2013-04-11 - 11:40
CHP'Lİ ATICI'NIN BASIN TOPLANTISI...
CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, sağlık çalışanlarına yönelik şiddet ile ilgili, "Sağlık çalışanlarına yönelik artan şiddet, sağlık hizmetini alınır satılır mal haline getiren ekonomik model ve uygulanan sağlıkta dönüşümle ortaya çıkmıştır." değerlendirmesinde bulundu.
CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, sağlık çalışanlarına yönelik şiddet ile ilgili, "Sağlık çalışanlarına yönelik artan şiddet, sağlık hizmetini alınır satılır mal haline getiren ekonomik model ve uygulanan sağlıkta dönüşümle ortaya çıkmıştır." değerlendirmesinde bulundu.

17 Nisan 2013 tarihinin Dr. Ersin Arslan'ın hunharca katledilişinin yıldönümü olduğunu ifade eden Atıcı, basın toplantısını Dr. Arslan'a ve şiddete uğrayan tüm sağlık çalışanlarına atfettiğini söyledi.

Atıcı, Dr. Ersin Arslan'ın öldürülmesinden sonra AK Parti'nin kamuoyunu yatıştırmak için daha önce reddettiği "Sağlık Çalışanlarına Artan Şiddeti Araştırma Komisyonu" kurma önerisini kabul etmek zorunda kaldığını belirtti.

Komisyonun, AK Parti'nin sağlık politikalarını 'aklama' komisyonu haline getirilmeye çalışıldığını savunan Atıcı, "Ersin'in katledilişinin üzerinden bir yıl geçmesine rağmen Komisyon raporunu yayınlayamamıştır. AKP, şiddetin gerçek politik sebepleri ile yüzleşince, olayı görmezden gelmeye, başkalaştırmaya ve hatta artan şiddetin nedeni sağlık çalışanlarıymış gibi göstermeye çalışmıştır." diye konuştu.

Komisyonda, 'Sağlık çalışanları, diğer iş kollarında çalışanlara göre 17 kat daha fazla şiddete maruz kalmaktadır' tespiti yapıldığı halde Komisyon raporunun taslağında şiddetin asıl nedenlerinin gizlenmeye çalışıldığını iddia eden Atıcı, "AKP milletvekilleri tarafından 'Şiddet her alanda artmakta', 'çalışanların hiç mi suçu yok' gibi, özrü kabahatinden büyük çıkarımlar yapılmıştır." şeklinde konuştu.

"Sağlık çalışanlarına yönelik artan şiddetin, sağlık hizmetini alınır satılır mal haline getiren ekonomik model ve uygulanan sağlıkta dönüşümle ortaya çıktığını savunan Atıcı sözlerine şöyle devam etti:

"AKP 10 yıldır şiddeti doğuran, besleyen faktörleri, uyarılarımıza rağmen görmezden gelmiş şimdi de şiddet kapıyı çalınca sorumluluğunu inkâra başlamıştır. Şiddet, sağlık çalışanlarını öldürecek, sağ kalanları da bezdirecek, umutsuzluğa sevk edecek şekilde artmış, halkın sağlığa erişimini engelleyecek düzeye gelmiştir. Doktorlar hastaya dokunmaktan adeta korkar hale gelmiş ve defansif tıp uygulamaları giderek artmıştır.

Başbakan ve Sağlık Bakanlarının sayısız kışkırtıcı ve şiddeti çağrıştıran ifadelerinden sonuncusu da yine Başbakana aittir. "Şimdi bir hastanenin kapısından benim bir vatandaşım geri çevrilsin biz onun alnını, evvel Allah karışlarız" diyerek sağlık çalışanlarını küçümseyerek meydan okumuştur. Bu ifadeler bir başbakana yakışıyor mu? Sonra da şiddet neden arttı diye komisyon kuruyorlar. Başbakan'ın dilini ve ruh halini düzeltecek bir komisyon kurulması daha yararlı olur. Başbakan'ın bu ifadelerinden sonra bir soru önergesi vererek Başbakan'a kimleri küçümsemek istediğini sordum. TBMM Başkanı bu önergeme sansür uygulamış ve iade etmiştir. Başbakan'a dokunmanın yasak olduğunu bir an unutmuşum, hatırlattılar.

Sağlık çalışanların şiddet sadece hasta ve yakınları tarafından mı uygulanmaktadır? Hayır! Bizzat Sağlık Bakanlığı eliyle de giderek artan şekilde şiddet uygulanmaktadır. Örneğin Ankara Numune Hastanesinden, Uz. Dr. Engin Deniz Aslan, Antalya SGK'dan Dr. Mehmet Uğur Yılmaz ve daha birçokları sürgün şiddetine uğramıştır. 29 Ekim 2012'de Ankara Numune Eğitim Araştırma Hastanesine, görevi olmadığı halde gelen Bakanlık üst düzey yetkilisi istediği hukuksuz şeyler olmayınca, acildeki uzman doktorlara "başınıza geleceklerden haberdar mısınız? Bu işin sonu sizin için iyi olmaz" diyerek, tehdit etmiştir. Ne yazıktır ki bu tehdit yerini bulmuş ve ilgili doktorlar sürgün edilmişlerdir."

Sağlık Bakan'ın şiddeti çözmeye çalışmak yerine, tesislerindeki tabelalarından 'T.C.' ibaresini kaldırmakla meşgul olduğunu söyleyen Atıcı, "Ne diyelim, kolay gelsin. Halkın sağlığıyla ilgilenmek, sağlık çalışanlarının şiddete maruz kalmasını önlemek yerine abesle iştigal eden bir bakan, daha fazla zarar vermeden oturduğu koltuktan derhal kalkmalıdır." diye konuştu.

M.Fatih Kılıç