2011-03-23 - 12:55
CHP GRUP BAŞKANVEKİLİ İNCE'NİN BASIN TOPLANTISI?
CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında AK Parti iktidarının icraatlarına ilişkin eleştirilerde bulundu. Devlet memurlarının siyasi parti faaliyetlerine katılamayacaklarına ilişkin yasa hükmünü anımsattı.
CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında AK Parti iktidarının icraatlarına ilişkin eleştirilerde bulundu. Devlet memurlarının siyasi parti faaliyetlerine katılamayacaklarına ilişkin yasa hükmünü anımsattı.

Giresun'da sağlık teknisyeni olan bir kişinin hastane müdür yardımcısı yapıldığını, bu kişinin ''AKP Siyaset Akademisinden diplomasının olduğunu ve diplomanın altında da Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasının bulunduğunu'' ileri süren İnce, diploma örneğini basın mensuplarına dağıttırdı.

CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, milletvekili olarak telefonlarının dinlenilip dinlenilmediğini öğrenemediğini belirterek, ''Bu ülke, hukuk devleti olabilir mi? Telefonların dinlenilmediğinin söylenemediği bir ülkede, ileri demokrasiden söz ediyorsunuz'' dedi.

CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, sözlerinde şunları kaydetti:

" Nazım Hikmet memleketimden insan manzaraları derdi. Bende size Türkiye'den AK Parti manzaraları sunacağım bugün. Liyakat yerini sadakate ve partizanlığa bıraktı. Devlet memurları önceden AK Parti'den aday adayı oluyorlardı çünkü görevde yükselmenin ön koşuluydu bu. 2007 genel seçimlerinde özellikle Milli Eğitim Bakanlığı'ndan ayrılıp ta AK Partiden aday olanlar yada aday adayı olanlar bir üst göreve getirildiler. Ama CHP'den aday adayı olanlar ise ancak mahkeme kararı ile kendi görevlerine dönebildiler.

Devlet memurlarının 7. maddesi? Devlet memurları siyasi partiye üye olamazlar. Herhangi bir siyasi parti, kişi ve zümrenin yararını veya zararını hedef tutan bir davranışta bulunamazlar diye devam eder? Yani devlet memurları siyasi parti faaliyetlerine katılamazlar.

Giresun da sağlık teknisyeni bir kişi AK Parti döneminde hastane müdür yardımcısı yapılıyor. Bu kişinin AK Parti'nin düzenlemiş olduğu siyaset akademisinden de diploması var. Altında da sayın Başbakan'ın imzası var. Böyle bir şey olamaz. Bir siyasi partinin faaliyetidir bu. Bizim Zonguldak Milletvekili arkadaşımız Ali İhsan Köktürk 25 ay önce Türkiye'de hangi devlet memuru sizin bu siyaset akademinize yani partinizin faaliyetine katılmıştır diye soru önergesi verdi. Ancak 25 aydır bu soruya yanıt alınamadı.

Devlet memurlarının 7. maddesi kamu görevlilerinin siyasi parti faaliyetlerine katılmasını yasakladığına göre altında Başbakan'ın imzası bulunan ve diploma alan bu şahsiyetin konumu ne olacak! Ve bundan eminiz ki bu konumda olan yüzlerce ve binlerce devlet memuru bulunmaktadır. 25 aydır verdiğimiz soru önergesine yanıt vermemelerinin nedeni de budur. Bunlar önce suçu işlerler sonra bunu gizlerler.

Kamuda, bürokraside Giresun örneği tek örnek değil, onunla sınırlı değil. Yozgat'ta bir yerel gazete kimi vekil görmek istersiniz diye anket yapıyor. Yozgat SGK İl Müdür Yardımcısı çalışanlarına mail atıyor. Diyor ki? " bizim müdürümüze ankette her gün bir defa oy kullanın." Biz bu müdürün görevden alınması amacıyla soru önergesi verdik ve müdürün görevden alınmasını istedik. Bakan diyor ki? " Müdür o gün izinli idi. Müdür yardımcısı yaptırmış."dedi. O zaman müdür yardımcısını görevden al. Müdür yardımcısı, kamu kaynakları ile kamu çalışanlarına her gün bir defa ankete katılarak mail atın. SGK müdürümüz Milletvekili olsun diyor. Tıkla vekil olsun demiştik buna biliyorsunuz. Bu bürokrasinin acı durumu ve Yozgat örneğidir."

Muharrem İnce, 13 ay önce cep ve makam telefonlarının dinlenilip dinlenilmediği konusunda Başbakan'ın yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdiğini, Başbakan adına Adalet Bakanı Sadullah Ergin'in verdiği yanıtta ''soruların geçiştirildiğini'' ifade etti.

Daha sonra, aynı konudaki soru önergesini tekrarladığını, Başbakan adına yine Ergin'in yanıtladığını kaydeden İnce, ''yine yanıt verilmediğini, geçiştirildiğini'' söyledi.

İnce, şöyle devam etti:

''Bu kez Adalet Bakanlığına bilgi edinmeden müracaat ettim. Adalet Bakanı, yine yanıt veremedi. Bu ülkede artık müracaat edeceğim yollar tıkandı. Sıradan bir yurttaşın halini siz düşünün. Bu ülkenin nasıl bir faşizme, tek parti diktatörlüğüne gittiğini herkese göstermiş oldum bu soru önergeleriyle. Bir milletvekili olarak dinlenilip dinlenilmediğimi öğrenemiyorum? Adalet Bakanı ve Sayın Başbakan, 'siz bu ülkenin milletvekilisiniz, dinlenilmediniz, merak etmeyin kardeşim' diyemediler. Hiçbir yurttaşa da bunu diyemezler. Bu ülke, hukuk devleti olabilir mi? Telefonların dinlenilmediğinin söylenemediği bir ülkede, ileri demokrasiden söz ediyorsunuz. Yandaş basının vicdanına bırakıyorum. Bir gün siz
de bu soruların yanıtını alamayacaksınız.''

''Başbakan Erdoğan'ın desteksiz atmaya bayılığını'' ifade eden İnce, Erdoğan'ın 31 Ağustos 2010'da Tekirdağ'daki mitingde ''Rahmetli Menderes geldi tamtakır durumdaki Hazineyi doldurdu, bunlar darbeyle gelip merhumu idam ettiler, ondan sonra da Hazineyi boşalttılar'' dediğini kaydetti.

İnce, Erdoğan'ın yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesine Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın verdiği yanıtta, 1950 yılında Merkez Bankasındaki altın rezervinin 1.5 milyar dolar, 1960'ta ise bu rakamın 1.3 milyar dolar olduğunun belirtildiğini bildirdi. İnce, ''Yani, Sayın Başbakanı yalanlıyor. Yani altın rezervini azalmış olarak bırakmış. 60-70 yıl öncesinin tartışmalarının içinde değiliz ancak Sayın Başbakan'ın sadece halkı etkilemek için tarihi çarpıtarak politika yapmasını kendi belgeleriyle belgelemiş olduk'' dedi.

Soruları da yanıtlayan İnce, eski Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt'ın bir gazetecinin telefonlarını dinlettiğine ilişkin haberleri anımsatan bir gazeteciye, ''İnsanların haberleşme özgürlüğü eski ya da yeni Genelkurmay Başkanı'ndan sorulmaz. Haberleşme özgürlüğünü Başbakan'dan sorarım. Gerisi, lafügüzaftır (boş söz)'' yanıtını verdi.

İnce, ''BDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel'in polise tokat attığının'' anımsatılması üzerine ise ''Yakışmadı'' karşılığını verdi.

AK Parti'nin seçim çevresi Yalova'dan eski basketbolcu İbrahim Kutluay'ı aday göstereceğine ilişkin soru üzerine ise İnce, şunları söyledi:

''Sayın Başbakan'ın Yalova'da zaman içinde görev yapmış 4 il başkanını çağırıp, 'güçlerinizi birleştirin, Muharrem'in sırtını yere getirin' dediğini, herkes konuşuyor. Şöhretli peşindeler. Açılım politikasına Kevin Costner da destek vermişti. İbrahim Kutluay'ı bire koyacaklarsa, Costner'ı ikinci sıraya koysunlar. Onların çabaları boşunadır. Yalova halkı, her şeyin iyisini bilir, baskılara boyun eğmez, kumpaslara aldırmaz. Öyle bir korkum yok.''

TÜSİAD'ın anayasa çalışmasında kamuda başörtüsüne ilişkin önerilerin de olduğu anımsatılarak, ''kişisel görüşünün sorulması'' üzerine ise İnce, ''TBMM'de, okulda, hastanede, yargıda olmamalı. Liseyi bitirmiş bir genç özgürdür artık, üniversitede okurken. Ona karışmamamız lazım'' yanıtını verdi. (12:55)