2013-01-30 - 14:00
CHP Bursa Milletvekili Aykan Erdemir, CHP Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka ile parlamentoda düzenlediği basın toplantısında Türkiye'nin AB üyeliği hedefinin Başbakan'ın bilgi eksikliklerine, peşin hükümlerine, ön yargılarına ve kafa karışıklıklarına kurban edilmeyecek kadar önemli olduğunu söyledi.
CHP Bursa Milletvekili Aykan Erdemir, CHP Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka ile parlamentoda düzenlediği basın toplantısında Türkiye'nin AB üyeliği hedefinin Başbakan'ın bilgi eksikliklerine, peşin hükümlerine, ön yargılarına ve kafa karışıklıklarına kurban edilmeyecek kadar önemli olduğunu söyledi.
CHP Bursa Milletvekili Erdemir, ''Şanghay Beşlisi'' diye bir örgüt bulunmadığını, bunun 12 yıl önce Özbekistan'ın katılımıyla Şanghay İşbirliği Örgütü'ne dönüştüğünü ve Türkiye'nin de geçen yıl örgütün Devlet Başkanları Zirvesi'nde ''diyalog ortağı'' olduğunu ifade etti.
CHP Bursa Milletvekili Aykan Erdemir, sözlerinde şunları kaydetti:
"25 Ocak 2013 Cuma günü Kanal 24'de Yiğit Bulut'un sunduğu Sansürsüz programına konuk olan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Avrupa Birliği ile ilgili olarak şu değerlendirmede bulundu: "Onun için geçenlerde ben Sayın Putin'e onu söyledim: Şangay Beşlisi içerisine alın. Mademki bana 'Avrupa Birliği'ne niye orada duruyorsun?' diyorsunuz. Alın bizi Şangay Beşlisi içerisine, biz de Avrupa Birliği'ne "Allahaısmarladık" diyelim, ayrılalım oradan." dedi
Başbakan Erdoğan, Prompter yardımı olmaksızın her konuştuğunda Türkiye gündemini alt üst etmesiyle tanınan bir siyasetçi. Kendisi bu kez de ülkemizin 1963'de İsmet İnönü'nün imzasıyla başlayan yarım asırlık Avrupa Birliği süreci ve emeğini bir çırpıda yok sayan bir gaf yapmıştır. Bugün 59 yaşında olan Başbakan Erdoğan'ın bu rota değişikliği şaşırtıcı değildir.
Kendisi 16 Mart 1990 tarihinde, henüz 36 yaşında genç bir siyasetçiyken, Sakarya'da yaptığı konuşmada "Avrupa Topluluğu Hristiyan Katolik devletler birliğidir. Bu kazanın içerisine biz girmeyeceğiz" demiştir. Aradan geçen 23 yıl sonra Başbakan Erdoğan, Avrupa Birliği söz konusu olduğunda peşin hükümlü, önyargılı ve ayrımcı aslına rücu etmiş gözükmektedir.
Başbakan'ın dış politika alanındaki kafa karışıklığını gidermeye yardımcı olacağını düşündüğüm bazı bilgileri kamuoyunun bilgisine sunmak istiyorum. Başbakan'ın Türkiye'yi üye yapmak istediği Şangay Beşlisi adlı bir örgüt bugün bulunmamaktadır.
Çünkü bundan 12 yıl önce, 2001 yılında Özbekistan'ın katılımıyla 6 üye ülkeden oluşan Şangay İşbirliği Örgütü'ne dönüşmüştür. Bugün 6 üye, 5 gözlemci üye ve 3 diyalog ortağından oluşan bir birlik haline gelmiştir. Türkiye Cumhuriyeti ise 7 Haziran 2012 tarihinde Pekin'de toplanan Şangay İşbirliği Örgütü Devlet Başkanları Zirvesi'nde "diyalog ortağı" statüsünü kazanmıştır.
Görünen odur ki Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, uluslararası politika söz konusunda olduğunda doğru ve sağlıklı bilgiye ulaşmakta zorluk yaşamaktadır. Dışişleri Bakanlığı ve Avrupa Birliği Bakanlığı'nın ihmalinden kaynaklandığını düşündüğümüz bu durumu telafi edebilmek umuduyla Başbakan'a bazı ayrıntıları hatırlatmak isterim. Avrupa Birliği'ne "Allahaısmarladık" demeden ve rotayı Avrupa Birliği'nin alternatifi ve muadili sandığı Şangay İşbirliği Örgütü'ne çevirmeden önce uluslararası endekslere göz atmasında fayda olduğunu düşünüyorum.
The Economist dergisi tarafından yayımlanan Demokrasi Endeksi'nde AB ülkelerinin ortalaması 8 puanla "Tam Demokrasi" iken, ŞİÖ ülkelerinin ortalaması 3,14 puanla "Otoriter Rejim" olarak sınıflandırılmıştır.
Freedom House tarafından yayımlanan Basın Özgürlüğü Endeksi'nde AB ülkelerinin ortalaması 21,7 puanla "Özgür" iken, ŞİÖ ülkelerinin ortalaması 81,5 puanla "Özgür Değil" olarak sınıflandırılmıştır.
Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı'nın yayımladığı Uluslararası İnsani Gelişmişlik Endeksi'nde 0,86 olan AB ülkeleri eğitim ortalaması 0,73 olan ŞİÖ ülkelerinin ortalamasını geride bırakmaktadır.
Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı'nın yayımladığı Uluslararası İnsani Gelişmişlik Endeksi'nde 0,78 olan AB ülkeleri gelir ortalaması 0,56 olan ŞİÖ ülkelerinin ortalamasını geride bırakmaktadır.
Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı'nın yayımladığı Uluslararası İnsani Gelişmişlik Endeksi'nde 0,92 olan AB ülkeleri sağlık ortalaması 0,77 olan ŞİÖ ülkelerinin ortalamasını geride bırakmaktadır.
Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı'nın yayımladığı Uluslararası İnsani Gelişmişlik Endeksi'nde genel olarak 0,85 olan AB ülkeleri insani gelişmişlik düzeyi ortalaması 0,68 olan ŞİÖ ülkelerinin ortalamasını geride bırakmaktadır.
Dünya Ekonomik Forumu'nun yayımladığı Cinsiyet Ayrımı Endeksi'nde 0,67 ortalamaya sahip ŞİÖ ülkeleri, 0,73 ortalamaya sahip olan AB ülkelerinden daha ayrımcıdır.
Bu ve benzeri pek çok uluslararası endeks göstermektedir ki Avrupa Birliği üyeliği Türkiye için dünyanın sahip olduğu en yüksek ekonomik, siyasi, sosyal, kültürel ve insani hak, özgürlükler ve gelişmişliğe ulaşma hedefidir.
Bu hedef promptersiz bir Başbakan'ın bilgi eksikliklerine, peşin hükümlerine, önyargılarına ve kafa karışıklıklarına kurban edilmeyecek kadar önemlidir. 75 milyon vatandaşımız daha iyi bir yaşamı hak ediyor. Cumhuriyet Halk Partisi olarak halkımızın Avrupa Birliği üyeliğinde somutlaşmış daha iyi bir yaşam mücadelesini inanç ve kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz." dedi
CHP Ankara Milletvekili Nazlıaka da, Türkiye'nin AB'ye tam üyelik sürecinde kararlılığından bir gram bile ödün vermeden devam etmesinde ısrarcı olduklarını söyledi ve Başbakan yaptığı açıklamanın talihsiz bir açıklama olduğunu belirterek "AB Bakanlığı'nı kapatıp, Şanghay İşbirliği Örgütü Bakanlığı mı açacaksınız? diye sordu.
H. Alper Durmaz
CHP Bursa Milletvekili Erdemir, ''Şanghay Beşlisi'' diye bir örgüt bulunmadığını, bunun 12 yıl önce Özbekistan'ın katılımıyla Şanghay İşbirliği Örgütü'ne dönüştüğünü ve Türkiye'nin de geçen yıl örgütün Devlet Başkanları Zirvesi'nde ''diyalog ortağı'' olduğunu ifade etti.
CHP Bursa Milletvekili Aykan Erdemir, sözlerinde şunları kaydetti:
"25 Ocak 2013 Cuma günü Kanal 24'de Yiğit Bulut'un sunduğu Sansürsüz programına konuk olan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Avrupa Birliği ile ilgili olarak şu değerlendirmede bulundu: "Onun için geçenlerde ben Sayın Putin'e onu söyledim: Şangay Beşlisi içerisine alın. Mademki bana 'Avrupa Birliği'ne niye orada duruyorsun?' diyorsunuz. Alın bizi Şangay Beşlisi içerisine, biz de Avrupa Birliği'ne "Allahaısmarladık" diyelim, ayrılalım oradan." dedi
Başbakan Erdoğan, Prompter yardımı olmaksızın her konuştuğunda Türkiye gündemini alt üst etmesiyle tanınan bir siyasetçi. Kendisi bu kez de ülkemizin 1963'de İsmet İnönü'nün imzasıyla başlayan yarım asırlık Avrupa Birliği süreci ve emeğini bir çırpıda yok sayan bir gaf yapmıştır. Bugün 59 yaşında olan Başbakan Erdoğan'ın bu rota değişikliği şaşırtıcı değildir.
Kendisi 16 Mart 1990 tarihinde, henüz 36 yaşında genç bir siyasetçiyken, Sakarya'da yaptığı konuşmada "Avrupa Topluluğu Hristiyan Katolik devletler birliğidir. Bu kazanın içerisine biz girmeyeceğiz" demiştir. Aradan geçen 23 yıl sonra Başbakan Erdoğan, Avrupa Birliği söz konusu olduğunda peşin hükümlü, önyargılı ve ayrımcı aslına rücu etmiş gözükmektedir.
Başbakan'ın dış politika alanındaki kafa karışıklığını gidermeye yardımcı olacağını düşündüğüm bazı bilgileri kamuoyunun bilgisine sunmak istiyorum. Başbakan'ın Türkiye'yi üye yapmak istediği Şangay Beşlisi adlı bir örgüt bugün bulunmamaktadır.
Çünkü bundan 12 yıl önce, 2001 yılında Özbekistan'ın katılımıyla 6 üye ülkeden oluşan Şangay İşbirliği Örgütü'ne dönüşmüştür. Bugün 6 üye, 5 gözlemci üye ve 3 diyalog ortağından oluşan bir birlik haline gelmiştir. Türkiye Cumhuriyeti ise 7 Haziran 2012 tarihinde Pekin'de toplanan Şangay İşbirliği Örgütü Devlet Başkanları Zirvesi'nde "diyalog ortağı" statüsünü kazanmıştır.
Görünen odur ki Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, uluslararası politika söz konusunda olduğunda doğru ve sağlıklı bilgiye ulaşmakta zorluk yaşamaktadır. Dışişleri Bakanlığı ve Avrupa Birliği Bakanlığı'nın ihmalinden kaynaklandığını düşündüğümüz bu durumu telafi edebilmek umuduyla Başbakan'a bazı ayrıntıları hatırlatmak isterim. Avrupa Birliği'ne "Allahaısmarladık" demeden ve rotayı Avrupa Birliği'nin alternatifi ve muadili sandığı Şangay İşbirliği Örgütü'ne çevirmeden önce uluslararası endekslere göz atmasında fayda olduğunu düşünüyorum.
The Economist dergisi tarafından yayımlanan Demokrasi Endeksi'nde AB ülkelerinin ortalaması 8 puanla "Tam Demokrasi" iken, ŞİÖ ülkelerinin ortalaması 3,14 puanla "Otoriter Rejim" olarak sınıflandırılmıştır.
Freedom House tarafından yayımlanan Basın Özgürlüğü Endeksi'nde AB ülkelerinin ortalaması 21,7 puanla "Özgür" iken, ŞİÖ ülkelerinin ortalaması 81,5 puanla "Özgür Değil" olarak sınıflandırılmıştır.
Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı'nın yayımladığı Uluslararası İnsani Gelişmişlik Endeksi'nde 0,86 olan AB ülkeleri eğitim ortalaması 0,73 olan ŞİÖ ülkelerinin ortalamasını geride bırakmaktadır.
Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı'nın yayımladığı Uluslararası İnsani Gelişmişlik Endeksi'nde 0,78 olan AB ülkeleri gelir ortalaması 0,56 olan ŞİÖ ülkelerinin ortalamasını geride bırakmaktadır.
Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı'nın yayımladığı Uluslararası İnsani Gelişmişlik Endeksi'nde 0,92 olan AB ülkeleri sağlık ortalaması 0,77 olan ŞİÖ ülkelerinin ortalamasını geride bırakmaktadır.
Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı'nın yayımladığı Uluslararası İnsani Gelişmişlik Endeksi'nde genel olarak 0,85 olan AB ülkeleri insani gelişmişlik düzeyi ortalaması 0,68 olan ŞİÖ ülkelerinin ortalamasını geride bırakmaktadır.
Dünya Ekonomik Forumu'nun yayımladığı Cinsiyet Ayrımı Endeksi'nde 0,67 ortalamaya sahip ŞİÖ ülkeleri, 0,73 ortalamaya sahip olan AB ülkelerinden daha ayrımcıdır.
Bu ve benzeri pek çok uluslararası endeks göstermektedir ki Avrupa Birliği üyeliği Türkiye için dünyanın sahip olduğu en yüksek ekonomik, siyasi, sosyal, kültürel ve insani hak, özgürlükler ve gelişmişliğe ulaşma hedefidir.
Bu hedef promptersiz bir Başbakan'ın bilgi eksikliklerine, peşin hükümlerine, önyargılarına ve kafa karışıklıklarına kurban edilmeyecek kadar önemlidir. 75 milyon vatandaşımız daha iyi bir yaşamı hak ediyor. Cumhuriyet Halk Partisi olarak halkımızın Avrupa Birliği üyeliğinde somutlaşmış daha iyi bir yaşam mücadelesini inanç ve kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz." dedi
CHP Ankara Milletvekili Nazlıaka da, Türkiye'nin AB'ye tam üyelik sürecinde kararlılığından bir gram bile ödün vermeden devam etmesinde ısrarcı olduklarını söyledi ve Başbakan yaptığı açıklamanın talihsiz bir açıklama olduğunu belirterek "AB Bakanlığı'nı kapatıp, Şanghay İşbirliği Örgütü Bakanlığı mı açacaksınız? diye sordu.
H. Alper Durmaz
