2012-02-24 - 13:20
BDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan: "Açlık grevi direnişi görmezden gelinmemeli bu haklı ve insani taleplere bir an önce cevap verilmelidir. Aksi halde greve katılan tutuklu ve hükümlülerin sayıları artacaktır. Bu arkadaşlarımızın hayatlarından bu hükümet sorumlu olacaktır."
BDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan, Meclis'te düzenlediği basın toplantısına, "Yaklaşık 10 gündür Türkiye'nin çeşitli cezaevlerinde başlatılan dönüşümsüz ve süresiz açlık grevleri var ve bu açlık grevine başlayan arkadaşlarımız arasında iki tane milletvekilimiz var. Selma Irmak ve Faysal Sarıyıldız. Bu arkadaşlarımız ve genel olarak Türkiye'de cezaevlerinde yaşanan açlık grevlerine ilişkin bir basın toplantısı düzenleme ve görüşlerimizi kamuoyu ile paylaşma gereği duyduk. " açıklamasında bulunarak başladı.
BDP Eş Genel Başkanları Demirtaş ve Kışanak'ın Mardin cezaevinde bulunan Faysal Sarıyıldız'a ziyaret gerçekleştiklerini bildiren Buldan, demokrasiyi daha etkin ve işler kılacağı iddiasıyla yeni bir Anayasa yapmak isteyen AKP Hükümetinin ülkeyi demokratik ve çağdaş bir ülke seviyesine ulaştıracağına, darbe dönemini aratmayan politikalarıyla geçmiş dönemlerden farkı olmadığını her gün ortaya koymaya devam ettiğini ileri sürdü.
Barış ve Demokrasi Partisi olarak sorunun çatışma ve bastırma politikalarıyla çözülemeyeceğini dile getirdiklerini vurgulayan Buldan, sözlerinde şunları kaydetti:
"iki yıldan beridir KCK adı altında parti yöneticilerimiz, üyelerimiz, belediye başkanlarımız, belediye yöneticilerimiz, avukatlar, yazarlar, gazeteciler, insan hakları savunucuları, demokratik kitle örgütleri temsilcileri, sendikacılar, kadınlar ve öğrenciler AKP Hükümeti tarafından yapılan operasyonlar ile sudan nedenler delil gösterilerek cezaevine gönderiliyor. Bugün cezaevinde bulunan KCK soruşturmasındaki tutuklu sayısı 6 bini aşmıştır. İmralı cezaevinde bulunan sayın Öcalan'a ve diğer tutuklulara uygulanan tecrit 7 aydır devam etmektedir. Tecridi daha da derinleştirmek için kişiye özel hukuka aykırı yeni kanunlar çıkartılmaya çalışılmaktadır. Sayın Öcalan'ın bu sorunun çözümünün en önemli muhatabı olduğu bilinmesine rağmen, müzakere yolları kapatılarak, sorunun silahla çözümünde ısrar edilmektedir.
Bugün çatışma ortamının devam etmesine, ölümlerin tırmanmasına bu yanlış ve baskıcı politikaların neden olduğu bilinmelidir. AKP Hükümeti bu baskıcı politikalarıyla bugün hala çözüm bulunamayan Kürt sorununu daha da derinleştirmiş, çözümsüzlüğü artırmıştır.
Bu arkadaşlarımızın talepleri aslında Türkiye'nin demokratikleşmesinin önünü açacak taleplerdir. Bu barış için ortaya konulan bir irade ve mücadeledir. Buradan bir kez daha açlık grevi vesilesiyle hükümete çağrıda bulunuyoruz: Açlık grevi direnişi görmezden gelinmemeli bu haklı ve insani taleplere bir an önce cevap verilmelidir. Aksi halde greve katılan tutuklu ve hükümlülerin sayıları artacaktır. Bu arkadaşlarımızın hayatlarından bu hükümet sorumlu olacaktır.
Bu parlamentonun üyeleri, bu ülkedeki zulme karşı bedenini ölüme yatırıyorsa, TBMM'nin artık görevini yerine getirmesi, çözüm için devreye girmesi gerekir. TBMM bu soruna daha fazla kayıtsız kalmamalıdır.
Türkiye'ye kaybettirecek, çatışmaları derinleştirecek, çözümsüzlük politikalarından vazgeçin, diyalog ve müzakere sürecini acil olarak başlatın."
Bir gazetecinin TBMM Başkan Çiçek'in özel yetkili mahkemeler konusundaki açıklamasını hatırlatması üzerine Buldan, kendilerinin de özel yetkili mahkemelerin kaldırılmasından yana olduklarını ifade etti.
Zorunlu eğitimi 12 yıla çıkaran kanun teklifine ilişkin soru üzerine ise Buldan, ''Milli Eğitimde bir düzenleme yapılacaksa, bu anadilde eğitimi de kapsayacak şekilde yapılmalıdır. Bu teklifi, kız çocuklarının erken yaşta evliliğine yol açacak bir gelişme olarak görüyoruz'' dedi. (13:20)
BDP Eş Genel Başkanları Demirtaş ve Kışanak'ın Mardin cezaevinde bulunan Faysal Sarıyıldız'a ziyaret gerçekleştiklerini bildiren Buldan, demokrasiyi daha etkin ve işler kılacağı iddiasıyla yeni bir Anayasa yapmak isteyen AKP Hükümetinin ülkeyi demokratik ve çağdaş bir ülke seviyesine ulaştıracağına, darbe dönemini aratmayan politikalarıyla geçmiş dönemlerden farkı olmadığını her gün ortaya koymaya devam ettiğini ileri sürdü.
Barış ve Demokrasi Partisi olarak sorunun çatışma ve bastırma politikalarıyla çözülemeyeceğini dile getirdiklerini vurgulayan Buldan, sözlerinde şunları kaydetti:
"iki yıldan beridir KCK adı altında parti yöneticilerimiz, üyelerimiz, belediye başkanlarımız, belediye yöneticilerimiz, avukatlar, yazarlar, gazeteciler, insan hakları savunucuları, demokratik kitle örgütleri temsilcileri, sendikacılar, kadınlar ve öğrenciler AKP Hükümeti tarafından yapılan operasyonlar ile sudan nedenler delil gösterilerek cezaevine gönderiliyor. Bugün cezaevinde bulunan KCK soruşturmasındaki tutuklu sayısı 6 bini aşmıştır. İmralı cezaevinde bulunan sayın Öcalan'a ve diğer tutuklulara uygulanan tecrit 7 aydır devam etmektedir. Tecridi daha da derinleştirmek için kişiye özel hukuka aykırı yeni kanunlar çıkartılmaya çalışılmaktadır. Sayın Öcalan'ın bu sorunun çözümünün en önemli muhatabı olduğu bilinmesine rağmen, müzakere yolları kapatılarak, sorunun silahla çözümünde ısrar edilmektedir.
Bugün çatışma ortamının devam etmesine, ölümlerin tırmanmasına bu yanlış ve baskıcı politikaların neden olduğu bilinmelidir. AKP Hükümeti bu baskıcı politikalarıyla bugün hala çözüm bulunamayan Kürt sorununu daha da derinleştirmiş, çözümsüzlüğü artırmıştır.
Bu arkadaşlarımızın talepleri aslında Türkiye'nin demokratikleşmesinin önünü açacak taleplerdir. Bu barış için ortaya konulan bir irade ve mücadeledir. Buradan bir kez daha açlık grevi vesilesiyle hükümete çağrıda bulunuyoruz: Açlık grevi direnişi görmezden gelinmemeli bu haklı ve insani taleplere bir an önce cevap verilmelidir. Aksi halde greve katılan tutuklu ve hükümlülerin sayıları artacaktır. Bu arkadaşlarımızın hayatlarından bu hükümet sorumlu olacaktır.
Bu parlamentonun üyeleri, bu ülkedeki zulme karşı bedenini ölüme yatırıyorsa, TBMM'nin artık görevini yerine getirmesi, çözüm için devreye girmesi gerekir. TBMM bu soruna daha fazla kayıtsız kalmamalıdır.
Türkiye'ye kaybettirecek, çatışmaları derinleştirecek, çözümsüzlük politikalarından vazgeçin, diyalog ve müzakere sürecini acil olarak başlatın."
Bir gazetecinin TBMM Başkan Çiçek'in özel yetkili mahkemeler konusundaki açıklamasını hatırlatması üzerine Buldan, kendilerinin de özel yetkili mahkemelerin kaldırılmasından yana olduklarını ifade etti.
Zorunlu eğitimi 12 yıla çıkaran kanun teklifine ilişkin soru üzerine ise Buldan, ''Milli Eğitimde bir düzenleme yapılacaksa, bu anadilde eğitimi de kapsayacak şekilde yapılmalıdır. Bu teklifi, kız çocuklarının erken yaşta evliliğine yol açacak bir gelişme olarak görüyoruz'' dedi. (13:20)
