2019-05-07 - 15:49
TBMM GENEL KURULU...
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Süreyya Sadi Bilgiç başkanlığında toplandı. Genel Kurulda, uluslararası anlaşmaların uygun bulunmasına dair 3 kanun teklifi kabul edildi.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Süreyya Sadi Bilgiç başkanlığında toplandı.

Bilgiç, başkanvekili sıfatıyla ilk defa Genel Kurulu yönettiğini belirterek, gündeme geçmeden önce üç milletvekiline gündem dışı söz verdi.

AK Parti Konya Milletvekili Hacı Ahmet Özdemir, Engelliler Haftası dolayısıyla yaptığı gündem dışı konuşmada, Engelliler Haftası'nın 10-16 Mayıs tarihleri arasında Birleşmiş Milletler'e (BM) üye 156 ülkede aynı tarihlerde anıldığını söyledi.

Alınan önlemlerle son 28 yılda çocuk felci vakalarının yüzde 99 oranında azaldığına dikkati çeken Özdemir, "Fakat Suriye'den aldığımız göç sebebiyle Nijerya ve Afganistan'da yoğun biçimde rastlanan çocuk felci vakalarının Türkiye'de yeniden görülmeye başlamasını da ayrıca burada dikkatlerinize sunmakta yarar görüyorum. Son yıllarda yapılan politikalarla ve iyileştirmelerle engelliler, edilgen bir yapıdan kurtarılarak, daha etkin, kendi ayakları üzerinde durabilen, hayatlarını bağımsız biçimde idame ettirebilen bireyler konumuna getirilmiştir." diye konuştu.

CHP Uşak Milletvekili Özkan Yalım, gündem dışı konuşma yapmak için geldiği kürsüye, adalet terazisi heykeli koydu.

Konuşmasını seçim bölgesine ilişkin planladığını fakat YSK'nin dün İstanbul'a ilişkin aldığı karar nedeniyle konuşmasının gündemini değiştirdiğini belirten Yalım, seçimlerin iptal edilmesi yönünde oy kullanan YSK'nin 7 üyesine seslenerek, üzerinde "Vicdan" yazan dövizi milletvekillerine gösterdi.

HDP Muş Milletvekili Mensur Işık'ın Muş'ta 31 Mart seçim sonuçlarına ilişkin yaptığı gündem dışı konuşmasında, "AKP-MHP faşist ittifakı, bloku" sözüne MHP milletvekilleri, "faşist sensin" diyerek tepki gösterdi.

Yerinden söz alan MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, HDP'li Işık'ın Muş'taki seçim sonuçlarına ilişkin söz aldığını fakat buna ilişkin bir cümle bile söz sarf etmeden, "kışkırtıcı ve hakarete varan bir dil" kullandığını vurgulayarak, "Bu tahrikkar ve kışkırtıcı dil konusunda kendisini uyarıyorum. Faşist, ırkçı, bölücü dil kendi dilidir. Kendisini de kınıyorum. Kendi dili de terörist dilidir." dedi.

TBMM Genel Kurulunda, grup başkanvekilleri yerlerinden söz alarak, gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Yavuz Ağıralioğlu, devletin ve hükümetin gerek sınır içinde gerekse sınır dışında terörle mücadele adına ortaya koyacağı iradenin arkasında tam mutabakatla ve bütün destekleriyle duracaklarını belirterek, "Bir daha bir çözüm savrulmasını yaşayamayız. Seçim kazanmak için lüzumsuz şirinlik yapabileceğimiz bir cümlenin bugünden önünü keselim diye söylüyorum." ifadesini kullandı.

MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, YSK'nin İstanbul seçimlerine ilişkin kararını anımsatarak, "İtirazların başladığı ilk günden itibaren vurguladığımız üzere YSK kararını saygıyla karşılıyoruz." diye konuştu.

Demokratik bir hukuk devleti olmanın ilk adımının tüm hukuki süreçler, idari işlemler ve demokratik yarışların anayasa ve kanunların çizdiği çerçevede gerçekleşmesi olduğunu vurgulayan Akçay, YSK kararında da hukukun işlediğini ve yargı sürecinin sona erdiğini söyledi.

YSK'nin kararında sandık kurullarının oluşumundaki usulsüzlüklere ve kanuna aykırılıklara işaret edildiğini ve bu durumun seçim sonuçlarında etkili olduğunun belirtildiğine dikkati çeken Akçay, "Seçimler demokratik bir rekabet ve yarıştır. Bu yarışta kabul edilmesi gereken birinci ilke; seçmen iradesinin sandığa tam olarak yansıması, seçimlerin hukuk kurallarına, kanunlara uygun bir şekilde gerçekleştirilmesidir." dedi.

Akçay, YSK kararından hemen sonra yurt dışından gelen açıklamaların dikkatlerini çektiğini belirterek, bu açıklamaları ve tepkileri Türkiye'nin içişlerine karışma girişimi olarak gördüklerini ve kınadıklarını söyledi.

YSK'nin Türkiye'nin en önemli kurumlarından birisi olduğunun altını çizen Akçay, şunları kaydetti:

"Bundan sonrası için YSK kararına saygı duyulması ilk adımdır. Demokrasi ve hukukun üstünlüğü bunu gerektirir. 23 Haziran İstanbul seçiminin de suhuletle gerçekleştirilmesine, hiçbir provokasyona meydan verilmemesine özen gösterilmelidir. YSK kararı karşısında Türkiye'yi kaosa, kargaşaya, krize sürüklemeye yeltenecek adımlara da geçit verilmemelidir. YSK'nin aldığı kararla İstanbul Büyükşehir Belediyesi seçiminin yenilenmesi sayesinde sandığa düşen gölge kalkacak, her türlü itiraz ve tartışmalar bitecek, şaibe ve şüpheler giderilecektir."

HDP Grup Başkanvekili Saruhan Oluç, YSK'nin, KHK ile ihraç edilen ve belediye başkanı seçilenlerin mazbatalarının verilmemesine ilişkin karar aldığını anımsatarak, "Biz o zaman bu YSK'nin demokrasi ve hukukla bir alakası kalmadığını, kayyum atayıcı olduğunu çok açık bir şekilde söylemiştik. Bu YSK, demokrasi ve hukuku ortadan kaldıran bir iktidarın manivelası haline gelmiştir." görüşünü savundu.

CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç ise CHP Parti Meclisi (PM) tarafından yayınlanan bildiriyi Genel Kurul'da okudu.

AK Parti Grup Başkanvekili Cahit Özkan, 31 Mart seçimlerinde vatandaşların sandığa iradesini koyduğunu anımsatarak, "Biz, Cumhur İttifakı olarak inanıyoruz ki sandıktan bizler çıktık. Bu iradenin nasıl tecelli ettiğini de sadece yüzde 10 oy oranının yeniden sayılması durumunda 16 bin oyun tekrar geriye nasıl avdet ettiğini hep beraber gördük." diye konuştu.

Seçim sonuçlarına ilişkin gerekli müracaatları yaptıklarını ve Türkiye genelinde bunların bir kısmının kabul edildiğini, bir kısmının ise reddedildiğini ifade eden Özkan, şunları söyledi:

"23 Haziran'da gerçekleştirilecek seçim, İstanbul gibi Türkiye'nin marka şehrinin şaibesiz bir şekilde yoluna devam etmesinin mecburiyeti ile ortaya çıkmıştır. YSK'nin vermiş olduğu karar ilk değil, son da olacak değildir. İstanbul seçimlerinin yenilenmesi kararı da hukuk ve demokrasimiz çerçevesinde, siyasi ve hukuki meşruiyeti sağlamaya dönük verilmiş karadır. Saygı duyuyoruz ve milletin iradesine güveniyoruz."

İYİ Parti, Danışma Kurulu toplanamadığı için "Yüksek Seçim Kurulunun (YSK) İstanbul seçimlerine yönelik kararının, Cumhurbaşkanlığı seçimleri ve 24 Haziran seçimlerinde de geçerli olabileceğine" yönelik önergesinin bugün görüşülmesini, grup önerisi olarak Genel Kurul gündemine getirdi.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Yavuz Ağıralioğlu, öneri üzerinde yaptığı konuşmada, "YSK'nin, yüksek sadakat kurulu gibi davrandığını", İstanbul seçimlerine yönelik kararıyla literatüre geçtiğini öne sürdü.

YSK'nin, 4 tane evrakın 3'ünü makbul, 1'ini gayrimakbul sayarak seçim yenileyen bir Kurul olarak dünya hukuk tarihine geçtiğini ifade eden Ağıralioğlu, şöyle devam etti:

"YSK'den böyle bir karar beklemiyorduk. Bekliyorduk ki bavul bavul itirazlara konu olan onca evrakın arasından bize şöyle bir şey densin, 'Sayılan, suistimale konu olmuş, millet iradesinin gasbına sebep olmuş bu suistimallerin seçim sonucunu değiştirme sayısı tespit edilmiştir, dolayısıyla seçimlerin yenilenmesi.' Buna kimse itiraz edemezdi. Bu açıklanan gerekçeden daha itibarlı olan gerekçe şuydu: 'Cumhurbaşkanlığı makamı partisi adına verilmiş oyların gadre uğradığını düşünüyor, Sayın Cumhurbaşkanımız seçimin yenilenmesini istiyor.' Cumhurbaşkanlığının hatırını böyle münasebetsiz bir gerekçeden daha çok sayarım ben. 24 Haziran seçimlerini de Cumhurbaşkanlığı seçimini de aslında ifsat edecek bir karardır bu."

HDP Mersin Milletvekili Rıdvan Turan da YSK'nin İstanbul seçimlerine yönelik kararına ilişkin "İktidar işte sandıktan çıkamadı, şimdi hadi buyurun; çıkamadığı sandığıysa önce gayrimeşru ilan edip ardından da ısmarlama bir üslupla Yüksek Seçim Kuruluna yeni bir seçim ısmarlamış durumda. Aslında sadece seçimler iptal edilmedi, bugün, halkımızın demokrasiyle kurduğu, halkın siyasetle kurduğu ilişkiler dinamitlenmiş oldu." şeklinde konuştu.

AK Parti Grup Başkanvekili Cahit Özkan, YSK'ye hiç kimsenin emir ve talimat vermediğini vurgulayarak, "367 kararını veren vesayetçi yargı, milletin temsilcilerinden sandığı kaçırırken bugün demokratikleşmiş yargı, sandığı milletin önüne götürmek için karar vermiştir. Yine son tahlilde karar verecek merci millettir. Milletin iradesinin üzerinde hiçbir iradeyi tanımıyoruz." dedi.

Özkan'ın sözlerine İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfi Türkkan ve İYİ Parti'li milletvekilleri tepki gösterdi.

CHP İstanbul Milletvekili Turan Aydoğan, YSK'nin kararını "bir hukuk cinayeti ve hukuk darbesi" olarak nitelendirdi. YSK üyelerinin görev sürelerinin seçimlerden kısa süre önce uzatıldığına işaret eden Aydoğan, "Memlekette hukukçu mu yoktu? Şimdi burada La Fontaine'den masallar okuyorsunuz." diye konuştu.

Aydoğan, YSK'nin, Kemalpaşa ve Pasinler ilçelerine yönelik aynı nitelikteki itirazları reddederken İstanbul itirazını kabul ettiğini savunarak, "Ekrem İmamoğlu'ndan korktunuz mu? Korkun, adam gibi adam. Adamlığı, sevgiyi hatırlattı." ifadesini kullandı.

AK Parti Giresun Milletvekili Sabri Öztürk de İstanbul seçimlerinde düzeltmeler yapılmadan önce 14 bin seçmenin iradesinin gasbedildiğini dile getirerek şunları söyledi:

"Yüksek Seçim Kurulunun sandık kurullarının yenilenmesiyle ilgili vermiş olduğu karar neticede seçimlerin yenilenmesine ilişkin aslolan milletin iradesidir. Bu kadar tartışmadan, bu kadar usulsüzlükten, bu kadar oyların yok yere geçersiz sayılmasından sonra kamu vicdanında oluşan rahatsızlığın giderilmesi ve hukuki dayanaklarıyla sabit olan seçimin iptaliyle yenilenmesi doğru olmuştur. 23 Haziran'da yapılacak büyükşehir seçimlerinde son sözü İstanbul halkı söyleyecektir. Gerek 16 Nisan referandumu gerekse 24 Haziran seçimleri hukuk kuralları içinde yapılmış, varsa itirazlar değerlendirilmiş, milli irade tecelli etmiştir."

İYİ Parti'nin grup önerisi kabul edilmedi.

Genel Kurulda, HDP'nin, YSK'nin İstanbul seçimlerine yönelik kararının sonuçlarının araştırılmasına ilişkin grup önerisi de görüşüldü.

HDP Batman Milletvekili Mehmet Ruştu Tiryaki, "Ama suçlu YSK değil. Asıl suçlu, seçilmiş belediye başkanlarının makamına göz diken, itiraz eden Adalet ve Kalkınma Partisidir. Eğer siz bu itirazı yapmasaydınız Yüksek Seçim Kurulu bu kararı vermeyecekti. 'Karar yargınındır, karar Yüksek Seçim Kurulunundur.' diyerek bundan sıyrılamazsınız. İstanbul seçimleri için de aynı şey geçerli." dedi.

AK Parti Grup Başkanvekili Cahit Özkan, Tiryaki'nin ifadeleri üzerine söz alarak şunları söyledi:

"Yüksek Seçim Kurulu bizim taleplerimizle karar vermiyor, hukuk çerçevesinde karar veriyor. Bizim bunun dışında pek çok talebimize de ret kararı vermiştir. Biz de rahatsızız, bizim de taleplerimiz vardı. Maltepe ve Büyükçekmece seçimlerinin de iptal edilmesi gereğini Yüksek Seçim Kuruluna ifade ettik, delillerimizi de koyduk ve YSK bir karar verdi, 3 talebimizden 2'sini reddetti. Ciğerimiz yanıyor. İstanbul Büyükşehir Belediye seçimlerinin de 23 Haziran'da yenilenmesine karar verilmiştir. Eğer ciğeriniz çok yanıyorsa ittifak olarak beraber meydanlara iner, propagandanızı yapar seçimlerde milletten desteğinizi alırsınız."

AK Parti Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç, seçim sonuçlarına itirazların bütün seçimlerde olduğunu dile getirerek, "Son bir aydır kamuoyu, milletimiz gördü. Yüksek Seçim Kurulu üyelerine yönelik Sayın Cumhurbaşkanımızdan, AK Parti yetkililerinden herhangi bir ifade kullanıldığını hiç kimse görmemiştir ama maalesef Yüksek Seçim Kurulu üyeleri hakkında tehdide varan, hakarete varan ifadelerin kimler tarafından kullanıldığını milletimiz net bir şekilde görmüştür." diye konuştu.

HDP'nin grup önerisi kabul edilmedi.

CHP'nin, YSK'nin İstanbul seçimlerine yönelik kararına ilişkin grup önerisi de Genel Kurulda görüşüldü.

CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, İstanbul'un sadece Türkiye ile ilgili bir mesele olmadığını savunarak, "İstanbul sizin iktidarınız döneminde aynı zamanda Kafkasya bakımından, Afrika bakımından ve Orta Doğu bakımından İhvan'ın, El Kaide'nin lojistik merkezi haline geldi ve bunları besleyen güçler de Büyükşehir üzerinden örgütlendiler. O nedenle İstanbul sadece İstanbul seçimleri değildi. Ve bunun üzerine inşa ettiğiniz bir kurgu vardı, o kurgu üzerine de bu seçimleri maalesef ama maalesef 36 gün boyunca askıda bıraktınız ve sizin güncel ihtiyaçlarınıza göre, yerel ihtiyaçlarınıza göre karar verme organına dönüşen Yüksek Seçim Kurulu tarafından da bu karar maalesef dün alındı. Evet, Yüksek Seçim Kurulu, maalesef Adalet ve Kalkınma Partisinin bir aparatına dönüşmüş durumda." ifadelerini kullandı.

AK Parti'li Cahit Özkan ise bu iddiaların gerçeği yansıtmadığını, partisinin iktidarları döneminde terör örgütleriyle tam anlamıyla mücadele edildiğini vurguladı.

AK Parti İstanbul Milletvekili Abdullah Güler, konuşmasında, YSK'nin İstanbul seçimlerine yönelik kararını okudu. Bu sırada CHP milletvekilleri, sıralarına vurarak tepki gösterildi.

TBMM Genel Kurulunda CHP'nin grup önerisi de kabul edilmedi.

TBMM Genel Kurulunda, uluslararası anlaşmaların uygun bulunmasına dair 3 kanun teklifi kabul edildi.

Kabul edilen teklifler şunlar:

- Türkiye ile Nijer Arasında Nijer-Türkiye Dostluk Hastanesinin Açılması, Ortak İşletilmesi ve Devredilmesi ile İlgili Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi.

- Türkiye ile Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı Arasında Temel Anlaşma'ya Ek Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi.

- Türkiye ile KKTC Arasında Sosyal Güvenlik Anlaşması'nın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi.

Uluslararası anlaşmalara ilişkin kanun tekliflerinin kabul edilmesinin ardından alınan karar gereği gündemin diğer işlerine geçildi.

Komisyonun yerine oturmaması üzerine TBMM Başkanvekili Süreyya Sadi Bilgiç, birleşimi yarın saat 14.00'de toplanmak üzere kapattı.