2013-04-04 - 13:01
CHP MERSİN MİLLETVEKİLİ AYTUĞ ATICI'NIN BASIN TOPLANTISI?
Dünya Mayın Bilincini Geliştirme Günü sebebiyle ve kara mayınlarına dikkat çekme amacıyla parlamentoda paçasını sıyırarak basın toplantısı yapan Aytuğ Atıcı: "Bir çocuk hekimi olarak ben de ülkemizde mayınların olmasından ve çocukların bundan zarar görmesinden büyük utanç duyuyorum."
CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında Dünya Mayın Bilincini Geliştirme Günü sebebiyle mayın sorunu ve çözüm önerilerinden bahsetti.

Basın toplantı salonuna pantolonunun paçasını sıyırarak gelen CHP'li Atıcı, bugün bütün ülkelerdeki parlamenterlerin "bacağımızı ödünç veriyoruz" kampanyası kapsamında paçalarını sıyırarak ses getirmeye çalıştıklarını söyledi.

"Bacağımızı iki şey için ödünç veriyoruz. Bir, ben kendi bacağımı öncelikle mayın mağdurlarına destek olmak için ödünç veriyorum. İki, AKP hükümetine ödünç veriyorum. Bu bacakla gitsinler, oradaki mayınları temizlesinler diye. Çünkü bugüne kadar kendi bacaklarıyla gidip o mayınları temizleyemediler" şeklinde konuşan Atıcı, kara mayınlarının kamuoyunun dikkatinden sıkça kaçırıldığını, kamuoyunun da pek ilgisini çekmeyen bir konu olduğunu, çünkü ateşin düştüğü yeri yaktığını söyledi.

Kara mayınlarının çok ucuza mal edildiği bilgisini veren Atıcı, kara mayınlarının toprakta döşendikten sonra tekrardan bulunup kaldırılmasının kendi maliyetinin yüzlerce, binlerce katı olduğunu ifade etti.

Atıcı, "İnsanlar o kadar gözleri dönmüş bir şekilde ki bu mayınları önce nereye döşeyeceklerine karar veriyorlar, sonra belli noktalara döşüyorlar, sonra kendi döşedikleri mayınların haritalarını da yok ediyorlar ki kimse bu haritaları bulup da buralardaki bu mayınları ortadan kaldırmasın" şeklinde konuştu.

Masum insanların, sivillerin, özellikle de çocukların bu mayınlardan nasiplerini aldıklarını sözlerine ekleyen Atıcı, kendilerini biraz haklı çıkarmaya masum göstermeye çalışan mayın üreticilerinin 'biz bu mayınları öldürmek amaçlı değil de sadece kolu bacağı kopsun orada gezenlerin diye yapıyoruz, öldürmek amaçlı yapmıyoruz' dediklerini öne sürdü. Bu mayın üreticilerinin küçücük çocukları hesaba katmadığını belirten Atıcı, "bir çocuk hekimi olarak ben de ülkemizde mayınların olmasından ve çocukların bundan zarar görmesinden büyük utanç duyuyorum" şeklinde konuştu.

Mayın üreticilerinin sadece toprağa gömülen değil, çocukların ilgisini çekebilecek renklerde ve şekillerde de mayın ürettiklerini belirten Aytuğ Atıcı, bu mayınların hava yoluyla atıldıklarını, bunların bir kısmının ağaçlara takıldığını, bir kısmının yerlerde bulunduğunu, rengârenk oldukları için çocukların ilgisini çektiklerini ve çocukların mayınları oyuncak sanarak alıp sonunda ya sakat kaldıklarını ya da öldüklerini söyledi. Atıcı şunları kaydetti:

"Ne yazık ki bu mayınlar, sevginin yeşermesi gereken, aşkın yeşermesi gereken, Hacı Bektaşların, Yunus'ların, Mevlana'ların yeşerdiği topraklarda maalesef ölüm kültürünü, yani acının araçları olmaya devam ediyorlar. Ne olursa olsun, meşru müdafaa olmadığı müddetçe öldürmek bir insanlık suçudur. Asla ve asla mazur görülemez. Bu emperyal ülkeler mayınları üretip de nerelerden para kazanıyorlar? Yaparken ve satarken para kazanıyorlar. İnsanlarımızı öldürerek kazanç elde ediyorlar, mayın patlaması sonucu uzuvlarını kaybeden insanlarımıza protez takarak para kazanıyorlar ve en son da bu mayınları çıkarırken ciddi şekilde para kazanıyorlar. Yani bu mayınların bir tek amacı var, o da sömürüdür."

İnsana değer veren ülkelerin mayınlarla mücadele ettiklerini ifade eden Atıcı, Ottawa Sözleşmesi'nin bu sebeple imzalandığını söyledi. Türkiye'nin bu sözleşmeyi 2003 yılında imzaladığını, 2004 yılında da taraf olduğunu hatırlatan Atıcı, bu sözleşmeye göre 2008 yılına kadar stoklardaki bütün mayınların imha edilmesi gerektiği ve imzaladıktan sonraki 10 yıl içinde ülkede bulunan bütün mayınların kaldırılması gerektiğini söyledi.

Hükümeti, bu anlaşmaya imza koyduğunda ayakta alkışladıklarını ifade eden Atıcı, sözleşmeye taraf olmanın çok doğru ve önemli bir iş olduğunu ancak tam on yıldır Ottawa'ya atılan bu imzanın gereğinin yerine getirilmediğini söyledi. Hala topraklarımızda 1 milyon civarı olduğu tahmin edilen mayın olduğunu söyleyen Atıcı, bu mayınların sadece 25 bininin temizlendiğini belirtti. Mayınların nereden temizlendiğinin de belli olmadığını öne süren Atıcı, "bu mayınlar acaba sadece ve sadece Suriye'ye giden yollardan mı temizlendi de buraya teröristlerin geçişi hızlandırıldı" diye sordu.

Hükümetin "mayın temizleme işini bile rant haline getirdiğini" kaydeden Atıcı, konuyla ilgili olarak İsrail'le anlaşma yapılmaya çalışıldığını hatırlattı.
CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı, her üç günde bir, bir insanın mayına basarak öldüğünü söyledi.

Atıcı, hükümetin mayınların temizlenmesi için Ottowa Sözleşmesi'nin gereğini yerine getirmesi gerektiğini ve bundan sonra mayın mağduru olmaması için toprağa döşeli mayınların temizliğiyle ilgili programın açıklanması gerektiğini belirtti.

CHP Merisn Milletvekili Atıcı, Akil İnsanlar Heyeti ile ilgili sorulan bir soru üzerine, heyete seçilen kişilerin ne yapacağının, halkı neye hazırlayacağının belli olmadığını söyledi.

AK Parti'nin verdiği ''Çözüm Sürecini Değerlendirme Komisyonu'' kurulması önergesine ilişkin sorular üzerine Atıcı, Anayasa Uzlaşma Komisyonu gibi eşit üye sayılı bir komisyonun, CHP'nin seçimlerden önce verdiği sözlerden biri olduğunu söyledi. Atıcı, ''Komisyon yol haritası belirlesin, Türkiye ona göre yürüsün istemiştik. Onlar önce yol haritasını belirlediler, ne söz verdilerse bilmiyoruz. Bu bir AKP klasiğidir, 'mış gibi' yapmak...'' dedi.

F. Banu Doğan