2010-11-22 - 13:00
CHP Grup Başkanvekili Mehmet Akif Hamzaçebi, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında " Mali affın getirdikleri ve getirmedikleri" konulu bir basın toplantısı düzenledi.
CHP Grup Başkanvekili Mehmet Akif Hamzaçebi, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında " Mali affın getirdikleri ve getirmedikleri" konulu bir basın toplantısı düzenledi.
CHP Grup Başkanvekili Mehmet Akif Hamzaçebi, geçen hafta Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın açıkladığı vatandaşın kamuya olan borçlarını düzenleyen vergi affı kanun tasarısı hakkında değerlendirmelerde bulundu.
Vergi affı kanun tasarısının, kamu alacaklarından Hazine'ye borçlu olanların borçlarının yeniden yapılandırıldığını belirten Hamzaçebi, yeniden yapılandırmanın temel gerekçesinin 2009 yılında yaşanan ekonomik kriz nedeniyle mal ve hizmet satış gelirlerindeki azalmaya bağlı olarak işletmelerin nakit dengelerinin bozulması olarak gösterildiğini söyledi.
Vergi ve prim borçlarının yeniden yapılandırılmasının olumlu olup geç kalınmış bir düzenleme olduğunu öne süren Hamzaçebi, "2009 yılında yaşanan ağır ekonomik kriz nedeniyle işletmelerin vergi ve prim borçlarının yeniden yapılandırılması yönündeki düzenlemeyi CHP olarak olumlu buluyoruz. CHP olarak bu yönde bir kanun teklifimiz de 29 Eylül 2010 tarihinde TBMM Başkanlığı'na verilmiştir." dedi
CHP Grup Başkanvekili Mehmet Akif Hamzaçebi, sözlerinde şunları kaydetti:
"Ancak böyle bir düzenleme yapılırken vergi ve primlerini düzenli ödeyen, Gelir İdaresi ile Sosyal Güvenlik Kurumu'na olan diğer yükümlüklerini aksatmadan yerine getirmiş olan mükelleflerimizin devlete olan güvenlerini sarsmamak, "vergi adaleti"ni zedelememek önem taşımaktadır. Aksi takdirde AK Parti döneminde 5'incisi gerçekleşecek vergi affının vergi adaletini zedelemesi ve gelecek dönemlere ilişkin olarak yeni bir af beklentisi yaratmak suretiyle vergilerin zamanında ödenmemesi gibi bir sonuca yol açması kaçınılmazdır.
Bu nedenle bu pakette, önceki dönemlerde vergiye ilişkin yükümlülüklerini zamanında yerine getirmiş olan mükelleflerin, gelecek dönem vergilerinde belirli bir oranda (%1 ila %3 arasında Bakanlar Kurulu'nun belirleyeceği bir oran olabilir) indirim yapılması yönünde bir düzenleme dahil edilmelidir. CHP'nin Kanun Teklifinde böyle bir düzenleme mevcuttur." dedi
CHP olarak bu pakette yer alan "Matrah ve Vergi artırımı" düzenlemesine ihtiyatla yaklaştıklarını söyleyen Hamzaçebi, bu düzenlemenin ekonomik kriz ile hiçbir ilgisinin bulunmadığını, AK Parti'nin bu düzenlemeyi kendine yakın işadamlarının ihtiyacına göre çıkardığını ve diğer mükelleflere tehdit unsuru olarak kullandığını iddia etti.
Tehdit'in matrah artırımında bulunmayanın denetleneceği yönünde olacağını savunan Hamzaçebi, "AK Parti'nin bu konudaki sicili temiz değildir. AK Parti'nin kendi adamlarına göre çıkardığı kanunlar mevcuttur." dedi
Hamzaçebi, bu kanunlardan Varlık Barışı Kanunu'nun Cumhuriyet tarihinin en büyük kara paraaklama operasyonu olduğunu iddia etti.
Varlık Barışı Kanunu ile isteyen herkese vergi incelemesi karşısında güvence verildiğini ve yetmiyormuş gibi matrah ve vergi artırımı ile yeni bir güvence verilmesinin ekonomik kriz ile hiçbir ilgisinin bulunmadığını savunan Hamzaçebi, "AK Parti bir yandan TCK'da yapmayı planladığı değişiklikle Başbakan'ın, bazı bakan ve bürokratların, Büyükşehir belediye başkanlarının görevi kötüye kullanma suçunun cezasını ortadan kaldırırken, diğer yandan kendi yarattığı işadamlarının vergi denetimiyle rahatsız edilmeyeceği bir ortamı hazırlamak istemektedir." dedi
CHP Grup Başkanvekili Hamzaçebi, naylon fatura düzenleyen ve kullananların pakete dahil edilmemesi gerektiğini, Babacan'ın açıklamalarından ''sanki naylon fatura düzenleyenlerin değil, kullananların kapsama gireceği'' gibi bir izlenim çıktığını söyledi.
Hamzaçebi, ''Bunu kesinlikle doğru bulmuyoruz. Naylon fatura düzenleyen en ağır cezayı hak ediyor. Dolayısıyla 'kullanan daha masumdur' gibi bir anlayış kesinlikle yanlıştır. Naylon faturayı kullanacak olan talep eder. Düzenleyiciler küçük bir komisyon karşılığında bunu düzenler. Bundan asıl yararlanan kişiler kullananlardır. Gerek düzenleyenler, gerek kullananlar kesinlikle pakete dahil edilmemelidir'' diye konuştu.
Ekonomik kriz nedeniyle çeklerini zamanında ödeyemeyen vatandaşların muhatap olduğu adli para cezalarının idari para cezasına dönüştürülmesinin de pakete dahil edilmesinde yarar bulunduğunu belirten Hamzaçebi, şöyle devam etti:
''Pakette vatandaş yoktur. Ekonomik kriz sadece işletmelerin vergi borçlarının ödenememesine yol açmadı, aynı zamanda kredi kartı borçlularının da borçlarını zamanında ödeyememesini yol açtı. İnsanlar işlerini, gelirlerini kaybetti. Geliri olmayan insan kredi kartı borcunu zamanında ödeyemez. Kredi kartı borçlarının yeniden yapılandırılmasına ilişkin kanun beklenen sonucu ekonomik kriz nedeniyle vermemiştir. Ekonomi krizden çıkmanın sinyallerini vermektedir. Böyle bir süreçte kredi kartı borçlarını pakete dahil etmekte yarar vardır. Halen takipteki kredilerin yüzde 40'ı bireysel kredi borçlarından oluşmaktadır.
Pakette sicil affı da yer almalıdır. Bu yapılmadığı takdirde birçok diğer düzenlemenin olumlu etkileri kaybolup gidecektir. Çünkü, sicil affı, kayıtların silinmesi şeklinde gerçekleştirilmediği sürece esnafımız ve diğer işadamlarımız bankalarla olan ilişkilerinde büyük zorluklarla karşı karşıya kalacaklardır.''
Hamzaçebi, bir soru üzerine, kredi kartı borçları konusunda, BDDK'nın bankacılık sektörü ve tüketici örgütleri ile görüşerek önerilerini hükümete sunabileceğini, bu çerçevede kanun tasarısı hazırlanabileceğini bildirdi. (13:00)
