2011-03-17 - 13:40
TBMM Çevre Komisyonu Başkanı Haluk Özdalga parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, komisyonun yaklaşık dört aydır üzerinde yoğun bir şekilde çalıştığı Tabiatı ve Biyolojik Çeşitliliği Koruma Tasarısı'nın dün kabul edilerek son şeklini aldığını ifade etti.
TBMM Çevre Komisyonu Başkanı Haluk Özdalga parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, komisyonun yaklaşık dört aydır üzerinde yoğun bir şekilde çalıştığı Tabiatı ve Biyolojik Çeşitliliği Koruma Tasarısı'nın dün kabul edilerek son şeklini aldığını ifade etti.
Bu tasarının yasalaşması ile, biyolojik çeşitliliği ve tabiatı koruma konusunda bugüne kadar hazırlanmış en kapsamlı, günün ihtiyaçlarına cevap verecek ve ileri düzeyde bir mevzuat yürürlüğe girmiş olacağını belirten Özdalga, tasarı ile pek çok yeniliğin getirilmekte olduğunu söyledi.
Özdalga "Koruma altına alınan alanların tanımlanmasında, hem bugüne kadar ülkemizde yapıla gelen uygulamalar ve milli ihtiyaçlar, hemde uluslar arası standartlar ve uygulamalar dikkate alınmıştır. Böylece koruma alanları için günün ihtiyaçlarına uygun bir çerçeve getirilmiş olmaktadır. Koruma alanlarının belirlenmesi ve ilanı da, değişik toplum kesimlerinin katılımını da kapsayacak bir şekilde, açık ve uygulanabilir kurallara bağlanmıştır." diye konuştu.
Özdalga tasarıda koruma mevzuatına giren iki yeni ve önemli düzenlemenin, Ekolojik Etki Değerlendirmesi ve Üstün Kamu Yararı olduğunu vurguladı.
Özdalga sözlerini şöyle sürdürdü:
"Geçici maddelerde Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu çerçevesinde bugüne kadar doğal sit adı altında ilan edilmiş koruma alanlarının bu kanun kapsamına alınarak Bakanlığa devri öngürelmiş, devir işlemleri için basit ve uygulamada karşılaşılabilecek sorunları asgari düzeyde tutmayı hedefleyen bir düzenleme getirilmiştir.
Bilindiği gibi AB ile yürütülen üyelik müzakereleri çerçevesinde Çevre Başlığı açılmış durumdadır ve çalışmalar bir takvime göre yürütülmektedir. Tasarı aynı zamanda AB'nin doğal koruma mevzuatı ile, özellikle bu alanda en önemli metin olan Habitat Direktifi ile kuvvetli bir uyum içindedir.
Tabiatı koruma yasa tasarısına bugüne kadar çok sayıda eleştiri yöneltildi. Bütün bu eleştirileri dikkatli bir şekilde dinledik. Hiç birine önyargılı yaklaşmadan, uygun ve kabul edilebilir olan bütün eleştirileri dikkate aldık ve tasarı metnine dahil ettik.
Sanıyorum artık kayda değer bir eleştiri için neden kalmadı. Hala eleştirenler varsa, buyurun söylesinler. Ama genel siyasi düzeyde ve polemik türünden eleştiriler değil, eğer varsa doğrudan taslak metnine dönük somut eleştirileri bekliyoruz. Hodri meydan diyorum"
(13.40)
Bu tasarının yasalaşması ile, biyolojik çeşitliliği ve tabiatı koruma konusunda bugüne kadar hazırlanmış en kapsamlı, günün ihtiyaçlarına cevap verecek ve ileri düzeyde bir mevzuat yürürlüğe girmiş olacağını belirten Özdalga, tasarı ile pek çok yeniliğin getirilmekte olduğunu söyledi.
Özdalga "Koruma altına alınan alanların tanımlanmasında, hem bugüne kadar ülkemizde yapıla gelen uygulamalar ve milli ihtiyaçlar, hemde uluslar arası standartlar ve uygulamalar dikkate alınmıştır. Böylece koruma alanları için günün ihtiyaçlarına uygun bir çerçeve getirilmiş olmaktadır. Koruma alanlarının belirlenmesi ve ilanı da, değişik toplum kesimlerinin katılımını da kapsayacak bir şekilde, açık ve uygulanabilir kurallara bağlanmıştır." diye konuştu.
Özdalga tasarıda koruma mevzuatına giren iki yeni ve önemli düzenlemenin, Ekolojik Etki Değerlendirmesi ve Üstün Kamu Yararı olduğunu vurguladı.
Özdalga sözlerini şöyle sürdürdü:
"Geçici maddelerde Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu çerçevesinde bugüne kadar doğal sit adı altında ilan edilmiş koruma alanlarının bu kanun kapsamına alınarak Bakanlığa devri öngürelmiş, devir işlemleri için basit ve uygulamada karşılaşılabilecek sorunları asgari düzeyde tutmayı hedefleyen bir düzenleme getirilmiştir.
Bilindiği gibi AB ile yürütülen üyelik müzakereleri çerçevesinde Çevre Başlığı açılmış durumdadır ve çalışmalar bir takvime göre yürütülmektedir. Tasarı aynı zamanda AB'nin doğal koruma mevzuatı ile, özellikle bu alanda en önemli metin olan Habitat Direktifi ile kuvvetli bir uyum içindedir.
Tabiatı koruma yasa tasarısına bugüne kadar çok sayıda eleştiri yöneltildi. Bütün bu eleştirileri dikkatli bir şekilde dinledik. Hiç birine önyargılı yaklaşmadan, uygun ve kabul edilebilir olan bütün eleştirileri dikkate aldık ve tasarı metnine dahil ettik.
Sanıyorum artık kayda değer bir eleştiri için neden kalmadı. Hala eleştirenler varsa, buyurun söylesinler. Ama genel siyasi düzeyde ve polemik türünden eleştiriler değil, eğer varsa doğrudan taslak metnine dönük somut eleştirileri bekliyoruz. Hodri meydan diyorum"
(13.40)
