazarın, gıdanın enflasyonunun çok farklı olduğunu savundu.
En düşük emekli aylığının artırılmasını da içeren kanun teklifine değinen Kaya, "Gittiğiniz yol, yol değil. 2019'da başladınız, şimdi de 10'uncusunu bu Meclise getirdiğiniz yasa teklifleriyle, 6 ayda bir, utandığınız için emeklinin ücretini kök ücretin üstüne çıkarıyorsunuz. Gelin, ya bunu seyyanen bütün emeklilere verip bu sorunu komple çözelim ya da önümüzdeki hafta Meclise getireceğinizi, ki bu hafta Komisyonda görüşülür, onu bir asgari ücrete, bir endekse bağlayalım da TBMM'yi ve emeklileri 6 ayda bir 'asgari emekli maaşı ne olacak' tartışmalarının dışarısına çıkaralım." dedi.
CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün annesi Zübeyde Hanım'ı vefatının 103. yılında saygı, rahmet, özlem, minnetle andı.
e-ticarette gümrük muafiyetinin kaldırılmasına da değinen Başarır, bu karardan geri dönülmesi çağrısında bulundu.
Başarır, emekliler için TBMM'de nöbete devam ettiklerini belirterek, şunları kaydetti:
"En düşük emekli maaşı 20 bin lira olacak. Hala muhalefetin bu tepkisi, bu ısrarına rağmen susuyorsunuz. 'Asgari ücret diyoruz', '28 olmaz, 26 olabilir' demiyorsunuz ve Plan ve Bütçenin Başkanı diyor ki 'böyle bir kaynağımız yok. Yaklaşık 800 milyar civarında bir kaynak oluyor asgari ücret olursa, biz bunu veremeyiz.' Şirketlere, kurumlara bütçede ayırdığınız vergi istisnası, affı yaklaşık 800 milyar. Bunun 700 milyarını gelin Meclisi toplayın, bundan vazgeçelim, bunu emekliye verelim."
- "Birliğimizi zedeleyen her söz, bu ülkenin yarınlarını zayıflatır"
AK Parti Grup Başkanvekili Bahadır Yenişehirlioğlu, TBMM'nin farklı görüşlerin müzakere edildiği, ortak akla dönüştüğü "yüce bir uzlaşı zemini" olduğunu vurguladı.
Dünyanın, özellikle de bölgenin savaşlarla, istikrarsızlıklarla sarsılırken, itham ederek ve ötekileştirerek bir yere varılamayacağını belirten Yenişehirlioğlu, "Birliğimizi zedeleyen her söz, bu ülkenin yarınlarını zayıflatır. Bu nedenle sözlerimizin, birliği güçlendiren, sağduyuyu besleyen ve Meclisin vakarına katkı sunan bir çerçevede kalması hepimizin ortak sorumluluğudur." diye konuştu.
Yenişehirlioğlu, TBMM'nin itibarının ve milletin TBMM'den beklentisinin milletvekillerinin müşterek bir yükümlülüğü olduğunu dile getirerek, "Bu anlayışla, tartışmaların Meclis çatısı altında olgunlukla sürdürülebilmesi ve yapıcı müzakere ikliminin daha da güçlenmesi konusunda hassasiyet göstermemiz gerektiğine inanıyorum." sözlerini sarf etti.
Bu yıl Türkiye'de gerçekleştirilecek COP-31 Zirvesi'ne değinen Yenişehirlioğlu, şu ifadeleri kullandı:
"Bakanımız Murat Kurum'un liderliğinde yürütülen yoğun ve kararlı diplomasi neticesinde COP31'in hem dönem başkanlığı hem de ev sahipliği ülkemize tevdi edilmiştir. Bu sonuç, Türkiye'nin iklim meselesinde masada söz sahibi bir aktör olduğunun tescil edildiğini gösterir. 196 ülkenin liderlerini ve yaklaşık 80 bin misafiri ağırlayacak olan bu zirveyle Türkiye, küresel iklim diplomasisinin merkezlerinden biri haline gelecektir. Bu başarı Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın ortaya koyduğu güçlü liderlik, çok taraflı diplomasi anlayışı ve uzun vadeli devlet vizyonunun doğal bir sonucudur."
Yenişehirlioğlu, Ulusal Vefa Programı'nın 2026 yılı için 5 milyar 100 milyon liralık kaynak ayırmasını kıymetli bulduklarını ifade etti.
Programın geçen yıl yaklaşık 128 bin vatandaşa ulaştığını aktaran Yenişehirlioğlu, bu yıl daha fazla insana ulaşacak olmalarından duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Yenişehirlioğlu, "Bu anlayışın arkasında Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın insanı merkeze alan liderliği ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanımız Sayın Mahinur Özdemir Göktaş'ın sahaya yansıyan gayreti bulunmaktadır. Kendilerine teşekkür ediyoruz." dedi.
Genel Kurulda, Yeni Yol Partisinin "bağımlılıkla mücadele", İYİ Partinin "gümrük düzenlemeleri", DEM Parti'nin "emekliler" ile CHP'nin "elektrik dağıtım sistemi"ne ilişkin grup önerileri ayrı ayrı görüşüldü.
Partisinin grup önerisi üzerinde söz alan İYİ Parti Afyonkarahisar Milletvekili Hakan Şeref Olgun, son gümrük düzenlemeleriyle, posta veya hızlı kargo yoluyla yurt dışından bireysel amaçla ürün temin etmenin fiilen imkansız hale getirildiğini öne sürdü.
Yeni düzenlemenin milyonlarca vatandaşın günlük hayatını doğrudan etkilediğini savunan Olgun, "Vatandaşın 5-10 avroluk bir ürün için ürün bedelinin katbekat üzerinde maliyetlerle karşı karşıya bırakıldığı bir uygulamaya ticaret politikası diyemezsiniz. Bu açıkça erişim engelidir, bu ekonomi yönetimi değil yasakçılıktır. Bu düzenlemeyle bireysel kullanıma mahsus ürünler ticari ithalatla aynı hukuki rejime tabi kılınmıştır." değerlendirmesinde bulundu.
Yeni Yol Partisi Denizli Milletvekili Sema Silkin Ün, e-ticarette gümrük muafiyetinin kaldırılmasına ilişkin kararın özellikle genç girişimcileri hayal kırıklığına uğrattığını belirterek, milyonlarca kişinin itirazlarına rağmen iktidarın bu konuda bir adım atmadığını söyledi.
DEM Parti İstanbul Milletvekili Keziban Konukcu Kok, kararın gerekçesinin yerli üretimin desteklenmesi ve geliştirilmesi olarak açıklandığını dile getirerek, "Gerçekleri konuşun, yandaşı büyütmek için göz diktiğiniz halkın 1500 lirasından da elinizi çekin." diye konuştu.
CHP Tekirdağ Milletvekili Cem Avşar, İYİ Parti'nin önergesini desteklediklerini kaydederek, e-ticarette gümrük muafiyetinin yeniden 150 avroya çıkarılması gerektiğini savundu.
- "Denetimlerde, ürünlerde yüzde 81 oranında kanserojen madde tespit edilmiştir"
AK Parti Konya Milletvekili Ziya Altunyaldız ise gümrük düzenlemelerinin dünyadaki dış ticaret rejimlerine ve bu alandaki denetimlere uygun olarak vatandaşın sağlık ve güvenliğini koruma refleksiyle yapıldığını belirtti.
Altunyaldız, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Denetimlerde, ürünlerde yüzde 81 oranında kanserojen madde, kurşun, toksik gibi malzemeler tespit edilmiştir. Sizce bunun tedbirini almasaydık da vatandaşlarımıza güvensiz, sağlıksız ürünleri sağlamaya devam mı etseydik? Avrupa Birliği (AB) ve diğer ülkeler de bu konuda tedbirler almış. Bunların farkında mısınız? AB, temmuzdan itibaren her ürün başına 3 avro vergi getiriyor. TEKNOFEST gençliğinin getireceği AR-GE numunelerini de sağlık gereçlerini de ilaçları da eğitim çalışmalarını da bu düzenlemenin kapsamı dışında tuttuk. Gençlerimiz numunelerini de parçalarını da daha kolay bir şekilde getirmeye devam edecekler."
Vatandaşların güvensiz ürünlerle muhatap olmasını, hanelere güvensiz ürünlerin girmesini önlemeyi amaçladıklarını vurgulayan Altunyaldız, Türkiye'nin üretim, istihdam ve ihracat ülkesi olarak yoluna devam etmesini sağlamaya kararlı ve azimli olduklarını sözlerine ekledi.
Görüşmelerin ardından yapılan oylamalarda Yeni Yol Partisi, İYİ Parti, DEM Parti ve CHP'nin grup önerileri kabul edilmedi.
Genel Kurulda, trafik cezalarının artırılmasına ilişkin düzenlemeyi de içeren Karayolları Trafik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmelerine geçildi.
