2021-02-16 - 16:36
TBMM GENEL KURULU
TBMM Başkanvekili Celal Adan, Meclis'te görev yapan herkesin asli vazifesinin terörizmin kirli propaganda mekanizmasına baş eğmemek olduğunu belirterek "Terörle arasına mesafe koyamayanlar, bölücü katillerin güdümünden çıkamayanlar, karanlık ortaklıklar tesis edip el ovuşturanlar; bu saatten sonra, milletimizin vicdanında PKK ile aynı muameleyi görecektir." dedi.
Adan, TBMM Genel Kurulunun açılışında yaptığı konuşmada, milletin yüreğini yakan önemli bir süreç yaşandığına işaret ederek Gara bölgesinin bölücü terörden arındırılması için Pençe Kartal-2 harekatı düzenlendiğini hatırlattı. Bu operasyon esnasında meydana gelen çatışmalarda Yüzbaşı Ertuğ Güler, Yüzbaşı Burak Coşkun ve Astsubay Kıdemli Çavuş Harun Turhan'ın şehit olduğunu anımsatan Adan, "kahpece, alçakça pusu kurularak kaçırılan ve rehin tutulan 13 vatan evladının elleri bağlı infaz edilerek şehadete eriştiğini" belirtti.

Şehitlere Allah'tan rahmet, yakınlarına ve Türk milletine baş sağlığı dileyen Adan, şöyle konuştu:

"Onlarca yıldır asker-sivil, kadın-erkek, genç-yaşlı ayırt etmeden katliam yapan; beşikteki bebeklere kurşun sıkacak kadar zalimleşebilen bu örgüt, şimdi de çeşitli algı oyunlarına hazırlanmaktadır. Böylesi çetin bir zamanda bu Mecliste görev yapan herkesin asli vazifesi, terörizmin kirli propaganda mekanizmasına baş eğmemektir. Muhalefet olsun, iktidar olsun, bu milletin bütün vekilleri; bu milletin evlatlarını şehit eden PKK isimli emperyalist maşası çeteye karşı tavır koymalıdır. Nereden geldiği belli olmasına rağmen terör örgütünün adını veremeyenleri milletimiz yakinen takip etmektedir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi, Kurtuluş Savaşı'nın karargahı, milli iradenin tecelligahıdır. Bu çatının altına giren herkes, bu yükümlülüğün de altına girmek zorundadır. Terör örgütlerinin vesayetinde siyaset yürütenler, bu yoldan derhal vazgeçmelidir. PKK'nın ölüm saçan namlularını örtmek için Mehmetçiği suçlayanların, dokunulmazlık zırhına bürünerek teröriste politik kalkan olanların, milletimizin gözünde teröristten zerre kadar farkı yoktur. Terörle arasına mesafe koyamayanlar, bölücü katillerin güdümünden çıkamayanlar, karanlık ortaklıklar tesis edip el ovuşturanlar; bu saatten sonra, milletimizin vicdanında PKK ile aynı muameleyi görecektir. 15 Şubat 1999 tarihini vatan hainleriyle iş tutan ahlaksızlara hatırlatıyoruz. Bebek katili Terör örgütünün başı nasıl paketlenip ülkemize getirildiyse, Kandil?deki eli kanlı katiller de bu akıbetten kurtulamayacaklardır."

Geçtiğimiz günlerde Amerikalı 54 senatörün başkanları Joe Biden'a hitaben yazdığı mektupla Türkiye'nin baskı altına alınması ve adeta ders verilmesinin istendiğini belirten Adan, "Bahsettiğimiz mektup, emperyal bir küstahlığın ürünü, milli egemenliğimize tahkir eden bir diplomasi rezaletidir." dedi.

Adan, TBMM'nin başkanlık görevini yapan Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün bu tarz hadsizliklere karşı daima dik durduğuna dikkati çekerek şunları kaydetti:

"Türkiye Cumhuriyeti'nin banisi büyük Atatürk, Millet Meclisi'nin temellerini atmak üzere kongreler tertip ederken kendisine engel olmak isteyen işgal kuvvetlerine şu şekilde hitap etmiştir: 'Ben herhangi bir yabancı devletin yardımına tenezzül eden şahsiyetlerden değilim. Benim için en büyük korunma yeri ve yardım kaynağı milletin sinesidir.' İster Joe Biden yönetimi isterse başka bir kuvvet, Türkiye Cumhuriyeti'nin iç işlerine karıştığı takdirde, karşısında bu çelikten iradeyi görmelidir. Meclisimizin harcında aziz kanları bulunan şehitlerimize karşı, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarına karşı milletimizin birliğini devletimizin yüceliğini korumak bizim için namus borcudur."

TBMM Başkanvekili Celal Adan, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar'ın, terör örgütü PKK'nın Gara'daki katliamı ile Pençe Kartal-2 Harekatı konusunda TBMM Genel Kurulunda bilgilendirme yapmasının ardından siyasi parti gruplarına söz verdi.

MHP Grubu adına söz alan Grup Başkanvekili Muhammed Levent Bülbül, Milli Savunma Bakanı Akar ve İçişleri Bakanı Soylu'ya teşekkür ederek konuşmasına başladı.

Pençe Kartal-2 Harekatı kapsamında bölgeye yönelik eşine az rastlanacak şekilde zor ve başarılı bir operasyon gerçekleştirildiğini kaydeden Bülbül, "Teröristler devamlı olarak kuzeyden saldırı beklerken, bu defa güneyden gelinerek şok bir operasyon, harekat gerçekleştirilmiştir." diye konuştu.

Terör örgütü mensupların psikolojik olarak da büyük bir çöküntüye uğradığını dile getiren Bülbül, "Türkiye bu harekatla, bir defa daha imkan ve kabiliyetini bütün dünyaya kanıtlamıştır. Dünyada ender orduların gerçekleştirebileceği bu harekatla, Kandil ve Sincar gibi derin bölgelere harekat yapılabilme imkanı ortaya koyulmuştur. Ülkemizin, uluslararası hukuktan kaynaklanan meşru müdafaa hakları kapsamında gerçekleştirdiği Pençe Kartalı-2 Harekatı inşallah Kandil'e ve Sincar'a yapılacak olan operasyonların habercisi olacaktır. Hain terör örgütü PKK'nın yuvalandığı Kandil ve Sincar yok edilmeli, katil elebaşları etkisiz hale getirilmeli, Türk milletinin, analarımızın intikamı alınmalıdır." değerlendirmesinde bulundu.

"Bu saatten sonra hiçbir şey eskisi gibi olmamalıdır." diyen Bülbül, Türkiye'nin, coğrafyanın derinliklerine inerek, PKK terör örgütünün yuvalandığı, karargah olarak kullandıkları yerleri yok etmesi gerektiğini söyledi.

Sosyal medyada, PKK, FETÖ yönlendirmesiyle hareket eden sahte hesaplarla terör propagandası yapıldığını anlatan Bülbül, bu hain terör propagandasına karşı da gerekli tedbirlerin alınması gerektiğini vurguladı.

Bülbül, PKK, FETÖ ve bütün hain terör örgütleriyle mücadelede devletle birlikte hareket ederek, bu terör örgütlerinin kökünü kazıyacaklarını dile getirdi.

İYİ Parti adına söz alan İYİ Parti Grup Başkanvekili Dursun Müsavat Dervioşğlu, şehitlere rahmet ve Türk milletine başsağlığı dileyerek, bugün Meclis kürsüsünü polemikler için işgal etmek niyetinde olmadığını söyledi.

Soylu ve Akar'a İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ve Meclis'i bilgilendirmelerinden dolayı teşekkür eden Dervişoğlu, Türkiye'nin terör belasıyla 37 yıldan beri uğraştığını söyledi.

Dervişoğlu, terörle mücadele etmenin bütünlük istediğini ancak birtakım kırılganlıklar yaşandığına dikkati çekerek, şöyle konuştu:

"Bugün eleştirdiğimiz birtakım sivil toplum kuruluşlarını medet kapısı olarak gördüğünüz dönemler de olmuştur. Az önce sayın bakan buradan ifade ettiler, Cumhuriyet Halk Partisi Grubuna dönerek, 'Trump'tan niye istemediniz demek yerine, yanınıza dönseydiniz de alıkonulan askerlerimizi ve vatandaşlarımızı oradan isteseydiniz' beyanında bulundular. Sayın bakanım, hassasiyetle edilmiş bir cümle olarak görüyorum ama Türk milletinin evlatlarını bir terör örgütü alıkoymuşsa onu Trump'tan istemek kadar HDP'den istemek de ayıptır. Çünkü bu, hükümetin asli görevidir. Sakın yanlış anlamayınız, kürsünün hassasiyetinden kaynaklı olarak telaffuz edilmiş bir cümle gibi de görmek mümkündür.

PKK, IŞİD, FETÖ; Türk milletinin başına bela olmuş terör örgütleridir. Bunların bir kısmıyla geçmiş dönemlerde halisane duygularla da görüşmüş olabilirsiniz, onlarla birlikteliği çözüm olarak addetmiş de olabilirsiniz ama bugün bir gerçekle karşı karşıyasınız."

Bu kürsüden iktidar grubunun öz eleştiri yapması ve "bazı şeyleri yapmadık" demelerinin de İYİ Parti olarak beklentileri olduğunu ifade eden Dervişoğlu, terör örgütü PKK'nın Türk milletinin ve Türkiye'nin birliğinin düşmanı olduğunu kaydetti.

"Karayılan'ı bin parçaya böleceğiz." denildiğini ifade eden Dervişoğlu, şunları kaydetti:

"10 bin parçaya bölün elimizden gelen destek neyse vermekten geri durmayacağız. Sadece Karayılan'ı değil ona destek olanları da bölüp parçalayın. Türkiye Cumhuriyeti devletinin birliğine kastedenleri, coğrafyamızın bölünmesini hedefleyenleri, insanlarımızı yıllardan beri katledenleri de bir değil 10 bine bölün, sonuna kadar arkanızda durmayan namerttir.

Türk milletine düşman olan PKK bizim de düşmanımızdır; Türk milletine ilan ediyorum. PKK'yla dost olan da bizim düşmanımızdır. Herkes iyi bilsin ki PKK'ya düşman olamayanlar da asla ve kata bizim dostumuz olamaz."

İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan da bilgilendirme yapmalarından dolayı Soylu ve Akar'a teşekkür etti.

Türkkan, Akar'ı konuşması sonrası herkesin alkışladığını ancak Soylu'yu alkışlayamadıklarını ifade ederek, "Bugün siyasetten ari bir gündemle toplandığımızı düşünüyorduk. Ama baktık ki o siyasetin taassubuna kaptırmış, kendinizi ondan çıkaramadınız. Üzüntülerimi ifade etmek istiyorum." dedi.

Şehitlerin "TSK tarafından bombalandığı" iddialarına tepki gösteren Türkkan, "Şehitlerimizin Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından bombalanarak öldürüldüklerini yayma girişimlerine, PKK ve FETÖ algısıyla dünyada ve Türkiye'de bu algının yerleşmesine çaba sarf edenlerin hepsini müfteri ve alçak ilan ediyorum." ifadesini kullandı.

Türkkan, 2009'da başlayan "Kürt sorunu" ve "çözüm süreci" olarak bilinen dönem hakkında bilgiler paylaşarak, 2015'te Recep Tayyip Erdoğan'ın sürecin sonunu getirdiğini ve ne olduysa bundan sonra olduğunu ileri sürdü.

Bundan sonra 13 kişinin PKK terör örgütü tarafından kaçırıldığını belirten Türkkan, iktidarın söylediklerini dinlemediğini ve çağrılara kulak vermediğini iddia ederek, 13 kişi için hiçbir şey yapılmadığını savundu.

"Trolleri yönetmekten ülkeyi yönetmeye fırsat bulamadınız." diyen Türkkan, daha önce PKK tarafından kaçırılan askerleri sorduğunda, hiç ses çıkmadığını söyledi.

Türkkan, kaçırılan bu vatandaşların yıllardır PKK'nın elinde olduğunu ancak HDP'nin de sesinin çıkmadığını ifade ederek, "IŞİD'i tartışırken asker ve polis katilini, polisleri kaçırıp elinde tutan PKK'dan bahsedemediniz. PKK'ya karşı sessiz kalıp diğer terör örgütlerinden bahsederseniz bu konudaki samimiyetiniz her zaman sorgulanacaktır." dedi.

Hain terör örgütü PKK'nın şehit ettiği 13 vatan evladının katledildiği mağaranın 9 odalı, 7 demir kapılı, 3 girişi bulanan bir mağara olduğunu dile getiren Türkkan, "Yıllarca PKK'nın hamiliğini yapan Amerika Başkanı Trump, dostum dediğiniz Trump var ya o Papaz Branson'ı isterken hiç bu konu gündeme geldi mi?" sorusunu yöneltti.

Herhangi bir harekat başarılı olunca Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, başarısız olunca anlatmanın Genelkurmay Başkanına düştüğünü iddia eden Türkkan, 13 vatandaşın kurtarılması amacıyla başlatılan operasyondaki başarısızlığın suçlusunun kim olduğunu sordu.

AK Parti'nin Rize'deki kongresinde gülünecek bir şey olmadığını söyleyen Türkkan, "Sinir bozukluğuysa anlayabilirim ama bu gülmeye tahammül edemiyorum, kabul edemiyorum, anlayamıyorum." ifadesine yer verdi.

AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin, acı varken düğün-cenaze evinde bir taraftan ağlarken, anlık bir şey için de tebessüm edilebileceğini dile getirerek, "İnsan olmak böyle bir şeydir. Bu, yüreğinizin yanmadığı, kanamadığı anlamına gelmiyor." dedi.

Türkkan'ın, Bakan Soylu'yu siyaset yapmakla itham ettiğini ve bunun için alkışlamadığını söylediğini anlatan Zengin, "Bakıyorum Sayın Türkkan sizin konuşmanız başından sonuna siyaset. O yüzden ya bunu söylemeyin ya söylüyorsanız da kendiniz yapmayın." diye konuştu.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar'ın, terör örgütü PKK'nın Gara'daki katliamı ile Pençe Kartal-2 Harekatı konusunda TBMM Genel Kurulunu bilgilendirmelerinin ardından CHP Grubu adına İzmir Milletvekili Murat Bakan söz aldı.

PKK terör örgütünü lanetleyen Bakan, operasyonda şehit olan polis ve askerlere Allah'tan rahmet, ailelerine başsağlığı diledi.

Anadolu'nun yoksul bir köyünden çıkan, Peygamber ocağı TSK'ya girerek 25 yıl sırmalı ay yıldızı kolunda taşıyan bir babanın evladı olduğunu söyleyen Bakan, babasına ve silah arkadaşlarına duyduğu minnet, vefa duygusuyla, milletvekili seçilmesinden bu yana TSK ve emniyet mensuplarının sorunlarını parlamentoda gündeme getirdiğini ifade etti.

Bakan, bir jandarma komando astsubayın kendisini telefonla arayarak, PKK tarafından astsubay Semih Özbey'in kaçırıldığını söylediğini ve kendisinden konuyla ilgilenmesini istediğini aktardı. Bakan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile bunu paylaştığını, Kılıçdaroğlu'nun da kamuoyunu bilgilendirip, konunun takip edilmesini istediğini belirtti.

PKK ve IŞİD'in kaçırdığı tüm asker, polislerle ilgili Aralık 2016'da ilk soru önergesini verdiğini, daha sonra çeşitli tarihlerde dönemin Başbakanı Binali Yıldırım ve ilgili bakanlara ilettiği soru önergelerine cevap alamadığını söyleyen Bakan, "Biz, dünyanın en zor mesleğini yapan, koklamaya doyamadığı eşlerini, dünya tatlısı evlatlarını arkalarında bırakarak, bir emirle vatan için gülerek ölüme giden, yalçın dağlarda, kuş uçmaz kervan geçmez yerlerde, azgın denizlerde görev yapan, bizim çocuklarımız rahat uyuyabilsinler diye kendi çocuklarının babasız kalmasını göze alan o evlatlarımız için sormaya devam ettik." dedi.

6 yıl bu kişilerin sağ olduğunu belirten Bakan, Semih Özbey'in, yazdığı mektupta "Sağım, ölmedim, yaşıyorum demek için yazıyorum. Sesimizi artık birileri duysun diye yazıyorum." dediğini belirtti. Bakan, "Biz senin sesini duyduk şehidim ama duyuramadık." ifadesini kullandı.

Bakan, tüm dünyada bu tür olayların, kaçırma, alıkoymaların olduğunu dile getirerek, çeşitli tarihlerde ABD, İsrail, İngiliz askerlerinin kaçırılmalarını örnek gösterdi. Bakan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Her ülke askerini, polisini korumak için elinden geleni yapıyor, tüm olanaklarını seferber ediyor. O asker, o polis sade bir yurttaş değil, bir devletin onurudur. Bizim askerimiz, Mehmetçiğimiz, İsrail'in, İngiliz'in, ABD'nin askerinden daha mı az değerli? 5-6 yıldır neyi beklediniz? 5-6 yıldır diller lal, kulaklar sağır, gözler kör. Dünya kendi askerini kurtarmak için her türlü diplomasiyi, operasyonu kullanırken, iktidar 23 Haziran İstanbul seçimleri için terör örgütü reisi Abdullah Öcalan'dan mektup getirdi. Madem böyle olanaklarınız vardı, niye 13 şehidimiz için bu imkanları kullanmadınız? Bu başarısızlığın hesabını millete vermek zorundasınız. Başarısız olduğunu Cumhurbaşkanı'nın kürsüden ilan ettiği bu operasyonun sorumluluğunu kim alacak, bu çocukların hesabını kim verecek? Bırakın aya gitmeyi, galaksiler arası yolculuk yapsanız bu utançtan, ayıptan kurtulamayacaksınız."

CHP Bilecik Milletvekili Yaşar Tüzün de bu acının tarifinin, bu yasın "sizi, bizinin" olmadığını, herkesi, Türkiye'yi ilgilendiren bir konuyu konuştuklarını söyledi.

Tüzün, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun, dünyada eşi, benzeri olmayan bir parlamento konuşması yaptığını savunarak, her zaman yürütme, yasamaya hesap verirken, iki bakanın, yasamadan hesap sorar şekilde bir konuşma gerçekleştirdiğini iddia etti.

Tüzün, "Hükümet, başbakan, cumhurbaşkanı olarak neler yaptınız, açık net şekilde söylemeniz gerekiyordu. Bu vatan evlatlarının aileleriyle kaç kez görüştünüz, dinlediniz, dinlerken içiniz sızladı mı? evlatlarınız aynı durumda olsaydı yine böyle davranır mıydınız? Uluslararası insan hakları örgütleriyle, vatan evlatlarına zarar gelmemesi, serbest bırakılması için hangi girişmelerde bulundunuz?" sorularını yöneltti.

Yaşar Tüzün, dünyada, davul zurna eşliğinde rehine kurtarma operasyonuna giden başka bir ülke olup olmadığını sorarak, kurtarma operasyonunun, vatan evlatlarını imha operasyonuna dönüştüğünü öne sürdü.

Anayasanın 117. maddesine göre Genelkurmay Başkanının savaşta başkomutanlık görevlerini Cumhurbaşkanı adına yerine getirdiğini anımsatan Tüzün, bu maddenin hangi gerekçeyle askıya alındığını sordu.

Gara bölgesinin 1875 kilometrekarelik bir alan olduğunu, burada 500'e yakın terörist bulunduğunun iddia edildiğini belirten Tüzün, şunları kaydetti:

"Operasyon vatan evlatlarını kurtarmak için mi yoksa terör örgütlerini imha etmek için mi yapıldı? İlk kez peşmergelerin rehberliği olmadan Gara'ya iniş yapıldığını tespit ediyoruz. Mağaranın yerini TSK biliyor muydu, yoksa canlı yakalanan iki teröristin bilgisi doğrultusunda mı bu kroki çizdirildi? Gara operasyonunu duyurduk, gizlilik vardı ama maalesef gizlilik sağlanmadı. Gara bölgesi, kayalık, zor bir bölge, gece daha da zorlaşıyor. Mağaranın içine kadar girildi mi girilmedi mi, net bilgi yok. ABD'nin Bin Ladin operasyonu gibi reklam odaklı olmamalıydı. Operasyon bitinceye kadar gizli kalmalıydı.

CHP olarak tavrımız belli. Böylesine önemli konuda Türkiye'de yas ilan edilmeliydi, etmediniz. Son günlerde temsilcilerin konuşmalarında, 'terör örgütünü lanetlemiyorsunuz' diyorlar. CHP Grubu adına konuşuyorum. Lanet olsun PKK terör örgütüne. Yetmez; lanet olsun FETÖ terör örgütüne. Yetmez; lanet olsun bütün terör örgütlerine. Yetmez; PKK terör örgütü üyelerini Habur Sınır Kapısı'nda törenle karşılayan, mobil mahkemeler kuran zihniyete de lanet olsun. FETÖ terör örgütüne mensup kişileri, devletin kozmik odasını açıp, sırlarını veren, FETÖ terör örgütünü devletin en üst kademelerine atama yapan zihniyete de lanet olsun."

***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***