2009-04-16 - 13:50
CHP'Lİ KART'IN BASIN TOPLANTISI?
CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, Seydişehir Eti Alüminyum A.Ş'nin özelleştirilmesi ile ilgili iddialarda bulundu.

CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, Seydişehir Eti Alüminyum
A.Ş'nin özelleştirilmesi ile ilgili iddialarda bulundu.

CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, dünyadaki ilk 3 entegre tesisten birisi olan Seydişehir Eti Alüminyum Fabrikasının;
7 ruhsatlı maden ocağı, bin 304 lojmanı, 210 yataklı misafirhanesi, Antalya Limanı ve 1 milyar dolarlık Oymapınar HES ile birlikte,
222 milyon dolara ''altın tepsi'' içinde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın hemşehrisi olan alıcı firmaya
satıldığını iddia etti.

Bu şirketin, özelleştirme yoluyla sağlanan haksız kazanç ilişkilerinin en
yoğun olarak yaşandığı kurumların başında geldiğini ileri süren Kart, iktidarın,
özelleştirmenin iptaline ilişkin Danıştay 13. Dairesinin kararını uygulamayarak,
alıcı firmanın işgalini sürdürmesine göz yumduğunu ve haksız kazançlar elde
etmesine zemin hazırladığını savundu.

Kart, değeri 3.5-4 milyar dolar seviyesinde olan şirkete ait tesislerin
çok daha düşük bir değere satıldığını öne sürerek, ''Devir tarihi itibariyle
şirkette çalışan işçi sayısı 2 bin 622 iken, 2008 sonu itibariyle çalışan sayısı
bin 357'dir. Bu sayının seçimlerinden sonra binin altına düşmesi söz konusudur''
dedi.

"OYMAPINAR BARAJI"

Özelleştirme kapsamındaki Oymapınar Barajının, yıllık TL üretiminin 200
trilyon liraya yakın ve değerinin de yaklaşık 1 milyar dolar olduğunun Devlet
Planlama Teşkilatı kayıtlarıyla sabitleştidiğini belirten Kart, şöyle konuştu:

''Dünyadaki ilk 3 entegre tesisten birisi olan alüminyum fabrikası; 7
ruhsatlı maden ocağı, 3 kırmızı çamur barajı, bin 304 lojmanı, 210 yataklı
misafirhanesi, çocuk ve çay bahçeleri, yüzme havuzu, tenis, voleybol, futbol ve
güreş kompleksleri olan modern bir alt yapıya sahip şehir kapasitesindeki sosyal
tesisleri, Antalya limanı, silolar, yükleme tesisleri ve değeri 1 milyar dolar
olan Oymapınar Hidroelekrik Santrali (HES) ile birlikte, 222 milyon dolara altın
tepsi içinde Başbakanın hemşehrisi olan alıcı firmaya satılmıştır.

5 yıl içerisinde, 110 milyon dolar yatırım şartının gereği olarak mevcut
binalar yıkılmış, Antalya Limanına mobilya fabrikası yapılmıştır.''

''FİİLEN ALICI FİRMAYLA İŞBİRLİĞİ İÇİNE GİRDİ''

Atilla Kart, işçinin hak ve hukukunu korumak görevini üstlenen
sendikaların da bu duruma sessiz kaldığını öne sürerek, ''Görünürde Seydişehir'in
özelleştirilmesine karşı koyan Hak-İş'e bağlı Çelik-İş Sendikasının, özelleştirme
aşamasından itibaren tam bir sessizliğe büründüğünü ve fiilen alıcı firmayla
işbirliği içine girdiğini görüyoruz. Bu durum, sendikanın alıcı firma ve
Hükümetle işbirliği içinde olduğu anlamına gelmektedir'' diye konuştu.

"ERGENEKON SORUŞTURMASI"

Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik'in Ergenekon soruşturmasındaki son
gözaltılara ilişkin yaptığı açıklamalarını nasıl değerlendirdiğinin sorulması
üzerine Kart, Çelik'in bu açıklamalarını kayda değer görmediğini ifade etti.

Hükümetin, başından itibaren soruşturmanın içinde olduğunu iddia eden
Kart, Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin'in, soruşturmanın gizliliğini ihlalden
dolayı 900 civarında suç duyurusunun yapıldığını ve bunların 500'e yakınının dava
aşamasına geldiğini söylediğini kaydetti.

Atilla Kart, şu görüşleri dile getirdi:

''Bunun anlamı nedir? Burada bireysel bir ihlal yok, kurumsal bir ihlal
var. Bu sadece ihmal kavramı ile açıklanamaz. Bu, oradaki ihlallerin kurumsal
hale geldiğini, oradaki memurların, savcıların bilgisi dahilinde soruşturma
bilgilerini kamuoyuna ve belli medya gruplarına sızdırdığını göstermesi
bakımından, mutlak ve objektif bir delil niteliğindedir.

Yapılması gereken, soruşturmayı yürüten savcı hakkında görevi kötüye
kullanmaktan dolayı soruşturma açmaktır. Savcı hakkında soruşturma açmadınız.
Peki oradaki adliye ve polis memurları hakkında neden işlem yapmıyorsunuz? Polis
ve adliye memurları hakkında görevden uzaklaştırma ya da benzeri bir idari işlem
uygulansaydı, bu soruşturmanın ihlali ve servisin yapılması durumu olmazdı.
Konuyu idari yargıya getireceğiz.''